Cidde müzakereleri öncesinde Sudan'daki savaşı sona erdirmek için dört aşamalı bir yol haritası sunuldu

Sudan ordusu, Cidde müzakerelerinin yeniden başlamasının çatışmaların durması anlamına gelmediğini belirtti.

Sudan Ordusu Komutanı Korgeneral Abdulfettah el-Burhan (sağda) ve Hızlı Destek Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Reuters)
Sudan Ordusu Komutanı Korgeneral Abdulfettah el-Burhan (sağda) ve Hızlı Destek Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Reuters)
TT

Cidde müzakereleri öncesinde Sudan'daki savaşı sona erdirmek için dört aşamalı bir yol haritası sunuldu

Sudan Ordusu Komutanı Korgeneral Abdulfettah el-Burhan (sağda) ve Hızlı Destek Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Reuters)
Sudan Ordusu Komutanı Korgeneral Abdulfettah el-Burhan (sağda) ve Hızlı Destek Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Reuters)

Sudan ordusu tarafından dün (Çarşamba) yapılan açıklamada, bugün (Perşembe) Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ile müzakerelerin yeniden başlamasının savaşın durması anlamına gelmediği belirtildi. Açıklamada, halkın isteğinin isyancıların ortadan kaldırılması olduğu ve ordunun da ülkeyi doğru yola sokmak için bu amaca bağlı olarak çalıştığı kaydedildi. Diğer yandan Sudan Egemenlik Konseyi, dün, mevcut savaşı sona erdirmek için dört aşamalı bir yol haritası sundu.

Suudi Arabistan'ın Cidde şehrinde bugün, Sudan'daki çatışmanın iki tarafı olan ordu ve HDK arasında, başkent Hartum ve Güney Darfur'daki Nyala'da çatışmaların devam ettiği bir dönemde müzakereler yeniden başlayacak.

Sudan Ordusu Sözcüsü Nebil Abdullah tarafından yapılan açıklamada, “Cidde platformunda arabuluculuk yapan iki ülke olan Suudi Arabistan ve ABD'nin isyancı HDK milisleriyle müzakere sürecini yeniden başlatmak üzere yaptıkları cömert davete icabet ettik. Biz, insani yardım çalışmalarını kolaylaştırmak ve hayatı normale döndürmek için daha önce üzerinde anlaşmaya varılan Cidde Bildirgesi’nin tam olarak uygulanması için bu daveti kabul ettik” ifadeleri yer aldı.

Sudan ordusu, HDK’nin bu kez daha önce üzerinde mutabık kalınan hususlara bağlı kalacağını umduğunu ifade etti.

Buna karşılık HDK, Suudi Arabistan ve ABD'nin görüşmeleri yeniden başlatma davetine cevaben müzakere heyetinin Cidde'ye gideceğini duyurdu. HDK’nin yaptığı açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Karşı tarafın heyetinin Cidde'ye birlik oluşturmak üzere, Ulusal Kongre Partisi'nin (Ömer el-Beşir dönemindeki iktidar partisi) diktelerinden bağımsız olarak geldiğini ve ordu adına konuşmak için gerekli yetkiye sahip olduğunu umuyoruz.”

(FOTO ALTI) Sudan'daki çatışmanın iki tarafının temsilcileri Mayıs 2023'te Cidde Bildirgesi’nin imzalanması sırasında böyle görüntülendi. (Reuters)
Sudan'daki çatışmanın iki tarafının temsilcileri Mayıs 2023'te Cidde Bildirgesi’nin imzalanması sırasında böyle görüntülendi. (Reuters)

Bugün yeniden başlayacak olan müzakerelerde arabulucu iki ülke (Suudi Arabistan ve ABD) kalıcı bir ateşkes tesis etmeyi ve Sudan genelinde düşmanlıklara son vermeyi amaçlıyor.

Geçtiğimiz pazar günü Sudan Ordu Komutanı Yardımcısı Şemseddin el-Kebaşi, müzakerelerin yeniden başlaması için bir davet aldığını açıkladı. Kebaşi, ordu heyetinin Cidde'ye gideceğini doğruladı.

Geçtiğimiz haziran ayında gerçekleştirilen bir önceki müzakere turu, HDK’nin yerleşim yerlerinden ve kamu kurumlarından çekilmeyi reddetmesi üzerine ordunun müzakere masasından çekilmesiyle sonuçlandı. Buna karşılık da HDK, orduyu Cidde platformunu engellemeye çalışmak ve askeri çözüme sığınmakla suçladı.

Hükümetin yol haritası

Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Malik Agar, hükümetin mevcut savaşı sona erdirmek için dört aşamalı bir yol haritası sunduğunu beyan etti. Agar, bu aşamaların; güçlerin ayrılması, insani yardım operasyonlarının gerçekleştirilmesi, tek bir ordu oluşturarak savaş meselesinin çözülmesi ve ülkenin nasıl yönetileceğini belirleyen bir anayasa üzerinde anlaşmaya varılarak siyasi bir süreçle sona erdirilmesinden ibaret olduğunu söyledi.

Sudan Egemenlik Konseyi medyası, Agar’ın dün yaptığı açıklamaların 2020 yılında imzalanan Cuba Barış Anlaşması’nı değerlendirme konferansının açılış oturumunda katılımcılara hitap ederken geldiğini bildirdi. Agar’ın konuşması, Güney Sudan eyaletinin başkenti Cuba şehrinde, anlaşmanın tarafları, Sudanlı silahlı gruplar, Afrika Birliği (AfB), Hükümetler Arası Kalkınma Otoritesi (IGAD) ve Birleşmiş Milletler’in Sudan’daki Entegre Geçiş Yardım Misyonu (UNITAMS) temsilcisinin huzurunda gerçekleşti.

(FOTO ALTI) Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Malik Agar (X platformu)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Malik Agar (X platformu)

Şu anda savaşı ele almak için önerilen girişimlerin çok platformlu ve çelişkili olduğunu söyleyen Agar, farklı gündemleri ve hedefleri olan rekabet halinde dört tutarsız girişim bulunduğuna işaret etti.

Agar, ülkedeki mevcut savaşı, Sudan dışından güçlerin katılımıyla gerçekleşen, sınır ötesi gündemleri uygulayan ve bazı ülkelerin arzularını hedefleyen bir uzlaşma savaşı olarak tanımladı.

Agar, halkın ve dünyanın tanık olduğu yağma, talan ve tecavüz ile vatandaşlara yönelik ihlal ve saldırıların başladığı ilk andan itibaren HDK’nin demokrasiyi geri getirme iddialarını yendiğini söyledi. Agar; Afrika Boynuzu bölgesinde, komşu ülkelerde ve Kızıldeniz'e kıyısı olan ülkelerde Sudan’dakine benzer bir savaş tehdidi konusunda uyarıda bulundu.

Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’ni (ÖDBG) eleştiren Agar, Çerçeve Anlaşması’na dayanarak sundukları girişimle uluslararası toplumdan yardım istediklerini söyledi. Agar, ÖDBG için “siyasi ve sivil bloklar arasındaki iç çelişkilerin derinleşmesine ve mevcut silahlı çatışmaya yol açan çelişki ve hırsları barındırıyor” ifadelerini kullandı.

(FOTO ALTI) Sudan'daki savaşı sona erdirmek için müzakerelerden bahsedilmesine rağmen Hartum'da çatışmalar devam ediyor. (Reuters)
Sudan'daki savaşı sona erdirmek için müzakerelerden bahsedilmesine rağmen Hartum'da çatışmalar devam ediyor. (Reuters)

Sudan'daki çatışmanın tarafları olan ordu ve HDK, geçtiğimiz mayıs ayında sivillerin ve insani düzenlemelerin korunmasına ilişkin Cidde Bildirgesi'ni imzaladı. Ancak taraflar bu deklarasyona bağlı kalmayarak arabuluculuk görüşmelerinin askıya alınmasına neden oldu. Cidde Bildirgesi’nde iki taraf da Sudan'ın egemenliğine, birliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasına olan bağlılıklarını yinelediler. Ayrıca taraflar, Sudanlı sivillerin her zaman korunmasını sağlamayı, uluslararası insancıl hukuk ve uluslararası insan hakları hukukuna uygun olarak çatışma bölgelerini terk etmeleri için sivillerin güvenli geçişlerine izin vereceklerini taahhüt ettiler.

Cidde Bildirgesi’nde, sivillerin evleri de dâhil olmak üzere şehir merkezlerinin boşaltılması suretiyle sivillerin zarar görmesini önlemek ve azaltmak için mümkün olan tedbirlerin alınması ve sivillerin canlı kalkan olarak kullanılmaması öngörüldü.

Anlaşma çerçevesinde, kapsamlı veya aşırı sivil hasara yol açması beklenen herhangi bir saldırıdan kaçınılması istenildi. Ayrıca siviller ile savaşçılar, sivil nesneler ile askeri hedefler arasında her zaman ayrım yapılması gerektiği vurgulandı.

Birleşmiş Milletler'e (BM) göre geçtiğimiz Nisan ayında ordu ile HDK arasında çatışmaların başlamasından bu yana 9 bin kişi öldürüldü ve 6 milyondan fazla kişi yerinden edildi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.