Filistin, İsrailli aşırı sağcı Bakan Ben-Gvir'in Mescid-i Aksa baskınını kınadı

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir (DPA)
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir (DPA)
TT

Filistin, İsrailli aşırı sağcı Bakan Ben-Gvir'in Mescid-i Aksa baskınını kınadı

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir (DPA)
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir (DPA)

Filistin yönetimi ve Filistinli gruplar, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in beraberindeki Yahudi yerleşimcilerle işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya düzenlediği baskına tepki gösterdi.

Filistin Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Ben-Gvir öncülüğündeki Yahudi yerleşimcilerin, Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlemesi kınandı.

Açıklamada, "Ben Gvir'in Mescid-i Aksa'ya saldırması provokatif bir eylemdir. Bu, Yahudileştirme, mevcut tarihi ve yasal gerçekliği zorla değiştirme planlarının resmi paravanıdır." ifadeleri kullanıldı.

"Bu provokatif saldırının tüm sorumluluğunun İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya ait olduğu" kaydedilen açıklamada, Kudüs'ü ve mukaddesatını korumak için acilen uluslararası toplumun harekete geçmesi istendi.

Açıklamada ayrıca söz konusu baskının gerginliği tırmandırdığına işaret edilerek, ABD yönetimine izlediği tutumu "işgalci devleti yasa dışı tek taraflı uygulamalarını durdurmaya zorlayacak şekilde eyleme dönüştürmesi" çağrısında bulunuldu.

Cuma günü için "Aksa'da nöbet tutulması" çağrısı

Filistin Halk Kurtuluş Cephesinden (FHKC) yapılan açıklamada da "Aksa'da yaşananların, İsrail'in Kudüs'e ve kutsal mekanlara yönelik devam eden saldırılarının önemli bir parçası olduğu" ifade edildi.

Filistinlilere yarın için "Mescid-i Aksa'ya giderek kutsal mabedi Yahudi yerleşimcilerden ve baskınlarından koruma" çağrısı yapılan açıklamada, uluslararası toplumdan da açık bir tavır alınması ve İsrail yanlısı tutumun dışına çıkılması istendi.

Ben-Gvir'den Mescid-i Aksa'ya baskın

İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir ve yüzlerce fanatik Yahudi yerleşimci, bu sabah işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya İsrail polisi denetiminde baskın gerçekleştirmişti.

Ben-Gvir'e lideri olduğu aşırı sağcı Yahudi Gücü Partisinden Necef ve Celile Kalkınma Bakanı Yitzhak Wasserlauf da eşlik etmişti. Ben-Gvir, sosyal medya hesabından paylaştığı görüntüde, "Bu, İsrail halkı için geri gelmemiz ve egemenliğimizi göstermemiz gereken en önemli mekan." ifadesini kullanmıştı.



Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
TT

Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)

Yerel kaynaklara göre, dün akşam Çad'ın sınır kasabası Tine'de Sudan'dan gelen bir saldırı sonucu en az 15 kişi öldü.

Bir yerel yetkili, «Çad'ın Tine kentinde düzenlenen bir cenaze töreni sırasında Sudan’dan gelen bir insansız hava aracının (İHA) saldırısı sonucu 15 ila 16 kişinin hayatını kaybetmesinden dolayı üzüntü duyuyoruz» dedi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bir askeri kaynak, Nisan 2023'ten bu yana Sudan ordusuyla çatışan Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) ait bir İHA’nın saldırısında 16 kişinin öldüğünü vurguladı.

HDK, Telegram üzerinden yayınladığı açıklamada, üç yıldır süren iç savaşta rakibi olan Sudan ordusunu sorumlu tuttuğu saldırıyla hiçbir ilgisi olmadığını belirtti.

Çatışma, şubat ayı sonunda hükümetin savaşa katılan silahlı grupların “tekrar eden saldırıları” nedeniyle Sudan ile sınırlarını kapatma kararına rağmen Çad'a da sıçradı.

Şubat ayı sonunda Sudan'dan fırlatılan bir füze, Tine'de hasara yol açtı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Çad sınırında, Sudan'ın batısında yer alan geniş bir bölge olan Darfur, neredeyse tamamen HDK’nın kontrolü altında.

21 Şubat'ta HDK, Çad'daki Tine kasabasının ikizi olan Sudan'ın sınır kasabası Tine'yi ele geçirdiğini duyurdu; iki kasabayı birbirinden ayıran tek şey, çoğu zaman kurumuş olan dar bir su yolu.

Sudan'daki savaş, on binlerce kişinin ölümüne ve ülke içinde ve dışında 13 milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Birleşmiş Milletler'e göre savaş, dünyanın en kötü insani krizlerinden birine neden oldu.


ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
TT

ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)

ABD'nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın öncülüğünde yürütülen arabuluculuk çabaları, Kerkük petrolünün günlük 250 bin varil kapasiteyle Türkiye'nin Ceyhan limanına yeniden akışını sağladı. Bu adım, İran ile yaşanan çatışmanın ardından Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin durması nedeniyle ortaya çıkan ekonomik ablukayı kırmayı amaçlıyor; zira üretimdeki yüzde 70'lik düşüşten sonra petrol sektörünün nefes alabilmesi için kuzey güzergâhı petrol sektörünün “tek nefes alma noktası” haline geldi.

Barrack ile Bölge Başbakanı Mesrur Barzani arasındaki telefon görüşmesi, siyasi tartışmayı sonlandırdı ve “Saralo” istasyonunun devreye sokulmasıyla krizi teknik bir çerçeveye dönüştürdü.

Buna paralel olarak Irak Parlamentosu, ekonomiyi güçlendirmek amacıyla bir dizi karar aldı; bu kararlarda hükümeti, maaşların ödenmesini garanti altına almak için üretim faaliyetleri üzerinde merkezi kontrol kurmaya ve alternatif ihracat boru hatlarını yeniden işler hale getirmeye mecbur kıldı. Yıllar süren duraklamanın ardından gerçekleşen bu geri dönüş, mevcut krizin gölgesinde bölgenin istikrarını güçlendirmek amacıyla Washington'un bu çabalara tam desteği eşliğinde, depoların dolmasını ve üretimin tamamen durmasını önlemek için “savaş koşulları”nın dayattığı zorunlu bir bütünleşmeyi gösteriyor.


Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
TT

Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)

Irak’taki “Hizbullah” milisleri, dün yaptıkları açıklamada, belirli şartlar altında ABD Büyükelçiliği’ne yönelik saldırılarını beş gün süreyle askıya aldıklarını duyurdu.

Tugayların açıklamalarında belirtilen şartlar arasında, İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerindeki sakinleri tahliye etmeyi ve bombalamayı durdurması ve Bağdat ile diğer illerdeki yerleşim bölgelerini bombalamamayı taahhüt etmesi yer alıyor.