Yemen: İç savaş ve yaşam şartları intiharları artırıyor

Yemen’de maaşların kesilmesi, Husi işgalindeki bölgelerde ruhsal hastalıkları arttırdı

Yemenli bir adam ve çocuğu, Hucce vilayetinde Sınır Tanımayan Doktorlar’ın sponsorluğundaki psikiyatri kliniğinde tedavi görüyor (Sınır Tanımayan Doktorlar)
Yemenli bir adam ve çocuğu, Hucce vilayetinde Sınır Tanımayan Doktorlar’ın sponsorluğundaki psikiyatri kliniğinde tedavi görüyor (Sınır Tanımayan Doktorlar)
TT

Yemen: İç savaş ve yaşam şartları intiharları artırıyor

Yemenli bir adam ve çocuğu, Hucce vilayetinde Sınır Tanımayan Doktorlar’ın sponsorluğundaki psikiyatri kliniğinde tedavi görüyor (Sınır Tanımayan Doktorlar)
Yemenli bir adam ve çocuğu, Hucce vilayetinde Sınır Tanımayan Doktorlar’ın sponsorluğundaki psikiyatri kliniğinde tedavi görüyor (Sınır Tanımayan Doktorlar)

Yemenli öğretmen Samir’in ailesi, çocuklarının defalarca intihar girişiminde bulunduğunu söyledi. 4 yıl önceki ilk denemesinde yaşadığı psikolojik krizi atlattığını düşünürlerken, bir yıl önce bir kutu sakinleştirici hapın tamamını yutması karşısında şaşrdıklarını dile getirdi. Aktarılana göre ailesi, çocuklarının vücudunda etki yaratmadan önce onu tedavi edip kurtarmayı başardı ama bu sefer de Samir, kendini bir binanın çatısından atmaya çalıştı.

Başkent Sana’nın batısındaki yüksek katlı bir binanın sakinleri, Samir’in çatıya çıkan kapıyı açmaya çalıştığını görünce ailesini uyarmaya çalıştı. Bina sakinlerinden biri onu tanımayıp onun bir hırsız olduğunu düşünse de diğer sakinler onu tanıyordu. Nitekim Samir’in kendisini çatıdan aşağı atmaya çalıştığı ortaya çıktı. Bu noktada ailesi, durumu daha fazla gizleyemedi ve yaşananları fırsat bilerek oğullarının şüpheli davranışlarda bulunduğunu fark eden mahalle sakinlerinden işbirliği yapmalarını istedi.

Uluslararası örgütler ve kuruluşlar, Yemen’de psikiyatrik tıp alanında destek sağlıyor. Ancak yardımın etkisi sınırlı (BM)
Uluslararası örgütler ve kuruluşlar, Yemen’de psikiyatrik tıp alanında destek sağlıyor. Ancak yardımın etkisi sınırlı (BM)

Samir, 7 yıldır maaşlarının kesilmesi başta olmak üzere zorlu yaşam koşulları nedeniyle psikolojik rahatsızlıklara maruz kalan öğretmenlerden biri. Yaşamsal koşullar, birçok öğretmeni intihara, canına kıymaya, sokaklarda barınmaya ya da ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için ailelerine başvurmaya itti.

Samir’in annesi, karısı ve tek kızı onu neredeyse sürekli takip etmek zorunda. Dört denemeden sonra tekrar intihar edebileceği korkusuyla, ilaçlara, kesici aletlere, iplere, tellere ulaşması engelleniyor. Ayrıca mahalle halkından evin dışında onu izlemelerini istiyorlar. Erkek kardeşi de sokaklarda onu takip etmek için mağazadaki işinden izin almak zorunda kalıyor.

Yaklaşık 1 ay önce Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA), Yemen’de ruh sağlığı hizmetlerinin kısıtlı olması nedeniyle bu yıl yaklaşık 7 milyon Yemenlinin ruh sağlığı bakımına ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Yemen’de her 700 bin kişiye 1 psikiyatrist düşüyor. Bu, 100 bin kişi başına yaklaşık 40 psikiyatrist gerektiren küresel standarttan çok daha düşük bir yüzde.

Öğretmenler intihar ediyor

UNFPA’ya göre 7 milyon Yemenliden yalnızca 120 bini, ruh sağlığı hizmetlerine erişebiliyor. Bu sayı, büyüyen ve artan ihtiyaçların boyutuyla tamamen orantısız olan küçük bir sayı.

Darbeci Husiler, kontrolleri altındaki bölgelerde birçok psikiyatri hastanesinin ve kliniğinin kapatılmasına neden oldu (X)
Darbeci Husiler, kontrolleri altındaki bölgelerde birçok psikiyatri hastanesinin ve kliniğinin kapatılmasına neden oldu (X)

“Yemen ruh sağlığı bakımında hâlâ küresel standarttan çok uzakta” açıklamasında bulunan UNFPA, ABD Kalkınma Ajansı’ndan aldığı tahminen 23 milyon dolar tutarındaki finansmanın bir kısmını, 14 hastane ve 4 gezici klinikte psikososyal destek hizmetlerinin sağlanmasına, ayrıca kadınlar ve kız çocuklarına yönelik psikolojik destek sağlamak üzere 20 güvenli alanın desteklenmesine ayırdığına dikkat çekti.

UNFPA’nın açıklamasıyla eş zamanlı olarak Amran vilayetinde (başkent Sana’nın 51 kilometre kuzeyinde) Genel Elektirik Şirketi’nin bir çalışanı, işinden atılması ve teşvik adı altında aldığı küçük meblağlardan mahrum kalması nedeniyle intihar etti. Vilayette Elektrik Şirketi şubelerini kontrol eden bir Husi lider, söz konusu çalışanı ve onlarca meslektaşına görevden aldı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre İbb vilayeti ise en fazla öğretmen intiharına tanık olan Yemen vilayeti oldu. Yalnızca 2019 yılında 5’ten fazla öğretmen intihar etti. Bu yıl maaş kesintisi nedeniyle en çok öğretmen intiharının yaşandığı yıl oldu.

Yerinden edilmiş kişiler, Yemen’in Taiz şehrinde BM yardımı alıyor (AFP)
Yerinden edilmiş kişiler, Yemen’in Taiz şehrinde BM yardımı alıyor (AFP)

İntihar olaylarıyla ilgili, resmî bir kurum tarafından yayınlanan istatistik bulunmasa da intiharlar sadece öğretmenler ve kamu çalışanlarıyla sınırlı değil. İbb, genel olarak adı intiharlarla en çok anılan vilayet. Öyle ki 2022 yılında darbeci Husilerin kontrolündeki tüm vilayetlerde 50’den fazla intihar ya da intihar girişimi yaşandı, ancak tahminler her iki günde bir intihar yaşandığını gösteriyor.

2019 yılı maaşların kesilmesi nedeniyle en meşhur intihar olaylarına sahne oldu. Başkent Sana’da genç bir öğretmen, yaşadığı evin sahibinin birkaç aydır kira ödememesinin yanı sıra birikmiş borçları nedeniyle kendisinden şikayetçi olması üzerine kendini Ecza Kules’nin tepesinden aşağı attı.

Çevreye göre çeşitlilik

Yemen’de son yıllarda yayılan akıl hastalıkları konusunda çalışan uluslararası kuruluşların verilerinden, çatışmaların uzağındaki vilayetlerde halk arasında ortaya çıkan psikolojik koşulların kaygı, depresyon, aşırı üzüntü, şiddete eğilim ile temsil edildiği açıkça görülüyor.

Ancak Husi milislerinin askeri çatışmalarına ve şiddet uygulamalarına tanık olan bölgeler, daha karmaşık psikolojik koşullara sahne oluyor. Bu bölgelerde daha çok şiddetli depresyon, psikoz, bipolar bozukluk, gelecek kaygısı, sürekli korku veya patolojik korku, sürekli hayal kırıklığı ve kaygıya dönüşen travma sonrası stres bozukluğu yaşanıyor.

Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü’nün (MSF) verilerine göre çocuklarda şiddetli depresyon, panik, histeri, kekemelik, yatak ıslatma, hiperaktivite, kabus görme ve uyku bozukluğu gibi sorunlar yaşanıyor. Ayrıca depresyon, travma sonrası stres belirtileri, obsesif kompulsif bozukluk, geri çekilme, endişe, uyku bozuklukları, kaygı ve stres, bu bölgelerin yanı sıra yerinden edilen kamplarda da çoğalıyor.

Savaş nedeniyle pek çok psikolojik rahatsızlık yaşayan Yemenli çocuklar, psikolojik destek ve tedaviden mahrum kalıyor (Reuters)
Savaş nedeniyle pek çok psikolojik rahatsızlık yaşayan Yemenli çocuklar, psikolojik destek ve tedaviden mahrum kalıyor (Reuters)

Darbeci Husi milisler tarafından kontrol edilen Sana’da sağlık sektöründe çalışan ve takma adı Halid Celal olan bir yetkili, Yemenlilerin kötüleşen ruh sağlığı trajedisinin görünürdeki boyutunun gerçek boyutundan çok daha az olduğunu söyledi. Yetkili, sivil toplum ve medyanın yokluğuna ek olarak, savaşın etkileri ve yarattığı yaşam koşulları kaydedecek istatistikler, dijital veriler veya stratejiler bulunmadığına dikkati çekerken, görünmeyen trajedinin görünenden çok daha büyük olduğunu vurguladı.

Celal, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada bu trajedinin gelecekte daha da kötüleşeceğini, savaş bittikten ve kamusal hayat normalleşmeye başladıktan sonra patlayacağını söyledi. Celal’e göre Yemenliler, en az üçte birinin darbeden, savaştan, maaş kesintisinden, işsizlikten, zor yaşam koşullarından ya da savaşın devam etmesinden kaynaklanan psikolojik rahatsızlıklardan mustarip olduğunu belirtti.

Yetkili, savaşın Yemenlilerin ruh sağlığı üzerindeki yansımalarıyla yüzleşecek sağlık stratejilerinin bulunmamasının, ülkenin ve toplumun geleceği için bir risk oluşturduğu ve kamplarda veya sınırlarda, zorlu yaşamsal koşullarda büyüyen ve çoğunun psikolojik açıdan rahatsız olması muhtemel çocuklar nedeniyle bu ihmalin derhal durdurulması gerektiği konusunda uyardı. Halid Celal, çocukların maruz kaldığı koşulların, milislerin ve terör örgütlerinin onları kendilerine çekmesini ve saflarına katmasını kolaylaştırdığını vurguladı.

Yemen’deki diğer binlerce psikiyatri hastasıyla birlikte Samir’in durumu da kötüleşirken sağlık yetkilisi, Dünya Sağlık Örgütü’nün 10 ay önce Yemen’de açıkladığı ulusal ruh sağlığı stratejisinin uygulanmasına yönelik prosedürlerin netlik kazanmaması veya bu stratejiden şu ana kadar nelerin başarıldığının açıklanmaması karşısında şaşkınlığını dile getirdi.



Lübnan ordusu güneydeki mevzilerini boşaltıyor... İsrail sınır ötesi operasyon düzenliyor

İsrail’in kuzey sınırına yakın Güney Lübnan’a düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (AFP)
İsrail’in kuzey sınırına yakın Güney Lübnan’a düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (AFP)
TT

Lübnan ordusu güneydeki mevzilerini boşaltıyor... İsrail sınır ötesi operasyon düzenliyor

İsrail’in kuzey sınırına yakın Güney Lübnan’a düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (AFP)
İsrail’in kuzey sınırına yakın Güney Lübnan’a düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (AFP)

Lübnan ordusu bugün, İsrail ordusunun Güney Lübnan’daki konuşlanmasını güçlendirdiğini açıklamasının ardından bazı ileri mevzilerini tahliye etti.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), ordunun işgal altındaki Filistin ile sınır hattındaki bazı ileri mevzilerini başka noktalara taşıdığını duyurdu.

Reuters’a konuşan görgü tanıkları, Lübnan ordusunun sınır hattında en az yedi ileri operasyon mevzisinden çekildiğini aktardı.

Öte yandan bir Lübnanlı yetkili Reuters’a, İsrail güçlerinin Lübnan sınırının bazı kesimlerinde ilerleme girişiminde bulunduğunu söyledi.

Kuzey kasabalarının ‘ön cephe savunması’

Diğer yandan İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, ordunun kuzeydeki kasabaları korumak amacıyla ‘ileri savunma’ olarak nitelendirdiği bir operasyon başlattığını duyurdu. Bu adımın, saha koşullarına dayalı bir değerlendirme sonucunda alındığını belirtti.

X platformunda yayımlanan açıklamasında, 91. Tümen’in şu anda Güney Lübnan’da stratejik noktalara konuşlandığını ve bu hareketin sınır hattındaki savunma sistemini güçlendirme çerçevesinde yürütüldüğünü, eş zamanlı olarak da ‘Aslanın Kükremesi’ operasyonlarının devam ettiğini söyledi.

Adraee, İsrail ordusunun kuzeydeki yerleşimlerin güvenliğini sağlamak için ek bir güvenlik katmanı oluşturduğunu, bu amaçla Hizbullah’a ait altyapılara yönelik geniş çaplı hava saldırıları düzenlediğini ve olası tehditleri bertaraf ederek İsrail topraklarına sızma girişimlerini engellemeyi hedeflediğini ifade etti.

‘İlerleme ve kontrol’ talimatları

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Hizbullah’ın İsrail’in kuzeyine düzenlediği saldırıların ardından askerlerine Lübnan’daki yeni mevzileri ‘kontrol altına almak’ için talimat verdiğini açıkladı.

Katz, Başbakan Binyamin Netanyahu ile kendisinin, İsrail ordusunun Lübnan’daki stratejik yeni mevzilere ilerleyerek sınır bölgelerine yönelik saldırıları engellemesini onayladığını söyledi.

Katz, Hizbullah’ın çatışmaya İran talimatıyla girdiğini ve bunun tüm sonuçlarından sorumlu olduğunu belirtti. Katz, İsrail ordusunun vatandaşlarını korumak için gerekli tüm önlemleri almaya devam edeceğini vurguladı.

İsrail ordusu Rıza Hazai’nin ölümünü duyurdu

Adraee, İsrail Deniz Kuvvetleri’nin dün Askeri İstihbarat Teşkilatı talimatıyla Beyrut’a bir saldırı düzenlediğini duyurdu. Operasyon sonucunda, Hizbullah’ın ‘askeri kapasite geliştirme sorumlusu’ olduğu öne sürülen Rıza Hazai öldürüldü.

Açıklamada Hazai, Hizbullah’ın kapasite inşasında merkezi bir isim olarak tanımlandı. Hazai’nin, özellikle askeri ihtiyaçları Tahran’ın sağladığı kaynaklarla uyumlu hale getirme sorumluluğunu üstlendiği belirtildi.

Açıklamada, Hazai’nin geniş çaplı silah temini operasyonlarını denetlediği, İran menşeli silah ve ekipmanların Lübnan’a getirilmesini sağladığı ve askeri kapasiteyi artırmaya yönelik planları uyguladığı; ayrıca Kuzey Okları Operasyonu sonrasında zarar gören altyapıyı yeniden inşa ettiği vurgulandı.

Hazai’nin, İran’dan Lübnan’a silah sevkiyat yollarını sağlamlaştırmak ve ülkede silah üretim planlarını takip etmekte de rol oynadığı ifade edildi.

İsrail ordusu Dahiye bölgesini bombalamaya devam ediyor

İsrail ordusu bu sabah Güney Beyrut’un Haret Hreik bölgesini hava saldırılarıyla hedef alarak önceki tehditlerini gerçekleştirdi. Saldırılardan biri, Hizbullah’a ait Nur Radyosu binasını vurdu.

Adraee, X platformu üzerinden Güney Beyrut’taki tüm sakinlere uyarı mesajı gönderdi. Uyarıda, Haret Hreik ve Ghobeiry bölgelerindeki haritalarda işaretli iki bina ve çevresindeki yapılar için tahliye çağrısı yapıldı. Adraee, “Siz Hizbullah’a ait tesis ve hedeflerin yakınındasınız. Ordumuz yakın zamanda bu hedeflere operasyon düzenleyecek. Kendi güvenliğiniz ve ailenizin güvenliği için bu binaları ve çevresindekileri hemen boşaltın ve en az 300 metre uzak durun” ifadelerini kullandı.

Arapça yayımlanan resmî açıklamada, yaklaşık 50 köyün isimlerinin yer aldığı bir liste ile “Acil uyarı: Söz konusu köylerde yaşayanlar, güvenliğiniz için evlerinizi derhal boşaltın” denildi.

dfrgt
Bu sabah erken saatlerde Beyrut’un güney banliyölerini hedef alan İsrail hava saldırısında hasar gören binalarda yangın çıktı. (AFP)

Ayrıca, Haret Hreik ve Ghobeiry bölgelerindeki sakinlere yönelik ayrı bir uyarıda, “Siz Hizbullah’a ait tesis ve hedeflerin yakınındasınız; İsrail ordusu yakın zamanda bu hedeflere operasyon düzenleyecek” ifadesi yer aldı.

Hizbullah, İsrail askeri üslerini hedef alıyor

Hizbullah, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarına karşılık olarak üç askeri üssü hedef aldığını duyurdu.

Hizbullah tarafından yapılan açıklamada, bu sabah saat 06:30’ta, işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan Miron Hava Kontrol ve Operasyon Merkezi’ne insansız hava araçlarından (İHA) oluşan bir filo ile saldırı düzenlendiği belirtildi.

Saldırının, üs içindeki bir radar ve komuta binasında hasara yol açtığı ifade edildi.

Hizbullah, operasyonun Güney Beyrut dahil olmak üzere onlarca Lübnan şehri ve kasabasına yönelik İsrail saldırılarına yanıt olarak gerçekleştirildiğini vurguladı.

Öncesinde Hizbullah, Lübnan’dan Kuzey Golan’a iki İHA göndermiş ve Kuzey İsrail’e doğru 15 füze fırlatmıştı. Bugün yapılan saldırının, kuzey İsrail’de radar ve komuta merkezlerini hedef aldığı belirtildi.

Hizbullah açıklamasında, “İşgalci devletteki bir askeri üsse karşı direnişin cevabı savunma eylemidir ve meşru bir haktır. İlgililer ve yetkililer, Lübnan’da yaşanan her şeyin doğrudan sebebi olan bu saldırıları durdurmalıdır” ifadelerine yer verildi.

Öte yandan İsrail ordusu, gece saat 01:15 civarında, Güney Beyrut’ta daha önce hedef alacağını duyurduğu bölgeyi bombalayarak yoğun duman bulutlarının yükselmesine yol açtı.


Sudan'ın el Ubeyd şehrine düzenlenen İHA saldırısı sonucu elektrik kesintisi yaşandı

Kuzey Kordofan'daki el Ubeyd'de bir İHA saldırısında bir çocuk ve bir kadın yaralandı (Arşiv-Reuters)
Kuzey Kordofan'daki el Ubeyd'de bir İHA saldırısında bir çocuk ve bir kadın yaralandı (Arşiv-Reuters)
TT

Sudan'ın el Ubeyd şehrine düzenlenen İHA saldırısı sonucu elektrik kesintisi yaşandı

Kuzey Kordofan'daki el Ubeyd'de bir İHA saldırısında bir çocuk ve bir kadın yaralandı (Arşiv-Reuters)
Kuzey Kordofan'daki el Ubeyd'de bir İHA saldırısında bir çocuk ve bir kadın yaralandı (Arşiv-Reuters)

Elektrik şirketinden bir yetkilinin açıklamasına göre Hızlı Destek Kuvvetlerine (HDK) ait bir insansız hava aracı (İHA), bu sabah erken saatlerde Sudan'ın Kuzey Kordofan eyaletinin başkenti el Ubeyd'deki ana elektrik santralini bombalayarak şehirde elektrik kesintisine neden oldu.

Yetkili, AFP'ye yaptığı açıklamada, HDK’ne ait bir İHA’nın istasyona saldırarak yangına neden olduğunu söyledi. Hasarın boyutunun hala değerlendirildiğini ifade etti.

HDK ve Sudan ordusu, yaklaşık üç yıldır kanlı bir çatışma içinde bulunuyor; bu çatışma, ülkenin etki alanlarına bölünmesine, altyapının tahrip edilmesine, yaygın kıtlığa ve on binlerce insanın ölümüne yol açtı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre el Ubeyd'deki Karima mahallesinde yaşayan Avad Ali şunları söyledi: "Saat 02:00'de bir patlama sesi duydum ve elektrik santrali yönünden alevler yükseldiğini gördüm. Saat 09:00'ı geçti, elektrik hala verilemedi."

HDK, ordunun kontrolünde olan el Ubeyd'e yeniden kuşatma uygulamaya çalışıyor. Bu arada, HDK'nin komşu Darfur bölgesinin kontrolünü tamamen ele geçirmesinin ardından Güney Sudan'ın Kordofan bölgesi en şiddetli cephe hattı haline geldi.

Kordofan, Darfur bölgesi, başkent Hartum ve ordu kontrolündeki doğu Sudan şehirleri arasında hayati bir geçiş noktasıdır; ancak bu şehirlerden bazılarında son zamanlarda HDK ile ittifak kurmuş yerel güçlerin ilerlemeleri gözlemlenmektedir.


SDG’den üç tugay, 60. Tümen’e katıldı

Suriye Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Tuğgeneral Ziyad el-Ayiş, Haseke Valisi Nureddin Ahmed ve bir dizi askeri liderin huzurunda Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile bir araya geldi. (SANA)
Suriye Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Tuğgeneral Ziyad el-Ayiş, Haseke Valisi Nureddin Ahmed ve bir dizi askeri liderin huzurunda Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile bir araya geldi. (SANA)
TT

SDG’den üç tugay, 60. Tümen’e katıldı

Suriye Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Tuğgeneral Ziyad el-Ayiş, Haseke Valisi Nureddin Ahmed ve bir dizi askeri liderin huzurunda Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile bir araya geldi. (SANA)
Suriye Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Tuğgeneral Ziyad el-Ayiş, Haseke Valisi Nureddin Ahmed ve bir dizi askeri liderin huzurunda Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile bir araya geldi. (SANA)

Suriye Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Tuğgeneral Ziyad el-Ayiş, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Haseke Valisi Nureddin Ahmed ve bir dizi güvenlik yetkilisinin huzurunda bir araya geldi. Görüşmede, 29 Ocak tarihli anlaşma doğrultusunda askeri kurumların entegrasyon mekanizması ele alındı ve uygulamaya yönelik adımlar değerlendirildi.

El-Ayiş, Haseke Valiliği Enformasyon Müdürlüğü’ne yaptığı açıklamada, SDG’ye bağlı üç tugayın, ocak ayı başında Halep’te Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinin kontrolünü sağlayan operasyonun komutanı Tuğgeneral Avad Muhammed el-Casim’in liderliğindeki 60. Tümen bünyesine entegre edileceğini belirtti.

Tutuklular dosyasına ilişkin olarak ise haklarında herhangi bir suçlama ya da suç bağlantısı kanıtlanmamış 60 kişinin serbest bırakılması için çalışmalara başlanacağını ifade etti. Daha önce devrim faaliyetlerine katılmış tutukluların isim listelerinin de durumlarının incelenmesi ve serbest bırakılmalarına zemin hazırlanması amacıyla teslim edileceğini kaydetti.

rtgt5
Suriye Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Tuğgeneral Ziyad el-Ayiş, Haseke Valisi Nureddin Ahmed ve bir dizi askeri liderin huzurunda Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile bir araya geldi. (Haseke Valiliği Enformasyon Müdürlüğü)

Haseke kentine ulaşımı sağlayan yolların da uluslararası M4 kara yolu tam olarak güvence altına alınıncaya kadar hariç tutulmak üzere, beş ayrı güzergâhtan trafiğe açılacağı bildirildi.

El-Ayiş ayrıca, yerinden edilenlerin bölgelerine güvenli dönüşünü sağlamak amacıyla uzman komisyonlar oluşturulduğunu ve Rumeylan ile Suveydiye petrol sahalarının devralınması için teknik bir ekibin kurulduğunu duyurdu.

rvfrt
Suriye hükümetinden bir heyetin, petrol sahalarını incelemek ve Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında imzalanan anlaşmaları sonuçlandırmak üzere 9 Şubat’ta doğu Suriye’deki Rumeylan şehrini ziyaret etmesi sırasında şehirdeki petrol kuyuları görülüyor. (Reuters)

Cumhurbaşkanlığı, 29 Ocak’ta SDG ile varılan anlaşmanın uygulanması, entegrasyon sürecinin hayata geçirilmesi, devlet otoritesinin güçlendirilmesi, engellerin aşılması ve kamu hizmetlerinin etkinleştirilmesi amacıyla Tuğgeneral Ziyad el-Ayiş’i Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi olarak görevlendirdi.

Suriye hükümeti 29 Ocak’ta SDG ile kapsamlı bir anlaşma çerçevesinde ateşkes sağlandığını duyurmuştu. Anlaşma, askeri ve idari güçlerin aşamalı biçimde entegrasyonunu, güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlı şehir merkezlerine girmesini ve tüm resmî kurumlar ile sınır kapılarının devlet kontrolüne devredilmesini öngörüyor.

Anlaşma maddelerinin uygulanmasından sorumlu el-Ayiş, Haseke Valiliği Enformasyon Müdürlüğü’ne yaptığı açıklamada, dün SDG lideri Mazlum Abdi ile Haseke Valisi Nureddin Ahmed ve vilayetteki güvenlik yetkililerinin katılımıyla geniş kapsamlı bir toplantı düzenlendiğini belirtti. El-Ayiş, yerinden edilenlerin güvenli dönüşünü sağlamak üzere uzman komisyonların oluşturulduğunu, ayrıca Rumeylan ve Suveydiye petrol sahalarının devralınması için teknik ekiplerin kurulduğunu açıkladı.

Bu kapsamda bir hükümet heyeti, Haseke Petrol Sahaları Müdürlüğü’ne ulaştı. Heyete Haseke Valiliği Siyasi İşler Müdürü Abbas Hüseyin, Cumhurbaşkanlığı Heyeti Sözcüsü Ahmed el-Hilali ile Suriye Petrol Şirketi (SPC) bünyesindeki teknik ekipler eşlik etti. Heyetin, petrol sahalarında gerekli idari ve teknik işlemleri takip etmek ve imzalanan anlaşma maddelerinin uygulanmasını tamamlamak üzere toplantılara başladığı, bu çerçevede sahaların hazır olma durumunun değerlendirilmesi ve idari yapısının entegrasyonunun sağlanmasının hedeflendiği bildirildi.