Mısırlı aktivist Kasım’ın gözaltına alınması liberalleri böldü
Sivil Demokratik Hareket’in önceki toplantısı. (Sivil Demokratik Hareket’in Facebook sayfası)
Bir kamu görevlisine saldırmakla suçlanan Mısırlı siyasi aktivist Hişam Kasım’ın gözaltına alınması, siyasi partileri ve blokları bir araya getiren Mısır Sivil Demokratik Hareketi arasında anlaşmazlıklara yol açtı.
Kasım, Özgür Hareket’in (Liberal partilerden oluşan bir blok) mütevelli heyetine başkanlık ediyor. Kasım, iki gün önce, el-Kerame Partisi lideri Kemal Ebu Ayta’ya hakaret ve iftira atmakla suçlanmasına karşılık beş bin cüneyh (1 dolar 30,9 cüneyhe eşit) kefalet ödemeyi reddetti. El-Kerame Partisi, on iki muhalefet partisinden oluşan bir grup olan Mısır Sivil Demokratik Hareket’in bir üyesi.
Kasım, bir kamu görevlisine saldırmak suçlamasıyla yeni bir şikayetle karşı karşıya kaldı. Bu yeni şikayet Ebu Ayta’nın şikayetinin söz konusu olduğu davaya dahil edildi. Mısır savcılığı Kasım hakkında dört gün boyunca gözaltı kararı verdi.
Bu gelişmeler, muhalefetteki Sivil Demokratik Hareket’e bağlı partiler arasında tartışmaya yol açtı. Özgür Hareket, Kasım ile dayanışma içinde olduğunu duyuran bir bildiri yayınladı. Bildiride, Sivil Demokratik Hareket eleştirildi. Açıklamada, bu yaklaşımın el-Kerame Partisi’nin konumu hakkında soru işaretleri uyandırdığı belirtildi.
Özgür Hareket, Ebu Ayta’ya mahkemede değil siyaset alanında hesaplaşma çağrısında bulunarak Kasım’ın derhal serbest bırakılmasını talep etti.
Mısır Cumhurbaşkanlığı Af Örgütü Komitesi’nin bir üyesi olan Ebu Ayta ise tutumunu savundu. Aleyhine ortaya atılan iddialar nedeniyle yargıya başvurmasının hakkı olduğunu belirtti.
Anayasa Partisi Genel Başkanı Cemile İsmail ise Özgür Hareket’in açıklamasını eleştirdi. Şarku’l Avsat’a konuşan el-Kerame (Onur) Partisi’nin Mütevelli Heyeti Üyesi Hamid Cebr, “Özgür Hareket, el-Kerame Partisi’ni diğer görüşleri kabul etmediği gerekçesiyle suçlamaya çalışıyor. Bu doğru değil” dedi.
Siyasi ortakların krizle etkileşimi konusunda konuşan Cebr, sivil akımın konuya dahil olmadığını, çünkü bunun iki kişi arasındaki bir anlaşmazlık olduğunu belirtti.
Lübnan, İran Büyükelçisine ve müdahalesine “kırmızı kart” gösterdihttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5254974-l%C3%BCbnan-i%CC%87ran-b%C3%BCy%C3%BCkel%C3%A7isine-ve-m%C3%BCdahalesine-%E2%80%9Ck%C4%B1rm%C4%B1z%C4%B1-kart%E2%80%9D-g%C3%B6sterdi
Lübnan, İran Büyükelçisine ve müdahalesine “kırmızı kart” gösterdi
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan dün, İran’ın Beyrut Büyükelçisine ve ülkesinin Lübnan iç işlerine müdahalesine karşı ‘kırmızı kart’ gösterdi. Lübnan Dışişleri Bakanlığı, İran Büyükelçisi Muhammed Rıza Şibani’yi ‘istenmeyen kişi’ ilan ederken ona önümüzdeki pazar gününe kadar ülkeyi terk etmesi için süre tanıdı.
Karar, Dışişleri Bakanı Yusuf Recci tarafından alınmış olsa da Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnanlı yetkili bir kaynak, kararın Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam ile istişare edilerek alındığını doğruladı.
Kararın Dışişleri Bakanı’nın yetki alanına girdiğini, ancak ilişkilerin kesilmesinin Bakanlar Kurulu'nun yetki alanına girdiğini belirten kaynak, İran'ın ‘Lübnan'ın istikrarını ve dostlarıyla ilişkilerini tehdit eden’ tutumunun devam etmesi halinde bu senaryonun nihayetinde gündeme gelebileceğine dikkat çekti.
Lübnan Dışişleri Bakanlığı, Büyükelçi Şibani'nin akreditasyonuna verilen onayın geri çekilmesinin ‘İran ile diplomatik ilişkilerin kesilmesi olarak değerlendirilemeyeceğini, aksine büyükelçinin Lübnan'da atanmış bir büyükelçi olarak diplomatik ilişkilerin kurallarına ve gerekliliklerine uymaması nedeniyle alınan bir önlem olduğunu’ açıkladı.
İç krizin bir göstergesi olarak, karar Şii İkilisi dışında Lübnan'daki siyasi güçler tarafından memnuniyetle karşılandı. Şarku’l Avsat’a konuşan Şii İkilisi’nden (Hizbullah ve Emel Hareketi) kaynaklar, büyükelçiden kalmasını istediklerini ve ‘ayrılmayacağını’ doğruladı.
Hizbullah, kararı ‘büyük bir günah’ olarak nitelendirirken, Meclis Başkanı Nebih Berri, yakın çevresinden sızan bilgiler ‘büyük bir rahatsızlık’ olduğuna işaret ederken, yorum yapmaktan kaçındı.
Öte yandan Beyrut'un kuzeyindeki Keservan bölgesi üzerinde önlenen bir İran füzesinin parçalarının düşmesi, Cünye bölgesinin savaştan uzak bir bölge olması nedeniyle geniş çaplı endişe yarattı.
Irak'ta Washington ve Tahran'a karşı protesto gösterisi düzenlendihttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5254948-irakta-washington-ve-tahrana-kar%C5%9F%C4%B1-protesto-g%C3%B6sterisi-d%C3%BCzenlendi
Irak Başbakanı Muhammed Şiya el-Sudani dün Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin'e, İran'ı hedef alan saldırılarla ilgili resmi bir protesto notası iletmek üzere İran büyükelçisini ve ABD maslahatgüzarını çağırması talimatını verdi.
Güvenlik kaynakları, ABD-İsrail ortak operasyonu olarak nitelendirilen bir saldırıda, Haşdi Şabi Güçleri'nin Enbar Operasyonları Komutanı Saad Devay ile birlikte 15 savaşçının öldüğünü doğruladı. Diğer hava saldırıları Musul'daki Haşdi Şabi mevzilerini hedef aldı. Kürdistan Bölgesi yetkilileri, Erbil yakınlarında Peşmerge güçlerini hedef alan bir İran balistik füze saldırısında kayıplar olduğunu bildirdi. Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Başkanı Mesud Barzani, saldırıyı "hiçbir şekilde haklı gösterilemeyecek bir saldırganlık eylemi" olarak nitelendirdi.
Ulusal Güvenlik Konseyi dün, Haşdi Şabi ve güvenlik güçlerine, karargahlarını hedef alan askeri saldırılara karşı koymak amacıyla, karşılık verme ve kendilerini savunma hakkı ilkesine dayanarak hareket etme yetkisi vermişti.
Trump’tan Hamas’a tehdit gibi teklif …Gazze’nin silahsızlandırılmasına ilişkin son teklif neleri içeriyor?https://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5254854-trump%E2%80%99tan-hamas%E2%80%99-tehdit-gibi-teklif-%E2%80%A6gazze%E2%80%99nin-silahs%C4%B1zland%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1na-ili%C5%9Fkin
Trump’tan Hamas’a tehdit gibi teklif …Gazze’nin silahsızlandırılmasına ilişkin son teklif neleri içeriyor?
İzzeddin el-Kassam Tugayları üyeleri Hamas’a bağlı, Nusayrat Mülteci Kampı, Gazze’nin orta kesimi, Şubat 2025 (EPA)
Hamas kaynakları, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, birkaç gün önce ABD Başkanı Donald Trump tarafından kurulan Barış Konseyi yürütme organı aracılığıyla Gazze Şeridi’nin silahsızlandırılmasına ilişkin bir teklif aldıklarını doğruladı.
Gazze dışında yaşayan üst düzey bir Hamas yetkilisi, “Sunulan teklif adeta bir tehdit mesajı gibiydi” dedi. Gazze içinden iki Hamas kaynağı ve bir başka Filistinli grup yetkilisi de teklifin “Gazze Şeridi içindeki tüm silahların istisnasız teslim edilmesini” öngördüğünü aktardı.
Filistinli gruptan bir kaynak, teklifin yalnızca silahlı grupları değil, aşiretleri ve bireysel silahları da kapsadığını belirterek, “İstenen, tüm fraksiyonların, aşiretlerin ve hatta kişisel silahların, üst düzey liderler dâhil olmak üzere, tamamen bırakılmasıdır; bu silahlar kişisel güvenlik amacıyla bile tutulamayacak” dedi.
Reuters, geçen cumartesi günü iki kaynağa dayandırdığı haberinde, “Barış Konseyi”nin Hamas’a silah bırakma sürecine ilişkin yazılı bir teklif sunduğunu aktardı.
Ajans, söz konusu teklifin Kahire’de düzenlenen ve Nikolay Mladenov (Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi) ile ABD’li temsilci Steve Witkoff’un özel yardımcısı Aryeh Lightstone’un katıldığı bir toplantıda ele alındığını belirtti.
İzzeddin el-Kassam Tugayları üyeleri Hamas’a bağlı, Nusayrat Mülteci Kampı, Gazze’nin orta kesimi, Şubat 2025 (EPA)
Hamas’tan üst düzey bir yetkiliye göre, hareket heyeti toplantıda Gazze’deki “direniş gruplarının” varılan anlaşmalara bağlı olduğunu, tüm aşamaları uygulamaya hazır olduklarını ve şu aşamada önceliğin mutabık kalınan aşamalara geçiş olduğunu, silah meselesinin ise daha sonra müzakere edilmesi gerektiğini vurguladı.
İsrail ile Hamas arasında geçen yıl ekim ayında, Trump tarafından sunulan 20 maddelik ve aşamalara bölünmüş bir plan çerçevesinde ateşkes anlaşmasına varılmıştı. Ancak İsrail’in, Gazze’nin yüzde 55’ini oluşturan işgal altındaki bölgelerden çekilmeyi öngören maddeyi hâlâ uygulamadığı, silahsızlanma maddesinin ise daha sonraki aşamalarda yer aldığı ifade ediliyor.
“Teklif değil, tehdit mesajı”
Hamas kaynaklarına göre plan, yeniden inşa sürecini ve Gazze’de yönetim yapısının değiştirilmesini doğrudan silahların teslimine bağlamayı hedefliyor.
Aynı kaynak, teklifin sunulduğu toplantıda ikinci aşamanın uygulanmasını hızlandırmaya yönelik çeşitli başlıkların ele alındığını belirterek, “Sunulan şey, müzakereye açık, rasyonel bir tekliften ziyade, olumlu ve olumsuz yönleri tartışılabilecek bir çerçeve değil; bize ve genel olarak Filistin ulusal yapısına dayatılmak istenen şartlar içeriyor” dedi.
Buna rağmen Hamas kaynakları, teklifin hareket içinde ve Filistinli gruplar arasında değerlendirilmek üzere iletildiğini, ayrıca yanıt için belirli bir süre sınırı konulmadığını aktardı.
Teklifi inceleyen bazı isimlere göre Hamas ve Gazze’deki diğer gruplar arasında hâkim eğilim, silahsızlanmanın yeniden inşa süreciyle ilişkilendirilmesine karşı çıkılması yönünde.
Gazze içindeki bir Hamas yetkilisi ise, “Bu, daha önce sunulan pek çok tekliften yalnızca biri. Hareketin eline ulaşan metin nihai değil ve silah meselesi ile ikinci aşamaya ilişkin diğer konuların tamamını kapsayan net bir çerçeve sunmuyor” dedi.
“Ortak ulusal tutum” arayışı
Gazze’deki en büyük silahlı yapı olan Hamas, teklif konusunda Filistinli gruplarla yürütülecek istişarelere dayanarak özellikle silah meselesinde “ortak ulusal bir tutum” oluşturmayı hedefliyor.
Gazze dışında bulunan Hamaslı üst düzey yetkili, “İlkesel pozisyonlardan taviz verilmemesi ve Filistin meselesinin dünya gündeminde kalmasını sağlayacak bir çerçeve içinde, işgal sona erene kadar, hatta açık bir siyasi süreçle egemen bir Filistin devleti kurulmasını güvence altına alacak bir anlaşmaya varılmasına karşı değiliz” ifadelerini kullandı.
ABD’li yetkililer ise İran destekli Hamas’a, ağır ve hafif silahlar dâhil olmak üzere tüm silahlarını bırakması karşılığında olası bir anlaşma kapsamında af teklif edilebileceğini belirtti.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة