Suriye hükümeti, Harp Okulu’ndaki saldırıda hayatını kaybedenler için 3 günlük yas ilan etti

 Humus şehrindeki Harp Okulu SİHA’ların hedefi olmadan önce (Sosyal medya)
Humus şehrindeki Harp Okulu SİHA’ların hedefi olmadan önce (Sosyal medya)
TT

Suriye hükümeti, Harp Okulu’ndaki saldırıda hayatını kaybedenler için 3 günlük yas ilan etti

 Humus şehrindeki Harp Okulu SİHA’ların hedefi olmadan önce (Sosyal medya)
Humus şehrindeki Harp Okulu SİHA’ların hedefi olmadan önce (Sosyal medya)

Suriye rejim güçleri, Humus şehrindeki Harp Okulu’nun mezuniyet töreni sırasında silahlı insansız hava araçlarıyla (SİHA) düzenlenen saldırıda ölü sayısı henüz netleşmeden, ülkenin kuzeybatısındaki İdlib’te muhalif örgütlerin mevzilerine şiddetli bir saldırı başlattı.

Medya kaynakları, İdlib’in şehir ve kasabalarında 30’a yakın alanın hedef alındığını bildirdi.

Şam’daki kaynaklar ise, Harp Okulu’na düzenlenen saldırının, sahadaki askeri olayların gidişatında bir dönüm noktası teşkil edeceğini söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan yerel kaynaklara göre, dün, subay ve astsubayların mezuniyet töreninin sona ermesinin ardından hatıra fotoğrafı çekildiği sırada SİHA’lar, üniversite binalarından birini hedef aldı.

Saldırı, çok sayıda subay ve ailelerinin hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına neden oldu.

Suriye hükümeti, saldırının ardından 3 günlük yas ilan etti. Ülke geneli ve yurt dışındaki tüm büyükelçilik ve diplomatik kurumlarda bayraklar yarıya indirildi.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), mezuniyet törenini hedef alan saldırılarda ölenlerin sayısı 112’ye yükseldiğini duyurdu.

Bunlar arasında, kadın ve subayların akrabası olan kız çocukları da dahil olmak üzere 21 sivil vardı.

Saldırıda 120’den fazla kişi de yaralandı.  Yaralıların bir kısmının durumu kritik.  Bu da ölü sayısının artacağını gösteriyor.

FOTO: Humus şehrindeki Harp Okulu SİHA’ların hedefi olmadan önce (SANA)
Humus şehrindeki Harp Okulu SİHA’ların hedefi olmadan önce (SANA)

Kaynaklar, tören bitiminden sonra ailelerin bir araya gelerek birbirlerini tebrik edip, fotoğraf çektirmesi nedeniyle ölü ve yaralı sayısının fazla olduğunu söyledi.

Suriye Ordusu Genel Komutanlığı’nın açıklamasında, bu ‘korkakça terör eyleminin’ benzeri görülmemiş bir suç olduğuna vurgu yapıldı. Bu terör örgütlerine karşı tüm güç ve kararlılıkla karşılık verileceği ve her nerede olursa olsun, bu işi planlayanlar ve uygulayanların ağır bedeller ödeyeceği de ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Sputnik’ten aktardığı habere göre, üst düzey bir güvenlik kaynağı, Humus Harp Okulu’ndaki patlama anında, Suriye Savunma Bakanı Orgeneral Ali Mahmud Abbas’ın orada olduğuna dair haberleri yalanladı.

Söz konusu kaynak, Savunma Bakanı’nın törene katıldığını ve tören bittikten hemen sonra Harp Okulu’ndan ayrıldığını söyleyerek, “Terör saldırısı, Savunma Bakanı’nın Harp Okulu’ndan ayrılmasından 21 dakika sonra meydana geldi” dedi.

Rejim yanlısı medya organları, saldırıda ölenlerin 100’ü aştığını ve kritik durumda olan yaralıların çok fazla olması nedeniyle ölü sayısının artacağına vurgu yaptı.

SOHR Direktörü Rami Abdurrahman basına yaptığı açıklamada, saldırıda 120’den fazla ölü ve yaralanma olduğunu söyledi.

Heyetu Tahriru’ş Şam (HTŞ), DEAŞ ve İranlı milislerin bu bölgelerde SİHA kullandığını dile getiren Abdurrahman, saldırının arkasında İsrail’in olmasının pek olası olmadığını, çünkü daha önce hiç böyle hedeflere saldırmadığını dile getirdi.

Saldırının ardından, bölgedeki T4 ve Şayrat havalimanlarından kalkan rejim savaş uçakları ve helikopterleri, 30’dan fazla alanı hedef aldı.



Lübnan'ın güneyine düzenlenen İsrail saldırısında bir Lübnan askeri hayatını kaybetti

Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
TT

Lübnan'ın güneyine düzenlenen İsrail saldırısında bir Lübnan askeri hayatını kaybetti

Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)

Lübnan ordusu, dün Güney Lübnan'daki Kfar Rumman - Nabatiye kasabasında bulunan evlerine düzenlenen İsrail saldırısı sonucu bir asker ve ailesinin bazı üyelerinin öldürüldüğünü "X" platformunda duyurdu.

Lübnan ordusu, baskının ailenin Nabatiye bölgesindeki evini hedef aldığını belirtti.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre dün akşam ülkenin güneyine yönelik çok sayıda hava saldırısı düzenlendi.

Ajans, “düşman savaş uçakları ve insansız hava araçlarının (İHA), güneydeki Batı ve Orta kesimlerde yer alan Sur ve Bint Cubeyl ilçelerini 70’ten fazla hava saldırısıyla hedef aldığını, bununla eş zamanlı olarak topçu atışlarının da yapıldığını” bildirdi. Söz konusu saldırıların çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına, ayrıca evlerin, altyapının ve yolların tahrip olmasına yol açtığı belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın Lübnan Sağlık Bakanlığı’na bağlı Acil Durum Operasyon Merkezi’nden aktardığına göre  2 Mart ile 30 Nisan tarihleri arasındaki saldırıların toplam bilançosu, 2 bin 586 ölü ve 8 bin 20 yaralı oldu.

Öte yandan, İsrail ordusu dün güney Lübnan’da bir İsrail askerinin öldüğünü açıkladı. Yerel medya, askerin “Hizbullah” tarafından SİHA ile gerçekleştirilen saldırıda öldüğünü bildirdi. Ordu ayrıca bir askerin de yaralandığını duyurdu.

İsrail ordusu, dün akşam Lübnan’dan fırlatılan bir mühimmatın İsrail’in kuzeyindeki açık bir alana düştüğünü, ayrıca İsrail hava sahasına girmeden önce “şüpheli bir hava aracının” engellendiğini açıkladı. Bu gelişmeler nedeniyle ülkenin kuzeyinde sirenlerin çaldığı belirtildi.

Ordu ayrıca, Lübnan’ın güneyinde “Hizbullah”a ait yaklaşık 140 metre uzunluğunda bir tünelin imha edildiğini de duyurdu.

İsrail ile İran destekli Hizbullah arasındaki çatışmalar, ABD ve İsrail’in İran’la savaşa başlamasının ardından yeniden tırmandı. Haftalar süren savaşın ardından İsrail ile Lübnan hükümeti arasında bir ateşkes üzerinde anlaşmaya varılmıştı. Ancak buna rağmen İsrail ordusu ile Hizbullah karşılıklı saldırılarını sürdürürken, İsrail güçlerinin hâlen Lübnan’ın güneyinde konuşlu olduğu bildiriliyor.


İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)

İsrail, Lübnan’ın güneyde “gerilimin düşürülmesi” yönündeki taleplerine, yeni yerleşimler için yayımladığı tahliye uyarılarıyla karşılık verdi. Bu adımın, ülke içindeki baskıları daha da artırabileceği değerlendiriliyor.

Güneyli kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “sarı hat” boyunca uzanan ve Nebatiye çevresine kadar genişleyen bir “kırmızı bölge” oluştuğunu belirtti. Söz konusu bölgenin 35 kilometreden fazla genişliğe sahip olduğu, Lübnan toprakları içinde yaklaşık 25 kilometre derinliğe ulaştığı ve onlarca köyü kapsadığı ifade edildi. Bu köylerin bombardıman ya da tahliye uyarılarına maruz kalması, yeni göç dalgalarına yol açtı.

Bu sırada Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD Başkanı Donald Trump tarafından üç hafta uzatılan ateşkes anlaşmasına İsrail’in uyması için diplomatik temaslarını sürdürüyor. Avn ayrıca tutukluların serbest bırakılmasını, Uluslararası Kızılhaç'ın kendilerini ziyaret etmesine izin verilmesini talep ederken, sivillerin ve sağlık ekiplerinin hedef alınmasını kınadı.

Öte yandan Hizbullah, doğrudan müzakereler ve Avn ile Meclis Başkanı Nebih Berri arasındaki artık açık hale gelen anlaşmazlık nedeniyle Avn’a yönelik eleştirilerini artırdı.

“Direnişe Vefa” bloğu üyesi milletvekili Ali Fayyad, Cumhurbaşkanı’nın tutumunun “endişe verici” olduğunu belirterek, “Amerikan muhtırasını reddetmek yerine pazarlıyor” dedi. Fayyad, “Daha da tehlikelisi, ateşkes talep etmesine rağmen İsraillilerin hareket özgürlüğü ilkesine itiraz etmeden bunu kabul etmesidir” ifadelerini kullandı.


Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
TT

Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Truth Social'da yaptığı bir paylaşımda, Ali el-Zeydi'nin Irak başbakanı olarak atanmasını tebrik ederek, çok verimli bir yeni ilişki kurmayı dört gözle beklediğini belirtti.

El- Zeydi, Trump ile telefonda görüştüğünü ve Trump'ın kendisini Bağdat'ta hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmeye davet ettiğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Başbakanlık basın ofisi yaptığı açıklamada, El- Zeydi'nin "ABD Başkanı Donald Trump'tan bir telefon aldığını, Trump'ın kendisini yeni hükümeti kurmak üzere resmen atanmasından dolayı tebrik ettiğini ve hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmesi için resmi bir davette bulunduğunu" belirtti.

Pazartesi günü, Tahran'a yakın Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi tarafından eski Başbakan Nuri el-Maliki'nin yerine aday gösterilen el-Zeydi, hükümeti kurmakla görevlendirildi. Nuri el-Maliki'nin adaylığı ise Amerika Birleşik Devletleri ve Trump tarafından muhalefetle karşılanmıştı.