Sudan ÖDBG lideri Arman Şarku’l Avsat’a konuştu: Burhan Sudan’ı değil orduyu temsil ediyor

ÖDBG lideri Yaser Arman (Şarku’l Avsat)
ÖDBG lideri Yaser Arman (Şarku’l Avsat)
TT

Sudan ÖDBG lideri Arman Şarku’l Avsat’a konuştu: Burhan Sudan’ı değil orduyu temsil ediyor

ÖDBG lideri Yaser Arman (Şarku’l Avsat)
ÖDBG lideri Yaser Arman (Şarku’l Avsat)

Sudan Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri (ÖDBG) lideri Yaser Arman, ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasındaki savaşın, askeri açıdan hala sınırlı olmasına rağmen, muhtemelen daha uzun bir süre devam etmesinin beklendiğini söyledi.

Arman, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, “Bunun tehlikelerinden biri de, ülkenin toplumsal bileşenleri arasında kapsamlı bir iç savaşa dönüşmesidir. Buna son vermek için ulusal güçlerden oluşan geniş bir sivil cephenin oluşturulması gerekiyor” dedi.

ÖDBG lideri konuya ifadelerini şöyle sürdürdü;

Silahlı Kuvvetler Komutanı Korgeneral Abdulfettah El Burhan, orduyu barış gündeminde birleştiremez ve bu nedenle darbeyle başaramadıktan sonra ‘Aralık 2019 devrimini’ ortadan kaldırmak için İslamcıların arkasında durduğu savaş gündeminde orduyu birleştirmeye başvuracaktır. İzole edilmiş Ulusal Kongre Partisi ve İslamcılar için bu savaş, iktidara dönmenin bir yoludur.

Burhan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurul toplantılarındaki konuşmasına değinen Arman, “Burhan, ordu komutanı sıfatıyla Silahlı Kuvvetleri temsil ediyor ve demokratik sivil yönetime karşı askeri darbe gerçekleştiren Sudan’ı temsil etmiyor” dedi.

Burhan, ordu komutanı sıfatıyla silahlı kuvvetleri temsil ediyor ve demokratik sivil yönetime karşı askeri darbe gerçekleştiren biri olarak Sudan’ı temsil etmiyor.

Arman, ÖDBG’yi ‘Hızlı Destek Kuvvetleri’nin siyasi kanadı’ olarak nitelendirmenin ‘asılsız suçlama’ olduğunu dile getirerek, bu hamlelerin İslamcılar tarafından siyasi ve sivil toplum hareketini parçalamak ve yok etmek için yapıldığını öne sürdü.

Bu savaşı yönetenlerin izole edilmiş rejimin kalıntıları olduğunu söyleyen Arman, “Sivillerin savaşa katılması yönünde seferberliğin arkasında duruyorlar ve Burhan’ın kendisine saldırıyor, onu Cidde’ye gitmemesi ve ateşkes anlaşmasını imzalamaması konusunda uyarıyor ve savaşı sürdürmeye zorluyorlar” dedi.

Arman, savaşın durdurulmasının önündeki asıl engelin, İslamcıların bu savaşta zafer elde edecekleri yönündeki illüzyonlar olduğunu ileri sürerek, “Sudan’da bir Suriye modeli üretmek için savaşın süresini uzatmaya çalışıyorlar” dedi.



Şara'nın Berlin ziyaretinin gündeminin en önemli maddesi mültecilerin geri dönüşü

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, dün Berlin'deki Federal Başbakanlık binasında Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara'yı kabul etti (DPA)
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, dün Berlin'deki Federal Başbakanlık binasında Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara'yı kabul etti (DPA)
TT

Şara'nın Berlin ziyaretinin gündeminin en önemli maddesi mültecilerin geri dönüşü

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, dün Berlin'deki Federal Başbakanlık binasında Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara'yı kabul etti (DPA)
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, dün Berlin'deki Federal Başbakanlık binasında Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara'yı kabul etti (DPA)

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara'nın Berlin'e yaptığı ilk ziyaretin gündemindeki en önemli madde, mültecilerin geri dönüşü oldu. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, dün düzenlenen ortak basın toplantısında, "Almanya'da ikamet eden Suriyelilerin yaklaşık yüzde 80'inin önümüzdeki üç yıl içinde ülkelerine dönmesinin beklendiğini" ifade etti.

Suriye Cumhurbaşkanı şu yanıtı verdi: "Suriye'li yeteneklerin Almanya'da kurdukları hayatlarından vazgeçmeden vatanlarının yeniden inşasına katkıda bulunmalarını sağlayacak döngüsel bir göç programı oluşturmak için Alman hükümetindeki ortaklarımızla birlikte çalışıyoruz."

Merz ayrıca Suriye'nin savaş sonrası yeniden yapılanmasını "destekleme" niyetini açıkladı ve Alman hükümetinden bir heyetin önümüzdeki günlerde Şam'ı ziyaret edeceğini belirtti. Şarku’l Avsat’ın DPA’dan aktardığına göre Merz konuğuna, bu ortak projelerin Suriye'de hukukun üstünlüğünün temellerinin güçlendirilmesinde kaydedilen ilerlemeye bağlı olduğunu açıkladığını da ifade etti.


İsrail, Lübnan'da 4 askerinin öldüğünü açıkladı... Hizbullah ise saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail-Lübnan sınırına yakın, yeri açıklanmayan bir bölgede konuşlanmış İsrail topçu birliği (EPA)
İsrail-Lübnan sınırına yakın, yeri açıklanmayan bir bölgede konuşlanmış İsrail topçu birliği (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da 4 askerinin öldüğünü açıkladı... Hizbullah ise saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail-Lübnan sınırına yakın, yeri açıklanmayan bir bölgede konuşlanmış İsrail topçu birliği (EPA)
İsrail-Lübnan sınırına yakın, yeri açıklanmayan bir bölgede konuşlanmış İsrail topçu birliği (EPA)

İsrail, bu sabah erken saatlerde Lübnan'daki saldırısı sırasında dört askerin daha öldürüldüğünü bildirirken, “Hizbullah” ise Lübnan'ın güneyinde bir “Merkava” tankını, Miskav Am yerleşimindeki bir askeri kontrol noktasını ve Ma'alot-Tarshiha yerleşimindeki hava savunma sistemini hedef aldığını duyurdu.

“Associated Press”in (AP) haberine göre Lübnan'a yönelik son savaşta hayatını kaybeden İsrailli askerlerin toplam sayısı 10'a yükseldi.

İsrail ordusu, hepsi yirmili yaşlarında olan üç askerin ismini açıkladı ve “bir askerin daha hayatını kaybettiğini” belirtti, ancak isminin yayınlanmasına henüz izin verilmedi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre olayda bir askerin ağır, bir diğerinin ise hafif yaralandığı belirtildi.

İsrail ordusu olayla ilgili daha fazla ayrıntı açıklamadı.

Lübnan'da ise İsrail savaş uçakları şafak vakti güneydeki Kifra kasabasında bir evi bombalarken, resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre İsrail'in aralıklı topçu ateşi Serbin Vadisi ve Beyt Lif'in çevresini hedef aldı.

Buna karşılık, “Hizbullah” üç açıklamada, “İslami direnişin, Güney Lübnan'daki el-Kantara el-Tayyibe kasabası yolundaki bir Merkava tankını, Miskav Am yerleşimindeki bir askeri kontrol noktasını ve Ma'alot-Tarshiha yerleşimindeki hava savunma sistemini hedef aldığını” duyurdu.

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde kara kuvvetleriyle ilerlemeye devam ederken, İsrail de “Hizbullah”a ait altyapılara yönelik saldırılarını sürdürüyor.


İsrail, Lübnan'ın güneyinde ‘ateş gücüyle kontrolünün’ kapsamını genişletiyor

İsrail ordusuna ait askerler ve araçlar, Lübnan'ın güney sınırı yakınlarında (AFP)
İsrail ordusuna ait askerler ve araçlar, Lübnan'ın güney sınırı yakınlarında (AFP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyinde ‘ateş gücüyle kontrolünün’ kapsamını genişletiyor

İsrail ordusuna ait askerler ve araçlar, Lübnan'ın güney sınırı yakınlarında (AFP)
İsrail ordusuna ait askerler ve araçlar, Lübnan'ın güney sınırı yakınlarında (AFP)

Lübnan'ın güneyindeki çatışmanın niteliği, doğrudan kara ilerlemesi savaşından, hakim ‘coğrafi tepeler’ üzerinde kontrol sağlamak için yapılan bir yarışa dönüştü. İsrail, yüksek rakımlı bölgeler ve geçiş eksenleri üzerinde ateş gücü üstünlüğü sağlamaya çalışırken, İsrail, ikmal hatlarını kesmek ve savaş alanlarını izole etmek amacıyla geniş bir askeri manevra ile sahada yaygın bir varlık göstermeye çalışıyor; ancak şimdiye kadar hiçbir eksende tam bir sonuç alınamadı.

İsrail’in geleneksel çatışma kurallarını aşarak, Lübnan'ın güneyindeki saldırıları doğrudan askeri hedeflerin ötesine geçti ve uluslararası hukuka göre tarafsız olması gereken kurumları vurmaya başladı. Bu kurumlar arasında sağlık görevlileri ve gazeteciler ile savaşa katılmayan Lübnan Ordusu ve UNIFIL güçleri de yer alıyor.

Lübnan Ordu komutanlığı dün, İsrail’in, el-Amiriye beldesinde, el-Kuleyle-Sur yolu üzerindeki bir ordu kontrol noktasına saldırı düzenlediğini ve bunun sonucunda bir askerin şehit olduğunu ve diğerlerinin yaralandığını açıkladı. UNIFIL'den yapılan açıklamaya göre ise UNIFIL güçleri son 24 saat içinde iki kez İsrail'in hedefi oldu. Bu saldırılar sırasında bir barış gücü askeri öldü, bir diğeri ise ağır yaralandı.

 UNIFIL'den yapılan açıklamaya göre, UNIFIL güçleri 24 saat içinde iki kez İsrail'in hedefi oldu ve “bir barış gücü askeri öldürüldü, bir diğeri ise ağır yaralandı.”