Suriye’de bir uyuşturucu baronu öldürüldü

Dera’da adı uluslararası uyuşturucu kaçakçılığı listesinde yer alan bir milis lider öldürüldü

‘El-Kasm’ olarak bilinen Mustafa el-Masalmeh’in sosyal medyadaki bir fotoğrafı
‘El-Kasm’ olarak bilinen Mustafa el-Masalmeh’in sosyal medyadaki bir fotoğrafı
TT

Suriye’de bir uyuşturucu baronu öldürüldü

‘El-Kasm’ olarak bilinen Mustafa el-Masalmeh’in sosyal medyadaki bir fotoğrafı
‘El-Kasm’ olarak bilinen Mustafa el-Masalmeh’in sosyal medyadaki bir fotoğrafı

Esed rejimiyle bağlantılı yerel milis liderlerinden biri olan ve askeri istihbarata yakınlığı ile tanınan ‘el-Kasm’ lakaplı Mustafa Kasım el-Masalmeh, Suriye’nin güneydoğusunda yer alan Dera’da öldürüldü.

Masalmeh Dera kırsalında aracına yerleştirilen patlayıcının infilak etmesi sonucu hayatını kaybetti.

Şarku’l Avsat’ın Suriye resmi haber ajansı SANA’dan aktardığı habere göre, rejime bağlı TV haber Kanalı Al-Ikhbariya muhabiri Ahmed el-Masalmeh, SAMA TV muhabiri Firas Ahmed ve rejim güçlerinden 2 unsur, teröristler tarafından yerleştirilmiş bir patlayıcının infilak etmesi sonucu öldü.

SANA haberinde “Patlama, bir uyuşturucu kaçakçılığı operasyonunun engellenmesinden sonra Deraa kırsalındaki eş-Şayah bölgesinden dönerken meydana geldi” ifadelerini kullandı.

Ancak sivil kaynaklar, daha sonra foto-muhabir Ahmed el-Masalmeh’in öldürüldüğünü yalanlarken, ağır yaralandığını ve tedavi altına alındığını belirtti. Kaynaklar, SAMA TV muhabirinin ve Dera’da çok sayıda cinayet ve suikast düzenlemekle suçlanan el-Kasm lakaplı Mustafa Kasım eş-Masalmeh’in öldüğünü doğruladı. Kaynaklara göre Kasm’ın yardımcısı ve sağ kolu olan Rıdvan eş-Şami de ağır yaralandı.

Xfdve
Dera’da rejim güçlerinin arşiv fotoğrafı (SOHR)

Eş-Şayah bölgesi ve el-Manşiyye Mahallesi, Dera’da gerçekleşen çözümden sonra 2018 yılında askeri istihbarata katılan el-Kasm (30 yaşında) liderliğindeki grup için bir nüfuz alanı olarak görülüyor.

dsd
Dera’da bazı silahlı unsurların dahil olduğu Captagon ticareti

Mustafa Kasım el-Masalmeh’in adı, İmad Ebu Zureyk, Samir Kemal el-Esed ve Vasim Bedi el-Esed’in de aralarında bulunduğu, İran’la bağlantılı bir grup suçlanan milis lideri arasında Suriye’de Captagon ticaretine yönelik İngiliz- Amerikan yaptırım listesinde geçiyordu. Aynı şekilde Captagon konusunda baş şüpheli olarak Suriye Devlet Başkanı’nın kardeşi ve Suriye Ordusu Dördüncü Tümen Komutanı Mahir Esed’in de adı geçiyor. Suriye rejimi, uyuşturucu amfetamin Captagon’u üretmekle ilgili uluslararası suçlamalarla karşı karşıya. İngiltere ve ABD tahminleri, dünyadaki Captagon üretiminin yüzde 80’inin Suriye'den geldiğini gösteriyor.

Daha önce yedi suikast girişimine maruz kalan el-Kasm, Askeri İstihbarat ile işbirliği içinde muhalifleri öldürmek ve uyuşturucu ve silah kaçakçılığı yapmaktan Dera’daki en önde gelen zanlılardan biri olarak kabul ediliyor.

zascdf
Ürdün Arap Ordusu tarafından uyuşturucu kaçakçılığı alayının düşürülen dronunun fotoğrafı (Şarku’l Avsat)

El-Kasm suikastı, Ürdün sınırında uyuşturucuyla mücadele kampanyasının ilanından yaklaşık bir hafta sonra gerçekleşti. Resmi Suriye medyası, yaptığı açıklamada “Dera vilayetindeki yetkili makamlar, Ürdün sınırı yakınlarında Suriye Arap Ordusu ile ortaklaşa yürüttüğü tarama operasyonunda uyuşturucu ticareti ve kaçakçılığıyla ilgili çok sayıda zanlıyı tutuklayarak, silah ve çok miktarda esrar ele geçirdi” dedi. Açıklamada, uyuşturucu kaçakçılığının ve tanıtımının durdurulması ve olaya karışanların takip edilmesi için ‘tarama operasyonlarının’ devam ettiği belirtildi.

Yerel kaynaklara göre Mustafa el-Masalmeh el-Kasm ve İmad Ebu Zureyk liderliğindeki harekat, isimleri Captagon ticareti yapmakla suçlanarak İngiliz-Amerikan yaptırım listesinde yer almasına rağmen, Dera kırsalındaki eş-Şayah bölgesine odaklandı.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), rejimin sınır ötesi ticaretle mücadele konusunda Arap ülkelerine verdiği sözlere bağlı olduğunu göstermeyi amaçlayan kampanyayı ‘bilgilendirici, ama gerçek değil’ olarak nitelendirdi.

asd
Ürdün Arap Ordusu (Petra Ajansı)

Ürdün, geçen Mayıs ayında Suriye toprakları içinde bir askeri saldırı gerçekleştirmişti. Medya organlarına göre İran ile bağlantılı bir uyuşturucu fabrikası imha edildi. Ürdün ayrıca, ‘ulusal güvenliğine yönelik herhangi bir tehdide karşı önlem almaktan ve Suriye hükümetini uyuşturucu dosyasıyla daha sıkı ilgilenmesi için motive etmekten çekinmediğini’ açıkladı.

Uyuşturucuyla mücadele kapsamında Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed, “Suriye’de kaos yaratan ülkeler” olarak nitelendirdiği ülkelere uyuşturucu ticaretinin sorumluluğunu üstlenmeye çağırdı. Esed, Sky News Arabia’ya verdiği röportajda bu ülkelerin isimlerini zikretmedi. Suriye Devlet Başkanı, Suriye’de Kaddafi ve Saddam Hüseyin ile yaşananlar gibi bir terör devleti yaratma senaryoları’ olduğunu ileri sürdü.

Rejimin 2020 yazında ABD tarafından uygulanan Caesar (Sezar) Yasası yaptırımlarını aşabildiğini söyleyen Beşşar Esed, “Sezar Yasasını birçok yönden atlatmayı başardık. O, en büyük engel değildi. Önümüzdeki en büyük engel, altyapının teröristler tarafından tahrip edilmesidir” dedi.



ABD İran'a baskıyı sürdürüyor... Tahran, Trump'ı "diplomasiyi ihanet etmekle" suçladı

ABD İran'a baskıyı sürdürüyor... Tahran, Trump'ı "diplomasiyi ihanet etmekle" suçladı
TT

ABD İran'a baskıyı sürdürüyor... Tahran, Trump'ı "diplomasiyi ihanet etmekle" suçladı

ABD İran'a baskıyı sürdürüyor... Tahran, Trump'ı "diplomasiyi ihanet etmekle" suçladı

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, ülkesinin İran üzerinde baskıyı sürdürmeye devam edeceğini ve bunun ancak savaşı sona erdirecek "kabul edilebilir bir anlaşmaya" varılmasıyla son bulacağını açıkladı. Hegseth, ABD ordusunun İran limanlarına yönelik "çelikten kuşatmayı" sürdürdüğünü ve Hürmüz Boğazı üzerinde kontrolünü devam ettirdiğini belirtti. Bu açıklama, Başkan Donald Trump'ın ablukanın kaldırılacağını ve bu nedenle boğazda bekleyen gemilerin yeniden hareket edebileceğini duyurması sonrasında yapıldı.

ABD yönetimi, İran'a karşı savaşı yeniden başlatabilecek imkânlara sahip olduğunu vurgularken, Beyaz Saray da Trump'ın, bütün şartlarının yerine getirilmemesi halinde Tahran ile herhangi bir anlaşma imzalamayacağını bildirdi. Söz konusu açıklamalar, küresel ekonomiyi sarsan çatışmanın başlamasından üç ay sonra yapıldı.

Öte yandan İran dini lideri Mücteba Hamaney'in danışmanı Muhsin Rızai ise ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'a yönelik deniz ablukasını sürdürerek ve müzakerelerde "aşırı talepler" ileri sürerek "üçüncü kez diplomasiye ihanet ettiğini" belirtti.


İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki ve Bekaa Vadisi'ndeki yedi köy için tahliye emri verdi

İsrail'in bugün Güney Lübnan'a düzenlediği bombardımanın ardından dumanlar yükseliyor (Reuters)
İsrail'in bugün Güney Lübnan'a düzenlediği bombardımanın ardından dumanlar yükseliyor (Reuters)
TT

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki ve Bekaa Vadisi'ndeki yedi köy için tahliye emri verdi

İsrail'in bugün Güney Lübnan'a düzenlediği bombardımanın ardından dumanlar yükseliyor (Reuters)
İsrail'in bugün Güney Lübnan'a düzenlediği bombardımanın ardından dumanlar yükseliyor (Reuters)

İsrail ordusu bugün, Güney Lübnan ve Bekaa bölgesindeki yedi köy için tahliye emri yayımladı. Ordu bu kararın, Hizbullah'ın taraflar arasında yürürlükte olan ateşkesi ihlal ettiği iddialarına verilecek yanıt kapsamında alındığını belirtti.

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Güney Lübnan ve Bekaa'da bulunan Mifdun, Şukin, Zebdin, Cedide Ensar, Zerrariye, Mezraat Kevseriyet er-Riz ve Meşgara köylerinin tahliye edilmesi çağrısında bulundu.

Adraee, bir başka paylaşımında ise “Terör örgütü Hizbullah'ın ateşkes anlaşmasını ihlal etmesi nedeniyle İsrail Savunma Kuvvetleri ona karşı güçlü şekilde harekete geçmek zorunda kalmıştır” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Hizbullah, bugün Kuzey İsrail'de Lübnan sınırına yakın Kiryat Shmona kasabasına roket saldırısı düzenlediğini açıkladı. Saldırı, İsrail ordusunun Lübnan içlerine yönelik kara operasyonları ve hava saldırılarını genişlettiği bir dönemde gerçekleşti.

Hizbullah ayrıca bir Demir Kubbe bataryasını, bir askeri Hummer aracını ve iki ayrı İsrail askerî araç ve personel grubunu hedef aldığını duyurdu. Örgütün açıklamalarına göre, dün öğleden sonra ve gece saatlerinde Ras en-Nakura bölgesindeki Demir Kubbe sistemi “Ebabil” tipi kamikaze insansız hava araçlarıyla vuruldu.

Açıklamada ayrıca, Nakura'da bulunan İsrail ordusuna ait bir Hummer aracının yine “Ebabil” tipi İHA ile hedef alındığı, Reşaf ve el-Beyyada bölgelerindeki iki İsrail askerî araç ve personel grubuna ise roket saldırıları düzenlendiği belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın Lübnan Sağlık Bakanlığı’ndan aktardığına göre dün Sur kentinde düzenlenen saldırılarda bir sağlık görevlisi dahil 11 kişinin hayatını kaybettiği, 8 kişi de yaralandı.


Ketaib Hizbullah, Irak'ta silah kısıtlamasını memnuniyetle karşılıyor

2 Mart 2026'da Suriye sınırındaki el-Kaim'de bulunan Haşdi Şabi karargahına düzenlenen hava saldırısında hayatını kaybeden Irak Hizbullah Tugayları mensupları için Bağdat'ta düzenlenen cenaze töreni (Reuters)
2 Mart 2026'da Suriye sınırındaki el-Kaim'de bulunan Haşdi Şabi karargahına düzenlenen hava saldırısında hayatını kaybeden Irak Hizbullah Tugayları mensupları için Bağdat'ta düzenlenen cenaze töreni (Reuters)
TT

Ketaib Hizbullah, Irak'ta silah kısıtlamasını memnuniyetle karşılıyor

2 Mart 2026'da Suriye sınırındaki el-Kaim'de bulunan Haşdi Şabi karargahına düzenlenen hava saldırısında hayatını kaybeden Irak Hizbullah Tugayları mensupları için Bağdat'ta düzenlenen cenaze töreni (Reuters)
2 Mart 2026'da Suriye sınırındaki el-Kaim'de bulunan Haşdi Şabi karargahına düzenlenen hava saldırısında hayatını kaybeden Irak Hizbullah Tugayları mensupları için Bağdat'ta düzenlenen cenaze töreni (Reuters)

Ketaib Hizbullah'ın güvenlik sorumlusu Ebu Mücahid el-Assaf, bugün yaptığı açıklamada, İslami direniş içinde yer almayanların, silahın yalnızca devletin elinde toplanmasını hedefleyen ve güvenlik, istikrar ile toplumsal barışı güçlendiren her türlü adımını memnuniyetle karşılıyoruz" dedi.

El-Assaf, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, "Cihat görevi bugün kifai bir yükümlülüktür. Bu görevi, onu terk etmeyi tercih edenler adına biz yerine getireceğiz. İhtiyaç duyulması halinde ise onlar yakınımızdadır ve görevden kaçınmayacaklardır" ifadelerini kullandı.

Ayrıca ilgili kurumlarla Haşdi Şabi yönetimi arasında yapıcı bir rol üstlenmeye hazır olduklarını belirten el-Assaf, silahların envanterinin çıkarılması, güvenli şekilde taşınması ve depolanması süreçlerinde destek sağlayabileceklerini söyledi. Devlet kurumlarında uzmanı bulunmayan bazı özel silahların teslim alınmasına da hazır olduklarını kaydeden el-Assaf, bunlar arasında insansız hava araçları (İHA), kamikaze dronlar, seyir füzeleri ve tanksavar sistemlerinin bulunduğunu ifade etti. Söz konusu silahlar için bedel ödemeye de hazır olduklarını ifade etti.

Bununla birlikte Assaf, geçmişte, bugün veya gelecekte silahlı mücadeleyi bırakıp farklı alanlara yönelmeyi tercih eden hiçbir grup ya da oluşuma yönelik olumsuz söylemleri kabul etmediklerini vurguladı. Bu tür kararların ilgili tarafların kendi tasarrufu olduğunu belirtti ve silahların devlet kurumlarına devredilmesini olumlu karşıladıklarını ifade etti.

Öte yandan Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr cuma günü yaptığı açıklamada, silahlı kanadının devlet kurumlarına entegrasyon sürecinin bir hafta içinde tamamlanması için süre tanıdı. İktidardaki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı'nın önde gelen isimlerinden biri ise Irak'taki "silahlı direnişi" toplum üzerinde bir yük olarak nitelendirdi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sadr, çarşamba günü silahlı kanadı Seraya es-Selam'ın devlet bünyesine entegre edileceğini duyurmuş ve Haşdi Şabi bünyesindeki gruplara silahlarını teslim etme çağrısında bulunmuştu.

Kararın ardından bir gün sonra Seraya es-Selam yöneticilerine talimat veren Sadr, ayrışma ve devlet kurumlarına entegrasyon işlemlerinin bir hafta içinde tamamlanmasını istedi.

Başbakan Ali ez-Zeydi de Sadr'ın kararını memnuniyetle karşıladığını belirterek, bunun iç istikrarın güçlendirilmesi ve silahın yalnızca devletin kontrolünde bulunması ilkesinin pekiştirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu söyledi.

Zeydi, tüm silahlı gruplara devlet çatısı ve resmî kurumlar altında faaliyet göstermeleri çağrısında bulunurken, silah taşıma ve yasaları uygulama yetkisinin münhasıran devlete ait olduğunu vurguladı.