Kahire Barış Zirvesi Gazze savaşıyla ilgili tutumlardaki farklılıkları gözler önüne serdi

Arap ülkeleri, ‘Filistinlilerin yerinden edilmesine’ karşı çıktı, Avrupa ülkeleri ise ‘insani koridor’ açılması çağrısında bulundu

Gazze konulu Kahire Barış Zirvesi’ne katılan liderler (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Gazze konulu Kahire Barış Zirvesi’ne katılan liderler (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Kahire Barış Zirvesi Gazze savaşıyla ilgili tutumlardaki farklılıkları gözler önüne serdi

Gazze konulu Kahire Barış Zirvesi’ne katılan liderler (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Gazze konulu Kahire Barış Zirvesi’ne katılan liderler (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Kahire’nin ev sahipliğinde düzenlenen Gazze konulu barış zirvesine Filistinlilerin zorla yerinden edilmeleri dosyası ve İsrail-Filistin çatışmasının bölgesel bir savaşa dönüşmesine karşı yapılan uyarılar damgasını vurdu. Zirveye katılanlar tarafından yapılan açıklamalar, tutumlarındaki farklılıkları gözler önüne serdi. Arap liderler, açıklamalarında daha çok Filistinlilerin yerinden edilmesine karşı olduklarını vurguladı. Avrupalı yetkililer, ‘savaşın derhal durdurulması ve insani yardımların Gazze’ye girişi için güvenli bir koridor açılması’ çağrısında bulundu.

Zirve sonunda ortak bir bildiri yayınlanmazken Mısır Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Kahire, zorluklar ne olursa olsun ve çatışma ne kadar sürerse sürsün, zirve çağrısında belirtilen hedeflere ulaşma amacıyla tüm ortaklarla birlikte çalışmak için tüm imkanlarını seferber edecektir” denildi. Filistin meselesinin, bölge ülkelerinin herhangi biri pahasına tasfiyesinin asla kabul edilmeyeceği belirtilen açıklamada, “Bölge ülkeleri, giderek daha riskli ve tehditkar hale gelen mevcut durum ve koşullar altında egemenliklerini ve ulusal güvenliklerini korumaktan bir an bile geri durmayacaktır” ifadeleri yer aldı.

Mısır Cumhurbaşkanlığı, Kahire’nin barış zirvesiyle ‘kültürler, ırklar, dinler ve siyasi görüşler arasında şiddeti ve terörizmi reddeden, kolektif vicdanı barındıran uluslararası bir konsensüs oluşturmaya çalıştığı, savaşa son verilmesi çağrısında bulunduğu, insani yardımların Gazze Şeridi'ne ulaştırılmasına özel öncelik verdiği ve çatışmanın bölgede yayılması tehlikesine karşı uyardığını’ vurguladı. Açıklamada, “Mısır, katılımcıların küresel bir barış çağrısında bulunmasını sabırsızlıkla bekliyordu” denildi.

Gazze’ye yönelik devam eden savaşın uluslararası toplumun değerlerinde bir kusuru ortaya çıkardığı belirtilen açıklamada, “Bir yerde masum insanların öldürülmesini hızla kınama telaşı ve yarışı görürken, başka bir yerde sanki Filistinlilerin hayatı diğer insanların hayatından daha az önemliymiş gibi aynı eylemi kınama konusunda akıl almaz bir tereddüt, hatta bu cinayeti meşrulaştırma girişimleri olduğunu görüyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Mısır'ın 15 Ekim'de yaptığı davet üzerine düzenlenen Kahire Barış Zirvesi’ne, bölgeden ve dünyadan çok sayıda lider ve temsilci katıldı. Zirvede, savaşın başladığı 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'nde kötüleşen krizi kontrol altına alma çabalarını ilerletme konusunda görüş alışverişinde bulunuldu.

bdfgrh
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire Barış Zirvesi’nde (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, zirvenin açılışın yaptığı konuşmada, katılımcılara ‘şu an yaşanan insanlık trajedisini sona erdirmeyi ve barış yolunu birkaç yönden yeniden canlandırmayı amaçlayan bir yol haritası üzerinde anlaşmaya varılması’ çağrıda bulundu.

Sisi, yol haritasının aşamalarıyla ilgili şunları söyledi:

Öncelikle Gazzelilere insani yardımların tam, güvenli, hızlı ve sürdürülebilir bir şekilde yapılmasıyla başlayacak ve hemen ardından ateşkes müzakerelerine geçilecek. Bundan sonra uluslararası kararlar temelinde iki devletli çözüme ulaşmak amacıyla barış sürecini canlandırmak için acil müzakereler başlatılacak.

Gazze’ye gönderilen ilk yardım konvoyları cumartesi günü Refah Sınır Kapısı’ndan geçti. İlaç ve gıda yüklü 20 kamyonluk konvoyun geçişinin ardından sınır kapısı yeniden kapatıldı. Diğer yardım konvoyları ise Gazze’ye geçmek için izin bekliyor.

Ülkesinin ‘sivillerin hedef alınmasını, öldürülmesini ve korkutulmasını kınadığını’ bir kez daha dile getiren Mısır Cumhurbaşkanı, Kahire’nin, dünyanın Gazze’deki toplu cezalandırmaya, ablukaya, açlığa, zorla yerinden edilmeye ve bunun için büyük baskılara maruz kalan iki buçuk milyon Filistinlinin etkilendiği felaket niteliğindeki insani krize seyirci kalmasından duyduğu büyük şaşkınlığı dile getirdi.

İsrail, Gazze Şeridi'ni bombalamaya başlamasından bu yana Gazze Şeridi'ne yönelik ablukayı sıkılaştırdı. Su, elektrik ve yakıt kaynaklarını kesti.

Zorla yerinden edilmeye itiraz

Mısır’ın Filistinlilerin zorla yerinden edilmeleri ve Sina'ya göç ettirilmelerine karşı olduğunu bir kez daha ifade eden Sisi, “Bunu Filistin davasının sonsuza kadar tasfiyesi ve bağımsız bir Filistin devleti hayalinin sonu olarak görüyoruz. Filistinlilerin işgal altında olsalar da bombalansalar da topraklarını terk etmek istediğini düşünenler, yanılıyor” şeklinde konuştu. Mısır Cumhurbaşkanı, çatışmaların bölgenin istikrarını, uluslararası barışı ve güvenliğini tehdit edecek şekilde genişleyebileceği konusunda uyardı.

İsrailli eski yetkililer ve Batılı politikacılar, Gazze savaşının başlamasıyla Gazzelilerin Sina'ya ittirilmesi önerisini ortaya attı, ancak Kahire bunu defalarca reddetti.

Arap ülkelerinin liderleri, açıklamalarındaki ortak bir unsur olarak yerinden edilmeye karşı olduklarını defalarca kez dile getirdi.

Öte yandan Ürdün Kralı 2. Abdullah, ‘Filistinlilerin zorla, ülke içinde ya da dışına yerinden edilmelerinin savaş suçu sayılacağını’ söyledi. Ülkesinin, ‘bölgeyi uçuruma sürükleyen bu insani felaketi durdurmak için çalışacağının’ altını çizen Ürdün Kralı, İsrailli yetkililere ‘güvenlik endişelerinin giderilmesinde askeri çözüme yer olmadığını ve işgal altında yaşayan 5 milyon Filistinliyi ötekileştirmeye devam edemeyeceklerini anlamaları’ çağrısında bulundu.

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa el-Halife ise konuşmasında, ‘Filistin halkının meşru haklarını güvence altına almadan Ortadoğu'da istikrarın tesis edilemeyeceğini’ vurguladı. Bahreyn Kralı, ülkesinin ‘Gazze halkının kendi topraklarından ve atalarının topraklarından sürülmesinin kategorik olarak reddettiğini’ vurguladı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, ülkesinin, Filistinlileri zorla yerinden etme girişimlerine karşı olduğunu açıkladı. Suudi Bakan, zirvedeki konuşmasında, “Sivillerin ne şekilde olursa olsun hedef alınmasını reddediyoruz. Uluslararası topluma, İsrail'i uluslararası hukuka saygı göstermeye zorlama çağrısında bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.

Kuveyt Veliaht Prensi Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah da Filistin halkının zorla yerinden edilmesine itiraz ettiklerini belirtti. Çatışmanın hem bölge hem de tüm dünya için tehlikeli sonuçlar doğurmasına karşı uyardı.

Zirvenin katılımcılarından Fas Dışişleri Bakanı Nasır Burita, Gazze Şeridi’nde gerginliğin azaltılması, akan kanın durdurulması ve askeri saldırıların sona ermesi çağrısında bulunarak, ‘ülkesinin yerinden edilmeyi içeren tüm çözümleri reddettiğini’ vurguladı.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ise konuşmasında, “Ayrılmayacağız ve topraklarımızda kalacağız" diyerek, yerinden edilme önerisine karşı tutumunu ortaya koydu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni (BMGK) ‘Filistin halkını koruma sorumluluğunu yerine getirmeye’ çağırdıklarını söyleyen Abbas, Filistinlilerin Kudüs'ten ya da Batı Şeria'dan sınır dışı edilmesine yahut yerinden edilmesine karşı uyardı.

Zirveye katılan Güney Afrika Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, Gazze'ye uygulanan ablukayı ve uluslararası hukuku ihlal ederek Gazzelileri zorla yerinden etmeye yönelik girişimleri reddettiğini söyledi.

cfvrgtbhd
Kahire Barış Zirvesi'nden bir kare (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Arap liderler konuşmalarında, uluslararası topluma ve büyük güçlere İsrail tarafından sürdürülen gerilime son verilmesi için müdahalede bulunulması çağrısı yaptı. Avrupalı ​​yetkililer, yardımların ulaştırılması için insani koridor açılması gerektiğini vurguladı.

İngiltere Dışişleri Bakanı James Cleverly, zirvede yaptığı konuşmada, İsrail hükümetiyle Gazze'deki sivilleri korumak için uluslararası hukuk çerçevesinde ne yapması gerektiği ve ordusunun itidal, profesyonellik ve disiplin göstermesi gerektiği konusunda görüştüğünü söyledi.

Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Filistinlileri temsil etmeyen Hamas'a karşı mücadelenin, Gazze'deki insani durum mümkün olan en üst düzeyde dikkate alınarak yürütülmesi gerektiğini söyledi. Baerbock, “Hamas'a karşı mücadele, Gazze'deki masum erkek, kadın ve çocukların insani durumu mümkün olan en üst düzeyde dikkate alınarak yürütülmeli, aksi takdirde durumun Hamas lehine dönme riski var” ifadelerini kullandı.

Fransa Dışişleri Bakan Catherine Colonna ise Gazze Şeridi'ndeki sivillere yardımların ulaştırılması için insani koridor açılması gerektiğini ve bunun ateşkesin önünü açabileceğini belirtti.

Colonna, zirvedeki konuşmasında, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Filistinlilere 10 milyon euro (10,59 milyon dolar) değerinde insani yardım sağlanacağını açıkladığını söyledi. Fransız Bakan, bu paranın, geçtiğimiz pazar günü Kahire'ye yaptığı ziyarette açıkladığı 10 milyon euroya ek olduğunu kaydetti.

Afrika Birliği (AfB) Komisyonu Başkanı Musa Faki de konuşmasında Gazze'ye yönelik acımasız savaşı ve daha önce eşi benzeri görülmemiş yıkımı reddettiğini vurguladı. Faki, Filistinlilerin zorla yerinden edilmesini ve sivillere yönelik her türlü şiddeti durdurmak için küresel bir cephe oluşturulması çağrısında bulundu.

Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel, çatışmanın durdurulması ve sivillerin hayatlarının korunması için tüm arabuluculuk çabalarının seferber edilmesi çağrısında bulundu. Michel, Gazzelilerin suya, ilaca ve gıdaya ulaşma haklarının garanti altına alınması ve Mısır'ın Gazze Şeridi’ne insani yardımları ulaştırma çabalarının desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Bölgesel savaş

Öte yandan Arap Birliği (AL) Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, ‘derhal ateşkese ulaşılması ve insani yardımların Gazze Şeridi'nin tamamına ulaştırılması için acilen güvenli bir koridor açılması’ çağrısını yineledi.

Konuşmasında “Hiçbir ayrım gözetmeksizin sivillere yönelik her türlü şiddeti ve hedef göstermeyi reddediyoruz” diyen Ebu Gayt, krizin uzun süreli insani bir felakete neden olacak dini bir çatışmaya dönüşmesine karşı duyduğu endişeyi de dile getirdi. Bölge halklarını barbar, diğer halkları ise medeni olarak nitelendiren açıklamaları şiddetle kınayan AL Genel Sekreteri, sivillerin çektiği acıların hafifletilmesi ve bedelini herkesin ödeyeceği bölgesel bir savaşa sürüklenmekten kaçınılması çağrısında bulundu.

Zirvede konuşan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, savaşın sona ermesi ve barışın tesis edilmesi için iki devletli çözümün hayata geçirilmesini istedi.

Guterres, konuşmasında şunları söyledi:

Artık bu korkunç kabusa son verip, Filistinli ve İsrailli çocukların hayallerine yakışır bir gelecek inşa etmek için çalışmanın zamanı geldi.

BM Genel Sekreteri, daha önce de insani yardımların Gazze Şeridi'ne sürdürülebilir ve engelsiz bir şekilde ulaştırılması çağrısında bulunmuştu.



Şarku’l Avsat, ABD’nin de katıldığı Gazze görüşmelerine dair yeni ayrıntıları açıklıyor

Filistinliler dün Han Yunus'taki Refah sınır kapısından geçerek Gazze'den Mısır'a gitmeye hazırlanıyor (AFP)
Filistinliler dün Han Yunus'taki Refah sınır kapısından geçerek Gazze'den Mısır'a gitmeye hazırlanıyor (AFP)
TT

Şarku’l Avsat, ABD’nin de katıldığı Gazze görüşmelerine dair yeni ayrıntıları açıklıyor

Filistinliler dün Han Yunus'taki Refah sınır kapısından geçerek Gazze'den Mısır'a gitmeye hazırlanıyor (AFP)
Filistinliler dün Han Yunus'taki Refah sınır kapısından geçerek Gazze'den Mısır'a gitmeye hazırlanıyor (AFP)

Mısır’ın başkenti Kahire’de, Hamas ile Filistinli grupların heyetleri, arabulucular ve Gazze’yi “Barış Konseyi”nde temsil eden Nikolay Mladenov’un yanı sıra Amerikalı ve diğer bazı isimlerin katılımıyla yürütülen temaslar sürüyor. Görüşmeler, Filistinli grupların son sunulan öneriye verdiği olumlu yanıtın ardından ateşkes anlaşmasına odaklanıyor.

“Şarku’l Avsat”a konuşan kaynaklar, Kahire’deki müzakerelerin son durumuna ilişkin bilgi verdi.

Hamas’tan üç ve bir Filistinli gruptan bir kaynak, Filistin heyetinin çarşambadan perşembe akşamına kadar Kahire’de yapılan görüşmelerde arabuluculara ve Mladenov’a, 15 maddeden oluşan son teklifin ikinci aşamaya yönelik ciddi müzakerelerin başlatılması için uygun bir zemin teşkil ettiğini ilettiğini söyledi.

Şarku’l Avsat daha önce “yol haritası” olarak nitelendirilen teklifin detaylarını yayımlamıştı. Söz konusu plan, birinci aşamada kalan hususların tamamlanmasını ve eş zamanlı olarak ikinci aşama maddeleri üzerine müzakerelerin yürütülmesini öngörüyor.

Görsel kaldırıldı.Filistinli bir çocuk, dün Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'a İsrail ordusu tarafından atılan bir broşürü tutuyor (AFP)

Hamas’tan biri Kahire’de olan iki kaynak, heyetin diğer grupların desteğiyle, birinci aşamanın istisnasız olarak uygulanması gerektiğini vurguladığını belirtti. Buna, Gazze’nin yönetimi için ulusal komitenin derhal göreve başlaması da dâhil.

Aynı kaynaklara göre Filistinli gruplar, arabuluculara ve Mladenov’a beş maddelik bir yanıt metni sundu. Metinde, birinci aşamanın eksiksiz uygulanması, İsrail’in tüm maddelere tam bağlılık göstermesi ve grupların yol haritasını kabul ederek kapsamlı müzakerelere hazır olduğu ifade edildi. Ayrıca planın, ABD Başkanı Donald Trump’ın ortaya koyduğu çerçevenin en iyi şekilde uygulanmasını hedeflediği vurgulandı.

Metinde silah meselesinin, kapsamlı bir Filistin siyasi süreciyle bağlantılı ele alınacağı ve bu konudaki kararın yalnızca Hamas’a ait olmayıp, ulusal çerçevede verileceği belirtildi. Nihai hedefin ise uzun vadeli ateşkes sağlanması ve Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına kavuşarak devletini kurması olduğu ifade edildi.

Kaynaklara göre Filistin heyeti, müzakerelere başlamadan önce İsrail’in sunulan belgeye ilişkin net bir tutum ortaya koymasını talep etti. Heyet ayrıca Gazze yönetim komitesine görevlerin devredilmesi konusunda tam hazırlık içinde olduğunu bildirdi.

Görsel kaldırıldı.Filistinli bir çocuk, dün Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'a İsrail ordusu tarafından atılan bir broşürü gösteriyor (AFP)

Filistinli grupların yanıtının ardından Mladenov’un bazı değişiklikler önerdiği ve bu değişikliklerin gruplar tarafından değerlendirileceği belirtildi. Değişikliklerin; tarafların Trump planı çerçevesinde üzerinde uzlaşacağı bir metni kabul etmesi, Şarm eş-Şeyh’te varılan mutabakatlara tam bağlılık, son yol haritasının kabul edilerek hızlı bir şekilde müzakerelere başlanması ve silah konusunun ilgili plan ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararı çerçevesinde ele alınmasını içerdiği kaydedildi.

Kaynaklar ayrıca, İsrail’in arabulucuların son önerisine verdiği ilk yanıtın olumsuz olduğunu ve özellikle ihlallerin durdurulması, “sarı hat”tan çekilme ve uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması gibi başlıklarda net taahhüt vermediğini ifade etti. Ayrıca İsrail’in günlük 600 yardım tırının girişine izin verme konusunda garanti vermediği de ifade edildi.

Görsel kaldırıldı.Yerinden edilmiş Filistinliler, dün Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir kamyondan su alıyor (AP)

Mladenov’un İsrail’den görüşmelere fırsat tanımak amacıyla Gazze’de 48 saatlik hava saldırısı durdurma talebinde bulunduğu, ancak buna resmi bir yanıt alamadığı da ifade edildi. Buna rağmen son günlerde hava saldırılarında görece bir azalma gözlemlendiği ve insani yardım tırlarının sayısının 200-280 seviyelerine çıktığı, ancak bunun yetersiz olduğu belirtildi.

Kaynaklar, Kahire’deki görüşmelerin planlanandan daha uzun süreceğini ve arabulucuların çözüm bulmak için yoğun çaba harcadığını ifade etti. ABD’nin İsrail üzerinde müzakereleri ilerletmeye yönelik baskı kurmaya başladığı, ancak bunun henüz yeterince etkili olmadığı dile getirildi.

Diğer yandan, Jared Kushner ekibinden bir ABD’li yetkilinin Hamas ile Mladenov arasındaki görüşmeye katıldığı ve Beyaz Saray’ın tarafların anlaşması hâlinde bunu memnuniyetle karşılayacağını bildirdiği iletildi. Yetkilinin, Kushner’in birinci aşamanın tüm maddelerinin uygulanması için İsrail üzerinde baskı kuracağını ifade ettiği de belirtildi.


Yerleşimciler Batı Şeria'daki el Halil’de Filistinlilerin evlerine saldırdı

Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)
Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)
TT

Yerleşimciler Batı Şeria'daki el Halil’de Filistinlilerin evlerine saldırdı

Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)
Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)

Silahlı yerleşimciler bu sabah, Batı Şeria’nın El Halil (Hebron) kenti kuzeyindeki el-Arub bölgesinde sivillere ait evlere saldırdı. Aynı zamanda İsrail güçleri güney el Halil’de bir çocuğu gözaltına aldı.

Yerel kaynakların aktardığına göre silahlı yerleşimci gruplar, bu sabah erken saatlerde el-Arub’a bağlı Vadi eş-Şeyh bölgesindeki evlere saldırarak yoğun şekilde gerçek mermi kullandı. Filistin Haber Ajansı SAFA’ya göre saldırı, özellikle çocuklar ve kadınlar arasında korku ve paniğe yol açtı. Olayda yaralanma olmadığı bildirildi.

Aynı bağlamda, İsrail güçlerinin ana yoldan geçmekte olan 15 yaşındaki bir çocuğu gözaltına aldığı, ardından el Halil’lin güneyindeki el-Alka bölgesinde ailesine ait eve baskın düzenlediği ve evi arayarak içindeki eşyaları tahrip ettiği belirtildi.

İsrail güçlerinin ayrıca e Halil kenti ile İdna ve Beyt Ula beldelerinde çok sayıda eve baskın düzenlediği, ev sahiplerine kötü muamelede bulunduğu, evleri aradıktan sonra evleri bilinçli olarak tahrip ettiği, ancak herhangi bir gözaltı yapılmadığı ifade edildi.

Öte yandan, ABD, Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık’ın, Batı Şeria’da Filistinli topluluklara yönelik şiddet nedeniyle “radikal İsrailli gruplara” yönelik ilave yaptırımlar uyguladığı hatırlatıldı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Batı Şeria’daki yerleşimlerde yaklaşık 500 bin İsraillinin yaşadığı, bu yerleşimlerin uluslararası toplumun büyük çoğunluğu tarafından yasa dışı kabul edildiği ve barışın önündeki en büyük engellerden biri olarak görüldüğü belirtiliyor.


Lübnan'ın güneyine düzenlenen İsrail saldırısında bir Lübnan askeri hayatını kaybetti

Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
TT

Lübnan'ın güneyine düzenlenen İsrail saldırısında bir Lübnan askeri hayatını kaybetti

Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)

Lübnan ordusu, dün Güney Lübnan'daki Kfar Rumman - Nabatiye kasabasında bulunan evlerine düzenlenen İsrail saldırısı sonucu bir asker ve ailesinin bazı üyelerinin öldürüldüğünü "X" platformunda duyurdu.

Lübnan ordusu, baskının ailenin Nabatiye bölgesindeki evini hedef aldığını belirtti.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre dün akşam ülkenin güneyine yönelik çok sayıda hava saldırısı düzenlendi.

Ajans, “düşman savaş uçakları ve insansız hava araçlarının (İHA), güneydeki Batı ve Orta kesimlerde yer alan Sur ve Bint Cubeyl ilçelerini 70’ten fazla hava saldırısıyla hedef aldığını, bununla eş zamanlı olarak topçu atışlarının da yapıldığını” bildirdi. Söz konusu saldırıların çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına, ayrıca evlerin, altyapının ve yolların tahrip olmasına yol açtığı belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın Lübnan Sağlık Bakanlığı’na bağlı Acil Durum Operasyon Merkezi’nden aktardığına göre  2 Mart ile 30 Nisan tarihleri arasındaki saldırıların toplam bilançosu, 2 bin 586 ölü ve 8 bin 20 yaralı oldu.

Öte yandan, İsrail ordusu dün güney Lübnan’da bir İsrail askerinin öldüğünü açıkladı. Yerel medya, askerin “Hizbullah” tarafından SİHA ile gerçekleştirilen saldırıda öldüğünü bildirdi. Ordu ayrıca bir askerin de yaralandığını duyurdu.

İsrail ordusu, dün akşam Lübnan’dan fırlatılan bir mühimmatın İsrail’in kuzeyindeki açık bir alana düştüğünü, ayrıca İsrail hava sahasına girmeden önce “şüpheli bir hava aracının” engellendiğini açıkladı. Bu gelişmeler nedeniyle ülkenin kuzeyinde sirenlerin çaldığı belirtildi.

Ordu ayrıca, Lübnan’ın güneyinde “Hizbullah”a ait yaklaşık 140 metre uzunluğunda bir tünelin imha edildiğini de duyurdu.

İsrail ile İran destekli Hizbullah arasındaki çatışmalar, ABD ve İsrail’in İran’la savaşa başlamasının ardından yeniden tırmandı. Haftalar süren savaşın ardından İsrail ile Lübnan hükümeti arasında bir ateşkes üzerinde anlaşmaya varılmıştı. Ancak buna rağmen İsrail ordusu ile Hizbullah karşılıklı saldırılarını sürdürürken, İsrail güçlerinin hâlen Lübnan’ın güneyinde konuşlu olduğu bildiriliyor.