Mısır Sağlık Bakanlığı, Gazze krizinin yansımalarını öngörerek hastanelerdeki hazırlık seviyesini artırıyor

Çifte vatandaşlığa sahip Filistinliler, bugün Gazze'den ayrılma izni almak umuduyla Mısır ile Refah sınır kapısı dışında toplanıyor (Reuters)
Çifte vatandaşlığa sahip Filistinliler, bugün Gazze'den ayrılma izni almak umuduyla Mısır ile Refah sınır kapısı dışında toplanıyor (Reuters)
TT

Mısır Sağlık Bakanlığı, Gazze krizinin yansımalarını öngörerek hastanelerdeki hazırlık seviyesini artırıyor

Çifte vatandaşlığa sahip Filistinliler, bugün Gazze'den ayrılma izni almak umuduyla Mısır ile Refah sınır kapısı dışında toplanıyor (Reuters)
Çifte vatandaşlığa sahip Filistinliler, bugün Gazze'den ayrılma izni almak umuduyla Mısır ile Refah sınır kapısı dışında toplanıyor (Reuters)

Mısır Sağlık Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'nin direktiflerinin uygulanması kapsamında başta Sina olmak üzere Mısır'ın çeşitli valiliklerindeki hastanelerde hazırlık düzeyini artırdığını bildirdi. Mısır’da dün gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu toplantısında, Gazze Şeridi'nde yaşanan olayların yansımaları sonrasında ortaya çıkabilecek tıbbi acil durumlara müdahale edilmesi kararlaştırıldı.

Bakanlık resmi Facebook hesabından yayınladığı açıklamasında, Mısır Sağlık ve Nüfus Bakanı Dr. Halid Abdulgaffar’ın Kahire, Giza, Kuzey Sina, Süveyş, İsmailiye, eş Şarkiyye, Port Said ve Dimyat’taki bakanlık müsteşarlarıyla görüşme gerçekleştirdiği bildirildi. Toplantıda, Gazze Şeridi'nde yaşanan olayların yansımaları sonrasında ortaya çıkabilecek tıbbi acil durumlara karşı sağlık sisteminin hazırlıklarının takip edilmesi, ilgili valiliklerdeki sevk hastanelerinin hazırlığının artırılması, her türlü malzeme, ilaç ve kan torbalarının sağlanması konularının ele alındığını aktarıldı.

Mısır Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr. Hüsam Abdulgaffar, bakanın, Yoğun ve Acil Bakım Merkezi İdaresi Başkanı Dr. Halid el Katib’in, özel ameliyatlar ve karmaşık hastalıkların tedavisinde terapötik hizmetlerin sağlanmasını içeren eylem planının gözden geçirilmesi hakkındaki sunumunu dinlediğini belirtti. Kırık, yanık, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, böbrek yetmezliği ve tümörler gibi kronik hastalıkların takibinin yanı sıra koruyucu hizmetler, hastalıkların takibi, tedavisi, gerekli aşı ve serumların temin edilmesiyle hastanelerdeki hazırlık düzeyinin yükseltilmesine işaret ettiği ifade edildi.

Sözcü açıklamasında, Sağlık Bakanı’nın, ambulans otoritesinin başkanı Dr. Amr Raşid'in, ambulans otoritesinin Gazze Şeridi’ndeki olayların yansımaları nedeniyle herhangi bir tıbbi gelişmeyle ilgilenme planına ilişkin bir sunumu da dinlediğini belirtti.

Bu gelişmeler, Gazze Şeridi'nin güneyinde insani yardımların girişine ve yabancıların sınır dışı edilmesine izin vermek için saatlerce süren insani ateşkese ilişkin, çelişkili haberlerin olduğu bir dönemde geldi.

Reuters haber ajansına konuşan iki Mısırlı güvenlik kaynağı, ABD, İsrail ve Mısır arasında, Gazze'nin güneyinde, Refah sınır kapısının yeniden açılmasıyla aynı zamana denk gelen bir ateşkes konusunda anlaşmaya varıldığını söyledi.

Resmi bir Mısırlı güvenlik kaynağı, dün ANA haber ajansına, Gazze Şeridi'ni Mısır’a bağlayan Refah kara kapısının bugün yeniden açılmasına hazırlık amacıyla bakım çalışmalarının sürdüğünü söyledi. Kaynak, Gazze'deki yabancıların Mısır'a geçişi ile Gazze’ye insani ve tıbbi yardım girişi çalışmalarının devam ettirilmesi için, Mısır tarafından geçişin hazırlanması ve iyileştirilmesi konusunda hızlı bir şekilde çalışılması yönünde direktifler olduğunu ifade etti. İkinci bir kaynak ise tahliyenin Gazze'de mahsur kalan Mısırlıları da kapsayabileceğini bildirdi.



Bakan: Lübnan, finansman krizi ortasında mülteci krizine hazırlanıyor

İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları sırasında geçici sığınak olarak kullanılan ortaokulun bahçesinde bir grup yerinden edilmiş çocuk (Reuters)
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları sırasında geçici sığınak olarak kullanılan ortaokulun bahçesinde bir grup yerinden edilmiş çocuk (Reuters)
TT

Bakan: Lübnan, finansman krizi ortasında mülteci krizine hazırlanıyor

İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları sırasında geçici sığınak olarak kullanılan ortaokulun bahçesinde bir grup yerinden edilmiş çocuk (Reuters)
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları sırasında geçici sığınak olarak kullanılan ortaokulun bahçesinde bir grup yerinden edilmiş çocuk (Reuters)

Lübnan Sosyal İşler Bakanı Hanin el-Sayid, yaptığı açıklamada, Lübnan'ın İsrail saldırıları ve tahliye emirleri nedeniyle yerinden edilen yüz binlerce kişinin uzun vadede evlerine dönmeme ihtimaline hazırlandığını belirtti.

El-Sayid, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın ordunun Lübnan-İsrail sınırı boyunca tüm evleri yıkacağını ve Güney Lübnan'dan kaçan 600 bin kişinin köylerine dönmesini engelleyeceğini açıklamasının ardından Reuters'a konuştu.

2 Mart'tan bu yana, Lübnanlı silahlı grup “Hizbullah”ın İsrail'e ateş açarak Lübnan'ı bölgesel çatışmanın içine sürüklemesi ile 1 milyondan fazla kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı ve bin 200 kişi İsrail saldırılarında hayatını kaybetti.

Bakan dün yaptığı açıklamada, “Uzun süreli yerinden edilme elbette endişe verici bir durum. Bunun olmaması umuduyla, ancak hükümet olarak hazırlıklı olmalı ve bu konuyu düşünmeliyiz” dedi.

Bakan, hükümetin nakit karşılığı kira programları ve barınma imkanları sağlanması gibi seçenekleri değerlendirdiğini, ancak şu aşamada kamplar kurmayı planlamadığını ifade etti.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Bakan sözlerine şöyle devam etti: «Her şey İsraillilerin toprakları ele geçirme konusundaki ısrarına bağlı ve elbette bu bizim için kabul edilemez bir durum... Bu, egemenliğimizin açık bir ihlalidir ve elimizden gelen her şeyi yaparak bunu engellemek için çalışacağız.»

Katz dün, İsrail'in Lübnan'ın güneyinde, Lübnan'ın İsrail sınırının yaklaşık 30 kilometre kuzeyinde bulunan Litani Nehri'ne kadar kontrolünü sürdüreceğini söyledi. Bu nehrin güneyindeki topraklar, Lübnan topraklarının yaklaşık onda birini oluşturuyor.

İki gönüllü, Lübnan'ın güneyindeki Sur (Tire) şehrinde yerinden edilmiş insanlara dağıtılmak üzere meyve ve sebze dolu çuvallar taşıyor (Reuters)İki gönüllü, Lübnan'ın güneyindeki Sur (Tire) şehrinde yerinden edilmiş insanlara dağıtılmak üzere meyve ve sebze dolu çuvallar taşıyor (Reuters)

İhtiyaçları karşılamak için fonlar «yetersiz»

Şu anda yaklaşık 136 bin kişi toplu barınaklarda yaşarken, geri kalanlar ya akrabalarının yanında ya da nadir durumlarda sokaklarda kalıyor.

Uzun süreli yerinden edilme, Lübnan'daki farklı gruplar arasındaki sosyal gerilimleri daha da artırabilir, zira “Hizbullah”ın savaşa girme kararıyla eski siyasi ve mezhepsel bölünmeler alevlendi.

El-Sayid, “Gerçekten çok büyük sayıda yerinden edilmiş kişi var ve onlara ayrılan alan giderek daralıyor” dedi.

Ayrıca, 2024’teki «Hizbullah» ile İsrail arasındaki savaş sırasında yerinden edilmiş kişileri barındırmaya hazır olduğunu belirten bazı bölgelerin, okullar veya diğer kamu binaları da dahil olmak üzere, bu sefer daha az hazırlıklı olduğunu belirtti.

Bakan şöyle devam etti: «Bu, sosyal uyumu sağlamak ve halkın, tabiri caizse, hâlâ kardeşlik içinde olduğundan emin olmak gibi yeni bir zorluktur... Lübnanlıların bu duyguyu paylaştığına yürekten inanıyorum. Gördüğümüz örneklerin çoğu harika ve her yerde misafirperverlik sergileniyor. Ancak aynı zamanda, insanların kaynakları son derece sınırlı.”

Sosyal İşler Bakanlığı, yerinden edilmiş ailelerin temel ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamak için üç ay önceden planlama yapıyor, ancak finansman eksikliği hâlâ zorluk teşkil ediyor.

Bakan, Birleşmiş Milletler’in iki aydan biraz fazla süren 2024 savaşı sırasında, Lübnan’ın insani krizle başa çıkmasına yardımcı olmak için 700 milyon dolar topladığını ve çeşitli ülkelerin 110’dan fazla yardım uçağı gönderdiğini ifade etti.

Lübnan yeni savaşın ikinci ayına girerken, Birleşmiş Milletler'in son çağrısının ardından sadece 30 milyon dolar aldı ve bağışçılar yaklaşık 60 milyon dolar daha taahhüt etti. Sadece yedi yardım uçağı ulaştı.

El-Sayid, “Hedefimize ulaşmaktan çok uzağız. Son savaşta, sadece ilk ay içinde en az 50 uçak gelmişti” dedi.

Bakan, 2024 yılındaki durumun aksine, Körfez’deki bazı geleneksel bağışçıların çatışmanın sonuçlarından doğrudan etkilendiğini belirterek, petrol fiyatlarındaki hızlı artışın yardımların etkinliğini etkilediğine dikkat çekti.

Bakan, mevcut yardımların bakanlığın ihtiyaçlarının yalnızca yüzde 30’unu karşıladığını belirtti.

Şöyle devam etti: “Elbette, barınaklardaki tüm sakinlerin ihtiyaçlarının en azından karşılanmasını sağlamak için elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz. Diğer soru ise zaman çerçevesi, yani bu durum ne kadar sürecek?” 


Körfez ülkeleri, herhangi bir güvenlik anlaşmasına katılmakta ısrar ediyor

Kuveyt'in dev ham petrol tankeri «el-Salimi», dün İran'ın saldırısına uğradı (Kuveyt Petrol Kurumu- Reuters)
Kuveyt'in dev ham petrol tankeri «el-Salimi», dün İran'ın saldırısına uğradı (Kuveyt Petrol Kurumu- Reuters)
TT

Körfez ülkeleri, herhangi bir güvenlik anlaşmasına katılmakta ısrar ediyor

Kuveyt'in dev ham petrol tankeri «el-Salimi», dün İran'ın saldırısına uğradı (Kuveyt Petrol Kurumu- Reuters)
Kuveyt'in dev ham petrol tankeri «el-Salimi», dün İran'ın saldırısına uğradı (Kuveyt Petrol Kurumu- Reuters)

Katar Dışişleri Bakanlığı dün, gerginliğin sona erdirilmesini amaçlayan Körfez ülkelerinin ortak tutumunu teyit ederek, bölgenin güvenliği ile ilgili imzalanacak her türlü anlaşmada Körfez ülkelerinin temel taraf olarak yer alması gerektiği konusunda Körfez ülkeleri arasında mutabakat olduğunu belirtti.

Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgilere göre sahada gerçekleşenler ise şu şekilde gerçekleşti: Suudi Arabistan savunma güçleri, Riyad bölgesine doğru fırlatılan 12 insansız hava aracı (İHA) ve 7 balistik füzeyi önleyerek imha etti; bir füze ise doğu bölgesine doğru fırlatıldı. Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, bölgede yaşanan olaylar doğrultusunda, Rahman'ın misafirlerinin gelişini kolaylaştırmak için özel bir operasyon odası kurdu.

“Kuveyt Petrol Kurumu”, dev tanker “el-Salimi)”nin mürettebatının “İran'ın alçakça saldırısı sonucu gemide çıkan yangını söndürmeyi başardığını” belirtirken, Kuveyt güçleri ise 5 balistik füze ve 7 İHA’yı tespit ederek müdahale etti. BAE savunma güçleri ise 8 balistik füze, 4 seyir füzesi ve 36 İHA ile mücadele etti.


Starmer, Şara ile göç ve sınır güvenliğini görüştü

Başbakan Starmer dün Cumhurbaşkanı el-Şara'yı kabul etti (Reuters)
Başbakan Starmer dün Cumhurbaşkanı el-Şara'yı kabul etti (Reuters)
TT

Starmer, Şara ile göç ve sınır güvenliğini görüştü

Başbakan Starmer dün Cumhurbaşkanı el-Şara'yı kabul etti (Reuters)
Başbakan Starmer dün Cumhurbaşkanı el-Şara'yı kabul etti (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer, dün Londra'da gerçekleştirdikleri görüşmede ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ve bölgesel gelişmeler konularını ele aldılar.

Downing Street sözcüsü, Starmer'ın Suriye hükümetinin DEAŞ'a karşı attığı adımları ve terörle mücadelede ikili iş birliğinde kaydedilen ilerlemeyi memnuniyetle karşıladığını söyledi. İki taraf ayrıca bölgesel istikrar, ekonomik konular, göç ve sınır güvenliği ile ilgili daha geniş kapsamlı konuları da görüştü.

Suriye Cumhurbaşkanlığı, “X” platformundaki hesabından yaptığı iki paylaşımda, el-Şara'nın Birleşik Krallık'a yaptığı resmi ziyaret sırasında Başbakan Starmer ile görüştüğünü, görüşmede Dışişleri Bakanı Esad el-Şeybani ve Ekonomi Bakanı Nidal el-Şaar'ın da hazır bulunduğunu ve “kalkınma ve yatırım alanlarında iş birliğinin geliştirilmesinin öneminin” vurgulandığını