Suriyeli Kürtler bir asırlık yasağın ardından kültürlerini yeniden canlandırıyor

Suriye’deki Kürtler, kültürel faaliyetlerine yönelik çalışmalarına hız verdi. (Reuters)
Suriye’deki Kürtler, kültürel faaliyetlerine yönelik çalışmalarına hız verdi. (Reuters)
TT

Suriyeli Kürtler bir asırlık yasağın ardından kültürlerini yeniden canlandırıyor

Suriye’deki Kürtler, kültürel faaliyetlerine yönelik çalışmalarına hız verdi. (Reuters)
Suriye’deki Kürtler, kültürel faaliyetlerine yönelik çalışmalarına hız verdi. (Reuters)

Rüstem Mahmud

Suriye Kürtleri, ülkeyi yöneten totaliter milliyetçi rejimler altında onlarca yıldır süren yasak, inkâr ve ihmalden sonra yıllardır kendi yerel kültürlerini çeşitli alanlarda ve yeni ifade biçimleriyle yeniden canlandırıyorlar. Sayılarının 2,5 milyon civarında olduğu tahmin edilen Suriyeli Kürtler toplam nüfusun yüzde 10’unu oluşturuyor. Kuzey Suriye coğrafyasının tamamına, özellikle de hem Türkiye hem de Irak ile kuzey ve doğu sınır bölgelerine yayılmış durumdalar. 2012’den bu yana, Kürt Halk Koruma Birlikleri’nin (YPG) ana çekirdeğini oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından korunan bir tür yerel özyönetimden yararlanıyorlar. Bu durum ise onların bu canlanmayı gerçekleştirmesine olanak tanıyor.

Suriye’de Kürt kültürü 2011’den önce tamamen yasaklanmıştı. Baas Partisi liderliğindeki rejim, ilk etapta Suriye’de Kürtlerin varlığını bile tanımıyordu ve tüm Suriye devlet sistemi, kurumları ve resmi belgeleri tamamen Arapçaya dayanıyordu. Eğitimin hiçbir kademesinde Kürtçe öğretilmiyor, Kürtçeye özel enstitü ve okul açılması yasaklanıyordu. Hükümet ve özel medya da Kürt dili ve kültürüyle ilgili her şeyden tamamen yoksundu. Sanatsal yapım şirketlerinin, müzik ve sanat gruplarının Kürtçe içerik sunmalarına izin verilmiyordu ve aynı durum basılı materyallerin basılması ve dağıtılması konusunda da geçerliydi. Kürt aydınlarının Kürt Şiir Festivali veya genellikle uzak köylerde düzenlenen Kürt Basın Günü kutlamaları gibi bazı toplantıları bile Suriye güvenlik güçleri tarafından bastırılıyor ve bunları düzenleyenlere baskı uygulanıyordu.

Ancak o tarihten sonra durum tamamen değişti. Bazı yabancı diller de dahil Arapça ve Süryanicenin yanı sıra on yılı aşkın bir süre önce Kuzeydoğu Suriye Özerk Yönetimi’nin tüm bölgelerinde Kürtçe resmi hale geldi. Kürtçe medya, kültürel ve sanatsal yayınlar, genellikle Milli Eğitim Bakanlıkları ve Özerk Yönetimin Kültür Kurumu tarafından desteklendi. Bunun sonucunda onunla temas halinde olan onlarca sanat grubu ve tiyatro grubu ortaya çıktı. Kürtçe belgeseller, drama dizileri ve basılı kitapların yanı sıra pek çok edebiyat, tiyatro ve sinema festivali düzenlendi ve düzenlenmeye devam ediyor.

“Bazı yabancı diller de dahil Arapça ve Süryanicenin yanı sıra, on yılı aşkın bir süre önce Kuzeydoğu Suriye Özerk Yönetimi’nin tüm bölgelerinde Kürtçe resmi hale geldi. Kürtçe medya, kültürel ve sanatsal yayınlar, genellikle Milli Eğitim Bakanlıkları ve Özerk Yönetimin Kültür Kurumu tarafından desteklendi.”

Yıllardır Suriye’nin en kuzeyindeki Amuda kasabasından Kürtçe yayın yapan ARTA Radyo, bu değişimin ifade edici bir modelidir. Küçük bir medya projesi olarak başlayan radyo, kısa sürede Suriye’nin kuzeydoğusunda önde gelen medya kuruluşlarından biri haline geldi ve on binlerce Kürt tarafından dinlendi. Kürtler, radyo kanalının Kürtçe olarak sunduğu çeşitli sanatsal ve kültürel programların keyfini çıkarmanın yanı sıra bilgi almak ve kendi yerel alanlarındaki politik, ekonomik ve sosyal koşullarla etkileşimde bulunmak için bunu önemli bir kaynak olarak görüyorlar.

ARTA radyonun kurucusu ve genel müdürü gazetesi Sirvan Hac Barko, Al-Majalla’ya yaptığı açıklamada, kanalın deneyimine ve genişleme mekanizmalarına değindi. Barko şunları söyledi:

“Yaklaşık on yıl önce WDR Alman radyosunda gazeteciydim ve bazı Suriyeli medya profesyonellerinin mesleki becerilerini geliştirmek için eğitmen olarak aktif olarak görev aldım. Şartlar oluştukça ve Suriye rejim güçlerinin Kürtlerin çoğunlukta olduğu pek çok bölgeyi terk etmesiyle Kürtçe yayın yapan bir radyo kurma fikri ortaya çıktı. Özgür Medya Birliği Kurumu’ndan lisans aldık ama ilk ay ve yıllarda canlı yayın günde sadece birkaç saatti. Profesyonel personel ve teknik uzmanlık çok azdı ve destek düzeyleri yalnızca Amerikan kurumları tarafından desteklenen bazı geliştirme projeleri tarafından sağlanıyordu. Temel stratejimiz, tamamen yerel olanı üreten, önemseyen ve yayınlayan bir araç olarak kimliğimizi her zaman merkeze alarak, yoğun eğitimler vererek radyo istasyonunu bir medya ve kültürel gelişim kurumuna dönüştürecek yasal çerçeveye kavuşturarak kadro yetiştirmeyi amaçlamaktadır. Bu nedenle ARTA radyo, şu anda üç yerel radyo istasyonuna (Arta, Jeen ve Al-Furatiya) sahip olan ARTA Medya ve Geliştirme Vakfı’na dönüştürüldü. Bunların ilki Kürtçe olup nüfusun çoğunluğu Kürt olan birçok şehir ve kasabada yayınlanmaktadır. İkincisi, kadrolar ve konuları ele alma mekanizması açısından bir kadın radyosu; Al-Furatiya ise Arapça yayın yapan bir radyo ve yayını Arap çoğunluğun olduğu bölgelere dayanıyor. Bu, vakfın kalıcı olarak desteklediği, diğer ülkelerden Kürt sanatçılara ev sahipliği yapmak, kadınlar için voleybol turnuvası düzenlemek veya yerel Kürtçe şarkı söyleme, hikâye anlatma ve sanatsal mirasın toplanması ve arşivlenmesi gibi eğitim atölyeleri ile kültürel ve sportif faaliyetlere ek olarak gerçekleştirilmektedir. Sonuç olarak kurum, onlarca yıldır dışlanmış olanların kamusal alanda söz sahibi olmasını ve var olmasını hedefliyor.”

Şarku’l Avsat’ın Al-Majalla’Dan aktardığına göre geçtiğimiz yıllarda büyük bir yoğunlukla yayılan Kürtçe tiyatro faaliyetleri ve gösteriler, son yıllarda Suriye’nin kuzeydoğusundaki bölgelerde Kürt kültürünün pekişmesinin ve yaygınlaştığının en büyük kanıtı sayılıyor. Tiyatro genellikle kamusal alan, seyirci, lojistik düzenlemeler, kurumsal destek ve finansal sponsorluk gerektiriyor. Ancak mevcut Kürt yönetimi olmasaydı bu koşulların kabul edilmesi ve yerine getirilmesi mümkün olmazdı.

Yekta Harkuk Tiyatro Festivali’nin altıncısı geçtiğimiz mart ayında Kamışlı’da gerçekleştirildi. Her yıl düzenlenen festivale bölgedeki birçok şehirden binlerce vatandaş katılıyor. Birçok salonda bir hafta boyunca süren etkinlik, Kültür Sanat Kurumu, Mezopotamya Kültür Sanat Hareketi, Komina Şano ve Altın Hilal Hareketi gibi birçok kamu kurumunun sponsorluğunda gerçekleşiyor. Diğer yandan genellikle Kobani/ Ayn el-Arab şehrinde düzenlenen Arin Barış Örgüleri Festivali gibi pek çok tiyatro festivali de düzenleniyor. Bu festivaller, on günden fazla sürüyor. Durum, Suriye’nin kuzeydoğusundaki Kürt tiyatro festivallerinin tiyatro tarihinde bir emsal oluşturabileceği noktaya ulaştı. Suriye'nin kuzeydoğusundaki siyasi durum, seyahat imkansızlığı ve güvenlik koşulları nedeniyle, Türkiye, Irak ve İran gibi diğer ülkelerdeki birçok Kürt tiyatro grubu, çalışmalarını seyircilerin katılımıyla Suriye’nin kuzeydoğusunda büyük salonlarda internet üzerinden canlı olarak sergilerken, fiziksel performans ise başka bir yerde ve ülkede gerçekleşiyor.

Fotoğraf Altı: Kamışlı’da Kürtçe öğretiliyor. (AFP)
Kamışlı’da Kürtçe öğretiliyor. (AFP)

Ülkenin Sanat Evi (Hunergeha Welat), Kürt müziğinin ve görsel kültürünün yaygınlaşmasının bir başka örneği. Vakfın eserleri, Kürtçe şarkı söyleme mirasını yeni bir dil ve sanatsal araçlarla yeniden canlandırıyor, yok olmak üzere olan Kürt mirasını modern görsel ve sanatsal tekniklerle birleştiriyor. Özellikle şarkı söyleme mirasının geçen on yıl boyunca Suriyeli Kürtler için tek sanat ve kültürel araç olarak kalması nedeniyle, yeni şarkı söyleyen sesler ve sanatsal tarzlar üredi. Bu miras sayesinde modern tarihlerini aktardılar, dillerini, hikayelerini ve diğer ülkelerdeki Kürtlerle ilişkilerini korudular.

Ülkenin Sanat Evi örgütünün ürünleri, bölgedeki çeşitli ülkelerdeki Kürtlerden on milyonlarca takipçiye ulaşıyor. Ürettiği ve yayınladığı klipler, insanlar arasında, sosyal medyada ve hatta kamusal popüler söylemde dolaşan bir trende dönüşüyor.

“Geçtiğimiz yıllarda büyük bir yoğunlukla yayılan Kürtçe tiyatro faaliyetleri ve gösteriler, son yıllarda Suriye’nin kuzeydoğusundaki bölgelerde Kürt kültürünün pekişmesinin ve yaygınlaştığının en büyük kanıtı sayılıyor. Tiyatro genellikle kamusal alan, seyirci, lojistik düzenlemeler, kurumsal destek ve finansal sponsorluk gerektiriyor. Ancak mevcut Kürt yönetimi olmasaydı bu koşulların kabul edilmesi ve yerine getirilmesi mümkün olmazdı.”

Kürt Dil Vakfı (SZK) ise Suriye’deki Kürt dili ve kültürünün nasıl kurumsal bir yapıya ve aygıta dayandığının, yıllardır olduğu gibi özel, kişisel girişimler aşamasını aştığının bir örneği.

Vakfın eşbaşkanı Viyan Hasan, Al-Majalla’ya yaptığı açıklamada Kürtçeye yönelik kültürel/bilişsel temelinin nasıl olduğunu ve siyasi alandan bağımsız onlarca sivil aydının Suriye’de Kürtçeyi geliştirmek için nasıl yoğun bir şekilde çalıştığını anlattı.

Hasan açıklamasında şunları söyledi:

“Vakıf, 2007 yılından bu yana Suriye’deki Kürt aydınlarının ve dil araştırmacılarının bir girişimidir. Ancak siyasi durum ve siyasi rejimin Suriyeli Kürtlerin kültürlerini geliştirme ve koruma haklarına el koymasıyla ilgili nedenlerden dolayı girişim, yıllar önce Suriye’nin kuzeydoğusunda Özerk Yönetim kurulana kadar bir bilgi üretim kurumuna dönüşemedi. Vakıf, şu anda biri araştırma amaçlı olmak üzere çeşitli komitelerden oluşuyor ve Kürtçe dil bilimi ve folkloruyla ilgileniyor. Bir diğeri eğitimle alakalı ve hedef kitlesi öğrenciler ve öğretmenlerdir. Üçüncüsü ise kuruluşun ürünlerini medya, sosyal medya ve kamusal faaliyetler aracılığıyla dağıtan ve yayınlayan medyayla ilişkilidir.”

Aktif bir idari yapılanmaya sahip olan kurumun şubeleri, kendisine yönelik birçok güvenlik tacizine rağmen Halep ve Şam şehirleri de dahil olmak üzere Özerk Yönetim’in çeşitli bölgelerine dağılmış durumda. Vakıf, okullar, enstitüler ve üniversiteler olsun, çeşitli bölgelerdeki binlerce Kürtçe öğretmeni yetiştiriyor ve yeteneklerini geliştiriyor. Modern okulların eğitim müfredatları da Kürtçe hazırlandı ve bölgedeki diğer ülkelerde ve hatta dünyada onlarca Kürtçe dil danışmanı ve uzmanıyla ortaklık ve iletişim halinde olan Kürt dili çalışmaları için özel bir ekip bulunmakta. Kurum, Suriye’deki birçok yabancı öğrenciye ve diğer milletlerden mensuplara Kürt dilini öğrenme ve hatta bu konuda uzmanlaşma fırsatı veriyor.

SZK Vakfı Eşbaşkanı Viyan Hasan, Al-Majalla’ya yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Çalışmamızın profesyonel yapısı, siyasi alandan bağımsız devlet organlarının yapısıyla tutarlı ve kamu yararına yönelik hükümet ve hizmet aygıtlarıyla bağlantılıdır. Örgütün üyeleri tamamen bağımsız olup, hiçbir siyasi baskı ve müdahale olmaksızın aylık maaşlarını özerk yönetimden almaktadırlar. Kurumun nihai ve neredeyse tek hedefi, Kürt dilinin bilimsel, toplumsal ve popüler statüsünü geliştirmek, çalışanlarına uluslararası standartlara uygun bilişsel ve mesleki yetenekler kazandırmaktır.”

Kürtçenin yaygınlaşması nedeniyle Kürtçe yazma, basım ve yayımlama hareketi de son birkaç yılda ikiye katlandı. Suriye’nin kuzeydoğusunda çeşitli şehirlerinde neredeyse her gün onlarca roman, bilimsel kitap, şiir koleksiyonu, çeviri, edebiyat festivali ve kültürel seminer düzenleniyor. Aynı şekilde Kürt dili, kültürü ve sanatı konusunda uzmanlaşmış televizyon kanalları, sanatsal prodüksiyon şirketleri, müzik ve performans grupları da bulunuyor.

*Bu makale Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli Al-Majalla dergisinden çevrildi.



ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.


Şara, SDG ile varılan anlaşmayı uygulamak üzere bir cumhurbaşkanlığı temsilcisi atadı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)
TT

Şara, SDG ile varılan anlaşmayı uygulamak üzere bir cumhurbaşkanlığı temsilcisi atadı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki anlaşmayı uygulamak üzere bir cumhurbaşkanlığı temsilcisi atadı.

Cumhurbaşkanlığı Medya Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Tuğgeneral Ziyad el-Ayeş, SDG ile 29 Ocak'ta imzalanan anlaşmayı uygulamak ve entegrasyonu sağlamak, böylece devletin varlığını güçlendirmek, engelleri aşmak ve vatandaşlara yönelik hükümet hizmetlerini etkinleştirmek üzere başkanlık elçisi olarak atandı.”

Tuğgeneral Ayeş, geçtiğimiz yıl mayıs ayında İçişleri Bakanı'nın Sivil İşler Yardımcısı olarak atandı. 1987 yılında Haseke ilinin Kamışlı kırsalındaki Arca el-Cavala köyünde doğan Tuğgeneral Ayeş, ‘Ebu Usame el-Az’ künyesiyle biliniyor. Haseke'nin Rumeylan kentindeki Petrol Enstitüsü mezunu olan Tuğgeneral Ayeş, Lübnan'daki el-İmam el-Ouzai Üniversitesi'nden şeri ilimler diplomasına ve İdlib Üniversitesi'nden işletme yüksek lisans diplomasına sahip.

gthyj
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Şam'da SDG lideri Mazlum Abdi ile tokalaşırken, 10 Mart 2025 (SANA)

Genel Takip Komitesi üyesi olarak Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) kamplarının yönetiminde önemli bir rol oynayan Tuğgeneral Ayeş, ayrıca İçişleri Bakanlığı'nda sivil işlerin yönetimini devralmadan önce, Genel Güvenlik Ajansı'nda idari memur ve İdlib'deki kontrol noktalarından sorumlu genel memur olarak görev yaptı.

Suriye Cumhurbaşkanı Şara, 13 Şubat’ta daha önce Haseke’nin kamu güvenliği komutanı olarak atadığı Nureddin Ahmed İsa'yı Haseke ilinin valisi olarak atayan bir kararname yayınladı.

Geçtiğimiz ayın 29'unda imzalanan anlaşma, Suriye hükümetinin SDG güçlerinin bu ayın sonuna kadar tam olarak uygulanması gereken anlaşmayı engellediği yönündeki suçlamalarından dolayı uygulamaya konulamıyor.

Bir başka gelişmede Sivil Havacılık Heyeti, Kamışlı Havaalanı’nın yeniden açılmasının hazırlıkları çerçevesinde havaalanına geldi. Haseke Valisi, Haseke şehrine giden tüm yolların açıldığını ve Haseke ile diğer iller arasındaki karayolu ulaşımının yeniden başladığını duyurdu.

Öte yandan Haseke’deki kaynaklar, bugün SDG’nin kontrolündeki hapishanelerden 50 tutuklunun serbest bırakıldığını bildirdi.

Haseke vilayetindeki kaynaklar, bugün SDG hapishanelerinden 50 tutuklunun serbest bırakıldığını bildirdi.


Rapor: Uluslararası koalisyon güçleri Suriye'deki Kasrak üssünün tahliyesine başladı

El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)
El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)
TT

Rapor: Uluslararası koalisyon güçleri Suriye'deki Kasrak üssünün tahliyesine başladı

El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)
El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)

Suriye TV'nin haberine göre, ABD öncülüğündeki DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyon, dün Haseke kırsalındaki Kasrak üssünü boşaltmaya başladı.

Yerel haber ağları, tahliye operasyonunu gerçekleştirmek amacıyla dün erken saatlerde Irak'a giren ve üsse doğru ilerleyen, askeri araçlara ilave olarak 20'den fazla boş kamyondan oluşan bir Amerikan konvoyunun bulunduğunu belirtti.

Şarku’l Avsat’ın yerel haber ağlarından aktardığına göre 20'den fazla boş kamyon ve askeri araçtan oluşan bir ABD konvoyu dün erken saatlerde Irak sınırını geçerek tahliyeyi gerçekleştirmek üzere üsse doğru hareket etti.

Alman Basın Ajansı'na (DPA) göre, Kasrak üssü Suriye'nin Haseke Valiliği'nde, uluslararası karayolunun (M4) güneyinde, Tel Tamir ve Tel Beydar arasında yer almaktadır.

Suriye Savunma Bakanlığı bu ay, ABD güçlerinin bölgeden ayrılmasının ardından eş-Şeddadi ve el-Tanf askeri üslerinin kontrolünü ele geçirdi.