Libya Ulusal Ordusu: Uluslararası kurtarma ekiplerinin Derne’deki çalışmaları devam ediyor

Başkanlık Konseyi, sıkıntılı bölgelere mali destek meselesini görüştü.

Etkilenen bölgeleri desteklemek için Trablus’ta dörtlü toplantı (Başkanlık Konseyi)
Etkilenen bölgeleri desteklemek için Trablus’ta dörtlü toplantı (Başkanlık Konseyi)
TT

Libya Ulusal Ordusu: Uluslararası kurtarma ekiplerinin Derne’deki çalışmaları devam ediyor

Etkilenen bölgeleri desteklemek için Trablus’ta dörtlü toplantı (Başkanlık Konseyi)
Etkilenen bölgeleri desteklemek için Trablus’ta dörtlü toplantı (Başkanlık Konseyi)

Mareşal Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO), uluslararası kurtarma ekiplerinin felakete uğrayan Derne şehrindeki çalışmalarının devam ettiğini açıkladı. Ayrıca uluslararası kuruluşların ve Batı medyasının bazı temsilcilerinin engellendiklerini ve kendilerinden şehri terk etmelerinin istendiğini belirtmesine rağmen Hafter, hiçbir medya unsurunun bölgeden uzaklaştırılmadığını belirtti. Başkanlık Konseyi ise zarar gören bölgelere mali destek konusunu görüştü.

Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA), Daniel Fırtınası’nın ardından Libya’da yaşanan felaketin boyutunu tahmin etmenin hâlâ mümkün olmadığını açıkladı. Libya’da arama kurtarma çalışmaları devam ederken, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) hastanelerde 400’den fazlası göçmen olmak üzere yaklaşık 4 bin ölüm kaydettiğine dair raporlar aldığını belirtti. Rapora göre fırtına nedeniyle selden etkilenen bölgelerde yaklaşık 37 bin kişi yerinden edildi.

xcsdf
Yardım ve kurtarma ekipleri, Derne’nin yıkıntıları arasında hayatta kalanları aramaya devam ediyor (Reuters)

Ancak Hafter’in sözcüsü Tümgeneral Ahmed el-Mismari, salı akşamı Bingazi şehrinde düzenlediği basın toplantısında, kurbanlara ilişkin belgelenen resmi istatistiklerin 3 bin 332 kişinin öldüğünü doğruladığını söyledi. Mismari, “Kimliği belirlenmeden gömülen cesetler var. Kayıplar olabilir. Diğerlerinin cesetleri ise sel nedeniyle onlarca kilometre sürüklendi” dedi. Green Mountain Operasyon Odası’na 35 kayıp ihbarı yapıldığını söyleyen Mismari, sel nedeniyle Derne şehir merkezinin deniz suları altında kaldığına dikkati çekti. Ahmed el-Mismari, yalan söyleme ve milli birliği bozmaya yönelik girişimlerin olduğunu belirtirken, bu felaketin, ülkenin her yerinden vatandaşların katıldığı büyük bir ulusal ses oluşturduğunu vurguladı.

Öte yandan 166. Misrata Taburu Komutanı Muhammed el-Hussan, Batı bölgesindeki bölüklerin şu anda ülkenin doğusunda bulunduğunu ve orada temizlik, elektrik ve diğer konularda çalışmalar yürüttüğünü dile getirdi. Arama kurtarma faaliyetlerine ve cesetlerin doğrudan çıkarılması çalışmalarına 10 binin üzerinde astsubay ve askerin katıldığına dikkati çeken Mismari, “Felaketin ardından hava, deniz ve kara kuvvetlerinden tüm askeri birlikler görevlendirildi” dedi. Ordu komutanlığının, maddi ve ayni yardımların alınması ve dağıtılması görevini, malzeme ve ayni yardımların alınıp dağıtılması ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması amacıyla karargâhını Sirte’de kuran Libya Kızılayı’na devrettiğini ifade etti.

Öte yandan ordu medya bölümü, yerel ve uluslararası kurtarma ekiplerinin, yıkılan evlerin enkazını kaldırmak, yolları açmak ve bölgedeki tüm şehirlere gıda, tıbbi ve insani yardım malzemeleri ulaştırmak için çalışan ordu birimleriyle birlikte arama ve kurtarma operasyonlarını sürdürdüğünü açıkladı.

Ordunun güvenlik birimleri, Mareşal Hafter’in oğlu Genelkurmay Başkanı Halid’in, Mısır kurtarma ekiplerinin Derne şehrindeki karargâhını ziyaret ettiği açıklandı.

Öte yandan Ulusal Güvenlik Otoritesi, şehirde arama kurtarma çalışmalarına katılan ekiplerin görevlerini ‘mükemmel’ bir şekilde tamamlayarak dün dönüş yolculuğuna başladığını dile getirdi. Şehir genelinde iletişimin kesildiğine dikkat çekilirken, Hava Ambulans Servisi Genel Müdürü ise yabancı kurtarma ekiplerinin Derne’den ayrıldığı iddialarını yalanladı. Arama çalışmalarının devam ettiğini, can kurtarma ve enkaz altından ceset çıkarma çalışmalarının sürdüğünü vurgulayan Genel Müdür, kuruluşun kolaylıklar sağlama ve mevcut ekiplere destek verme konusunda çalışmalarını sürdürdüğüne dikkati çekti.

Ancak OCHA Sözcüsü Nacva Mekki, Libyalı yetkililerin, ülkede yaşanan en kötü doğal felaketin etkileriyle yüzleşmek için şehre gitmesi planlanan uluslararası organizasyon ekibinin girişine izin vermediğini söyledi.

Reuters’ın haberine göre Mekki, halihazırda Derne’de bulunan arama kurtarma ve acil sağlık ekipleri ile Birleşmiş Milletler’den (BM) meslektaşlarının çalışmaya devam ettiğini, ancak Bingazi’den Derne’ye gitmesi planlanan BM ekibine izin verilmediğini açıkladı. Mekki ayrıca, ekiplerin engelsiz erişimine izin verilmesi çağrısı yaptı.

Günlerdir şehirden canlı olarak olayları aktaran gazeteciler ve medya kuruluşları, kendilerine ‘şehri terk etme emri verildiğini’ söyledi. Doğu Libya yönetimindeki yetkililer ise bu iddiaları yalanladı.

Birlik hükümetine bağlı Libya Haber Ajansı, acil durum ekiplerinin çaba ve çalışmalarının devam ettiğini açıkladı. Hayatta kalanları bulma şansının sona ermesi nedeniyle, hayatta kalanları arama konusunda uzmanlaşmış ekipler haricinde, yerel ve uluslararası kurtarma ve yardım ekiplerinin ve misyonlarının çalışmalarının durdurulduğunu yalanladı. Derne şehrinde yetkililerin zarar gören bölgenin çevresine acil olarak çit çekmeye başladıkları açıklandı. Yetkili kaynakların aktardığına göre bu adımın amacı, ekiplerin cesetleri kurtarma çalışmalarını kolaylaştırmak ve vatandaşları bazı hastalık veya virüslere yakalanma olasılığından korumak için bölgeyi kapatmak ve bölgeye girişi engellemek. Öyle ki özellikle hala molozların altında olan ölü hayvanlardan ve çürüyen cesetlerden kaynaklanan böcekler tarafından hastalık ve virüs taşınması muhtemel. Libya Ulusal Ordusu’nun askeri enformasyon yetkilisi ise çitin salgın hastalıkların yayılmasını durdurmak ve kurtarma ekiplerinin performansını artırmak için kurulacağını söyledi.

zxcsdvfg
Derne halkına yapılan yardım kapsamında bir çocuğa gıda yardımı yapılıyor (AFP)

Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, geçtiğimiz salı akşamı Merkez Bankası Başkanı Sıddık el-Kebir’in de katılımıyla Geçici Birlik Hükümeti’nin Başkanı Abdulhamid Dibeybe ve Devlet Yüksek Konseyi Başkanı ile bir araya geldiğini söyledi. Menfi, görüşmede Libya’nın doğusundaki felakete uğramış şehirlere destek sağlamanın ve mali ödeneklerin hak edenlere ulaşmasını sağlamanın yollarını ele aldıklarını belirtti. Görüşmede ayrıca, yasal merciiler çerçevesinde etkilenen şehirlere verilen desteğin ele alındığına ve mali tahsislerin son derece şeffaf bir çerçevede sağlandığına dikkat çekildi. Menfi, Yüksek Finans Komitesi’ni acil toplantıya çağırmayı düşündüğünü söylerken, komitenin, Libya ve uluslararası toplumun desteği ve güveni çerçevesinde sorumluluklarını üstleneceğini dile getirdi.

Dibeybe, hükümetin etkilenen bölgelerdeki insani krizle mücadele etme çabalarına değindiğini belirtirken, sahada çalışan uluslararası destek ekiplerinin karşılaştığı engellerin üstesinden gelme yollarının incelendiğine ve bazı dost ülkelerin sunduğu destek taleplerinin incelendiğine dikkati çekti.

Sıddık el-Kebir ile yaptığı görüşme sırasında ise Dibeybe, Birlik Hükümeti’nin ülkenin doğusundaki etkilenen bölgelere desteğini, bölge sakinlerinin isteklerini gerçekleştirme taahhüdü olarak nitelendirdi. Ayrıca Derne’de ve ülkenin doğusundaki etkilenen tüm bölgelerde yaşanan insani krizle mücadele çabalarının tartışıldığına, bunun devamlılığının sağlanması ve acil ihtiyaçların karşılanması için koordinasyonun önemine dikkat çekildi.

Geçtiğimiz salı günü Dibeybe, selden zarar gören bölgelerin ihtiyaçlarını belirlemek için tıbbi tesisi denetledi ve etkilenen bölgelerin ilaç ve tıbbi malzeme ihtiyacı hakkında bilgi edinmek için kuruluşun doğu bölgesi şubesinin müdürüyle iletişime geçti. Kuruluştan, selden etkilenen bölgelere gönderilen sevkiyat miktarının doğu bölgesindeki tüm hastanelere yetecek miktarda kara ve hava yoluyla beş aşamada taşınan 99 konteyner ilaç ve tıbbi malzemeyi bulduğu bildirildi.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.