Gazze Savaşı beş cephede sürüyor

Tünellerdeki direnişçiler İsrail ordusunda kayıplara ve yaralanmalara neden olurken Netanyahu acı kayıplara rağmen zafer sözü verdi. Diğer yandan Hamas lideri İsmail Heniyye, ateşkes çağrısı yaptı.

Cibaliye Mülteci Kampı’na yapılan saldırı sonucu geniş çaplı yıkım yaşandı. (Reuters)
Cibaliye Mülteci Kampı’na yapılan saldırı sonucu geniş çaplı yıkım yaşandı. (Reuters)
TT

Gazze Savaşı beş cephede sürüyor

Cibaliye Mülteci Kampı’na yapılan saldırı sonucu geniş çaplı yıkım yaşandı. (Reuters)
Cibaliye Mülteci Kampı’na yapılan saldırı sonucu geniş çaplı yıkım yaşandı. (Reuters)

Kara operasyonunun ilk 24 saatinde bir çok askerin ölmesi ve yaralanmasının ardından savaş, Gazze Şeridi’nde beş cephede şiddetlendi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ‘acı kayıplara’ rağmen ‘zafer’ vaadinde bulunurken, Hamas lideri İsmail Heniyye ise İsrail ordusunu şok edici bir yenilgi ve ‘ölümle’ tehdit etti. Heniyye, ateşkese dayalı bir yol haritası sunmak, takas anlaşmasını tamamlamak ve Filistin devletine giden siyasi süreci başlatmak üzerine girişimlerde bulunuyor.

Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, kontrolü sıkılaştırmak ve kuzey bölgesini Gazze Şeridi'nin geri kalanından ayırmak amacıyla Gazze Şeridi'nin kuzeyine ve güneyine giren İsrail ordusuyla çatıştı. Kuzeyde Selahaddin Caddesi, el-Kerame bölgesi, Beyt Hanun ve el-Tevam ile güneyde ez-Zeytun mahallesinde şiddetli çatışmalar yaşandı.

İsrail işgal kuvvetlerine dört koldan saldıran Hamas, İsrail askerlerinin yakınındaki tünellerden çıkan direnişçilerin, onlara çeşitli füzelerle saldırıp, araçlarını havaya uçurmak için RPG fırlattığını gösteren videoları servis etti.

İsrailli liderler ve ordu yetkilileri çatışmaların şiddetli geçtiğini kabul etti. Netanyahu, İsrail ordusunun Gazze'de yürüttüğü savaşın zorlu ve uzun olduğunu söylerken, Savunma Bakanı Yoav Gallant ise ordusunun kayıplarını sert ve acı verici bir darbe olarak nitelendirdi. Ancak iki isim, yine de ilerleme sözü verdi.

‘Acı kayıplara’ rağmen İsrail’in Hamas hareketine karşı ‘zafere’ ulaşıncaya kadar savaşa devam edeceğini ifade eden Netanyahu, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne giren askerleri arasında ölü ve yaralılar olduğunu duyurmasından saatler sonra “Birçok önemli başarı elde ettik ama aynı zamanda acı kayıplarımız da var” dedi.

Netanyahu sözlerini şöyle sürdürdü: “Zor bir savaşın içindeyiz. Uzun bir savaş olacak. Her bir askerimizin dünyaya bedel olduğunu biliyoruz. Tüm İsrail halkı sizi kucaklıyor, biz tüm kalbimizle sizinle, ailelerle birlikteyiz. Bu büyük üzüntünüzde hepimiz yanınızdayız.”

Netanyahu, 31 Ekim ve 1 Kasım’da Gazze'de öldürülen en az 16 İsrail askeri olduğunu belirtti. Bu sayının çatışmalar devam ettikçe artması muhtemel.

İsrail ordusu 1 Kasım’da Gazze'de Hamas'ın ayrı ayrı saldırılarında 16 askerin öldürüldüğünü, çoğunluğunun Givati ​​Tugayı'ndaki seçkin askerler olduğunu ve araçlarının hedef alınması sonucu öldürüldüklerini doğruladı.

Gallant, askerlere başsağlığı diledi ve dün akşam yaptığı güvenlik değerlendirmesi sonunda şunları söyledi: “Gazze Şeridi'ndeki askeri operasyon, teröristleri ve liderlerini yakalayarak istenilen hedeflere ulaşmaktadır. Kara operasyonu Gazze'deki tünellerin ortaya çıkarılmasına, Hamas teröristlerinin bölgeden çıkışına ve yıkıcı saldırılara maruz kalmasına katkıda bulunuyor.”

(foto altı) Cibaliye Mülteci Kampı’ndaki enkazdan kurtarılan bir kız (AP)
Cibaliye Mülteci Kampı’ndaki enkazdan kurtarılan bir kız (AP)

İsrail ordusu, Hamas militanlarını öldürdüğünü ve aralarında gözlem noktaları, tanksavar timleri, fırlatma rampaları, gemiler ve askeri alanların da bulunduğu onlarca hedefi yok ettiğini duyurdu.

İsrail Ordusu’nun kara operasyonları komutanı, geçtiğimiz günlerde Hamas'ın silah depolarını imha ettiklerini söylemişti.

İsrailli bir askeri kaynağa göre İsrail güçleri, hastaneler de dahil olmak üzere kuzey bölgesi üzerindeki kontrolü sıkılaştırmak istiyor. Şarku’l Avsat’ın İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN'dan aktardığına göre kaynak şu ifadeleri kullandı: “Hamas'ın askeri kanadı, sivilleri kullanarak tüm hastaneleri kendi sahası haline getirdi. Hamas'ın askeri altyapısını ortadan kaldırmak için hastanelerin boşaltılması, terör örgütünün hazırladığı tünellerin imha edilmesi gerekiyor.”

İsrail, çatışmalar yoğunlaştıkça Gazze ile iletişimi keserken, İsrail uçakları Gazze Şeridi'nin çoğu bölgesini bombalamaya devam etti ancak daha çok kuzey bölgesine odaklandı. İsrail işgal ordusu, Salı günü 400'e yakın ölü ve yaralının olduğu katliamın ardından yine sınır bölgesi olan Cibaliye Mülteci Kampı’na saldırarak burada ikinci bir katliam gerçekleştirdi.

İsrail’in, Gazze Şeridi’ndeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda bulunan el-Faluga bölgesindeki yerleşim alanına dün akşam düzenlediği hava saldırısında çok sayıda kişi öldü ve yaralandı. Bu, salı günkü (31 Ekim) katliamdan sonra burada gerçekleştirilen ikinci katliam oldu.

(foto altı) İsrail helikopterinden Gazze Şeridi’ne atılan bombalar. (Reuters)
İsrail helikopterinden Gazze Şeridi’ne atılan bombalar. (Reuters)

Gazze Sağlık Bakanlığı, Cibaliye Mülteci Kampı’ndaki kurbanların sayısını kesin olarak belirtmedi. Ancak devam eden saldırılar sonucunda 7 Ekim’den bu yana toplam 8 bin 850 şehit ve 24 binin üzerinde yaralı olduğunu bildirdi. Şehitlerin yüzde 73'ü çocuk, kadın ve yaşlılardan oluşuyor.

Bu sayılara, enkaz altında mahsur kalan veya kurtarılmayı bekleyen en az bin 50 çocuğun da dahil olduğu yaklaşık bin 950 kayıp kişi dahil değil.

Bakanlık ayrıca Sivil Savunma Güçleri'nin, sınırlı kurtarma operasyonları sırasında çöken binaların altında cesetlerin çürümesi sorununu gündeme getirdiğini ve bunun insani ve çevresel kaygıları artırdığını bildirdi.

El Kassam Tugayları’nın, İsrail araçlarını imha ettiği ve Beyt Hanun'daki bir binada konuşlanmış yaya asker kuvvetini etkisiz hale getirerek orduya birçok kayıp verdirdiğini açıkladığı bir dönemde, Hamas lideri İsmail Heniyye savaşı bitirmek için bir yol haritası sundu.

Heniyye, televizyonda yayınlanan konuşmasında, “Hamas hareketinin arabuluculara, saldırının durdurulması ve başkenti Kudüs olan bağımsız bir Filistin devleti kurulmasına yönelik siyasi yolun açılmasını, esir takası, geçişlerin açılması ve Filistinlilerin kendi kaderini tayin hakkını da içeren kapsamlı bir ateşkes için vizyon sunduğunu” belirtti.

Bu, Hamas'ın savaşı durdurmak için sunduğu ilk girişim. İsrail tarafı bu konuda henüz yorum yapmazken, bir yandan savaşın hedeflerine ulaşılamadığı, diğer yandan ise Hamas’ın ortadan kaldırılması gereken bir düşman olarak görüldüğü göz önüne alındığında buna yanıt vereceği düşünülmüyor.



BM, İsrail’in Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki eylemlerinin ‘etnik temizlik’ endişelerini artırdığı değerlendirmesinde bulundu

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)
TT

BM, İsrail’in Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki eylemlerinin ‘etnik temizlik’ endişelerini artırdığı değerlendirmesinde bulundu

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)

Birleşmiş Milletler (BM) bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in yoğun saldırıları ve Filistinli sivillerin zorla yerinden edilmesi nedeniyle Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da ‘etnik temizlik’ yaşanabileceğine dair endişelerini dile getirdi.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği tarafından yayımlanan raporda, “Yoğun saldırılar, mahallelerin sistematik biçimde tamamen yıkılması ve insani yardımların engellenmesi, Gazze Şeridi’nde kalıcı bir demografik değişim yaratmayı amaçlıyor gibi görünmektedir” ifadesine yer verildi.

Raporda ayrıca, “Kalıcı bir yerinden etmeyi hedeflediği izlenimi veren zorla tahliye uygulamalarıyla birlikte değerlendirildiğinde, bu durum, Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da etnik temizlik konusunda ciddi endişelere yol açmaktadır” denildi.

BM’de üst düzey bir yetkili dün yaptığı açıklamada, İsrail’in idari olarak Filistin yönetimine bağlı olması öngörülen Batı Şeria bölgeleri üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya yönelik adımlarının ‘fiili ve kademeli bir ilhaka’ vardığı uyarısında bulundu. BM Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, Filistin meselesine ilişkin BM Güvenlik Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, “Sahadaki durumu istikrarlı biçimde değiştiren tek taraflı İsrail adımları nedeniyle Batı Şeria’nın fiili ve kademeli bir ilhakına tanıklık ediyoruz” dedi. Geçen haftadan bu yana İsrail, Batı Şeria’daki kontrolünü pekiştirmeye yönelik bir dizi kararı onayladı. Filistinliler, Oslo Anlaşmaları kapsamında Batı Şeria’da sınırlı bir özerk yönetime sahip bulunuyor.

DiCarlo, söz konusu adımların işgal altındaki Batı Şeria’da, El Halil gibi hassas bölgeler de dahil olmak üzere İsrail sivil otoritesinin tehlikeli biçimde genişlemesi anlamına geleceğini belirtti. DiCarlo, bu adımların bürokratik engellerin kaldırılması, arazi alımının kolaylaştırılması ve İsraillilere inşaat ruhsatı verilmesinin önünün açılması yoluyla yerleşimlerin genişlemesine zemin hazırlayabileceğini ifade etti.

Yeni düzenlemelerin, hâlihazırda Filistin yönetiminin idari yetki kullandığı Batı Şeria’nın bazı bölümleri üzerindeki İsrail kontrolünü daha da pekiştirmesi bekleniyor. Oslo Anlaşmaları uyarınca Batı Şeria, Filistin Yönetimi, karma yönetim ve İsrail yönetimi altındaki A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı. Batı Şeria’nın, gelecekte kurulacak bir Filistin devletinin büyük bölümünü oluşturması öngörülürken, İsrail’deki aşırı sağ çevreler bölgeyi İsrail topraklarının bir parçası olarak görüyor.

Oslo Anlaşmaları’nın ilan edilen amacı, bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının önünü açmaktı. BM nezdindeki 85 ülkenin misyonu ise salı günü yayımladıkları ortak açıklamada, İsrail’in Batı Şeria üzerindeki kontrolünü genişletmesini kınadı. Açıklamada, ‘İsrail’in Batı Şeria’daki yasa dışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve uygulamalar’ kınandı.


Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
TT

Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera dün çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişiler ile 70 yaşını aşmış mahkûmları kapsayan genel af kararı yayımladı. Ancak karar, Suriyelilere yönelik ihlallerde bulunanları kapsam dışı bırakıyor.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre söz konusu kararname, Aralık 2024’te Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından göreve gelen Şera’nın yayımladığı ilk af niteliğini taşıyor. Esed, görev süresi boyunca zaman zaman benzer af kararnameleri çıkarmıştı.

Suriye devlet televizyonunda yayımlanan kararnameye göre, ‘müebbet hapis cezası’ 20 yıla indiriliyor. Ayrıca kabahat ve ihlallerde verilen cezaların tamamı kaldırılıyor. Uyuşturucuyla Mücadele Kanunu, Suriye lirası dışında işlem yapılmasının yasaklanmasına ilişkin yasa ve devlet destekli malların kaçakçılığına dair kanunda yer alan bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da affediliyor.

Af kapsamında ayrıca Askerî Ceza Kanunu ve Bilişim Suçları Kanunu’nda düzenlenen bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da kaldırılıyor.

Silah ve mühimmat yasasında yer alan suçlardan hüküm giyenler de kararın yayımlanmasından itibaren üç ay içinde silahlarını yetkili makamlara teslim etmeleri şartıyla cezalarının tamamından muaf tutulacak.

Kararname, ‘tedavisi mümkün olmayan ağır bir hastalığa’ sahip olanlar ile 70 yaşını doldurmuş hükümlülerin de, metinde belirtilen istisnalar dışında, cezalarının tamamından muaf tutulmasını öngörüyor.

Buna karşılık, ‘Suriye halkına karşı ağır ihlaller içeren suçlar’ ile İşkencenin Suç Sayılmasına Dair Kanun’da düzenlenen suçlar af kapsamı dışında bırakıldı.

Yeni yönetimin göreve gelmesinden bu yana, eski yönetimle bağlantılı oldukları ve Suriyelilere karşı ihlallerde bulundukları iddiasıyla onlarca kişinin gözaltına alındığı açıklanmış, bazıları hakkında yargı süreci başlatılmıştı.


Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
TT

Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlık ettiği “Barış Konseyi”nin ilk toplantısı bugün yapılacak. Toplantıda, İsrail'in saldırılarının devam etmesi ve ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının askıya alınmasıyla birlikte, Hamas'ın silahsızlandırılması, İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi ve istikrar güçlerinin konuşlandırılması ile Gazze Şeridi'ndeki durum ele alınacak.

Bu toplantı, yeniden yapılanma dosyası ve “Gazze Yönetim Komitesi”nin çalışmalarıyla birlikte çözülmemiş meselelere yoğunlaşıyor. Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlara göre İsrail'in Batı Şeria'daki Filistin topraklarını yağmalaması konusunun gündeme getirilmesi olasılığı var. Uzmanlar, İsrail'in toplantıya katılımının, Meksika'nın sınırlı katılım açıklamasında olduğu gibi, İsrail'e karşı çıkanların katılımını azaltabileceğini değerlendiriyor.

Gündemdeki dosyalar

Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un CNN'e yaptığı açıklamaya göre bugünkü toplantıda, Gazze Komisyonu'nun Şerid'e girmesini, ateşkes ihlallerinin sona ermesini sağlamak ve insani yardımı hızlı bir şekilde ulaştırmak için izlenecek süreç tartışılacak. Ayrıca “Gazze'de silahsızlanma süreci, İsrail güçlerinin sınır hattından çekilmesi ve Gazze'nin yeniden inşası ve Batı Şeria'nın Filistin Yönetimi'ne ilhakı da dahil olmak üzere Trump'ın 20 maddelik planının uygulanması” da ele alınacak.

Mladenov, “tüm tarafların bu konularda anlaşmaya varması ve çabalarını birleştirmesi”nin alternatifi olarak “savaşın yeniden başlaması” ve “savaşın yeniden başlamasından daha da tehlikeli olan, Hamas'ın Gazze'nin yaklaşık yüzde 50'sini kontrol ettiği ve geri kalanının İsrail kontrolü altında olduğu statükonun pekiştirilmesi” olacağı uyarısında bulundu.

İsrail güvenlik kaynakları, Trump'ın “Barış Konseyi” toplantısında uluslararası güçlerin Gazze Şeridi'ne girmesini ve Hamas'ın silahsızlandırılması ile yeniden inşa sürecinin başlatılmasını duyuracağını tahmin ediyor. Bu bilgi, dün İbranice web sitesi Walla'ya konuşan bir kaynak tarafından verildi.

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)

Endonezya, şu ana kadar Gazze'ye asker gönderme niyetini açıklayan tek ülke olurken, İsrail ise Gazze Şeridi'nde Türkiye'nin varlığını reddediyor. Endonezya ordu sözcüsü Dony Pramono pazartesi günü yaptığı açıklamada, Cakarta'nın önerilen çokuluslu gücün bir parçası olarak nisan ayı başlarında Gazze'ye gönderilmek üzere 1.000 asker hazırladığını belirtti.

Siyaset bilimi profesörü ve Filistin ve İsrail meseleleri uzmanı Dr. Tarık Fahmi, ilk toplantının konseyi kurup, çalışmalarına başlamak için fon toplamaya odaklanacağını ve ilgili ve etkili ülkelerin çoğunu kapsayacağını düşünüyor. En önemli konular, istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve silahsızlanma olacak, ancak bazı zorluklar olduğunu da belirtiyor. Ancak anlaşmaya varmaktan başka bir alternatifin olmadığı da ifade ediyor.

Filistinli siyasi analist Dr. Ayman el-Raqab da onunla aynı fikirde ve Hamas'ın silahsızlandırılması, Filistin polis güçlerinin yanı sıra istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin çalışmaları ile Batı Şeria sorunu ile İsrail'in toprak gaspı konularının toplantının ana gündem maddeleri olacağını belirtiyor. Trump'ın, başkanlığını yaptığı konseyin başarısını vurgulamak için bu sorunların bazılarının çözülmesi için çaba göstereceğini değerlendiriyor.

Katılımcılar için engel

Katılımcı düzeyinde Kahire, Başbakan Mustafa Medbuli'nin Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi adına toplantıya katılacağını duyurdu. Bakanlar Kurulu tarafından dün yapılan açıklamaya göre bu katılım, “Mısır'ın kapsamlı ve adil barış çabalarını destekleme rolü ve Trump'ın Filistin halkının Gazze'den sürülmesini reddeden tutumunu ve çabalarını onaylama rolü çerçevesinde” gerçekleşecek.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün yaptığı açıklamada, “Barış Konseyi”nin Gazze Şeridi'nde kalıcı istikrar, ateşkes ve arzu edilen barışın sağlanmasına katkıda bulunacağını umduğunu belirterek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın toplantıda ülkesini temsil edeceğini kaydetti.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın Başbakan Binyamin Netanyahu adına toplantıya katılmak üzere ABD'ye gitmesinden bir gün sonra, Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün yaptığı açıklamada, toplantıya her iki tarafın da tam katılımının olmadığını (Filistin'in Filistin'in yokluğuna atıfta bulunarak) AFP’ye göre bu nedenle Meksika'nın katılımının sınırlı olacağını belirtti

Fehmi, Mısır'ın bölgedeki ağırlığı ve önemi göz önüne alındığında, Mısır'ın katılımına alternatif olmadığını düşünüyor. İsrail'in katılımının, Trump'ın isteklerine aykırı görünmemek için yarı çözüm çerçevesinde olduğunu, ancak aynı zamanda Konsey'in kararlarını etkili bir şekilde engellemek ve ihlallerine ve saldırılarına devam etmek için çalışacağını açıklıyor.

El-Raqab, Mısır'ın hem sahada hem de Gazze meselesine ilişkin müzakerelerde sahip olduğu uluslararası deneyim nedeniyle katılımının son derece önemli olduğunu ve bunun durum üzerinde olumlu bir etki yaratacağına dair umutlar olduğunu değerlendiriyor.