Fas Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Sekreteri, depremin “günahlara” bağlanmasını savundu

AKP Genel Sekreteri Abdulilâh İbn Kiran (Şarku’l Avsat)
AKP Genel Sekreteri Abdulilâh İbn Kiran (Şarku’l Avsat)
TT

Fas Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Sekreteri, depremin “günahlara” bağlanmasını savundu

AKP Genel Sekreteri Abdulilâh İbn Kiran (Şarku’l Avsat)
AKP Genel Sekreteri Abdulilâh İbn Kiran (Şarku’l Avsat)

Fas’ın Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Sekreterliği’nin 8 Eylül’de Marakeş Safi depreminin toplumda günahların artması sebebiyle yaşandığına dair yaptığı açıklama kamuoyunda tartışma yaratsa da AKP Genel Sekreteri Abdulilâh İbn Kiran Facebook hesabından paylaştığı bir video görüntüsünde, deprem meselesiyle ilgili görüşünü dile getirdi. Kiran, depremzedelerin günahkar olduklarını kastetmediğini, aksine Fas’taki genel günah ve ihlallerden bahsettiğini aktardı.

AKP Genel Sekreteri, “Deprem bölgesindeki kardeşlerimizi kastetmedim, Allah onları korusun. Kastettiğim millet olarak kendimizi gözden geçirmeliyiz. Çoğunlukla Faslılar olarak hepimizin işlediği günahlar yüzünden mağdur depremzedeler mağdur oluyorlar” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın yerel kaynaklardan aktardığına göre Kiran, açıklamasının ardından özellikle eski Bakan Abdulkadir Amara'nın partiden istifa etmesi ve bazı parti liderleri tarafından kendisine yönelen eleştirilerin ardından yaptığı son açıklamada, kendisini üzen şeyin bazı partililerin yaşadığı kafa karışıklığı olduğunu aktardı.

Kiran parti üyelerine, “Benim için önemli olan size konuya dair duruşumu izah etmek. Günah derken depremde ölenleri kastetmedim, genel olarak Faslıları kastettim ama ölenler için ağladım. Aptal değilim, yaşananların depremzedelere bir ceza olduğunu söylemem. Fas halkını yürekten seviyorum” dedi.

“Siyasi günahlar”dan neyi kastettiğiyle ilgili olarak Kiran, bunların para ve güç birleşimiyle temsil edildiğini belirterek, evlilik dışında cinsel ilişkilere veya zinaya izin verilmesinin, evlilikteki sadakatsizlik ve kamu mallarının çalınmasına atıfta bulundu. Ayrıca, yolsuzluğu savunan ve siyasi konularda Allah’tan bahsetmelerini istemedikleri muhaliflerin sözlerini çarpıttığını aktardı.

Kiran sessiz kalamayacağını, Genel Sekreterliği’n açıklamasında yer alan depremi günahlara bağlayan açıklamanın sorumluluğunun kendisine ait olduğunu ifade etti. Sekreter, partisinin öfkeli üyelerine yaptığı açıklamada, “Ben sizin isteğiniz dışında partinin genel sekreteri olmaya gelmedim. Söylediklerime katılarak beni seçtiniz. Eğer sözlerimin sorumluluğunu taşıyamazsanız benim de değişmem mümkün değil. Çünkü ruhum İslami otoriteden yana” şeklinde konuştu.

AKP tarafından yayınlanan bir açıklamada, Marakeş Safi depremiyle ilgili konuşmalar bağlamında Allah’a dönme çağrısı yapıldı. Parti açıklamasında “İnsanın başına gelen her şey bir uyarı.  Ancak genel ve politik olarak anlamda doğru olan, millet olarak gözden geçirip, yaşananların sadece bireysel anlamda değil, günahlarımızdan ve ihlallerimizden de kaynaklanıp kaynaklanmadığını ortaya çıkarmak” ifadelerini kullanmıştım.



İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)

İsrail, Lübnan’ın güneyde “gerilimin düşürülmesi” yönündeki taleplerine, yeni yerleşimler için yayımladığı tahliye uyarılarıyla karşılık verdi. Bu adımın, ülke içindeki baskıları daha da artırabileceği değerlendiriliyor.

Güneyli kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “sarı hat” boyunca uzanan ve Nebatiye çevresine kadar genişleyen bir “kırmızı bölge” oluştuğunu belirtti. Söz konusu bölgenin 35 kilometreden fazla genişliğe sahip olduğu, Lübnan toprakları içinde yaklaşık 25 kilometre derinliğe ulaştığı ve onlarca köyü kapsadığı ifade edildi. Bu köylerin bombardıman ya da tahliye uyarılarına maruz kalması, yeni göç dalgalarına yol açtı.

Bu sırada Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD Başkanı Donald Trump tarafından üç hafta uzatılan ateşkes anlaşmasına İsrail’in uyması için diplomatik temaslarını sürdürüyor. Avn ayrıca tutukluların serbest bırakılmasını, Uluslararası Kızılhaç'ın kendilerini ziyaret etmesine izin verilmesini talep ederken, sivillerin ve sağlık ekiplerinin hedef alınmasını kınadı.

Öte yandan Hizbullah, doğrudan müzakereler ve Avn ile Meclis Başkanı Nebih Berri arasındaki artık açık hale gelen anlaşmazlık nedeniyle Avn’a yönelik eleştirilerini artırdı.

“Direnişe Vefa” bloğu üyesi milletvekili Ali Fayyad, Cumhurbaşkanı’nın tutumunun “endişe verici” olduğunu belirterek, “Amerikan muhtırasını reddetmek yerine pazarlıyor” dedi. Fayyad, “Daha da tehlikelisi, ateşkes talep etmesine rağmen İsraillilerin hareket özgürlüğü ilkesine itiraz etmeden bunu kabul etmesidir” ifadelerini kullandı.


Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
TT

Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Truth Social'da yaptığı bir paylaşımda, Ali el-Zeydi'nin Irak başbakanı olarak atanmasını tebrik ederek, çok verimli bir yeni ilişki kurmayı dört gözle beklediğini belirtti.

El- Zeydi, Trump ile telefonda görüştüğünü ve Trump'ın kendisini Bağdat'ta hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmeye davet ettiğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Başbakanlık basın ofisi yaptığı açıklamada, El- Zeydi'nin "ABD Başkanı Donald Trump'tan bir telefon aldığını, Trump'ın kendisini yeni hükümeti kurmak üzere resmen atanmasından dolayı tebrik ettiğini ve hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmesi için resmi bir davette bulunduğunu" belirtti.

Pazartesi günü, Tahran'a yakın Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi tarafından eski Başbakan Nuri el-Maliki'nin yerine aday gösterilen el-Zeydi, hükümeti kurmakla görevlendirildi. Nuri el-Maliki'nin adaylığı ise Amerika Birleşik Devletleri ve Trump tarafından muhalefetle karşılanmıştı.


ABD'nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ve İsrail arasında doğrudan diyalog kurulmasını hedefliyor

İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
TT

ABD'nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ve İsrail arasında doğrudan diyalog kurulmasını hedefliyor

İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)

ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ile İsrail arasında doğrudan bir angajman kurulması çağrısında bulunarak, Lübnan’ın egemenliğini geri kazanması ve bağımsız bir gelecek inşa etmesi için "tarihi bir fırsatın" eşiğinde olduğunu belirtti.

Büyükelçilik tarafından X platformu üzerinden yapılan açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın şahsi talebiyle sağlanan geniş kapsamlı sükunetin, Lübnan’a kendi taleplerini Amerikan hükümetinin tam desteğiyle sunabileceği bir alan açtığı ifade edildi.

Açıklamada, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında Trump’ın himayesinde gerçekleşecek doğrudan bir görüşmenin, Lübnan için kritik kazanımlar sağlayabileceği vurgulandı. Bu olası zirvenin; tam egemenlik, toprak bütünlüğü, sınır güvenliği, insani yardım ve yeniden imar çalışmalarının yanı sıra devlet otoritesinin tüm ülke topraklarında yeniden tesis edilmesi noktasında bir fırsat teşkil ettiği kaydedildi.

ABD’nin bu süreçte Lübnan’ın yanında durmaya hazır olduğunu teyit eden Büyükelçilik, Lübnanlı yetkilileri bu fırsatı "güven ve sağduyuyla" değerlendirmeye çağırdı. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre açıklamanın sonunda, bölgedeki mevcut durumun artık tereddüt etmeye tahammülü kalmadığına dikkat çekildi.