İsrail'in hedef aldığı Şifa Hastanesi'yle ilgili iddiaları, çizimler ve şüpheli ses kayıtlarından öteye geçemedi

İsrail, binlerce yaralı ve sivilin bulunduğu Gazze'deki Şifa Hastanesi'nin altında "Hamas'ın komuta merkezi olduğuna" dair iddiaları, ordu tarafından hazırlanmış çizimler ve doğruluğu kanıtlanmayan ses kayıtlarından öteye geçemedi.

AA
AA
TT

İsrail'in hedef aldığı Şifa Hastanesi'yle ilgili iddiaları, çizimler ve şüpheli ses kayıtlarından öteye geçemedi

AA
AA

İsrail, binlerce yaralı ve sivilin bulunduğu Gazze'deki Şifa Hastanesi'nin altında "Hamas'ın komuta merkezi olduğuna" dair yıllar önce ortaya attığı iddiaları yeniden dillendirse de bu iddialar, ordu tarafından hazırlanmış çizimler ve doğruluğu kanıtlanmayan ses kayıtlarından öteye geçemedi.

İsrail güçleri, tehditlerinin ardından bugün hastane yerleşkesinin giriş kısmını bombaladı.

Önceki yıllarda da Gazze'de hastane, okul, medya ve Birleşmiş Milletlere bağlı ofisleri hedef alan ve son olarak 17 Ekim'de El-Ehli Baptist Hastanesi'ni ve Türk-Filistin Dostluk Hastanesi'ni vuran İsrail, bu kez de son günlerde hedef gösterdiği Gazze Şeridi'nin en büyük sağlık merkezlerinden Şifa Hastanesi'ni vurdu.

Hastane yerleşkesinin giriş kısmında yaralıları taşıyan ambulans konvoyunun hedef alındığı saldırıda, çok sayıda ölü ve yaralının olduğu bildirildi. İsrail hemen ardından da Kudüs Hastanesi ve Endonezya Hastanesi'nin çevresini hedef aldı.

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde özellikle kuzeye yoğunlaştırdığı şiddetli hava saldırıları nedeniyle binlerce yaralıya ve yerlerinden edilmiş sivile ev sahipliği yapan Şifa Hastanesi, ilk olarak 2009'da İsrail tarafından hedef gösterildi.

Şifa Hastanesi 2014'te İsrail tarafından vuruldu

Tel Aviv yönetiminin 27 Aralık 2008'de Gazze Şeridi'ne başlattığı ve "Dökme Kurşun Operasyonu" adını verdiği saldırılar sırasında İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin Bet, Hamas mensuplarının Şifa Hastanesi'nin bodrum katlarında gizlendiğini öne sürdü.

Daha sonra Şifa Hastanesi 2014'te İsrail'in Gazze'ye yeniden başlattığı saldırılar sırasında vuruldu ve 9'u çocuk 10 Filistinli hayatını kaybetti.

İsrail hastanenin Filistinli direnişçilerin roketleriyle vurulduğunu iddia etti. Gazze'deki Filistin İçişleri Bakanlığı ise saldırıda ölenlerin içinde bulunan şarapnel parçalarının İsrail saldırısına işaret ettiğini duyurdu.

Ayrıca başta NBC News muhabiri Ayman Mohyeldin olmak üzere birçok gazeteci de saldırının İsrail'e ait insansız hava araçlarıyla gerçekleştirildiğini açıkladı.

Eski Başbakan Bennett Gazze'deki Şifa Hastanesi diye Pakistan'daki hastanenin fotoğrafını paylaştı

İsrail, sonraki yıllarda da Şifa Hastanesi'ni hedef göstermeye devam etti.

Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett, 2021'de sosyal medya hesaplarında paylaştığı görüntülü mesajda, İsrail'in son saldırılarda Gazze'de sivilleri öldürmesine tepki gösteren ünlü model Bella Hadid, komedyen John Oliver ve Trevor Noah'ı hedef aldı.

Mesajında Bennett, Hamas'ın hastaneleri, okulları ve basın ofislerinin bulunduğu binaları kullandığını iddia etti.

İddialarını sıralayan Bennett, Gazze'deki Şifa Hastanesi'nin yerine yine aynı isimle Pakistan'ın başkenti İslamabad'da bulunan hastanenin fotoğrafını paylaştı.

Bennett'in paylaşımı sosyal medyada alay konusu oldu.

İsrail ordusu, yeniden Şifa Hastanesi'ni hedef gösterdi

Son olarak İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, 27 Ekim'de düzenlediği basın toplantısında, Şifa Hastanesi'nin altında "Hamas'ın komuta merkezi olduğunu" iddia ederek, hastanelerin "terör amaçlı kullanıldığında uluslararası hukuka göre korunma statüsünü kaybedeceği" tehdidini savurdu.

Sözcü, iddialarına dayanak olarak ise iki Gazzeli arasında olduğu iddia edilen ve Hamas'ın hastanede karargahı olup olmadığını tartışan bir telefon görüşmesiyle İsrail ordusu tarafından hazırlanmış hastanenin altında "Hamas'a ait ofislerin olduğunu gösteren" 3 boyutlu çizimleri sundu.

İsrail'in iddialarına karşı aynı gün yazılı açıklama yayımlayan Hamas ise İsrail'in binlerce yaralı ve sivilin bulunduğu Gazze'deki Şifa Hastanesi'nin "terör faaliyetlerinde kullanıldığı" iddiasını reddetti.

Hamas'ın açıklamasında, İsrail'in söylemlerinin Gazze'deki El-Ehli Baptist Hastanesi'nin bombalanması suçunu doğruladığı yorumu yapılarak, "İşgal ordusunun açıklamalarında yer alan bu asılsız iddialar, suç ve tehlikeli iddialar olup, binlerce hasta ve yaralının bulunduğu, 40 binden fazla kişinin barındığı merkez hastanenin hedef alınmasına zemin hazırlamaktadır." ifadeleri kullanıldı.

Şin Bet'in işkence geçmişi ve Hamaslıların itirafa zorlandıkları şüphesi

İsrail ordusu ve İç Güvenlik Teşkilatı Şin Bet ertesi gün de 7 Ekim'deki saldırıdan sonra yakalanan ve Hamas'ın iki mensubu olduğu iddia edilen kişilerin sorgusuna ait olduğunu söyledikleri görüntüleri paylaştı.

Görüntülerde bitkin halde görülen iki kişi, "Hamas'ın İsrail saldırılarından korunmak için Gazze Şeridi'ndeki hastaneleri kullandığını" anlattı.

Geçmiş yıllarda Şin Bet'in Filistinlilere yönelik sorgulama yöntemi olarak işkenceyi kullanması ise Hamas üyesi oldukları iddia edilen iki kişinin işkence altında itirafa zorlandıkları şüphesini akıllara getirdi.

İsrail'in en büyük gazetelerinden Haaretz, Eylül 2019'da yayımlanan bir haberde, Şin Bet'in Filistinli tutsaklara yönelik sorgularında işkenceyi kullandığını yazdı.

İsrail hükümetinin Şin Bet sorgulamalarında sistematik işkence ve kötü muameleye izin veren politikalarına tepki olarak kurulan "İsrail'de İşkenceye Karşı Kamu Komitesi"nin yetkililerinin ifadelerine yer verilen haberde, Şin Bet'in sorguya çektiği kişilere işkence uygulamasına izin verildiği belirtiliyor.

Jerusalem Post gazetesi de Ekim 2021'de yayımladığı bir haberinde, Şin Bet hakkında 2001'den bu yana 1300 işkence şikayeti olduğunu ancak buna rağmen neredeyse hiç cezai soruşturma dahi yapılmadığını duyurdu.

Haberde, soruşturmaların yapıldığı birkaç vakada ise iddianamenin hazırlanmadığı ve dosyaların kapatıldığı aktarıldı.

16 yıldır hastanede görev yapan Norveçli doktor, İsrail'in iddialarına ilişkin kanıt olmadığını belirtti

İsrail'in, "Hamas'ın komuta merkezi" olduğu iddia ettiği Şifa Hastanesi'nde aralıklarla 16 yıldır çalışan Norveçli doktor Mads Gilbert, "Democracy Now" adlı haber portalına yaptığı açıklamada, İsrail'in bu iddialarının yeni olmadığını ve iddialara ilişkin hiçbir kanıt olmadığını söyledi.

Kuzey Norveç Üniversite Hastanesi'nden Prof. Dr. Gilbert, "Şifa Hastanesi'nde Filistin direnişi için komuta merkezi olduğuna dair kanıtları masaya koymasını isteyeceğim. Biz bu iddiaları 2009'dan beri duyuyoruz. 16 yıldır Şifa Hastanesi'nde çalışıyorum. Hastanede özgürce dolaşabiliyorum ve hiçbir zaman kısıtlanmadım. Eğer bir komuta merkezi varsa gösterin. Elinizde Gazze'nin her yerinden fotoğraflar ve X-ray görüntüleri var." ifadelerini kullandı.

Daha sonra Mısır'da AA muhabirine konuşan Prof. Dr. Gilbert, şunları kaydetti:

"Neden dahiyane İsrail istihbarat sistemi hiçbir kanıt ortaya koymadı? Bu bana biraz eski ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell'ın Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'ndeki duruşunu ve Irak'ın kitle imha silahlarına sahip olduğuna dair sahte kanıtları gösterdiği zamanı hatırlattı. Bunların hepsi savaş yalanları, İsrail, kronik bir yalancı."

Gazze'deki hastanelerin tahliye edilmesini aksi takdirde de bombalayacağı tehdidini yönelten İsrail ordusu, şu ana kadar bazı hastaneleri hedef aldı.

Bunlardan en korkuncu ise 17 Ekim'de en az 471 kişinin hayatını kaybettiği El-Ehli Baptist Hastanesi'ne düzenlenen saldırıydı. İsrail, saldırıdan 3 gün önce hastaneye tahliye uyarısı yapmış,17 Ekim'de hastaneyi vurmuştu.

İsrail, hastanelere yönelik saldırılarında 30 Ekim'de Gazze Şeridi'ndeki tek kanser hastanesi olan Türk-Filistin Dostluk Hastanesi'ni hedef aldı. İsrail savaş uçaklarının hastanenin üçüncü ve son katını bombaladığı ağır hasara yol açtığı bildirildi.

Tel Aviv yönetiminin hedef göstermesinin ardından son olarak da bugün Şifa Hastanesi'ni vurmasıyla İsrail ordusu, Gazze'de savaş suçlarını içeren saldırılarında sınır tanımadığını ortaya koydu.



Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)

Trump yönetimi, ülkedeki iç savaş sırasında 2012 yılında kapatılan Şam'daki ABD büyükelçiliğini yeniden açma planlarıyla ilgili olarak Kongre'ye bildirimde bulundu.

Associated Press (AP) tarafından elde edilen ve bu ayın başlarında Kongre komitelerine gönderilen bir bildirimde, Dışişleri Bakanlığı'nın "Suriye'deki büyükelçilik faaliyetlerinin olası yeniden başlatılmasına yönelik aşamalı bir yaklaşım uygulamayı" amaçladığı belirtildi.

10 Şubat tarihli bildirimde, bu planlara ilişkin harcamaların 15 gün içinde, yani gelecek hafta başlayacağı belirtilmişti; ancak planların tamamlanma tarihi veya Amerikalı personelin Şam'a kalıcı olarak ne zaman döneceğine dair bir zaman çizelgesi belirtilmemişti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre ABD yönetimi geçen yıldan beri, özellikle Beşşar Esed rejiminin Aralık 2024'te beklenen düşüşünden kısa bir süre sonra, büyükelçiliği yeniden açmayı değerlendiriyordu.

Yönetim, bu adımı Başkan Donald Trump'ın Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın gündemindeki en önemli önceliklerden biri olarak belirledi.


İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
TT

İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)

Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine dün düzenlenen İsrail hava saldırılarında en az 8 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu, hedef alınan unsurların Hizbullah ile müttefiki Hamas mensupları olduğunu açıkladı.

Hizbullah’a yakın bir kaynak AFP’ye yaptığı açıklamada, Bekaa bölgesini hedef alan saldırılarda örgütün askeri komutanlarından birinin de hayatını kaybedenler arasında bulunduğunu bildirdi.

Yerel basında yer alan haberlerde, hayatını kaybedenler arasında Hizbullah’ta görevli bir yetkilinin de bulunduğu, söz konusu ismin eski milletvekili Muhammed Yaği’nin oğlu olduğu ve Hizbullah’ın hayatını kaybeden eski genel sekreteri Hasan Nasrallah’ın yardımcılığını yaptığı öne sürüldü.

İsrail, Kasım 2024’te bir yılı aşkın süren çatışmaların ardından varılan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürüyor. İsrail ordusu genellikle hedefin Hizbullah olduğunu belirtirken, zaman zaman Hamas Hareketi’ni de vurduğunu açıklıyor.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), Bekaa bölgesindeki İsrail saldırılarının ilk belirlemelere göre altı kişinin ölümüne ve 25’ten fazla kişinin yaralanmasına yol açtığını, yaralıların bölgedeki hastanelere sevk edildiğini duyurdu.

İsrail ordusu ise Bekaa’daki Baalbek bölgesinde Hizbullah’a ait karargâhların hedef alındığını açıkladı.

Söz konusu saldırılar, ülkenin en büyük Filistin mülteci kampı olan Ayn el-Hilve’ye yönelik İsrail hava saldırılarından saatler sonra gerçekleşti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırılarda iki kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İsrail ordusu ise kampta Hamas’a ait bir karargâhın hedef alındığını duyurdu.

NNA, İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA) Sayda’ya bitişik kampı vurduğunu aktardı.

İsrail ordusu açıklamasında, kampta ‘Hamas mensubu militanların faaliyet gösterdiği bir karargâhın’ hedef alındığını belirterek, Lübnan’da Hamas’ın ‘yerleşmesine karşı’ operasyonlarını sürdürdüğünü ve “Hamas terör örgütü militanlarına karşı nerede faaliyet gösterirlerse göstersinler güçlü şekilde hareket etmeye devam edeceğini” kaydetti.

 Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Hamas yaptığı yazılı açıklamada, sivil kayıplara yol açtığını belirttiği saldırıyı kınadı.

Açıklamada, ‘işgal ordusunun ileri sürdüğü iddiaların’ reddedildiği belirtilerek, bunların ‘gerçekler karşısında dayanaksız bahaneler’ olduğu savunuldu. Hedef alınan merkezin, kampta güvenlik ve istikrarı sağlamakla görevli Ortak Güvenlik Gücü’ne ait olduğu ifade edildi.

Lübnan hükümeti geçen yıl, İsrail ile yaşanan ve binlerce Hizbullah mensubunun yanı sıra çok sayıda üst düzey ismin hayatını kaybettiği savaşın ardından zayıflayan Hizbullah’ın silahsızlandırılacağını taahhüt etmişti.

Lübnan ordusu geçen ay, İsrail sınırına yakın bölgeden başlayarak Litani Nehri’ne kadar uzanan alanı kapsayan planın ilk aşamasını tamamladığını açıkladı.

Ancak Hizbullah’ı yeniden silahlanmakla suçlayan İsrail, Lübnan ordusunun kaydettiği ilerlemeyi yetersiz bulduğunu duyurdu.

Beş aşamadan oluşan planın ikinci etabı ise Litani Nehri’nin kuzeyinden başlayarak, başkent Beyrut’un yaklaşık 40 kilometre güneyindeki Sayda’nın kuzeyinden Akdeniz’e dökülen Evveli Nehri’ne kadar uzanan bölgeyi kapsıyor.


ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.