Afrika Birliği, Seyfulislam Kaddafi'yi siyasi hayata geri döndürecek mi?

Seyfulislam Kaddafi’nin Libya'da düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimlerine adaylığı tartışmalara neden oldu. (Libya Yüksek Seçim Komisyonu)
Seyfulislam Kaddafi’nin Libya'da düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimlerine adaylığı tartışmalara neden oldu. (Libya Yüksek Seçim Komisyonu)
TT

Afrika Birliği, Seyfulislam Kaddafi'yi siyasi hayata geri döndürecek mi?

Seyfulislam Kaddafi’nin Libya'da düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimlerine adaylığı tartışmalara neden oldu. (Libya Yüksek Seçim Komisyonu)
Seyfulislam Kaddafi’nin Libya'da düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimlerine adaylığı tartışmalara neden oldu. (Libya Yüksek Seçim Komisyonu)

Libyalıların büyük bir kısmı, Afrika Birliği'nin (AfB) merhum Cumhurbaşkanı Muammer Kaddafi'nin oğlu Seyfulislam'ı siyasi hayata geri döndürme yolunda desteklemek için neler sunabileceği konusundaki sorular sürerken, Libya Başkanlık Konseyi'nin siyasi taraflar arasında ‘ulusal uzlaşmayı’ harekete geçirmek konusunda oynadığı role güveniyor.

AfB, 20 Temmuz'da Kongo'nun başkenti Brazzaville'den, Libya Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı Abdullah el-Lafi'nin huzurunda ve yerel siyasi partilerin katılımıyla ‘ulusal uzlaşma için kapsayıcı bir konferans’ düzenlemek için hazırlık komitesinin çalışmalarını başlattı.

AfB'nin Seyfulislam'ın dosyasına ilişkin neler sunabileceği ve cumhurbaşkanlığı seçim yasasıyla ilgili karşılaşabileceği çekinceler göz önüne alındığında Seyfulislam Kaddafi’nin cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılıp katılmayacağı konusunda farklı siyasi görüşler var.

Libyalı siyasi analist olan İdris İhmid, AfB'nin ‘şu an uzlaşma dosyasında olumlu girişimlerde bulunduğuna ancak ABD'nin Libya krizini kendi vizyonuna göre çözmek istediğine’ inanıyor.

İhmid, Şarku’l Avsat'a şu açıklamada bulundu:

“Libya da dahil olmak üzere birçok bölgede devam eden uluslararası çatışma ışığında AfB, ülkenin içinden geçmekte olduğu krizi çözemez. AfB’nin rolüne ikna olmayan Libyalı tarafların varlığına. AfB’nin durumu çözmek için yaptığı şey ABD'nin uluslararası onayını ve anlayışını gerektiriyor. Bu yüzden Seyfulislam'ın seçimlere ve ardından iktidara gelmesinde AfB’nin bir etkisinin olmayacağını düşünüyorum.”

Hazırlık Komitesi çalışmalarının başlamasına sahne olan toplantıya, Zoom uygulaması üzerinden bağlanan Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy'nin yanı sıra Kongo Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Denis Sassou Nguesso, AfB Komisyonu Başkanı Musa Faki ve Kongo Dışişleri Bakanı Jean-Claude katıldı.

BM Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy, Kongo'da düzenlenen Ulusal Uzlaşma Konferansı öncesinde konuşma yaptı. (UNSMIL)
BM Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy, Kongo'da düzenlenen Ulusal Uzlaşma Konferansı öncesinde konuşma yaptı. (UNSMIL)

Seyfulislam Kaddafi daha önce son cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylık belgelerini sunmuştu. Ancak Libya Yüksek Seçim Komisyonu, seçim yasasının bir maddesi kendisine uygun olmadığı için onu ihraç etti. Seyfulislam daha sonra yapılmayan seçimlere katılmaktan ihraç kararına itiraz etti.

Seyfulislam’ın siyasi yaşam hakkı konusundaki ABD-Rusya çatışmasının ortasında gözlemciler, Seyfulislam'ın aday olup olmayacağının Temsilciler Meclisi (TM) ve Devlet Yüksek Konseyi (DYK) üyelerinden oluşturulan 6+6 Komitesi’nin ulaşabileceği nihai yasalara bağlı olacağına inanıyor.

İhmid konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“İmkansızı başarmak ve ABD'yi Libya işlerine karışmaktan vazgeçmeye zorlamak mümkün. Libya iradesine güveniyorum. Ekonomik koşullar ve siyasi bölünme nedeniyle Libya sokaklarının çektiği acılar göz önüne alındığında, özellikle 2021 yılındaki önceki seçimlerin ertelenmesinin ardından Libya sokaklarının sessizliği ışığında her şey olduğu gibi kalacak.”

Fotoğraf Altı: Başkent Trablus'un merkezindeki en-Nasr Caddesi. (Ulusal Birlik Hükümeti)
Başkent Trablus'un merkezindeki en-Nasr Caddesi. (Ulusal Birlik Hükümeti)

Daha önce Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından Libya’nın güneybatısında bulunan Zintan şehrinde olduğu belirlenen Seyfulislam Kaddafi’nin 17 Şubat 2011'de babasının rejimini deviren ‘devrimin’ patlak vermesinin ardından ‘insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları işlemek’ suçlamasıyla halen tutuklama kararı bulunuyor.

Seyfulislam, Libya'nın güneyindeki bir çöl şehri olan Sabha’da birden fazla kez dolaşırken görüldü. Ancak her halükârda gittiği her yerde Zintan aşiretleri tarafından korunuyordu.

ABD-Rusya rekabeti genellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) Seyfulislam Kaddafi üzerinden tekrarlanıyor. Rusya siyasi eylem hakkını savunurken, ABD onu UCM’ye teslim etmeyi gerekli görüyor. ABD'nin BM Daimî Temsilci Yardımcısı Richard Mills, BMGK'ye verdiği bir brifingde şu ifadeleri kullandı:

“Libyalı yetkililer, Seyfulislam Kaddafi'yi Lahey'deki mahkemeye çıkarmak için iş birliği yapmadı. Bu bir an önce gerçekleşmelidir.”

Libya Aşiretler Birliği Dışişleri Danışmanı Halid el-Gavil, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada “ABD’lilerin konuşması artık güvenilir değil. Seyfulislam, cumhurbaşkanlığı seçimleri için tüm Libyalı taraflarla koordinasyon içinde çalışıyor” dedi.

Afrika'nın ‘ulusal uzlaşıyı’ harekete geçirme çabalarını memnuniyetle karşıladığını belirten Abdullah Bathiliy, Kongo toplantısında şunları söyledi: “BM, Libya'da uzlaşıyı desteklemeye yönelik tüm girişimleri tam olarak desteklemektedir” ifadesini kullandı.

Fotoğraf Altı: Seyfulislam Kaddafi, cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmak için evraklarını teslim ettiği sırada. (Reuters)
Seyfulislam Kaddafi, cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmak için evraklarını teslim ettiği sırada. (Reuters)

Libya Başkanlık Konseyi'ne yakın bir yetkili, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada ‘ister eski rejime bağlı ister 17 Şubat Devrimi destekçileri olsun, toplumun farklı kesimleri arasındaki farklılıkların çözümlenmesini sağlamak için AfB'nin Libya'daki uzlaşma dosyasına gösterdiği ilgi ve çabalarından dolayı minnettarlığını’ dile getirdi.

Yetkili ayrıca, ‘Libya Başkanlık Konseyi'nin, yakında beklenen cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine gitmeden önce herkesin katılacağını umduğumuz kapsayıcı bir uzlaşma konferansı çağrısı yapma olasılığına’ dikkat çekti.



İsrail, Washington ve Paris’e Lübnan ordusunu desteklemeye itirazı olmadığını bildirdi

İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)
İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)
TT

İsrail, Washington ve Paris’e Lübnan ordusunu desteklemeye itirazı olmadığını bildirdi

İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)
İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)

İsrail ordusunun, Kasım 2024’te imzalanan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürdüğü bir dönemde, ateşkesin uygulanmasını denetlemekle görevli Mekanizma Komitesi’nin rolü tartışma konusu oldu. Söz konusu gelişmeler, Paris’in 5 Mart’ta Lübnan ordusuna destek amacıyla bir konferansa ev sahipliği yapmaya hazırlandığı süreçte yaşanıyor.

Tel Aviv’deki askeri kaynaklara göre, Lübnan ordusunun ülkenin güneyindeki faaliyetlerine ilişkin genel olarak olumlu bir değerlendirme bulunuyor. Ancak aynı kaynaklar, ordunun Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararını tek başına uygulayamayacağı görüşünü de dile getiriyor. Bu çerçevede, ordunun hem kapasite eksikliği yaşadığı hem de siyasi çekişmelerin ortasında hareket etmek zorunda kaldığı, ayrıca bünyesinde Hizbullah’a sempati duyan unsurlar bulunduğu ve bu nedenle örgüte karşı yeterince kararlı davranmadığı iddia ediliyor.

Buna karşın İsrail hükümetinin, Lübnan ordusunun mali, lojistik ve askerî açıdan güçlendirilmesine yönelik Amerikan ve Avrupa girişimlerini desteklediği belirtiliyor. Konuya vakıf bir siyasi yetkili, Binyamin Netanyahu hükümetinin Washington ve Paris’e, Fransa’nın başkentinde yakında düzenlenecek olan Lübnan ordusuna destek konferansını desteklediğini bildirdiğini aktardı.

Mekanizma Komitesi ve güvenlik gelişmeleri

Bu gelişmeler, ABD’nin öncülük ettiği ve Fransa ile Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü’nün (UNIFIL) de yer aldığı Mekanizma Komitesi’nin son toplantısından iki gün sonra yaşandı. Komite, tarafların ateşkese ve buna eşlik eden düzenlemelere bağlı kalmasını sağlamakla görevli bulunuyor.

Aralık 2025’te Lübnan, komitede askeri temsilcilerin yanı sıra sivil Lübnanlı üyelerin de yer almasını kabul ederek İsrail ile müzakerelere katılımın önünü açtı. Başbakan Nevvaf Selam da komitenin, Hizbullah’ın Güney Lübnan’daki silahsızlandırma sürecini denetlemesine açık olduklarını ifade etti. 3 Aralık 2025’te Lübnan ile İsrail arasında doğrudan bir toplantı gerçekleştirildi. Görüşmeye, Lübnan’ın Washington eski Büyükelçisi Simon Karam, İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Dış Politika Direktörü Yuri Resnik ve ABD’li temsilci Morgan Ortagus katıldı.

Tel Aviv’deki kaynaklara göre, toplantıda ele alınan en önemli başlıklardan biri sınır bölgesinde ekonomik iş birliği oldu. Ancak bu hedeflerin, İsrail’in günlük bombardımanlarıyla nasıl bağdaştırılacağı sorusu gündemdeki yerini koruyor. Hizbullah’ın ise bir yıl üç aydır İsrail saldırılarına yanıt vermekten özellikle kaçındığı, böylece savaşın yeniden başlamasına gerekçe sunmamayı amaçladığı belirtiliyor. Buna karşılık İsrail tarafı, örgütün olası bir İran savaşı durumunda kullanmak üzere askeri kapasitesini güçlendirmeye çalıştığını öne sürerek saldırılarını sürdürmekte kararlı görünüyor.

 İsrail Hava Kuvvetleri, Mavi Bayrak tatbikatları sırasında (Arşiv – İsrail ordusu)İsrail Hava Kuvvetleri, Mavi Bayrak tatbikatları sırasında (Arşiv – İsrail ordusu)

Saldırıların sürmesiyle birlikte, operasyonların sahadaki Hizbullah mensuplarını ve saha komutanlarını fiilen hedef aldığı görülüyor. Nitekim örgüt, hayatını kaybeden isimler için taziye ilanları ve cenaze törenlerine katılım çağrıları yayımlayarak İsrail’in iddialarını dolaylı biçimde doğruluyor. Öte yandan, ABD’nin de bu saldırılara onay verdiği değerlendiriliyor. Washington’dan ne kamuoyu önünde ne de diplomatik kanallarda ciddi bir itiraz gelmiş değil.

Hizbullah’ın atılımları

Anlaşmaya göre, ateşkes ihlali teşkil eden her durumun izleme komitesi tarafından ele alınması gerekiyor. İsrail ise söz konusu saldırıların ihlal olmadığını, Lübnan ordusunun yapması gereken müdahaleleri yerine getirmemesi üzerine bu adımları kendisinin attığını savunuyor. Buna karşılık Lübnan, her bombardımanı anlaşmanın ihlali olarak değerlendirerek şikâyette bulunuyor. Ateşkesin ilk döneminde ABD’nin, yapılan şikâyetleri görüşmek üzere komiteyi toplantıya çağırdığı belirtiliyor. Ancak bugün komitenin daha seyrek toplandığı ve başvuruların yalnızca bir kısmının gündeme alındığı ifade ediliyor. Washington’un İsrail ile görüş ayrılığı yaşadığı durumlarda dahi, bunun çoğu zaman kınama ya da yaptırım içermeyen kısa notlarla geçiştirildiği kaydediliyor.

İsrail basınına yansıyan bilgilere göre ise ülkenin güvenlik birimleri, Hizbullah’a yönelik istihbarat sızmalarını sürdürerek örgüt mensuplarına ulaşmayı ve suikastlar düzenlemeyi başarıyor. Bu stratejiyle Hizbullah üzerindeki baskının artırılması, örgütün ateşkese bağlı kalmaya devam etmesi ve askeri kapasitesini yeniden inşa edememesi hedefleniyor. Beyrut’ta Güney Lübnan’ın Hizbullah’a ait mevzilerden, üslerden ve silahlardan arındırılması tartışılırken, İsrail tarafı örgütün askeri faaliyetlerinin Bekaa Vadisi’nde, Litani Nehri’nin kuzeyinde ve Suriye sınırı boyunca da tasfiye edilmesi gerektiğini savunuyor.


İran füzelerinin Suveyda’ya düşmesi sonucu beş kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı

Kuneytra kırsalındaki el-Hiran köyünde İran’a ait bir füzenin kalıntıları (SANA)
Kuneytra kırsalındaki el-Hiran köyünde İran’a ait bir füzenin kalıntıları (SANA)
TT

İran füzelerinin Suveyda’ya düşmesi sonucu beş kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı

Kuneytra kırsalındaki el-Hiran köyünde İran’a ait bir füzenin kalıntıları (SANA)
Kuneytra kırsalındaki el-Hiran köyünde İran’a ait bir füzenin kalıntıları (SANA)

Suriye’nin Suveyda vilayetinde, İsrail tarafından engellenen bir İran füzesinin sanayi bölgesindeki bir binaya düşmesi sonucu 5 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi de yaralandı. Daha önce bir başka İran füzesinin Kuneytra vilayetinde tarım arazisine düştüğü, olayda can kaybı yaşanmadığı bildirildi.

Suriye Acil Durum ve Afet Yönetimi Bakanlığı, vatandaşları azami dikkat göstermeye çağırdı. Öte yandan Sivil Havacılık ve Hava Taşımacılığı Genel Kurumu, Suriye hava sahasındaki güney hava koridorlarının uçuş trafiğine geçici olarak kapatıldığını açıkladı.

Suveyda vilayetindeki sağlık kaynakları, kentin kuzeyindeki sanayi bölgesinde bir füzenin patlaması sonucu 5 kişinin hayatını kaybettiğini ve cenazelerin Suveyda Devlet Hastanesi’ne ulaştırıldığını bildirdi. Şarku’l Avsat’ın yerel basından aktardığına göre olayda 3 kişi de yaralandı. Aynı kaynaklar, Suveyda’nın doğusundaki Radime köyünün doğusunda bir başka füzenin daha düştüğünü duyurdu.

Suriye devlet televizyonu el-İhbariyye ise İsrail işgal güçlerinin Kuneytra kırsalındaki Hiran köyüne düşen bir İran füzesini etkisiz hale getirdiğini, olayda can kaybı yaşanmadığını bildirdi. Ayrıca Dera’nın kuzeyindeki İnhel’e düşen bir füzenin de herhangi bir can kaybına yol açmadığı belirtildi.

Gelişmelerin hız kazanması üzerine Suriye Sivil Savunma Müdürlüğü bugün acil uyarı yayımlayarak, devam eden bölgesel ve uluslararası askeri gerilimler nedeniyle vatandaşları genel güvenlik talimatlarına tam olarak uymaya çağırdı.

Resmi hesaplardan yapılan açıklamada, patlama sesleri duyulduğunda binaların içine girilmesi, pencerelerden ve açık alanlardan uzak durulması, düşen yabancı cisimlere kesinlikle yaklaşılmaması ve bunların derhal yetkililere bildirilmesi istendi. Ayrıca, enkazın düştüğü alanlarda toplanılmaması ve olay yerlerine gidilmemesi çağrısı yapılarak acil müdahale ekiplerinin çalışmalarının kolaylaştırılması gerektiği vurgulandı. Savaş kaynaklı cisimlerin düşmesi sonucu çıkabilecek yangınların da derhal ilgili birimlere bildirilmesi istendi.

Kuneytra bölgesine düşen İran füzesinin enkazı (SANA)Kuneytra bölgesine düşen İran füzesinin enkazı (SANA)

Suriye Sivil Havacılık ve Hava Taşımacılığı Genel Kurumu bugün yaptığı açıklamada, ülke hava sahasındaki güney hava koridorlarının 12 saat süreyle uçuş trafiğine geçici olarak kapatıldığını duyurdu.

Kurum, resmi hesaplarından yayımladığı açıklamada söz konusu kararın ‘en yüksek hava güvenliği standartlarını sağlama’ amacıyla alındığını belirtti. Kapatma süresince hava trafiğinin onaylı alternatif güzergâhlar üzerinden yönetileceği, böylece uçuş akışının ve operasyonel faaliyetlerin, yürürlükteki hava trafik yönetimi sistemleri çerçevesinde kesintisiz sürdürüleceği ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, gelişmelerin 24 saat esasına göre takip edildiği ve yeni durumlara ilişkin bilgilendirmenin zamanında yapılacağı kaydedildi. Kurum, sivil havacılığın güvenliği ile hava trafiğinin uluslararası düzenleme ve anlaşmalar doğrultusunda sürekliliğini sağlama konusundaki taahhüdünü yineledi.


Babil'de Ketaib Hizbullah'a ait bir yere düzenlenen saldırılarda iki kişi öldü

 Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)
Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)
TT

Babil'de Ketaib Hizbullah'a ait bir yere düzenlenen saldırılarda iki kişi öldü

 Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)
Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)

Babil vilayetinin kuzeyindeki Curf el-Nasr bölgesi, bugün Bağdat'ın güneyinde bulunan Ketaib Hizbullah'a ait bir yeri hedef alan çeşitli hava saldırılarına maruz kaldı. Şarku’l Avsat’a konuşan bir güvenlik kaynaklarına göre saldırılar sonucunda 2 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi de yaralandı.

Kaynaklar, hedef alınan bölgede insansız hava araçları (İHA) ve füzeler için depolar bulunduğunu belirterek, kayıpların ve hasarın boyutunu doğru bir şekilde belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini ve ilave ayrıntıların daha sonra açıklanacağını kaydetti.