Sosyal medya Aksa Tufanı karşısında nasıl taraf tutuyor?

Londra’da Filistin’e destek yürüyüşü sırasında yüzünde Filistin bayrağı olan küçük bir çocuk (AFP)
Londra’da Filistin’e destek yürüyüşü sırasında yüzünde Filistin bayrağı olan küçük bir çocuk (AFP)
TT

Sosyal medya Aksa Tufanı karşısında nasıl taraf tutuyor?

Londra’da Filistin’e destek yürüyüşü sırasında yüzünde Filistin bayrağı olan küçük bir çocuk (AFP)
Londra’da Filistin’e destek yürüyüşü sırasında yüzünde Filistin bayrağı olan küçük bir çocuk (AFP)

Filistinli gazeteci Nesrin er-Razayine ‘Yazdıklarımız ulaşmıyor’ ifadeleri ile yaşadıklarını anlattı. Hamas’ın Aksa Tufanı olarak adlandırılan saldırısına tepki olarak İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırı başlatmasından bu yana Razayine memleketinde olup bitenleri aktarmaya başlamasının ardından Facebook sayfasında yazdıklarının silindiğini belirtti.

Razayine Şarku’l Avsat’a, Filistinlilerle ilgili içeriklerin silindiğini ve takipçilerinin gönderilerine ve özellikle de İsrail ordusunun şiddetine maruz kalan çocukların fotoğraflarına ‘erişim eksikliği’ olarak belirtilen bir nedenle ulaşmadığını söyledi. Ayrıca siteden kısıtlamaya ilişkin mesajlar aldığını da anlattı.

Geçen hafta Facebook ve Instagram’daki kullanıcılar, Meta’nın sahibi olduğu bu platformların, kamuoyunu şekillendirme arenası haline gelerek, Filistin davasını destekleyen içeriklerin silinmesine yönelik eleştirilerini yayınlamıştı. Geçtiğimiz iki gün içinde bazı kullanıcılar, birçok arkadaşının gönderilerinin kaybolduğunu belirterek, Facebook’un algoritmalarının değiştirilmesini talep eden bir mesajı paylaştı. Söz konusu mesajda “Facebook, uygulamada yalnızca seçtiği arkadaşlarımı gösteriyor. Bizim arkadaşlarımızı seçmek için Facebook’a ihtiyacımız yok uygulamanın kontrol politikası olmadan kullanabiliriz” ifadelerine yer verildi.

Hamas Hareketi’ne bağlı Sağlık Bakanlığı’nın cumartesi sabahı açıkladığı son verilere göre, Gazze Şeridi’nde İsrail bombardımanı sonucu ölenlerin sayısının 724’ü çocuk olmak üzere 2 bin 215’e yükselirken, basında çıkan haberlerde Hamas ve Aksa Tufanı ile ilgili hashtaglerin gizlendiği belirtiliyor.

Uluslararası ilişkiler, strateji ve uluslararası çatışma konularında uzman olan Enes el-Kassas, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırganlığına ilişkin sahte haberlere örnek olarak Politico dergisindeki bir haberin bağlantısını yayınladıktan sonra son günlerde Facebook hesabında kısıtlamalarla karşı karşıya kaldı. Kassas, Şarku’l Avsat’a “İki gün boyunca bir kısıtlama uyarısı aldım. Bu algoritmalar çılgınlık” ifadelerini kullandı.

Buna rağmen araştırmacı, Facebook platformunda hesabının askıya alınmasını önlemek için, doğru olsa bile, davayı destekleyecek herhangi bir bilgi veya gönderi yayınlamaktan kaçınmaya çalıştı. Bununla ilgili olarak “Facebook resmi verileri bile kısıtlamaya çalışıyor. Ayrıca yalnızca iki beğeni alan gönderilerim var ve bu normal değil” ifadelerini kullandı.

Siyasi araştırmacı, bu kısıtlamanın Facebook platformunun takipçilerine olan saygısını azalttığını düşünüyor. İsrail’in bakış açısını destekleyen içeriklerin yayınlanmasına izin verilmesinin çifte standartların kanıtı olduğunu vurgulayarak “16 yıldır Facebook hesabım var ve daha önce bu yasak hiç yaşanmamıştı” ifadelerini sözlerine ekledi.

Kitaplarla ilgili içerikleri ‘Kitap Kurdu’ kanalı adı altında çeşitli platformlarda yayınlayan Nida eş-Şebravi Şarku’l Avsat’a Instagram platformuna Filistin meselesini ele alan bir video yüklediğini ancak videonun 3 kez silindiğini ve sesin kapatıldığını söylüyor. Videoyu yayınlamayı tekrar denediğini de sözlerine ekledi.

Aynı bağlamda Şarku’l Avsat, Instagram platformunda savaştaki çocuklarla ilgili bir konunun bağlantısını yayınlamaya çalıştı. Ancak “Topluluğumuzu korumak için bazı faaliyetleri yasaklıyoruz” uyarısı aldı.

cdfvg
Instagram’da Gazze ile ilgili basında çıkan bir haberi yayınlamanın yasak olduğunu belirten bir uyarı (Şarku’l Avsat)

* Önlem mi engelleme mi?

Sosyal paylaşım sitesi Facebook’un sahibi ABD merkezli teknoloji devi Meta, Gazze’de çatışmaların başlamasının ardından internette yasa dışı ve yanıltıcı içeriklerin yayınlanmasına karşı ek önlemler alacağını açıkladı.

Alman haber ajansı DPA’ya göre Meta dün (Cumartesi) yaptığı açıklamada, Hamas savaşçılarının saldırısını takip eden ilk üç gün ile ilgili olarak ‘Şirket, politikalarını ve yönergelerini ihlal ettiği için İbranice ve Arapça 795 bin içeriği sildi veya spam olarak sınıflandırdı” ifadelerine yer verdi. Ayrıca “7 Ekim’i takip eden üç günde önceki iki ayla karşılaştırıldığında, Tehlikeli Kuruluşlar ve Bireyler politikamızı ihlal ettiği için her gün 7 kat daha fazla İbranice ve Arapça içeriği siliyoruz” ifadeleri de açıklamada yer aldı.

Hamas’ın rehineleri Facebook ve Instagram’da sergilemekle tehdit etmesi nedeniyle bu platformlarda özellikle dikkatli olduklarını belirten şirket, daha önce platformun politikalarını ihlal eden bazı kullanıcılara kısıtlamalar getirdiğini söyledi.

Elon Musk’ın sahibi olduğu X platformu, Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırısını takip eden günlerde ‘onbinlerce’ paylaşımı kaldırdığını veya sınıflandırdığını duyurdu. X CEO’su Linda Yaccarino çarşamba günü yaptığı açıklamada Avrupa Birliği’nin bu konudaki bir eleştirisine yanıt olarak “İsrail’e düzenlenen terör saldırısından bu yana on binlerce paylaşımın kaldırılması veya etiketlenmesi için harekete geçtik” ifadelerini kullandı. Söz konusu açıklama, salı günü sosyal medyada Musk’ı eleştiren Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun İç Pazar ve Sanayiden Sorumlu Üyesi Thierry Breton’a yönelikti.

Fransız haber ajansı AFP’ye göre, Breton salı günü Musk’a ve Facebook ve Instagram platformlarını da içeren Meta grubundan Mark Zuckerberg’e gönderdiği mektuplarda, Avrupa Birliği’nin yeni dijital hizmetler yasasına uygun olarak ‘yasadışı içerik ve yanlış bilgilerin’ platformlarından nasıl kaldırılacağına ilişkin 24 saat içinde ayrıntılı bilgi vermelerini talep etmişti.

Dijital platformların aldığı bu ‘önlemlere’ rağmen, AFP tarafından hazırlanan bir haberde, bir haftadır süren çatışmanın ardından yanlış bilgi hacminin ve bunların internette yayılma hızının eşi benzeri görülmemiş olduğu belirtildi. AFP, uzmanlara göre İsrail ile Hamas arasındaki bu çatışmanın, Facebook ve X gibi önde gelen platformların yanlış bilgilerle mücadele etme becerisinin azaldığına dair korkunç bir örnek olduğunu bildirdi.

* Önyargılı algoritmalar

Kahire’deki Amerikan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Kamu Politikası Bölümünde öğretim üyesi olan Amr el-Iraki Filistin meselesiyle ilgili içeriğe getirilen kısıtlamanın bu platformlar açısından açık bir ideolojik önyargıyı ifade ettiğini söyleyerek, Hamas hareketini düzenli bir ordu olan İsrail ordusuyla karşı karşıya olan bir terörist hareket olarak tanımladıklarını belirtti. Iraki, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, söz konusu kısıtlamanın bu platformların özellikle kriz ve çatışma zamanlarında iyi bir bilgi kaynağı olmadığını ve siyasi kutuplaşmadan da etkilendiğini doğruladığını belirtti.

Iraki, algoritmaların bir matematik denklemi gibi olduğunu, girdileri giren ve şartlarını belirleyen kişinin önyargılarına uygun davrandığını söyledi. Facebook gibi platformların tarafsız platformlar olmadığını, asıl krizin bu algoritmaların ilişkilerimize, arkadaş çevremize, önyargılarımıza göre çalışmaması olduğunu dolayısıyla bunların artık gerçek anlamda sosyal medya platformları değil, devam eden çatışmada sahiplerinin önyargılarını ifade eden platformlar olduğunu sözlerine ekledi.

Son günlerde Iraki, ‘keşfetinde’ İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırganlığa ilişkin söylemini destekleyen Kürtçe içerikler olduğunu gözlemlediğini bunun, İsrail’in son dönemde askerlerinin moralini yükseltmek için yürüttüğü psikolojik savaşın bir parçası olduğunu belirtti.

Peki çözüm nedir? Başka platformlar mı? Iraki bu soruya her topluluğun kendi platformunu oluşturma hakkına sahip olduğunu söyleyerek yanıt verdi. Bununla birlikte Facebook’un büyük bir piyasa değeri olduğunu ve 20 yıl önce oluşturulmuş bir kâr modeli olması nedeniyle yayılma ve etki alanını olduğunu belirtti. Son dönemde ortaya çıkan ve kaybolan ancak Facebook ve Instagram’ın sahip olduğu devamlılığı sağlayamayan yeni platformların bulunduğunu sözlerine ekledi.



SDG, Şam ile kapsamlı bir anlaşmaya vardığını duyurdu: İşte anlaşmanın maddeleri

Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
TT

SDG, Şam ile kapsamlı bir anlaşmaya vardığını duyurdu: İşte anlaşmanın maddeleri

Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam yönetimi, bugün (Cuma) ateşkes ve taraflar arasında askeri, güvenlik ve idari kurumların kademeli entegrasyonunu öngören kapsamlı bir anlaşmaya varıldığını açıkladı. Anlaşma kapsamında Kürt halkının medeni ile eğitim hakların düzenlenecek.

Anlaşma kapsamında, temas hatlarındaki askeri birliklerin çekilmesi ve İçişleri Bakanlığı’na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlı merkezlerine konuşlandırılması öngörülüyor. Ayrıca, ağırlıklı olarak Kürtlerin liderliğindeki SDG bünyesinden tugaylar içeren bir askeri tümen kurulması kararlaştırıldı.

SDG, anlaşmanın maddelerini önce bir açıklamayla duyururken, Şam yönetimi daha sonra resmi medya aracılığıyla anlaşmayı teyit etti. Yeni düzenleme, SDG’den üç tugayı kapsayan bir askeri tümenin oluşturulmasını ve Kobani (Ayn el-Arab) güçlerinden bir tugayın Halep’e bağlı bir tümen içine alınmasını içeriyor.

frgty6u7
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) unsurları (AFP)

Anlaşma metninde, “özerk yönetim” kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesi ve sivil personelin statülerinin korunması da yer aldı.

Anlaşma metninde Metinde, yerinden edilenlerin bölgelerine geri dönüşlerinin garanti altına alınacağı da belirtiliyor.

Anlaşma hangi maddeleri içeriyor?

SDG’nin resmi internet sitesinde yapılan açıklamanın tamamı şöyle:

“Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye Hükümeti Arasındaki Anlaşma Metni;

Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye hükümeti arasında, kapsamlı bir anlaşma uyarınca ateşkese varılmış; iki taraf arasındaki askeri ve idari güçlerin kademeli bir entegrasyon süreci üzerinde de mutabakata varılmıştır.

Anlaşma; askeri güçlerin temas hatlarından çekilmesini, İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlo şehir merkezlerine girmesini ve bölgedeki güvenlik güçlerinin entegrasyon sürecinin başlatılmasını, Suriye Demokratik Güçleri'nden üç tugayı içeren bir askeri tümen oluşturulmasını ve buna ek olarak Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde Kobani güçleri için bir tugay kurulmasını kapsamaktadır.

Anlaşma ayrıca, sivil memurların kadrolarının korunmasıyla birlikte Özerk Yönetim kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesini de içermektedir.

Ayrıca Kürt halkının medeni ve eğitim haklarının düzenlenmesi ve yerinden edilenlerin bölgelerine geri dönüşlerinin garanti altına alınması konusunda da anlaşmaya varılmıştır.

Anlaşma, ilgili taraflar arasındaki işbirliğini güçlendirerek ve ülkeyi yeniden inşa etme çabalarını birleştirerek, Suriye topraklarını birleştirmeyi ve bölgede tam entegrasyon sürecini gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır.”

Öte yandan, 24 Ocak’ta Şam ile SDG, aralarındaki ateşkesi 15 gün uzattıklarını ve görüşmelerin sürdüğünü açıklamıştı.

Kürtlerin öncülüğünde, Arap savaşçıları da bünyesinde barındıran SDG, Suriye iç savaşında kilit bir rol oynadı. ABD desteğiyle DEAŞ’a karşı mücadele eden SDG, örgütü Suriye’de büyük ölçüde yenilgiye uğrattı. Bu süreçte, kuzey ve doğu Suriye’de petrol sahalarını da içeren geniş alanların kontrolünü ele geçirerek özerk bir yönetim kurdu. Ayrıca binlerce radikal unsuru gözaltında tuttu; Uluslararası Af Örgütü, Ağustos 2023’te bu sayıyı yaklaşık 10 bin olarak tahmin etmişti.

Ancak Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından, Ahmed eş-Şara liderliğindeki yeni Suriye yönetimi, ülkenin devlet güçleri altında birleştirilmesi hedefiyle SDG ile güçlerin ve kurumların entegrasyonu konusunda müzakerelere başladı. Görüşmeler zaman zaman tıkanırken, bir askeri çatışmanın ardından taraflar yeni bir anlaşmaya ulaştı.

Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında kapsamlı bir anlaşmaya varıldı. Anlaşma kapsamında SDG'den askeri tümen kurulacak, askeri ve idari güçlerin kademeli entegrasyonu sağlanacak ve Kürt halkının medeni ile eğitim hakların düzenlenecek.

Anlaşma metnine göre, “askeri güçler temas hatlarından çekilecek ve Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri Haseke ile Kamışlo şehir merkezlerine girecek”. Ayrıca SDG'ye bağlı üç tugaydan oluşan bir askeri tümen kurulacak ve Kobani güçleri için de Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde ayrı bir tugay oluşturulacak.


ABD’nin İsrail Büyükelçisi, Gazze'de yaşanan insanlık dramına karşı uyarıları engelledi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
TT

ABD’nin İsrail Büyükelçisi, Gazze'de yaşanan insanlık dramına karşı uyarıları engelledi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)

ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) çalışanları, 2024’ün ilk aylarında, Gazze’nin kuzeyinde gıda ve tıbbi yardım eksikliğinin kritik boyutlara ulaştığına dair uyarılarını, dönemin ABD Başkanı Joe Biden yönetimindeki üst düzey yetkililere iletti. Şarku'l Avsat'ın Reuters’tan aktardığı habere göre, söz konusu uyarılar kurum içi yazışmalar yoluyla yapıldı.

Hamas’ın 7 Ekim 2023’teki saldırılarının ve İsrail’in Gazze’ye kara harekâtının üzerinden üç ay geçtikten sonra hazırlanan iç mesajda, Ocak ve Şubat aylarında iki aşamada bölgeye giden Birleşmiş Milletler çalışanlarının sahada gözlemlediği sarsıcı manzaralar ayrıntılı biçimde yer aldı.

frgtyu7
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya’da, hayır mutfağından pişmiş yemek almak için bekleyen Filistinliler, 28 Nisan 2025 (Reuters)

Çalışanlar, yollarda insan uyluk kemiği ve başka kemikler gördüklerini, araçlarda bırakılmış cesetlere rastladıklarını aktardı. Ayrıca özellikle gıda ve temiz içme suyu başta olmak üzere insani ihtiyaçlarda “felaket düzeyinde” bir eksiklik bulunduğunu vurguladılar.

Ancak Reuters’in görüştüğü dört eski yetkili ile incelenen belgelere göre, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Jack Lew ve yardımcısı Stephanie Hallett, telgrafların yeterli tarafsızlık içermediği gerekçesiyle ABD hükümeti içinde daha geniş biçimde dağıtılmasını engelledi.

Gazze’deki duruma resmî itiraf meselesi

Altı eski ABD’li yetkili, Şubat 2024’te gönderilen telgrafın, yılın ilk yarısında iletilen ve İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşı nedeniyle sağlık, gıda, hijyen koşullarındaki hızlı bozulmayı ve toplumsal düzenin çöküşünü belgeleyen beş telgraftan biri olduğunu söyledi.

vf
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye’de, savaşta yıkılan binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler, 6 Ocak 2026 (Reuters)

Reuters bu telgraflardan birini inceledi. Diğer dört telgrafın da Lew ve Hallett tarafından “tarafsızlık” kaygısıyla engellendiğini, içeriklerini bilen dört eski yetkili doğruladı.

Üç eski ABD’li yetkili, bu telgraflardaki ayrıntıların olağanüstü derecede sarsıcı olduğunu ve yönetim içinde geniş biçimde paylaşılsaydı üst düzey karar alıcıların dikkatini çekeceğini belirtti. Yetkililere göre bu durum, Biden’ın aynı ay yayımladığı ve ABD istihbarat ve silah tedarikini İsrail’in uluslararası hukuka uyumuna bağlayan ulusal güvenlik muhtırasına yönelik denetimi de sıkılaştırabilirdi.

O dönem USAID’de Batı Şeria ve Gazze’den sorumlu bilgi birimi başkan yardımcısı olan Andrew Hall, “Telgraflar insani bilgiyi aktarmanın tek yolu değildi; ancak büyükelçinin Gazze’deki gerçek durumu resmen kabul etmesi anlamına gelirdi” dedi.

ABD’nin Kudüs Büyükelçiliği, bölgedeki diğer büyükelçiliklerden gelenler de dahil olmak üzere Gazze’ye ilişkin telgrafların çoğunun hazırlanması ve dağıtımını denetliyordu. Üst düzey bir eski yetkili, Büyükelçi Lew ve yardımcısı Hallett’in sık sık USAID yönetimine, telgraflardaki bilgilerin zaten medyada geniş biçimde yer aldığını söylediklerini aktardı.

Eski Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Biden’ın temsilcileri, söz konusu telgrafların hiçbir zaman ABD hükümetinin üst kademelerine ulaşmadığı iddiasına ilişkin yorum taleplerine yanıt vermedi.

Gazze savaşı, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te düzenlediği ve 1.250’den fazla kişinin öldüğü saldırıların ardından başladı. Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre Gazze’de hayatını kaybedenlerin sayısı 71 bini aştı.

ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl eylülde Beyaz Saray’da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yanında Gazze için barış planını açıklamış olsa da, çatışmalar durmadı. Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana yaklaşık 481 kişi daha öldürüldü.

Biden yönetiminin savaş boyunca İsrail’e verdiği destek, Demokrat Parti içinde derin bir bölünmeye yol açtı ve konu parti adayları açısından hâlâ çözülmüş değil. Reuters/Ipsos’un geçen ağustosta yaptığı ankete göre, Demokratların yüzde 80’inden fazlası İsrail’in Gazze’deki askerî karşılığının aşırı olduğunu ve ABD’nin açlık riskiyle karşı karşıya olan Gazze halkına yardım etmesi gerektiğini düşünüyor.


Hamas'ın silahları birkaç gün içinde arabulucuların masasında olacak

Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)
Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)
TT

Hamas'ın silahları birkaç gün içinde arabulucuların masasında olacak

Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)
Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)

Gazze'de Filistinli gruplar içindeki kaynaklar Şarku’l Avsat'a, Hamas ile silah meselesi konusunda "genel istişarelerin" devam ettiğini doğruladı. Bir kaynak, "özellikle Gazze Şeridi'ndeki hükümet operasyonlarının (Gazze İdari Komitesi'ne) devredilmesiyle birlikte, grupların silahları konusunda arabulucularla daha ciddi görüşmelerin önümüzdeki günlerde başlayacağını" ifade etti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas ve diğer grupların silahsızlandırılmasını ateşkesin ikinci aşamasının uygulanması için temel bir koşul olarak görürken, Filistin hareketi silahlarının akıbetini bu konuda "ulusal bir uzlaşmaya" bağlıyor.

Hamas'tan bir kaynak Şarku’l Avsat'a, silahların akıbeti konusunun "kamuoyu istişareleri" aşamasında olduğunu söyledi.

Kaynaklar, "kapsamlı ve kapsayıcı bir ulusal çerçeve" oluşturulmasının gerekliliğini vurguladı. Ayrıca, "Filistinli gruplarla bazı istişarelerin yapıldığını ve bu konuyu ele alacak ciddi görüşmeler sırasında arabuluculara sunulmak üzere bir önerinin hazırlandığını" vurguladılar.