Şin Bet: Yerleşimci şiddeti Batı Şeria'yı alevlendirecek ve savaş çabalarına zarar verecek

İsrail Batı Şeria'da beş Filistinliyi öldürürken Kudüs'te bir polis bıçaklandı.

İsrail askerleri, Batı Şeria'daki Ramallah şehrinin kuzey girişinde güvenlik önlemleri aldı. (EPA)
İsrail askerleri, Batı Şeria'daki Ramallah şehrinin kuzey girişinde güvenlik önlemleri aldı. (EPA)
TT

Şin Bet: Yerleşimci şiddeti Batı Şeria'yı alevlendirecek ve savaş çabalarına zarar verecek

İsrail askerleri, Batı Şeria'daki Ramallah şehrinin kuzey girişinde güvenlik önlemleri aldı. (EPA)
İsrail askerleri, Batı Şeria'daki Ramallah şehrinin kuzey girişinde güvenlik önlemleri aldı. (EPA)

İsrail, dün (pazartesi) Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda dört Filistinliyi, Batı Şeria'nın güneyindeki el-Halil kentinde ise bir Filistinliyi öldürdü. Diğer yandan bir Filistinli ise Kudüs'te İsrail polisine saldırarak onu defalarca bıçakladı. İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin Bet (Şabak), Batı Şeria cephesini alevlendirecek yeni bir gerilim konusunda uyardı.

Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail'in Cenin Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda 25 yaşındaki Emir Şerbeci, 28 yaşındaki Nevres Becavi, 27 yaşındaki Viam el-Hanun ve 23 yaşındaki Musa Cabbarin'in öldürüldüğünü bildirdi. Kampta meydana gelen saldırıda dokuz vatandaş da yaralandı.

(FOTO ALTI) Batı Şeria'daki İsrail askerleri (AFP)
Batı Şeria'daki İsrail askerleri (AFP)

İsrail ordusunun Cenin Mülteci Kampı’na baskın düzenlemesinin ardından kampta şiddetli çatışmalar yaşandı. Bu sırada İsrail ordusu, son birkaç haftadır yaygınlaşan bir prosedürle militanları bombalamak için insansız hava araçları (İHA) kullandı. İsrail ordusu, silahlı Filistin hücrelerinden birine saldırmak için kampa baskın düzenlediğini bildirdi. El-Halil'de ordu, şehrin güneyindeki Yatta girişinde öğrenci yürüyüşünü bastırırken bir genci öldürdü.

Filistin Sağlık Bakanlığı, el-Halil'in güneyindeki Yatta kasabasında yaşayan 23 yaşındaki Fuad İsmail Ebu Subha adlı gencin işgal askerlerinin kurşunlarıyla öldürüldüğünü ve onlarca kişinin zehirli gaz soluması sonucu boğulma tehlikesi yaşadığını duyurdu.

Batı Şeria'da gerginlik

İsrail, Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın Aksa Tufanı operasyonuyla kendisini şaşırttığı ve Gazze Şeridi'ni çevreleyen bölgelerde bin 400 kişiyi öldürdüğü 7 Ekim'den bu yana Batı Şeria'daki gerilimi artırdı. İsrail, Aksa Tufanı operasyonunun ardından Gazze Şeridi'nde 9 binden fazla Filistinliyi öldürdüğü ve 20 bin kişiyi yaraladığı amansız bir savaş başlattı.

Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Batı Şeria'da 122 Filistinliyi öldürdüğünü, 2 bin 50 Filistinliyi de yaraladığını bildirdi. İsrail, Gazze'deki savaşın uzamasıyla birlikte Batı Şeria'da gerilimin artmasından korkuyor. Bu nedenle alarmı yükseltti, Batı Şeria'yı tamamen kapattı, şehirleri ve köyleri demir kapılar, beton bloklar ve toprak bariyerlerle kuşatıp adeta gettolara çevirdi. Ayrıca uzun süredir kapalı olan askeri kontrol noktalarındaki prosedürlerini de sıkılaştırdı.

(FOTO ALTI) Geçtiğimiz Perşembe günü Batı Şeria'nın Nablus kentinde Gazze halkıyla dayanışma amacıyla bir gösteri düzenlendi. (AFP)
Geçtiğimiz Perşembe günü Batı Şeria'nın Nablus kentinde Gazze halkıyla dayanışma amacıyla bir gösteri düzenlendi. (AFP)

Ancak dün (Pazartesi) bir Filistinli, Kudüs'te bir İsrail polisine bıçakla saldırdı. Ardından başka bir polis onu kurşunla ağır şekilde yaraladı.

Polis sözcüsü, konuya dair yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Pazartesi günü bıçaklı bir Filistinli, Kudüs'teki Mandelbaum benzin istasyonuna gelerek bir polisi vücudunun üst kısmından bıçakladı ve silahını ele geçirdi. Daha sonra ateş etmeye çalıştı ancak başarılı olamadı ve olay yerinden kaçtı. İsrail askerleri şüpheliyi takip ederek, silahla etkisiz hale getirdi.”

Batı Şeria'da yüksek gerilim

İsrailli sağlık görevlileri, polisin vücudunun üst kısmından ciddi bıçak yaralarıyla hastaneye nakledildiğini doğruladı.

Söz konusu saldırı, İsrail'in Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki Filistinlilere yönelik saldırılarını sürdürdüğü ve Batı Şeria'daki yerleşimcilerin de katıldığı bir savaşta birçok Filistinliyi öldürdüğü gergin bir dönemde gerçekleşti. Yerleşimcilerin 7 Ekim'den bu yana silahlanmalarının ardından Batı Şeria'da en az altı Filistinliyi öldürmesi, İsrail istihbaratı içinde endişelere yol açtı.

Şin Bet, Gazze'de devam eden savaş sırasında yerleşimcilerin karıştığı şiddet olayları ve Filistinlilerle çatışmalardaki artışla birlikte Batı Şeria'da şiddet olaylarının patlak vereceği uyarısında bulundu. İsrail Kanal 12 televizyonu, Şin Bet Başkanı Ronen Bar'ın Savaş Kabinesi'ni, hükümeti ve orduyu konu hakkında uyardığını bildirdi. ABD ve Fransa da Batı Şeria'daki durumun kaynama noktasına ulaştığı konusunda uyardı.

(FOTO ALTI) Batı Şeria'nın Ramallah kentindeki Filistinli mahkumların aileleri, 22 Ekim 2023'te Gazze sakinleriyle dayanışma içinde olduklarını ifade ederek, mahkumların serbest bırakılmasını talep ettiler. (AFP)
Batı Şeria'nın Ramallah kentindeki Filistinli mahkumların aileleri, 22 Ekim 2023'te Gazze sakinleriyle dayanışma içinde olduklarını ifade ederek, mahkumların serbest bırakılmasını talep ettiler. (AFP)

Kanal 12, İsrailli kaynakların “Bu olayların bölgede yangına yol açması ve Hamas’a karşı savaş çabalarına zarar vermesi muhtemel” ifadelerine yer verdi. Bazı İsrailli karar vericilerin aşırı sağcı bakanlar Bezalel Smotrich ve Itamar Ben Gvir'i “sorumluluk almaya ve işleri sakinleştirmeye” çağırdığını bildirdi.

Yerleşimci şiddetine karşı savunma

İki bakan, geçmişte yerleşimci şiddetini meşru müdafaa olarak savunmuş ve buna karşı harekete geçmekte direnmişti.

İsrail Kanal 13 televizyonunun haberine göre Şin Bet Başkanı Ronen Bar ve İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, Cumartesi günü gerçekleştirilen Savaş Kabinesi toplantısında yerleşimci şiddeti konusunu ele aldı.

İki ismin toplantıda, Hamas saldırısı ve bunun İsrail toplumu üzerindeki feci sonuçları karşısında, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir'in Yahudi yerleşimcilerin eline silah verme yönünde attığı adımın bölgede şiddeti artırmaya yönelik olduğu şikayetinde bulunduğu da ifade edildi.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant'ın şu ifadeleri kullandığı aktarıldı: “Olay gayet iyi biliniyor. Bölgenin alev almamasını sağlamalıyız. Şiddetin büyük kısmı, yerleşim yerlerinde yaşamayan kişiler tarafından uygulanıyor.”

Yesh Din örgütü tarafından dün yapılan açıklamada, Hamas'ın 7 Ekim'deki saldırısından bu yana Batı Şeria'daki 62 Filistin kasaba ve köyünde yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik 100'den fazla şiddet ve saldırı olayı gerçekleştirdiği ifade edildi.

Daha önce ABD Başkanı Joe Biden, İsrail'in Gazze'de Hamas’a karşı yürüttüğü askeri operasyonları desteklemeye devam ederken yerleşimci şiddetini frenlememesi nedeniyle eleştirerek, şiddetin ateşi körüklediğini ifade etmişti.

Biden, son günlerde yaptığı telefon görüşmelerinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya, Batı Şeria'da artan gerilimin Gazze'deki mevcut savaşı önemli ölçüde kötüleştirebileceğinden korktuğunu belirterek İsrail yetkililerinin artan yerleşimci şiddeti olaylarını önlemesini sağlama çağrısında bulundu.



Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.


ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.