ABD’nin Cezayir politikası değişiyor mu?

AFP
AFP
TT

ABD’nin Cezayir politikası değişiyor mu?

AFP
AFP

Rabia Haris

Cezayir-Washington hattına hızlıca baktığımızda Cezayir Dışişleri Bakanı Ahmed Attaf’ın geçen Ağustos ayında Washington’a yaptığı ziyaret ve burada ABD’li mevkidaşı Antony Blinken, Dışişleri Bakanlığı ve Ulusal Güvenlik Konseyi’ndeki üst düzey yetkililerle yaptığı toplantının da gösterdiği yoğun diplomatik hareketleri yakından göreceğiz.

Cezayir ile ABD arasındaki bu siyasi temasların çerçevesinde son olarak, Cezayir Genelkurmay Başkanı Korgeneral Said Şangariha ile CIA Direktörü William Joseph Burns arasında, iki yetkilinin ilk kez doğrudan ve aleni olarak iletişim kurduğu görüşmeler gerçekleşti.

Yoğun hareketlilik

Cezayir Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Şangariha, William Burns ile telefon görüşmesinde bulunurken, iki tarafın ortak çıkar konularını ve iki ülke arasında güvenlik alanında koordinasyonun güçlendirilmesini ele aldı. Görüşme, her iki tarafın da özellikle terörle mücadele alanında güvenlik koordinasyonunun ulaştığı düzeyden duyduğu memnuniyeti ifade etmesi için bir fırsattı.

Bu görüşmeler, Cezayir Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Lounes Mokarman ile ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Josh Harris arasındaki toplantı ve doğrudan siyasi temastan yalnızca birkaç gün sonra gerçekleşti. Görüşme sırasında, iki ülke arasındaki stratejik diyaloğun gelecek Ekim ayında Washington’da düzenlenecek ve iki ülkenin dışişleri bakanlarının başkanlığında gerçekleştirilecek bir sonraki oturumuna hazırlık amacıyla Cezayir- ABD ilişkilerine ilişkin pek çok konu ele alındı.

Cezayir Genelkurmay Başkanı Korgeneral Said Şangariha
Cezayir Genelkurmay Başkanı Korgeneral Said Şangariha

Ağustos ortasında Cezayir diplomasisi başkanı Ahmed Attaf, Washington’u ziyaret etti. Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve aralarında Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Koordinatörü Brett McGurk ve şu anda Savunma Bakan Yardımcısı olarak görev yapmaya hazırlanan Devlet Bakanı Yardımcısı Derek Scholey'nin de bulunduğu bir dizi üst düzey ABD’li yetkiliyle görüştü.

Soru işaretleri

ABD Kongresi’nin 27 üyesinin Blinken’a ‘Cezayir’e yaptırımlar uygulama ve onu ABD’nin Düşmanları Yasası kapsamına alma’ çağrısı yapmasına rağmen Washington’un son birkaç gündür Cezayir’e dikkat çekici düzeydeki odaklanması, bunun zamanlaması ve nedenleri konusunda birden fazla soru işaretini gündeme getiriyor. Bu çağrıların gerekçesi, özellikle ülkeye Rus silahlarının tedariki için 7 milyar dolar değerinde bir anlaşma yapıldığı haberlerinin ardından Cezayir ile Rusya arasındaki artan ilişkilerin devam etmesiydi.

Gözlemciler, Cezayir-ABD temaslarının son dönemdeki yoğunluğunun, Cezayir'in diplomatik açılım arzusunu ve doğuya ve batıya doğru hareket etmek için entegre bir politika formüle ederek dönüşüm sürecine ayak uydurma istekliliğini doğruladığı konusunda hemfikir. Bu bağlamda Cezayir’in Vurkla vilayetindeki Kasdi Merbah Üniversitesi Hukuk ve Siyaset Bilimi Fakültesi’nde siyaset bilimi alanında yüksek öğrenim profesörü olan Kavi Bouhania, Majalla’ya yaptığı açıklamada “Cezayir diplomasisi, konumlandırma diplomasisi değil, daha ziyade stratejileri korurken müttefikleri çoğaltma diplomasisidir” dedi.

Uluslararası dönüşümler konusunda ise uzman araştırmacıya göre hızla dönüşen, iç içe geçen ve örtüşen bir dünyadayız ve Cezayir de diğer ülkeler gibi mevcut dönüşümleri iyi ele almak ve gerçekleri iyi okumak zorunda. Araştırmacı, “Bugün bir belirsizlik ortamında yaşıyoruz ve bu da bir kriz yönetimi stratejisi gerektiriyor. Belirsizlik durumu, uluslararası düzeyde birden fazla şirket kurmayı gerektiren, çok karmaşık ve sıklıkla değişen bir durum. Korona salgınının ortaya çıkacağını kim beklerdi? Rusya- Ukrayna savaşının çıkacağını kim beklerdi? Bu radikal değişiklikler, Cezayir’in gerçekliği derinlemesine okumasını ve bunun ışığında şirketler kurmasını gerektirdi” dedi.

Stratejik müttefik

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla dergisinden aktardığı habere göre Laghouat Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü öğretim görevlisi Ali Bakşiş, Cezayir’in tüm eksenlerle ilişkilerde denge kurma arzusuna değindi. Majalla’ya konuşan Bakşiş, “Cezayir, Cezayir’in Doğu’ya, özellikle de Rusya’ya yönelmesi hususunda öne sürülenlerin aksine, kendi yeteneklerine yakışan bir pozisyon almak ve bu nedenle dengeli ilişkiler sürdürmek istiyor. İki ülke arasındaki stratejik ilişkiler, özellikle Ukrayna krizinde pek çok kişinin bu ülkeye karşı önyargılı olmasına neden oldu’ açıklamasında bulundu.

CIA Direktörü William Burns
CIA Direktörü William Burns

Cezayir, Rusya ve Çin arasındaki olağanüstü yakınlaşmaya ve hatta ABD Kongresi üyelerinin Cezayir’e yaptırım uygulanması ve ABD’nin Düşmanları Yasası kapsamına alınması talebiyle başlattığı sert saldırıya rağmen ABD, iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirmek için daha fazla çalışmak üzere harekete geçti.

Ali Bakşiş, konuyla ilgili olarak “ABD, Cezayir’in stratejik konumunun ve petrol piyasasındaki ağırlığının bilincindedir. Stratejik bir müttefik olmasa da, özellikle Afrika’daki çatışmalarda arabulucu rolü oynaması nedeniyle yeri doldurulamaz bir ortaktır” dedi.

ABD dış politikası, Kuzey Afrika bölgesi de dahil olmak üzere dünyadaki ekonomik ve güvenlik hedeflerini araştırmaya ve gerçekleştirmeye dayalı hale geldi. Özellikle Cezayir, eski ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin son günlerinde İsrail ile barış anlaşması karşısında Fas’ın Batı Sahra üzerindeki egemenliğini aniden tanımasının ardından ABD- Cezayir arasındaki ilişkiler baltalanmış ve bir yol ayrımına girmişti. Bu bağlamda Profesör Ali Bahşiş, “ABD, Cezayir arenasını Rusya ve Çin’e bırakmayı reddediyor. Özellikle Trump’ın Fas’ın Batı Sahra üzerindeki egemenliğini tanıması ve ABD’nin otuz yıldır bölge halkının referandum yoluyla kendi kaderini tayin etme hakkına verdiği desteği göz ardı etmesi nedeniyle, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin ciddi bir dönüm noktasına girmesinden sonra bölgenin gelecekteki durumu hakkında Cezayir ile ilişkilerini sürdürmek istiyor” dedi.

Beyaz Saray Trump’ın kırıp döktüklerini toparlamaya çalışıyor

Uzman, “Başkan Joe Biden, Trump’ın tutumundan açıkça geri adım atmamış olsa da bu adımı desteklemiyor ve Trump'ın yönetiminin son günlerinde yaptıklarını düzeltmek için uygun fırsatı bekliyor olabilir. Çünkü Amerikalı karar alıcılar, Cezayir’in stratejik öneminin ve onu Rusya- Çin kampıyla daha fazla ittifaka itmenin tehlikesinin gayet iyi farkındalar” ifadelerini kullandı.

Cezayir de diğer ülkeler gibi mevcut dönüşümleri iyi yönetmek ve gerçekleri iyi okumak zorunda kaldı.

Trump döneminde iki ülke arasındaki diplomatik iletişim zayıftı. Ekim 2020’de Cezayir’e ilk ziyaretini gerçekleştiren ABD Savunma Bakanı Mark Esper’in ziyareti dışında, güvenlik ve ekonomik iş birliği gibi ortak çıkarlar veya bugün olduğu gibi karşılıklı ziyaretler konusunda herhangi bir görüşme yapılmadı. Esper’in ziyareti, 15 yıldır bir ABD Savunma Bakanı’nın Cezayir’e ilk ziyaretiydi.

Cezayir’deki Biskra Üniversitesi’nde siyaset bilimi alanında yüksek öğretim profesörü olan Dr. Nur es-Sabah Aknuş da Cezayir’in ‘Amerika'nın müttefiki’ olarak kaldığına inanıyor. Aknuş, yaptığı açıklamada “Çünkü Cezayir- ABD ilişkileri iki asırdan fazla bir geçmişe sahip özgün ilişkilerdir. Bu çok özel ilişkinin niteliğini, derinliği, birikimi, şimdiki ve gelecekteki gelişimi açısından analiz ederken üzerine inşa edilmesi gereken bir unsurdur. Mevcut diplomatik dinamik ışığında iki ülke arasında, Cezayir’in dış politikasının dengeli olduğunu ve büyük güçlerle aynı mesafede, ülkenin temel çıkarlarını dikkate alan pragmatizmle ilgilendiğini teyit eden stratejik bir ortaklığa varılması bekleniyor” dedi.

Siyasi analiste göre Cezayir’in ABD açısından stratejik önemini artıracak yeni faktörlerden de söz edilebilir. Bu faktörler, terörle mücadele ve silahlı grupların Kızıldeniz’den Atlantik Okyanusu’na kadar uzanan Afrika kıyılarında yayılması öncelikleriyle ilgili ve unların hepsi Washington için endişe kaynağı. Bu nedenle ABD, Cezayir’i bölgesel bir güç ve askeri ve teknik yetenekleri sayesinde bölgeyi yeni sınır ötesi tehditlere karşı güvence altına alacak hayati bir güvenlik ortağı olarak görüyor. Aynı zamanda Sahra Çölü’nde olup biten her şeyin tamamen farkında olması Cezayir’i, uzun vadede ABD’deki karar alma kurumları ve düşünce kuruluşları için bir güven ve itibar kaynağı haline getiriyor.

* Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli Al Majalla dergisinden tercüme edilmiştir.



ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
TT

ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)

Üç diplomat Reuters'e, bazı kişilere bu akşama kadar Katar'daki ABD ordusunun el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri tavsiye edildiğini söylerken, Doha'daki ABD Büyükelçiliği konuyla ilgili henüz bir yorumda bulunmadı. Katar Dışişleri Bakanlığı, Reuters'in doğrulama veya yorum talebine yanıt vermedi.

El Udeyd Hava Üssü, yaklaşık 10 bin askere ev sahipliği yapan Ortadoğu'daki en büyük ABD üssüdür.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bir diplomat verdiği demeçte, "Bu bir tahliye değil, duruş değişikliği" dedi ve değişikliğin belirli bir nedeninden haberdar olmadığını ifade etti.

İranlı üst düzey bir yetkili daha önce Reuters'a, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a müdahale etme tehdidinin ardından Tahran'ın, ABD tarafından saldırıya uğraması halinde, bölgedeki ülkeleri ABD askeri üslerini hedef alacağı konusunda uyardığını söylemişti.

Haziran ayında, ABD'nin İran'a hava saldırıları başlatmasından bir haftadan fazla bir süre önce, bazı personel ve aileleri Ortadoğu'daki ABD üslerinden tahliye edildi. Haziran ayında ABD'nin saldırılarının ardından İran, Katar'daki ABD üssüne füze saldırısı ile yanıt verdi.


DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
TT

DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)

Libya Devlet Yüksek Konseyi (DYK), Birleşmiş Milletler'in (BM) tüm uyarılarına rağmen ‘adil ve şeffaf bir seçim süreci’ olarak nitelendirdiği süreçte, ülkenin batı ve güney bölgelerinden Yüksek Seçim Komisyonu'na üç yeni üyenin atandığını duyurdu.

Öte yandan Temsilciler Meclisi, Merkez Bankası yetkililerinin celpnamelerini ertelemek ve likidite, döviz kurları ve maaşları izlemek üzere bir teknik komite kurulması kararı aldı.

DYK, Muhammed Takala başkanlığındaki oturumunda, onaylanmış siyasi anlaşmalar çerçevesinde ve Libya halkının beklenti ve hedeflerine uygun bir şekilde, Temsilciler Meclisi ile mutabık kalınarak ‘egemen pozisyonlara’ atama rolünü yerine getirdiğini değerlendirdi.

DYK’nın bu hamlesini kısa bir süre önce kamuoyu önünde açık bir şekilde reddeden ve uyaran üç taraf, yani Yüksek Seçim Komisyonu, Temsilciler Meclisi ve BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL), konuyla ilgili herhangi bir resmi açıklamada bulunmadı.

DYK Başkanı Takala, pazartesi akşamı, başkent Trablus'ta Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi ile bu yılın devlet bütçesinin onaylanmaması durumunda önümüzdeki dönemde izlenecek mali durum ve ödeme mekanizması hakkında görüş alışverişinde bulundu. Görüşmede ayrıca Trablus Uluslararası Havalimanı'nda tamamlanan aşamalar, ülkenin çeşitli bölgelerinde şu anda uygulanmakta olan bazı projeler ve bu projelerde elde edilen tamamlanma oranları ele alındı.

Öte yandan Temsilciler Meclisi dün ülkenin doğusundaki Bingazi şehrindeki genel merkezinde Akile Salih başkanlığında, birinci ve ikinci başkan yardımcıları ile raportörünün katıldığı kapalı bir oturum düzenledi.

Pazartesi akşamı yapılan oturumun sonlarında, Temsilciler Meclisi, Libya Merkez Bankası Başkanı Naci İsa Belkasım, yardımcısı Meri Berasi, bankanın yönetim kurulu üyeleri, Temsilciler Meclisi tarafından atanan Usame Hammad hükümeti ve Ulusal Petrol Şirketi yetkililerinin çağrılmasını gelecek bir oturuma ertelediğini duyurdu ve çeşitli nedenlerle özür diledikten sonra hazırlık yapmaları için onlara zaman tanıdı.

DYK ayrıca, çoğunluk oyuyla, Merkez Bankası Başkanı, Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu ile bir teknik komite oluşturulmasına karar verdi. Bu komite, likidite sıkıntısı, döviz kuru, maaş gecikmeleri ve bunların nasıl çözüleceği gibi DYK’nın yanıtlaması gereken konuları görüşmek ve bir sonraki oturuma katılmak üzere, raporunu mümkün olan en kısa sürede DYK’ya sunmakla yükümlü. DYK, görüşülmesi için önerilen ‘Kara Para Aklama ve Terörle Mücadele Yasası’nı gelecek bir oturuma erteledikten sonra oturumu kapattı.

Öte yandan Avrupa Birliği'nin (AB) Libya Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nicola Orlando, salı günü Trablus'ta Suudi Arabistan'ın Libya Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Abdullah es-Salimi ile Libya ve bölgedeki güncel gelişmeleri görüştüğünü söyledi. Orlando, siyasi süreci ilerletmek ve Libya'nın istikrarını, birliğini ve refahını teşvik etmek için BM'nin kolaylaştırdığı yol haritasını desteklemenin önemi konusunda mutabık kaldıklarını belirtti.

rgty
Mareşal Halife Hafter ile LUO komutanlarının Bingazi'de yaptığı toplantıdan bir kare (LUO Genel Komutanlığı)

Öte yandan, ülkenin doğusunda bulunan Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Mareşal Halife Hafter, Bingazi'deki karargahında, oğlu Genelkurmay Başkanı Korgeneral Halid Hafter ve diğer komutanların katıldığı genişletilmiş bir toplantı düzenleyerek, son askeri ve güvenlik gelişmelerini görüştü. Toplantıda, tüm askeri birimlerde savaş etkinliğini artırmak ve sürekli hazırlığı güçlendirmek amacıyla gelecekteki eylem planları da gözden geçirildi.

Yurt içinde ve yurt dışında Libya vatandaşlarını korumanın LUO liderliğinin en önemli önceliği olduğunu vurgulayan Mareşal Hafter, ülkenin doğusundaki Bingazi'de, güneydeki Kufra kentinin ileri gelenlerinden oluşan bir heyetle yaptığı görüşmede, LUO’nun ‘her zaman tüm Libyalılar için koruyucu kalkan olmaya devam edeceğini ve onların güvenliğini ve emniyetini sağlamak için her türlü önlemi almaktan çekinmeyeceğini’ belirtti.

Heyet, Çad sınırında kısa süre önce gözaltına alınan Kufralılar için LUO liderliğinin müdahalesi ve çabaları ile bu çabaların sonucunda onların serbest bırakılmasından duydukları memnuniyeti iletti.

Diğer taraftan UBH ve Ankara arasındaki iş birliği çerçevesinde UBH Ekonomi ve Ticaret Bakanı Muhammed el-Huveyc, Trablus'taki bakanlık merkezinde Türk iş adamları ve sanayicilerden oluşan bir heyetle, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği ile yatırım ve ortaklık fırsatlarının geliştirilmesi konusunda görüşmelerde bulundu.

Bakanlık tarafından pazartesi akşamı yapılan açıklamada, toplantıda Libya-Türkiye ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesinin yollarının ele alındığı, Libya pazarındaki umut vaat eden yatırım fırsatlarının gözden geçirildiği, ayrıca ulusal ekonominin desteklenmesi, yatırım için cazip bir ortam yaratılması ve Türk özel sektörüyle stratejik ortaklıkların güçlendirilmesine katkıda bulunacak şekilde sanayi, tarım, şehir planlama ve fuar ve konferansların düzenlenmesi alanlarında iş birliği mekanizmalarına değinildiği belirtildi.


Sudan'daki barış çabalarını koordine etmek için Kahire'de uluslararası toplantı

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Birleşmiş Milletler (BM) Sudan Özel Temsilcisi Ramtane Lamamra ile görüşmesi sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Birleşmiş Milletler (BM) Sudan Özel Temsilcisi Ramtane Lamamra ile görüşmesi sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Sudan'daki barış çabalarını koordine etmek için Kahire'de uluslararası toplantı

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Birleşmiş Milletler (BM) Sudan Özel Temsilcisi Ramtane Lamamra ile görüşmesi sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Birleşmiş Milletler (BM) Sudan Özel Temsilcisi Ramtane Lamamra ile görüşmesi sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Kahire bugün, Sudan’da barış çabalarını güçlendirmek ve iki buçuk yılı aşkın süredir devam eden iç savaşı durdurmaya yönelik yolları ilerletmek amacıyla kurulan Danışma Mekanizması’nın beşinci toplantısına ev sahipliği yapacak.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Birleşmiş Milletler (BM) Sudan Özel Temsilcisi Ramtane Lamamra’nın Danışma Mekanizması toplantısına katılımını memnuniyetle karşıladı. Abdulati, dün Kahire’de Lamamra ile yaptığı görüşmede, toplantıdan çıkacak sonuçların Sudan’da barış ve istikrarın yeniden tesis edilmesine yönelik uluslararası çabalara katkı sağlamasını umut ettiklerini söyledi.

Sudan’da Nisan 2023’ün ortasında savaşın patlak vermesinin ardından oluşturulan Danışma Mekanizması’nda, Afrika Birliği (AfB), Avrupa Birliği (AB), Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi (IGAD), Arap Birliği ve BM olmak üzere beş ana çok taraflı kuruluş yer alıyor. Mekanizma kapsamında daha önce Mısır, Cibuti, Moritanya ve Brüksel’de toplantılar düzenlenerek Sudan’daki barış girişimlerinin eşgüdümü hedeflendi.

asdfrgt
Birleşmiş Milletler (BM) Sudan Özel Temsilcisi Ramtane Lamamra ile Kahire'de kapsamlı görüşmeler yapıldı. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Abdulati, Lamamra ile yaptığı görüşmede, Danışma Mekanizması toplantısından çıkacak sonuçların Sudan’da barış ve istikrarın yeniden tesisine yönelik çabalara katkı sağlamasının önemini vurguladı. Mısır Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre Abdulati, başta Dörtlü Mekanizma olmak üzere bölgesel ve uluslararası ortaklarla eşgüdümün güçlendirilmesinin gerekliliğine de dikkat çekti.

Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve ABD’den oluşan Dörtlü Mekanizma, Sudan’da ateşkesin sağlanması için çalışmalar yürütüyor. Mekanizma, 12 Eylül’de Washington’da bakanlar düzeyinde bir toplantı gerçekleştirmiş ve Sudan’daki silahlı çatışmanın çözümü için tüm çabaların gösterilmesi gerektiğini vurgulamıştı. Toplantıda ayrıca sivillerin ve altyapının korunması, insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasının sağlanması ve Kızıldeniz bölgesinin güvenliği için uygun koşulların oluşturulması çağrısı yapılmıştı.

Abdulati, Lamamra ile görüşmelerinde Sudan krizine ilişkin Mısır’ın tutumunun temel ilkelerini yineleyerek, Sudan’ın birliği ve toprak bütünlüğünün korunmasının öncelik olduğunu ifade etti. Sudan devlet kurumlarının muhafaza edilmesinin, istikrarın yeniden sağlanmasının temel dayanağı olduğu vurgusunu yaptı.

Lamamra ise Mısır’ın Sudan’a yönelik siyasi ve insani çabalarını takdir etti. Şarku’l Avsat’ın Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan aktardığına göre Lamamra, Kahire’nin ateşkesin sağlanmasına yönelik girişimleri desteklemedeki aktif rolüne ve Sudan halkının acılarını sona erdirecek, iç istikrarı güçlendirecek kapsayıcı bir siyasi sürecin başlatılması için uygun koşulların oluşturulmasına yönelik çabalarına dikkat çekti.

Danışma Mekanizması’nın geçtiğimiz haziran ayında Brüksel’de yapılan son toplantısında, grubun Sudan’ın birliğine, toprak bütünlüğüne ve Sudan halkının egemenliğine bağlılığı teyit edildi. Katılımcılar, silahların susturulması, sivil geçiş sürecine geri dönülmesi ve özellikle kadınlar ile gençler başta olmak üzere savaştan etkilenen Sudan halkının geleceğine yönelik acil adımlar atılması için kolektif ve eşgüdümlü çalışmanın gerekliliği konusunda mutabık kaldı.

Eski Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Salah Halime ise Danışma Mekanizması toplantısının Sudan’daki savaş krizinde bir kırılma yaratacağı konusunda temkinli. Halime, girişimin bölgesel ve uluslararası çözüm yollarını birleştirmek amacıyla kurulduğunu ancak özellikle çalışma çerçevesinin güvenlik ve insani boyutlarla sınırlı kalması, siyasi süreci kapsamaması nedeniyle bugüne kadar somut bir fayda sağlamadığını söyledi.

Halime, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Dörtlü Mekanizma, Sudan’da barış sürecinde ilerleme sağlama açısından daha etkili bir yol sunuyor” dedi. Dörtlü Mekanizma ülkelerinin güvenlik, insani ve siyasi boyutları içeren bir vizyon benimsediğini belirten Halime, uluslararası toplumun Sudan krizinin sona erdirilmesinde bu girişimin çabalarına güvendiğini ifade etti. Halime, beşinci toplantının Kahire’de düzenlenmesinin de Mısır’ın Sudan’da istikrarın yeniden tesisine verdiği önemi yansıttığını vurguladı.

Mısır Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre Abdulati, BM Sudan Özel Temsilcisi’yle yaptığı görüşmede, uluslararası ve bölgesel ortaklarla eşgüdüm içinde kalıcı ateşkes sağlanmasına yönelik Mısır’ın yürüttüğü temaslara dikkat çekti. Abdulati ayrıca, Mısır’ın topraklarında çok sayıda Sudanlıyı misafir etmesi bağlamında Sudan halkına sağlanan sürekli desteğe de değindi.

Sudanlı siyasi analist el-Hindi İzzeddin ise Danışma Mekanizması’nın Sudan’daki insani çabaların ilerletilmesinde rol oynayabileceğini, ancak önceki çıktılarının barış dosyasında siyasi bir atılım yapma kapasitesini yansıtmadığını söyledi. İzzeddin, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Kahire toplantısının öneminin, Sudan’da siyasi çözüm sürecinin fiilen başlaması halinde beş çok taraflı uluslararası kuruluşun çabalarının eşgüdümünde ortaya çıkacağını belirtti.