Fas’ta depremin etkilerine karşı seferberlik ilan edildi

Felaketi siyasi amaçlar için kullanmaya çalışanlara tepki gösterildi. bazı dış sesleri eleştirdi

Fas Başbakanı Aziz Ahnuş, çoğunluk partilerinin liderleriyle bir araya geldi. (Şarku’l Avsat)
Fas Başbakanı Aziz Ahnuş, çoğunluk partilerinin liderleriyle bir araya geldi. (Şarku’l Avsat)
TT

Fas’ta depremin etkilerine karşı seferberlik ilan edildi

Fas Başbakanı Aziz Ahnuş, çoğunluk partilerinin liderleriyle bir araya geldi. (Şarku’l Avsat)
Fas Başbakanı Aziz Ahnuş, çoğunluk partilerinin liderleriyle bir araya geldi. (Şarku’l Avsat)

Fas’ta çoğunluk hükümeti liderliği, tüm bakanlıklara, sektörlere ve tesislere yönelik kapsamlı seferberlik ilan etti. Depremden etkilenen ailelere yönelik konutların yeniden inşası ve rehabilitasyonu yoluyla felaketin izlerini silmek için acil olarak program uygulanacağı kaydedildi.

Fas’ta felaketten etkilenenlerin barındırılmasına ve yardım edilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Fas Başkanı Aziz Ahnuş geçtiğimiz perşembe akşamı, çoğunluk partilerinin liderleri, Fas Adalet Bakanı Abdullatif Vehbi ve Bağımsızlık Partisi Genel Sekreteri Nizar Bereket ile ülkedeki siyasi, ekonomik ve sosyal koşulları görüşmek için bir araya geldi.

Hükümet çoğunluğunun başkanlığı, Fas’ın yaşadığı depremin etkilerini silmede depremzede ailelerin konutlarının yeniden inşasına, hasarlı altyapının rehabilitasyonuna, arazi alanlarının izolasyonuna ve hedeflenen alanlarda sosyal ve ekonomik kalkınmanın teşvik edilmesine yönelik Kral 6. Muhammed’in çabalarına övgüde bulundu.

Hükümet çoğunluğunun liderliği, Kral 6.  Muhammed’in Fas içindeki ve dışındaki tüm Faslılara ulusal seferberlik ilan etmesinden dolayı takdirlerini dile getirdi. Fas bu sayede dayanışma ve iş birliği içinde depremin yaralarını sarmayı başardı.

Hükümet çoğunluğunun liderliği, Kraliyet Silahlı Kuvvetleri, Kraliyet Jandarması, ulusal güvenlik ve yardımcı kuvvetler, sivil koruma ve bölgesel otoriteler ve sağlık çalışanlarının etkin mücadelesine övgüde bulundu. Ayrıca dost ve kardeş ülkelerden destek ve yardım sağlayan tüm kurtarma ekiplerine teşekkür etti. Fas’ın depremin sonuçlarıyla başa çıkmada gösterdiği başarı ile ilgili olarak birçok ülke, kuruluş ve uluslararası gözlemcinin açıklamaları ile deprem felaketini siyasi amaçlar için kullanmaya çalışan dış sesler eleştirildi.

Bu bağlamda çoğunluk hükümeti liderliği, Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu’nun yıllık toplantılarının Marakeş’te zamanında yapılmasına ilişkin aldığı karara dikkat çekerek, Fas’ın uluslararası sisteme duyduğu büyük güven ve takdirin altını çizdi.

Diğer yandan hükümet, 2024 yılı için taslak bütçe yasasını görüştü. Hükümetin çeşitli sosyal programlara devam edeceği bu taslağın sağlık, eğitim, istihdam ve barınma gibi çeşitli başlıkları kapsadığına dikkat çekildi. Hükümetin ekonomik iyileşme yaratma ve özellikle su meselesinin yönetimi ile ilgili iklim zorluklarını ele alma planını sürdüreceği kaydedildi.

Hükümet, gündemdeki sorunları çözmeyi, çoğunluğun uyumunu ve birliğini bozacak her konuyu ele almak için doğrudan müdahaleyi ve koordinasyonu teşvik etmeye yönelik daha fazla çabaya olan desteğin verilmesini kabul ederek toplantıyı sonlandırdı.



Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
TT

Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)

Lübnan bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, Hizbullah'a Mısır, Katar ve Türkiye'den "son şans tavsiyesi" niteliğinde mesajlar gönderildiğini, bunun amacının Lübnan'ı İsrail saldırısından kurtarmak ve böylece Lübnan halkının ezici çoğunluğu ile uluslararası toplum arasındaki uçurumu daha da derinleştirmemek olduğunu açıkladı.

Kaynaklara göre, bu mesajlar bölgesel ve uluslararası baskının artması ve partinin devlet çerçevesi dışında silah bulundurmaya devam etmesinin Lübnan'ı siyasi ve ekonomik izolasyona, ayrıca askeri çatışma olasılığına maruz bırakabileceği uyarılarının ardından geldi.


Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
TT

Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda

Suriye İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, DEAŞ bağlantılı olduğundan şüphelenilen bir intihar bombacısının yılbaşı gecesi kuzeydeki Halep kentinde bir kiliseyi hedef aldıktan sonra güvenlik devriyesinin yakınında patlayıcı kemerini infilak ettirdiğini, bir polis memurunun öldüğünü ve iki memurun yaralandığını bildirdi.

Bakanlık sözcüsü Nureddin el-Baba, saldırganın kimliğini belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini söyledi. Devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Halep'te devriyenin yakınında patlayıcı kemeriyle kendini havaya uçuran kişinin DEAŞ ile ideolojik veya örgütsel bir bağlantısı olması muhtemeldir" dedi.

Bu saldırı, Suriye yetkililerinin DEAŞ ile mücadelede ABD güçleriyle iş birliğini güçlendirdiği bir dönemde gerçekleşti. Saldırının sorumluluğunu henüz hiçbir grup üstlenmedi.

Aralık ayının başlarında, Suriye'de ABD-Suriye ortak askeri konvoyunu hedef alan ve DEAŞ'lı olduğundan şüphelenilen bir saldırgan tarafından iki ABD askeri ve bir sivil tercüman öldürülmüştü. ABD ordusu, ülkedeki onlarca DEAŞ hedefine yönelik geniş çaplı bir saldırıyla karşılık vermişti.

İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, saldırının Halep'in Bab el-Ferec mahallesinde gerçekleştiğini belirtti. Resmi Suriye haber ajansı SANA tarafından yayınlanan görüntülerde, intihar bombacısının saldırısı sonucu tahrip olmuş bir taş sokak ve sokak boyunca dağılmış enkaz ve bükülmüş metal parçaları görülüyordu.

Suriye, kasım ayında Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Beyaz Saray'ı ziyaret etmesiyle varılan anlaşma doğrultusunda, DEAŞ'a karşı ABD liderliğindeki koalisyonla iş birliği yapıyor.

Öte yandan, Suriye Enerji Bakanlığı, güney bölgesinde yüksek gerilim hatlarını hedef alan bir saldırı olduğunu ve Şam ile kırsal kesimine elektrik sağlayan şebekenin etkilendiğini bildirdi.


Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
TT

Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)

Avrupa Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planlarının, hayat kurtaran yardımların bölgeye ulaşmasını engelleyeceğini belirtti.

Lahbib, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği’nin (AB) tutumunun net olduğunu vurgulayarak, “Sivil toplum kuruluşlarının mevcut haliyle kayıt altına alınması yasasının uygulanması mümkün değil” dedi.

Lahbib, insani yardımların önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı ve “Uluslararası insancıl hukuk, herhangi bir belirsizliğe yer bırakmıyor; yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalı” ifadesini kullandı.

İsrail medyası, hükümetin dün yaptığı açıklamaya dayanarak, Sınır Tanımayan Doktorlar, ActionAid ve Oxfam gibi onlarca insani yardım örgütünün lisanslarının iptal edileceğini ve bunların ‘terörle bağlantılı’ olduğu gerekçesiyle kapatılabileceğini duyurmuştu.

Bazı uluslararası yardım kuruluşları, kayıtlarının iptal edilmesi riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Eğer 31 Aralık’a kadar İsrail makamlarının belirlediği yeni kriterlere uyum sağlamazlarsa, 60 gün içinde faaliyetlerini durdurmak veya Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki çalışmalarına kısıtlama getirmek zorunda kalabilirler.