Yemen: İç savaş ve yaşam şartları intiharları artırıyor

Yemen’de maaşların kesilmesi, Husi işgalindeki bölgelerde ruhsal hastalıkları arttırdı

Yemenli bir adam ve çocuğu, Hucce vilayetinde Sınır Tanımayan Doktorlar’ın sponsorluğundaki psikiyatri kliniğinde tedavi görüyor (Sınır Tanımayan Doktorlar)
Yemenli bir adam ve çocuğu, Hucce vilayetinde Sınır Tanımayan Doktorlar’ın sponsorluğundaki psikiyatri kliniğinde tedavi görüyor (Sınır Tanımayan Doktorlar)
TT

Yemen: İç savaş ve yaşam şartları intiharları artırıyor

Yemenli bir adam ve çocuğu, Hucce vilayetinde Sınır Tanımayan Doktorlar’ın sponsorluğundaki psikiyatri kliniğinde tedavi görüyor (Sınır Tanımayan Doktorlar)
Yemenli bir adam ve çocuğu, Hucce vilayetinde Sınır Tanımayan Doktorlar’ın sponsorluğundaki psikiyatri kliniğinde tedavi görüyor (Sınır Tanımayan Doktorlar)

Yemenli öğretmen Samir’in ailesi, çocuklarının defalarca intihar girişiminde bulunduğunu söyledi. 4 yıl önceki ilk denemesinde yaşadığı psikolojik krizi atlattığını düşünürlerken, bir yıl önce bir kutu sakinleştirici hapın tamamını yutması karşısında şaşrdıklarını dile getirdi. Aktarılana göre ailesi, çocuklarının vücudunda etki yaratmadan önce onu tedavi edip kurtarmayı başardı ama bu sefer de Samir, kendini bir binanın çatısından atmaya çalıştı.

Başkent Sana’nın batısındaki yüksek katlı bir binanın sakinleri, Samir’in çatıya çıkan kapıyı açmaya çalıştığını görünce ailesini uyarmaya çalıştı. Bina sakinlerinden biri onu tanımayıp onun bir hırsız olduğunu düşünse de diğer sakinler onu tanıyordu. Nitekim Samir’in kendisini çatıdan aşağı atmaya çalıştığı ortaya çıktı. Bu noktada ailesi, durumu daha fazla gizleyemedi ve yaşananları fırsat bilerek oğullarının şüpheli davranışlarda bulunduğunu fark eden mahalle sakinlerinden işbirliği yapmalarını istedi.

Uluslararası örgütler ve kuruluşlar, Yemen’de psikiyatrik tıp alanında destek sağlıyor. Ancak yardımın etkisi sınırlı (BM)
Uluslararası örgütler ve kuruluşlar, Yemen’de psikiyatrik tıp alanında destek sağlıyor. Ancak yardımın etkisi sınırlı (BM)

Samir, 7 yıldır maaşlarının kesilmesi başta olmak üzere zorlu yaşam koşulları nedeniyle psikolojik rahatsızlıklara maruz kalan öğretmenlerden biri. Yaşamsal koşullar, birçok öğretmeni intihara, canına kıymaya, sokaklarda barınmaya ya da ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için ailelerine başvurmaya itti.

Samir’in annesi, karısı ve tek kızı onu neredeyse sürekli takip etmek zorunda. Dört denemeden sonra tekrar intihar edebileceği korkusuyla, ilaçlara, kesici aletlere, iplere, tellere ulaşması engelleniyor. Ayrıca mahalle halkından evin dışında onu izlemelerini istiyorlar. Erkek kardeşi de sokaklarda onu takip etmek için mağazadaki işinden izin almak zorunda kalıyor.

Yaklaşık 1 ay önce Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA), Yemen’de ruh sağlığı hizmetlerinin kısıtlı olması nedeniyle bu yıl yaklaşık 7 milyon Yemenlinin ruh sağlığı bakımına ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Yemen’de her 700 bin kişiye 1 psikiyatrist düşüyor. Bu, 100 bin kişi başına yaklaşık 40 psikiyatrist gerektiren küresel standarttan çok daha düşük bir yüzde.

Öğretmenler intihar ediyor

UNFPA’ya göre 7 milyon Yemenliden yalnızca 120 bini, ruh sağlığı hizmetlerine erişebiliyor. Bu sayı, büyüyen ve artan ihtiyaçların boyutuyla tamamen orantısız olan küçük bir sayı.

Darbeci Husiler, kontrolleri altındaki bölgelerde birçok psikiyatri hastanesinin ve kliniğinin kapatılmasına neden oldu (X)
Darbeci Husiler, kontrolleri altındaki bölgelerde birçok psikiyatri hastanesinin ve kliniğinin kapatılmasına neden oldu (X)

“Yemen ruh sağlığı bakımında hâlâ küresel standarttan çok uzakta” açıklamasında bulunan UNFPA, ABD Kalkınma Ajansı’ndan aldığı tahminen 23 milyon dolar tutarındaki finansmanın bir kısmını, 14 hastane ve 4 gezici klinikte psikososyal destek hizmetlerinin sağlanmasına, ayrıca kadınlar ve kız çocuklarına yönelik psikolojik destek sağlamak üzere 20 güvenli alanın desteklenmesine ayırdığına dikkat çekti.

UNFPA’nın açıklamasıyla eş zamanlı olarak Amran vilayetinde (başkent Sana’nın 51 kilometre kuzeyinde) Genel Elektirik Şirketi’nin bir çalışanı, işinden atılması ve teşvik adı altında aldığı küçük meblağlardan mahrum kalması nedeniyle intihar etti. Vilayette Elektrik Şirketi şubelerini kontrol eden bir Husi lider, söz konusu çalışanı ve onlarca meslektaşına görevden aldı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre İbb vilayeti ise en fazla öğretmen intiharına tanık olan Yemen vilayeti oldu. Yalnızca 2019 yılında 5’ten fazla öğretmen intihar etti. Bu yıl maaş kesintisi nedeniyle en çok öğretmen intiharının yaşandığı yıl oldu.

Yerinden edilmiş kişiler, Yemen’in Taiz şehrinde BM yardımı alıyor (AFP)
Yerinden edilmiş kişiler, Yemen’in Taiz şehrinde BM yardımı alıyor (AFP)

İntihar olaylarıyla ilgili, resmî bir kurum tarafından yayınlanan istatistik bulunmasa da intiharlar sadece öğretmenler ve kamu çalışanlarıyla sınırlı değil. İbb, genel olarak adı intiharlarla en çok anılan vilayet. Öyle ki 2022 yılında darbeci Husilerin kontrolündeki tüm vilayetlerde 50’den fazla intihar ya da intihar girişimi yaşandı, ancak tahminler her iki günde bir intihar yaşandığını gösteriyor.

2019 yılı maaşların kesilmesi nedeniyle en meşhur intihar olaylarına sahne oldu. Başkent Sana’da genç bir öğretmen, yaşadığı evin sahibinin birkaç aydır kira ödememesinin yanı sıra birikmiş borçları nedeniyle kendisinden şikayetçi olması üzerine kendini Ecza Kules’nin tepesinden aşağı attı.

Çevreye göre çeşitlilik

Yemen’de son yıllarda yayılan akıl hastalıkları konusunda çalışan uluslararası kuruluşların verilerinden, çatışmaların uzağındaki vilayetlerde halk arasında ortaya çıkan psikolojik koşulların kaygı, depresyon, aşırı üzüntü, şiddete eğilim ile temsil edildiği açıkça görülüyor.

Ancak Husi milislerinin askeri çatışmalarına ve şiddet uygulamalarına tanık olan bölgeler, daha karmaşık psikolojik koşullara sahne oluyor. Bu bölgelerde daha çok şiddetli depresyon, psikoz, bipolar bozukluk, gelecek kaygısı, sürekli korku veya patolojik korku, sürekli hayal kırıklığı ve kaygıya dönüşen travma sonrası stres bozukluğu yaşanıyor.

Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü’nün (MSF) verilerine göre çocuklarda şiddetli depresyon, panik, histeri, kekemelik, yatak ıslatma, hiperaktivite, kabus görme ve uyku bozukluğu gibi sorunlar yaşanıyor. Ayrıca depresyon, travma sonrası stres belirtileri, obsesif kompulsif bozukluk, geri çekilme, endişe, uyku bozuklukları, kaygı ve stres, bu bölgelerin yanı sıra yerinden edilen kamplarda da çoğalıyor.

Savaş nedeniyle pek çok psikolojik rahatsızlık yaşayan Yemenli çocuklar, psikolojik destek ve tedaviden mahrum kalıyor (Reuters)
Savaş nedeniyle pek çok psikolojik rahatsızlık yaşayan Yemenli çocuklar, psikolojik destek ve tedaviden mahrum kalıyor (Reuters)

Darbeci Husi milisler tarafından kontrol edilen Sana’da sağlık sektöründe çalışan ve takma adı Halid Celal olan bir yetkili, Yemenlilerin kötüleşen ruh sağlığı trajedisinin görünürdeki boyutunun gerçek boyutundan çok daha az olduğunu söyledi. Yetkili, sivil toplum ve medyanın yokluğuna ek olarak, savaşın etkileri ve yarattığı yaşam koşulları kaydedecek istatistikler, dijital veriler veya stratejiler bulunmadığına dikkati çekerken, görünmeyen trajedinin görünenden çok daha büyük olduğunu vurguladı.

Celal, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada bu trajedinin gelecekte daha da kötüleşeceğini, savaş bittikten ve kamusal hayat normalleşmeye başladıktan sonra patlayacağını söyledi. Celal’e göre Yemenliler, en az üçte birinin darbeden, savaştan, maaş kesintisinden, işsizlikten, zor yaşam koşullarından ya da savaşın devam etmesinden kaynaklanan psikolojik rahatsızlıklardan mustarip olduğunu belirtti.

Yetkili, savaşın Yemenlilerin ruh sağlığı üzerindeki yansımalarıyla yüzleşecek sağlık stratejilerinin bulunmamasının, ülkenin ve toplumun geleceği için bir risk oluşturduğu ve kamplarda veya sınırlarda, zorlu yaşamsal koşullarda büyüyen ve çoğunun psikolojik açıdan rahatsız olması muhtemel çocuklar nedeniyle bu ihmalin derhal durdurulması gerektiği konusunda uyardı. Halid Celal, çocukların maruz kaldığı koşulların, milislerin ve terör örgütlerinin onları kendilerine çekmesini ve saflarına katmasını kolaylaştırdığını vurguladı.

Yemen’deki diğer binlerce psikiyatri hastasıyla birlikte Samir’in durumu da kötüleşirken sağlık yetkilisi, Dünya Sağlık Örgütü’nün 10 ay önce Yemen’de açıkladığı ulusal ruh sağlığı stratejisinin uygulanmasına yönelik prosedürlerin netlik kazanmaması veya bu stratejiden şu ana kadar nelerin başarıldığının açıklanmaması karşısında şaşkınlığını dile getirdi.



Zindani hükümeti yolsuzlukla mücadelede zorlu bir sınavla karşı karşıya

Yeni Yemen hükümeti, yolsuzlukla mücadele konusundaki zorluklarla yeni bir aşamaya başlıyor. (SABA)
Yeni Yemen hükümeti, yolsuzlukla mücadele konusundaki zorluklarla yeni bir aşamaya başlıyor. (SABA)
TT

Zindani hükümeti yolsuzlukla mücadelede zorlu bir sınavla karşı karşıya

Yeni Yemen hükümeti, yolsuzlukla mücadele konusundaki zorluklarla yeni bir aşamaya başlıyor. (SABA)
Yeni Yemen hükümeti, yolsuzlukla mücadele konusundaki zorluklarla yeni bir aşamaya başlıyor. (SABA)

Şai Muhsin ez-Zindani liderliğindeki yeni Yemen hükümeti, mali ve idari reform taahhütlerini hayata geçirerek yolsuzlukla mücadelede hem yerel hem de uluslararası güveni yeniden tesis etmeyi hedefliyor. Uluslararası bir raporun ülkeyi yolsuzlukla mücadelede dünyanın en kötü beş ülkesi arasında göstermesi dikkat çekerken, uzmanlar sorunun ilan edilen siyasi iradenin ötesine geçerek mali ve siyasi sistemin yapısal niteliğine dayandığını belirtiyor.

Yemen, kamu sektöründe yolsuzlukla mücadele performansında küresel ölçekte en zayıf ülkeler arasında yer aldı. Ülke, Transparency International tarafından yayımlanan 2025 Yolsuzluk Algı Endeksi’nde 182 ülke arasında 177’nci sıraya geriledi. Söz konusu sıralama, savaş nedeniyle bölünmüş durumdaki ülkede hesap verebilirlik mekanizmalarının çöküşünü, rüşvet ve yasa dışı vergi uygulamalarının yaygınlığını ortaya koyuyor.

Yemen hükümeti, özellikle uluslararası desteğin mali ve kurumsal reform şartlarına bağlanmış olması nedeniyle, yolsuzlukla mücadelede somut ilerleme kaydetmesi yönünde iç ve dış baskılarla karşı karşıya bulunuyor. Ancak siyaset ve güvenlik alanındaki bölünmüş yapı, kapsamlı reform girişimlerini karmaşık güç dengeleri nedeniyle zorlaştırıyor.

Yeni Başbakan Zindani ay başında yaptığı açıklamada, yolsuzlukla mücadeleye öncelik vereceklerini, kurumsal performansı güçlendireceklerini ve vatandaşlara sunulan hizmetlerin iyileştirilmesi için adımları hızlandıracaklarını duyurmuştu.

scvcdf
Yeni hükümetin kurulmasının ardından Yemenliler, çektikleri acılara ve kötüleşen yaşam koşullarına son verecek ciddi reformlar bekliyor. (Reuters)

Yemen Başkanlık Konseyi Ekonomik İşler Ofisi Danışmanı Faris en-Neccar, yolsuzlukla mücadelenin artık kısmi tedbirler ya da medya kampanyalarıyla sınırlandırılamayacağını belirterek, asıl çözümün mali yönetim sisteminin yeniden inşası ve maliye politikası ile para politikasını birbirine bağlayan net bir kurumsal yapı oluşturulmasından geçtiğini söyledi. Neccar, kamu kaynaklarının yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirliğin güçlendirilmesinin temel öncelik olması gerektiğini vurguladı.

Neccar, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, hükümetin Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası gibi uluslararası ortaklarla entegre bir çerçevede çalıştığını ifade etti. Önceliklerin kamu mali yönetiminin reformu, harcamaların kontrol altına alınması ve bazı tahsilat mekanizmalarının geliştirilmesi olduğunu kaydeden Neccar, bu adımların mali ve parasal yönetişime geçişi destekleyen çok sayıda projeye yansıdığını dile getirdi.

Öte yandan Yemen’de yargı ve idari denetim kurumlarının halen zayıf ve tam anlamıyla bağımsız olmadığı belirtiliyor. Bu durumun, egemenlik kapasitesinin sınırlı olduğu bir ortamda yolsuzlukla mücadele önlemlerinin uygulanmasını ve yasaların ülke genelinde etkin biçimde hayata geçirilmesini zorlaştırdığı ifade ediliyor.

Yolsuzluğun yeniden tanımlanması

Yemen’in yolsuzluk endeksindeki gerilemesinin, on yılı aşkın süredir devam eden savaşın geçici bir sonucu olmanın ötesinde, yolsuzluğun bir idari sapma olmaktan çıkarak savaş ekonomisinin yapısal bir unsuruna dönüşmesinin yansıması olduğu değerlendiriliyor. Bu çerçevede, mevcut tablo sürdüğü sürece para ve maliye politikalarına yönelik sınırlı müdahalelerin etkisinin kısıtlı kalacağı, asıl sorunun iktidar, kaynak ve silah arasındaki ilişkinin niteliğinde düğümlendiği ifade ediliyor.

fdvfdv
Taiz’de yıllar önce yolsuzluk nedeniyle yaşam koşullarının sürekli kötüleşmesine karşı yapılan bir protestodan (AFP)

Savaşın politik ekonomisi alanında uzman Yemenli akademisyen Yusuf Şemsan, ülkenin endeksteki gerilemesine ilişkin yapısal bir okuma sunarak, savaş öncesi dönemde de yolsuzluğun sistemden bir sapma değil, sistemin işleyiş mekanizmasının parçası olduğunu savundu.

Şemsan’ın Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmeye göre, yolsuzluk yapısal dengesizliklerin sürdürülmesinde bir araç işlevi gördü; yasaların etkisizleştirilmesi ve kurumların siyasi ve ekonomik elitleri koruyan yapılara dönüştürülmesi bu sürecin temel unsurları oldu. Bu anlamda yolsuzlukla mücadelenin sistem içinde gerçekçi bir seçenek olmadığı, çünkü bunun mevcut düzenin temellerine dokunmak anlamına geleceği belirtildi.

Şemsan’a göre daha tehlikeli dönüşüm ise savaşın başlamasının ardından yaşandı. Yolsuzluk, yasa ve kurum korumasından çıkarak silah ve güç korumasına dayalı bir yapıya evrildi; savaş ekonomisinin parçası ve başlıca rant ile finansman kaynağı haline geldi. Bu yapı, ordu, güvenlik, petrol ve gaz, kamu maliyesi, merkez bankası, elektrik ve insani yardım gibi kritik egemenlik alanlarında yoğunlaştı.

sdf
Yemen’deki insani yardımlar da yolsuzluktan nasibini aldı. Bu durum insani yardımı rant arayışının ve karaborsanın bir kaynağı haline getirdi. (Reuters)

Savaş yıllarında ülkede hayali askeri ve güvenlik birimlerinin oluşturulduğu, bu alanlarda maaşlarda mükerrer ödemeler yapıldığı, tedarik sözleşmelerinde yolsuzluk, yakıt ve silah kaçakçılığı vakalarının arttığı kaydedildi. Enerji sektöründe şeffaf olmayan sözleşmeler imzalandığı, bütçe dışı gelirlerin oluştuğu ve kaynakların silahlı nüfuz ağlarına aktarıldığı ifade ediliyor.

İrade sınavı

Bu karmaşık tablo içinde Yemen riyalinin değeri sert biçimde geriledi; kötü kur yönetimi, kamu gelirlerinin yağmalanması ve yasa dışı para transfer ağları nedeniyle alım gücü çöktü ve yaşam koşulları ağırlaştı. Elektrik sektöründeki sözleşmelerde yolsuzluğun yaygınlaştığı, insani yardımların ise rant kaynağına ve kara borsaya dönüştüğü ifade ediliyor.

Yemenli ekonomi araştırmacısı Abdulhamid el-Mesacedi ise ülkenin Transparency International endeksindeki alt sıralarının sürpriz olmadığını belirterek, bunun devlet kurumlarının çöküşünün ‘sayısal bir teyidi’ niteliği taşıdığını söyledi.

sdfrg
Marib’teki bir mülteci kampının yakınında çocuklarıyla birlikte duran Yemenli bir adam. Bu kampta, mülteciler insani yardımların kötü yönetilmesinden mustarip. (Reuters)

Mesacedi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, söz konusu endeksin rüşvet düzeyini ölçtüğünü, aynı zamanda yönetişim zafiyetini, kamu kaynaklarının siyasallaştırılmasını ve denetim ile hesap verebilirlik mekanizmalarının aşınmasını yansıttığını belirtti.

Son yıllardaki başlıca yolsuzluk göstergelerini sıralayan Mesacedi, mali ve parasal kurumlarda yaşanan ikili yapının karar alma süreçlerinde çelişki yarattığını ve para politikasının bağımsızlığını zayıflattığını ifade etti. Üretken olmayan harcamaların genişlediğini, özellikle egemen sektörlerde gelir yönetiminde disiplinin kaybolduğunu kaydeden Mesacedi, imtiyaz ve tekel ekonomisinin nüfuz ağlarıyla iç içe geçerek rekabet ortamını bozduğunu ve gerçek özel sektörü dışladığını dile getirdi.

Mesacedi, bu uygulamaların yalnızca etik bir sapma olarak kalmadığını; para biriminin değer kaybı, ithalat maliyetlerinin artışı, yerli ve yabancı yatırımların gerilemesi ile ülke risk priminin ve finansman maliyetlerinin yükselmesinde doğrudan ekonomik bir etken haline geldiğini vurguladı.

ddv
Yemen’deki yolsuzluk, idari bir olgudan savaş ekonomisinin yapısal bir bileşenine dönüştü. (Reuters)

Faris en-Neccar, Yemen’in yeniden imarı için yürütülen iş birliği programlarının yalnızca mali destekle sınırlı kalmadığını belirterek, Suudi Arabistan’ın Yemen’in Yeniden İnşası Programı kapsamında yönetim standartları, harcama mekanizmaları ve hizmetlerin iyileştirilmesine ilişkin şartların da yer aldığını ifade etti. Neccar, önümüzdeki dönemde tek hazine hesabının etkinleştirilmesi, genel bütçenin onaylanması ve dijitalleşmenin yaygınlaştırılması gibi somut adımlara daha fazla ağırlık verilmesinin beklendiğini söyledi.

Yusuf Şemsan ise şiddet, gelir ve karar alma yetkisini tekelinde toplamayan bir devletin yolsuzlukla etkin biçimde mücadele edemeyeceğini vurguladı. Savaş ekonomisi koşullarında yolsuzluğun rasyonel, kârlı ve güçle korunan bir yapıya dönüştüğünü belirten Şemsan, bu yapısal mantık kırılmadıkça reform söylemlerinin yetersiz kalacağını savundu. Şemsan’a göre gerçek başlangıç noktası, yolsuzluğu savaş ekonomisinin ayrılmaz parçası haline getiren döngünün kırılması.

Abdulhamid el-Mesacedi ise iyileşme ihtimalini dışlamadığını ancak bunun belirli koşullara bağlı olduğunu ifade etti. Bu koşullar arasında mali kurumların birleştirilmesi, merkez bankasının bağımsızlığının güçlendirilmesi, denetim mekanizmalarının etkinleştirilmesi, gelir, gümrük ve vergi sistemlerinin dijitalleştirilmesi, egemen kaynaklarda tam şeffaflık sağlanması ve dış desteğin ölçülebilir reform şartlarına bağlanması yer alıyor.


Irak'taki bir grup, Bağdat havaalanındaki ABD askeri üssünün bombalandığını duyurdu

Bağdat'ta bir protestocu, İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in ölümünün açıklanmasının ardından onun fotoğrafını taşıyor, (Reuters)
Bağdat'ta bir protestocu, İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in ölümünün açıklanmasının ardından onun fotoğrafını taşıyor, (Reuters)
TT

Irak'taki bir grup, Bağdat havaalanındaki ABD askeri üssünün bombalandığını duyurdu

Bağdat'ta bir protestocu, İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in ölümünün açıklanmasının ardından onun fotoğrafını taşıyor, (Reuters)
Bağdat'ta bir protestocu, İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in ölümünün açıklanmasının ardından onun fotoğrafını taşıyor, (Reuters)

Irak'ta "Saraya Evliya el-Dam" olarak bilinen bir grup, bu sabah Bağdat Uluslararası Havalimanı'ndaki "Victoria" askeri üssünü hedef alan bir insansız hava aracı (İHA) sürüsüyle saldırı düzenlediğini duyurdu.

Silahlı grup yaptığı açıklamada, "Dini görevimizi yerine getirmek, lider Ali Hamaney'e misilleme yapmak ve İran İslam Cumhuriyeti'ni desteklemek amacıyla mücahitlerimiz bugün, Bağdat Havaalanı'ndaki Victoria askeri üssünü hedef alan bir İHA filosuyla saldırı düzenledi" denildi.

Evliya el-Dam Tugayları dün gece, Kürdistan bölgesindeki Erbil şehrinde bulunan Amerikan tesislerini bombaladıklarını duyurdu.


Irak “savaşın başka bölgelere de yayılmasından” korkuyor

Dün Erbil Havaalanı yakınlarında ABD güçlerini hedef alan bir İHA saldırısının ardından yükselen duman (EPA)
Dün Erbil Havaalanı yakınlarında ABD güçlerini hedef alan bir İHA saldırısının ardından yükselen duman (EPA)
TT

Irak “savaşın başka bölgelere de yayılmasından” korkuyor

Dün Erbil Havaalanı yakınlarında ABD güçlerini hedef alan bir İHA saldırısının ardından yükselen duman (EPA)
Dün Erbil Havaalanı yakınlarında ABD güçlerini hedef alan bir İHA saldırısının ardından yükselen duman (EPA)

Irak, dün ABD ve İsrail'in İran'a düzenlediği saldırıların yansımalarından uzak durmaya çalışarak, savaşın kendi topraklarına yayılma girişimlerine karşı uyarıda bulundu.

Bu uyarı, Bağdat'ın güneyindeki Babil vilayetindeki Curf es-Sahr'daki İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı silahlı grupları hedef alan saldırılar ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki (IKBY) bir ABD üssünün bulunduğu Erbil Havaalanı yakınlarındaki bölgede gerçekleştirilen diğer saldırıların ardından yapıldı.

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, komutanlar ve güvenlik kurumlarının liderleriyle bir toplantı düzenledi. Toplantı, Curf es-Sahr ve Erbil'e yapılan saldırılara atıfla ‘Irak'ın birçok bölgesini etkileyen açık saldırganlığın sonuçları’ konusunda uyarıda bulunan bir açıklamayla sona erdi. İran'a yönelik ‘haksız saldırının’ kınandığı açıklamada, ‘Irak'ın egemenliğini, hava sahasını ve topraklarını ihlal etmek veya bunları İran'a saldırı için geçiş yolu veya fırlatma rampası olarak kullanmak, tıpkı ülkemizin topraklarının veya karasularının Irak'ı çatışmaya sürüklemek için bir gerekçe olarak kullanılması kabul edilemez olduğu gibi’ uyarısında bulunuldu.

Irak’ta İran destekli Şii milis gücü Ketaib Hizbullah, Curf es-Sahr'da iki kişinin öldüğü hava saldırısının ardından ‘ABD üslerine’ saldırı düzenleyeceklerini duyurdu.