Gazze'deki Kedi Kafe... Yumuşak tüyler ağrıları giderir

Psikolojik rahatlama amaçlı evcil hayvanlarla oynayabileceğiniz küçük bir alan. "Baskıların ortasında mutluluğu arıyoruz."

Kafe sahibinin tek isteği Gazze halkının endişelerini hafifletmek (Meryem Ebu Dikka -Independent Arabia)
Kafe sahibinin tek isteği Gazze halkının endişelerini hafifletmek (Meryem Ebu Dikka -Independent Arabia)
TT

Gazze'deki Kedi Kafe... Yumuşak tüyler ağrıları giderir

Kafe sahibinin tek isteği Gazze halkının endişelerini hafifletmek (Meryem Ebu Dikka -Independent Arabia)
Kafe sahibinin tek isteği Gazze halkının endişelerini hafifletmek (Meryem Ebu Dikka -Independent Arabia)

İzzeddin Ebu Ayşe

Naima, kedisi Beyaz'ı o kadar çok seviyor ki, 10 yıldır yanında. Onunla oynuyor ve kedisi, refakatçi olarak tüm gezilerinde ona eşlik ediyor.

Evcil hayvanlara olan güçlü bağlılığı nedeniyle Gazze Şeridi'nde kediler için özel bir kafe açtı.

Naima, kedi besleme konusunda iyi ve onları insanlarla sosyalleşmeleri, hareketlerini ve seslerini anlamaları konusunda eğitme konusunda da yetenekli.

Hayatını bu hayvanlara bakmakla geçirdiğini ve evinde 10'dan fazla kedinin yaşadığını ifade eden Naima, "Bu evcil hayvanların neşe ve huzur kaynağı olduğunu, onlarla oynarken kişinin psikolojik baskıdan kurtulduğunu" belirtti.

Kedi severler için

Bu esasa dayanarak her cins ve şekilden kedinin yer aldığı, bu alandaki ilk kafe Gazze'de açıldı. Bu kafe heveslilerine, kedilerle okşama ve oynama fırsatı sağladı.

Kedi Kafe fikri, evcil hayvanların kapalı mekanlarda gözetim ve kontrol altında kiralanması üzerine kurulu ve Naima'nın da yaptığı bu.

Kafe, ziyaretçilerin oynayabileceği çok sayıda kedinin bulunduğu donanımlı bir salon sağladı.

Yanında ziyaretçiler için alkolsüz içeceklerin hazırlandığı küçük bir bar bulunmakta ve misafirler bir fincan kahve aldıktan sonra doğrudan kedi köşesine gidip tüylü hayvanlarla oynayabilir.

Naima, Arap ülkelerindeki ve uluslararası ülkelerdeki benzer deneyimlerden yola çıkarak Kedi Kafe fikrinden ilham aldı ve projesi Gazze'de bir ilk olma özelliğini taşıyor.

Ancak bu tür kafe 2015 yılından bu yana dünya ülkelerinde resmi olarak tanınmaya başlarken, dünyada buna benzer ilk kafe 1998 yılında Tayvan'da açıldı.

Naima'nın projesi evde kedi besleyemeyen kedi severlerin ilgisini çekiyor.

Naima, dost canlısı hayvanlarla uyumlu bir şekilde hazırlanmış bir mekanda onlara oynayabilecekleri bir alan sağlayarak, hayatın baskılarından uzak, mutlu anlar geçirmelerine olanak tanıyor.

Kullanışlı bir mekan

Naima, kedi köşesine kedilerin tırmanıp oynayabileceği yeşil suni çim parçalarıyla süslenmiş ahşap köprüler ve çocuklarla kedilerin birlikte kullanabilecekleri salıncaklar astı. Bunların parlak renkleri mekana neşeli bir hava katıyor.

Evcil hayvan aksesuarları kedilerin boyunlarına asıldı ve isimleri, kendilerine seslenilmesi için bir kolyeye takıldı.

Kedilerin her birine görünüşlerine göre farklı lakaplar verildi. Örneğin nokta gibi küçük olan bir kediye "Nokta" ismi verilirken, bir hastalığa yakalanan ve ölmek üzere olan bir kediye "anka kuşu" anlamına gelen "Phoenix" ismi verildi. Çünkü o, sanki dirilmiş gibi mucizevi bir şekilde ölümden kurtuldu.

Naima'nın ifadesine göre o, kediler için bir barınak kurup sokaklardan sokak kedilerini toplayıp oyun köşesine yerleştirmeyi düşünüyordu.

Ancak insanları rahatsız edebileceğinden korktuğu için bu fikri sakin, oyuncu, güvenli ve sağlıklı kedileri barındırmaya dönüştürdü.

Kafenin fikri, evcil hayvanların gözetim ve kontrol altında kiralanması üzerine kurulu (Meryem Ebu Dikka-Independent Arabia)
Kafenin fikri, evcil hayvanların gözetim ve kontrol altında kiralanması üzerine kurulu (Meryem Ebu Dikka-Independent Arabia)

Sıkı kontroller

Kedi Kafe'de ziyaretçilerin ayakkabılarının plastikle kaplanması da dahil olmak üzere oyun öncesi sıkı kontroller uygulanıyor.

Ayrıca halk sağlığının korunması amacıyla ziyaretçilerin kedileri kucaklamadan önce ellerini yıkaması da gerekiyor.

Bunun yanında mekanın sahibinin hayvanlarına hastalık bulaşmasından endişe etmesi nedeniyle dışarıdan kedi alınması da yasak.

Naima, ziyaretçileri izlediğini ve onlara kedilerle nasıl başa çıkılacağı ve bu hayvanları yakalamanın doğru yöntemleri konusunda sürekli talimatlar verdiğini belirtiyor.

Naima, yavru kedinin sağlığının korunması için özel bir veteriner hekim eşliğinde periyodik takipler yapılarak güvenlik ve sağlık standartlarına uyulduğunu da ifade etti.

Kedi Kafe'de oyun öncesi el yıkama da dahil olmak üzere sıkı kontroller uygulanıyor / Fotoğraf: Meryem Ebu Dikka-Independent Arabia
Kedi Kafe'de oyun öncesi el yıkama da dahil olmak üzere sıkı kontroller uygulanıyor (Meryem Ebu Dikka-Independent Arabia)

Naima'nın kedi kafesi modasını Gazze'ye taşıması kolay olmadı. Naima, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:

Gazze'deki sosyal ve ekonomik koşullar nedeniyle proje fikri hem cesaret verici hem de korkutucuydu. Gazze zor şartlardan geçtiği için eleştiriden korkuyordum ama hayatın baskıları arasında neşeyi ve mutluluğu aramamız gerektiği için cesaretlendirildim.

Kendini deşarj etme

Naima'nın kafeyi açmasındaki asıl amacı kedilerin onun hobisi olması değildi.

Ancak arzuladığı tek şey insanların endişelerini hafifletmek ve onlara rahat bir alan sağlamaktı.

Naima, "Gazze'de her zaman baskı altındayız. Bu durum psikolojik gerginlik şeklinde içimizde birikir ve sağlık sorunlarına neden olur. Dolayısıyla Filistin toplumunda oldukça popüler olan kedilerle oynamanın keyif, eğlence ve psikolojik stresten arınma kaynağı olduğunu düşündüm. Suçlamaları ortadan kaldırmanın yanı sıra çocukları evcil hayvanların bakımıyla tanıştırmak ve onlara nezaket, yardımseverlik ve merhametle davranmayı öğretmek için çalışıyoruz" açıklamasında bulundu.

Kedi Kafe fikri Gazze halkını şaşırttığı için bu kafe büyük ilgi gördü.

Psikiyatri alanında uzman Behzad el Ahras şunları söyledi:

Burası, Gazze Şeridi'ndeki yıkıcı savaşlardan ve diğer zorluklardan muzdarip olanlar için bir sanatoryum olarak düşünülebilir, çünkü psikolojik deşarj için insanlarla konuşmaktan daha iyi bir fırsat sağlıyor.

Ahras, açıklamalarına şöyle devam etti:

Hayvanlarla etkileşimin insanlar üzerinde güçlü bir psikolojik etkisi var. Bu rahatlıkla görülebilir, eğer bir insan kedilerle oynuyorsa yüzünde bir gülümseme oluşacaktır. Bunu bitirdiğinde eve gider ve tatlı macerasını anlatır. Bu, hafızada sıkışıp kalan, acı ve sıkıntıları silen psikolojik deşarjın küçük bir kısmı.

Independent Arabia - Independent Türkçe



Mazlum Abdi: Ateşkes dönemini 18 Aralık anlaşmasında pratik ilerleme sağlamak için kullanıyoruz

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanlığı heyetinin dün yaptığı görüşmeden (SDG’nin sosyal medya hesabı)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanlığı heyetinin dün yaptığı görüşmeden (SDG’nin sosyal medya hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Ateşkes dönemini 18 Aralık anlaşmasında pratik ilerleme sağlamak için kullanıyoruz

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanlığı heyetinin dün yaptığı görüşmeden (SDG’nin sosyal medya hesabı)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanlığı heyetinin dün yaptığı görüşmeden (SDG’nin sosyal medya hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi, bir süredir ateşkes sağlanması yönünde çabalar yürütüldüğünü belirterek, mevcut ateşkesin ‘ABD ordusunun talebi üzerine’ hayata geçirildiğini açıkladı.

Abdi, “Önümüzdeki kısa süre içinde anlaşmayı uygulamaya hazırız… Birçok konuda mutabakat sağlandı” ifadelerini kullandı. Kürtçe yayın yapan Ronahi televizyonuna konuşan Abdi, “Ateşkes süresini değerlendirecek ve bu dönemde 18 Aralık anlaşmasında somut ilerleme kaydetmeye çalışacağız” dedi.

Anlaşmaya göre hükümet güçlerinin Kürt bölgelerine girmeyeceğini belirten Abdi, buna karşın SDG’ye bağlı kurumların devlet kurumlarıyla entegre edileceğini söyledi.

Abdi, Şam’dan kente girilmemesi yönünde talepte bulunulduğunu ve bu talebin kabul edildiğini ifade ederek, tarafların buna bağlı kalmasını umduklarını dile getirdi. Abdi, Kobani ve Kamışlı’ya ilişkin herhangi bir çözümün, Serekaniye (Resulayn) ve Afrin’i de kapsaması gerektiğini ifade etti.

Jdkdk
Mesud Barzani ve Mazlum Abdi, Erbil'de ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack ile görüştü. (Kürdistan Demokrat Partisi – KDP)

Abdi, “Ateşkes süresini, varılan anlaşmayı hayata geçirmek için değerlendirmeye çalışıyoruz” dedi. Sürecin müzakereler çerçevesinde ilerlediğini belirten Abdi, taraflar arasında bazı maddelerde uzlaşı sağlandığını, ancak kendilerine yöneltilen bazı taleplerin de bulunduğunu ifade etti.

Mevcut sürenin, entegrasyon yönünde somut adımlarla tamamlanacağını kaydeden Abdi, SDG’nin 18 Aralık’ta Şam ile varılan anlaşmayı kısa süre içinde uygulamaya hazır olduğunu vurguladı. Abdi ayrıca, Savunma Bakan Yardımcılığı ve Haseke Valiliği görevleri için bazı isimlerin önerildiğini, ancak şu ana kadar üzerinde mutabakata varılmış bir listenin oluşmadığını söyledi.

Abdi, görüşmelerin uluslararası himaye altında yürütüldüğünü; ABD’nin siyasi ve askeri kurumları ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un da sürece dahil olduğunu belirtti. Bununla birlikte, yaşananların nihai bir anlaşma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Abdi, uluslararası toplumun gerilimi düşürmeye yönelik çabalarının, Şam’ın taahhütlerine bağlı kalmasına ve öne sürülen talepleri uygulamasına bağlı olduğunu vurguladı. Abdi, ‘kabul edilemez’ koşullar dayatılmadığı sürece bu girişimlerin başarıya ulaşacağını dile getirdi.

Mxmxm
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (North Press Agency – NPA)

Bu çerçevede Abdi, Şam ile ‘açık bir iletişim hattının’ bulunduğunu belirterek, yapılan anlaşma uyarınca ordunun Kürt nüfusun çoğunlukta olduğu bölgelere girmemesi gerektiğini vurguladı.

Abdi, Suriye hükümetiyle bir anlaşma ve çözüme ulaşılana kadar ‘direnişin’ süreceğini ifade ederken, Kobani’nin tıpkı 2014 yılında olduğu gibi bu direnişe öncülük edeceğini söyledi.

Jxjxj
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları, Kürtlerin kontrolündeki Ayn el-Arab (Kobani) şehrine geldi. (AFP)

SDG bugün yaptığı açıklamada, Suriye hükümetine bağlı grupların sabahın erken saatlerinden itibaren saldırılar başlatmasının ardından Kobani’nin güneydoğusunda şiddetli çatışmaların yaşandığını bildirdi.

Yapılan açıklamada, çatışmaların özellikle el-Celbiye kasabasında devam ettiği; saldırgan grupların tank ve zırhlı araçlardan oluşan ek takviyeler getirdiği ve bölge üzerinde yoğun Türk insansız hava aracı (İHA) uçuşlarının gerçekleştiği ifade edildi.

Suriye Savunma Bakanlığı ise dün SDG’yi ateşkesi ihlal etmek ve Kobani çevresindeki ordu mevzilerini 25’ten fazla İHA’yla hedef almakla suçladı.


SDG: Kobani'nin güneydoğusunda Suriye hükümet güçleriyle şiddetli çatışmalar yaşandı

Haseke'deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milisleri (AFP)
Haseke'deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milisleri (AFP)
TT

SDG: Kobani'nin güneydoğusunda Suriye hükümet güçleriyle şiddetli çatışmalar yaşandı

Haseke'deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milisleri (AFP)
Haseke'deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milisleri (AFP)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanlığı bugün yaptığı açıklamada, Kobani/Ayn el-Arab kenti üzerinde yeniden saldırı, kuşatma ve sürekli baskılar yaşandığını duyurdu. Açıklamada, bunun ‘kentin halkının iradesini zayıflatma ve istikrarı bozma amaçlı açık girişimler’ olarak nitelendirildiği belirtildi. SDG, kuzey ve doğu Suriye’de istikrarın bozulmasının bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından doğrudan tehdit oluşturduğunu ve terör örgütlerine saflarını yeniden organize etme ve faaliyetlerini canlandırma fırsatı verdiğini vurguladı.

SDG, sabah saatlerinden itibaren Suriye hükümetine bağlı güçlerin Kobani’nin güneydoğusunda SDG unsurlarına saldırmasıyla şiddetli çatışmaların yaşandığını bildirdi.

Yapılan açıklamada, çatışmaların özellikle el-Celbiye kasabasında devam ettiği; saldırgan grupların tank ve zırhlı araçlardan oluşan ek takviyeler getirdiği ve bölge üzerinde yoğun Türk insansız hava aracı (İHA) uçuşlarının gerçekleştiği ifade edildi.

Suriye Savunma Bakanlığı ise dün SDG’yi ateşkesi ihlal etmek ve Kobani çevresindeki ordu mevzilerini 25’ten fazla İHA’yla bombalamakla suçladı.

Suriye ordusu, dört gün süren önceki ateşkesin sona ermesinin ardından, Kürt güçleriyle ateşkesi 15 gün daha uzattığını önceki gün duyurmuştu.

SDG, hükümete bağlı grupların saldırılarının ‘ateşkesin net bir ihlali’ olduğunu belirterek, bunun Şam’ın taahhütlerine uymadığını ve bölgedeki istikrarsızlık politikasının devam ettiğini gösterdiğini ifade etti. SDG, ateşkesi garanti eden taraflardan ‘bu saldırıları durdurmak ve Şam’ın sürdürdüğü tırmanışı sonlandırmak için derhal harekete geçmelerini’ talep etti.

SDG, bugün Kobani’nin DEAŞ’tan kurtuluşunun 11. yıldönümü vesilesiyle yaptığı basın açıklamasında, “Bugünkü Kobani saldırısı, DEAŞ’a karşı kazanılan zaferin simgesine doğrudan bir saldırıdır; projeyi bozan bir şehre yönelik intikam girişimidir ve istikrarı zayıflatma, kaosu körükleme ve terörün geri dönmesine alan açma girişimlerinden ayrı değerlendirilemez” ifadelerini kullandı.

SDG, uluslararası topluma yönelik açık bir mesaj vererek, “DEAŞ’a karşı elde edilen kazanımları korumak ve bu savaşta ağır bedeller ödeyen bölgelerin güvenliğini ve istikrarını sağlamak siyasi bir tercih değil, ortak bir etik ve hukuki sorumluluktur” dedi.

Açıklamada ayrıca, “Kobani’ye yönelik sessizlik, terörün yenilgiye uğratılması için verilen fedakârlıklarla çelişiyor ve uluslararası çabaları zayıflatıyor” denilerek, Kobani’nin “direniş ve kararlılığın kalıcı simgesi olmaya devam edeceği; 11 yıl önce kazanılan zaferin sadece anı değil, özgürlüğü savunma, şehitlerin kazanımlarını koruma ve Suriye halkları için güvenli, demokratik bir gelecek inşa etme yönünde yenilenmiş bir taahhüt” olduğu vurgulandı.


El-Aktan Hapishanesi'ndeki çocuklar DEAŞ hapishaneleri hakkındaki dosyayı açtı

El-Aktan Hapishanesi'ndeki çocuklar DEAŞ hapishaneleri hakkındaki dosyayı açtı
TT

El-Aktan Hapishanesi'ndeki çocuklar DEAŞ hapishaneleri hakkındaki dosyayı açtı

El-Aktan Hapishanesi'ndeki çocuklar DEAŞ hapishaneleri hakkındaki dosyayı açtı

Suriye İnsan Hakları Ağı, Suriye yetkililerine, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından kontrol edilen ve şu anda hükümetin kontrolü altına giren tüm gözaltı merkezlerinin güvenliğini, SDG'den yönetimini devraldıktan hemen sonra sağlamaları çağrısında bulundu. SDG, Suriye hükümetinin cumartesi günü Rakka'daki el-Aktan Hapishanesinden serbest bıraktığı 126 çocuğun tutuklanmasını, bu hapishanenin bir kısmının çeşitli davalara karışan veya DEAŞ tarafından askere alınmış çocukları barındırmak için ayrıldığını ve güvenlik nedenleriyle yaklaşık üç ay önce çocuk hapishanesinden buraya nakledildiklerini söyleyerek savundu.

Rakka'daki aktivistlerden Şarku’l Avsat'a verilen bilgilere göre, el-Aktan Hapishanesi'ndeki tutuklu sayısı bin 200'e ulaştı ve onlara yöneltilen suçlamaların çoğu DEAŞ'a üye olmak, Özgür Ordu ile iletişim ve yabancı taraflarla ilişki kurmak idi.

Suriye devlet medyası, çoğu 18 yaşın altında olan gözaltından serbest bırakılan çocuklarla yapılan çok sayıda röportaj ve haberi yayınladı. Bu durum Suriyeliler arasında şok dalgası yarattı. Bir çocuk, amcasının kızını sevdiği için onu ihbar etmesi üzerine üç ay hapis yattığını, bir diğeri ise telefonunda Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın fotoğrafı bulunduğu için gözaltına alındığını söyledi. Serbest bırakılan çocuklar, Suriye Haber Kanalı'nda yayınlanan röportajlarda, yemek istedikleri için istismara, elektrik şoku işkencesine ve dayaklara maruz kaldıklarını vurguladılar.

dfgty7u

Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi'nin cezaevi idaresi, pazar günü, gözaltında bulunan çocukların şok edici görüntülerini haklı gösteren resmi bir açıklama yayınlayarak, Rakka'daki el Aktan cezaevinin bir kısmının çeşitli davalara karışan veya DEAŞ tarafından askere alınmış çocukları barındırmak için tahsis edildiğini, “Güvenlik nedenleriyle” yaklaşık üç ay önce çocuk cezaevinden buraya nakledildiklerini” belirtti.

Özerk Yönetim'in birçok cezaevi var ve Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR) Müdürü Fadl Abdulgani Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bunların sayısının kesin olmadığını söyledi.

sdfrgt
Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) bağlı unsurlar, 23 Ocak 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka şehrinin dışındaki El-Aktan hapishanesinden çekilerek Kobani'ye doğru ilerledi (AFP)

Son askeri operasyonlar sırasında Suriye hükümeti, el-Haseke'deki el-Şeddadi hapishanesini ve Rakka'daki el-Aktan hapishanesini Suriye Demokratik Güçleri'nden (SDG) geri aldı. Suriye medya kaynakları, SDG'nin geçen yıl onlarca sivili DEAŞ üyesi oldukları suçlamasıyla, herhangi bir doğrulama yapmadan tutukladığını belgeledi.

SDG'nin en öne çıkan hapishaneleri arasında, Haseke'nin güney girişindeki Sanayi Lisesi hapishanesi (tahmini mahkum sayısı 8 bin), Haseke'nin Guveyran mahallesindeki merkez hapishane (erkek, kadın ve çocuklar için, tahmini tutuklu sayısı 10 bin), en kötü olarak kabul edilen Alaya hapishanesi ve Malikiye (Derik) hapishanesi bulunmaktadır.

Suriye İnsan Hakları Ağı'na göre, SDG'nin kurulduğu günden bu yana en az 3 bin 705 kişi zorla kaybedilmiş ve 122 kişi işkence sonucu öldürülmüştür.

rfgt

Medya haberlerine göre son iki gün içinde yüzlerce kişi kayıp oğullarını aramak için el-Aktan hapishanesinin çevresinde toplandı. Rakka vilayetinde yaşayan Hüseyin Halil, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, kardeşinin 10 yıldır kayıp olduğunu belirterek şunları söyledi: “Onu el-Şeddadi veya el-Aktan hapishanelerinde bulacağımıza dair büyük umutlarımız vardı, ancak onunla ilgili herhangi bir bilgi alamadık.” Halil, diğer hapishanelerde kardeşini bulmayı hala umduklarını dile getirdi.

Suriye'nin kuzey ve doğusundaki hapishaneler konusu, Suriye hükümeti ile SDG arasında devam eden müzakerelerde en hassas konulardan biri, çünkü Rakka, Haseke ve Deyrizor illerindeki DEAŞ tutuklularının akıbetiyle ilgili. Medya haberlerine göre, yabancıların da dahil olduğu tahmini 8 bin tutuklu var. ABD önderliğindeki koalisyon güçleri, bu mahkumları Irak'a nakletmeye başladı. Mevcut bilgilere göre, yaklaşık 1000 mahkum nakledildi. Ateşkes anlaşması, bu mahkumların Suriye'den Irak'a naklinin tamamlanması için uzatıldı.

rfgt

ABD'nin, geçen pazartesi günü örgütün tutuklularının el-Şeddadi hapishanesinden kaçmasının ardından tutukluları nakletmeye karar vermesi dikkat çekicidir. Suriye İçişleri Bakanlığı, 120 DEAŞ tutuklusunun kaçmasından SDG'yi sorumlu tutmaktadır. Öte yandan SDG, hapishanenin kontrolü dışında olduğunu ifade etti.

Suriye İnsan Hakları Ağı, dün yayınladığı raporunda, “Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kontrolü altında bulunan eski gözaltı merkezlerindeki suç mahallerinin korunması” çağrısında bulundu. Raporda, “Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir dizi gözaltı merkezinin kontrolünün SDG'den Suriye hükümetine devredilmesinin (ciddi insan hakları ihlalleriyle ilgili kanıtların korunması ve bunların kaybolması veya tahrif edilmesinin önlenmesi açısından) acil bir sorun teşkil ettiği” belirtildi.