Beyrut'ta Hizbullah, Hamas, İslami Cihad buluşması

"Gazze'de gerçek bir zafer kazanmak" için bir araya geldiler

Hasan Nasrallah (sağda) 1992'den bu yana Hizbullah'ı yönetiyor (al-Manar TV)
Hasan Nasrallah (sağda) 1992'den bu yana Hizbullah'ı yönetiyor (al-Manar TV)
TT

Beyrut'ta Hizbullah, Hamas, İslami Cihad buluşması

Hasan Nasrallah (sağda) 1992'den bu yana Hizbullah'ı yönetiyor (al-Manar TV)
Hasan Nasrallah (sağda) 1992'den bu yana Hizbullah'ı yönetiyor (al-Manar TV)

Lübnan merkezli Şii örgüt Hizbullah'ın lideri Hasan Nasrallah, Beyrut'ta Siyasi Büro Başkan Yardımcısı Salih el-Aruri ve İslami Cihad lideri Ziyad el-Nakhala'yla bir araya geldi.

Hizbullah'tan bu sabah yapılan açıklamaya göre, üç lider görüşmede Gazze Şeridi'nde ve Lübnan'ın İsrail sınırında yaşanan çatışmaları ele aldı.

Hamas'ın Lübnan Temsilcisi: "Hizbullah'la birlikte bir sonraki hamleyi planlıyoruz"
Taraflar görüşmede sahada yaşanan gelişmelerin koordineli bir şekilde ele alınması konusunda mutabık kaldı.

Nasrallah, Aruri ve Nakhala'nın görüşmesinin İran'ın dini lideri Ali Hamaney ve İran İslam Cumhuriyeti'nin kurucusu Ayetullah Humeyni'nin fotoğrafının önünde yapılması dikkat çekti.

Hizbullah, Hamas ve İslami Cihad liderleri görüşmede, Direniş Ekseni'nin Gazze'de "gerçek bir zafer" kazanmak için hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

Hizbullah bağlantılı al-Manar TV görüşmeyle ilgili haberinde, "Toplantıda, uluslararası pozisyonlar ve Direniş Ekseni'nin yapması gerekenler değerlendirildi" ifadeleri kullanıldı. Direniş Ekseni, Ortadoğu'daki birçok ülkede özellikle İran'ın desteklediği İsrail karşıtı Şii grupların ittifakına verilen isim.

7 Ekim'de Hamas'ın İsrail yerleşimlerine yönelik saldırılarının ardından, İsrail Gazze'ye yönelik yoğun bombardımana başlamıştı.

Bu süreçte İran'ın da desteklediği Hizbullah, İsrail kuzeyindeki sınır hattında bazı saldırılar düzenledi. Hizbullah'ın savaşa katılarak İsrail'in kuzeyinde yeni bir cephe açma ihtimalinin Washington ve Tel Aviv'in en çok endişe ettiği senaryolardan biri olduğu bildiriliyor.

Geçtiğimiz hafta konuyla ilgili bir açıklama yapan Hamas'ın Lübnan temsilcisi Ahmed Abdülhadi, İsrail'e karşı yürüttükleri Aksa Tufanı operasyonunda bir sonraki hamleyi Hizbullah'la planlayacaklarını söylemişti.

Abdülhadi konuyla ilgili şöyle konuşmuştu:

Hizbullah, savaşa girmemesi için kendisine yöneltilen tehditleri dikkate almayacak; savaşın dışında kalması yönündeki uyarıları görmezden gelecektir. Hizbullah'ın savaşa katılması, sahadaki olaylara, tansiyonun tırmanmasına ve özellikle de İsrail'in Gazze'ye girmeye kalkışmasına bağlı.



Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.


Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
TT

Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)

Hamas, Gazze Şeridi ve Filistin halkının geleceğiyle ilgili her türlü siyasi sürecin veya düzenlemenin, düşmanlıkların tamamen sona ermesi, ablukanın kaldırılması ve başta özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkı olmak üzere meşru ulusal hakların güvence altına alınmasıyla başlaması gerektiğini vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre bu açıklama, hareketin dün Amerika Birleşik Devletleri'nde düzenlenen Gazze Şeridi "Barış Konseyi" oturumuna yanıt olarak yayınladığı basın bildirisinde yer aldı.

Hareket, işgalin suçlarına ve ateşkes anlaşmasının sürekli ihlallerine devam ettiği bir dönemde oturumun düzenlenmesinin, uluslararası toplumun ve katılımcı tarafların işgali saldırganlığını durdurmaya zorlamak için pratik adımlar atmasını gerektirdiğini vurguladı.

Hamas, geçiş noktalarının açılmasını ve insani yardımın kısıtlama olmaksızın girişini, ayrıca yeniden yapılanma sürecinin derhal başlatılmasını talep etti. Uluslararası tarafların ve arabulucuların, anlaşmaların uygulanmasını sağlamak ve insani ve siyasi hakların engellenmesini önlemek için sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Ayrıca, kalıcı bir ateşkesin sağlanması için ciddi çabalara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, Gazze Şeridi'ni istikrara kavuşturmaya yönelik her türlü gerçek uluslararası çabanın, sorunun kök nedenini ele alması gerektiğini vurguladı: işgal, işgal politikalarının sona erdirilmesi ve Filistin halkının tam ve eksiksiz haklarına kavuşması.

ABD Başkanı Donald Trump, dün 40'tan fazla ülkeden temsilci ve 12 ülkeden gözlemcinin katılımıyla "Barış Konseyi"nin ilk toplantısını düzenledi. Toplantının odak noktası, savaşın harap ettiği Gazze Şeridi'nde yeniden yapılanma ve uluslararası bir istikrar gücünün oluşturulmasıydı.