Mısır: Siyasi diyalog kapsamında aktivistleer serbest bırakılıyor

Aktivistlerin serbest bırakılması, büyük muhalefet güçlerinin Mısır'ın ulusal diyaloğuna bağlılığını sağlıyor

Mısırlı muhalefet partilerinin de yer aldığı Sivil Demokratik Hareket toplantısı (Mısır Sosyal Demokrat Partisi)
Mısırlı muhalefet partilerinin de yer aldığı Sivil Demokratik Hareket toplantısı (Mısır Sosyal Demokrat Partisi)
TT

Mısır: Siyasi diyalog kapsamında aktivistleer serbest bırakılıyor

Mısırlı muhalefet partilerinin de yer aldığı Sivil Demokratik Hareket toplantısı (Mısır Sosyal Demokrat Partisi)
Mısırlı muhalefet partilerinin de yer aldığı Sivil Demokratik Hareket toplantısı (Mısır Sosyal Demokrat Partisi)

Mısırlı yetkililerin Ahmed Doma ve diğerleri liderliğindeki siyasi aktivistleri yakın zamanda serbest bırakması, büyük muhalefet partilerini de içeren Sivil Demokratik Hareket’in Cumhurbaşkanı’nın desteklediği ulusal diyaloğa katılıma devam etme kararı almasına yol açtı. Bu diyalogda seçimler, kamusal özgürlükler, ekonomik durum ve diğer konular gibi çeşitli dosyalar tartışılıyor.

Pazar akşamı bir araya gelen Sivil Demokratik Hareket, Cumhurbaşkanı Sisi'ye sunulan ulusal diyalog tavsiyelerini, bunların ilgili makamlara iletilmesini, idari tedbirler veya Parlamento aracılığıyla yasama hamleleri yoluyla etkinleştirilmesini tartıştı.

Bu haftanın başlarında Sisi, önde gelen aktivist Ahmed Doma'nın da aralarında bulunduğu, nihai cezaya çarptırılan beş kişi hakkında af kararı yayınladı. Cumhurbaşkanlığı Af Komitesi, 30 tutuklunun duruşma öncesi serbest bırakıldığını duyurdu.

Mısır Anayasası'nın 155. maddesi, Cumhurbaşkanı’na, Bakanlar Kurulu’nun görüşünü alması ardından affetme veya cezayı hafifletme yetkisi veriyor. Tutukluların serbest bırakılmasına ilişkin kararlar Cumhuriyet Savcılığı tarafından veriliyor.

Bu muhalefet bloğundaki bir kaynağın ifade ettiğine göre, Sivil Hareket’in daha önce isimlerini ilgili makamlara sunduğu aktivistlerin serbest bırakılmasının gecikmesi, hareketteki partiler arasında sıkıntılara neden oldu. Ardından ise somut çözümler elde edildi. 

Mısır Gazeteciler Sendikası başkanı Halid el-Balşi, genç gazeteci Kerim Esad’ın serbest bırakıldığını duyurdu. Esad’ın çalıştığı “Matsda2sh” platformu, Zambiya uçak davasının ayrıntılarını yayınlaması üzerine tutuklandığını duyurmuştu. Balşi, ilgili yetkililere sendikanın taleplerine anlayışları ve hızlı yanıt vermeleri için teşekkürlerini sundu.

Sivil Demokratik Hareket partilerinden Mısır Sosyal Demokrat Partisi’nin bildirdiğine göre, partinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya katılanlar, yakın zamanda açıklanan ulusal diyalog tavsiyelerinden bazıları üzerinde mutabakata varılan hususlara uygunluğunu kabul etti. Aynı zamanda başka konularda da bir takım gözlemlerde bulundular. Hareketin yaklaşan başkanlık seçimlerine ilişkin tutumuna ilişkin vizyonunu belirlemek üzere gelecek hafta toplanması planlanıyor.

Basında çıkan haberlerde, ulusal diyaloğa katılımını sürdürme yönünde katılımcıların çoğunluğunca karar alındığı aktarıldı. Onur Partisi eski Başkanı Hamdin Sabahi, Doma'yı affettiği için toplantıda Cumhurbaşkanı Sisi'ye teşekkürlerini sundu. Eski cumhurbaşkanı adayı Sabahi, önde gelen siyasi aktivist için alınan af kararının, pek çok zorluğa sahne olan ve uzun zaman alan müzakerelerin ardından verildiğini belirtti.

Mısır'da bir mahkeme, 2019 yılında Mısır'da kabine olayları olarak bilinen ve 2011 yılına dayanan davanın yeniden görülen davasında Doma'yı 15 yıl hapis ve 6 milyon lira para cezasına çarptırmıştı.

Sabahi, “Doma'nın serbest bırakılması kararı ardından Sivil Demokratik Hareket’in daha fazla kazanım elde etmek için ulusal diyaloğu sürdürmesi ve meşru partilerin tutuklu üyeleri hususunda müzakere yapması zorunlu hale geldi” ifadelerini kullandı.

Yaklaşık bir ay önce ise araştırmacı Patrick Zaki ve insan hakları avukatı Muhammed el-Bakir’in serbest bırakılmış, Mısırlı siyasi çevreler tarafından geniş çapta memnuniyetle karşılanmıştı. Adalet Partisi sözcüsü Mutaz eş-Şennavi, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, “Mahkumların, bilhassa Sivil Demokratik Hareket’e mensup olanların serbest bırakılması, ulusal diyaloğa katılımı sürdürme kararına destek oluyor. Ancak tek sebep bu değil. Vizyonumuza uygun çıktılar almayı umuyoruz. Gözaltı dosyasında belirli bir vizyonumuz var” ifadelerine başvurdu.

Ulusal diyalog taraflarının gözaltı meselesini daha sonra tartışması bekleniyor. Şennavi’nin belirttiğine göre Sivil Demokratik Hareket, eski Cumhurbaşkanı Adli Mansur'un bu bağlamda 2014 yılında yaptığı mevzuat değişiklikleri öncesine dönülmesi, gözaltı süresinin üç ayı geçmemesi çağrısında bulunuyor. Şennavi, “Bu taleplerin yerine getirilmesi için baskı yapacağız” ifadelerini kullandı.



Ali et-Tahir ve esirler müzakereleri hareketlendiriyor

Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne ait bir araç, İsrail’in serbest bıraktığı Lübnanlı esirleri taşıyarak dün Sur’a ulaştı. (DPA)
Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne ait bir araç, İsrail’in serbest bıraktığı Lübnanlı esirleri taşıyarak dün Sur’a ulaştı. (DPA)
TT

Ali et-Tahir ve esirler müzakereleri hareketlendiriyor

Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne ait bir araç, İsrail’in serbest bıraktığı Lübnanlı esirleri taşıyarak dün Sur’a ulaştı. (DPA)
Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne ait bir araç, İsrail’in serbest bıraktığı Lübnanlı esirleri taşıyarak dün Sur’a ulaştı. (DPA)

Güney Lübnan’da eş zamanlı olarak yaşanan gelişmeler, Lübnan-İsrail müzakerelerinin yeniden başlatılmasına zemin hazırladı. İsrail’in Ali el-Tahir Tepeleri’nde "operasyonel kontrol" sağladığını duyurması ve Lübnanlı esirleri serbest bırakması üzerine Washington, yaklaşan görüşmeler öncesinde bu adımların üzerine inşa edilecek bir süreç için harekete geçti.

ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği, tutukluların serbest bırakılmasını memnuniyetle karşılayarak bu adımı "olumlu" olarak nitelendirdi ve her iki tarafa da yakalanan bu ivmeyi sürdürme çağrısında bulundu. Bu gelişmeyle eş zamanlı olarak Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD Büyükelçisi Michel Issa ve ABD Kongre üyeleriyle bir araya gelerek önümüzdeki müzakere turunun hazırlıklarını ele aldı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Avn görüşmede, kalan tutukluların serbest bırakılmasının tamamlanması, üçlü müzakerelerde varılan uzlaşıların ve "çerçeve anlaşmasının" takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

ABD’nin diplomatik girişimleri sürerken; İsrail’in bölgeden çekilmesi ve Hizbullah’ın silahları gibi temel meseleler henüz çözüme kavuşturulabilmiş değil. Hizbullah, İsrail’in stratejik tepedeki kontrolünün eksiksiz olduğu iddiasına şüpheyle yaklaşsa da Ali el-Tahir Tepesi’ndeki son durum, gelecekteki müzakerelere yeni bir alan açıyor. Şimdi tüm gözler, sahadaki yeni gerçekliklerin bir sonraki görüşmelerin dengelerine ve siyasi şartlarına nasıl yansıyacağına çevrilmiş durumda.


Suudi Arabistan ve Mısır, İran, Filistin ve Sudan'daki son gelişmeleri ele aldı

Bin Ferhan ve Abdulati arasında geçen haziran ayında Kahire'de yapılan görüşme (Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)
Bin Ferhan ve Abdulati arasında geçen haziran ayında Kahire'de yapılan görüşme (Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)
TT

Suudi Arabistan ve Mısır, İran, Filistin ve Sudan'daki son gelişmeleri ele aldı

Bin Ferhan ve Abdulati arasında geçen haziran ayında Kahire'de yapılan görüşme (Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)
Bin Ferhan ve Abdulati arasında geçen haziran ayında Kahire'de yapılan görüşme (Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)

Suudi Arabistan ve Mısır, bölgedeki son gelişmeleri görüştü. Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ile yaptığı telefon görüşmesinde ikili ilişkilerin daha da güçlendirilmesi yollarını ele aldıklarını bildirdi. Abdulati, "İran, Filistin ve Sudan'daki gelişmeler başta olmak üzere bazı bölgesel dosyalar hakkında görüş alışverişinde bulunduk" dedi.

Bugün X platformundaki resmi hesabından paylaşımda bulunan Abdulati, Prens Faysal bin Ferhan ile "iki ülke arasındaki mümtaz kardeşlik ilişkilerini" ele aldıklarını belirtti.

Geçtiğimiz ağustos ortasında da Suudi Arabistan ve Mısır Dışişleri Bakanları bir telefon görüşmesi gerçekleştirmişti. Görüşmede iki ülke arasındaki "kardeşlik ve stratejik ilişkilerin derinliği ile özel niteliğine" övgüde bulunulmuş, çeşitli alanlardaki ikili iş birliği süreçlerini geliştirmeye devam etme yönündeki ortak kararlılık vurgulanmıştı.

Bakanlar o dönemde ayrıca, iki kardeş ülke de dahil olmak üzere bölgesel ortakların gerilimi düşürmek ve bölgedeki tırmanışı dizginlemek amacıyla yürüttüğü yoğun çabaları ele almıştı. Görüşmede, "mevcut bölgesel güvenlik kaygılarının giderilmesi, devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi, bu egemenliğin ihlal edilmemesi ve çatışma çemberinin genişlemesinden kaçınılması" gerektiğinin altı çizilmiş; uluslararası su yollarında seyrüsefer emniyeti, güvenliği ve özgürlüğünün sağlanmasının önemine vurgu yapılmıştı.

Geçtiğimiz haziran ayında ise Bin Ferhan ve Abdulati, Kahire'de gerçekleştirdikleri görüşmede iki kardeş ülke arasındaki ikili ilişkilerin her alanda geliştirilmesi yollarını değerlendirmişti. Mısır-Suudi Arabistan ilişkilerinde yaşanan ivmeyi ve yakın koordinasyonu takdir eden bakanlar, iki ülke ve halklarının ortak çıkarlarına hizmet edecek şekilde iş birliğini sürdürme iradesini teyit etmişti.

Görüşmede bakanlar, bölgesel gelişmeler karşısında iki kardeş ülke arasındaki koordinasyon ve istişarenin aralıksız sürdürülmesinin önemine dikkat çekmişti.


Kızılhaç, İsrail tarafından serbest bırakılan dört kişinin Lübnan'a nakledildiğini açıkladı

Lübnan sınırındaki bir köyde yıkılmış binanın yanındaki duvara çizilmiş İsrail bayrağı (AFP)
Lübnan sınırındaki bir köyde yıkılmış binanın yanındaki duvara çizilmiş İsrail bayrağı (AFP)
TT

Kızılhaç, İsrail tarafından serbest bırakılan dört kişinin Lübnan'a nakledildiğini açıkladı

Lübnan sınırındaki bir köyde yıkılmış binanın yanındaki duvara çizilmiş İsrail bayrağı (AFP)
Lübnan sınırındaki bir köyde yıkılmış binanın yanındaki duvara çizilmiş İsrail bayrağı (AFP)

Uluslararası Kızılhaç Komitesi bugün yaptığı açıklamada, bir sivilin serbest bırakılmasının ertesi günü, İsrail tarafından serbest bırakılan dört kişiyi daha Lübnan’a naklettiğini bildirdi.

Uluslararası örgütten yapılan yazılı açıklamada, "İlgili tarafların talebi üzerine Uluslararası Kızılhaç Komitesi, serbest bırakılan beş kişinin Lübnan’a naklini kolaylaştırmıştır" denilerek, kişilerden birinin Perşembe, diğer dördünün ise bugün nakledildiği belirtildi.

Şarku’l Avsatın AFP’nin aktardığına göre Lübnanlı resmi bir kaynak verdiği bilgide, Lübnan hükümetinin ağustos ayında Roma’da ABD arabuluculuğunda gerçekleşen son müzakere turunda İsrail’den bu tutukluların ilk grubunu serbest bırakmasını talep etti.

BM Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) askerleri, Lübnan'ın güneyinde İsrail sınırındaki tel örgüler yakınında yaya devriye geziyor (UNIFIL)
BM Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) askerleri, Lübnan'ın güneyinde İsrail sınırındaki tel örgüler yakınında yaya devriye geziyor (UNIFIL)

Lübnanlı bir askeri kaynak, Lübnan ordusunun dün öğleden sonra Uluslararası Kızılhaç Komitesi aracılığıyla bu beş kişiden birini teslim aldığını bildirdi. Kaynak, Kızılhaç'ın serbest bırakılan kişiyi Güney Lübnan’daki Nakura sınır kapısından geçirdiğini açıkladı. Eş zamanlı olarak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, "Güney Lübnan’da İsrail ordusunun kontrolündeki bölgelerde gözaltına alınan beş Lübnanlı sivilin serbest bırakılmasına karar verilmiştir" ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, "Sorgulamalarının tamamlanmasının ardından, bu kişilerin herhangi bir terör örgütüne üye olmayan, terör eylemlerine katılmayan siviller olduğu ve İsrail’de gözaltında tutulmaya devam edilmeleri için bir neden bulunmadığı anlaşılmıştır" denildi. Daha sonra Lübnanlı resmi bir kaynak; ikisi Lübnanlı, ikisi Suriyeli olan diğer dört sivilin serbest bırakılma işleminin bugüne ertelendiğini bildirdi.

Kaynak, bu kişilerin serbest bırakılmasının, henüz bir sonraki tur tarihi belirlenmeyen Roma müzakerelerinin tamamlanmasına zemin hazırlama amacı taşıdığını belirtti. Netanyahu’nun office ise beş sivilin serbest bırakılmasını; Roma görüşmelerinin ardından Lübnan ve İsrail’in, Lübnan İç Savaşı (1975-1990) sırasında kaçırılarak öldürülen Lübnanlı Yahudi şahsiyetlerin gömüldüğü yerleri tespit etmek amacıyla yürüttüğü "yoğun çabalara" bağladı.