Mısır’ın arabuluculuğu Gazze’de sükûneti sağlayabilir mi?

Mısır Cumhurbaşkanı Gazze Şeridi’ndeki krizi Stratejik Kriz Yönetim Merkezi’nden takip ederken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Gazze Şeridi’ndeki krizi Stratejik Kriz Yönetim Merkezi’nden takip ederken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır’ın arabuluculuğu Gazze’de sükûneti sağlayabilir mi?

Mısır Cumhurbaşkanı Gazze Şeridi’ndeki krizi Stratejik Kriz Yönetim Merkezi’nden takip ederken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Gazze Şeridi’ndeki krizi Stratejik Kriz Yönetim Merkezi’nden takip ederken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Filistin ve İsrail arasında çatışmalar devam ederken ve Lübnan Hizbullahı’nın İsrail güçlerine füzeler atarak çatışma hattına girmesine karşı İsrail tarafından füzelerle misilleme gelirken, gözler Mısır’ın arabuluculuk yapma ve durumu sakinleştirme olasılığına çevriliyor. Mısır’da durumu sakinleştirmek ve krizin sonuçlarını kontrol altına almak için bölgesel ve uluslararası düzeylerde diplomatik hareketler hız kazandı.

Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Ahmed Fehmi, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, Cumhurbaşkanı Abdulfettah Es-Sisi’nin, çatışmaların başladığı ilk andan itibaren ülkesinin ilgili tüm taraflarla iletişimini yoğunlaştırması yönünde talimat verdiğini söyledi. Sözcü “Mısır cumartesi gününden bu yana, gerek Cumhurbaşkanı Sisi gerekse Dışişleri Bakanlığı ve ilgili birimler düzeyinde olsun, İsrail ve Filistin taraflarının yanı sıra bölgesel ve uluslararası taraflarla da doğrudan temas halinde” dedi.

Dün İsrail’in hava saldırıları sonucunda yıkılan Ulusal Banka binasının çevresinde hasarı inceleyen Filistinliler (EPA)
Dün İsrail’in hava saldırıları sonucunda yıkılan Ulusal Banka binasının çevresinde hasarı inceleyen Filistinliler (EPA)

Mısır devletinin öncelikle kan dökülmesini durdurma konusundaki kararlılığını vurgulayan Fehmi “Mısır, uluslararası meşru esaslara uygun olarak ve bölgede barış ve istikrarın tesisini sağlayacak şekilde Filistin sorununun iki devletli çözüm temelinde kapsayıcı ve adil bir çözüme kavuşması yolunda her zaman ilerleme kaydetmeye çalışmaktadır” ifadelerini kullandı.

Mısır iki gündür kriz hattına girmiş durumda. Cumhurbaşkanı bölgesel ve uluslararası taraflarla yoğun temaslarda bulundu. Bunların sonuncusu Ürdün Kralı 2. Abdullah ile yapılan telefon görüşmesi oldu. Ortalığı sakinleştirmek için Mısır ve Ürdün arasında istişare ve koordinasyonu sürdürme amacıyla yapılan telefon görüşmesinde “gerilimi ve şiddeti tırmandırmaya son verilip itidal” çağrısı yapıldı.

Cumhurbaşkanı Sisi, geçtiğimiz ağustos ayında El-Alameyn’de Ürdün Kralı 2. Abdullah’ı kabul ederken (AFP)
Cumhurbaşkanı Sisi, geçtiğimiz ağustos ayında El-Alameyn’de Ürdün Kralı 2. Abdullah’ı kabul ederken (AFP)

Kahire’deki Amerikan Üniversitesi (AUC) Siyaset Bilimi öğretim üyesi Dr. Tarık Fehmi, Mısır’ın çatışmaların başladığı andan itibaren, hem İsrail hem de Filistin tarafından kabul edilen bir taraf olmasının yanı sıra itidal çabalarında birikmiş deneyimlerine dayanarak resmi bir açıklama yapmakla başlayarak hızlı bir şekilde tavrını ortaya koyduğunu söyledi. Fehmi söz konusu açıklamayı “doğrudan ve güçlü” olarak nitelendirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Fehmi, “Mısır, Suudi Arabistan Krallığı ve Ürdün arasındaki Arap koordinasyonunun devam ettiğine” dikkat çekti. Mısır’ın “durumu sakinleştirme” sürecindeki rolünü vurgulayarak bu rolün “çatışma taraflarındaki siyasi ve askeri arzunun var olmasına” bağlı olarak devam edeceğini kaydetti.

Fehmi, Mısır’ın bu seferki rolünün öncekinden farklı olduğuna dikkat çekerek “Sahnede Kahire’nin rolünü genişletecek ve onu krizin çözülmesinde daha merkezi hale getirecek değişiklikler göreceğiz” dedi.  Fehmi sözlerini şöyle sürdürdü: “Saldırının büyüklüğü nedeniyle mevcut çatışmayı çetrefilli ve karmaşık sorunlar takip ediyor. Sahadaki sükunetin ardından, her iki taraftan da beklenen tavizsizlik atmosferi ortasında ateşkesin pekiştirilmesiyle ilgili anlaşma esasları ve bununla ilişkili garantilerin yanı sıra iki taraf da bir esir ve rehine kriziyle karşı karşıya kalacak.”

Fehmi, bu çatışmanın ortasında “sadece Mısır’ın bu düğümü çözüp ateşkes için zemin hazırlayabileceğini, ancak Cezayir gibi diğer taraflarla Arap desteğinin genişletilebileceğini” düşündüğünü dile getirdi. Cezayir konusunda Fehmi, “Krizin yansımalarını bertaraf etmek için Arap çabalarına katılmasını umuyorum” dedi.

FOTOĞRAF ALTI: 30 Temmuz’da Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Filistinli grupların genel sekreterlerinin El-Alameyn’deki toplantısındayken (EPA)
30 Temmuz’da Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Filistinli grupların genel sekreterlerinin El-Alameyn’deki toplantısındayken (EPA)

Mısır, İsrail ile Filistinli gruplar arasındaki silahlı çatışma krizlerinin kontrol altına alınmasında önemli bir rol oynuyor. En sonuncusu geçtiğimiz temmuz ayında Mısır’ın El-Alameyn kentinde Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın katılımıyla yapılmak üzere, birçok kez, çeşitli dönemlerde etkili olan ‘sükûneti sağlama’ anlaşmalarına varılmasını sağladı.

Hamas Hareketi cumartesi günü İsrail’e, ‘Aksa Tufanı’ adını verdiği bir saldırı başlatmıştı. Roketlerin ateşlenmesinin yanı sıra silahlı kişiler İsrail yerleşimlerine sızmış ve çok sayıda İsrailliyi esir almıştı. İsrail tarafı da buna ‘Demir Kılıçlar’ adını verdiği bir operasyonla karşılık vermişti. Çatışmalar her iki taraftan da kayıplarla sonuçlanmıştı.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.