Libya Temsilciler Meclisi’nden sivillerin ve askerlerin cumhurbaşkanlığına aday olabilmesine onay

TM seçim yasalarını oybirliğiyle onayladı.

Başkanlık Konseyi Başkanı Menfi ve UBH Başbakanı Dibeybe askeri yetkililerle bir araya geldiler (Libya Başkanlık Konseyi)
Başkanlık Konseyi Başkanı Menfi ve UBH Başbakanı Dibeybe askeri yetkililerle bir araya geldiler (Libya Başkanlık Konseyi)
TT

Libya Temsilciler Meclisi’nden sivillerin ve askerlerin cumhurbaşkanlığına aday olabilmesine onay

Başkanlık Konseyi Başkanı Menfi ve UBH Başbakanı Dibeybe askeri yetkililerle bir araya geldiler (Libya Başkanlık Konseyi)
Başkanlık Konseyi Başkanı Menfi ve UBH Başbakanı Dibeybe askeri yetkililerle bir araya geldiler (Libya Başkanlık Konseyi)

Libya Temsilciler Meclisi (TM), pazartesi günü ülkenin doğusundaki Bingazi şehrinde bulunan binasında yapılan oturumda oybirliğiyle TM ve Devlet Yüksek Konseyi (DYK) tarafından oluşturulan Seçim Yasalarını Belirleme (6+6) Komitesi tarafından tamamlanan cumhurbaşkanlığı seçim kanunu ve Ulusal Meclis seçim kanununu onayladı. TM, onayın ardından ertelenen seçimleri düzenleyen yasalara ilişkin tutumuna nihayet karar verdi.

TM Başkanı Akile Salih, canlı yayınlanan oturum sırasında, cumhurbaşkanlığına adaylık için gerekli şartları yerine getiren kimsenin dışlamayacağını vurgulayarak “Seçim yasaları, sivillerin ve askerlerin hiçbir ayrım olmaksızın cumhurbaşkanlığına aday olmalarına izin verecek” ifadelerini kullandı.

Salih, onaylanan yasaların sivilleri ve askerilerin aday olmalarının önünü açtığını ve seçimde kaybeden kişinin eski işine geri dönebileceğini de belirtti. Ülkenin içinden geçtiği tüm koşulların dikkate alındığının altını çizen Salih, TM’nin anayasal kuralları oluşturduktan ve seçim yasalarını çıkardıktan sonra, uluslararası ve yerel düzeyde kendisinden beklenenleri yerine getirmiş olduğunu ifade etti. TM Başkanı, Libya'da iktidarın birleştirilmesinin temeli olarak gördüğü ve Libyalıların cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinin yapılması arzusunun yerine getirilmesini sağlayacak olan bu çalışmayı, 6+6 Komitesi'nin bir başarısı olduğunu belirterek övgüde bulundu.

TM üyeleri, seçimlerin yapılması için planlanan 240 günlük süre için geri sayımın başladığını vurgulayarak, ‘seçimlerin ertelenmesini önlemek amacıyla birleşik bir hükümet kurma çalışmalarına başlanması’ çağrısında bulundular.

TM oturumu (YouTube)
TM oturumu (YouTube)

TM ve DYK, 2021 yılının sonlarında yapılması gereken seçimleri düzenleyen yasaların seçimler süresiz olarak ertelenmeden önce hazırlanmasında yavaş davrandıkları gerekçesiyle yerel ve uluslararası taraflarca eleştiri oklarının hedefi olmuşlardı. Öyle ki, Birleşmiş Milletler (BM) Libya Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Abdullah Bathiliy, Libya’daki yasama organlarının seçim yasaları üzerinde anlaşmaya varamaması durumunda ‘alternatif bir prosedür’ aranabileceği tehdidinde dahi bulundu.

Derne'deki sel felaketinin yansımaları

Öte yandan General Halife Hafter'e bağlı Libya Ulusal Ordusu (LUO) Sözcüsü Tümgeneral Ahmed el-Mismari, pazar günü 7 kişinin daha cesedine ulaşılmasının ardından, Derne’de yaşanan sel felaketinde ölenlerin sayısının 4 bin 168’e yükseldiğini açıkladı. Abdülhamid ed-Dibeybe’nin başbakanı olduğu geçici Ulusal Birlik Hükümeti ise pazar akşamı Derne’nin yeniden inşası için bir plan geliştireceğini duyurdu.

Bathiliy, dün (Pazartesi) yaptığı açıklamada, Derne’nin ve selden etkilenen diğer bölgelerin yeniden inşasına ilişkin Libyalı çeşitli taraflar ve kurumlar tarafından ‘tek taraflı ve birbiriyle çelişen girişimlerin’ ortaya çıkmasından duyduğu endişeyi dile getirdi. Bu tek taraflı çabaların geri tepeceğini, ülkedeki mevcut bölünmeleri derinleştireceğini ve yeniden yapılanma çabalarını sekteye uğratacağını belirten Bathiliy, bu durumun, Libya halkının felaket sonrası ülke genelinde ortaya koyduğu dayanışma, destek ve milli birlik ruhu ile de çeliştiğini vurguladı.

Sel felaketinden etkilenen bölgelerde, etkili ve verimli yeniden yapılan çalışmalarının ilerleyebilmesi için acil olarak ortak bir ulusal mekanizmanın kurulmasına ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Bathiliy, yeniden yapılanma sürecinin hızlı ilerlemesi, hasarın ve ihtiyaçların güvenilir, bağımsız ve objektif bir şekilde değerlendirilmesi, maliyetin profesyonelce tahmin edilmesi, sözleşme ve anlaşma süreçlerinin şeffaf bir şekilde yürütülmesi gerektiğine dikkati çekti.

Bathiliy, Libya’nın ilgili makamlarına ve uluslararası ortaklarına, ‘yeniden inşa çabalarına öncülük edecek, şeffaflığı ve hesap verebilirliği sağlayacak, ortak ve koordineli bir mekanizma üzerinde anlaşmaya varılmasını kolaylaştırmaları’ çağrısında bulundu.

Libyalı liderleri bir kez daha bölünmeye son vermeye ve yeniden inşa çalışmaları için anlaşmak üzere bir araya gelmeye çağırdı. UNSMIL Başkanı, seçim yasalarının taslaklarını teslim almayı, tüm tartışmalı konularda siyasi bir çözüme varmak için Libyalı taraflar arasında bir an önce diyalogun başlamasını ve Libya halkının taleplerini yerine getirecek şekilde seçim sürecine ilişkin bir yol haritası üzerinde anlaşmaya varılmasını sabırsızlıkla beklediğini söyledi.

Dibeybe Trablus'ta Libya Denetim Bürosu Başkanı Şakşak'la bir araya geldi (UBH)
Dibeybe Trablus'ta Libya Denetim Bürosu Başkanı Şakşak'la bir araya geldi (UBH)

Öte yandan UBH Başbakanı Dibeybe, Libya Denetim Bürosu Başkanı Halid Şakşak ile hükümetin sel felaketinden etkilenen bölgelerle ilgili çalışmalarını gözden geçirdi. Çalışmalar arasında, İdari Merkezler Kalkınma Ajansı aracılığıyla Derne’deki konutların tamamlanması ve Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Fonu aracılığıyla hazır konutlar temin edilerek vatandaşlar için acil çözümler üretilmesi yer alırken Dibeybe, şeffaf ve sağlam prosedürlere ihtiyaç duyulduğuna ve çekilen sıkıntıların herhangi bir yasa dışı adımın atılması için istismar edilmemesi gerektiğine dikkat çekti.

Bu çerçevede UBH Planlama Bakanı Muhammed ez-Zeydani konuyla ilgili olarak BM Libya İnsani Yardım Koordinatörü Georgette Gagnon’a pazar akşamı yaptıkları toplantıda bilgi verdi. Bakan Zeydani, UBH’nin Derne'de sel felaketinden etkilenenlerin acil ihtiyaçlarını ve önceliklerini karşılamak ve Derne'nin yeniden inşası için 6 hafta içinde hayata geçirilecek bir plan geliştirdiğini söyledi.

Gagnon’ın Bakan Zeydani’ye, BM Libya İnsani Yardım Koordinatörlüğü’nün bu bağlamda Planlama Bakanlığı’na tam destek vermeye ve Derne Yeniden Yapılanma Fonu projesini hayata geçirmeye yönelik ortak bir plan geliştirmek üzere çalışmakta kararlı olduğunu söylediği aktarıldı.

UBH Başbakanı Dibeybe, pazar akşamı Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi başkanlığında düzenlenen ve Menfi’nin iki yardımcısının yanı sıra bazı askeri yetkililerin katıldığı toplantıda, askeri birliklerin çalışmalarının organize edilmesinin ve askeriyenin uzmanlık alanlarına uygun olarak idari prosedürlerin takip edilmesinin önemini vurguladı.

Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı Abdullah el-Lafi, Libya'nın Kuveyt Büyükelçisi Süleyman es-Sahili’nin pazartesi günü Trablus'ta yaptıkları görüşmede kendisine "Kuveyt'in başta Derna olmak üzere Libya’nın doğusundaki bazı şehirleri vuran felaketinden etkilenenlere yaptığı insani yardımlar hakkında bilgi verdiğini söyledi.

Yeni seller

Libyalı yetkililer tarafından pazartesi günü yapılan açıklamada, ülkenin güneybatısında etkili olan sağanak nedeniyle yalnızca maddi kayıp yaşandığı ve hiçbir can kaybı olmadığı belirtildi.

UBH, Libya Ambulans ve Acil Servis Sözcüsü Usame Ali’nin, Ubari kentinde kerpiçten yapılan 4 evin çökmesi sonucu iki vatandaşın hafif yaralandığını bildirdiğini, herhangi bir maddi hasarın ve can kaybının olmasının önlenmesi için sel oluşabilecek hattın yakınlarındaki bölgelerin tahliye edildiğini söylediğini aktardı. UBH’nin açıklamasına göre Ambulans ve Acil Servis, Gat şehrinde durumun iyi olduğunu bildirirken, Operasyon Odası ise hasarın küçük olduğunu belirtti.

Ubari Belediye Başkanı Ahmed Matku, pazartesi günü televizyon ekranlarından yaptığı açıklamalarda, kentte sağanak yağışların durmasından sonra durumun yeniden istikrarlı hale geldiğini söyledi. Yaklaşık 11 bin vatandaşın yaşadığı bir mahallede binden fazla evin kerpiçten yapılması nedeniyle hasar gördüğünü açıklayan Matku, Güney Projesi’nde ve bir eğitim kurumunda maddi hasarın meydana geldiğini ifade etti.



Şarku’l Avsat’a konuşan resmi kaynak: Suveyda’da gelecek hafta tutuklu ve esirlerin takası yapılacak

Suveyda Valiliği’nden bir heyet, batı kırsalında bulunan köylerdeki hizmet durumunu inceledi. (SANA)
Suveyda Valiliği’nden bir heyet, batı kırsalında bulunan köylerdeki hizmet durumunu inceledi. (SANA)
TT

Şarku’l Avsat’a konuşan resmi kaynak: Suveyda’da gelecek hafta tutuklu ve esirlerin takası yapılacak

Suveyda Valiliği’nden bir heyet, batı kırsalında bulunan köylerdeki hizmet durumunu inceledi. (SANA)
Suveyda Valiliği’nden bir heyet, batı kırsalında bulunan köylerdeki hizmet durumunu inceledi. (SANA)

Suriye resmi kaynakları, çoğunluğu Dürzi olan Suveyda vilayetinde konuşlu Ulusal Muhafızlar ile Suriye hükümeti arasında yürütülen görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini ve taraflar arasında tutuklu ve esir değişimi yapılmasını öngören bir anlaşmanın önümüzdeki hafta tamamlanmasının beklendiğini bildirdi.

Suveyda Valiliği Medya İlişkileri Birimi Müdürü Kuteybe Azzam yaptığı kısa açıklamada, “Tutuklu ve esir değişimi konusundaki görüşmelerde ilerleme kaydedildi” ifadesini kullandı.

Azzam, anlaşmanın tamamlanacağı kesin tarihi belirtmedi, ancak değişim işleminin önümüzdeki hafta gerçekleşmesinin muhtemel olduğunu söyledi. Takas esnasında Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) temsilcilerinin de hazır bulunacağını ifade eden Azzam, teslim alma ve teslim etme işlemlerine ilişkin düzenlemelerin şu anda yürütüldüğünü belirtti.

Görsel kaldırıldı.Geçtiğimiz ekim ayında Suveyda’da Dürzi gruplar ve Arap kabileleri arasında gerçekleştirilen takastan (Anadolu Ajansı – AA)

Azzam 19 Şubat’ta Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suriye hükümeti ile Ulusal Muhafızlar arasında esir değişimi anlaşmasına varmak amacıyla ABD aracılığıyla yürütülen dolaylı görüşmelerin sürdüğünü belirtmişti. O dönemde Azzam, görüşmelerin üçüncü taraf olarak ABD üzerinden dolaylı şekilde yürütüldüğünü kaydetmişti.

Raporlara göre, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, anlaşmanın tamamlanması için her iki taraftan da onay aldı. Anlaşma kapsamında, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Adra Hapishanesi’nde tutulan 61 sivil serbest bırakılacak; karşılığında, Ulusal Muhafızlar tarafından Suveyda’da gözaltında tutulan 30 Savunma ve İçişleri bakanlıkları personeli teslim edilecek.

Görsel kaldırıldı.Şeyh Hikmet el-Hicri (AFP)

Gözlemcilere göre bu açıklama, Suriye hükümeti ile Şeyh Hikmet el-Hicri ve ona bağlı Ulusal Muhafızlar arasında aylardır süren siyasi çıkmazda bir gevşemeyi yansıtıyor. Söz konusu çıkmaz, Temmuz 2025’te yaşanan ve onlarca kişinin hayatını kaybettiği kanlı çatışmalarla patlak veren Suveyda kriziyle bağlantılı. O dönemde Dürzi silahlı gruplar ile Bedevi aşiretleri ve Suriye güvenlik güçleri arasında çatışmalar yaşanmış, İsrail ise Dürzileri koruma gerekçesiyle askeri müdahalede bulunmuştu.

Temmuz 2025 olaylarında gözaltına alınan tüm kişilerin serbest bırakılması, eylül ayında Şam’dan ABD ve Ürdün desteğiyle açıklanan ‘yol haritasının’ maddelerinden biri olarak öne çıkıyor. Ancak yol haritası ve krizle ilgili tartışmalar son dönemde gündemden düşmüş durumda.


Gazze’de gönüllüler, savaşın yıkıntıları arasından yazılı mirasın geriye kalanlarını kurtarmaya çalışıyor

UNESCO, savaşın patlak vermesinden bu yana Gazze Şeridi'ndeki 114 bölgede meydana gelen hasarı belgeledi (AFP)
UNESCO, savaşın patlak vermesinden bu yana Gazze Şeridi'ndeki 114 bölgede meydana gelen hasarı belgeledi (AFP)
TT

Gazze’de gönüllüler, savaşın yıkıntıları arasından yazılı mirasın geriye kalanlarını kurtarmaya çalışıyor

UNESCO, savaşın patlak vermesinden bu yana Gazze Şeridi'ndeki 114 bölgede meydana gelen hasarı belgeledi (AFP)
UNESCO, savaşın patlak vermesinden bu yana Gazze Şeridi'ndeki 114 bölgede meydana gelen hasarı belgeledi (AFP)

Gazze'den bir grup gönüllü, Filistin topraklarındaki en eski ve en büyük kütüphanelerden birinin arazisinde, savaşın bedelini ödeyen ve zengin kültürel mirasın değerli bir parçasını temsil eden paha biçilmez eski kitapları kurtarmak için yoğun bir şekilde çalışıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre diğer kültürel ve dini mekanlar gibi, Gazze Şeridi'nin en büyük ve en eski camisi olan Gazze Eski Şehri'ndeki Ömeri Camii'nin kütüphanesi de İsrail'in bombardımanında ciddi şekilde hasar gördü.

Bir zamanlar kilise olan 12’nci yüzyıldan kalma cami ise büyük ölçüde yıkıntıya dönüşmüş durumda.

Britanya Kütüphanesi'nin desteklediği bir miras koruma fonunu yöneten Hanin el-Umusi şunları söyledi:

“Kütüphanenin aldığı hasarın boyutunu görünce şok oldum. Çok acı bir manzaraydı. Kitapları kurtarmak için acele etmenin benim görevim olduğunu hissettim.”

AFP’ye konuşan Umusi, bir grup gönüllüyle birlikte kütüphaneyi kurtarmak için bir girişim başlattığını açıkladı.

Umusi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu kütüphanenin batı kısmı, İsrail ile Hamas arasında 2023 yılının ekim ayında Hamas'ın daha önce eşi ya da benzeri görülmemiş saldırısının ardından iki yıl süren savaş sırasında Büyük Ömeri Camii'nin üç kez bombalanması sonucu yandı.”

Kütüphanede yaklaşık 20 bin kitap bulunduğunu, bunlardan sadece üç veya dört bin tanesinin kurtulduğunu belirten Umusi, “Büyük Ömeri Camii kütüphanesi, El-Aksa Camii Kütüphanesi ve Ahmed Paşa el-Cezar Kütüphanesi'nden sonra Filistin'in üçüncü büyük kütüphanesiydi. Hukuk, tıp, İslam fıkhı, edebiyat ve çeşitli diğer konularda çok çeşitli kitaplar içeren önemli bir tarihi kütüphaneydi” ifadelerini kullandı.

Gazze'nin uzun bir geçmişe sahip. Bu da Filistin topraklarını Kenan, Mısır, Pers ve Yunan gibi ardışık medeniyetlerin eserlerinin hazinesi haline getiriyor.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) geçtiğimiz yılın ekim ayı itibarıyla, savaşın patlak vermesinden bu yana 114 bölgede hasar olduğunu belgeledi. İsrail, iki yıllık savaş boyunca Gazze Şeridi'ne abluka uygulayarak, yıkıma uğramış Filistin topraklarında felaket boyutunda bir insani kriz ve gıda ve temel ihtiyaç maddelerinde kıtlığa neden oldu.

“Küf ve barut”

Eski taş kütüphanenin odalarından birinde, bir grup gönüllü, bazı kısımları yanmış, sayfaları sararmış bir kitabın kalıntılarını toplarken, içlerinden biri ‘küf ve barut kokusunun’ yükseldiğini belirtiyor. Bitişik odada ise Hanin eski bir kitabın tozlarına üfleyerek, “Bu nadir ve tarihi kitapların durumu içler acısı. Çünkü 700 ila 800 günden fazla bir süredir terk edilmiş durumdalar. Kitaplarda büyük hasar ve barut izleri görebiliyoruz” diye ekliyor.

BM’den bağımsız bir komisyon, 2025 yılının haziran ayında yayınladığı bir raporda, İsrail'in Gazze'deki okullara, dini ve kültürel mekanlara yönelik saldırılarının savaş suçu teşkil ettiğini açıkladı.

BM İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu raporunda, “İsrail, Gazze'deki eğitim sistemini tahrip etmiş ve Gazze Şeridi'ndeki dini ve kültürel mekanların yarısından fazlasına zarar vermiştir” ifadeleri yer aldı.

Bu rapora, BM komisyonunu ‘BM İnsan Hakları Konseyi'ne (BMİHK) bağlı, önyargılı ve siyasallaşmış bir mekanizma’ olarak nitelendirerek yanıt veren İsrail, raporu ‘Gazze savaşı hakkındaki yanlış anlatısını desteklemek için yapılan bir başka girişim’ olarak değerlendirdi.


İsrail'in Gazze'nin güneyine düzenlediği hava saldırısında bir Filistinli öldü

Filistinli sağlık çalışanları, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Filistin Kızılayı genel merkezinde tahrip olmuş ambulansların yanından geçiyor (AFP)
Filistinli sağlık çalışanları, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Filistin Kızılayı genel merkezinde tahrip olmuş ambulansların yanından geçiyor (AFP)
TT

İsrail'in Gazze'nin güneyine düzenlediği hava saldırısında bir Filistinli öldü

Filistinli sağlık çalışanları, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Filistin Kızılayı genel merkezinde tahrip olmuş ambulansların yanından geçiyor (AFP)
Filistinli sağlık çalışanları, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Filistin Kızılayı genel merkezinde tahrip olmuş ambulansların yanından geçiyor (AFP)

Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerinde İsrail güçlerinin bugün düzenlediği topçu ateşi ve silahlı saldırıda bir Filistinli vatandaş öldü, birçok kişi ise yaralandı.

Filistin Haber Ajansı (WAFA) tıbbi kaynaklara dayandırdığı haberinde, Han Yunus'un güneyindeki Ard el-Limon bölgesini hedef alan bombalı saldırıda 27 yaşında bir adamın öldüğünü ve naaşının Nasır Tıp Kompleksi'ne kaldırıldığını bildirdi.

Ayrıca, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Ebu Hüseyin Okulu yakınlarında İsrail insansız hava aracı (İHA) ateşiyle bir Filistinli yaralandı; Han Yunus'un güneyindeki Kizan Ebu Reşvan bölgesinde ise bir kız çocuğu İsrail'in açtığı ateş sonucu yaralandı.

 Filistinliler, Han Yunus'ta 19 Şubat'ta İsrail ordusunun açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden bir akrabaları için yas tutuyor (DPA)Filistinliler, Han Yunus'ta 19 Şubat'ta İsrail ordusunun açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden bir akrabaları için yas tutuyor (DPA)

İsrail uçakları, Gazze şehrinin doğusunda ve Han Yunus'un doğusundaki "sarı hat"ın doğusunda hava saldırıları düzenledi. Bu saldırılar, savaş uçaklarının yoğun alçak irtifa uçuşlarıyla eş zamanlı olarak gerçekleşti. İsrail güçleri, Han Yunus'un doğusundaki yerleşim binalarını yıktı ve Gazze şehrinin doğusundaki Şucaiyye mahallesinin doğusundaki ve Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc kampının doğusundaki bölgeleri bombaladı.

Güney Gazze Şeridi'ndeki Han Yunus'ta, yerinden edilmiş Filistinlilerin barındığı derme çatma bir kampta, çocuklar sular altında kalmış bir sokaktan geçiyor (AFP)Güney Gazze Şeridi'ndeki Han Yunus'ta, yerinden edilmiş Filistinlilerin barındığı derme çatma bir kampta, çocuklar sular altında kalmış bir sokaktan geçiyor (AFP)

İsrail güçleri ayrıca Gazze şehrinin güneydoğusundaki Zeytun mahallesinin doğusunda da defalarca ateş açtı, ancak şu ana kadar bu bölgede herhangi bir yaralanma veya ölüm bildirilmedi.

Şarku’l Avsat’ın WAFA'dan aktardığına göre 11 Ekim'deki ateşkesin ardından İsrail güçleri 615 Filistinliyi öldürdü ve bin 658 Filistinliyi de yaraladı.