Moskova, Şam ve Tahran, Rusya ile ABD arasında Suriye hava sahasında gerilimin arttığı bir dönemde hamlelerini sıkılaştırdı

Rusya, Tarsus’ta güç gösterisinde bulunurken söz konusu hamleler, Rusya ile ABD arasında Suriye hava sahasında gerilimin arttığı bir dönemde geldiğine dikkat çekildi.

Rus donanmasına ait gemilerin, Suriye’nin Tartus Limanı’nda düzenlediği geçit törenine ilişkin görüntüler yayınlandı. (Rusya Savunma Bakanlığı)
Rus donanmasına ait gemilerin, Suriye’nin Tartus Limanı’nda düzenlediği geçit törenine ilişkin görüntüler yayınlandı. (Rusya Savunma Bakanlığı)
TT

Moskova, Şam ve Tahran, Rusya ile ABD arasında Suriye hava sahasında gerilimin arttığı bir dönemde hamlelerini sıkılaştırdı

Rus donanmasına ait gemilerin, Suriye’nin Tartus Limanı’nda düzenlediği geçit törenine ilişkin görüntüler yayınlandı. (Rusya Savunma Bakanlığı)
Rus donanmasına ait gemilerin, Suriye’nin Tartus Limanı’nda düzenlediği geçit törenine ilişkin görüntüler yayınlandı. (Rusya Savunma Bakanlığı)

Moskova, Şam ve Tahran, Rusya ile ABD arasında yaşanan gelişmeler ve iki taraf arasında Suriye hava sahasındaki gerilimin arttığı bir dönemde, son gelişmelere karşı temas ve diplomatik hamlelerini sıkılaştırdılar.

Rus diplomatik kaynaklar, Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad’ın Tahran’ı ziyaret ettiği sırada Kazakistan’ın çekilme kararından sonra ‘Astana Süreci’ olarak adlandırılmayan müzakerelere Suriye hükümeti temsilcilerinin de katılımıyla Rusya, Türkiye ve İran'ın yeni bir üçlü müzakere turu için temaslarını hızlandırdıklarını belirttiler. Bu açıklamalar, Suriye'deki ateşkesin garantörleri olan Rusya, Türkiye ve İran arasındaki müzakerelerin başka bir başkente taşınacağının göstergesi olarak yorumlandı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, Suriye Dışişleri Bakanı Faysal el Mikdad'ın Tahran ziyareti sırasında müzakere edilen dosyalarla ilgili olarak ,Suriye-Türkiye ilişkilerinin yeniden kurulması gibi bazı detaylara dikkat çekti.

Tahran'daki görüşmeler öncesinde gazetecilere açıklamalarda bulunan Kenani, Suriye Dışişleri Bakanı Mikdad’ın Tahran ziyaretinin İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin aylar önce Suriye'ye yaptığı ziyaret sırasında iki ülke arasında imzalanan anlaşmaların bir an önce hayata geçirilmesini amaçladığını söyledi.

Terörle mücadele ve bir sonraki müzakereye hazırlık çerçevesinde görüşülecek başka dosyalar olduğuna değinen Kenani açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Gündemin ilk sırasında Moskova'nın daha önce arabuluculuk yaptığı Şam ve Ankara arasındaki normalleşme süreci yer alıyor. Bu bağlamda önce savunma bakanları ve güvenlik teşkilatlarının başkanları düzeyinde, daha sonra da dışişleri bakanları düzeyinde bazı toplantılar yapılarak önemli adımlar atıldı.

Suriye hava sahasında gerginlik

Mikdad’ın görüşmelerinde ele alınan dosyalar arasında İsrail'in Suriye topraklarına yönelik hava saldırıları ve ABD güçlerinin Suriye'deki varlığı dosyaları da yer alıyor. ABD güçlerinin Suriye'deki varlığı dosyası, özellikle Rusya ve ABD güçleri arasında Suriye hava sahasında artan sürtüşmeler nedeniyle son haftalarda Moskova'yı oldukça meşgul ediyor.

Fotoğraf Altı: ABD Hava Kuvvetleri tarafından Suriye hava sahasında kaydedilen ve bir ABD uçağının yakınında uçan Rusya Hava Kuvvetleri’ne ait bir savaş uçağının video kaydından ekran görüntüsü. 23 Temmuz (AP)
ABD Hava Kuvvetleri tarafından Suriye hava sahasında kaydedilen ve bir ABD uçağının yakınında uçan Rusya Hava Kuvvetleri’ne ait bir savaş uçağının video kaydından ekran görüntüsü. 23 Temmuz (AP)

Bu dosya, Şam, Moskova ve Tahran arasında daha aktif hale gelen siyasi hamlelerin başlıca gündem maddesini oluşturuyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan bir kaynak, iki gün önce Rus haber ajansı RIA Novosti’ye yaptığı açıklamada, “Rusya, Suriye, Türkiye ve İran dışişleri bakanları arasında yeni bir toplantı için görüşmeler yapılıyor” dedi. Kaynak, bunun için dört bakanın gündemlerinin birbiriyle uyumlu olması gerektirdiğini de sözlerine ekledi.

Kaynak, sözlerini şöyle sürdürdü:

Bu konu tartışılıyor. Ama sonuca ulaşmak için tüm bakanların çalışma programlarının uyuşması gerekiyor. Bu yüzden süreç devam ediyor.

Dört ülkenin dışişleri bakanları arasında ilk olarak 10 Mayıs'ta Moskova'da bir toplantı gerçekleşti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre toplantı sonunda bakanlar, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin normalleşmesi için bir yol haritası taslağı hazırlanmasını kararlaştırdılar.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Suriye Özel Temsilcisi Aleksandr Lavrentyev, daha önce yaptığı bir açıklamada, Moskova'nın Ankara ile Şam arasındaki ilişkileri normalleştirmek için her iki tarafa da bir yol haritası taslağı sunduğunu açıkladı. Lavrentyev, tarafların taslakta değişiklik yapabileceklerini de ifade etti.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, daha önce yol haritasındaki öncelikli konuları belirlemişti. Bu konular arasında, Suriye hükümetinin yeniden ülkenin tüm bölgelerini kontrol etmesi meselesinin çözülmesi, Suriye-Türkiye sınırının güvenliğinin sağlanması, sınır ötesi saldırı olasılığının ortadan kaldırılması ve teröristlerin sızmasının önlenmesi yer aldı.

Fotoğraf Altı: Rusya, Türkiye, İran ve Suriye’nin katılımıyla, geçtiğimiz mayıs ayında Moskova'da dörtlü toplantı gerçekleştirildi. (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
Rusya, Türkiye, İran ve Suriye’nin katılımıyla, geçtiğimiz mayıs ayında Moskova'da dörtlü toplantı gerçekleştirildi. (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Temaslara hız verildi

Şarku’l Avsat’a konuşan bir Rus diplomatik kaynak, Moskova’nın dörtlü düzeydeki hamlelerinin son günlerde hız kazandığını söyledi. Bakanlık düzeyinde yeni bir müzakere turunun tarihinin ve yerinin birkaç gün içinde kararlaştırılmasını bekleyen kaynak, Şam ile Ankara arasındaki normalleşme sürecinin ilerletilmesine yönelik mekanizmalara ilişkin dosyanın halen masada durduğunu ancak masadaki bir diğer önemli dosyanın da ‘ABD’nin sık sık tekrarlanan provokasyonları’ olduğunu kaydetti.

Kaynak, Washington'ın Moskova'nın üzerinde daha fazla baskı kurmak amacıyla Suriye'de yeni bir cephe açmaya çalıştığını öne sürdü. Moskova, son günlerde Suriye hava sahasında Rusya ve ABD hava kuvvetleri arasında birkaç kez doğrudan sürtüşme yaşandığını açıklamıştı.

Rusya’nın Washington’a yönelik ‘kasıtlı olarak sık sık provokasyonlarda bulunduğu’ suçlamalarına karşı Washington, Moskova'nın son yıllarda Suriye'de iki tarafın faaliyetlerine ilişkin olası sürtüşmelerden kaçınmak ve iki tarafın askeri adımlar atarken doğrudan bir çatışmaya girmelerini önlemek için yapılan anlaşmaya artık bağlı kalmadığını belirtti.

Fotoğraf Altı: Suriye'nin kuzeyindeki sivil toplum kuruluşları, Rusya'nın BMGK’nın Türkiye ile Suriye arasındaki Bab el-Hava Sınır Kapısı’ndan insani yardımların girişine izin veren kararın süresini uzatmayı reddetmesini protesto ettiler. 17 Temmuz (EPA)
Suriye'nin kuzeyindeki sivil toplum kuruluşları, Rusya'nın BMGK’nın Türkiye ile Suriye arasındaki Bab el-Hava Sınır Kapısı’ndan insani yardımların girişine izin veren kararın süresini uzatmayı reddetmesini protesto ettiler. 17 Temmuz (EPA)

Rusya'nın Suriye'de Tarafları Uzlaştırma Merkezi Başkan Yardımcısı Oleg Gorinov, pazartesi günü yaptığı açıklamada, Rusya ile ABD arasında Suriye hava sahasında son dönemde sürtüşmelerin artmasının bir uzantısı olarak ABD liderliğindeki Uluslararası Koalisyona ait bir insansız hava aracının (İHA), Suriye semalarında Rusya’ya ait Suhoy Su-34 savaş uçağına tehlikeli bir şekilde yaklaştığını söyledi.

Gorinov, açıklamasını şöyle sürdürdü:

Uluslararası Koalisyona ait bir MQ-9 Reaper İHA, Rusya Hava Kuvvetleri’ne ait bir Suhoy Su-34 savaş uçağına 30 Temmuz günü saat 6:53'te Rakka semalarında 5 bin metre yükseklikte 100 metreden az bir mesafede tehlikeli bir şekilde yaklaştı.

Uluslararası Koalisyonun bu uçuş için Rusya tarafıyla koordinasyon kurmadığının altını çizen Gorinov, Rus pilotların profesyonelliği ve zamanında aldıkları önlemler sayesinde çarpışmanın önlendiğini vurguladı.

İki gün önce yaptığı açıklamada, ABD liderliğindeki Uluslararası Koalisyona ait İHA’ların temmuz ayı boyunca Suriye'deki uçuşların güvenliğini 340 kez ihlal ettiğini belirten Gorinov, söz konusu İHA’ların 2023 yılı boyunca sürtüşmeyi önleme anlaşmasının geçerli olduğu alanlarda 340'ı yalnızca temmuz ayında olmak üzere bin 752 kez koordinasyon kurmadan uçuş gerçekleştirdiğini kaydetti.

Gorinov, Uluslararası Koalisyon uçakları tarafından yılın başlarından bu yana Suriye sınırlarının bin 761 kez ihlal edildiğini ve bunların 213’ünün yalnızca temmuz ayında kaydedildiğini açıkladı.

Gorinov, geçtiğimiz ay içinde uluslararası hava yolu güzergahlarının geçtiği et-Tanf bölgesinde, sivil uçakların uçuş yaptığı bir dönemde Uluslararası Koalisyona ait uçakların hava sahasını 180 kez ihlal ettiğini sözlerine ekledi.

Tartus'ta gövde gösterisi

Diğer yandan Moskova, pazar günü Tartus Deniz Üssü’nde Rus Donanma Günü kutlamalarıyla gövde gösterisinde bulunurken Suriye hava sahasındaki sürtüşmelerin artmasıyla ilgili uyardı.

Rusya Donanması, Rusya Donanma Günü münasebetiyle Suriye'nin Tartus Limanı’nda savaş gemilerinin katılımıyla askeri ve deniz geçit töreni düzenledi.

Fotoğraf Altı: Suriye semalarında bir Rus savaş uçağının ABD savaş uçağına yaklaştığını gösteren ve ABD Ordu Komutanlığı tarafından servis edilen fotoğrafı. (AP)
Suriye semalarında bir Rus savaş uçağının ABD savaş uçağına yaklaştığını gösteren ve ABD Ordu Komutanlığı tarafından servis edilen fotoğrafı. (AP)

Deniz geçit törenine, nükleer yük taşıyabilen Rus Karadeniz Filosundan B-265 Krasnodar denizaltısı, Amiral Gorshkov Fırkateyni, kalibr füzesi donanımına sahip Orehovo-Zuyevo gemisi ve deniz mayını tarama gemisi Vladimir Yemelyanov katıldı.

Geçit töreninde Suriye Donanmasına ait deniz mayını tarama gemisi Hatin’in yanı sıra Cadet ve Raptor sınıfı sabotaj önleme hücum botları da yer aldı.

Deniz geçit töreninin sonunda bazı askerlere, üstün başarılarından ötürü Amiral Gorshkov Fırkateyni’nde düzenlenen bir törenle madalyaları takdim edildi.



Hamas'ın silahsızlandırılması için son tarih: Uyarıları ve yanlış anlamaları gidermeye yönelik “yakında” istişareler yapılması bekleniyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)
TT

Hamas'ın silahsızlandırılması için son tarih: Uyarıları ve yanlış anlamaları gidermeye yönelik “yakında” istişareler yapılması bekleniyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)

İsrail aşırı sağı, ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun son açıklamalarının ardından, Hamas'ı zorla silahsızlandırma tehditleri yeniden gündeme geldi. Bu karmaşık konuda ‘anlaşmaların’ ufukta belirdiği yönünde bazı sızıntılar var.

Hamas’ın Gazze’deki Siyasi Büro Üyesi Gazi Hamad, Şarku’l Avsat’a yaptığı kısa açıklamada, konunun ‘zor ve hassas’ olduğunu söyledi. Yeni gelişmeler hakkında ayrıntılı bilgi vermekten kaçınan Hamad'ın aksine Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, televizyon ekranlarından yaptığı açıklamada, zorla tahliye tehditlerinin ‘arabulucuların çabalarını hiçe saydığını’ söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Filistinli bir kaynak mevcut çabalarla ilgili olarak şunları söyledi:

“Bu konuda anlaşmazlık var ve müzakereler devam ediyor. İsrail'in iki yıllık savaş sırasında başaramadığını şimdi de başaramayacak. Arabulucuların çabalarıyla anlaşmaya en yakın noktaya gelindi. Ancak öncelik saldırıları durdurmak ve İsrail işgalini sona erdirmek olmalı.”

Mısırlı bir kaynak Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu konuyla ilgili olarak Mısır, Türkiye, Katar ve teknokratik komitenin öncülüğünde görüşmelerin sürdüğünü ve Trump'ın girişiminin başarıya ulaşmasını istediği için bu mutabakatların masadaki en önemli konular olduğunu düşündüğünü söyledi.

Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan uzmanlara göre Hamas'ın silahsızlandırılması konusunda arabulucuların şu anki çabaları, anlaşmanın sonuçlandırılmasına yönelik mutabakatlara yol açabilir. Uzmanlar, bu uyarıların bu yılki İsrail seçimleri öncesinde baskı ve psikolojik savaş bağlamında yapıldığını belirttiler.

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta Filistinli mültecileri barındıran geçici bir kampta yağmur nedeniyle su basan bir caddeden suyu tahliye etmeye çalışan bir buldozer (AFP)Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta Filistinli mültecileri barındıran geçici bir kampta yağmur nedeniyle su basan bir caddeden suyu tahliye etmeye çalışan bir buldozer (AFP)

Trump'ın önerisi üzerine Gazze'de ateşkes anlaşması 10 Ekim 2025’ten beri yürürlükte. Hamas'ın silahsızlandırılması, ABD'nin ocak ayı ortalarında geçeceğini duyurduğu ikinci aşamanın önemli bir parçası. Buna, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nden kademeli olarak çekilmesi ve Gazze'yi istikrara kavuşturmak için uluslararası bir gücün konuşlandırılmasının eşlik etmesi gerekiyordu.

Yeni uyarı

İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, pazartesi akşamı İsrail'in Kanal 12 televizyonuna verdiği röportajda, “Önümüzdeki günlerde Hamas'a silahlarını teslim etmesi ve Gazze'yi tamamen silahsızlandırması için son bir uyarı verilmesi bekleniyor. Hamas buna uymazsa, İsrail ordusu operasyonu kendisi yürütmek için uluslararası meşruiyete ve Amerikan desteğine sahip olacak ve Hamas ortadan kaldırılmazsa kaçınılmaz olarak Gazze'ye girip işgal edecek” ifadelerini kullandı.

Hamas Sözcüsü Kasım, televizyonda yaptığı açıklamada, silahsızlanma gerçekleşmezse savaşı yeniden başlatma tehdidinde bulunan Smotrich'in ‘arabulucuların ve tüm tarafların çabalarını hiçe saydığını ve İsrail hükümetinin sükuneti sağlamaya yönelik hiçbir siyasi süreci veya uluslararası toplantıyı önemsemediğini’ söyledi. Kasım, arabulucular ve uluslararası tarafları, ateşkesi istikrara kavuşturma ve çatışmanın yeniden başlamasını önleme sorumluluklarını üstlenmeye çağırdı.

İsrail, Gazze Barış Kurulu’nun 19 Şubat'ta düzenlenen toplantısı öncesinde Hamas'a toplantının yapılmasından itibaren 60 gün süre tanıyarak silahlarını teslim etmesini istedi. The Times of Israel gazetesi, İsrail Hükümeti Sekreteri Yossi Fuchs'un açıklamalarına atıfla Hamas'ın bu talebe uymaması halinde savaşı yeniden başlatmakla tehdit ettiğini bildirdi. İsrail Başbakanı Netanyahu, Gazze Barış Kurulu toplantısıyla eş zamanlı olarak yeniden inşa öncesinde Hamas'ın silahsızlandırılması gerektiğini vurgularken, Trump ise Truth Social platformunda Hamas’ın tam ve acil silahsızlanma taahhüdüne uyması gerektiğini söyledi.

“Psikolojik savaş”

Mısırlı askeri ve strateji uzmanı Tümgeneral Samir Ferec, İsrail'in bu söyleminin İsrail’deki seçimler öncesinde psikolojik savaş başlatmak için kullandığını, mevcut tartışmaların savaşın yeniden başlamasından ziyade bir uzlaşmaya varacağını çok iyi bildiğini değerlendirdi.

Filistinli siyasi analist Husam ed-Ducani ise İsrail’in özellikle seçimler yaklaşırken, Netanyahu'nun hükümetini kurmasını sağlamak için çıtayı en yüksek seviyeye çıkardığı ve Hamas’ın silahsızlandırılması konusuyla ilgili abartılı bir tutum sergilediğini vurguladı. İsrail'in savaşa geri dönmesinin imkansız olduğunu düşünen Ducani’ye göre bu İsrail’in uluslararası toplum tarafından yeniden tecrit edilmesi anlamına gelir.

Hamas’ın silahsızlandırılması uyarılarına rağmen, anlaşma konuşmaları devam etti. The New York Times (NYT) gazetesi şubat ayında kaynaklara dayanarak Washington'ın Hamas'a, İsrail'i vurabilecek ağır silahları teslim etmesini, ancak ilk aşamada bazı hafif silahları elinde tutmasına izin veren yeni bir teklif hazırladığını bildirdi. NYT, teklifin birkaç hafta içinde sunulacağını bildirdi.

İsrail basınında dün yer alan haberlerde Hamas'ın silahlarıyla ilgili görüşmelerden bahsedildi. The Times of Israel gazetesi, bazı ağır silahların aracıların kontrolündeki yerlere nakledilmesi ve tünel haritalarının teslim edilmesi dahil olmak üzere, silah dosyasının yeniden düzenlenmesine ilişkin devam eden görüşmeleri ortaya çıkardı.

Hamas silahlar konusundaki tutumunu sürdürüyor. Hamas’ın önde gelen liderlerinden Halid Meşal, bir hafta önce Doha'da düzenlenen bir forumda hareketin tamamen silahsızlandırılmasını reddederek şunları söyledi:

“Halkımız hala işgal altında, bu yüzden silahsızlanma konuşmaları, dünyadaki tüm silahlara sahip olan İsrail'in halkımızı yok etme ve imha etme çabalarına kolay bir av haline getirme girişimidir.”

Meşal, Gazze Barış Kurulu’nu ‘dengeli bir yaklaşım’ benimsemeye çağırdı.

Mısırlı askeri ve strateji uzmanı Tümgeneral Ferec, mevcut görüşmelerde silahlarla ilgili bazı önerilerin sunulmasını beklerken Filistinli siyasi analist Ducani, bu konuda müzakere masasındaki farklı görüşler nedeniyle ‘açık bir belirsizlik’ olduğunu kabul ediyor.

Ferec ve Ducani, Hamas'ın silahları konusunun ‘abartıldığı’ konusunda hemfikirler ve bu silahların çoğunun şu anda ‘hafif silahlar’ olduğunun altını çizdiler.


Lübnan, ‘paralel bir savaş arenası’ haline gelmekten korkuyor

Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)
Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)
TT

Lübnan, ‘paralel bir savaş arenası’ haline gelmekten korkuyor

Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)
Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)

Lübnan, ABD ile İran arasındaki gerilimin tırmanmasıyla birlikte ‘paralel bir savaş arenası’ haline gelmekten korkuyor.

ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği personelinin tahliye edilmesi ve Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Raci'nin, gerginliğin artması halinde İsrail'in Beyrut havaalanı da dahil olmak üzere stratejik altyapıyı vurabilecek güçlü saldırılar düzenleyebileceğine dair ‘işaretler’ olduğu yönündeki açıklamaları, endişeleri artırdı.

Lübnan'ın Hizbullah'ın yeni bir ‘destek’ savaşına sürüklenmesini önleme çabaları sürerken, Şarku'l Avsat'ın ulaştığı Lübnan Cumhurbaşkanlığına yakın kaynaklar, ‘İsrail'in askeri gerginliği tırmandıracağına dair Lübnan Cumhurbaşkanlığına herhangi bir uyarı ulaşmadığını’ doğruladı.

Kaynaklar, ‘Hizbullah'ın Meclis Başkanı Nebih Berri aracılığıyla Lübnan Cumhurbaşkanlığı’na, İran ile ABD arasında çıkabilecek bir savaşa müdahil olmayacağına dair güvence verildiğini’ açıkladılar.


ABD ilk kez Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde pasaport hizmetleri verecek

İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)
İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)
TT

ABD ilk kez Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde pasaport hizmetleri verecek

İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)
İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)

ABD’li yetkililer dün, ABD’nin bu hafta Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde pasaport hizmetleri vereceğini açıkladı. ABD Konsolosluğu yetkilileri, işgal altındaki topraklardaki yerleşimcilere ilk kez bu tür hizmetler sunuyor. Çoğu ülke, Batı Şeria'daki İsrail yerleşim birimlerini askeri işgalle ilgili uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediyor.

İsrail, yerleşimlerin yasadışı olduğunu reddediyor ve İsrail sağının çoğu Batı Şeria'nın ilhakını talep ediyor. Filistinliler ise gelecekte Batı Şeria, Gazze Şeridi ve Doğu Kudüs'ü kapsayan bağımsız bir devlet kurmayı hedefliyor.

Binyamin Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı İsrail hükümeti, yerleşimcilerin Filistin topraklarını ele geçirmesini kolaylaştıran önlemleri onayladı.

Batı Şeria'da on binlerce Amerikalı

İsrail'in sadık bir destekçisi olan ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak etmesine karşı olduğunu söyledi. Ancak, yönetimi, hak gruplarının geçen yıl göreve başladığından beri arttığını söylediği yerleşim faaliyetlerini durdurmak için hiçbir önlem almadı.

Kudüs'teki ABD Büyükelçiliği, X'te yayınladığı bir gönderide, yurtdışındaki tüm Amerikalılara ulaşma çabaları çerçevesinde ‘ABD Konsolosluğu personelinin 27 Şubat Cuma günü Filistin'in Beytullahim kentinin güneyinde bulunan Efrat Yerleşim Birimi’nde rutin pasaport hizmetleri sunacağını’ belirtti.

ABD Büyükelçiliği, Filistin'in Batı Şeria bölgesindeki Ramallah kentinde, Beytullahim yakınlarındaki Beitar Illit Yerleşim Birimi’nde ve Hayfa gibi İsrail'deki kentlerde de benzer hizmetler sunmayı planladığını açıkladı. ABD, Kudüs’teki Büyükelçiliği’nde ve Tel Aviv'deki şubesinde pasaport ve konsolosluk hizmetleri sunuyor. Batı Şeria'da on binlerce ABD vatandaşının yaşadığı tahmin ediliyor.