İngiltere, Libya’daki Wagner varlığından endişeli

İngiltere’nin Libya büyükelçisi: 3 öncelik var

İngiltere'nin Libya Büyükelçisi
İngiltere'nin Libya Büyükelçisi
TT

İngiltere, Libya’daki Wagner varlığından endişeli

İngiltere'nin Libya Büyükelçisi
İngiltere'nin Libya Büyükelçisi

Caroline Hurndall İngiltere’nin Libya büyükelçisi olarak görevinin bitimine birkaç gün kala, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, seçimlerin düzenlenmesi ile sonlanacak siyasi sürecin üç önceliğini vurguladı. Bu üç önceliğin, liderlerin Libyalıların çıkarlarını kendi çıkarlarının önüne koyma, siyasi aktörler arasındaki güvensizlik ikilemine karşı mücadele etme ve Birleşmiş Milletler destekli bir diyaloğa katılma olduğunu belirtti.

Hurndall, Trablus’un son dönemde tanık olduğu huzursuzluk ve kanlı çatışmaların Libya kurumlarının meşruiyet eksikliğini doğruladığını belirtti. Bu bağlamda “Protestolar ve çatışmalar açısından gördüklerimiz, Trablus’ta yaklaşık bir yıldır göreceli bir istikrar sağlasak da durumun aslında çok kırılgan olduğunu ortaya koyuyor” dedi. Ayrıca “Bunun, Libya’daki tüm kurumların meşruiyetten yoksun olduğunu ve hiçbirinin Libya ve halkı adına karar alma ve ülkeyi gerçekten yönetme konusunda tam meşruiyete sahip olmadığını ortaya çıkardığını da düşünüyorum” dedi.

İngiliz Büyükelçisi, Libya’da bulunan yabancı savaşçıların sayısı veya Rus Wagner şirketinin liderinin öldürülmesinin ardından grubun akıbeti hakkında yorum yapmaktan kaçındı. Ancak kendisinin bir şeyden emin olduğunu belirterek, “Wagner ve onun sponsoru Rusya, Libya’yı istikrarsızlaştırmaya çalışmaya devam edecek ve onu bölge genelinde daha fazla istikrarsızlaştırıcı faaliyetler için bir rampa olarak kullanacak” dedi.



Gazze… Kuzey ve güneyden kaçan insanlardan oluşan bir şerit

 Muhammed Şeyh'in ailesi Refah'tan Han Yunus'taki el Mevasi kampına giderken (Şarku'l Avsat)
 Muhammed Şeyh'in ailesi Refah'tan Han Yunus'taki el Mevasi kampına giderken (Şarku'l Avsat)
TT

Gazze… Kuzey ve güneyden kaçan insanlardan oluşan bir şerit

 Muhammed Şeyh'in ailesi Refah'tan Han Yunus'taki el Mevasi kampına giderken (Şarku'l Avsat)
 Muhammed Şeyh'in ailesi Refah'tan Han Yunus'taki el Mevasi kampına giderken (Şarku'l Avsat)

Gazze, dün İsrail'in güneydeki Refah, kuzeydoğudaki Şucaiye ve diğer bölgelerdeki tehditleri karşısında, savaşın başlamasından beri yaşanan en büyük kitlesel göç dalgalarından birinde, yüz binlerce insanın kaçtığı bir şerit haline geldi.

İsrail işgal ordusu, bazı bölgelerde yaşayanları tahliye etmeye zorlamak için "tehlikeli ve acil uyarı" yaparken, baskınlar devam etti ve dün gün içinde 20'si Şucaiyye mahallesine düzenlenen saldırıda olmak üzere en az 97 kişi hayatını kaybetti.

Savaşın dehşetinden bitkin bedenleri ve acısının yükünü kalplerinde taşıyarak kaçan insanlar, İsrail savaş makinesinin onları harabeye çevirmesiyle zar zor dayanabildikleri evlerinin yıkıntılarına son kez bakmadan önce, ellerinde kalanları aceleyle topladılar ve ailelerinden hayatta kalanları da taşıdılar.

Şarku'l Avsat, Refah'tan Han Yunus'taki el Mevasi kampına ikinci yolculuklarında iki aileye eşlik etti ve yolun bitmek bilmeyen çilesini gözlemledi. Göç sırasında 20 yaşındaki Ahmed Kavarea şunları söyledi: “Ne zaman bir savaş bitse, ardından daha zor bir savaş geliyor. “Başımıza gelenlerden daha zor ve evlerin başımıza yıkılmasından daha zalim bir şey yok.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) tutuklama kararını hiçe sayarak Macaristan'a gitti ve Macaristan bu ziyaretin ardından UCM’den çekilme kararı aldı.