İsrail, ABD’yle ‘Hamas sonrası BM destekli geçici hükümet’ konusunu görüştü

Gazze'yi bombalamaya devam eden Tel Aviv, hastanelerin tahliye edilmesini istiyor.

İsrail'in 21 Ekim'de Refah’a düzenlediği hava saldırısının ardından meydana gelen yıkımı inceleyen Filistinliler. (DPA)
İsrail'in 21 Ekim'de Refah’a düzenlediği hava saldırısının ardından meydana gelen yıkımı inceleyen Filistinliler. (DPA)
TT

İsrail, ABD’yle ‘Hamas sonrası BM destekli geçici hükümet’ konusunu görüştü

İsrail'in 21 Ekim'de Refah’a düzenlediği hava saldırısının ardından meydana gelen yıkımı inceleyen Filistinliler. (DPA)
İsrail'in 21 Ekim'de Refah’a düzenlediği hava saldırısının ardından meydana gelen yıkımı inceleyen Filistinliler. (DPA)

Savaşın 15’inci gününde 20 yardım tırı Gazze Şeridi'ne giriş yaptı. Diğer yandan İsrail, Gazze Şeridi'ne yönelik hava saldırılarını sürdürdü. Tartışmalar daha çok İsrail'in Hamas hareketini devirmesi ve uluslararası destekle geçici bir hükümet kurmayı başarması halinde üstleneceği misyona odaklandı.

İsrail uçakları, dün (cumartesi) Gazze'de geniş alanları bombalamaya devam etti. İsrail, Gazze Şeridi'nin kuzey bölgelerindeki yerleşim yerlerini, diğer bölgelerdeki bina ve apartmanları, Filistin Sivil Savunma karargâhı ve Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’na (UNRWA) ait tesisler de dâhil olmak üzere çeşitli güvenlik noktalarını ve sivil karargâhları hedef aldı.

fv
İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant 19 Ekim'de Gazze sınırı yakınlarında askerlerine seslendi. (AP)

İsrail Ordusu, dün Hamas'ın elindeki esir sayısının 210'a ulaştığını bildirdi. İsrail Ordusu tarafından yapılan açıklamada “Hava Kuvvetlerimiz, Hamas’a ait operasyon komutanlığı karargâhı, tanksavar füze rampaları ve diğer altyapılar da dahil olmak üzere Hamas hareketinin altyapısını yok etmeye devam etti. Gözetleme kuleleri ve keskin nişancı alanları da bombalandı” ifadeleri yer aldı. Ancak bombalanan sahalardaki evler; ailelerin, sivillerin, erkeklerin, çocukların ve kadınların başlarına yıkıldı.

Kara saldırısının akıbeti

Çeşitli nedenlerle birkaç kez ertelenen kara saldırısının akıbeti henüz netlik kazanmadı. Bunun nedenleri arasında, gözlemcilerin Hamas'la yaşanan yabancı rehine krizinin sona ermesini bekleme isteği yer alıyor. Ayrıca diğer nedenler arasında Hizbullah'ın daha büyük çapta çatışma hattına gireceği korkusu ve Gazze Şeridi'nin geleceği hususunda İsrail'in henüz cevap vermemesi gösterildi.

Şarku’l Avsat’ın Bloomberg’den aktardığı habere göre İsrailli ve ABD’li yetkililer, dün, Hamas'ın ortadan kaldırılmasından sonra Gazze Şeridi'nin geleceğinin nasıl olacağı konusunu tartıştılar. Tartışmada ABD’li ve İsrailli yetkililer tarafından, Birleşmiş Milletler (BM) ve Arap ülkelerinin desteğiyle Gazze Şeridi’nde geçici bir hükümet kurulması önerildi. Henüz ilk aşamalarında olan tartışmalar, İsrail'in kara saldırısının başarı oranı gibi sahadaki gelişmelere bağlı bir durumda.

Bloomberg kaynakları, “ABD ve müttefiklerinin mevcut görüşmeler sırasında, daha fazla sivilin Gazze'nin güneyine taşınması için zaman kazanmak amacıyla İsrail’e olası bir kara operasyonunu erteleme çağrısında bulunduğunu” belirtti. Aynı zamanda bu ertelemenin Hamas tarafından esir alınanların serbest bırakılması için Katar'ın arabuluculuk görüşmelerine zaman sağlayacağı ifade edildi.

cadfrg
İsrail'in Gazze'ye düzenlediği hava saldırılarının ardından dumanlar ve alevler yükseliyor. (EPA)

Gazze Şeridi'nin geleceği İsrail'de açıkça tartışılsa da ABD konuyla ilgili yorum yapmadı. ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan geçtiğimiz Pazar günü Amerikan CBS kanalına verdiği röportajda “Gazze'deki Filistinliler barış ve güvenlik içinde yaşamalarını sağlayacak bir yönetimi hak ediyor” dedi.

İsrail uyarısı

İsrail Ordu Sözcüsü Avichai Adraee, dün yaptığı açıklamada Gazze sakinlerini orada kalmamaları konusunda uyardı. Adraee, “Hamas tarafından hazırlanan bir varil patlayıcının üzerinde yaşadıklarını” söyledi ve onlara Gazze Şeridi'nin güneyine gitmelerini tavsiye etti. Adraee, X platformundaki (eski adıyla Twitter) hesabında şunları söyledi: “Ed-Derec, Nasır, Şeyh Rıdvan, Eski Şehir ve ez-Zeytun mahallelerinde evinde kalmaya karar veren herhangi bir kişi, hem kendisini hem de aile üyelerini tehlikeye maruz bırakacaktır.”

Filistin Sağlık Bakanlığı ise İsrail saldırısının başladığı 7 Ekim'den bu yana şehit sayısının 4 bin 473'e ulaştığını bildirdi. Gazze Şeridi'nde şehitlerin yüzde 70'inin çocuk, kadın ve yaşlılardan oluştuğunu vurgulayan Bakanlık, 15 bin 400'den fazla Filistinlinin de yaralandığını belirtti.

dsvfg
19 Ekim'de Gazze Şeridi sınırında bekleyen İsrail tankları. (Reuters)

İsrail'in Gazze'ye yönelik yoğun hava saldırısı devam ederken, savaşın başlangıcından bu yana ilk yardım konvoyu Refah Sınır Kapısı üzerinden Gazze Şeridi'ne giriş yaptı. Akaryakıt hariç olmak üzere ilaç, gıda ve diğer malzemeleri taşıyan 20 tır Gazze Şeridi'ne girdi. Hamas hareketi, 20 tırın Gazze Şeridi'ndeki felaket durumunu değiştirmeyeceğini belirterek, yaralıların tedavi için çıkışını kolaylaştırmak amacıyla Refah Sınır Kapısı’nın kalıcı ve sürekli olarak açık kalmasını ve gıda yardımının günün her saatinde devam etmesini talep etti.

Hamas ayrıca, sürekli elektrik kesintisi yaşayan bölgeye yakıt getirilmesi ve hastanelerin toplu mezarlara dönüşmemesi için yakıtı tükenen hastane ve tıp merkezlerinin kurtarılması çağrısında bulundu.

Kritik sağlık durumu

Gazze'deki bazı hastaneler hizmet dışı, geri kalanlar ise yakıt stoklarının tükenmesi nedeniyle çökme tehlikesiyle karşı karşıya. Bu da sağlık durumunu son derece kritik hale getiriyor. Gazze Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada “İnsani yardım kapsamında akaryakıtın devreye sokulmaması, hasta ve yaralıların hayati tehlikesini sürdürecektir” ifadesi yer aldı. Bakanlık, bombardımanın devam etmesi ve yakıtın bitmesi nedeniyle 7 hastane ve 25 sağlık ocağının hizmet dışı olduğunu doğruladı.

El-Ehli Baptist Hastanesi'ni bombalayan ve yüzlerce kişinin ölümüne neden olan İsrail, Gazze'deki diğer hastanelerin boşaltılması için de baskı yapıyor. İsrailli bir güvenlik yetkilisi dün yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki 20 hastanenin boşaltılmasını talep ettiğini söyledi. İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN, güvenlik yetkilisinin, “İsrail'in Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki 20 hastanenin boşaltılmasını talep ettiğini, bunlardan altısının boşaltıldığını, dördünün reddedildiğini ve geri kalanının da tahliye sürecinde olduğunu” söylediğini aktardı.

“Hamas hareketinin emriyle yaklaşık 30 bin Filistinlinin eş-Şifa Hastanesi çevresindeki barınaklara adeta canlı kalkan olarak çalışmak üzere geldiğini” iddia eden yetkili, “İsrail, hastanelerin çevresinde veya altında Hamas'ın liderlik merkezleri bulunduğu için hastaneleri boşaltmak istiyor” dedi.

İsrail'den seyahat uyarıları

Hamas’ın silahlı kolu İzzeddin el-Kassam Tugayları, Tel Aviv'i ve İsrail'in diğer bölgelerini bombalamaya devam ederken dün savaşın kontrolünün kendilerinde olduğunu bildirdi. Dünyanın çeşitli bölgelerinden İsraillilere karşı riskleri takip eden İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi, Ürdün ile Mısır'a seyahat uyarısı seviyesini 4'e (en yüksek tehdit) yükseltti. Bu iki ülkeye seyahat etmemeyi, orada kalmamayı, bir an önce oradan ayrılmayı tavsiye etti. Fas'a seyahat uyarısı da 3’üncü seviyeye yükseltildi (gereksiz seyahatlerden kaçınma önerisi).

İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi, Ortadoğu ve Arap ülkelerinde ikamet etmekten kaçınılmasını, seyahat uyarısı olan İslam ülkeleri ile seyahat uyarısı olmayan ülkelere de gelinmemesini istedi. Konsey ayrıca, Türkiye'ye yönelik seyahat uyarısını sıkılaştırarak en üst seviyeye (4) çıkardı ve orada yaşayan tüm İsraillilere bir an önce ülkeyi terk etmeleri çağrısında bulundu.



İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki Sur şehrinin sakinlerini tahliye etmeleri konusunda uyardı

 Lübnan'ın güneyindeki bir köyden Sur’da bir okula yerleştirilen yerinden edilmiş Lübnanlılar (Reuters)
Lübnan'ın güneyindeki bir köyden Sur’da bir okula yerleştirilen yerinden edilmiş Lübnanlılar (Reuters)
TT

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki Sur şehrinin sakinlerini tahliye etmeleri konusunda uyardı

 Lübnan'ın güneyindeki bir köyden Sur’da bir okula yerleştirilen yerinden edilmiş Lübnanlılar (Reuters)
Lübnan'ın güneyindeki bir köyden Sur’da bir okula yerleştirilen yerinden edilmiş Lübnanlılar (Reuters)

İsrail ordusu dün Lübnan'ın güneyindeki Sur (Tire) kentinin sakinlerini tahliye etmeleri konusunda uyardı.

İsrail ordusu sözcüsü Avichay Adraee, harita üzerinde Sur ve çevresindeki kamplar ile mahalle sakinlerine acil olarak bölgeyi terk etmeleri çağrısında bulundu.

Açıklamada, "Hizbullah'ın terörist faaliyetleri, İsrail Savunma Kuvvetlerini ona karşı güçlü bir şekilde harekete geçmeye zorluyor. İsrail ordusunun size zarar verme niyeti yok" ifadeleri yer aldı.


Ebu Ali el-Askeri, İran Devrim Muhafızlarını Bağdat’ta temsil eden kapsamlı diplomatik mekanizmanın adı mı?

Irak güvenlik güçleri, El-Ka’im ilçesinde bir saldırıda hayatını kaybeden Haşdi Şabi üyesinin tabutu başında yer alıyor (AFP)
Irak güvenlik güçleri, El-Ka’im ilçesinde bir saldırıda hayatını kaybeden Haşdi Şabi üyesinin tabutu başında yer alıyor (AFP)
TT

Ebu Ali el-Askeri, İran Devrim Muhafızlarını Bağdat’ta temsil eden kapsamlı diplomatik mekanizmanın adı mı?

Irak güvenlik güçleri, El-Ka’im ilçesinde bir saldırıda hayatını kaybeden Haşdi Şabi üyesinin tabutu başında yer alıyor (AFP)
Irak güvenlik güçleri, El-Ka’im ilçesinde bir saldırıda hayatını kaybeden Haşdi Şabi üyesinin tabutu başında yer alıyor (AFP)

Irak’taki El-Askeri adıyla bilinen ve yakın zamanda öldürüldüğü Kudüs Tugayları tarafından açıklanan Ebu Ali el-Askeri, muhtemelen tek bir kişi değil; Bağdat’taki İran Devrim Muhafızlarını temsil eden kapsamlı bir diplomatik mekanizmanın adı olarak işlev görüyor.

Büyük olasılıkla, sosyal medya platformu X’te kullanılan bu takma hesap, “gölge büyükelçi” rolünü üstlenen bir grup kişi tarafından yönetiliyor; bu kişiler, Irak’ta İslam Devrimi politikalarını eksiksiz uygulamak, siyasi karar alma süreçlerini sıkı bir şekilde kontrol etmekle görevli.

Kudüs Tugayları, 16 Mart 2026’da El-Askeri’nin öldüğünü duyurdu, ancak olayın yeri veya zamanı hakkında herhangi bir bilgi vermedi. Güvenlik kaynaklarına göre, duyuru, Bağdat’ın el-Karada semtinde etkili kişilerin katıldığı operasyonel bir toplantıya yönelik roket saldırısının ardından yapılmış olabilir; bazı raporlara göre ise saldırı başka bir konut veya araçta gerçekleşmişti.

Kudüs Tugayları lideri Ahmed Muhsin Ferec el-Hamidavi imzalı açıklamada, Askeri, askeri cephe ile medya platformları arasındaki iletişimin ana damarlarından biri olarak tanımlandı.

ffferb
Bağdat’ta, 4 Mart 2026’da Irak’ın güneyinde  gerçekleşen hava saldırısında hayatını kaybeden bir Kudüs Tugayları üyesinin cenazesi defnedildi (AFP)

Son beş yıldır, bu takma ad, İran’ın Irak’taki resmi büyükelçisinin açıklamadığı sert tutumları yansıtarak, ülke siyasetinde sert politikaların yerleşmesine katkıda bulundu. Hesap, zaman zaman silinip yeniden açıldığı için alıntılar genellikle medya veya ekran görüntüleri aracılığıyla yayıldı.

Askeri’nin gizemi

El-Askeri, yıllardır kimliği belirsiz bir figür olarak dikkat çekti. Iraklı araştırmacı Hişam el-Haşimi (2020’de öldürüldü), El-Askeri’nin Hareket-i Hukuk partisinden milletvekili Hüseyin Mu’nes olabileceğini iddia etmişti. Ancak birçok kaynak bu iddiayı reddetti. Genel kanı, El-Askeri’nin operasyonel rolleri üstlenen gizemli bir kişi olduğu yönündeydi; sosyal medyada kendisini Kudüs Tugayları’nın Irak’taki güvenlik sorumlusu olarak tanıttı.

Kudüs Tugayları’nın açıklamasının ardından farklı sızıntılar ortaya çıktı; bazıları onun Karada saldırısında öldürülen Ebu Ali El-Amiri olduğunu iddia etti. Bazı kaynaklar ise El-Askeri’nin Ahmed El-Hamidavi’nin kardeşi olabileceğini öne sürdü. Diğer tahminler, duyurunun, Bağdat’ta çeşitli saldırılarda öldürülen milis liderlerini gizlemek amacıyla uydurulmuş olabileceği yönünde.

dsvd
Bağdat’ta Kudüs Tugayları geçit töreni (Arşiv görüntüsü - Dolaşımda)

Sonuç olarak, “Ebu Ali El-Askeri”nin bir kişi mi grup mu tartışmasından ziyade  çoklu kimliklerin Kudüs Tugayları’nın Devrim Muhafızları tarzında korku ve belirsizlik yaratma stratejisinin bir parçası olduğu görülüyor. Ölüm haberi de önemli bir iç olayı gizlemek için bir taktik olabilir.

İran’ın stratejik ölçüm birimi

El-Askeri’nin arkasında muhtemelen bir güvenlik sorumlusu, bir şura üyesi ve Devrim Muhafızları tarafından özel olarak eğitilmiş bir askeri danışman bulunuyor. Tüm bunlar, El-Askeri’yi İran’ın Bağdat’taki en kritik siyasi yatırımlarından biri haline getiriyor.

Ölümünden birkaç gün önce, hesabından “Gelecek başbakanın atanması, İslami Direniş’in parmağı olmadan gerçekleşmeyecek” paylaşımını yaptı. Koordinasyon Çerçevesi Nuri el-Maliki’yi önermek konusunda çıkmazdayken, El-Askeri’nin sert tutumu, Irak’taki Şii siyasi davranışını yönlendiren bir “tempo belirleyici” işlevi gördü.

Geçmişte, El-Askeri, Mustafa el-Kazimi hükümetine karşı saldırı planlarını yönlendirdi, ardından Muhammed Şiya el-Sudani hükümetine geçişte daha yumuşak bir ton benimsedi. Ayrıca, 2021 seçimleri sonrası Mücteba el-Sadr’ın çoğunluk hükümeti kurma girişimlerini engellemeye çalıştı; bunu, “milislerin dışlanması ve ABD destekli bir proje” olarak nitelendirdi.

2019’da İran etkisine karşı protesto eden göstericilerin öldürülmesine dair operasyonlarda, El-Askeri protestocuları “yabancı ajanlar” olarak tanımladı. Dolayısıyla, gerçek kimliği ne olursa olsun, onun etkisinin boyutu önemliydi.

El-Askeri’nin rolü, Sünni ve Kürt liderlere siyasi sınırları belirlemek ve dış ilişkilerde (Arap, Körfez ve uluslararası) caydırıcı mesajlar vermekti. Suriye’nin yeniden entegrasyonuna ve yeni liderliğinin uluslararası alanda tanınmasına karşı da temkinliydi.

İran’ın gölge büyükelçisi

2017’deki Kürdistan bağımsızlık referandumuna karşı sert bir tutum takındı, Kürtler için “ABD ve İsrail destekli bir bölünme projesi” uyarısı yaptı. 2018’de Muhammed el-Halbusi’nin parlamento başkanlığına gelişini dış destekli bir denge sonucu olarak değerlendirdi.

2020’de Kasım Süleymani ve Ebu Mehdi El-Mühendis öldürüldüğünde, El-Askeri, “ABD güçleri artık meşru hedeflerdir” dedi. Beş yıl sonra tüm bu açıklamalar, İran’ın Bağdat’taki “gölge büyükelçiliği” misyonunun bir parçası olarak, resmi diplomatik kanallardan bağımsız şekilde hayata geçirildi.

Özetle, Ebu Ali El-Askeri, Irak siyasetinde İran etkisini perçinleyen, çok katmanlı ve gizemli bir figür olarak hem operasyonel hem de medya alanında etkin bir “gölge diplomasi” rolü üstlendi.


Hamas, Gazze anlaşmasını yeniden canlandırmak için Kahire'de temaslarda bulunuyor

Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda çamurlu bir sokakta yürüyen yerinden edilmiş Filistinli bir çocuk (AFP)
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda çamurlu bir sokakta yürüyen yerinden edilmiş Filistinli bir çocuk (AFP)
TT

Hamas, Gazze anlaşmasını yeniden canlandırmak için Kahire'de temaslarda bulunuyor

Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda çamurlu bir sokakta yürüyen yerinden edilmiş Filistinli bir çocuk (AFP)
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda çamurlu bir sokakta yürüyen yerinden edilmiş Filistinli bir çocuk (AFP)

İsrail’in İran’la süren çatışmalara odaklanarak Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşması ve yükümlülüklerinden uzaklaştığı bir dönemde, Hamas Kahire’de yeni bir diplomatik hareketlilik yürütüyor. Hareket, ocak ayı ortasında ilan edilen ikinci aşamadan bu yana ilerleme kaydedilemeyen süreci aşmak için çözüm arıyor.

Uzmanlara göre Hamas, devam eden İran savaşı nedeniyle oluşan mevcut tıkanıklığı aşacak bir açılım umuyor. Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, yürütülen temasların Gazze anlaşmasını yeniden rayına oturtmayı, ihlalleri durdurmayı ve İsrail ablukasının yol açtığı günlük krizlere çözüm bulmayı hedeflediğini belirtti.

sdwegr
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat’ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısında hayatını kaybeden Filistinlilerin cenaze törenine katılanlar (Reuters)

Hamas heyeti, Mısır Genel İstihbarat yetkilileriyle bir dizi görüşme gerçekleştirirken, Birleşmiş Milletler temsilcisi Nikolay Mladenov ile de bir araya geldi. Görüşmelerde Gazze dosyasına ilişkin siyasi ve sahadaki gelişmeler ele alındı. Bu bilgiler, Mısır ve Katar medyasında yer alan haberlerde de doğrulandı.

İhlaller ve güvenlik düzenlemeleri gündemde

Hamas’a yakın iki kaynak, salı günü Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Nizar Avadallah başkanlığındaki ve Gazı Hamad’ın da yer aldığı heyetin Mısırlı güvenlik yetkilileri ve Barış Konseyi temsilcileriyle görüştüğünü aktardı. Görüşmelerde İsrail’in anlaşma ihlalleri, Hamas personelinin polis teşkilatına entegrasyonu, Refah Sınır Kapısı’nın işletilmesi ve Gazze’yi devralması öngörülen yönetim komitesinin çalışmaları ele alındı.

Kaynaklardan biri, Hamas’ın silahsızlandırılması konusunun da gündeme geldiğini ancak bu başlığın Filistin polisi ile uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasına kadar ertelendiğini belirtti. Aynı kaynak, Hamas’ın Gazze anlaşması için ABD’den destek ve İsrail’in ihlallerini durdurmasını beklediğini ifade etti.

fbf
Gazze Şeridi’nin güneyinde İsrail’in askeri bombardımanı sonucu yıkılan bir binanın üzerinde bulunan Filistinli bir aile (AFP)

Öte yandan Gazze Yönetim Komitesi’nden bir yetkilli, Hamas heyetiyle henüz görüşme yapılmadığını doğruladı ancak gerekçe paylaşmadı.

ABD bağlantılı temaslar ve Refah Kapısı

Reuters’a konuşan kaynaklar, ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlık ettiği Barış Konseyi temsilcilerinin hafta başında Kahire’de Hamas yetkilileriyle görüştüğünü ve ateşkesi korumayı amaçladığını bildirdi. Kaynaklar, hafta içinde yeni toplantılar yapılmasının beklendiğini ancak tarihlerin netleşmediğini aktardı.

Görüşmenin ardından İsrail, pazar günü yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından kapatılan Refah Sınır Kapısı’nı yakında yeniden açacağını duyurdu. Reuters’a konuşan kaynak, bu kararın Hamas ile Barış Konseyi arasındaki görüşmenin doğrudan sonucu olabileceğini ifade etti.

Monte Carlo Uluslararası Radyosu da Hamas’ın, bölgedeki güvenlik gerilimine rağmen Kahire’de yeni bir müzakere turuna hazırlanarak, İran savaşı nedeniyle duran ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasını yeniden canlandırmayı hedeflediğini aktardı.

Anlaşma hâlâ gündemde mesajı

Mısır Dış İlişkiler Konseyi üyesi Dr. Ahmed Fuad Enver, Hamas heyetinin ziyaretinin kritik bir dönemde gerçekleştiğini belirterek, Kahire’deki temasların anlaşmanın hâlâ geçerliliğini koruduğu yönünde güven verdiğini söyledi. Enver, görüşmelerde ihlallerin yanı sıra Gazze yönetim komitesinin işleyişi ve silahsızlanma gibi başlıkların da ele alındığını kaydetti.

Filistinli siyaset analisti Eymen er-Rakab ise Kahire’deki görüşmelerin Gazze Anlaşması için yeni bir ivme oluşturduğunu ve Mısır’ın süreci gündemde tutmaya çalıştığını vurguladı. Rakab, mevcut tıkanıklığın aşılması için bu diplomatik hareketliliğin süreceğini öngördü.

Ocak ayı ortasında Washington, Trump planının ikinci aşamasına geçildiğini duyurmuştu. Bu aşama; İsrail’in Gazze’den kademeli çekilmesini, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve bölgede uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor. Ancak İsrail ordusu hâlen Gazze’nin yarısından fazlasında kontrolünü sürdürürken, Hamas silah bırakmayı reddediyor.

İsrail Kamu Yayın Kurumu ise uluslararası gücün mayıs ayı itibarıyla Gazze’de konuşlandırılmasının planlandığını bildirdi.

xcvf
Trump planına göre Gazze’den çekilme aşamalarını gösteren harita (Beyaz Saray)

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati de pazartesi günü yaptığı açıklamada, Gazze’yi yönetecek ulusal komitenin sahada görevine başlamasının hızlandırılması gerektiğini belirterek bunun geçiş sürecinin yönetimi ve ateşkesin kalıcı hâle gelmesi için kritik olduğunu vurguladı.

Uzmanlara göre mevcut temaslar, İran savaşı nedeniyle oluşan küresel dalgalanmalara rağmen Gazze anlaşmasını yeniden işler hâle getirecek yeni bir yol haritası oluşturma çabası olarak değerlendiriliyor. Mısır’ın arabuluculuğunda yürütülen bu diplomatik trafiğin önümüzdeki günlerde de sürmesi bekleniyor.