Ordu Komutanı Burhan: ‘İsyan’ yakında sona erecek ve Sudan barışa kavuşacak

Özgürlük ve Değişim Güçleri liderlerinden liderlerinden birine göre Sudan hızla iç savaşa doğru ilerliyor.

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani, perşembe günü Doha'da Sudan Ordu Komutanı Abdulfettah el-Burhan'ı kabul etti. (SUNA)
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani, perşembe günü Doha'da Sudan Ordu Komutanı Abdulfettah el-Burhan'ı kabul etti. (SUNA)
TT

Ordu Komutanı Burhan: ‘İsyan’ yakında sona erecek ve Sudan barışa kavuşacak

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani, perşembe günü Doha'da Sudan Ordu Komutanı Abdulfettah el-Burhan'ı kabul etti. (SUNA)
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani, perşembe günü Doha'da Sudan Ordu Komutanı Abdulfettah el-Burhan'ı kabul etti. (SUNA)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan, Katar'ı ziyareti ve Emir Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile görüşmesi sırasında yaptığı açıklamada, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) isyanının yakında bastırılacağını ve Sudan halkının barış ve istikrara kavuşacağını söyledi. HDK tarafından yapılan açıklamada ise, ikinci lider Abdurrahim Daklu'ya yönelik ABD yaptırımlarını ‘şok edici ve haksız’ olarak nitelendirildi.

Burhan açıklamasının devamında, Sudanlıların çektiği acıların sona ermesi ve işlerin normale dönmesi için çabaların sürdüğünü belirterek şunları söyledi:

“Şimdi savaşın durdurulduğu bir aşamadayız ve bundan sonra diğer konular hakkında konuşabiliriz. Biz, ordu mensupları olarak bu isyanı bastırıp geçiş dönemini tamamladıktan sonra sivil demokratik yönetime geçeceğimiz konusunda Sudan halkına güvence veriyoruz.".

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani, dün Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el Burhan ile yaptığı görüşmede, Katar'ın Sudan'daki çatışmaların durdurulması ve farklılıkların barışçıl yollarla çözülmesi için çağrısını yineledi. Katar'ın, Sudan'da barış ve istikrarı desteklediğini ve ülkenin içinde bulunduğu hassas koşullarda bu çabalara destek vereceğini vurguladı. Şeyh Temim bin Hamad, görüşmelerde ayrıca Sudan ve Katar arasındaki tarihi ve stratejik ilişkilerin önemine dikkat çekti. İki ülke arasındaki ilişkilerin, resmi ve halk düzeyinde her zaman güçlü ve iyi olduğunu ifade etti.

Burhan, dün Katar'ın başkenti Doha'ya bir ziyarette bulundu. Ardından HDK tarafından Ordu Genel Komutanlığı’ndaki ikametgahına uygulanan kuşatmadan çıktıktan sonra üssünün bulunduğu Port Sudan'a döndü. 

Katar’dan güzel karşılama

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani, X (eski adıyla Twitter) platformunda yaptığı açıklamada, Orgeneral Abdulfettah Burhan'ı karşılamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. İkili ilişkilerin güçlendirilmesi ve çeşitli alanlarda iş birliğinin geliştirilmesi için görüşmeler yaptıklarını belirtti. Ayrıca Sudan'daki çatışmaları sona erdirme ve ülkenin birliğini, güvenliğini ve istikrarını koruma çabalarını destekleme konusundaki kararlılığını yineledi.

Burhan'ın Doha temasları, Özgürlük ve Değişim Güçleri (ÖDBG) koalisyonunun önde gelen siyasi liderlerinden oluşan bir heyetin Katar'ı ziyaretinden günler gerçekleşti. Heyet, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile görüştü. Katarlı Bakan, Sudan'daki savaşı mümkün olan en kısa sürede sona erdirmek için bölgesel güçlerle birlikte çalışacağına ve savaşın sona ermesinin ardından Sudan'ın yeniden inşasına katkıda bulunmaya hazır olduğunu ifade etti.

Burhan, Katar'ın başkenti Doha'ya gitmeden saatler önce, geçtiğimiz çarşamba gecesi bir anayasa kararı çıkararak HDK’yı feshetti ve yasasını iptal etti. Kararını, sivillere karşı işlediği ağır ihlallere, ülkenin altyapısını kasıtlı olarak tahrip etmesine ve 2017'de kurulmasının hedeflerini, görevlerini ve ilkelerini ihlal etmesine bağladı.

Burhan'ın kararı, Sudan'da büyük bir kafa karışıklığına neden oldu. Çünkü Burhan, geçtiğimiz 17 Nisan’da savaşın başlamasından iki gün sonra, HDK’yı feshetmiş ve Hamideti olarak bilinen komutanı Muhammed Hamdan Daklu’yu, Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcılığı görevinden almıştı.

Fotoğraf Altı: Şeyh Temim ve Burhan dün Doha'da görüştüler. (SUNA)
Şeyh Temim ve Burhan dün Doha'da görüştüler. (SUNA)

Burhan'ın kararı, ABD Hazine Bakanlığı'nın HDK’nın ikinci lideri Abdurrahim Daklu'ya (Hamideti'nin kardeşi) güçlerinin sivillere karşı işlediği ihlaller nedeniyle yaptırımlar uygulamasından saatler sonra geldi.

Şok edici ve adil olmayan cezalar

HDK, ABD'nin ikinci komutanına yaptırım uygulama kararını ‘üzücü, şok edici ve haksız’ olarak değerlendirdi. HDK’nın açıklamasına göre, karar ‘tamamen siyasi bir karar’ ve savaşın başlamasından sorumlu tarafın kim olduğunu ve savaş sırasında farklı tarafların işlediği ihlalleri araştıran şeffaf bir soruşturma yapılmadan alındı.

Yaptırımlar, Daklu'nun tüm varlıklarının, mülklerinin ve çıkarlarının dondurulmasını içeriyor ve ona bağlı kuruluşlarla iş yapan herkesi etkiliyor.  HDK’nın açıklamasında, “İkinci lider Abdurrahim Daklu ‘ya uygulanan yaptırımlar, operasyon sırasında savaş döneminde farklı bölgelerde meydana gelen ihlal iddialarına dayanıyordu” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada ayrıca ABD'nin kararının ‘arabayı atın önüne koyduğunu’ ve geçmişte, bugün ve gelecekte bunu memnuniyetle karşılansa da Sudan'daki krizin çözümünde arabuluculuk rolüne olumsuz gölge düşüreceği ifade edildi. Kararın taraflı olduğuna işaret edilen açıklamada, bunun Sudan'daki siyasi krizi çözmeye yardımcı olmayacağın belirtildi. Ayrıca kararın, Sudan'daki çatışmayı sona erdirmek ve demokratik bir geçişi sağlamak için gerekli olan kapsamlı bir siyasi çözüme ve geçiş dönemi adaleti sürecine ulaşmayı engelleyeceğine işaret edildi.

Fotoğraf Altı: Abdurrahim Cuma. (Arşiv)
Abdurrahim Cuma. (Arşiv)

HDK’nın açıklamasında ABD yaptırımlarının, Sudan Silahlı Kuvvetlerinin ve Darfur'daki izole rejimin kalıntılarının gerçekleştirdiği korkunç ihlalleri görmezden geldiğine dikkat çekildi. Açıklamada ayrıca Batı Darfur'daki Hızlı Destek Güçleri komutanı Tümgeneral Abdurrahim Cuma'yı eyalet valisi Hamis Abdullah Ebkar ve kardeşine yönelik suikastın sorumluluğuyla suçlamanın ‘utanç verici bir adım’ olduğu ifade edildi. Eyalet başkentinde (el- Cenine) meydana gelen olaylara ilişkin bağımsız bir uluslararası soruşturma yapılması çağrılarının görmezden gelindiği ifade edildi.

Açıklamada, yaptırımlara maruz kalan HDK ikinci liderinin, savaş sırasında yaşanan ihlallerin durdurulmasında aktif rol oynadığını, ülkede demokratik yolun yeniden tesis edilmesi için tüm enerjisiyle çalıştığını belirtti.

Ayrıca HDK, kapsamlı çözüm bağlamında savaşın durdurulması ve adaletin sağlanması için kapsamlı operasyonlar yapılması gerektiği konusunda savaşın başlangıcından bu yana kararlı duruşunu vurguladı.

ÖDBG endişeli

Diğer yandan, ÖDBG’nin (Sudan'daki eski iktidar koalisyonu) liderlerinden Ureve es- Sadık, Arap Birliği'nin Sudan'ın kapsamlı bir iç savaşa sürükleneceği yönündeki uyarılarına yanıt olarak ülkenin hızla iç savaşa doğru gittiğini söyledi. Sadık, “Sahada gördüklerimiz Birliğin uyarısını güçlendiriyor” dedi.

Halen Hartum'da yaşayan Sadık dün Arap Dünyası Haber Ajansı’na  (AWP) verdiği demeçte şunları söyledi:

"Sahada gördüklerimize göre çok hızlı bir şekilde iç savaşa doğru ilerliyoruz. Artık Sudan'da iç savaşın çıkmasına yol açacak gerekli tüm faktörler mevcut.”

Sadık, bu faktörlerin arasında yaygın silahların, sosyal adaletsizliğin, birçok şehirde zayıf güvenliğin ve yoksulluk derecesindeki artışın yer aldığını söyledi.

Cidde en iyi platform

Sudan'da iç savaşın çıkmasını önlemek için ÖDBG tarafından yapılan çabalara ilişkin bir soruya yanıt olarak, Sadık, müzakerelere başlamak için Cidde platformunu desteklediklerini söyledi. Sadık sözleirni şöyle sürdürdü:

"Cidde platformunu, Sudan'da köklü bir çözüme ulaşmak için şimdiye kadarki en iyi platform olarak görüyoruz. Bu, Arap Birliği ve Hükümetler Arası Kalkınma Otoritesi (IGAD) tarafından desteklenen ve Sudan'ın komşu ülkeleri tarafından desteklenen bir penceredir."

ABD'nin HDK’nın ikinci lideri Abdurrahim Daklu'ya yönelik açıkladığı yaptırımlara atıfta bulunan Sadık ayrıca “Arabulucular için, ‘yaptırım sopası’ ile temsil edilen ‘yeni bir strateji’ var” dedi. Sudan'ın hayatta kalması müzakereye konu hale geldiğinden iki tarafın eninde sonunda müzakereye gideceğine inandığını ifade etti.

Yangına körükle gitmek

Sadık, Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan’ın dün HDK’yı feshetme kararına ilişkin ÖDBG tutumu hakkında ise şu ifadeleri kullandı:

“HDK’nın feshi ve ordu çokluğunun ortadan kaldırılması Aralık 2018 Devrimi'nin taleplerinden biridir. Ancak bu karar barış zamanında istendi. Savaş zamanında gerçek bir eyleme geçilmediği sürece bu, yangına körükle gitmek anlamına gelir.”

Sadık ayrıca bu dönemde HDK’nın feshinin 'yerel, bölgesel ve uluslararası' ittifaklarını güçlendirmeye iteceğine inandığını ifade etti.

Burhan'ın, ordunun HDK’yı yenilgiye uğratma çabalarına ilişkin Katar'da yaptığı açıklamalara ilişkin bir soruya şu yanıtı verdi:

“Darfur bölgesi ve eski Güney Sudan'daki savaşa işaret eden deneyimler, Sudan'daki savaşların askeri bir zaferle bitmediğini kanıtladı.”

Kan dökülmesine son verilmesi

Ayrıca ABD’nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Linda Thomas-Greenfield, Sudan Silahlı Kuvvetleri ve HDK’ya, Sudan halkının akan kanına ve acılarına son verilmesi çağrısında bulunarak, bu çatışmanın askeri bir çözümü olmadığını vurguladı.

Fotoğraf Altı: ABD'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Linda Thomas-Greenfield dün Sudanlı mültecilerin kaldığı Çad'daki Adre Kampı’nı ziyaret etti. (Reuters)
ABD'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Linda Thomas-Greenfield dün Sudanlı mültecilerin kaldığı Çad'daki Adre Kampı’nı ziyaret etti. (Reuters)

Hartum'daki ABD Büyükelçiliği'nin Facebook hesabından yapılan açıklamaya göre Çad'ın Adre kentinde savaş nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan Sudanlıların kaldığı kamplara yaptığı ziyarette, Thomas-Greenfield, ülkesinin Sudan'a acil insani yardım sağlamak için yaklaşık 163 milyon dolar sağlayacağını ifade etti.

Açıklamada yardımın 103 milyon dolarının Dışişleri Bakanlığı Nüfus, Mülteciler ve Göç Bürosu tarafından, yaklaşık 60 milyon dolarının ise ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı'ndan sağlandığı belirtildi.

Büyükelçi’ye göre Washington'ın Sudan'a acil müdahale için sağladığı toplam insani yardım bu yıl yaklaşık 710 milyon dolara yükseldi. Yardımın aralarında Mısır, Çad, Etiyopya, Güney Sudan ve Orta Afrika komşu ülkeleri de kapsadığına işaret etti.

Sudan'da evlerini terk etmek zorunda kalan 3,6 milyon dahil 24,7 milyondan fazla kişinin insani yardıma ihtiyacı olduğunu söyleyen Thomas-Greenfield, Sudan'a yönelik acil müdahalede en büyük bağışçının ABD olduğunu kaydetti.

ABD’li Büyükelçi, Thomas-Greenfield, Sudanlı yetkilileri hayat kurtaran yardımların ulaştırılmasını ve insani vize verilmesini engelleyen bürokratik ve güvenlik kısıtlamalarını kaldırmaya çağırdı. Çatışmalardan etkilenen nüfusa güvenlik arayış özgürlüğü tanınması gerektiğini vurguladı.

Sahadaki gelişmeler

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre başkent Hartum'un güneyindeki eş-Şecera bölgesindeki Zırhlı Kolordu Komutanlığı çevresinde ordu ile HDK arasında üst üste üçüncü gün şiddetli çatışmalar ve yoğun top atışları yeniden başladı.

Görgü tanıkları, ordunun Umdurman'ın kuzeyindeki ‘Vadi Saydna’ askeri üssünden şehrin merkezi ve batısındaki HDK’nın mevzilerini hedef alan yoğun topçu bombardımanı başlattığını aktardı. Ayrıca HDK’nın kontrolündeki Bahri kenti yönünden Halfaya Köprüsü'ne doğru güçlü patlama sesleri duyulduğunu bildirdi. Eş zamanlı olarak ordu İHA’ları, Hartum'un güneyindeki sivil Riyadiya bölgesindeki HDK karargahını hedef aldı.



İsrail'in önümüzdeki günlerde Lübnan ile görüşmeler yapması bekleniyor

İsrail tankları Lübnan sınırında (EPA)
İsrail tankları Lübnan sınırında (EPA)
TT

İsrail'in önümüzdeki günlerde Lübnan ile görüşmeler yapması bekleniyor

İsrail tankları Lübnan sınırında (EPA)
İsrail tankları Lübnan sınırında (EPA)

Reuters'e dün konuşan iki İsrailli yetkili, İsrail ve Lübnan'ın önümüzdeki günlerde Hizbullah'ın silahsızlandırılmasına yol açacak kalıcı bir ateşkes sağlamayı amaçlayan görüşmeler yapmasının beklendiğini, ancak bu görüşmelerin zamanlaması ve şartları konusunda henüz bir anlaşmaya varılmadığını belirtti.

Lübnan, görüşmeler için bir heyet oluşturmak üzere çalışıyor, ancak henüz bir tarih belirlenmedi. Dün üç Lübnanlı yetkili, Beyrut'un, Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın ilk olarak dile getirdiği noktaya, yani müzakerelerin önünü açacak tam bir ateşkese İsrail'in uyup uymayacağı konusunda açıklığa ihtiyaç duyduğunu söyledi.

İsrail gazetesi Haaretz, cumartesi günü beklenen görüşmelerle ilgili ilk haberi veren gazete oldu. Bir Lübnanlı yetkili dün, Lübnan'ın bu görüşmelerle ilgili olarak İsrail'den henüz resmi bildirim almadığını söyledi.

İki İsrailli yetkili, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun yakın çalışma arkadaşı Ron Dermer'in İsrail tarafında görüşmelere başkanlık edeceğini ve Fransa'nın da bu girişime dahil olduğunu belirtti. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar dün yaptığı açıklamada, Lübnan ile herhangi bir görüşmenin yapıldığını yalanladı. Lübnan, 2 Mart'ta Hizbullah'ın İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in öldürülmesinin intikamını almak amacıyla İsrail'e saldırmasıyla Ortadoğu'daki daha geniş çatışmanın içine çekildi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Lübnan'da 800'den fazla kişinin ölümüne ve 800 binden fazla kişinin evlerinden kaçmasına neden olan bir saldırıyla karşılık verdi.

Avn, savaşı sona erdirmek için İsrail ile doğrudan görüşmeler yapmaya hazır olduklarını ifade etti.

Lübnan hükümetinin İsrail ile görüşme isteği, Hizbullah'ın silahlı bir grup olarak statüsü konusunda Lübnan içinde artan gerilimlerin yaşandığı bir dönemde geliyor. Lübnan hükümeti bu ay Hizbullah'ın askeri faaliyetlerini yasakladı, ancak grup bu kararı reddederek savaşmaya devam etti ve İsrail'e yüzlerce roket fırlattı.


İsrail, tahliye uyarısının ardından Beyrut'un güney banliyölerine hava saldırısı düzenledi

İsrail-Lübnan sınırında bir İsrail topçu birliği ateş açıyor (Reuters)
İsrail-Lübnan sınırında bir İsrail topçu birliği ateş açıyor (Reuters)
TT

İsrail, tahliye uyarısının ardından Beyrut'un güney banliyölerine hava saldırısı düzenledi

İsrail-Lübnan sınırında bir İsrail topçu birliği ateş açıyor (Reuters)
İsrail-Lübnan sınırında bir İsrail topçu birliği ateş açıyor (Reuters)

Yerel medya kaynaklarına göre İsrail ordusunun sabah saatlerinde bölgedeki çeşitli mahalleleri kapsayan bir tahliye uyarısı yayınlamasının ardından, İsrail dün akşamı Beyrut'un güney banliyölerini hedef alan hava saldırısı düzenledi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre İsrail'in bu ayın başlarında savaşın yeniden başlamasından beri defalarca hedef aldığı Hizbullah kalesi bölgesine yönelik son saldırıda, şehrin çeşitli yerlerinde şiddetli bir patlama sesi duyuldu.


Şam’da kadın polis enstitüsü açıldı… Muhalif subaya albay rütbesi verildi

Şam kırsalındaki Tel kentinde Kadın Polis Enstitüsü’nün açılışı sırasında İçişleri Bakanı Enes Hattab’ın güvenlik yetkilileri ve Kadın Polis Enstitüsü yöneticileriyle birlikte çekildiği hatıra fotoğrafı (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Şam kırsalındaki Tel kentinde Kadın Polis Enstitüsü’nün açılışı sırasında İçişleri Bakanı Enes Hattab’ın güvenlik yetkilileri ve Kadın Polis Enstitüsü yöneticileriyle birlikte çekildiği hatıra fotoğrafı (Suriye İçişleri Bakanlığı)
TT

Şam’da kadın polis enstitüsü açıldı… Muhalif subaya albay rütbesi verildi

Şam kırsalındaki Tel kentinde Kadın Polis Enstitüsü’nün açılışı sırasında İçişleri Bakanı Enes Hattab’ın güvenlik yetkilileri ve Kadın Polis Enstitüsü yöneticileriyle birlikte çekildiği hatıra fotoğrafı (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Şam kırsalındaki Tel kentinde Kadın Polis Enstitüsü’nün açılışı sırasında İçişleri Bakanı Enes Hattab’ın güvenlik yetkilileri ve Kadın Polis Enstitüsü yöneticileriyle birlikte çekildiği hatıra fotoğrafı (Suriye İçişleri Bakanlığı)

Suriye İçişleri Bakanı Enes Hattab, Şam kırsalındaki Tel kentinde Kadın Polis Enstitüsü’nün açılışını gerçekleştirdi. Bu adımın, kadınların polis ve güvenlik alanındaki rolünü güçlendirmeyi ve farklı uzmanlık alanlarında daha geniş katılımını sağlamayı hedeflediği belirtildi.

Enstitünün açılışına paralel olarak Suriye İçişleri Bakanlığı, “el-Anud” lakabıyla bilinen ve daha önce rejimden ayrılan subay Yüsra Diyab el-Kata’na’nın albay rütbesine terfi ettirildiğini duyurdu. Kata’na’nın kökeninin Dera kırsalındaki el-Lecat bölgesine dayandığı ve Suriye devriminin ilk dönemlerinde eski rejim ordusundan ayrıldığını açıklayan ilk subaylar arasında yer aldığı ifade edildi.

İçişleri Bakanı Enes Hattab, cumartesi günü açılışta yaptığı konuşmada, enstitünün donatılması ve eğitim programlarının hazırlanmasının yaklaşık bir yıl süren yoğun bir çalışma sonucunda tamamlandığını söyledi. Hattab, bu süreçte uzman bir ekibin modern polislik gereksinimlerine uygun bir eğitim ortamı oluşturmak ve kursiyerler için öğrenme ile mesleki eğitim imkânlarını sağlamak amacıyla büyük çaba harcadığını belirtti.

gth
Şam kırsalındaki Tel kentinde Kadın Polis Enstitüsü yöneticileri İçişleri Bakanı’nı karşılarken (Suriye İçişleri Bakanlığı)

Bakan, enstitünün güvenlik alanında görev alacak kadın kadroların yetiştirilmesi ve eğitilmesi için uzmanlaşmış bir merkez olacağını vurguladı. Ayrıca kursiyerlere görevlerini etkin ve yetkin biçimde yerine getirebilmeleri için gerekli bilgi, disiplin ve mesleki becerilerin kazandırılacağını ifade etti.

Hattab, İçişleri Bakanlığı’nın “kurtuluştan” sonraki ilk günden itibaren kadınların güvenlik ve polislik çalışmalarına ile toplumsal hizmetlere katılımını güçlendirmeyi görev edindiğini belirterek, bunun kadınların haklarını ve mahremiyetini koruyacak şekilde, toplumsal değerler ve mesleki standartlarla uyumlu biçimde yürütüleceğini söyledi.

gh
Albay rütbesine terfi ettirilen muhalif subay Yüsra Diyab el-Kata’na (Suriye İçişleri Bakanlığı)

Bakan ayrıca, halkının yanında yer almayı seçen, özgürlük ve adalet değerlerini destekleyerek eski rejimden ayrılan kadın subayları memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Bu subayların bugün kuruma katılmasının kurumun deneyimine önemli katkı sağladığını ve ülke çıkarlarını ve topluma hizmeti her şeyin üzerinde tutan herkese kapı açan ulusal bir sürecin somut göstergesi olduğunu ifade etti.

Enstitü Müdürü Tuğgeneral Hüda Mahmud Sercavi ise enstitünün kurulmasının, polislik çalışmalarını geliştirmeyi ve mevcut dönemin ihtiyaçlarıyla uyumlu şekilde modernize etmeyi amaçlayan ulusal bir vizyonun parçası olduğunu söyledi. Sercavi, enstitünün çeşitli toplumsal meselelerle başa çıkabilecek kadın polis kadrolarının yetiştirilmesi için uzmanlaşmış bir eğitim platformu olacağını kaydetti.

vfgbh
Kadın Polis Enstitüsü Müdürü Tuğgeneral Hüda Mahmud Sercavi (Suriye İçişleri Bakanlığı)

Sercavi ayrıca enstitünün, devletin kadınların yeteneklerine ve toplumun korunması ile istikrarın güçlendirilmesindeki rollerine duyduğu inancı yansıtan kurumsal bir model oluşturma yolunda önemli bir adım olduğunu vurguladı.

Açılış törenine çok sayıda güvenlik ve idari yetkili katıldı. Etkinliğin, polis kurumlarının geliştirilmesi ve en yüksek mesleki standartlara göre eğitilmiş kadın kadrolarla güçlendirilmesi çabalarının bir parçası olduğu ifade edildi. Bu adımın güvenlik sisteminin desteklenmesine ve topluma hizmetin güçlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

İçişleri Bakanı ayrıca enstitünün çeşitli bölümlerinde incelemelerde bulundu. Ziyaret sırasında eğitim ve hazırlık salonları ile yönetim ofisleri ve idari birimler gezildi.

67ı
İçişleri Bakanı Enes Hattab ile birlikte Kadın Polis Enstitüsü’nde inceleme yapan bazı Suriye güvenlik yetkilileri (Suriye İçişleri Bakanlığı)

Bakan, enstitü yöneticilerinden uygulanan eğitim programları ile kursiyerlerin polislik görevine hazırlanması ve eğitilmesine ilişkin mekanizmalar hakkında bilgi aldı. Tuğgeneral Sercavi de enstitüde yürütülecek çalışma planları hakkında kapsamlı bir sunum yaptı.

Enstitünün, kursiyerleri polis ve hukuk bilimleri ile saha becerilerini kapsayan uzmanlaşmış eğitim programları aracılığıyla yetiştirmeyi hedeflediği belirtildi. Ayrıca kadın polis varlığının gerekli olduğu toplumsal meselelerle başa çıkmaya yönelik yöntemler konusunda da eğitim verileceği ifade edildi.