ABD Merkez Kuvvetler Komutanı, el-Hol ve Roj kamplarını denetledi

ABD Merkez Kuvvetler Komutanı General Michael Kurilla, el-Hol Kampı’nda yaşayan kadınları dinledi. (Haseke’deki el-Hol kampının medya ofisi)
ABD Merkez Kuvvetler Komutanı General Michael Kurilla, el-Hol Kampı’nda yaşayan kadınları dinledi. (Haseke’deki el-Hol kampının medya ofisi)
TT

ABD Merkez Kuvvetler Komutanı, el-Hol ve Roj kamplarını denetledi

ABD Merkez Kuvvetler Komutanı General Michael Kurilla, el-Hol Kampı’nda yaşayan kadınları dinledi. (Haseke’deki el-Hol kampının medya ofisi)
ABD Merkez Kuvvetler Komutanı General Michael Kurilla, el-Hol Kampı’nda yaşayan kadınları dinledi. (Haseke’deki el-Hol kampının medya ofisi)

ABD Merkez Kuvvetler Komutanı General Michael Kurilla, Suriye’nin en kuzeydoğusunda yer alan el-Hol ve Roj kamplarını ziyaret etti. Kurilla, söz konusu kamplarda yaşayanların anavatanlarına geri gönderilmesine ve kamp sakinleri için insani zorlukların hafifletilmesine yönelik uluslararası çabaların bölgede güvenlik ve istikrarı artırdığını vurguladı.

Ortadoğu’da konuşlandırılan ABD güçlerini denetleyen ABD’li General Michael Kurilla’ın dün ziyaret ettiği el- Hol ve Roj, Suriye’nin bugüne kadarki en büyük kampları arasında yer alıyorlar. İki kamp, DEAŞ örgütüne mensup binlerce kişiye ve militanın ailesine eb sahipliği yapıyor.

Kamp sakinleriyle konuşan Michael Kurilla şu açıklamada bulundu:

“Kamp sakinlerinin ülkelerine geri gönderilmesine yönelik devam eden çok uluslu çabalarımız yalnızca bölgede güvenlik ve istikrarı artırmakla kalmıyor. Bu insani zorluğu hafifletmek daha da önemli.”

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre ABD, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Uluslararası Koalisyon’un Suriye’nin kuzeydoğusunda bulunan kamplardaki insani ve güvenlik sorunlarıyla ilgilendiğine dikkat çeken Kurilla, “DEAŞ’ı kalıcı olarak yenilgiye uğratmaya odaklanmış durumdalar ve kararlılar” şeklinde konuştu.

Bu ziyaret, Kurilla’nın Eylül 2022’de el-Hol kampına yaptığı benzer bir ziyaretin ardından, ABD’nin en yüksek rütbedeki komutanının Suriye’nin kuzeydoğusundaki Özerk Yönetim ve SDG güçlerine ait bölgeleri ziyaret etmesi açısından türünün ikinci örneği olduğu için önemli. Bu bölge, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’e bağlı güçlerin kontrolü dışında bulunuyor.

SDG liderlerinden biri, General Kurilla’ya eşlik ederek harita üzerinden açıklama yaptı. Haseke’deki el-Hol Kampı’nın medya ofisi)
SDG liderlerinden biri, General Kurilla’ya eşlik ederek harita üzerinden açıklama yaptı. Haseke’deki el-Hol Kampı’nın medya ofisi)

ABD Merkez Kuvvetler Komutanı, el-Hol ve Roj kamplarının yönetimiyle görüşmelerde bulundu. Görüşmeleri sırasında vatandaşları olan ülke ve hükümetlere, örgüt militanlarının binlerce aile üyesinin sınır dışı edilmesini ve asıl ülkelerine entegrasyonunu hızlandırmaları çağrısı yaptı.

Kurilla, SDG kuvvetleri Genel Komutanlığı ve İç Güvenlik Güçleri (Asayiş) ile yaptığı toplantıda, ‘burada gerçekleştirilen, örgütün hücrelerindeki yüzlerce şüpheli kişiyi tutuklamayı ve militan ailelerini kamplardan Suriye dışına kaçırmaya çalışan gizli ağları dağıtmayı başaran’ güvenlik operasyonlarını inceledi.

Toplantılara katılan üst düzey bir askeri kaynağa göre SDG liderliği, Kurilla’ya örgütün hücrelerinin birçok ön yöntemle coğrafi topraklar üzerindeki kontrollerini yeniden sağlamaya ve başta el-Hol Kampı olmak üzere bölge üzerindeki nüfuzunu genişletmeye çalıştığına dair güvence verdi.

Kaynak şu açıklamayı yaptı:

“SDG, yeni nesil teröristler yaratmak ve başkalarını çekmek amacıyla terör hücrelerinin kamptan kaçarak dışarıyla iletişim kurma ve terör operasyonları gerçekleştirmek için gerekli silah ve araçları saklama girişimleri hakkında ayrıntılı bilgi verdi.”

Fotoğraf Altı: Suriye’nin kuzeydoğusunda, Haseke kırsalındaki el-Hol Kampı. (Şarku’l Avsat)
Suriye’nin kuzeydoğusunda, Haseke kırsalındaki el-Hol Kampı. (Şarku’l Avsat)

SDG liderliği, General Kurilla’ya uluslararası koalisyon güçlerinin ve SDG’nin DEAŞ’ın kaynaklarını kurutma çabalarıyla bütünleşen, acil ve ivedi çözümler bulunması gerektiğini vurguladı. Aynı kaynağa göre bu toplantıların örgütün hücrelerinin yeniden faaliyete geçmesini engellemeye, tüm araçlarını ellerinden almaya ve doğu Suriye’de kalan unsurları ortadan kaldırmaya odaklandığını bildirdi.

Diğer yandan el-Hol Kampı Müdürü Cihan Hanan, Şarku’l Avsat ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, bu kadar çok sayıda kişinin DEAŞ destekçilerinin yanında kalmasının tehlikesini Kurilla’ya anlattığını belirtti. Kampı ziyareti sırasında Kurilla ile görüşenler arasında yer alan Hanan, bu kamp sadece SDG ve Özerk Yönetim’in omuzlarında büyük bir yük oluşturuyor” dedi. Cihan Hanan, koalisyon ülkelerine ve Washington’a örgütün bu kamplardaki hücrelerine karşı savaşmaları çağrısında bulunurken, “İhtiyaç duyulan şey, bu ikilemin radikal bir şekilde çözülmesi ve koalisyon ülkeleri ile hükümetlerine tüm vatandaşlarını kendi ülkelerine geri göndermeleri yönünde baskı yapılmasıdır” açıklamasında bulundu.

Kürt yetkili, el-Hol Kampı’nın ‘yıllara ihtiyaç duyan’ dağıtılması meselesinin tartışıldığını söylerken, bu konunun ilgili ülkelerin hükümetlerini ve vatandaşlarını iade etme gerekliliği konusunda ikna etmeye yönelik güçlü uluslararası çabalarla desteklendiğini vurguladı. Hanan ayrıca, “Kampın tahliyesi katı uluslararası kararları gerektiriyor” dedi.

Fotoğraf Altı: Suriye’nin kuzeydoğusundaki Roj Kampı çok sayıda kadın ve çocuğa ev sahipliği yapıyor. (Şarku’l Avsat)
Suriye’nin kuzeydoğusundaki Roj Kampı çok sayıda kadın ve çocuğa ev sahipliği yapıyor. (Şarku’l Avsat)

Aynı şekilde el-Hol Kampı’nın her ay onlarca yeni doğuma tanık olduğunu ve buraların DEAŞ yandaşları için ‘yeni nesiller için verimli toprak’ olarak değerlendirildiğini belirtti. El-Hol sakinlerinin yüzde 70’inin 12 yaşın altında olduğuna dikkat çeken Cihan Hanan şu ifadeleri kullandı:

“Her gün maruz kaldıkları zorlu yaşam koşulları göz önüne alındığında genç erkek ve kadınların bir kısmı, aşırı ideolojiye ve örgütü kabul etmeye karşı savunmasız durumda.”

Diğr yandan SDG güçlerine bağlı özel birlikler, uluslararası koalisyon güçlerinin kara desteği ve hava desteğiyle geçtiğimiz salı günü Deyrizor’un doğu kırsalındaki el-İzba bölgesinde bir güvenlik operasyonu gerçekleştirmeyi başardı. Operasyon, patlayıcı üreten ve bunları bölgedeki diğer sadık unsurlara dağıtan DEAŞ’a sadık aktif bir hücrenin dağıtılmasıyla sonuçlandı.

SDG kuvvetlerinin medya merkezi müdürü olan Ferhad Şami, operasyonun hücrenin bölgedeki faaliyetlerinin dikkatli bir şekilde izlenmesi ve takip edilmesinin ardından gerçekleştiğini belirtirken “Koalisyon güçlerinin kara ve hava desteğiyle güçlerimiz, patlayıcı yapımına yönelik aletlerin taşınmasında önemli faaliyet gösteren liderlerinden birini tutuklamayı başardı” dedi. Şami, geriye kalan uyuyan hücrelerin terör operasyonlarını yürütmesi için mühimmat, silah ve askeri teçhizatın temin edilmesine ilişkin olarak da şunları söyledi:

“Soruşturmalarda, hücre liderinin, el-Hol Kampı’ndaki DEAŞ üyelerinin ailelerine sahte kişisel kart ve belgeler sağladığı, onları yurt dışına kaçırdığı, ayrıca onlara silah naklettiği ortaya çıktı.”



Sudan, Hartum Havalimanı’na yapılan İHA saldırısında Etiyopya’nın rolü olduğunu öne sürerek büyükelçisini geri çağırdı

Hızlı Destek Kuvvetleri ile Sudan ordusu arasında daha önce yaşanan çatışmalar sırasında Hartum havaalanının içinden duman yükseliyor (Reuters)
Hızlı Destek Kuvvetleri ile Sudan ordusu arasında daha önce yaşanan çatışmalar sırasında Hartum havaalanının içinden duman yükseliyor (Reuters)
TT

Sudan, Hartum Havalimanı’na yapılan İHA saldırısında Etiyopya’nın rolü olduğunu öne sürerek büyükelçisini geri çağırdı

Hızlı Destek Kuvvetleri ile Sudan ordusu arasında daha önce yaşanan çatışmalar sırasında Hartum havaalanının içinden duman yükseliyor (Reuters)
Hızlı Destek Kuvvetleri ile Sudan ordusu arasında daha önce yaşanan çatışmalar sırasında Hartum havaalanının içinden duman yükseliyor (Reuters)

Sudan, Hartum Havalimanı’na yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırısında Etiyopya’nın rolü olduğunu öne sürerek Addis Ababa’daki büyükelçisini istişare için geri çağırdı.

Sudan yönetimi, pazartesi günü Hartum Havalimanı’nı hedef alan İHA saldırısından Etiyopya’yı sorumlu tuttu. Buna karşılık Etiyopya suçlamaları reddederek Sudan ordusunu, ülkenin kuzeyindeki Tigray Halk Kurtuluş Cephesi militanlarına silah ve finansman sağlamakla suçladı.

Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den aktardığı habere göre Sudanlı askeri bir yetkili pazartesi günü Hartum Havalimanı ile Omdurman’daki Vadi Seyidna askeri üssü İHA’larla hedef alındığını açıkladı. Havalimanı yakınındaki bir yerleşim alanına da bir mühimmatın düştüğü bildirildi.

Salı sabahı Sudan ordusu sözcüsü Asım Avad Abdülvahhab, saldırılarda kullanılan İHA’ların Etiyopya’daki Bahir Dar Havalimanı’ndan kalktığına dair “kesin kanıtlar” bulunduğunu söyledi. Bu açıklama, mart ayında Kuzey ve Güney Kordofan ile Mavi Nil eyaletlerini hedef alan benzer saldırıların ardından geldi.

svfbgtr
Sudanlı bir kadın, Omdurman'da savaşta öldürülen Sudanlıların mezarları arasında yürüyor (AFP)

Sudan Dışişleri Bakanı Muhyiddin Salim, düzenlediği basın toplantısında büyükelçinin geri çağrıldığını doğrulayarak, “Hükümet olarak bu saldırıya uygun gördüğümüz şekilde karşılık verme hakkımız vardır” dedi.

Etiyopya Dışişleri Bakanlığı ise sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada suçlamaları “asılsız” olarak nitelendirdi. Açıklamada, Sudan Silahlı Kuvvetleri’nin Tigraylı unsurlara silah ve mali destek sağlayarak Etiyopya’nın batı sınırı boyunca saldırıları kolaylaştırdığı ileri sürüldü.

Tigray bölgesinde Kasım 2020 ile Kasım 2022 arasında federal hükümet ile Tigray güçleri arasında, Eritre ordusu ve yerel milislerin de dahil olduğu savaşta Afrika Birliği tahminlerine göre en az 600 bin kişi hayatını kaybetti.

Önceki iddialar ve gelişmeler

Hartum’daki son saldırılar, birkaç gün önce başkentin güneyinde düzenlenen ve beş kişinin ölümüne yol açan, Sudan yönetiminin Hızlı Destek Kuvvetleri’ni sorumlu tuttuğu İHA saldırılarının ardından geldi.

Ayrıca Beyaz Nil eyaletinde yer alan Kenana kentindeki bir etanol fabrikasının da İHA saldırısıyla ciddi hasar gördüğü bildirildi.

Sudan hükümeti mart ayında ilk kez, bazı İHA saldırılarının Etiyopya’dan başlatıldığını öne sürmüştü. Nisan ayında Yale Üniversitesi bünyesindeki bir araştırma biriminin yayımladığı raporda ise Etiyopya sınırına yakın bir askeri üssün Hızlı Destek Kuvvetleri’ne destek sağladığı, uydu görüntüleri analizine dayanarak iddia edildi. Etiyopya bu suçlamaları da reddetti.

Sudan’daki savaşın seyri

Nisan 2023’ten bu yana Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında süren savaşta İHA’lar ve hava saldırıları belirleyici rol oynuyor. Birleşmiş Milletler yetkililerine göre, yıl başından bu yana bu tür saldırılarda 700’den fazla kişi hayatını kaybetti.

Çatışmalar son dönemde özellikle Kordofan ve Mavi Nil bölgelerinde yoğunlaşırken, Hızlı Destek Kuvvetleri ülkenin doğusu ile batısını bağlayan stratejik yolu kontrol altına almaya çalışıyor. Örgüt, geçen yılın sonunda Darfur bölgesinin tamamında kontrol sağlamıştı.

Sudan fiilen ikiye bölünmüş durumda: Ordu Hartum ile ülkenin doğusu ve merkezini kontrol ederken, Hızlı Destek Kuvvetleri batıdaki Darfur ve güneyin bazı bölgelerinde hâkimiyet kurmuş durumda.

Mart 2025’te ordunun Hartum’u yeniden kontrol altına almasının ardından başkentte görece bir sakinlik sağlanmış, ancak zaman zaman İHA saldırıları devam etmişti. Son aylarda yaklaşık 1,8 milyon yerinden edilmiş kişi kente geri dönerken, iç hat uçuşları da yeniden başlamıştı. Buna rağmen elektrik ve temel hizmetlerde ciddi eksiklikler sürüyor.

Sudan Kültür, Enformasyon ve Turizm Bakanlığı, teknik kontrollerin tamamlanmasının ardından Hartum Havalimanı’nın yeniden faaliyete geçeceğini açıkladı.

Dördüncü yılına giren savaşta on binlerce kişi hayatını kaybetti; bazı tahminlere göre ölü sayısı 200 bini aştı. Milyonlarca insanın yerinden edilmesine yol açan kriz, Birleşmiş Milletler tarafından dünyanın en ağır insani felaketlerinden biri olarak tanımlanıyor.


Sudan, Hartum havaalanına yapılan saldırıya karışmakla suçladığı Etiyopya'daki büyükelçisini geri çağırdı

HDK ile Sudan ordusu arasında yaşanan çatışmalarda Hartum havaalanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
HDK ile Sudan ordusu arasında yaşanan çatışmalarda Hartum havaalanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
TT

Sudan, Hartum havaalanına yapılan saldırıya karışmakla suçladığı Etiyopya'daki büyükelçisini geri çağırdı

HDK ile Sudan ordusu arasında yaşanan çatışmalarda Hartum havaalanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
HDK ile Sudan ordusu arasında yaşanan çatışmalarda Hartum havaalanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)

Sudan, dün Hartum Havalimanı’nı hedef alan insansız hava aracı (İHA) saldırısında Etiyopya’nın rolü olduğunu öne sürerek, Addis Ababa’daki büyükelçisini istişareler için geri çağırdı.

Etiyopya ise suçlamaları reddederek karşı hamlede bulundu ve Sudan ordusunu, ülkenin kuzeyindeki Tigray bölgesinde faaliyet gösteren silahlı gruplara silah ve finansman sağlamakla suçladı. Söz konusu gruplar, 2020-2022 yılları arasında Etiyopya federal güçleriyle şiddetli çatışmalara girmişti.

Sudan’ın suçlamaları, dün Hartum Havalimanı ile Omdurman’daki Vadi Seyidna askeri üssünün İHA’larla hedef alınmasının ardından geldi. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre askeri bir kaynak saldırıları doğrularken, bir mühimmatın havalimanı yakınındaki yerleşim alanına düştüğü bildirildi.

Sudan ordusu sözcüsü Asım Avad Abdülvehhab bu sabah, saldırılarda kullanılan İHA’ların Etiyopya’daki Bahir Dar Havalimanı’ndan havalandığına dair “kesin kanıtlar” bulunduğunu söyledi. Sudan Dışişleri Bakanı Muhyiddin Salim ise düzenlediği basın toplantısında, “Bu saldırıya karşı uygun gördüğümüz şekilde karşılık verme hakkına sahibiz” ifadelerini kullandı.

Buna karşılık Etiyopya, Sudan’ın suçlamalarını “asılsız” olarak nitelendirerek, Sudan ordusunun Tigray Halk Kurtuluş Cephesi’ne silah ve mali destek sağladığını iddia etti. Etiyopya Dışişleri Bakanlığı, X platformunda yayımladığı açıklamada, Sudan ordusunun bu grupların Etiyopya’nın batı sınırındaki faaliyetlerini kolaylaştırdığı öne sürüldü.

Kasım 2020 ile Kasım 2022 arasında Tigray’da yaşanan savaşta, Etiyopya federal güçlerine yerel milisler ve Eritre ordusu destek vermiş, Afrika Birliği’ne göre en az 600 bin kişi hayatını kaybetmişti.

Dün gerçekleşen saldırılar, başkentin güneyinde HDK’ne atfedilen ve 5 kişinin ölümüne yol açan İHA saldırılarından günler sonra gerçekleşti.

Ülkenin güneyindeki Beyaz Nil eyaletinde ise bir hükümet kaynağı, Kanan kentindeki etanol fabrikasının İHA saldırısında ciddi hasar gördüğünü açıkladı.

Sudan hükümeti mart ayında ilk kez, Etiyopya’dan kalktığını iddia ettiği İHA saldırılarını kınadı. Nisan ayında Yale Üniversitesi’ne bağlı bir araştırma biriminin yayımladığı raporda ise Etiyopya sınırına yakın bir askeri üssün Aralık 2025 ile Mart 2026 arasında uydu görüntülerine dayanarak HDK’ne destek sağladığı öne sürülmüştü. Etiyopya ise bu iddiaları reddetmişti.

Sudanlı bir kadın, Omdurman'da savaşta öldürülen Sudanlıların mezarları arasında yürüyor (AFP).Sudanlı bir kadın, Omdurman'da savaşta öldürülen Sudanlıların mezarları arasında yürüyor (AFP).

Nisan 2023’ten bu yana Sudan ordusu ile HDK arasında süren savaşta, son aylarda İHA saldırılarının yoğunlaştığı ve tarafların bu yöntemi giderek daha fazla kullandığı belirtiliyor. Birleşmiş Milletler yetkililerine göre, yılbaşından beri bu saldırılarda 700’den fazla kişi hayatını kaybetti.

Çatışmalar son dönemde özellikle güneydeki Kurdufan ve Mavi Nil bölgelerinde yoğunlaşırken, HDK’nin ülkenin doğusunu batısına bağlayan stratejik yolu kontrol altına almaya çalıştığı ifade ediliyor. Söz konusu güçler, geçen yılın sonunda batıdaki Darfur bölgesinin tamamında kontrol sağlamıştı.

Ülke fiilen ikiye bölünmüş durumda: Ordu, Hartum ile ülkenin orta ve doğu kesimlerini kontrol ederken, HDK batıdaki Darfur ve güneyin bazı bölgelerinde hakimiyet kurmuş durumda.

Mart 2025’te ordunun Hartum’u yeniden ele geçirmesinin ardından şehirde görece bir sakinlik yaşanmış, ancak yıl sonuna doğru askeri hedefler ile enerji ve su altyapısına yönelik İHA saldırıları görülmüştü.

Son aylarda başkentte hayat kademeli olarak normale dönmeye başlamış, 1,8 milyondan fazla yerinden edilmiş kişi geri dönmüş ve iç hat uçuşları yeniden başlatılmıştı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre buna rağmen kentin geniş kesimlerinde elektrik ve temel hizmetlerde aksaklıklar sürüyor.

Kültür, Enformasyon, Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı, dünkü saldırıların ardından gerekli teknik işlemlerin tamamlanması sonrasında Hartum Havalimanı’nda faaliyetlerin yeniden başlayacağını duyurdu.

Dördüncü yılına giren savaşta on binlerce kişi hayatını kaybederken, bazı tahminler ölü sayısının 200 bini aştığını gösteriyor. Milyonlarca insanın yerinden edilmesine yol açan çatışmalar, Birleşmiş Milletler’e göre dünyanın en ağır insani krizine neden olmuş durumda.


İsrail, Gazze’ye giden filodaki aktivistlere gözaltı süresini uzattı

Brezilyalı aktivist Tiago de Avila, 5 Mayıs 2026’da İsrail’in kıyı kenti Aşkelon’da mahkemeye götürülürken (AFP)
Brezilyalı aktivist Tiago de Avila, 5 Mayıs 2026’da İsrail’in kıyı kenti Aşkelon’da mahkemeye götürülürken (AFP)
TT

İsrail, Gazze’ye giden filodaki aktivistlere gözaltı süresini uzattı

Brezilyalı aktivist Tiago de Avila, 5 Mayıs 2026’da İsrail’in kıyı kenti Aşkelon’da mahkemeye götürülürken (AFP)
Brezilyalı aktivist Tiago de Avila, 5 Mayıs 2026’da İsrail’in kıyı kenti Aşkelon’da mahkemeye götürülürken (AFP)

Gazze’ye doğru ilerleyen “Sumud (Direniş) Filosu”nda yer alan yabancı aktivistler Tiago de Avila ve Saif AbuKeshek’in tutukluluk süresini pazar gününe kadar uzatıldı.

Meryem Azzam, Adalah bünyesinde uluslararası savunuculuk koordinatörü olarak yaptığı açıklamada, “Mahkeme, savcılığın gözaltı süresini pazar sabahına kadar uzatılması talebini kabul etti” dedi.

De Avila ve Abukeshek, salı günü Aşkelon Sulh Mahkemesi’nde, Gazze’ye insani yardım ulaştırmayı amaçlayan filonun gemilerinden birinden alınmalarından altı gün sonra hâkim karşısına çıktı.

Adalah, pazartesi günü yaptığı açıklamada, gözaltındaki aktivistlerin “psikolojik istismar ve kötü muameleye” maruz kaldığını belirtti. Kuruluş, aktivistlerle yaptığı görüşmelerde, tek seferde 8 saate kadar süren sorgular, ölüm tehditleri veya “100 yıl hapis cezası” tehdidi, hücrelerde yoğun ışık kullanımı ve hücre dışına çıkarıldıklarında — tıbbi ziyaretler sırasında dahi — sürekli gözlerinin bağlanması gibi uygulamaların aktarıldığını bildirdi.

rfgfrtbfr
İspanyol aktivist Saif Abukeshek, 3 Mayıs 2026’da İsrail’in Aşkelon kentindeki bir mahkemeye ulaşırken (AFP)

Kuruluş ayrıca, “tıbbi muayene sırasında hastanın gözlerinin bağlanmasının, tıbbi etik standartların açık bir ihlali” olduğunu vurguladı.

İsrail, Abukeshek ve De Avila’yı perşembe günü, Yunanistan açıklarında yaklaşık 20 tekneden oluşan Küresel Sumud Filosu’nda bulunan yaklaşık 175 diğer aktivistle birlikte gözaltına aldı. Filonun amacı, Gazze Şeridi’ne uygulanan İsrail ablukasını kırmak ve bölgeye insani yardım ulaştırmaktı. Ancak Gazze’ye yardım erişimi hâlen büyük ölçüde kısıtlı durumda.

Sivil toplum kuruluşu ayrıca, sorgulamaların büyük bölümünün filoya odaklandığını ve bunun “barışçıl bir insani misyon” olduğunu belirterek, gözaltının “insani yardımı ve dayanışmayı kriminalize etme girişimi” olduğunu savundu.

xsdc
Brezilyalı aktivist Tiago de Avila, 3 Mayıs 2026’da İsrail’in Aşkelon kentindeki bir mahkemeye gelişinde el işareti yaparken (AFP)

Diğer aktivistlerin ise Yunanistan ile İsrail arasında varılan bir anlaşma kapsamında Girit Adası’na götürüldüğü bildirildi.

İsrail, Saif Abukeshek ve Tiago de Avila’yı Filistinli “Hamas” hareketiyle bağlantılı olmakla suçluyor.