Cezayir, Fransa'da göçmenlerin öldürülüp Sen Nehri'ne atılmasını anıyor

Paris ile ilişkilerde keskin bir yabancılaşma bağlamında

Göç Günü kutlamalarına katılan hükümet heyeti (Mücahidler Bakanlığı)
Göç Günü kutlamalarına katılan hükümet heyeti (Mücahidler Bakanlığı)
TT

Cezayir, Fransa'da göçmenlerin öldürülüp Sen Nehri'ne atılmasını anıyor

Göç Günü kutlamalarına katılan hükümet heyeti (Mücahidler Bakanlığı)
Göç Günü kutlamalarına katılan hükümet heyeti (Mücahidler Bakanlığı)

Cezayir, dün 17 Ekim 1961'de Fransa'da onlarca göçmenin polis tarafından Cezayir Bağımsızlık Savaşı sırasında düzenlenen gösterileri bastırmak için eylemcilere ateş açıldığı ve Sen Nehri'ne atılıp öldürüldüğü Göç Günü’nü andı.  Bu anı her zaman ‘bellek anlaşmazlığını’ ön plana çıkarıyor ve Fransa’nın eski kolonisiyle ilişkilerinde devam eden yabancılaşma bağlamında ortaya çıkıyor.

rg
 Göç Günü resmi töreninin bir kısmı (Mücahidler Bakanlığı)

Cezayir'in başkenti Cezayir'de, Cezayir Mücahidler ve Hak Sahipleri Bakanlığı, anma törenini Cezayir Mücadiler Bakanı Aid Rebika ve başkent valiliği yetkililerinin katılımıyla, şehir merkezindeki katliamlara adanmış anıt önünde bir saygı duruşu düzenleyerek başlattı. Ayrıca, ‘Ulusal Mücahidler Örgütü’, ‘Ulusal Şehit Çocukları Örgütü’ ve ‘Cezayir Müslüman İzcileri’ tarafından Cezayir'in çeşitli bölgelerinde törenler düzenlendi. Bu törenlere, bağımsızlık savaşı (1954-1962) sırasında savaşan bazı savaşçılar ve o olaylarda öldürülenlerden bazılarının çocukları ve torunları katıldı. Bu olaylar, tarihçilere göre, kurtuluş savaşı yolunda önemli bir dönüm noktasıydı.

cs
Cezayir'in başkentinde 17 Ekim 1961 olaylarını temsil eden bir anıt (Mücahidler Bakanlığı)

O gün, Fransa sanayisinde çalışan 50 binden fazla Cezayirli, Paris sokaklarına çıktı. Bu, 5 Ekim 1961'de Paris Polis Müdürü Maurice Papon'un, yalnızca Cezayirlilere ve Fransız Müslümanlara uygulanan bir sokağa çıkma yasağı ilan ettiği karara protesto etmek içindi. Bu yasağın amacı, Cezayir'de devam eden bağımsızlık mücadelesine destek ve sempati gösterilerini önlemekti. Polis, binlerce göstericiye cop ve gaz bombası ile saldırdı. Ayrıca, göstericilere rastgele ateş açtı ve tarihçilere göre 800'den fazlası Paris'teki Sen Nehri'ne canlı canlı atılarak öldürüldü.

2021 yılında, Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, olayların 60. yıl dönümünde, ‘Cumhuriyet için haklı çıkarılamayan suçlar’ olarak nitelendirdi. Elysee Sarayı'ndan yapılan bir açıklamada, Cumhurbaşkanı'nın ‘gerçekleri kabul ettiği’ ve o gece Paris polis şefinin komutası altında işlenen suçların ‘Cumhuriyet için haklı çıkarılamayacağı’ belirtildi. Törenler, Paris'teki Sen Nehri kıyısında, yakınlardaki fakir bir mahalle olan Nanterre'den gelen Cezayirli göstericilerin yürüdüğü ‘Bezons Köprüsü’ yakınında yapıldı.

xs
Fransız polisi tarafından tutuklanan Cezayirli göstericilerin 1961'de AFP tarafından çekilen arşiv fotoğrafı.

Macron'un, bir Fransız cumhurbaşkanından ilk kez gelen bu tavrı, Fransız medyasının bir kesimi tarafından ‘sömürge suçunun reddi’ olarak yorumlandı ve bunun Fransa ile Cezayir arasındaki ‘ortak hafızanın yaralarını saracağı’ ileri sürüldü. Ancak, Cezayirli halkın büyük bir kısmı bu yorumla aynı fikirde olmadı ve ‘sömürge suçlarının parçalanmış itiraflarına’ karşı temkinli davrandı. Cezayirli halk, Fransız sömürgeciliğinin Cezayir'de bir ‘insanlığa karşı suç’ olduğunu açıkça ve güçlü bir şekilde kınamaya ve bunun tazminat ödemeyle takip edilmesine ısrar etti. Ancak Macron, bu adımı atmanın mümkün olmadığını teyit etti.

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun, olayın yıl dönümünde yayınladığı yazılı bir mesajda, "Baskı ve şiddet görüntüleri, sömürgeci utanç suçuna ve gururlu halkımızın özgürlük ve kurtuluş uğruna yaptığı büyük fedakarlıkların bölümlerinden birine tanıklık ediyor" dedi. Tebbun, "Devletimiz, dünyanın her yerindeki gurbetçilerimizin haklarını korumaya her zaman kararlıdır. Bu amaçla, diplomatik ve konsolosluk temsilciliklerimizi, gurbetçilerimizin ihtiyaçlarını daha etkili bir şekilde karşılamak için daha iyi mekanizmalar geliştirmeye ve son yıllarda elde edilen kazanımları güçlendirmeye teşvik ediyoruz. Bunu, gurbetçilerimizle yakın ilişkiler kurarak ve endişelerini dinleyerek yapıyoruz" dedi.

drtg
2022 yılının Ağustos ayı sonunda Cezayir ve Fransa Cumhurbaşkanları (Cezayir başkanlığı)

Tebbun ayrıca Cezayirli gurbetçilerin ‘yalanlar ve Cezayir'e karşı düşmanca ve şüpheli gündemler tarafından beslenen amansız kampanyalara’ karşı koymadaki katkılarını da övdü. Tebbun, neyi kastettiğini açıklamadan, ülkesinin ‘yeni Cezayir'i inşa etmek için eşi görülmemiş adımlar attığını’ vurguladı. Tebbun, ‘Aziz halkımıza verdiğimiz söze sadık kalarak, bu yeni Cezayir'in kurumsal temellerini atmaya ve ekonomik kalkınmasına öncülük etmeye kararlıyız. Bu yeni Cezayir'de, vatandaşın onurunu korumak ve vatanın itibarını yükseltmek en önemli önceliğimizdir” dedi.



Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
TT

Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)

Yerel kaynaklara göre, dün akşam Çad'ın sınır kasabası Tine'de Sudan'dan gelen bir saldırı sonucu en az 15 kişi öldü.

Bir yerel yetkili, «Çad'ın Tine kentinde düzenlenen bir cenaze töreni sırasında Sudan’dan gelen bir insansız hava aracının (İHA) saldırısı sonucu 15 ila 16 kişinin hayatını kaybetmesinden dolayı üzüntü duyuyoruz» dedi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bir askeri kaynak, Nisan 2023'ten bu yana Sudan ordusuyla çatışan Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) ait bir İHA’nın saldırısında 16 kişinin öldüğünü vurguladı.

HDK, Telegram üzerinden yayınladığı açıklamada, üç yıldır süren iç savaşta rakibi olan Sudan ordusunu sorumlu tuttuğu saldırıyla hiçbir ilgisi olmadığını belirtti.

Çatışma, şubat ayı sonunda hükümetin savaşa katılan silahlı grupların “tekrar eden saldırıları” nedeniyle Sudan ile sınırlarını kapatma kararına rağmen Çad'a da sıçradı.

Şubat ayı sonunda Sudan'dan fırlatılan bir füze, Tine'de hasara yol açtı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Çad sınırında, Sudan'ın batısında yer alan geniş bir bölge olan Darfur, neredeyse tamamen HDK’nın kontrolü altında.

21 Şubat'ta HDK, Çad'daki Tine kasabasının ikizi olan Sudan'ın sınır kasabası Tine'yi ele geçirdiğini duyurdu; iki kasabayı birbirinden ayıran tek şey, çoğu zaman kurumuş olan dar bir su yolu.

Sudan'daki savaş, on binlerce kişinin ölümüne ve ülke içinde ve dışında 13 milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Birleşmiş Milletler'e göre savaş, dünyanın en kötü insani krizlerinden birine neden oldu.


ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
TT

ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)

ABD'nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın öncülüğünde yürütülen arabuluculuk çabaları, Kerkük petrolünün günlük 250 bin varil kapasiteyle Türkiye'nin Ceyhan limanına yeniden akışını sağladı. Bu adım, İran ile yaşanan çatışmanın ardından Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin durması nedeniyle ortaya çıkan ekonomik ablukayı kırmayı amaçlıyor; zira üretimdeki yüzde 70'lik düşüşten sonra petrol sektörünün nefes alabilmesi için kuzey güzergâhı petrol sektörünün “tek nefes alma noktası” haline geldi.

Barrack ile Bölge Başbakanı Mesrur Barzani arasındaki telefon görüşmesi, siyasi tartışmayı sonlandırdı ve “Saralo” istasyonunun devreye sokulmasıyla krizi teknik bir çerçeveye dönüştürdü.

Buna paralel olarak Irak Parlamentosu, ekonomiyi güçlendirmek amacıyla bir dizi karar aldı; bu kararlarda hükümeti, maaşların ödenmesini garanti altına almak için üretim faaliyetleri üzerinde merkezi kontrol kurmaya ve alternatif ihracat boru hatlarını yeniden işler hale getirmeye mecbur kıldı. Yıllar süren duraklamanın ardından gerçekleşen bu geri dönüş, mevcut krizin gölgesinde bölgenin istikrarını güçlendirmek amacıyla Washington'un bu çabalara tam desteği eşliğinde, depoların dolmasını ve üretimin tamamen durmasını önlemek için “savaş koşulları”nın dayattığı zorunlu bir bütünleşmeyi gösteriyor.


Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
TT

Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)

Irak’taki “Hizbullah” milisleri, dün yaptıkları açıklamada, belirli şartlar altında ABD Büyükelçiliği’ne yönelik saldırılarını beş gün süreyle askıya aldıklarını duyurdu.

Tugayların açıklamalarında belirtilen şartlar arasında, İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerindeki sakinleri tahliye etmeyi ve bombalamayı durdurması ve Bağdat ile diğer illerdeki yerleşim bölgelerini bombalamamayı taahhüt etmesi yer alıyor.