Mısır: Ulusal Diyalog, Cumhurbaşkanlığı seçim sürecini nasıl yönlendiriyor?

Mısır: Ulusal Diyalog, Cumhurbaşkanlığı seçim sürecini nasıl yönlendiriyor?
TT

Mısır: Ulusal Diyalog, Cumhurbaşkanlığı seçim sürecini nasıl yönlendiriyor?

Mısır: Ulusal Diyalog, Cumhurbaşkanlığı seçim sürecini nasıl yönlendiriyor?

Mısır'daki Ulusal Diyalog Mütevelli Heyeti, cumhurbaşkanlığı seçimlerine birkaç ay kalmışken, bugün Ulusal Seçim Kurulu Kanunu’nu görüşmek üzere bir toplantı yapacak.

Adli kaynaklar "Mısır'da oy kullanma hakkına sahip kişi sayısının 60 milyon olduğunu" açıklarken diğer yandan partiler Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'nin yeni dönem adaylığını desteklemeye yönelik adımlarını sürdürüyorlar. Muhalefet güçleri cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendilerini temsil edecek adayı henüz belirlemedi. Muhalefet güçleri ve potansiyel cumhurbaşkanı adayları “seçim süreci için bazı garantiler” talep ediyor. Siyasiler bu taleplerin Ulusal Diyalog masasında tartışılması ihtimalini düşünürken Ulusal Diyalog’daki yetkililer “cumhurbaşkanlığı seçimlerinin tartışma gündemine alınması” konusunda görüş ayrılığına düştüler. 

Sosyal Demokrat Deneyimi

Mısır Sosyal Demokrat Partisi Genel Başkanı Ferid Zahran, partisinin "yaklaşan seçimlere katılma" kararını açıklamasının ardından şunları söyledi: “Bizim siyasi deneyim, örgütsel çerçeve ve partizan ve popüler tabanımız var. Bu durum bizi ‘dekorasyon’ veya ‘imajı güzelleştirme’ sınırının ötesine geçirerek cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylık için ehil kılıyor. Ancak mesele belirli kriterlerin yerine getirilmesine bağlı.”

Sisi yönetimine yakınlığı ile bilinen Milletvekili Mustafa Bekri, bu kriterlere yönelik talebe ilişkin, "Bu talebi, siyasi, ekonomik ve toplumsal koşullarla ilgili teklifleri almaktan sorumlu olan Ulusal Diyalog Mütevelli Heyeti'ne iletin" şeklinde yanıt verdi.

Ulusal Diyalog Siyasi Ekseni Raportör Yardımcısı Dr. Mustafa Kamil es-Seyyid, Şarku'l Avsat'a şunları söyledi: “Mütevelli Heyet bugün Ulusal Seçim Kurulu Kanun’unun taslağını görüşmek üzere toplanacak. Cumhurbaşkanlığı seçimleri ulusal diyaloğun gündeminde değil.”

Mütevelli Heyeti üyesi Dr. Amr Haşim Rebi'ye göre, “Ulusal Diyalog Mütevelli Heyeti'nin planlanan toplantısı özellikle seçimlerin tam adli denetiminin 5 ile 10 yıl arasında değişen bir süre boyunca uzatılması maddesine odaklanıyor. Ulusal Seçim Kurulu Kanunu'nun (2017 tarihli) 34. maddesi şöyle diyor: Referandum ve seçimlerde oy verme ve sayım işlemlerini Ulusal Seçim Kurulu yönetir. Kurula bağlı üyeler, yönetim kurulunun denetiminde olup, yargı organlarından üye yardımı isteyebilir.”

Referandum ve seçimlerde oy verme ve sayım işlemleri, anayasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on yıl içinde, kanunda ve komisyon kararlarında belirtilen yargı makamları ve organlarının üyelerinin tam denetimi altında yapılır.

Ocak ayı bitmeden

2014 yılı Ocak ayı ortasında onaylanan Mısır Anayasası'nın 210. maddesinin metninden hareketle bilgili kaynaklar, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin "bu dönemde tam yargı denetiminden yararlanmak amacıyla önümüzdeki Ocak ayı bitmeden önce" yapılacağını öne sürüyor.

Mısır Parlamentosunun önümüzdeki Ekim ayında yeniden oturuma başlaması bekleniyor. Bu, yasama organının çalışmalarına ilişkin Ulusal Diyalog’un bazı tavsiyelerinin “etkinleştirilmesi” olanağını sağlayacak.

Rebi, Şarku'l Avsat'a "seçim kriterlerine yönelik talepler ve Ulusal Diyalog'un bu konudaki tutumu" hakkında şunları söyledi: “Kriterler ve seçimlerin dürüst yapılması konusu Ulusal Diyalog faaliyetleri sırasında tartışmaya sunulabilir. Ancak bugünkü oturumda bunların sunulması pek muhtemel değil."

Aynı zamanda Sivil Demokratik Hareket (12 parti ve tanınmış şahsiyetten oluşan bir muhalefet grubu) üyesi olan Seyyid'e göre, hareketin yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimleri için belirlediği kriterler arasında "Mısır devlet kurumlarının seçimlerde tarafsız olması ve tüm adayların programlarını medya aracılığıyla dengeli bir şekilde sunabilmesinin sağlanması" maddesi yer alıyor.

Başka bir bağlamda, Anayasa Partisi Genel Başkanı Cemile İsmail, dün Mısır mahkemesinin siyasi eylemci Hişam Kasım’ın, Sivil Demokratik Hareket lideri Kemal Ebu Ayta’ya yönelik “hakaret ve karalama” davasını 16 Eylül'deki güncel yargılama için saklı tuttuğunu duyurdu.



El-Hanbeşi, Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: Hadhramut zafer kazandı ve herkese kucak açıyor

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
TT

El-Hanbeşi, Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: Hadhramut zafer kazandı ve herkese kucak açıyor

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi ve Başkan Yardımcısı Salim el-Hanbaşi, Hadramaut'un "kendi adına zafer kazandığını" ve "herkese yer olduğunu" belirterek, sivil barışı etkileyebilecek kışkırtma ve çağrılara karşı uyardı ve vilayette sivil davranışın benimsenmesi ve istikrarın korunması çağrısında bulundu.

El-Hanbeşi, "Şarku’l Avsat Podcast"e verdiği röportajda, Hadramut'ta geçen yılın sonu ve ocak ayının başlarında yaşananların, iç çatışmalardan korunması amacıyla “kampların ele geçirilmesi” çerçevesinde gerçekleştiğini açıkladı. El-Hanbeşi, bugün önceliğin güvenliği sağlamak, kalkınmayı teşvik etmek ve yatırım için cazip bir ortam yaratmak olduğunu vurguladı.

El-Hanbeşi, Hadramut'taki istikrarın daha geniş bir kalkınma aşamasının kapısını açacağını vurgulayarak, enerji ve yatırım alanlarındaki fırsatların valiliğin ekonomik rolünü güçlendirebileceğini ve sakinlerinin yaşamlarını iyileştirebileceğini belirtti.

Liderlik Konseyi üyesi, yeni Yemen hükümetine üç tavsiyede bulundu: Partizanlıktan uzak durmak ve dar çıkarlara kapılmamak, devlet kurumlarındaki yolsuzlukla mücadele etmek ve özellikle gelir getiren bakanlıklarda Merkez Bankası'na kaynak toplama ve sağlama verimliliğini artırmak.


ABD’den Suriye'ye Çin menşeili iletişim sistemlerinden vazgeçmesi baskısı

Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
TT

ABD’den Suriye'ye Çin menşeili iletişim sistemlerinden vazgeçmesi baskısı

Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)

Üç kaynak, ABD'nin Suriye'ye telekomünikasyon sektöründe Çin teknolojisine güvenmemesi konusunda uyarıda bulunduğunu, bunun ABD'nin çıkarlarına aykırı olduğunu ve ABD'nin ulusal güvenliğini tehdit ettiğini savunduğunu bildirdi.

Bu mesaj, salı günü San Francisco'da ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir heyet ile Suriye İletişim Bakanı Abdusselam Heykel arasında yapılan bir toplantıda iletildi. Toplantının yapılacağı bilinmiyordu. Washington, muhalefetin Çin ile stratejik ortaklığı olan eski Devlet Başkanı Beşşar Esed rejimini devirdiği 2024 yılından bu yana Şam ile yakın iş birliği yapıyor.

Suriye'li bir iş adamı, Suriye'nin telekomünikasyon kulelerini ve yerel internet servis sağlayıcılarının altyapısını desteklemek için Çin’in teknolojisini satın almayı düşündüğünü söyledi. Görüşmelere dair bilgi sahibi bir kaynak, ABD tarafının bakanlığın Çin telekomünikasyon ekipmanlarına ilişkin planları hakkında açıklama istediğini aktardı. Kaynak, Suriyeli yetkililerin altyapı geliştirme projelerinin zaman açısından hassas olduğunu ve Şam'ın tedarikçilerin çeşitliliğini artırmak istediğini söylediğini açıkladı.

cdfvg
Suriye devrimi bayrağını sallayan Suriyeliler (AFP)

San Francisco'da düzenlenen toplantıyla ilgili bilgi sahibi bir kaynak, Suriye'nin Amerikan şirketleriyle iş birliğine açık olduğunu, ancak konunun aciliyeti karşısında ihracat kontrolleri ile bunlara ‘aşırı uyumun’ bir engel teşkil etmeye devam ettiğini söyledi.

ABD'li bir diplomat ise Reuters'a yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın ‘Suriye'ye telekomünikasyon sektöründe ABD veya müttefiklerinin teknolojisini kullanması için açıkça çağrıda bulunduğunu’ söyledi. ABD'nin bu konuda Suriye'ye mali veya lojistik destek sözü verip vermediği bilinmiyor.

Öte yandan Reuters'ın sorularını yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü şunları söyledi:

“Kritik altyapı ile ilgili tüm satın alımlarda, ülkelerin daha düşük fiyatlı ekipman ve hizmetler yerine ulusal güvenlik ve gizliliği öncelikli tutmalarını şiddetle tavsiye ediyoruz.”

Sözcü, Çin istihbarat ve güvenlik kurumlarının ‘Çin vatandaşlarını ve şirketlerini hassas verileri paylaşmaya zorlama veya müşterilerinin sistemlerine yetkisiz erişim izni verme konusunda yasal hakka sahip olduğunu’ ve Çinli şirketlerin müşterilerinin gizliliğini koruma vaatlerinin ‘Çin yasaları ve yerleşik uygulamalarla tamamen çeliştiğini’ de sözlerine ekledi. Buna karşın Çin, casusluk amacıyla teknoloji kullandığı iddialarını defalarca kez reddetti.

Suriye İletişim Bakanlığı tarafından Reuters'a yapılan açıklamada, ekipman ve altyapı ile ilgili tüm kararların ulusal teknik ve güvenlik standartlarına uygun olarak alındığı, veri koruma ve hizmet sürekliliğinin sağlandığı belirtildi. Bakanlık, ulusal çıkarlar doğrultusunda ortaklıkların ve teknoloji kaynaklarının çeşitlendirilmesine öncelik verdiğini vurguladı.


Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor
TT

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli grupların saha komutanları ve üyeleri, ABD'nin Tahran'a olası bir saldırı sinyalleriyle eşzamanlı olarak tırmanan mali krizle karşı karşıya kalırken ‘tam bir çöküşten’ korkuyorlar.

Neredeyse iki yıldır süren İsrail'in Gazze'de yürüttüğü uzun soluklu savaşı ve Lübnan, İran ve Suriye'nin bazı bölgelerini de kapsayan saldırıların kapsamı, para transferi yollarına baskı uyguladı ve bu grupların varlıklarını ve birikimlerini tüketti.

İslami Cihad Hareketi, Gazze’deki İran’la mali ve lojistik olarak bağlantılı en büyük grup. Daha az ölçüde de olsa, bu bağlantılar ‘Direniş Komiteleri’, ‘Mücahit Tugayları’ ve diğer askeri gruplar için de söz konusu.

Bu gruplardan kaynaklar ve Gazze'deki diğer aktivistler, zorlu mali koşulların herkesi etkilediği konusunda hemfikir.

Washington'ın İranlı kuruluşlara ve kişilere uyguladığı ekonomik yaptırımlar, krizin geleceğini tartışmaya devam eden grupları desteklemeyi zorlaştırdı.