Lübnan Elektrik Şirketi, kamu kurumlarının elektriğini kesme uyarısı yaptı

Lübnan Elektrik Şirketi kamu kurumlarını birikmiş faturaların ödenmesi konusunda uyardı

Lübnan Elektrik Şirketi, bakanlıkları elektriği kesmekle tehdit ediyor (NNA)
Lübnan Elektrik Şirketi, bakanlıkları elektriği kesmekle tehdit ediyor (NNA)
TT

Lübnan Elektrik Şirketi, kamu kurumlarının elektriğini kesme uyarısı yaptı

Lübnan Elektrik Şirketi, bakanlıkları elektriği kesmekle tehdit ediyor (NNA)
Lübnan Elektrik Şirketi, bakanlıkları elektriği kesmekle tehdit ediyor (NNA)

Lübnan Elektrik Şirketi, tüm bakanlıklara ve kamu kurumlarına ihtarname göndererek, elektrik kullanımı nedeniyle borçlu oldukları aidatları banka havalesi yoluyla değil, Lübnan lirası cinsinden nakit olarak ödemeleri çağrısı yaptı. Şirket, aidatlarını ödemeyen bakanlık ve idarelerin elektriklerinin kesilmesi cezası kapsamında söz konusu kuruluşlara azami 24 Ekim tarihine kadar süre verdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Elektrik Şirketi’nden bir kaynak, “Kuruluşun elektrik sağlamaya devam etmesi için tahsilatın bir öncelik haline geldiği göz önüne alındığında, uyarı nihai ve geri alınamaz” dedi.

Kuruluş, yayınladığı bildiride “Elektrik Şirketi, kamu yararı ve vatandaşlara hizmet sağlama açısından ne kadar önemli olursa olsun elektrik enerjisini (bir meta olarak) kamu sektöründeki kişilere bile bedelini tahsil etmeden satamaz. Bu, mali dengesini korumak ve faturalarını düzenli olarak ödeyen vatandaşlar, bakanlıklar ve kurumlar için elektriği güvence altına almaya yönelik ulusal acil durum planının başarısını garanti altına almak üzere ortaya koyulan bir kararlılıktır” ifadelerine yer verdi.

Kararın, önceki açıklamalardan ve 25 Eylül’de Maliye Bakanı Yusuf Halil ve Enerji ve Su Bakanı Velid Fayyad ile yapılan toplantıdan sonra alındığı belirtildi. Toplantıda, Başbakan Necib Mikati’nin 8 Şubat’ta konuyla ilgili yayınladığı genelgeye, ayrıca elektrik sektörüne yönelik ulusal acil durum planının değerlendirilmesi ve ilgili kanun ve yönetmeliklerin uygulanmasından sorumlu bakanlık komitesinin tavsiyesine dayanarak, elektrik tüketim faturalarının kamu idareleri ve su daireleri de dahil olmak üzere kamu kurumları tarafından Elektrik Şirketi yararına ödenmesi konusu gündeme getirilmişti.

Son uyarı

Son kez Lübnan’ın çeşitli bölgelerindeki tüm kamu idarelerine, kamu kurumlarına, su dairelerine ve diğer kamu sektörü bireylerine, ister bu faturalardan vadesi geçmiş olsun, ister yeni ihraçlara ilişkin faturalar olsun elektrik tüketim faturalarını, kuruluşun Lübnan Merkez Bankası nezdinde açılan hesabına transfer yoluyla değil, Lübnan Elektrik Şirketi’ne Lübnan lirası şeklinde nakit olarak ödemeyi taahhüt etmeleri çağrısı yapıldı. Elektrik Şirketi, bu departmanlara durumlarını düzeltmeleri çağrısında bulunurken, aksi takdirde ilgili yasa ve düzenlemelere uygun olarak ödemelerini geciktirenlere elektrik tedarikini kesmek zorunda kalacaklarını bildirdi.

İhlalleri durdurun

Resmi kurumlara yapılan uyarıya, şebekeye yönelik ihlali durdurma ve aidatlarını ödemeyi reddeden taraflarla ilgilenme planı da eşlik ediyor. Elektrik Şirketi’nden bir kaynak, Şarku’l Avsat’a “Uyarı, şirketin Lübnanlılara enerji sağlamaya devam edebilmesi için nihaidir ve geri döndürülemez” dedi. “Vatandaşların kamu idarelerine ek ödeme yapması, idarelerin fatura biriktirmeye ve enerji israfına devam etmesi artık uygun değildir” diyen kaynak, “Şirket, tahsilatları etkinleştirme ve ağ ihlalleri ve hırsızlıklarla mücadele etme kararı aldı. Bu durum, Filistin ve Suriye kampları için de geçerli. Ayrıca tahsilatların etkinleştirilmesi, kaçınılmaz olarak elektrik tedarik saatlerinde artışa olanak sağlayacak” şeklide konuştu.

Geç uyanış

Bu uyarı, özellikle devlet kurumlarında uzun yıllardan beri biriken ve yüz milyarlarca liraya ulaştığı tahmin edilen borçlar nedeniyle Lübnan Elektrik Şirketi için geç bir uyanışı temsil ediyor. Bayındırlık, Enerji ve Su Komitesi Başkanı Milletvekili Seci Atiyye, “Kamu kurumları ve belediyeler, 1 Kasım 2022’den itibaren Lübnanlı vergi mükelleflerine benzer şekilde elektrik faturalarını dolar kuruna göre ödemekle yükümlü hale geldi” dedi. Şarku’l Avsat’a konuşan Atiyye, “Bakanlıklar, kamu idareleri, belediyeler, askeri ve emniyet kurumları ile Su Kurumu, genel elektrik faturası değerinin yüzde 20’sini tüketiyor. Aylık enerji tedarik maliyeti; yakıt fiyatı, bakım, onarım ve ulaşım ağlarının maliyeti de dahil olmak üzere 60 milyon doları buluyor. Bu da devlet kurumlarına faturanın aylık 12 milyon dolar olduğu anlamına geliyor” ifadelerini kullandı. Atiyye, UNRWA’nın elektrik faturalarını ödemeyi durdurmasının ardından Filistin mülteci kamplarında ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) elektrik faturalarını ödemeyi reddetmesi sonucunda Suriye mülteci kamplarında oluşan birikmiş borçlara da çözüm bulunması gerektiğini vurguladı. Bayındırlık, Enerji ve Su Komitesi Başkanı, özellikle de yıllık değerinin 400 milyon dolar olduğu tahmin edilirken kuruluşların ödeme yapmayı reddetmesi halinde böyle bir kararın yansımaları ne olursa olsun, Filistin ve Suriye kamplarına giden elektriğin kesilmesine yönelik de nihai karar alabileceğini belirtti.

Bakanlıkların yıllık bütçelerinde elektrik giderlerinin yanı sıra sabit telefon faturaları ve internet hizmetlerine de yer vermemesi dikkat çekici. Bu çerçevede eski Enerji Bakanı Sezar Ebi Halil, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Enerji Bakanlığı’nda görev yaptığım süre boyunca 22 basın toplantısı düzenleyerek, kamu idarelerindeki borç birikiminin kötü yansımaları konusunda uyarılarda bulundum. Ama sorun bakanlıkların bu faturaları bütçelerine yansıtmamasıydı. Biz de bu sorunu her bütçede gündeme getirdik” dedi. Ebi Halil, “UNRWA’nın kamplardaki Filistinli mültecilere ait faturaları ödemeyi reddetmesi ve UNHCR’nin de Suriyelilere ait faturaları ödemeyi reddetmesi nedeniyle sorun yalnızca devlet yönetimleriyle sınırlı değil” diyerek, yerinden edilenlerin yalnızca 2017’de 486 megavat enerji kullandığını ve bunun 333 milyon ABD dolarına mal olduğunu kaydetti.



Irak'taki yeni hükümetten silahlı grupları ayırma gücünün testi

Nuri el-Maliki, Muhammed es-Sudani, Kays el-Hazali ve Latif Raşid'in Bağdat'ta düzenlenen bir toplantıda bir araya geldiği arşiv fotoğrafı (AFP)
Nuri el-Maliki, Muhammed es-Sudani, Kays el-Hazali ve Latif Raşid'in Bağdat'ta düzenlenen bir toplantıda bir araya geldiği arşiv fotoğrafı (AFP)
TT

Irak'taki yeni hükümetten silahlı grupları ayırma gücünün testi

Nuri el-Maliki, Muhammed es-Sudani, Kays el-Hazali ve Latif Raşid'in Bağdat'ta düzenlenen bir toplantıda bir araya geldiği arşiv fotoğrafı (AFP)
Nuri el-Maliki, Muhammed es-Sudani, Kays el-Hazali ve Latif Raşid'in Bağdat'ta düzenlenen bir toplantıda bir araya geldiği arşiv fotoğrafı (AFP)

Kaynaklar, Washington’ın İran yanlısı silahlı grupları yeni Irak hükümetinden uzaklaştırmak amacıyla Bağdat'taki bazı taraflarla birlikte baskılarını yoğunlaştırdığını bildirdi.

Bağdat'ta gelen ABD heyeti dün Ali ez-Zeydi'nin yeni kabineyi kurmakla görevlendirilmesini memnuniyetle karşılayarak ‘kabinenin Iraklıların özlemleriyle uyumlu biçimde oluşturulması’ çağrısında bulundu.

Kaynaklar, “Zeydi'nin parti liderlerini programının silahlı grupları uzaklaştırmaya dayandığı konusunda bilgilendirdiğini’ belirtirken ‘silahlı gruplardan uzak bir kabine listesinin geçirilmesinin belirleyici bir güç sınavı oluşturduğuna’ dikkat çekti.

Uzmanlar, silahlı grupların devlet kurumlarındaki varlıkları konusunda oyalama taktiğine başvurmasından ya da ABD’lilere karşı saldırıların yeniden başlamasından endişe ediyorlar.

Öte yandan ABD merkezli bir hukuk firması, kısa bir süre önce yürüttüğü bağımsız soruşturmanın Irak’ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali el-Zeydi'yi İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) mali faaliyetleriyle ilişkilendiren herhangi bir kanıt ortaya koymadığını açıkladı.


Mali’deki gelişmeler Fransa’yı endişelendiriyor… Fransa, vatandaşlarından bu çalkantılı Afrika ülkesini terk etmelerini istedi

(foto altı) Mali’deki askeri hükümetin lideri Assimi Goita (sağda), Bamako’daki Koulouba Sarayı’nda Rusya’nın Mali Büyükelçisi İgor Gromyko’nun da aralarında bulunduğu Rus yetkililerle bir araya geldi, 28 Nisan 2026. (Reuters)
(foto altı) Mali’deki askeri hükümetin lideri Assimi Goita (sağda), Bamako’daki Koulouba Sarayı’nda Rusya’nın Mali Büyükelçisi İgor Gromyko’nun da aralarında bulunduğu Rus yetkililerle bir araya geldi, 28 Nisan 2026. (Reuters)
TT

Mali’deki gelişmeler Fransa’yı endişelendiriyor… Fransa, vatandaşlarından bu çalkantılı Afrika ülkesini terk etmelerini istedi

(foto altı) Mali’deki askeri hükümetin lideri Assimi Goita (sağda), Bamako’daki Koulouba Sarayı’nda Rusya’nın Mali Büyükelçisi İgor Gromyko’nun da aralarında bulunduğu Rus yetkililerle bir araya geldi, 28 Nisan 2026. (Reuters)
(foto altı) Mali’deki askeri hükümetin lideri Assimi Goita (sağda), Bamako’daki Koulouba Sarayı’nda Rusya’nın Mali Büyükelçisi İgor Gromyko’nun da aralarında bulunduğu Rus yetkililerle bir araya geldi, 28 Nisan 2026. (Reuters)

Mali’de tarih tekerrür ediyor. 14 yıl önce, El-Kaide’ye bağlı silahlı terör örgütü Nusra, ülkenin kuzeyini kontrol altına almayı başarmış ve örgütün militanları başkent Bamako’yu kuşatma amacıyla güney yönüne ilerlemişti. Bugün de benzer bir durum yaşanıyor; aynı örgüt ve merkezi hükümetten ayrılmayı hedefleyen Azavad Kurtuluş Cephesi, Bamako’yu kuşatma amacına ulaşmak için başkente yaklaşmış durumda. Bu durum, Assimi Goita’nın başkanlık ettiği askeri hükümete yönelik baskıları arttırma amacı taşıyor.

ddsdsvs
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 23 Haziran’da Kremlin’de Mali’deki askeri hükümetin lideri Assimi Goita’yı kabul etti. (Reuters)

Azavad Kurtuluş Cephesi Sözcüsü Muhammed Mevlud Ramazan dün AFP’ye yaptığı açıklamada, “Rejim er ya da geç düşecek” dedi. Onun değerlendirmesine göre, 2020 ve 2021’deki askeri darbelerle iktidara gelen mevcut yönetim “ayakta kalmakta zorlanacak”.

Ancak geçmişte yaşananlarla şu anki durum arasında bir fark var. 13 yıl önce, dönemin Mali Cumhurbaşkanı, silahlı grupların başkent Bamako’yu ele geçirmesini engellemek için Fransa’dan yardım istemişti ve dönemin Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın cevabı oldukça hızlı olmuştu. Hollande, ‘Serval’ adı verilen askeri gücü hemen gönderdi ve bu güç, saldırganların başkente doğru ilerleyişini durdurmayı başardı, ardından kuzeydeki şehirleri teker teker geri aldı. 2014’te ise Serval, Barkhane adı altında yeniden yapılandırılarak Mali’de operasyonlarını sürdürdü; bu kuvvet, beş binden fazla asker, hava gücü ve ağır savaş ekipmanlarıyla, her türlü silahlı ve terörist gruba karşı mücadele etti.

gthy
Mali’deki askeri hükümetin lideri Assimi Goita, geçtiğimiz cumartesi gününden bu yana sahada kaydedilen ilerlemenin ardından Malililere seslendi. (Reuters)

Ancak, darbecilerin başlattığı Fransa karşıtı siyasi seferberlik, nihayetinde Fransız kuvvetlerinin 2022 yılında Mali’den çekilmesine yol açtı. Ardından, Fransa’nın çekildiği bölgeler arasında Nijer, Burkina Faso ve Çad da yer aldı; kısacası Sahel ülkeleri olarak bilinen tüm bölgeyi kapsayan bir çekilme yaşandı. Darbeciler, Fransız kuvvetlerinin yerini Rusya’ya ait başka bir güçle, ‘Wagner’ adı altında gelen bir kuvvetle doldurdular. Ancak, 2023 yazında Wagner’in lideri Evgeny Prigojin’in Moskova’dan St. Petersburg’a giderken uçak kazasında hayatını kaybetmesinin ardından, bu güç adını ‘Afrika Kolordusu’ olarak değiştirdi.

Rusya’nın çekilmesi

Olayların hızla gelişmesiyle Tuareg isyancıları, Afrika Kolordusu’na bağlı Rus askerlerinin Kidal’den çekilmesi konusunda bir ‘anlaşma’ sağladıklarını açıkladılar. Ramazan, “Hedefimiz, Rusların Azavad’dan ve tüm Mali’den çekilmesidir… Ruslarla girdiğimiz tüm çatışmalarda zafer kazandık. Rusya ile özel bir sorunumuz yok, diğer hiçbir ülke ile de sorun yaşamıyoruz. Sorunumuz, Bamako’daki mevcut yönetimle” ifadelerini kullandı. Ramazan, Rusların ‘şiddetli suçlar işleyen, katliamlar gerçekleştiren, şehirleri ve köyleri yok eden, sağlık merkezlerini, okulları ve su kaynaklarını tahrip edenleri desteklediğini’ belirtti.

hyjuk
Fransız ordusu tarafından paylaşılan bu tarihsiz fotoğrafta, Mali’nin kuzeyindeki Rus paralı askerler görülüyor. (AP)

Rusya Savunma Bakanlığı bu hafta, Mali’deki askeri konseyin desteklenmesi için gönderilen Afrika Kolordusu savaşçılarının Kidal’den çekilmek zorunda kaldığını açıkladı. Rusların güvenli bir geçiş koridoru talep ettiğini belirten Ramazan, “Ruslar kendilerini tehlikede buldular. Çıkış yolu yoktu... Her yandan kuşatıldılar, bizden çözüm bulmamızı istediler. Kuvvetlerimizin ve ateş gücümüzün karşısında dayanamayacaklarını fark ettiklerinde çekilme talebinde bulundular” ifadelerini kullandı. İsyancılar, Kidal’ın ardından Gao, Timbuktu ve Menaka şehirlerini ele geçirmeyi planladıklarını vurguladılar.

Fransızların utancı

Bugün ise Paris, eski sömürgesi olan Mali’deki gelişmeleri uzaktan izliyor. Uzun yıllar boyunca Fransızlar için en yakın ülke olan Mali, şu anda Fransız hükümetinin, kendisini ülkeden çıkaran yönetimi kurtarmaya hazır olmadığı bir durumla karşı karşıya. Bununla birlikte, isyanın, Fransa’ya çok yakın olan Batı Afrika ülkelerine, örneğin Senegal ve Fildişi Sahili’ne sıçraması korkusu, Fransa'yı tedirgin ediyor. Fransızların zor durumda kaldığını gösteren bir diğer nokta ise Paris’in, Azavad Kurtuluş Cephesi savaşçılarının ve teröristlerin 25 Eylül’de stratejik Kidal ve Gao şehirlerini, ülkenin kuzeyindeki geniş bölgeleri ele geçirmesi ve Bamako’ya, hatta başkentteki havalimanına yaklaşması karşısında üç gün boyunca yorum yapmamış olması. Bu açıklama ne resmi bir bildiriyle ne de bir hükümet yetkilisinin açıklamasıyla yapıldı; aksine, bir Fransız diplomatı, Paris’in Mali’deki gelişmelerden ‘endişe duyduğunu’ ve ‘sivil halka karşı işlenen şiddet eylemlerini en sert şekilde kınadığını’ belirterek, ‘Mali halkı ile dayanışma’ ifadelerini kullandı.

fgthy
26 Nisan’da ordu ile Tuareg isyancıları ve militanlardan oluşan ittifak arasında çatışmaların yeniden alevlenmesinin ardından başkent Bamako’da gündelik hayat (AFP)

Söz konusu diplomat, Fransa'nın ‘Mali'de kalıcı bir barış ve istikrar sağlama’ arzusunu dile getirdi, ancak bu açıklamada ne mevcut hükümete ne de askeri konseye dair herhangi bir atıfta bulunulmadı. Aynı çerçevede diplomatik kaynak, Fransa hükümetinin ‘Mali'deki vatandaşlarının güvenliğine de büyük özen gösterdiğini’ belirterek, onları ‘dikkatli olmaya’ çağırdı.

Fransa dün, sahadaki endişe verici gelişmelerin, hatta Bamako’daki durumun bile tehlikeye girmesi üzerine, vatandaşlarına ülkeden ‘en kısa sürede’ ayrılmaları çağrısında bulundu. Fransa vatandaşları, Mali’den ayrılana kadar, evlerinde kalmaları, seyahatlerini sınırlamaları ve yerel yetkililerin talimatlarına uymaları konusunda uyarıldı. Ayrıca, durumları hakkında yakınlarını bilgilendirmeleri istendi.

Fransa Dışişleri Bakanlığı’na göre Mali’de 4 bin 198 Fransız vatandaşı bulunuyor. Fransa’nın Bamako’daki büyükelçiliği halen açık olmakla birlikte, güvenlik durumunun kötüleşmesiyle Paris’in burada çalışan sayısını azaltması bekleniyor.

sdvf
 Fransız ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Nisan 2022’de Mali’nin kuzeyinde Rus paralı askerlerin bir helikoptere bindiği görülüyor. (Fransız ordusu – AP)

Gerçek şu ki Paris, Bamako’daki gelişmelere karşı bir çaresizlik hissediyor; zira elindeki etki araçları oldukça sınırlı, hatta neredeyse hiç yok. Başlangıçtan itibaren Fransa, Wagner milislerinin 2 binden fazla askerle konuşlandırılmasının, silahlı hareketler ve ayrılıkçı gruplara karşı duramayacağını belirtmişti. Gerçek görevlerinin, halkı korumak değil, rejimi savunmak olduğunu vurgulamıştı. Bugün Paris’te, yaşananların beklenen bir durum olduğu ve Afrika Kolordusu’nun ülkeden ayrılmasının çok uzak bir ihtimal olmadığı görüşü hâkim.

Yeni yöntem arayışı

Mali ve Fransa, Fransız kuvvetlerinin çıkışını takip eden ve büyük bir gerilimle devam eden süreçten sonra, ‘makul’ bir ilişki zemini üzerinde anlaşmayı başardılar. Bu, Fransız istihbarat ekibinin, Fransız büyükelçiliği çerçevesinde Bamako’da kalmasına izin verilmesiyle kendini gösterdi. Bamako da aynı hakkı Paris’teki büyükelçiliğinde elde etti. Paris’teki geniş bilgiye sahip kaynaklar, iki taraf arasındaki ‘istihbarat iş birliğinin’ her iki tarafın da birbirine duyduğu ihtiyaç nedeniyle ‘iyi’ olduğunu belirtiyor.

fdvfdv
Azavad Kurtuluş Cephesi koalisyonuna bağlı Tuareg isyancıları, Kidal’da bir kamyonetin üzerinde (AFP)

 

Ancak, geçen yıl ilişkiler yeniden kötüleşti. Mali yetkilileri, bir Fransız dış istihbarat servisi ajanını, Assimi Goita’yı devirmeyi amaçlayan bir darbe girişimine katılmak ve Mali’nin güvenliğine karşı komplo kurmak suçlamasıyla tutukladı. Paris, bu suçlamaları şiddetle reddetti. Sonuç olarak, söz konusu ajan hapse atıldı ve Bamako, Paris’in defalarca yaptığı, ajanı Fransa’ya iade etme talebini reddetti. Paris, Bamako üzerinde baskı kurmak için arabuluculara başvurdu, bunlar arasında Fas da yer aldı. Ancak bu çabalar başarısız oldu ve birçok kaynak, Mali ile ilişkilerde izlenecek doğru yaklaşım konusunda görüş ayrılıkları olduğunu belirtti.

scd
Azavad Kurtuluş Cephesi koalisyonuna bağlı Tuareg isyancıları, Kidal’da bir kamyonetin üzerinde (AFP)

Fransa, bugün oldukça zor bir durumda: Bir yandan, Mali’deki gelişmeleri göz ardı edemiyor, çünkü bu gelişmelerin Sahel bölgesindeki diğer ülkeler ve Fransa’nın doğrudan güvenlik ve ekonomik çıkarları üzerinde büyük etkileri olabilir. Zira, bu ülkeyi çevreleyen yedi ülke (Moritanya, Senegal, Gine, Fildişi Sahili, Burkina Faso, Nijer ve özellikle Cezayir) ile birleşen Mali’nin, militanların kontrolüne girmesi, Sahel bölgesindeki etkilerini genişletmek isteyen silahlı grupların ellerine geçtiğinde patlayıcı bir tehdit haline gelebilir. Bu durum, Paris’in çıkarlarının ve büyük iş birliklerinin bulunduğu bölgelerdeki dengeyi altüst edebilir. Öte yandan Paris, olayların seyrini etkilemek için yeni araçlar arayışında. Fransa, daha önce sıkça başvurduğu doğrudan müdahale yöntemlerinin artık etkili olmadığını kabul ediyor. Bunun yerine, Cezayir gibi bölgesel aktörler ve ABD, Rusya ve Çin gibi uluslararası güçler, Fransa'nın geride bıraktığı boşluğu doldurmak için hazır durumda.


Hamas, Siyasi Büro Başkanı seçimi sürecine yeniden ivme kazandırıyor

Hamas liderleri... (Sağdan sola) Ruhi Müşteha, Salih el-Aruri, İsmail Heniyye, Halid Meşal ve Halil el-Hayye (Arşiv – Hamas medyası)
Hamas liderleri... (Sağdan sola) Ruhi Müşteha, Salih el-Aruri, İsmail Heniyye, Halid Meşal ve Halil el-Hayye (Arşiv – Hamas medyası)
TT

Hamas, Siyasi Büro Başkanı seçimi sürecine yeniden ivme kazandırıyor

Hamas liderleri... (Sağdan sola) Ruhi Müşteha, Salih el-Aruri, İsmail Heniyye, Halid Meşal ve Halil el-Hayye (Arşiv – Hamas medyası)
Hamas liderleri... (Sağdan sola) Ruhi Müşteha, Salih el-Aruri, İsmail Heniyye, Halid Meşal ve Halil el-Hayye (Arşiv – Hamas medyası)

Hamas’a yakın iki kaynak dün, hareketin, tüm büro üyelerinin seçimi tamamlanana kadar, yeni bir Siyasi Büro Başkanı seçme sürecine yeniden başladığını bildirdi.

Bu adım, hareketin başkanlık yarışına yeniden ivme kazandırırken, ocak ve şubat aylarında en az iki kez aksayan süreci canlandırıyor.

Gazze içinden bir kaynak, “Doğrudan seçimlerin yapılmasını engelleyen durumlardan artık kurtulundu ve seçim sürecinin yeniden başlatılması için fırsat doğdu” dedi.

Kaynak, ‘engellenen durumların’ bazılarının, Gazze Şeridi’ndeki iç organizasyonel çatışmalarla ilgili olduğunu belirterek, bu sorunların çözülmesinin ardından seçim sürecinin yeniden başlatılmasına karar verildiğini, ayrıca hareketin yürüttüğü dış siyasi ve güvenlik müzakerelerinin de süreci etkilediğini ifade etti.

Görsel kaldırıldı.
Gazze Şeridi’ndeki Sivil Savunma Müdürlüğü ekipleri, İsrail füzesinin isabet ettiği bir aracı inceliyor. (EPA)

Hamas, 1987 yılında kurulduğundan bu yana karşılaştığı en büyük krizi yaşıyor. 7 Ekim 2023’teki saldırıdan sonra başlayan İsrail operasyonları, hareketin farklı kanatlarına ve kademelerine ulaşarak, bir dizi örgütsel ve mali krize yol açtı.

Tahminlere göre, Hamas’ın yurt dışındaki Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal ve Gazze’deki Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye, siyasi büro başkanlığına gelme konusunda en güçlü adaylar olarak öne çıkıyor.

İç ve dış Hamas çevrelerinde yapılan değerlendirmelere göre el-Hayye, Gazze’deki hareketin unsurları ve Hamas’ın askeri kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları tarafından destekleniyor. Öte yandan, Halid Meşal’in ise Batı Şeria ve yurt dışındaki Hamas çevrelerinde destek kazandığı belirtiliyor.

Bir dış kaynak, Şarku’l Avsat’a, “Hamas'ın yeni başkanının seçimi, mevcut koşullar ve imkanlar doğrultusunda Gazze Şeridi, Batı Şeria ve yurt dışında mevcut tüm alanlarda yapılacak ve bu süreç kısa süre içinde netleşecek” şeklinde açıklama yaptı.

Yaklaşık bir buçuk yıldır Hamas’ın işlerini yürüten Liderlik Konseyi, 2023 yılı başında, hareketin kalan siyasi büro dönemi (2025'te sona ermesi bekleniyordu ancak bir yıl uzatıldı) boyunca yeni bir başkan seçme sürecini başlattı. Bu seçim, yıl sonu veya gelecek yılın başında yapılacak genel seçimlere kadar geçici bir başkanlık işlevi görecek.

Hareketin başkanlık seçimi için şubat ayında bir girişim olmuş, ancak o dönemdeki ABD-İsrail-İran savaşının başlaması nedeniyle bu girişim engellenmişti.

Seçimler yalnızca iç ve dış Hamas’ı yönetecek yeni bir siyasi büro başkanının seçilmesiyle sınırlı olacak. Siyasi büro için kapsamlı bir seçim ise yıl sonu ya da 2027’nin başına kadar yapılmayacak.

Mevcut Liderlik Konseyi, Gazze Şeridi, Batı Şeria ve yurt dışındaki Hamas liderleriyle Şura Konseyi Başkanı Muhammed Derviş’in başkanlık yaptığı bir yapıdan oluşuyor. Bu konsey, Hamas’ın iç ve dış meselelerini izleyen ve bu meseleler hakkında üyeler arasında istişarelerde bulunan bir danışma organına dönüştürülecek.