Gazze savaşı: Mısır için kritik bir dönemde tehlikeli gerilim

AFP
AFP
TT

Gazze savaşı: Mısır için kritik bir dönemde tehlikeli gerilim

AFP
AFP

Amr İmam

Mısır, Hamas'ın 7 Ekim'de İsrail'e düzenlediği ve yüzlerce İsraillinin ölümüne yol açan saldırısının ardından İsrail ile Gazze'deki direnişçi gruplar arasında artan gerilime son verme çabalarını yoğunlaştırıyor.

Bu amaçla Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, aralarında Gazze'den İsrail'e yönelik saldırıların derhal durdurulması çağrısında bulunan ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken'in de bulunduğu çok sayıda uluslararası yetkiliyle bir dizi telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Mısır Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, İsrail'in ‘kışkırtıcı eylemlerden’ kaçınması gerektiğini vurgulayarak her iki tarafı da itidalli davranmaya ve gerilimin artmasını engellemeye çağırdı. Aynı zamanda, mevcut gerilimin Filistinliler ile İsrailliler arasındaki barış çabalarına yansımaları konusunda da uyarıda bulundu.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, 7 Ekim'de Filistinliler ile İsrailliler arasındaki çatışmanın durdurulması için çaba gösterilmesi çağrısında bulundu. Üçüncü dönem için adaylığını açıkladıktan sonra şu anda cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasını başlatmaya hazırlanan Mısırlı lider, 8 Ekim'de Ürdün Kralı 2. Abdullah ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede iki taraf arasındaki gerilim üzerinde duruldu. İki lider, şiddeti durdurmak ve iki taraf arasında dökülen kana son vermek için ortak bölgesel ve uluslararası çaba gösterilmesi çağrısında bulundu.

Gazze'yle 12 kilometre, İsrail'le ise 245 kilometre sınırı olan Mısır, ortak sınır boyunca bölgeye onlarca ambulans ve sağlık ekibinin gönderilmesi de dahil olmak üzere birçok hazırlık yaptı. Yerel sağlık yetkilileri, özellikle İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının artma olasılığı ve Gazze Şeridi'ndeki hastanelerin önümüzdeki birkaç saat içinde aşırı kalabalıklaşması olasılığı göz önüne alındığında, Gazze Şeridi'ndeki yaralıların tedavi görmek üzere Mısır'a götürülmesini istiyor.

8 Ekim'de, bir polis memurunun Mısır'ın kuzeyindeki kıyı kenti İskenderiye'de bir grup İsrailli turiste silahla ateş etmesi ve iki İsrailli ile bir Mısırlıyı öldürmesiyle Mısır, doğrudan gerilimin içine çekildi. Şu ana kadar rütbesi açıklanmayan polis, İsrailli turist grubunu korumakla görevlendirilmişti. Mısırlı yetkililer polis memurunu sorgulamaya başladı. Ayrıca Mısır’ın İsrail'den resmi olarak özür dilemesi bekleniyor.

Mısır, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun bir sonraki İsrail saldırısına hazırlık amacıyla Gazzelilerden topraklarını terk etmelerini istemesinin ardından, İsrail'in Gazze'deki saldırılarının artmasının Sina sınırında yaralı Filistinlilerin izdihamına yol açmasından korkuyor. Bazıları şimdiden Mısır'ın tek taraflı olarak sınırlarını bu Filistinlilere açıp açmayacağını merak etmeye başladı.

Mısır, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun bir sonraki İsrail saldırısına hazırlık amacıyla Gazzelilerden topraklarını terk etmelerini istemesinin ardından, İsrail'in Gazze'deki saldırılarının artmasının Sina sınırında yaralı Filistinlilerin izdihamına yol açmasından korkuyor. Bazıları şimdiden Mısır'ın tek taraflı olarak sınırlarını bu Filistinlilere açıp açmayacağını merak etmeye başladı.

Ekonomik yansımalar

İsrailli turistlerin vurulmasının olası bir sonucu, önemli bir döviz kaynağı olan yerel turizm sektörünü olumsuz etkilemek olabilir.

Turistlerin vurulması olayı, Mısır'ın, başta Koronavirüs ve ardından Ukrayna'daki mevcut savaş olmak üzere son yıllarda ağır darbelere maruz kalan turizm sektöründen elde ettiği gelirleri artırmak için yoğun şekilde çalıştığı bir döneme denk geldi.

Yerel gözlemciler, İsrailli turistlerin vurulmasının Mısır'ın Filistinliler ile İsrailliler arasındaki arabuluculuk çabalarını olumsuz yönde etkileyeceğini söylüyor.

(foto altı) Mısır polisi, 8 Ekim 2023'te İskenderiye'de bir polisin iki İsrailli turisti ve bir Mısırlıyı öldürdüğü bölgeyi kordon altına aldı. (AFP)
Mısır polisi, 8 Ekim 2023'te İskenderiye'de bir polisin iki İsrailli turisti ve bir Mısırlıyı öldürdüğü bölgeyi kordon altına aldı. (AFP)

Mısır Dışişleri Bakanı'nın eski yardımcısı Cemal Beyumi, Al Majalla'ya verdiği demeçte “Mısır, Filistinliler ile İsrailliler arasında ateşkes için arabuluculuk yapmaya çalıştığından bu olay muhtemelen kamuoyundaki atmosferi olumsuz etkileyecektir” dedi. Beyumi, “Mısır'ın tüm konuyu açıklığa kavuşturmaya ve arabuluculuk çabalarını ilerletmeye çalışacağını, çünkü her iki tarafın da bu çabalara ihtiyacı olduğunu” vurguladı.

Uzun süredir Filistinliler ile İsrailliler arasında arabuluculuk rolünü üstlenen Mısır, sükunetin yeniden tesis edilmesinde pek çok başarı elde etti.

Mısır'ın arabuluculuk çabaları muhtemelen Gazze'deki İsrailli rehinelerin güvenliğini sağlamaya ve ardından İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkumlarla yapılması beklenen bir takas anlaşmasıyla bu rehinelerin serbest bırakılmasını sağlamaya odaklanacak.

Uzun süredir Filistinliler ile İsrailliler arasında arabuluculuk rolünü üstlenen Mısır, sükunetin yeniden tesis edilmesinde pek çok başarı elde etti.

Kahire'de, bu kez arabuluculuk çalışmalarının Gazze-İsrail arasındaki önceki çatışmalarda olduğu kadar kolay olmayacağı yönünde bir görüş hâkim. Gerçek şu ki, Hamas'ın İsrail'in güneyine yönelik 7 Ekim saldırılarının boyutu ve İsrail'in insan kayıpları, Mısır gibi arabuluculuk çabaları içinde olan ülkelere kapıyı kapatabilir.

Hamas'ın gerçekleştirdiği saldırılarda şu ana kadar yaklaşık 900 İsrailli öldürüldü. Yaralananlardan bazılarının durumunun kritik olması nedeniyle bu sayı giderek artıyor. Aralarında üst düzey asker ve subayların da bulunduğu 50'den fazla İsrailli Gazze'de rehin alındı. Bu nedenle ateşkes, en azından yakın gelecekte uzak bir olasılık haline geldi.

Kahire Üniversitesi'nde siyaset bilimi profesörü olan Ekrem Bedreddin, Al Majalla'ya yaptığı açıklamada, “Hizbullah, Filistinlilerin bu savaşta yalnız olmadığı mesajını iletmeye çalışıyor. Her iki tarafta da özellikle sivillere yönelik şiddetin artması ihtimali çok yüksek” dedi. Bedreddin, Filistin-İsrail anlaşmazlığının adil ve kapsamlı bir şekilde çözülmesi çağrısında bulundu.

Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın 7 Ekim'de yaptığı açıklamada, İsrail ile Gazze arasındaki çatışmanın daha da büyümesini önlemek için etkili uluslararası taraflara müdahale çağrısında bulunmasının nedeni bu kasvetli tahminler olabilir.

Kahire'de, bu kez arabuluculuk çalışmalarının Gazze-İsrail arasındaki önceki çatışmalarda olduğu kadar kolay olmayacağı yönünde bir görüş hâkim. Gerçek şu ki, Hamas'ın İsrail'in güneyine yönelik 7 Ekim saldırılarının boyutu ve İsrail'in insan kayıpları, Mısır gibi arabuluculuk çabaları içinde olan ülkelere kapıyı kapatabilir.

İsrailli turistlerin vurulması olayı, Gazze'deki Filistinliler ile İsrailliler arasında yeni bir savaşın sonucu olarak Mısır'ın karşı karşıya olduğu güvenlik risklerine keskin bir bakış sağlıyor. Mısır, özellikle turizm sektörünün toparlanmaya başlamasının ardından sektörü her türlü güvenlik riskinden korumak ve Mısır hazinesine acil ihtiyaç duyduğu parayı sağlamak için var gücüyle çalışıyor.

Gazze ile İsrail arasında savaşın patlak vermesi Sina'daki güvenlik durumuna da tehdit oluşturuyor. Mısır, yakın zamanda DEAŞ'ın bir kolunu yenilgiye uğrattıktan sonra 60 bin kilometrekarelik bölgeyi terörden arındırdığını ilan etti. Mısır'ın Sina'da yaklaşık 10 yıldır sürdürdüğü terörle mücadele operasyonları ülkeye hem insani hem de mali açıdan çok pahalıya mâl oldu.

Bu nedenle Kahire'de, Sina sınırında artan gerilimin Mısır topraklarındaki radikal kesimi güçlendireceği korkusu başladı. Bu durum radikal gruplardan bazılarını Kızıldeniz'deki Şarm eş-Şeyh de dahil olmak üzere Sina'daki turistik tesislere yönelik eylemlerde bulunmaya veya Kahire ile Tel Aviv arasında gerginliğe neden olabilecek sınır ötesi saldırılar düzenlemeye teşvik edilebilir.

Kritik dönem

Mevcut savaş, ekonomik açıdan sıkıntı çeken Mısır için tamamen uygunsuz bir zamana denk geldi. Bölgede ortaya çıkan şiddet olaylarının Mısır ekonomisine, özellikle de turizm sektörüne olumsuz yansımaları muhtemel. Mısır aynı zamanda ekonominin ön planda olduğu yeni cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlanıyor.

İsrail ile Gazze arasındaki mevcut savaşın olası güvenlik boyutları, özellikle savaşın daha uzun sürmesi ve her iki taraftan da daha fazla can kaybına yol açması halinde, seçim hazırlıklarını olumsuz etkileyebilir.

En büyük korku, radikal İslamcıların, özellikle de Müslüman Kardeşler'in takipçilerinin, İsrail ile Gazze arasındaki mevcut çatışmayı, Mısır'ın çeşitli şehirlerindeki turistik tesislere, turistlere veya hükümet merkezlerine yönelik saldırıları kışkırtmak için kullanması yönünde.

(foto altı) İsrail'in 10 Ekim 2023'te Gazze Şehri'ndeki er-Rimal mahallesine düzenlediği hava saldırılarının ardından eşyalarını taşıyan Filistinliler. (AFP)
 İsrail'in 10 Ekim 2023'te Gazze Şehri'ndeki er-Rimal mahallesine düzenlediği hava saldırılarının ardından eşyalarını taşıyan Filistinliler. (AFP)

Mısır’da bazı kesimler şimdiden Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ertelenmesi yönünde çağrıda bulunuyor. Seçimlerin Haziran 2024'te yapılması planlanıyordu ancak Mısırlı yetkililer, Kahire'nin ulusal ekonomiyi mevcut durumdan kurtarmak için bir dizi katı ekonomik önlemin kapısını açmak üzere adım atacağı beklentileri arasında seçimleri planlanan tarihten önce yapacak.

* Şarku’l Avsat tarafından Al Majalla dergisinden tercüme edilmiştir.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.