Guterres: İsrail bombardımanı Gazze'yi çocuklar için mezarlığa dönüştürdü

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres bir konuşması sırasında, 31 Ekim (AP)
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres bir konuşması sırasında, 31 Ekim (AP)
TT

Guterres: İsrail bombardımanı Gazze'yi çocuklar için mezarlığa dönüştürdü

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres bir konuşması sırasında, 31 Ekim (AP)
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres bir konuşması sırasında, 31 Ekim (AP)

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Gazze’nin ‘çocuklar için bir mezarlığa’ dönüştüğünü söyledi. İsrail ile Hamas arasında ‘derhal insani ateşkes’ yapılması çağrısında bulundu. Guterres, BM ve ortaklarının Gazze'deki 2,7 milyon Filistinliye ve Doğu Kudüs dahil Batı Şeria'daki yarım milyon Filistinliye yardım için 1,2 milyar dolarlık insani çağrısı başlattığını duyurdu.

BM’nin New York'taki genel merkezinde gazetecilere konuşan Guterres, “Gazze’deki kabus, insani krizden çok daha fazlasıdır. Bu insanlık için bir krizdir” ifadelerini kullandı. BM Genel Sekreteri, şiddetli çatışmanın dünyayı ve bölgeyi sarstığını da sözlerine ekledi.

scdfve
İsrail'in Gazze'deki Şifa Hastanesi'nin girişine düzenlediği saldırıda hasar gören bir ambulans (Reuters)

Guterres, İsrail ordusunun kara operasyonları ve ‘sivillerin, hastanelerin, mülteci kamplarının, camilerin, kiliselerin ve BM’ye ait aralarında barınakların da olduğu çeşitli tesislerin’ hedef alındığı aralıksız bombalamalar nedeniyle ‘kimsenin güvende olmadığını’ vurguladı. Guterres, “Hamas'ın 7 Ekim'de gerçekleştirdiği menfur eylemleri bir kez daha mutlak bir şekilde kınadık” dedi. BM Genel Sekteri, Gazze’de tutulan rehinelerin derhal, koşulsuz ve güvenli bir şekilde serbest bırakılması çağrısında bulunduklarını ifade etti.

scdfrgt
İsrail’in cuma günü Batı Şeria'daki El-Fevvar Mülteci Kampı'na yönelik saldırısında öldürülen iki Filistinlinin cenazesinde ağlayan kadınlar (Reuters)

Guterres, Gazze’de her gün kız ve erkek çocuklarının öldürüldüğü ve yaralandığı yönünde basında yer alan haberlere değindi. Son dört haftada, en az 30 yıl içinde yaşanan herhangi bir çatışmada öldürülenden daha fazla gazetecinin ve BM tarihinde benzer bir döneme kıyasla en fazla BM çalışanının öldürüldüğünün de altını çizdi. Mevcut felaketin insani ateşkesi ‘her geçen saat daha acil’ hale getirdiğini vurgulayan Guterres, çatışmanın taraflarının ve hatta uluslararası toplumun, bu insanlık dışı kitlesel acıyı durdurma ve Gazze'ye daha fazla insani yardım sağlanması konusunda acil ve temel bir sorumlulukla karşı karşıya olduğunu kaydetti.

xscdf
İsrail'in Gazze Şeridi'nin güneyindeki evleri hedef alan bombardımanlarının ardından enkaz yığınının ortasında kalan Filistinli çocuklar, 26 Ekim (Reuters)

Guterres, BM ve ortaklarının, Gazze Şeridi'nin toplam nüfusu olan 2,7 milyon kişiye ve Doğu Kudüs dahil Batı Şeria'daki yarım milyon Filistinliye yardım için 1,2 milyar dolarlık insani yardım çağrısı başlattığını duyurdu.

Refah Sınır Kapısı’nın tek başına ihtiyaç duyulan yardım tırlarını karşılama kapasitesine sahip olmadığını açıklayan Guterres, savaş öncesi günlük 500 tırın giriş yaptığı Gazze’ye son iki haftada 400'den biraz fazla kamyonun giriş yaptığını sözlerine ekledi.

BM Genel Sekreteri, yakıt olmazsa kuvözdeki yeni doğanların ve yaşam destek ünitesine bağlı hastaların öleceği uyarısında bulundu. Guterres, suyun arıtılamadığının ve şebekelere pompalanamadığının altını çizerek derhal insani ateşkes ilan edilmesi talebini yinelediklerini söyledi. Tüm taraflara ‘şimdiden uluslararası insancıl hukuk kapsamındaki tüm yükümlülüklerine saygı duymaları’ çağrısında bulundu.

xzcdvfg
Cuma günü Batı Şeria'nın El-Halil kentinde İsrail güvenlik güçleriyle yaşanan çatışmalar sırasında yanan lastikleri tekmeleyen Filistinliler (AFP)

Şiddetin tırmanması ve çatışmanın başka yerlere sıçraması konusunda büyük endişeleri olduğunu ifade eden Guterres, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria'nın kaynama noktasına ulaştığını da sözlerine ekledi.

Çatışmanın daha geniş bir bölgeye yayılması risklerinin ele alınmasının taşıdığı önemin unutulmaması gerektiğini söyleyen Guterres, Irak ve Yemen'in yanı sıra Lübnan ve Suriye’yi de kapsayan ‘gerilim sarmalına’ dikkati çekti.

Bunun yanında anti-semitizm ve Müslümanlara karşı hoşgörüsüzlüğün artmasından duyduğu endişeyi dile getiren Guterres, “Bu acımasız, korkunç ve acı verici yıkım çıkmazından bir çıkış yolu bulmak için derhal harekete geçmeliyiz” dedi. BM Genel Sekreteri, barışa giden yolun ve İsrailliler ile Filistinlilerin barış ve güvenlik içinde yaşadığı iki devletli çözümün önünün açılması için yardım çağrısında bulunduklarını ifade etti.



Hamas, Siyasi Büro Başkanı seçimi sürecine yeniden ivme kazandırıyor

Hamas liderleri... (Sağdan sola) Ruhi Müşteha, Salih el-Aruri, İsmail Heniyye, Halid Meşal ve Halil el-Hayye (Arşiv – Hamas medyası)
Hamas liderleri... (Sağdan sola) Ruhi Müşteha, Salih el-Aruri, İsmail Heniyye, Halid Meşal ve Halil el-Hayye (Arşiv – Hamas medyası)
TT

Hamas, Siyasi Büro Başkanı seçimi sürecine yeniden ivme kazandırıyor

Hamas liderleri... (Sağdan sola) Ruhi Müşteha, Salih el-Aruri, İsmail Heniyye, Halid Meşal ve Halil el-Hayye (Arşiv – Hamas medyası)
Hamas liderleri... (Sağdan sola) Ruhi Müşteha, Salih el-Aruri, İsmail Heniyye, Halid Meşal ve Halil el-Hayye (Arşiv – Hamas medyası)

Hamas’a yakın iki kaynak dün, hareketin, tüm büro üyelerinin seçimi tamamlanana kadar, yeni bir Siyasi Büro Başkanı seçme sürecine yeniden başladığını bildirdi.

Bu adım, hareketin başkanlık yarışına yeniden ivme kazandırırken, ocak ve şubat aylarında en az iki kez aksayan süreci canlandırıyor.

Gazze içinden bir kaynak, “Doğrudan seçimlerin yapılmasını engelleyen durumlardan artık kurtulundu ve seçim sürecinin yeniden başlatılması için fırsat doğdu” dedi.

Kaynak, ‘engellenen durumların’ bazılarının, Gazze Şeridi’ndeki iç organizasyonel çatışmalarla ilgili olduğunu belirterek, bu sorunların çözülmesinin ardından seçim sürecinin yeniden başlatılmasına karar verildiğini, ayrıca hareketin yürüttüğü dış siyasi ve güvenlik müzakerelerinin de süreci etkilediğini ifade etti.

Görsel kaldırıldı.
Gazze Şeridi’ndeki Sivil Savunma Müdürlüğü ekipleri, İsrail füzesinin isabet ettiği bir aracı inceliyor. (EPA)

Hamas, 1987 yılında kurulduğundan bu yana karşılaştığı en büyük krizi yaşıyor. 7 Ekim 2023’teki saldırıdan sonra başlayan İsrail operasyonları, hareketin farklı kanatlarına ve kademelerine ulaşarak, bir dizi örgütsel ve mali krize yol açtı.

Tahminlere göre, Hamas’ın yurt dışındaki Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal ve Gazze’deki Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye, siyasi büro başkanlığına gelme konusunda en güçlü adaylar olarak öne çıkıyor.

İç ve dış Hamas çevrelerinde yapılan değerlendirmelere göre el-Hayye, Gazze’deki hareketin unsurları ve Hamas’ın askeri kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları tarafından destekleniyor. Öte yandan, Halid Meşal’in ise Batı Şeria ve yurt dışındaki Hamas çevrelerinde destek kazandığı belirtiliyor.

Bir dış kaynak, Şarku’l Avsat’a, “Hamas'ın yeni başkanının seçimi, mevcut koşullar ve imkanlar doğrultusunda Gazze Şeridi, Batı Şeria ve yurt dışında mevcut tüm alanlarda yapılacak ve bu süreç kısa süre içinde netleşecek” şeklinde açıklama yaptı.

Yaklaşık bir buçuk yıldır Hamas’ın işlerini yürüten Liderlik Konseyi, 2023 yılı başında, hareketin kalan siyasi büro dönemi (2025'te sona ermesi bekleniyordu ancak bir yıl uzatıldı) boyunca yeni bir başkan seçme sürecini başlattı. Bu seçim, yıl sonu veya gelecek yılın başında yapılacak genel seçimlere kadar geçici bir başkanlık işlevi görecek.

Hareketin başkanlık seçimi için şubat ayında bir girişim olmuş, ancak o dönemdeki ABD-İsrail-İran savaşının başlaması nedeniyle bu girişim engellenmişti.

Seçimler yalnızca iç ve dış Hamas’ı yönetecek yeni bir siyasi büro başkanının seçilmesiyle sınırlı olacak. Siyasi büro için kapsamlı bir seçim ise yıl sonu ya da 2027’nin başına kadar yapılmayacak.

Mevcut Liderlik Konseyi, Gazze Şeridi, Batı Şeria ve yurt dışındaki Hamas liderleriyle Şura Konseyi Başkanı Muhammed Derviş’in başkanlık yaptığı bir yapıdan oluşuyor. Bu konsey, Hamas’ın iç ve dış meselelerini izleyen ve bu meseleler hakkında üyeler arasında istişarelerde bulunan bir danışma organına dönüştürülecek.


Şara, Filistin Başkan Yardımcısı başkanlığındaki bir Filistin heyetini kabul etti

Şara, Filistin Başkan Yardımcısı başkanlığındaki bir Filistin heyetini kabul etti
TT

Şara, Filistin Başkan Yardımcısı başkanlığındaki bir Filistin heyetini kabul etti

Şara, Filistin Başkan Yardımcısı başkanlığındaki bir Filistin heyetini kabul etti

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, Şam'daki Halk Sarayı'nda Filistin Başkan Yardımcısı Hüseyin el-Şeyh başkanlığındaki bir Filistin heyetini kabul etti.

Toplantıya Dışişleri Bakanı Esad el-Şeybani katıldı; Filistin tarafından ise Ulusal Konsey Başkanı Rawhi Fattouh, Merkez Komite üyesi Samir al-Rifai ve danışman Wael Lafi hazır bulundu.

Toplantıda, Cumhurbaşkanlığı'nın resmi platformlarında belirttiği üzere, iki kardeş halkın çıkarlarına hizmet edecek şekilde iki ülke arasındaki ikili ilişkileri güçlendirme yolları ele alındı.

dfd

Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Hüseyin el-Şeyh görüşmenin ardından "X" platformunda yaptığı paylaşımda, hükümetinin Suriye topraklarının birliğini ve Gazze Şeridi, Batı Şeridi ve Kudüs'teki son gelişmeleri destekleme konusundaki kararlı tutumunu teyit etti.

Geçtiğimiz yıl Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve beraberindeki heyeti Şam'daki Halk Sarayı'nda ağırladı.

Şarku’l Avsat’ın Suriye Televizyonu’nun internet sitesinden aktardığına göre, bu gelişme, ülkedeki Filistinli mültecilerin durumuna ilişkin gelişmelerin yaşandığı bir dönemde gerçekleşti. Suriye Cumhurbaşkanlığı, geçen yıl Eylül ayında, ülkede yaşayan Filistinlileri tanımlamak için kullanılan “ve benzerleri” ifadesinin yeniden gözden geçirileceğini açıklamış, bunun Suriye’deki Filistinlilerin tekrarlanan taleplerine yanıt olduğu belirtilmişti.

Bu kapsamda, söz konusu grubun Suriyeli vatandaşlara uygulanan yasal düzenlemelere dahil edilmesini incelemek üzere bir hükümet komitesi kuruldu. Bu adım, son dönemde bazı Filistinlilerin “ikamet eden” ya da “yabancı” olarak tanımlanmasına yol açan idari değişikliklerin ardından ortaya çıkan hukuki sorunları çözme girişimi olarak değerlendirildi. Söz konusu tanımlamalar, Filistinlilerin haklarına ilişkin endişelere neden olmuştu.

Habere göre, Suriye’deki Filistinliler tarihsel olarak özel bir hukuki statüye sahip bulunuyor. 1956 tarihli 260 sayılı yasa kapsamında, siyasi haklar dışında Suriyelilerle büyük ölçüde benzer sivil haklardan yararlanan Filistinliler, son yıllarda ortaya çıkan idari zorluklara rağmen ülkenin toplumsal yapısının temel unsurlarından biri olmayı sürdürüyor.


Tuaregler Mali'deki hükümeti devirmekle tehdit ediyor

Libya'nın güneybatı sınırında devriye gezen askeri araçlar (Genel Komutanlık Medya Birimi)
Libya'nın güneybatı sınırında devriye gezen askeri araçlar (Genel Komutanlık Medya Birimi)
TT

Tuaregler Mali'deki hükümeti devirmekle tehdit ediyor

Libya'nın güneybatı sınırında devriye gezen askeri araçlar (Genel Komutanlık Medya Birimi)
Libya'nın güneybatı sınırında devriye gezen askeri araçlar (Genel Komutanlık Medya Birimi)

Mali'deki ayrılıkçı Tuareg isyancıları, dün yaptıkları açıklamada, Cemaat Nusrat el-İslam ve-l Muslimin (CNİM)) ile koordineli olarak yürüttükleri saldırılar karşısında askeri cuntanın "çöküş" yaşayacağı tehdidinde bulundu.

Tuareg isyancılarının sözcüsü Muhammed Mevlut Ramazan, Paris ziyareti sırasında AFP'ye yaptığı açıklamada,demeçte, "Bu sistem er ya da geç devrilecek. Bir yanda Azavad Kurtuluş Cephesi'nin kuzeydeki hamleleri, diğer yanda silahlı grupların Bamako ve diğer şehirlere yönelik saldırıları karşısında iktidarda kalmalarının imkanı yok" ifadelerini kullandı.

Rus Güçlerinin Geri Çekilmesi İddiası

Tuaregler, kuzeydeki Kidal bölgesinde bulunan Rus "Afrika Kolordusu" askerlerinin geri çekilmesini öngören bir "anlaşmaya" varıldığını ileri sürdü. Sözcü Ramazan, temel hedeflerini "Rusların Azavad'dan ve tüm Mali topraklarından kalıcı olarak çıkarılmasıdır" şeklinde özetledi.

Fransa Gelişmeleri Uzaktan İzliyor

Öte yandan, bölgedeki nüfuzunu kaybeden Fransa, Mali'deki gelişmeler karşısında etkisiz kalmış görünüyor. Şarkul Avsat’ın edindiği bilgiye göre Paris yönetimi, vatandaşlarına "vakit kaybetmeden" ülkeyi terk etmeleri çağrısında bulundu.

Eski sömürgesindeki kaosu uzaktan izleyen Fransız hükümetinin, kendisini ülkeden çıkaran mevcut askeri cuntayı kurtarmaya niyetli olmadığı belirtiliyor. Ancak isyanın Senegal ve Fildişi Sahili gibi Fransa ile yakın bağları olan Batı Afrika ülkelerine sıçrama riski, Paris'teki endişeleri artırmaya devam ediyor.