Yemen ve Körfez Araştırmaları Merkezi: Yemen’de çözüm karmaşık ve detaylı

Husilerin mutlak hakimiyet elde etmek istediği Hudeyde Limanı ile diğer liman ve havaalanları grubun kontrolünde (AFP)
Husilerin mutlak hakimiyet elde etmek istediği Hudeyde Limanı ile diğer liman ve havaalanları grubun kontrolünde (AFP)
TT

Yemen ve Körfez Araştırmaları Merkezi: Yemen’de çözüm karmaşık ve detaylı

Husilerin mutlak hakimiyet elde etmek istediği Hudeyde Limanı ile diğer liman ve havaalanları grubun kontrolünde (AFP)
Husilerin mutlak hakimiyet elde etmek istediği Hudeyde Limanı ile diğer liman ve havaalanları grubun kontrolünde (AFP)

Yemen ve Körfez Araştırmaları Merkezi, Yemen'deki barış sürecinin karmaşık ve uzak olduğunu söylüyor. Araştırma Merkezi, Yemen'de siyasi girişimler veya kapsamlı bir çözüm anlamına gelmeyen kısmi, geçici bir anlaşmaya tabi olunmaya devam edileceğinin muhtemel olacağını söylüyor. Çünkü yerel, bölgesel ve uluslararası dinamikler net bir yol haritası oluşturmaya yardımcı olmuyor. Yemen kamuoyu Husilerin taviz vermeyeceği konusunda mutabık.”

Yemen ve Körfez Araştırmaları Merkezi, yakın zamanda yayınladığı araştırmada, Yemen’de kısmi çözümün güç dengelerinin merkezlerinde yeni değişimler yaratabileceğini, diğer krizlerde gerilimi tırmandırıcı yansımalara sebebiyet verebileceğini ve çok sayıda siyasi, güvenlik ve insani kriz ışığında bu ülkenin krizleri yeniden üreten bir döngü çerçevesinde yeniden yapılanma sürecinde kalabileceğini ileri sürüyor.

dcwfe
Yemen’in başkenti Sana yakınlarındaki yerinden edilenlerin kampında kalan çocuklar (Reuters)

Yemen'e barışı getirmek amacıyla müzakerelere girme formülü için çabalar nihayet yeniden başlıyor. Umman Heyeti, Husi darbe grubunun liderleriyle görüşmek, Umman Sultanlığı tarafından yürütülen arabuluculuktaki gelişmeler hakkında istişarelerde bulunmak ve müzakere sürecini yeniden başlatmak üzere başkent Sana’ya geldi. Husilerin sözcüsü ve müzakere heyeti başkanı Muhammed Abdusselam da bu ziyareti duyurdu. ABD Dışişleri Bakanlığı da ABD'nin Yemen Özel Temsilcisi Tim Lenderking'in yeni bir anlaşma sağlamak ve kapsamlı bir barış süreci başlatmak için mevcut çabaları güçlendirmek amacıyla bir dizi Körfez başkentinde ziyaret turu gerçekleştirdiğini duyurdu. Açıklamada Linderking'in, devam eden müzakereleri geliştirmek için Yemenli, Suudi, Ummanlı ve uluslararası ortaklarla yapacağı toplantılara değinildi.

Söz konusu araştırmanın yazarı araştırmacı Ahmed Alibe, Yemen krizini çözmenin geleceğine dair resmin kasvetli göründüğünü söyledi. Özellikle de yerel sahnedeki uzun süreli çatışmanın göstergeleri, tarafların henüz askeri tükenme aşamasına gelmediğini gösterdiği bir zamanda krizin çözümü konusunda tablo karanlık. Tarafların taktik ve askeri yetenekleri halen devam ettiği için bu aşamanın sona ermek üzere olduğu düşünülmüyor.

cd
ABD’nin Yemen Özel Temsilcisi Linderking barış sürecini desteklemek için bölgeye ziyaret gerçekleştiriyor (Reuters)

Aynı zamanda Kahire’deki El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi'nde uzman olan Alibe, sözlerini şöyle sürdürdü: “Husi hareketi Riyad ile ekonomik bir anlaşma zemininde ateşkes seçeneğini benimseyecek bir anlayışa sahip. Riyad, Yemen'deki silahlı tırmanışı durduracak güvenlik düzenlemelerini içermeyen bir siyasi anlaşmayı kabul edemezken, Husiler ise bu anlaşmayı Riyad ile savaşı durdurmakla eşdeğer görüyor. Husiler, Riyad'ın arabuluculuğunu reddetti ve onlarla krizin bir tarafı olarak muhatap olmak konusunda ısrar etti. Milisler arabuluculuktan kaçınarak müzakerelerin ilk turunu engelledi. Daha sonra grup ABD başta olmak üzere uluslararası güçleri anlaşmayı engellemekle suçlama yolunu tuttu.”

Hayali kurulamayan barış

Araştırma, tüm taraflar için ortak bir payda olacak bir siyasi, ekonomik ve güvenlik yolu olasılığına yönelik bir ufuk bulunmadığından gelecekte tablonun olduğundan daha kasvetli olacağı sonucuna varıyor. Yemen'deki krizin sürdürülmesi faktörü, oldubitti politikasını pekiştiren yaklaşım ışığında yeni bir ikilem olabilir.

fve
Umman heyetinin barış sürecini görüşmek üzere Sana’ya ziyaretinden bir kare (Husi medyası)

Bazı cephelerde Husi hareketlerine ve kalabalığa rağmen, ülke çoğu cephede askeri bir sükunete tanık oluyor. Merkezdeki Ed-Dali cephesinde bir gerilim söz konusu. Husi milisler batıda Taiz ve Hudeyde’de sivillere yönelik saldırılarını sürdürüyor.

Siyasi Araştırmacı Faris el-Bail Husi milislerinin İran'ın ateşkes fırtınasına zorla ve taktiksel olarak boyun eğebileceğine inanıyor. Ancak Bail’e göre bu gerçekçi çözümlere ulaşmayı zorlaştırabilir.

Şarku’l Avsat’a konuşan Bail, “Bu örgütlerle diyaloğa girerek siyasi rekabet ve güç ortaklığı durumuna gelmek tasavvur bile edilemez. Husi grubu ve El-Kaide farklı mezhepsel algı bir yana davranış, düşünce ve metodoloji olarak tamamen aynı, bu yüzden böyle bir sürecin nasıl ilerleyeceğini hayal etmek mümkün değil. İran'ın bir doktrin, düşünce ve ideolojiden ve sadece bir politika değil stratejik bir projeden birdenbire vazgeçeceğini düşünmüyorum. Dolayısıyla İran'ın 40 yılı aşkın süredir izlediği vesayet sisteminden, mezhepçilikten ve mezhepçi ideolojiden bir anda vazgeçmesi inanılacak bir durum değil. Bu, esnek bir siyasi sistem söz konusu olduğunda ve belirli koşulların veya bu değişiklikleri zorlayan değişimlerin ve çıkarların bir sonucu olarak zorlukla gerçekleşebilir.” açıklamalarında bulundu.

Ateşkesin bedeli ne?

Husi darbeciler son haftalarda askeri tırmanışa geri dönme ve insansız hava araçlarını ve balistik füzelerini sivil ve ekonomik nesneleri ve enerji kaynaklarını vurmak üzere göndererek komşu ülkeleri özellikle Suudi Arabistan’ı hedef alma tehditlerini sürdürdüler. Grup ayrıca Yemen'in petrol ve gaz gelirlerinden pay talep etmek için limanlara saldırma tehdidini de sürdürüyor.

bgf
Umman'ın Husi darbeciler üzerinde önemli bir etkisi var (Husi medyası)

Siyasi Aktivist Abdulcelil e-Hakeb havalimanları, limanlar ve sınır geçitleri üzerindeki kısıtlamaların tamamen kaldırılması, insani yardım dosyasının yetkilerini içeren bir ekonomik anlaşma imzalanması ve siyasi bir uzlaşmayı kabul etmenin bedeline ilişkin açıklamalarda bulundu. Hakeb’e göre darbeciler hâlâ aynı, ötelenemeyen ve siyasi çözüme bağlanamayan taleplerin üzerinde duruyorlar.

Hakeb, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Suudi Arabistan uluslararası toplumla birlikte kapsamlı bir barış haritasına doğru ilerliyor. Ekonomi bu haritanın başlıklarından biri. Husi darbeciler ateşkesin devamını kabul etmek için bir bedel almakta ısrar ediyorlar. Bu bağlamda Husilerin söylem düzeyinde gerilimi tırmandırmaları ve tekrarlanan askeri manevraları onlara, herkese bedavaya bir istikrar dönemi verdiklerini hatırlatıyor. Bütün bunlar, Husi milislerinin, taleplerini karşılamayan ateşkesi sadece bedelsiz bir taviz ve meşru hükümetin ve onu destekleyen koalisyonunun amaçlarına hizmet etmek olarak gördüğü anlamına geliyor. Zaman zaman Husilerin başlattığı tehdit, büyük askeri savaşlara yeniden ilerlediğimizi gösteriyor. Ancak, grubun barış ve savaş kararına yön veren kesin kriterlerini bilmeden bu kaderin kaçınılmazlığından emin olmak mümkün değil.”



Irak'taki yeni hükümetten silahlı grupları ayırma gücünün testi

Nuri el-Maliki, Muhammed es-Sudani, Kays el-Hazali ve Latif Raşid'in Bağdat'ta düzenlenen bir toplantıda bir araya geldiği arşiv fotoğrafı (AFP)
Nuri el-Maliki, Muhammed es-Sudani, Kays el-Hazali ve Latif Raşid'in Bağdat'ta düzenlenen bir toplantıda bir araya geldiği arşiv fotoğrafı (AFP)
TT

Irak'taki yeni hükümetten silahlı grupları ayırma gücünün testi

Nuri el-Maliki, Muhammed es-Sudani, Kays el-Hazali ve Latif Raşid'in Bağdat'ta düzenlenen bir toplantıda bir araya geldiği arşiv fotoğrafı (AFP)
Nuri el-Maliki, Muhammed es-Sudani, Kays el-Hazali ve Latif Raşid'in Bağdat'ta düzenlenen bir toplantıda bir araya geldiği arşiv fotoğrafı (AFP)

Kaynaklar, Washington’ın İran yanlısı silahlı grupları yeni Irak hükümetinden uzaklaştırmak amacıyla Bağdat'taki bazı taraflarla birlikte baskılarını yoğunlaştırdığını bildirdi.

Bağdat'ta gelen ABD heyeti dün Ali ez-Zeydi'nin yeni kabineyi kurmakla görevlendirilmesini memnuniyetle karşılayarak ‘kabinenin Iraklıların özlemleriyle uyumlu biçimde oluşturulması’ çağrısında bulundu.

Kaynaklar, “Zeydi'nin parti liderlerini programının silahlı grupları uzaklaştırmaya dayandığı konusunda bilgilendirdiğini’ belirtirken ‘silahlı gruplardan uzak bir kabine listesinin geçirilmesinin belirleyici bir güç sınavı oluşturduğuna’ dikkat çekti.

Uzmanlar, silahlı grupların devlet kurumlarındaki varlıkları konusunda oyalama taktiğine başvurmasından ya da ABD’lilere karşı saldırıların yeniden başlamasından endişe ediyorlar.

Öte yandan ABD merkezli bir hukuk firması, kısa bir süre önce yürüttüğü bağımsız soruşturmanın Irak’ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali el-Zeydi'yi İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) mali faaliyetleriyle ilişkilendiren herhangi bir kanıt ortaya koymadığını açıkladı.


Mali’deki gelişmeler Fransa’yı endişelendiriyor… Fransa, vatandaşlarından bu çalkantılı Afrika ülkesini terk etmelerini istedi

(foto altı) Mali’deki askeri hükümetin lideri Assimi Goita (sağda), Bamako’daki Koulouba Sarayı’nda Rusya’nın Mali Büyükelçisi İgor Gromyko’nun da aralarında bulunduğu Rus yetkililerle bir araya geldi, 28 Nisan 2026. (Reuters)
(foto altı) Mali’deki askeri hükümetin lideri Assimi Goita (sağda), Bamako’daki Koulouba Sarayı’nda Rusya’nın Mali Büyükelçisi İgor Gromyko’nun da aralarında bulunduğu Rus yetkililerle bir araya geldi, 28 Nisan 2026. (Reuters)
TT

Mali’deki gelişmeler Fransa’yı endişelendiriyor… Fransa, vatandaşlarından bu çalkantılı Afrika ülkesini terk etmelerini istedi

(foto altı) Mali’deki askeri hükümetin lideri Assimi Goita (sağda), Bamako’daki Koulouba Sarayı’nda Rusya’nın Mali Büyükelçisi İgor Gromyko’nun da aralarında bulunduğu Rus yetkililerle bir araya geldi, 28 Nisan 2026. (Reuters)
(foto altı) Mali’deki askeri hükümetin lideri Assimi Goita (sağda), Bamako’daki Koulouba Sarayı’nda Rusya’nın Mali Büyükelçisi İgor Gromyko’nun da aralarında bulunduğu Rus yetkililerle bir araya geldi, 28 Nisan 2026. (Reuters)

Mali’de tarih tekerrür ediyor. 14 yıl önce, El-Kaide’ye bağlı silahlı terör örgütü Nusra, ülkenin kuzeyini kontrol altına almayı başarmış ve örgütün militanları başkent Bamako’yu kuşatma amacıyla güney yönüne ilerlemişti. Bugün de benzer bir durum yaşanıyor; aynı örgüt ve merkezi hükümetten ayrılmayı hedefleyen Azavad Kurtuluş Cephesi, Bamako’yu kuşatma amacına ulaşmak için başkente yaklaşmış durumda. Bu durum, Assimi Goita’nın başkanlık ettiği askeri hükümete yönelik baskıları arttırma amacı taşıyor.

ddsdsvs
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 23 Haziran’da Kremlin’de Mali’deki askeri hükümetin lideri Assimi Goita’yı kabul etti. (Reuters)

Azavad Kurtuluş Cephesi Sözcüsü Muhammed Mevlud Ramazan dün AFP’ye yaptığı açıklamada, “Rejim er ya da geç düşecek” dedi. Onun değerlendirmesine göre, 2020 ve 2021’deki askeri darbelerle iktidara gelen mevcut yönetim “ayakta kalmakta zorlanacak”.

Ancak geçmişte yaşananlarla şu anki durum arasında bir fark var. 13 yıl önce, dönemin Mali Cumhurbaşkanı, silahlı grupların başkent Bamako’yu ele geçirmesini engellemek için Fransa’dan yardım istemişti ve dönemin Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın cevabı oldukça hızlı olmuştu. Hollande, ‘Serval’ adı verilen askeri gücü hemen gönderdi ve bu güç, saldırganların başkente doğru ilerleyişini durdurmayı başardı, ardından kuzeydeki şehirleri teker teker geri aldı. 2014’te ise Serval, Barkhane adı altında yeniden yapılandırılarak Mali’de operasyonlarını sürdürdü; bu kuvvet, beş binden fazla asker, hava gücü ve ağır savaş ekipmanlarıyla, her türlü silahlı ve terörist gruba karşı mücadele etti.

gthy
Mali’deki askeri hükümetin lideri Assimi Goita, geçtiğimiz cumartesi gününden bu yana sahada kaydedilen ilerlemenin ardından Malililere seslendi. (Reuters)

Ancak, darbecilerin başlattığı Fransa karşıtı siyasi seferberlik, nihayetinde Fransız kuvvetlerinin 2022 yılında Mali’den çekilmesine yol açtı. Ardından, Fransa’nın çekildiği bölgeler arasında Nijer, Burkina Faso ve Çad da yer aldı; kısacası Sahel ülkeleri olarak bilinen tüm bölgeyi kapsayan bir çekilme yaşandı. Darbeciler, Fransız kuvvetlerinin yerini Rusya’ya ait başka bir güçle, ‘Wagner’ adı altında gelen bir kuvvetle doldurdular. Ancak, 2023 yazında Wagner’in lideri Evgeny Prigojin’in Moskova’dan St. Petersburg’a giderken uçak kazasında hayatını kaybetmesinin ardından, bu güç adını ‘Afrika Kolordusu’ olarak değiştirdi.

Rusya’nın çekilmesi

Olayların hızla gelişmesiyle Tuareg isyancıları, Afrika Kolordusu’na bağlı Rus askerlerinin Kidal’den çekilmesi konusunda bir ‘anlaşma’ sağladıklarını açıkladılar. Ramazan, “Hedefimiz, Rusların Azavad’dan ve tüm Mali’den çekilmesidir… Ruslarla girdiğimiz tüm çatışmalarda zafer kazandık. Rusya ile özel bir sorunumuz yok, diğer hiçbir ülke ile de sorun yaşamıyoruz. Sorunumuz, Bamako’daki mevcut yönetimle” ifadelerini kullandı. Ramazan, Rusların ‘şiddetli suçlar işleyen, katliamlar gerçekleştiren, şehirleri ve köyleri yok eden, sağlık merkezlerini, okulları ve su kaynaklarını tahrip edenleri desteklediğini’ belirtti.

hyjuk
Fransız ordusu tarafından paylaşılan bu tarihsiz fotoğrafta, Mali’nin kuzeyindeki Rus paralı askerler görülüyor. (AP)

Rusya Savunma Bakanlığı bu hafta, Mali’deki askeri konseyin desteklenmesi için gönderilen Afrika Kolordusu savaşçılarının Kidal’den çekilmek zorunda kaldığını açıkladı. Rusların güvenli bir geçiş koridoru talep ettiğini belirten Ramazan, “Ruslar kendilerini tehlikede buldular. Çıkış yolu yoktu... Her yandan kuşatıldılar, bizden çözüm bulmamızı istediler. Kuvvetlerimizin ve ateş gücümüzün karşısında dayanamayacaklarını fark ettiklerinde çekilme talebinde bulundular” ifadelerini kullandı. İsyancılar, Kidal’ın ardından Gao, Timbuktu ve Menaka şehirlerini ele geçirmeyi planladıklarını vurguladılar.

Fransızların utancı

Bugün ise Paris, eski sömürgesi olan Mali’deki gelişmeleri uzaktan izliyor. Uzun yıllar boyunca Fransızlar için en yakın ülke olan Mali, şu anda Fransız hükümetinin, kendisini ülkeden çıkaran yönetimi kurtarmaya hazır olmadığı bir durumla karşı karşıya. Bununla birlikte, isyanın, Fransa’ya çok yakın olan Batı Afrika ülkelerine, örneğin Senegal ve Fildişi Sahili’ne sıçraması korkusu, Fransa'yı tedirgin ediyor. Fransızların zor durumda kaldığını gösteren bir diğer nokta ise Paris’in, Azavad Kurtuluş Cephesi savaşçılarının ve teröristlerin 25 Eylül’de stratejik Kidal ve Gao şehirlerini, ülkenin kuzeyindeki geniş bölgeleri ele geçirmesi ve Bamako’ya, hatta başkentteki havalimanına yaklaşması karşısında üç gün boyunca yorum yapmamış olması. Bu açıklama ne resmi bir bildiriyle ne de bir hükümet yetkilisinin açıklamasıyla yapıldı; aksine, bir Fransız diplomatı, Paris’in Mali’deki gelişmelerden ‘endişe duyduğunu’ ve ‘sivil halka karşı işlenen şiddet eylemlerini en sert şekilde kınadığını’ belirterek, ‘Mali halkı ile dayanışma’ ifadelerini kullandı.

fgthy
26 Nisan’da ordu ile Tuareg isyancıları ve militanlardan oluşan ittifak arasında çatışmaların yeniden alevlenmesinin ardından başkent Bamako’da gündelik hayat (AFP)

Söz konusu diplomat, Fransa'nın ‘Mali'de kalıcı bir barış ve istikrar sağlama’ arzusunu dile getirdi, ancak bu açıklamada ne mevcut hükümete ne de askeri konseye dair herhangi bir atıfta bulunulmadı. Aynı çerçevede diplomatik kaynak, Fransa hükümetinin ‘Mali'deki vatandaşlarının güvenliğine de büyük özen gösterdiğini’ belirterek, onları ‘dikkatli olmaya’ çağırdı.

Fransa dün, sahadaki endişe verici gelişmelerin, hatta Bamako’daki durumun bile tehlikeye girmesi üzerine, vatandaşlarına ülkeden ‘en kısa sürede’ ayrılmaları çağrısında bulundu. Fransa vatandaşları, Mali’den ayrılana kadar, evlerinde kalmaları, seyahatlerini sınırlamaları ve yerel yetkililerin talimatlarına uymaları konusunda uyarıldı. Ayrıca, durumları hakkında yakınlarını bilgilendirmeleri istendi.

Fransa Dışişleri Bakanlığı’na göre Mali’de 4 bin 198 Fransız vatandaşı bulunuyor. Fransa’nın Bamako’daki büyükelçiliği halen açık olmakla birlikte, güvenlik durumunun kötüleşmesiyle Paris’in burada çalışan sayısını azaltması bekleniyor.

sdvf
 Fransız ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Nisan 2022’de Mali’nin kuzeyinde Rus paralı askerlerin bir helikoptere bindiği görülüyor. (Fransız ordusu – AP)

Gerçek şu ki Paris, Bamako’daki gelişmelere karşı bir çaresizlik hissediyor; zira elindeki etki araçları oldukça sınırlı, hatta neredeyse hiç yok. Başlangıçtan itibaren Fransa, Wagner milislerinin 2 binden fazla askerle konuşlandırılmasının, silahlı hareketler ve ayrılıkçı gruplara karşı duramayacağını belirtmişti. Gerçek görevlerinin, halkı korumak değil, rejimi savunmak olduğunu vurgulamıştı. Bugün Paris’te, yaşananların beklenen bir durum olduğu ve Afrika Kolordusu’nun ülkeden ayrılmasının çok uzak bir ihtimal olmadığı görüşü hâkim.

Yeni yöntem arayışı

Mali ve Fransa, Fransız kuvvetlerinin çıkışını takip eden ve büyük bir gerilimle devam eden süreçten sonra, ‘makul’ bir ilişki zemini üzerinde anlaşmayı başardılar. Bu, Fransız istihbarat ekibinin, Fransız büyükelçiliği çerçevesinde Bamako’da kalmasına izin verilmesiyle kendini gösterdi. Bamako da aynı hakkı Paris’teki büyükelçiliğinde elde etti. Paris’teki geniş bilgiye sahip kaynaklar, iki taraf arasındaki ‘istihbarat iş birliğinin’ her iki tarafın da birbirine duyduğu ihtiyaç nedeniyle ‘iyi’ olduğunu belirtiyor.

fdvfdv
Azavad Kurtuluş Cephesi koalisyonuna bağlı Tuareg isyancıları, Kidal’da bir kamyonetin üzerinde (AFP)

 

Ancak, geçen yıl ilişkiler yeniden kötüleşti. Mali yetkilileri, bir Fransız dış istihbarat servisi ajanını, Assimi Goita’yı devirmeyi amaçlayan bir darbe girişimine katılmak ve Mali’nin güvenliğine karşı komplo kurmak suçlamasıyla tutukladı. Paris, bu suçlamaları şiddetle reddetti. Sonuç olarak, söz konusu ajan hapse atıldı ve Bamako, Paris’in defalarca yaptığı, ajanı Fransa’ya iade etme talebini reddetti. Paris, Bamako üzerinde baskı kurmak için arabuluculara başvurdu, bunlar arasında Fas da yer aldı. Ancak bu çabalar başarısız oldu ve birçok kaynak, Mali ile ilişkilerde izlenecek doğru yaklaşım konusunda görüş ayrılıkları olduğunu belirtti.

scd
Azavad Kurtuluş Cephesi koalisyonuna bağlı Tuareg isyancıları, Kidal’da bir kamyonetin üzerinde (AFP)

Fransa, bugün oldukça zor bir durumda: Bir yandan, Mali’deki gelişmeleri göz ardı edemiyor, çünkü bu gelişmelerin Sahel bölgesindeki diğer ülkeler ve Fransa’nın doğrudan güvenlik ve ekonomik çıkarları üzerinde büyük etkileri olabilir. Zira, bu ülkeyi çevreleyen yedi ülke (Moritanya, Senegal, Gine, Fildişi Sahili, Burkina Faso, Nijer ve özellikle Cezayir) ile birleşen Mali’nin, militanların kontrolüne girmesi, Sahel bölgesindeki etkilerini genişletmek isteyen silahlı grupların ellerine geçtiğinde patlayıcı bir tehdit haline gelebilir. Bu durum, Paris’in çıkarlarının ve büyük iş birliklerinin bulunduğu bölgelerdeki dengeyi altüst edebilir. Öte yandan Paris, olayların seyrini etkilemek için yeni araçlar arayışında. Fransa, daha önce sıkça başvurduğu doğrudan müdahale yöntemlerinin artık etkili olmadığını kabul ediyor. Bunun yerine, Cezayir gibi bölgesel aktörler ve ABD, Rusya ve Çin gibi uluslararası güçler, Fransa'nın geride bıraktığı boşluğu doldurmak için hazır durumda.


Hamas, Siyasi Büro Başkanı seçimi sürecine yeniden ivme kazandırıyor

Hamas liderleri... (Sağdan sola) Ruhi Müşteha, Salih el-Aruri, İsmail Heniyye, Halid Meşal ve Halil el-Hayye (Arşiv – Hamas medyası)
Hamas liderleri... (Sağdan sola) Ruhi Müşteha, Salih el-Aruri, İsmail Heniyye, Halid Meşal ve Halil el-Hayye (Arşiv – Hamas medyası)
TT

Hamas, Siyasi Büro Başkanı seçimi sürecine yeniden ivme kazandırıyor

Hamas liderleri... (Sağdan sola) Ruhi Müşteha, Salih el-Aruri, İsmail Heniyye, Halid Meşal ve Halil el-Hayye (Arşiv – Hamas medyası)
Hamas liderleri... (Sağdan sola) Ruhi Müşteha, Salih el-Aruri, İsmail Heniyye, Halid Meşal ve Halil el-Hayye (Arşiv – Hamas medyası)

Hamas’a yakın iki kaynak dün, hareketin, tüm büro üyelerinin seçimi tamamlanana kadar, yeni bir Siyasi Büro Başkanı seçme sürecine yeniden başladığını bildirdi.

Bu adım, hareketin başkanlık yarışına yeniden ivme kazandırırken, ocak ve şubat aylarında en az iki kez aksayan süreci canlandırıyor.

Gazze içinden bir kaynak, “Doğrudan seçimlerin yapılmasını engelleyen durumlardan artık kurtulundu ve seçim sürecinin yeniden başlatılması için fırsat doğdu” dedi.

Kaynak, ‘engellenen durumların’ bazılarının, Gazze Şeridi’ndeki iç organizasyonel çatışmalarla ilgili olduğunu belirterek, bu sorunların çözülmesinin ardından seçim sürecinin yeniden başlatılmasına karar verildiğini, ayrıca hareketin yürüttüğü dış siyasi ve güvenlik müzakerelerinin de süreci etkilediğini ifade etti.

Görsel kaldırıldı.
Gazze Şeridi’ndeki Sivil Savunma Müdürlüğü ekipleri, İsrail füzesinin isabet ettiği bir aracı inceliyor. (EPA)

Hamas, 1987 yılında kurulduğundan bu yana karşılaştığı en büyük krizi yaşıyor. 7 Ekim 2023’teki saldırıdan sonra başlayan İsrail operasyonları, hareketin farklı kanatlarına ve kademelerine ulaşarak, bir dizi örgütsel ve mali krize yol açtı.

Tahminlere göre, Hamas’ın yurt dışındaki Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal ve Gazze’deki Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye, siyasi büro başkanlığına gelme konusunda en güçlü adaylar olarak öne çıkıyor.

İç ve dış Hamas çevrelerinde yapılan değerlendirmelere göre el-Hayye, Gazze’deki hareketin unsurları ve Hamas’ın askeri kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları tarafından destekleniyor. Öte yandan, Halid Meşal’in ise Batı Şeria ve yurt dışındaki Hamas çevrelerinde destek kazandığı belirtiliyor.

Bir dış kaynak, Şarku’l Avsat’a, “Hamas'ın yeni başkanının seçimi, mevcut koşullar ve imkanlar doğrultusunda Gazze Şeridi, Batı Şeria ve yurt dışında mevcut tüm alanlarda yapılacak ve bu süreç kısa süre içinde netleşecek” şeklinde açıklama yaptı.

Yaklaşık bir buçuk yıldır Hamas’ın işlerini yürüten Liderlik Konseyi, 2023 yılı başında, hareketin kalan siyasi büro dönemi (2025'te sona ermesi bekleniyordu ancak bir yıl uzatıldı) boyunca yeni bir başkan seçme sürecini başlattı. Bu seçim, yıl sonu veya gelecek yılın başında yapılacak genel seçimlere kadar geçici bir başkanlık işlevi görecek.

Hareketin başkanlık seçimi için şubat ayında bir girişim olmuş, ancak o dönemdeki ABD-İsrail-İran savaşının başlaması nedeniyle bu girişim engellenmişti.

Seçimler yalnızca iç ve dış Hamas’ı yönetecek yeni bir siyasi büro başkanının seçilmesiyle sınırlı olacak. Siyasi büro için kapsamlı bir seçim ise yıl sonu ya da 2027’nin başına kadar yapılmayacak.

Mevcut Liderlik Konseyi, Gazze Şeridi, Batı Şeria ve yurt dışındaki Hamas liderleriyle Şura Konseyi Başkanı Muhammed Derviş’in başkanlık yaptığı bir yapıdan oluşuyor. Bu konsey, Hamas’ın iç ve dış meselelerini izleyen ve bu meseleler hakkında üyeler arasında istişarelerde bulunan bir danışma organına dönüştürülecek.