Moskova, Şam ve Tahran, Rusya ile ABD arasında Suriye hava sahasında gerilimin arttığı bir dönemde hamlelerini sıkılaştırdı

Rusya, Tarsus’ta güç gösterisinde bulunurken söz konusu hamleler, Rusya ile ABD arasında Suriye hava sahasında gerilimin arttığı bir dönemde geldiğine dikkat çekildi.

Rus donanmasına ait gemilerin, Suriye’nin Tartus Limanı’nda düzenlediği geçit törenine ilişkin görüntüler yayınlandı. (Rusya Savunma Bakanlığı)
Rus donanmasına ait gemilerin, Suriye’nin Tartus Limanı’nda düzenlediği geçit törenine ilişkin görüntüler yayınlandı. (Rusya Savunma Bakanlığı)
TT

Moskova, Şam ve Tahran, Rusya ile ABD arasında Suriye hava sahasında gerilimin arttığı bir dönemde hamlelerini sıkılaştırdı

Rus donanmasına ait gemilerin, Suriye’nin Tartus Limanı’nda düzenlediği geçit törenine ilişkin görüntüler yayınlandı. (Rusya Savunma Bakanlığı)
Rus donanmasına ait gemilerin, Suriye’nin Tartus Limanı’nda düzenlediği geçit törenine ilişkin görüntüler yayınlandı. (Rusya Savunma Bakanlığı)

Moskova, Şam ve Tahran, Rusya ile ABD arasında yaşanan gelişmeler ve iki taraf arasında Suriye hava sahasındaki gerilimin arttığı bir dönemde, son gelişmelere karşı temas ve diplomatik hamlelerini sıkılaştırdılar.

Rus diplomatik kaynaklar, Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad’ın Tahran’ı ziyaret ettiği sırada Kazakistan’ın çekilme kararından sonra ‘Astana Süreci’ olarak adlandırılmayan müzakerelere Suriye hükümeti temsilcilerinin de katılımıyla Rusya, Türkiye ve İran'ın yeni bir üçlü müzakere turu için temaslarını hızlandırdıklarını belirttiler. Bu açıklamalar, Suriye'deki ateşkesin garantörleri olan Rusya, Türkiye ve İran arasındaki müzakerelerin başka bir başkente taşınacağının göstergesi olarak yorumlandı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, Suriye Dışişleri Bakanı Faysal el Mikdad'ın Tahran ziyareti sırasında müzakere edilen dosyalarla ilgili olarak ,Suriye-Türkiye ilişkilerinin yeniden kurulması gibi bazı detaylara dikkat çekti.

Tahran'daki görüşmeler öncesinde gazetecilere açıklamalarda bulunan Kenani, Suriye Dışişleri Bakanı Mikdad’ın Tahran ziyaretinin İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin aylar önce Suriye'ye yaptığı ziyaret sırasında iki ülke arasında imzalanan anlaşmaların bir an önce hayata geçirilmesini amaçladığını söyledi.

Terörle mücadele ve bir sonraki müzakereye hazırlık çerçevesinde görüşülecek başka dosyalar olduğuna değinen Kenani açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Gündemin ilk sırasında Moskova'nın daha önce arabuluculuk yaptığı Şam ve Ankara arasındaki normalleşme süreci yer alıyor. Bu bağlamda önce savunma bakanları ve güvenlik teşkilatlarının başkanları düzeyinde, daha sonra da dışişleri bakanları düzeyinde bazı toplantılar yapılarak önemli adımlar atıldı.

Suriye hava sahasında gerginlik

Mikdad’ın görüşmelerinde ele alınan dosyalar arasında İsrail'in Suriye topraklarına yönelik hava saldırıları ve ABD güçlerinin Suriye'deki varlığı dosyaları da yer alıyor. ABD güçlerinin Suriye'deki varlığı dosyası, özellikle Rusya ve ABD güçleri arasında Suriye hava sahasında artan sürtüşmeler nedeniyle son haftalarda Moskova'yı oldukça meşgul ediyor.

Fotoğraf Altı: ABD Hava Kuvvetleri tarafından Suriye hava sahasında kaydedilen ve bir ABD uçağının yakınında uçan Rusya Hava Kuvvetleri’ne ait bir savaş uçağının video kaydından ekran görüntüsü. 23 Temmuz (AP)
ABD Hava Kuvvetleri tarafından Suriye hava sahasında kaydedilen ve bir ABD uçağının yakınında uçan Rusya Hava Kuvvetleri’ne ait bir savaş uçağının video kaydından ekran görüntüsü. 23 Temmuz (AP)

Bu dosya, Şam, Moskova ve Tahran arasında daha aktif hale gelen siyasi hamlelerin başlıca gündem maddesini oluşturuyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan bir kaynak, iki gün önce Rus haber ajansı RIA Novosti’ye yaptığı açıklamada, “Rusya, Suriye, Türkiye ve İran dışişleri bakanları arasında yeni bir toplantı için görüşmeler yapılıyor” dedi. Kaynak, bunun için dört bakanın gündemlerinin birbiriyle uyumlu olması gerektirdiğini de sözlerine ekledi.

Kaynak, sözlerini şöyle sürdürdü:

Bu konu tartışılıyor. Ama sonuca ulaşmak için tüm bakanların çalışma programlarının uyuşması gerekiyor. Bu yüzden süreç devam ediyor.

Dört ülkenin dışişleri bakanları arasında ilk olarak 10 Mayıs'ta Moskova'da bir toplantı gerçekleşti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre toplantı sonunda bakanlar, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin normalleşmesi için bir yol haritası taslağı hazırlanmasını kararlaştırdılar.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Suriye Özel Temsilcisi Aleksandr Lavrentyev, daha önce yaptığı bir açıklamada, Moskova'nın Ankara ile Şam arasındaki ilişkileri normalleştirmek için her iki tarafa da bir yol haritası taslağı sunduğunu açıkladı. Lavrentyev, tarafların taslakta değişiklik yapabileceklerini de ifade etti.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, daha önce yol haritasındaki öncelikli konuları belirlemişti. Bu konular arasında, Suriye hükümetinin yeniden ülkenin tüm bölgelerini kontrol etmesi meselesinin çözülmesi, Suriye-Türkiye sınırının güvenliğinin sağlanması, sınır ötesi saldırı olasılığının ortadan kaldırılması ve teröristlerin sızmasının önlenmesi yer aldı.

Fotoğraf Altı: Rusya, Türkiye, İran ve Suriye’nin katılımıyla, geçtiğimiz mayıs ayında Moskova'da dörtlü toplantı gerçekleştirildi. (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
Rusya, Türkiye, İran ve Suriye’nin katılımıyla, geçtiğimiz mayıs ayında Moskova'da dörtlü toplantı gerçekleştirildi. (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Temaslara hız verildi

Şarku’l Avsat’a konuşan bir Rus diplomatik kaynak, Moskova’nın dörtlü düzeydeki hamlelerinin son günlerde hız kazandığını söyledi. Bakanlık düzeyinde yeni bir müzakere turunun tarihinin ve yerinin birkaç gün içinde kararlaştırılmasını bekleyen kaynak, Şam ile Ankara arasındaki normalleşme sürecinin ilerletilmesine yönelik mekanizmalara ilişkin dosyanın halen masada durduğunu ancak masadaki bir diğer önemli dosyanın da ‘ABD’nin sık sık tekrarlanan provokasyonları’ olduğunu kaydetti.

Kaynak, Washington'ın Moskova'nın üzerinde daha fazla baskı kurmak amacıyla Suriye'de yeni bir cephe açmaya çalıştığını öne sürdü. Moskova, son günlerde Suriye hava sahasında Rusya ve ABD hava kuvvetleri arasında birkaç kez doğrudan sürtüşme yaşandığını açıklamıştı.

Rusya’nın Washington’a yönelik ‘kasıtlı olarak sık sık provokasyonlarda bulunduğu’ suçlamalarına karşı Washington, Moskova'nın son yıllarda Suriye'de iki tarafın faaliyetlerine ilişkin olası sürtüşmelerden kaçınmak ve iki tarafın askeri adımlar atarken doğrudan bir çatışmaya girmelerini önlemek için yapılan anlaşmaya artık bağlı kalmadığını belirtti.

Fotoğraf Altı: Suriye'nin kuzeyindeki sivil toplum kuruluşları, Rusya'nın BMGK’nın Türkiye ile Suriye arasındaki Bab el-Hava Sınır Kapısı’ndan insani yardımların girişine izin veren kararın süresini uzatmayı reddetmesini protesto ettiler. 17 Temmuz (EPA)
Suriye'nin kuzeyindeki sivil toplum kuruluşları, Rusya'nın BMGK’nın Türkiye ile Suriye arasındaki Bab el-Hava Sınır Kapısı’ndan insani yardımların girişine izin veren kararın süresini uzatmayı reddetmesini protesto ettiler. 17 Temmuz (EPA)

Rusya'nın Suriye'de Tarafları Uzlaştırma Merkezi Başkan Yardımcısı Oleg Gorinov, pazartesi günü yaptığı açıklamada, Rusya ile ABD arasında Suriye hava sahasında son dönemde sürtüşmelerin artmasının bir uzantısı olarak ABD liderliğindeki Uluslararası Koalisyona ait bir insansız hava aracının (İHA), Suriye semalarında Rusya’ya ait Suhoy Su-34 savaş uçağına tehlikeli bir şekilde yaklaştığını söyledi.

Gorinov, açıklamasını şöyle sürdürdü:

Uluslararası Koalisyona ait bir MQ-9 Reaper İHA, Rusya Hava Kuvvetleri’ne ait bir Suhoy Su-34 savaş uçağına 30 Temmuz günü saat 6:53'te Rakka semalarında 5 bin metre yükseklikte 100 metreden az bir mesafede tehlikeli bir şekilde yaklaştı.

Uluslararası Koalisyonun bu uçuş için Rusya tarafıyla koordinasyon kurmadığının altını çizen Gorinov, Rus pilotların profesyonelliği ve zamanında aldıkları önlemler sayesinde çarpışmanın önlendiğini vurguladı.

İki gün önce yaptığı açıklamada, ABD liderliğindeki Uluslararası Koalisyona ait İHA’ların temmuz ayı boyunca Suriye'deki uçuşların güvenliğini 340 kez ihlal ettiğini belirten Gorinov, söz konusu İHA’ların 2023 yılı boyunca sürtüşmeyi önleme anlaşmasının geçerli olduğu alanlarda 340'ı yalnızca temmuz ayında olmak üzere bin 752 kez koordinasyon kurmadan uçuş gerçekleştirdiğini kaydetti.

Gorinov, Uluslararası Koalisyon uçakları tarafından yılın başlarından bu yana Suriye sınırlarının bin 761 kez ihlal edildiğini ve bunların 213’ünün yalnızca temmuz ayında kaydedildiğini açıkladı.

Gorinov, geçtiğimiz ay içinde uluslararası hava yolu güzergahlarının geçtiği et-Tanf bölgesinde, sivil uçakların uçuş yaptığı bir dönemde Uluslararası Koalisyona ait uçakların hava sahasını 180 kez ihlal ettiğini sözlerine ekledi.

Tartus'ta gövde gösterisi

Diğer yandan Moskova, pazar günü Tartus Deniz Üssü’nde Rus Donanma Günü kutlamalarıyla gövde gösterisinde bulunurken Suriye hava sahasındaki sürtüşmelerin artmasıyla ilgili uyardı.

Rusya Donanması, Rusya Donanma Günü münasebetiyle Suriye'nin Tartus Limanı’nda savaş gemilerinin katılımıyla askeri ve deniz geçit töreni düzenledi.

Fotoğraf Altı: Suriye semalarında bir Rus savaş uçağının ABD savaş uçağına yaklaştığını gösteren ve ABD Ordu Komutanlığı tarafından servis edilen fotoğrafı. (AP)
Suriye semalarında bir Rus savaş uçağının ABD savaş uçağına yaklaştığını gösteren ve ABD Ordu Komutanlığı tarafından servis edilen fotoğrafı. (AP)

Deniz geçit törenine, nükleer yük taşıyabilen Rus Karadeniz Filosundan B-265 Krasnodar denizaltısı, Amiral Gorshkov Fırkateyni, kalibr füzesi donanımına sahip Orehovo-Zuyevo gemisi ve deniz mayını tarama gemisi Vladimir Yemelyanov katıldı.

Geçit töreninde Suriye Donanmasına ait deniz mayını tarama gemisi Hatin’in yanı sıra Cadet ve Raptor sınıfı sabotaj önleme hücum botları da yer aldı.

Deniz geçit töreninin sonunda bazı askerlere, üstün başarılarından ötürü Amiral Gorshkov Fırkateyni’nde düzenlenen bir törenle madalyaları takdim edildi.



“Gazze Uluslararası İstikrar Gücü” nisan ayında göreve başlayacak

Gazze Şehrindeki sahil yakınlarında geçici çadırların önünde duran yerinden edilmiş Filistinli bir kız çocuğu (EPA)
Gazze Şehrindeki sahil yakınlarında geçici çadırların önünde duran yerinden edilmiş Filistinli bir kız çocuğu (EPA)
TT

“Gazze Uluslararası İstikrar Gücü” nisan ayında göreve başlayacak

Gazze Şehrindeki sahil yakınlarında geçici çadırların önünde duran yerinden edilmiş Filistinli bir kız çocuğu (EPA)
Gazze Şehrindeki sahil yakınlarında geçici çadırların önünde duran yerinden edilmiş Filistinli bir kız çocuğu (EPA)

Filistin asıllı Amerikalı arabulucu Bishara Bahbah dün Şarku’l Avsat gazetesine yaptığı açıklamada, ‘Gazze Uluslararası İstikrar Gücü’nün ilk grubunun nisan ayı başlarında görevine başlayacağını ve önümüzdeki aylarda daha fazla askerin Gazze Şeridi'ne gireceğini belirtti.

Bahbah, Mısır ve Ürdün'ün Filistin polis güçlerini eğitmek için çalıştığını ve bu güçlere katılmak isteyenlerin kayıt olabilmeleri için bir internet sitesi kurulduğunu açıkladı.

Barış İçin Arap Amerikalılar Komitesi Başkanı Bahbah ayrıca Washington'ın Hamas'a ‘kademeli’ olarak silahsızlanma konusunda bir teklif sunma sürecinde olduğunu söyledi.

Polis gücünü Gazze İdare Komitesi'nin yeni güçlerine entegre etme teklifinin olduğunu açıklayan Bahbah, sürecin ağır silahlarla başlayacağını, Hamas'ın herhangi bir silah geliştirmeyeceğini ve üretmeyeceğini, silah kaçakçılığı yapmayacağını, tünel sorununun çözüleceğini ve ardından Hamas'ın kendini savunma amacıyla elinde tutmak istediği bireysel silahlarla devam edeceğini ekledi.


Eleştirilere karşılık olarak Trump, Robert De Niro’yu ‘hasta ve akıl sağlığı bozuk’ olarak nitelendirdi

Ünlü Amerikalı aktör Robert De Niro (DPA)
Ünlü Amerikalı aktör Robert De Niro (DPA)
TT

Eleştirilere karşılık olarak Trump, Robert De Niro’yu ‘hasta ve akıl sağlığı bozuk’ olarak nitelendirdi

Ünlü Amerikalı aktör Robert De Niro (DPA)
Ünlü Amerikalı aktör Robert De Niro (DPA)

ABD Başkanı Donald Trump ile usta oyuncu Robert De Niro arasındaki söz düellosu yeniden alevlendi. De Niro’nun bir podcast programında başkan ve destekçilerine yönelik sert eleştirilerde bulunmasının ardından Trump, uzun bir açıklamayla oyuncuya ağır ifadelerle yüklendi. Böylece iki isim arasındaki gerilim bir kez daha gündeme taşındı.

Şarku’l Avsat’ın Independent’tan aktardığına göre tartışma, 82 yaşındaki De Niro’nun pazartesi günü MSNBC kanalında yayımlanan ‘The Best People with Nicolle Wallace’ adlı podcast programına katılmasıyla başladı.

Programda Trump ve destekçilerini sert sözlerle eleştiren De Niro, “O bir aptal. Ondan kurtulmalıyız. Ülkeyi mahvedecek. Herkesin ‘Make America Great Again’ sloganları ve Amerikan bayraklarıyla dolaşmasını istemiyorum, sanki sadece onlar Amerikalıymış gibi… Biz de Amerikalıyız” ifadelerini kullandı.

De Niro bununla da yetinmeyerek, Trump’ın salı günü yaptığı Birliğin Durumu konuşmasına atıfla ‘Bataklığın Durumu’ başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Söz konusu konuşma, Trump’ın Birliğin Durumu hitabına karşı bir mesaj olarak değerlendirildi.

Trump ise dün Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda De Niro’yu ‘hasta ve akıl sağlığı bozuk bir kişi’ olarak nitelendirdi. Başkan ayrıca paylaşımında Temsilciler Meclisi üyeleri İlhan Omar ve Rashida Tlaib’e de değinerek, Birliğin Durumu konuşması sırasındaki tutumlarını eleştirdi.

Trump paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Dün gece son derece önemli ve güzel bir etkinlik olan Birliğin Durumu konuşmasında İlhan Omar ve Rashida Tlaib’i histerik şekilde bağırırken izlediğinizde, gözlerinin kan çanağına dönmüş, adeta akıl hastaları gibi göründüğünü fark edersiniz. Açıkçası bir akıl hastanesine yatırılmaları gerekiyor gibi duruyorlar.”

Trump ayrıca, “Robert De Niro ile birlikte bir tekneye binsinler. De Niro takıntılı, hasta ve akıl sağlığı bozuk bir başka kişi. Son derece düşük bir zekâ seviyesine sahip olduğunu düşünüyorum. Ne yaptığının ya da ne söylediğinin farkında değil; söylediklerinin bazıları ise ağır suç niteliğinde” sözleriyle eleştirilerini sürdürdü.

Öte yandan De Niro, katıldığı podcast programında ‘ülkesi tarafından ihanete uğramış’ hissettiğini dile getirerek, ‘temel değerlere’ dönülmesi gerektiğini vurguladı.

De Niro, “Her şey mükemmel olmak zorunda değil ama bize gücümüzü ve insanlığımızı veren değerlere geri dönmeliyiz. Liderlerimizin hesap verebilir olmasını istiyorsanız, Anayasa’ya ve hukukun üstünlüğüne bağlıysanız ve ABD’nin sevginize layık olmasını istiyorsanız, birlikte sokaklara çıkmaya hazır olun; ülkemizi geri alacağız” dedi.

İki Oscar ödüllü oyuncu De Niro, özellikle 2024’te ikinci kez seçilmesinden önceki süreçte Trump’a yönelik eleştirileriyle biliniyor ve başkana karşı açık muhalefetini sık sık dile getiriyor.


Ürdün, Müslüman Kardeşler ile bağlantılı olan "İslami Hareket Cephesi" partisinin adının değiştirilmesini talep etti

2011 yılına ait bir fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
2011 yılına ait bir fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
TT

Ürdün, Müslüman Kardeşler ile bağlantılı olan "İslami Hareket Cephesi" partisinin adının değiştirilmesini talep etti

2011 yılına ait bir fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
2011 yılına ait bir fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)

Ürdün Bağımsız Seçim Komisyonu Komiserler Kurulu dün yaptığı açıklamada, yasaklı Müslüman Kardeşler'in siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisine, adını "dini, mezhepsel veya etnik çağrışımlardan arındırılmış" bir isimle değiştirmesi gerektiği konusunda bildirimde bulunduğunu duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Komisyon, 2022 tarihli 7 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 33. maddesi hükümlerine dayanarak, İslami Hareket Cephesi partisine ihlalleri bildirim tarihinden itibaren 60 gün içinde düzeltmesi gerektiğini bildirdi.  

Açıklamaya göre, “Parti, ihlaller konusunda daha önce 17 Şubat tarihli Sicil Memurundan bir mektupla bilgilendirilmişti.”

Açıklamada ayrıca, ihlalin partinin tüzüğü ve adıyla ilgili olduğu, bunların Siyasi Partiler Kanununa aykırı olduğu belirtildi. Kanunda, “bir partinin dini, mezhepsel, etnik veya sınıfsal temellere veya cinsiyet veya köken ayrımcılığına dayalı olarak kurulamayacağı” hükmü yer almaktadır.

Konsey, “partinin adının tüzüğünün ayrılmaz bir parçası olduğunu ve siyasi kimliğini ifade ettiğini, bu nedenle dini, mezhepsel, etnik veya ayrımcı çağrışımlardan arındırılmış olması gerektiğini” belirtti.

Ayrıca, partinin Yüksek Mahkemesi ve Merkez Mahkemesi'nin oluşumuyla ilgili diğer ihlallere de işaret eden yetkili, bu kurulların, Genel Kurul tarafından seçilmediğini, bunun da iyi yönetişim ilkelerini ihlal ettiğini ve bağımsızlıklarını zayıflattığını belirtti.

Nisan 2015'te faaliyetleri yasaklanan Ürdün'deki Müslüman Kardeşler'in siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi Partisi, ülkenin en önde gelen siyasi ve muhalefet partisi olarak kabul ediliyor.

16 Temmuz 2020'de Ürdün yargı makamları, daha önce faaliyetlerine müsamaha göstermiş olmasına rağmen, yasal statüsünü düzeltmemesi nedeniyle Müslüman Kardeşler'i feshetme kararı aldı.

Müslüman Kardeşler'in feshedilmesinin ardından, İslami Hareket Cephesi partisi lisanslı bir siyasi parti olarak yasal statüsünü korudu ve adayları Eylül 2024'teki son parlamento seçimlerine katılarak Temsilciler Meclisi'ndeki 138 sandalyeden 31'ini kazandı.