Fas Kralı, depremden etkilenen bölgelerin yeniden inşası programıyla ilgili üçüncü toplantıya katıldı

Fas Kralı, depremden etkilenen bölgelerin yeniden inşa programına adanan çalışma oturumuna başkanlık ediyor (MAB)
Fas Kralı, depremden etkilenen bölgelerin yeniden inşa programına adanan çalışma oturumuna başkanlık ediyor (MAB)
TT

Fas Kralı, depremden etkilenen bölgelerin yeniden inşası programıyla ilgili üçüncü toplantıya katıldı

Fas Kralı, depremden etkilenen bölgelerin yeniden inşa programına adanan çalışma oturumuna başkanlık ediyor (MAB)
Fas Kralı, depremden etkilenen bölgelerin yeniden inşa programına adanan çalışma oturumuna başkanlık ediyor (MAB)

Fas Kraliyet Mahkemesi'nden yapılan açıklamaya göre, Fas Kralı 6. Muhammed, dün, başkent Rabat'taki Kraliyet Sarayı'nda depremden etkilenen bölgelerin yeniden inşası programına yönelik çalışma oturumuna başkanlık etti.

Çalışma oturumu, Fas Kralı’nın 9 ve 14 Eylül tarihlerinde gerçekleştirdiği toplantılarda vurgulanan ‘güçlü, tutarlı, hızlı ve proaktif bir yanıt sağlamayı amaçlayan düşünceli, entegre ve iddialı bir programın temellerini’ atan direktiflerin devamı niteliğinde. Açıklamada entegre ve çok sektörlü programın ilk versiyonunu kapsayarak beş yıllık bir süreyi kapsayan programa toplam ayrılan bütçenin 120 milyar dirhem (12 milyar dolar) olduğu ve programın depremden en çok etkilenen Marakeş, el Huz, Taroudant, Chichaoua, Azilal ve Ouarzazate gibi altı bölgedeki toplam 4,2 milyon insanı kapsadığı kaydedildi.

14 Eylül toplantısında planlanan acil durum mekanizmasına göre, program ihtiyaçların doğru teşhisine ve bölgesel yetenekler ile yerel aktörlerin analizine dayalı olarak, konutların yeniden inşasını, hasar gören altyapının düzenlenmesini amaçlayan projeleri içeriyor. Diğer yandan hedeflenen bölgelerde sosyal ve ekonomik kalkınmanın teşvik edilmesi bekleniyor. Program konutların yeniden inşası ve altyapının iyileştirilmesi, bölgelerin açılması ve geliştirilmesi, özellikle depremden etkilenen dağlık bölgelerde sosyal açığın kapatılmasının hızlandırılması, ekonomik aktivite ve istihdamın teşvik edilmesi, yerel girişimlerin güçlendirilmesi gibi ana başlıkları kapsıyor. Program ayrıca doğal afetlere anında müdahale etmek için her alanda temel önlemlerin (çadır, battaniye, yatak, ilaç, gıda malzemesi vb.) alınacağı geniş bir platform oluşturulmasını da içeriyor.

Çalışma oturumu sırasında Fas Kralı, hükümete ilgili her bölge ve valilik düzeyinde önerilen adımları atma çağrısında bulundu. Ayrıca her bölgeye uygun çözümler üretebilmek için yerel halkı sürekli dinlemenin, çevre boyutuna gereken önemi vermenin, her bölgedeki yerel halkın kendine özgü mirasına, geleneklerine ve yaşam tarzına saygı gösterilmesinin önemini yineledi. Fas Kralı, depremden etkilenen bölgelere yönelik yeniden yapılanma ve rehabilitasyon programının entegre ve dengeli bölgesel kalkınma için bir model haline gelmesi amacıyla ideal yönetimin gerekliliğini vurguladı. Bahsi geçen bu büyük programın finansmanı, genel devlet bütçesinden ödenekler, yerel yönetimlerin katkıları, depremin etkilerini yönetmek için tahsis edilen Dayanışma Hesabı, bağışlar ve uluslararası işbirlikleri yoluyla sağlanacak. 2. Hasan Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Fonu’nun program ve projelerin uygulanmasının desteklenmesi alanındaki görevleri çerçevesinde Fas Kralı, bu fondan iki milyar dirhem (200 milyon dolar) katkıda bulunması talimatı verdi.

Fas Kralı’nın başkanlığında gerçekleşen çalışma toplantısına, Başbakan, Kral’ın Danışmanı, Vakıf ve İslami İşler Bakanı, Ekonomi ve Maliye Bakanı, Ulusal Bölgesel Hazırlık, İnşaat, Konut ve Şehir Politikası Bakanı, Bütçeden Sorumlu Ekonomi ve Maliye Bakanı ve çok sayıda üst düzey yetkili katılım sağladı.



Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
TT

Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)

Lübnan bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, Hizbullah'a Mısır, Katar ve Türkiye'den "son şans tavsiyesi" niteliğinde mesajlar gönderildiğini, bunun amacının Lübnan'ı İsrail saldırısından kurtarmak ve böylece Lübnan halkının ezici çoğunluğu ile uluslararası toplum arasındaki uçurumu daha da derinleştirmemek olduğunu açıkladı.

Kaynaklara göre, bu mesajlar bölgesel ve uluslararası baskının artması ve partinin devlet çerçevesi dışında silah bulundurmaya devam etmesinin Lübnan'ı siyasi ve ekonomik izolasyona, ayrıca askeri çatışma olasılığına maruz bırakabileceği uyarılarının ardından geldi.


Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
TT

Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda

Suriye İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, DEAŞ bağlantılı olduğundan şüphelenilen bir intihar bombacısının yılbaşı gecesi kuzeydeki Halep kentinde bir kiliseyi hedef aldıktan sonra güvenlik devriyesinin yakınında patlayıcı kemerini infilak ettirdiğini, bir polis memurunun öldüğünü ve iki memurun yaralandığını bildirdi.

Bakanlık sözcüsü Nureddin el-Baba, saldırganın kimliğini belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini söyledi. Devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Halep'te devriyenin yakınında patlayıcı kemeriyle kendini havaya uçuran kişinin DEAŞ ile ideolojik veya örgütsel bir bağlantısı olması muhtemeldir" dedi.

Bu saldırı, Suriye yetkililerinin DEAŞ ile mücadelede ABD güçleriyle iş birliğini güçlendirdiği bir dönemde gerçekleşti. Saldırının sorumluluğunu henüz hiçbir grup üstlenmedi.

Aralık ayının başlarında, Suriye'de ABD-Suriye ortak askeri konvoyunu hedef alan ve DEAŞ'lı olduğundan şüphelenilen bir saldırgan tarafından iki ABD askeri ve bir sivil tercüman öldürülmüştü. ABD ordusu, ülkedeki onlarca DEAŞ hedefine yönelik geniş çaplı bir saldırıyla karşılık vermişti.

İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, saldırının Halep'in Bab el-Ferec mahallesinde gerçekleştiğini belirtti. Resmi Suriye haber ajansı SANA tarafından yayınlanan görüntülerde, intihar bombacısının saldırısı sonucu tahrip olmuş bir taş sokak ve sokak boyunca dağılmış enkaz ve bükülmüş metal parçaları görülüyordu.

Suriye, kasım ayında Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Beyaz Saray'ı ziyaret etmesiyle varılan anlaşma doğrultusunda, DEAŞ'a karşı ABD liderliğindeki koalisyonla iş birliği yapıyor.

Öte yandan, Suriye Enerji Bakanlığı, güney bölgesinde yüksek gerilim hatlarını hedef alan bir saldırı olduğunu ve Şam ile kırsal kesimine elektrik sağlayan şebekenin etkilendiğini bildirdi.


Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
TT

Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)

Avrupa Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planlarının, hayat kurtaran yardımların bölgeye ulaşmasını engelleyeceğini belirtti.

Lahbib, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği’nin (AB) tutumunun net olduğunu vurgulayarak, “Sivil toplum kuruluşlarının mevcut haliyle kayıt altına alınması yasasının uygulanması mümkün değil” dedi.

Lahbib, insani yardımların önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı ve “Uluslararası insancıl hukuk, herhangi bir belirsizliğe yer bırakmıyor; yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalı” ifadesini kullandı.

İsrail medyası, hükümetin dün yaptığı açıklamaya dayanarak, Sınır Tanımayan Doktorlar, ActionAid ve Oxfam gibi onlarca insani yardım örgütünün lisanslarının iptal edileceğini ve bunların ‘terörle bağlantılı’ olduğu gerekçesiyle kapatılabileceğini duyurmuştu.

Bazı uluslararası yardım kuruluşları, kayıtlarının iptal edilmesi riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Eğer 31 Aralık’a kadar İsrail makamlarının belirlediği yeni kriterlere uyum sağlamazlarsa, 60 gün içinde faaliyetlerini durdurmak veya Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki çalışmalarına kısıtlama getirmek zorunda kalabilirler.