Irak Temsilciler Meclisi Kerkük olayları için özel komisyon kurdu

Devleti Yönetme İttifakı’nın KDP’nin katılımıyla bir toplantı planladığına ilişkin haberler geliyor

Kerkük'te bir sokakta Irak güvenlik güçlerine ait Humvee araçları (AFP)
Kerkük'te bir sokakta Irak güvenlik güçlerine ait Humvee araçları (AFP)
TT

Irak Temsilciler Meclisi Kerkük olayları için özel komisyon kurdu

Kerkük'te bir sokakta Irak güvenlik güçlerine ait Humvee araçları (AFP)
Kerkük'te bir sokakta Irak güvenlik güçlerine ait Humvee araçları (AFP)

Geçtiğimiz hafta Kerkük'te yaşanan olaylar sonrasında Bağdat ile Erbil arasındaki kriz yoğunlaşırken kriz parlamentodaki ve hükümetteki siyasi partileri ve güçleri özellikle Bağdat ile Erbil arasında devam eden sözlü çatışmaların Devleti Yönetme İttifakı’nın geçtiğimiz yıl ekim ayın Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani hükümetini kurulmasını sağlayan siyasi oyununun taraflarını yeniden düzenleyebilecek olması bakımından ilgilendiriyor. Devleti Yönetme İttifakı’nda Şii, Sünni ve Kürt siyasi güçlerinin çoğu yer alırken Kürt güçlerden biri de ittifaktaki ortaklarının hükümetin oluşumu sırasında imzalanan siyasi anlaşmalara uymamasından şikayet eden Mesud Barzani liderliğindeki federal parlamentoda 30'a yakın sandalyesi bulunan Kürdistan Demokratik Partisi (KDP). KDP’nin ittifaktan çekilmesi halinde bu durum ittifakın parlamentodaki sayısal çoğunluğunu kaybetmesine neden olacak.

Başbakan Sudani ile Kerkük Valiliği temsilcilerinin daha önce bir araya geldikleri bir fotoğraf (Irak Temsilciler Meclisi Resmi İnternet Sitesi)
Başbakan Sudani ile Kerkük Valiliği temsilcilerinin daha önce bir araya geldikleri bir fotoğraf (Irak Temsilciler Meclisi Resmi İnternet Sitesi)

Irak Temsilciler Meclisi’nin adımları

Irak Temsilciler Meclisi, Kerkük'te 4 kişinin öldüğü, 16 kişinin de yaralandığı olaylara ilişkin bazı adımlar attı. Bunlardan biri Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi’nin dün (cumartesi) yapılan oturumda onayladığı, olayların arka planıyla ilgili gerçekleri araştırılmak üzere Kerkük’e bir araştırma komisyonu gönderme kararıydı.

Temsilciler Meclisi Medya Ofisi'nden yapılan açıklamada, Meclis Başkanı Halbusi’nin Meclis Güvenlik ve Savunma Komisyonu’na Kerkük’ü ziyaret ederek orada yaşanan olaylarla ilgili gerçekleri araştırması ve raporunu Meclis'e sunması yönünde talimat verdiği belirtildi. Açıklamada, ayrıca Halbusi’nin, bölgeye yapılan petrol gelirleri ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne (IKBY) yapılan ödemelerle ilgili olarak Erbil ve Bağdat hükümetleri maliye bakanlarının Maliye Komisyonu’nu tarafından ağırlanması talimatı verdiği aktarıldı.

Öte yandan özellikle KDP ile ittifak halindeki bazı Sünni partiler, KDP’nin Kerkük'teki genel merkezini geri alamamasının ve bunun parti saflarında yarattığı büyük hayal kırıklığının ardından, parti liderlerini son meclis oturumu sırasında çözümün ve uzlaşının anahtarlarını elinde bulunduran Devleti Yönetme İttifakı’nda kalmaya ikna ederek partinin son olayları ‘en az kayıpla’ atlatmasını istiyor.

Irak Temsilciler Meclisi üyelerinin 14 Ağustos’ta gerçekleştirdikleri meclis oturumundan bir kare (Irak Temsilciler Meclisi Resmi İnternet Sitesi)
Irak Temsilciler Meclisi üyelerinin 14 Ağustos’ta gerçekleştirdikleri meclis oturumundan bir kare (Irak Temsilciler Meclisi Resmi İnternet Sitesi)

Genişletilmiş toplantı

Şarku’l Avsat’a konuşan Devleti Yönetme İttifakı’na yakın kaynaklar, Kerkük krizi konusunda nihai bir uzlaşının yanı sıra Erbil'in, Bağdat'ın çalışanlarının maaşlarını ödemek için gönderdiği fonun yetersiz olduğuna ilişkin şikayetleri görüşmek üzere Başbakan Sudani ve KDP temsilcilerinin katılacağı genişletilmiş bir toplantı düzenlenmesinin planlandığını söylediler.

KDP Grup Başkanvekili Sözcüsü Peşeva Hawrami, Bağdat'ın Erbil’e istediği ödemelerin yapılacağına ilişkin açıklamasını reddederek “Bütçe tablolarına göre IKBY’nin payı 16 trilyon 498 milyar dinar yani ayda 1 trilyon 375 milyar dinar olup, bu tutarın 906 milyar dinarı aylık çalışanların maaşlarına ayrılmıştır. Ancak Bağdat hükümeti Maliye Bakanlığı, 1 Ocak 2023'ten bu yana bu miktarın yalnızca 2 trilyon 598 milyar dinarını gönderdi. Bu miktarın 400 milyarı 2022 yılının 11 ve 12’nci aylarına tarihli” ifadelerini kullandı.

Kerkük'teki Peşmerge heykelinin yakınların nöbet tutan Irak güvenlik güçleri (Reuters)
Kerkük'teki Peşmerge heykelinin yakınların nöbet tutan Irak güvenlik güçleri (Reuters)

Öte yandan Bağdat ile Erbil arasında hiç ara verilmeden devam eden sözlü tartışmalar, son dönemde KDP'nin rakibi olan Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (KYB) eski liderlerinden Cumhurbaşkanı Abdüllatif Reşid'e kadar uzandı. KDP’nin önde gelen isimlerinden eski Dışişleri Bakanı, X (eski adıyla Twitter) hesabından yaptığı paylaşımla Cumhurbaşkanı Reşid’i sert bir şekilde eleştirdi.

Eski Bakan, yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“Cumhurbaşkanı'nın yetkisi, Irak Anayasası’na göre aynı anayasaya uyulmasını sağlamaktır. Yani anayasaya karşı birtakım ihlaller gerçekleştiğinde bunlar üzerinde beyan edilmiş bir tutuma sahip olması gerekir. Cumhurbaşkanı, 2023 bütçe kanununda vatandaşların haklarına, IKBY’deki memurların ve çalışanların mali haklarına karşı yapılan ihlaller konusunda nerede? Neden yetkisini kullanmıyor?”

Diğer taraftan İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Bağdat hükümetinin aleyhine bir rapor yayınladı. Raporda, “Irak güvenlik güçlerinin 2 Eylül 2023 tarihinde Kerkük'te hiçbir uyarıda bulunmadan göstericilerin üzerine ateş açtığı, en az 4 kişinin öldüğü ve 16 kişinin yaralandığı gözlemlendi. Şiddet, Kerkük'ün Kürt, Arap ve Türkmen sakinleri arasında aylardır tansiyonun yükseldiği bir ortamda yaşandı. Irak güvenlik güçlerinin aşırı güç kullandığı iddialarına ilişkin Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani tarafından açılan soruşturmanın bağımsız ve tarafsız olarak yürütülmesi gerekiyor” denildi.



“Gazze Uluslararası İstikrar Gücü” nisan ayında göreve başlayacak

Gazze Şehrindeki sahil yakınlarında geçici çadırların önünde duran yerinden edilmiş Filistinli bir kız çocuğu (EPA)
Gazze Şehrindeki sahil yakınlarında geçici çadırların önünde duran yerinden edilmiş Filistinli bir kız çocuğu (EPA)
TT

“Gazze Uluslararası İstikrar Gücü” nisan ayında göreve başlayacak

Gazze Şehrindeki sahil yakınlarında geçici çadırların önünde duran yerinden edilmiş Filistinli bir kız çocuğu (EPA)
Gazze Şehrindeki sahil yakınlarında geçici çadırların önünde duran yerinden edilmiş Filistinli bir kız çocuğu (EPA)

Filistin asıllı Amerikalı arabulucu Bishara Bahbah dün Şarku’l Avsat gazetesine yaptığı açıklamada, ‘Gazze Uluslararası İstikrar Gücü’nün ilk grubunun nisan ayı başlarında görevine başlayacağını ve önümüzdeki aylarda daha fazla askerin Gazze Şeridi'ne gireceğini belirtti.

Bahbah, Mısır ve Ürdün'ün Filistin polis güçlerini eğitmek için çalıştığını ve bu güçlere katılmak isteyenlerin kayıt olabilmeleri için bir internet sitesi kurulduğunu açıkladı.

Barış İçin Arap Amerikalılar Komitesi Başkanı Bahbah ayrıca Washington'ın Hamas'a ‘kademeli’ olarak silahsızlanma konusunda bir teklif sunma sürecinde olduğunu söyledi.

Polis gücünü Gazze İdare Komitesi'nin yeni güçlerine entegre etme teklifinin olduğunu açıklayan Bahbah, sürecin ağır silahlarla başlayacağını, Hamas'ın herhangi bir silah geliştirmeyeceğini ve üretmeyeceğini, silah kaçakçılığı yapmayacağını, tünel sorununun çözüleceğini ve ardından Hamas'ın kendini savunma amacıyla elinde tutmak istediği bireysel silahlarla devam edeceğini ekledi.


Eleştirilere karşılık olarak Trump, Robert De Niro’yu ‘hasta ve akıl sağlığı bozuk’ olarak nitelendirdi

Ünlü Amerikalı aktör Robert De Niro (DPA)
Ünlü Amerikalı aktör Robert De Niro (DPA)
TT

Eleştirilere karşılık olarak Trump, Robert De Niro’yu ‘hasta ve akıl sağlığı bozuk’ olarak nitelendirdi

Ünlü Amerikalı aktör Robert De Niro (DPA)
Ünlü Amerikalı aktör Robert De Niro (DPA)

ABD Başkanı Donald Trump ile usta oyuncu Robert De Niro arasındaki söz düellosu yeniden alevlendi. De Niro’nun bir podcast programında başkan ve destekçilerine yönelik sert eleştirilerde bulunmasının ardından Trump, uzun bir açıklamayla oyuncuya ağır ifadelerle yüklendi. Böylece iki isim arasındaki gerilim bir kez daha gündeme taşındı.

Şarku’l Avsat’ın Independent’tan aktardığına göre tartışma, 82 yaşındaki De Niro’nun pazartesi günü MSNBC kanalında yayımlanan ‘The Best People with Nicolle Wallace’ adlı podcast programına katılmasıyla başladı.

Programda Trump ve destekçilerini sert sözlerle eleştiren De Niro, “O bir aptal. Ondan kurtulmalıyız. Ülkeyi mahvedecek. Herkesin ‘Make America Great Again’ sloganları ve Amerikan bayraklarıyla dolaşmasını istemiyorum, sanki sadece onlar Amerikalıymış gibi… Biz de Amerikalıyız” ifadelerini kullandı.

De Niro bununla da yetinmeyerek, Trump’ın salı günü yaptığı Birliğin Durumu konuşmasına atıfla ‘Bataklığın Durumu’ başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Söz konusu konuşma, Trump’ın Birliğin Durumu hitabına karşı bir mesaj olarak değerlendirildi.

Trump ise dün Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda De Niro’yu ‘hasta ve akıl sağlığı bozuk bir kişi’ olarak nitelendirdi. Başkan ayrıca paylaşımında Temsilciler Meclisi üyeleri İlhan Omar ve Rashida Tlaib’e de değinerek, Birliğin Durumu konuşması sırasındaki tutumlarını eleştirdi.

Trump paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Dün gece son derece önemli ve güzel bir etkinlik olan Birliğin Durumu konuşmasında İlhan Omar ve Rashida Tlaib’i histerik şekilde bağırırken izlediğinizde, gözlerinin kan çanağına dönmüş, adeta akıl hastaları gibi göründüğünü fark edersiniz. Açıkçası bir akıl hastanesine yatırılmaları gerekiyor gibi duruyorlar.”

Trump ayrıca, “Robert De Niro ile birlikte bir tekneye binsinler. De Niro takıntılı, hasta ve akıl sağlığı bozuk bir başka kişi. Son derece düşük bir zekâ seviyesine sahip olduğunu düşünüyorum. Ne yaptığının ya da ne söylediğinin farkında değil; söylediklerinin bazıları ise ağır suç niteliğinde” sözleriyle eleştirilerini sürdürdü.

Öte yandan De Niro, katıldığı podcast programında ‘ülkesi tarafından ihanete uğramış’ hissettiğini dile getirerek, ‘temel değerlere’ dönülmesi gerektiğini vurguladı.

De Niro, “Her şey mükemmel olmak zorunda değil ama bize gücümüzü ve insanlığımızı veren değerlere geri dönmeliyiz. Liderlerimizin hesap verebilir olmasını istiyorsanız, Anayasa’ya ve hukukun üstünlüğüne bağlıysanız ve ABD’nin sevginize layık olmasını istiyorsanız, birlikte sokaklara çıkmaya hazır olun; ülkemizi geri alacağız” dedi.

İki Oscar ödüllü oyuncu De Niro, özellikle 2024’te ikinci kez seçilmesinden önceki süreçte Trump’a yönelik eleştirileriyle biliniyor ve başkana karşı açık muhalefetini sık sık dile getiriyor.


Ürdün, Müslüman Kardeşler ile bağlantılı olan "İslami Hareket Cephesi" partisinin adının değiştirilmesini talep etti

2011 yılına ait bir fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
2011 yılına ait bir fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
TT

Ürdün, Müslüman Kardeşler ile bağlantılı olan "İslami Hareket Cephesi" partisinin adının değiştirilmesini talep etti

2011 yılına ait bir fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
2011 yılına ait bir fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)

Ürdün Bağımsız Seçim Komisyonu Komiserler Kurulu dün yaptığı açıklamada, yasaklı Müslüman Kardeşler'in siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisine, adını "dini, mezhepsel veya etnik çağrışımlardan arındırılmış" bir isimle değiştirmesi gerektiği konusunda bildirimde bulunduğunu duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Komisyon, 2022 tarihli 7 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 33. maddesi hükümlerine dayanarak, İslami Hareket Cephesi partisine ihlalleri bildirim tarihinden itibaren 60 gün içinde düzeltmesi gerektiğini bildirdi.  

Açıklamaya göre, “Parti, ihlaller konusunda daha önce 17 Şubat tarihli Sicil Memurundan bir mektupla bilgilendirilmişti.”

Açıklamada ayrıca, ihlalin partinin tüzüğü ve adıyla ilgili olduğu, bunların Siyasi Partiler Kanununa aykırı olduğu belirtildi. Kanunda, “bir partinin dini, mezhepsel, etnik veya sınıfsal temellere veya cinsiyet veya köken ayrımcılığına dayalı olarak kurulamayacağı” hükmü yer almaktadır.

Konsey, “partinin adının tüzüğünün ayrılmaz bir parçası olduğunu ve siyasi kimliğini ifade ettiğini, bu nedenle dini, mezhepsel, etnik veya ayrımcı çağrışımlardan arındırılmış olması gerektiğini” belirtti.

Ayrıca, partinin Yüksek Mahkemesi ve Merkez Mahkemesi'nin oluşumuyla ilgili diğer ihlallere de işaret eden yetkili, bu kurulların, Genel Kurul tarafından seçilmediğini, bunun da iyi yönetişim ilkelerini ihlal ettiğini ve bağımsızlıklarını zayıflattığını belirtti.

Nisan 2015'te faaliyetleri yasaklanan Ürdün'deki Müslüman Kardeşler'in siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi Partisi, ülkenin en önde gelen siyasi ve muhalefet partisi olarak kabul ediliyor.

16 Temmuz 2020'de Ürdün yargı makamları, daha önce faaliyetlerine müsamaha göstermiş olmasına rağmen, yasal statüsünü düzeltmemesi nedeniyle Müslüman Kardeşler'i feshetme kararı aldı.

Müslüman Kardeşler'in feshedilmesinin ardından, İslami Hareket Cephesi partisi lisanslı bir siyasi parti olarak yasal statüsünü korudu ve adayları Eylül 2024'teki son parlamento seçimlerine katılarak Temsilciler Meclisi'ndeki 138 sandalyeden 31'ini kazandı.