Mısır, Gazze’de arabuluculuk için Katar’la iş birliği yapacak mı?

Sisi, Heniyye’nin Kahire ziyaretinin ertesi günü, bugün Temim bin Hamed ile görüşecek.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır, Gazze’de arabuluculuk için Katar’la iş birliği yapacak mı?

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Bugün Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Âl Sani’nin birkaç saat sürecek Mısır ziyaretine başlaması ve bu ziyaret sırasında Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile görüşmesi bekleniyor. Öyle ki Mısır ve Katar’ın ‘geçici bir ateşkes anlaşması yapılması ve Gazze Şeridi’ndeki Filistinli gruplar tarafından esir alınan bazı rehinelerin serbest bırakılması’ yönündeki çabaları ve koordinasyonuna ilişkin haberler yayılıyor.

Mısır- Katar zirvesi, Hamas siyasi bürosu başkanı İsmail Heniyye’nin, Halid Meşal ve Halil el-Hayya’nın da yer aldığı hareketten bir heyetin başkanlığında Mısır’a yaptığı ziyaretin ertesi günü gerçekleşecek. Hamas hareketinden yapılan açıklamaya göre heyet, Mısır Genel İstihbarat Teşkilatı Başkanı Bakan Abbas Kamil ile Gazze Şeridi’ndeki mevcut durumu görüşmek üzere bir toplantı gerçekleştirdi.

Bu ziyaret, Katar Emiri’nin 21 Ekim’de Mısır’ın ev sahipliği yaptığı Kahire Barış Zirvesi’ne katılması nedeniyle üç haftadan kısa bir süre içinde Mısır’a yaptığı ikinci ziyaret olarak.

Katar Emiri, geçen ay düzenlenen Kahire Barış Zirvesi’nde Mısır Cumhurbaşkanı ve Arap Birliği Genel Sekreteri ile arabuluculuk yaptı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Katar Emiri, geçen ay düzenlenen Kahire Barış Zirvesi’nde Mısır Cumhurbaşkanı ve Arap Birliği Genel Sekreteri ile arabuluculuk yaptı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısırlı parlamenter Mustafa Bakri’ye göre toplantı, Hamas’ın ‘ateşkes, daha fazla yardıma kapı açılması ve Filistinli tutuklu çocuk ve kadınların serbest bırakılması’ koşuluyla rehine krizini sona erdirmek için Katar’ın arabuluculuğunun yanı sıra Mısır’ın arabuluculuğunu da kabul etmesiyle sonuçlandı. Ayrıca Katar Emiri’nin, ‘rehinelerin serbest bırakılması ve ateşkes konusunda ilk nihai çözüme ulaşmak’ için Cumhurbaşkanı Sisi ile görüşeceği belirtildi.

Geçen ay Mısır- Katar arabuluculuğu, Hamas tarafından alıkonulan İsrailli iki rehineyi serbest bırakmayı başarırken, bu gelişmenin insani nedenlerden kaynaklandığı açıklandı. Üç gün önce Katar, ABD vatandaşlığında sahip bir anne ve kızını da serbest bırakmayı başarmıştı.

Şarku’l Avsat’ın Fransız haber ajansı AFP’den aktardığına göre kimliği açıklanmayan bir kaynak, geçen çarşamba günü Katar’ın, Gazze Şeridi’nde bir veya iki günlük ateşkes karşılığında Hamas hareketi tarafından tutulan 10 ila 15 rehinenin serbest bırakılması için arabuluculuk çabalarına öncülük ettiğini söyledi. Aynı şekilde Al-Qahera News’in haberine göre Mısırlı kaynaklar, Kahire’nin Gazze Şeridi’nde esirlerin takası için insani ateşkese varmaya yakın olduğunu açıkladı.

Arabuluculuk çabalarını yönetmek

Mısır Dışişleri Konseyi Başkanı ve eski Dışişleri Bakanı Büyükelçi Muhammed el-Arabi, Katar Emiri’nin Mısır ziyaretinin önemli ve anlamlı olduğuna dikkati çekerken, bunun Riyad’daki acil Arap zirvesinin arifesinde gerçekleştiğini vurguladı. Arabi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada Gazze Şeridi’ndeki esirler konusunda Mısır- Katar çabalarının koordine edilmesinin ziyaretin gündeminde yer alacağını da belirtti. Arabi ayrıca, iki ülkenin bu bağlamda oynadığı role ve ilgili kurumların rehine dosyalarındaki arabuluculuk çabalarını yönetme konusunda sahip oldukları deneyim birikimine dikkat çekti.

Mısır’ın eski Dışişleri Bakanı, bazı rehinelerin serbest bırakılmasına yönelik çabaların başarısının ‘ötede bir şeyin başlangıcını’ temsil edebileceğini dile getirdi. Ayrıca esirlerin serbest bırakılması sürecine, Kahire’nin çeşitli vesilelerle dile getirdiği sükûnet süreci ve ateşkese ulaşma çabalarının eşlik ettiği belirtildi.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, ABD İstihbarat Direktörü William Burns’ü her iki ülkeden yetkililerin huzurunda kabul etti (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, ABD İstihbarat Direktörü William Burns’ü her iki ülkeden yetkililerin huzurunda kabul etti (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Geçtiğimiz birkaç gün boyunca Kahire ve Doha, diplomatik faaliyetlere ve önde gelen Batılı yetkililerin yoğun ziyaretlerine tanık oldu. Öyle ki geçen salı günü Mısır Cumhurbaşkanlığı, Kahire’de CIA Direktörü William Burns’ü kabul etti. Burns ayrıca dün de Doha’ya konuk oldu.

Esir takası anlaşması

Katar medyası, iki gün önce işgal hapishanelerinde esir tutulan kadın ve çocukların serbest bırakılması karşılığında Hamas tarafından gözaltına alınan tüm kadın ve çocukların serbest bırakılmasını öngören bir takas anlaşmasının imzalanması için müzakerelerin yapıldığını bildirmişti. Ancak İsrail’in takas anlaşmasını görüşmeyi reddetmesi nedeniyle bu durum sekteye uğradı.

El-Kassam Tugayları’nın askeri sözcüsü Ebu Ubeyde, geçen çarşamba günü yaptığı açıklamada “Esir dosyası hâlâ mevcut ve tek yolun tam veya kısmi bir esir takası anlaşması olduğunu yineliyoruz” dedi.

İsrail’in değerlendirmelerine göre sayıları yaklaşık 240 kişi olan rehinelerin farklı milletlerden olduğuna, Gazze Şeridi’ndeki çeşitli grup ve yerlere ve Hamas hareketinin askeri kanadı El-Kassam Tugayları’nın tünellerine dağıtıldığına inanılıyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun geçen çarşamba günü belirttiğine göre İsrail, tüm esirler serbest bırakılmadan ateşkesi kabul etmeyecek.

Son dokunuşlar

Kudüs Üniversitesi’nde siyaset bilimi profesörü ve Filistin El-Fetih hareketinin liderlerinden Dr. Eymen er-Ragab, son üç gün içerisinde ABD’nin, Gazze Şeridi’ndeki direniş grupları tarafından tutulan bir grup tutuklunun serbest bırakılmasına yönelik bir anlaşmaya varmak amacıyla hem Mısır hem de Katar ile hareketlerini ve koordinasyonunu yoğunlaştırdı. Şarku’l Avsat’a konuşan Ragab, Washington’un, Gazze’de tutuklu bulunan vatandaşlarının ve bazı yabancı sivil rehinelerin serbest bırakılmasıyla ilgilendiğini söyledi.

Birçok İsrail raporunun, İsrail mini savaş hükümetinin bakanı Benny Gantz’ın son saatlerde Doha’ya ziyarette bulunduğunu ortaya koyduğunu söyleyen Dr. Eymen er-Ragab, bu durumun anlaşmada son dokunuşların yaklaştığının bir göstergesi olduğunu vurguladı. Ragab, “Direniş grupları, bir kısmı halihazırda Gazze’nin farklı yerlerine dağıtılmış olan yabancı uyruklu tutukluları sayabilmek için en az 3 günlük ateşkes talep etti” dedi.

Filistinli yetkili, Mısır- Katar çabalarının başarılı olması halinde tutukluların serbest bırakılması sürecinin Refah kara geçişinden gerçekleşeceğini belirtti. Ayrıca bu durumun daha ileri anlayışların ve diğer ateşkeslerin onaylanmasının başlangıcı olabileceğini, çünkü Gazze’deki durumun İsrailliler açısından kolay olmadığını vurguladı.

Ragab ayrıca, İsrail’in gelecekte bu tür ateşkeslere yanıt verme konusunda daha esnek davranarak ateşkese olanak tanıyacağı yönündeki umudunu dile getirdi.



El-Hamidavi… İran’ın Irak’taki gizemli adamı

El-Hamidavi olduğu ifade edilen kişinin, 6 Kasım 2021’de kamuoyu önündeki tek görünümünde maske, güneş gözlüğü ve kefiye taktığı görülüyor.
El-Hamidavi olduğu ifade edilen kişinin, 6 Kasım 2021’de kamuoyu önündeki tek görünümünde maske, güneş gözlüğü ve kefiye taktığı görülüyor.
TT

El-Hamidavi… İran’ın Irak’taki gizemli adamı

El-Hamidavi olduğu ifade edilen kişinin, 6 Kasım 2021’de kamuoyu önündeki tek görünümünde maske, güneş gözlüğü ve kefiye taktığı görülüyor.
El-Hamidavi olduğu ifade edilen kişinin, 6 Kasım 2021’de kamuoyu önündeki tek görünümünde maske, güneş gözlüğü ve kefiye taktığı görülüyor.

Irak’ta Ketaib Hizbullah Genel Sekreteri Ebu Hüseyin el-Hamidavi’nin akıbetine ilişkin çelişkili haberler gelmeye devam ediyor. Bazı kaynaklar, dün sabaha karşı Bağdat’ın Kerade semtinde örgüte ait bir evi hedef alan saldırıda Hamidavi’nin öldürüldüğünü ileri sürerken, bazıları ise saldırıdan kurtulduğunu belirtti. Olayın ardından sosyal medyada paylaşılan bir videoda, Hamidavi olduğu düşünülen bir kişinin başından yaralandığı görüldü. Peki yıllardır ‘İran’ın Irak’taki gizemli adamı’ olarak anılan bu isim kim?

Eski Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi el-Mühendis tarafından kurulan Ketaib Hizbullah, Irak’ta önemli bir nüfuza sahip. 2021 yılında Bağdat Havalimanı yakınlarında düzenlenen ABD saldırısında öldürülen el-Mühendis’in kurduğu örgüt, hem Haşdi Şabi içindeki ana silahlı yapılardan birini oluşturması hem de Irak’taki Amerikan çıkarlarına yönelik saldırılardaki rolüyle dikkat çekiyor. Buna karşın örgütün önde gelen isimleri, medyada görünmemeleri ve üst düzey kadrolar için uygulanan sıkı güvenlik önlemleri nedeniyle uzun süredir büyük bir gizlilik ve belirsizlik perdesiyle çevrili bulunuyor.

İran’ın gizemli adamı

Ahmed Muhsin Ferec el-Hamidavi’nin adı, son yıllarda Irak’ta meydana gelen birçok olayla ilişkilendiriliyor. ‘Ebu Hüseyin’ lakabıyla bilinen bu isim hakkında dolaşan bilgilerin çoğu ise kişiliğine dair kesin bir tablo ortaya koymuyor. Babası Muhsin el-Hamidavi’ye ait olduğu belirtilen fotoğraflar zaman zaman dolaşıma girse de, Ebu Hüseyin’in görüntüsü yıllardır medyada yer almıyor.

frgbth
Bağdat’ta, Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) karargahını hedef alan hava saldırısında hayatını kaybeden Ketaib Hizbullah mensupları için cenaze töreni düzenlendi. (Reuters)

Hamidavi hakkında paylaşılan bilgilere göre 1971 yılında Bağdat’ta doğdu. Ailesinin Irak’ın güneyindeki Meysan vilayetinden geldiği, 1950’li ya da 1960’lı yıllarda başkent Bağdat’a göç etmiş olabileceği belirtiliyor.

Bazı rapor ve analizler ise Hamidavi’nin örgüt içinde etkili bir aileye mensup olduğunu öne sürüyor. Buna göre oğlu Zeyd el-Hamidavi’nin, örgütün X platformu üzerinden yayımlanan açıklamalarını paylaşan ve ‘Ebu Ali el-Askeri’ adıyla bilinen hesabı yöneten kişi olduğu düşünülüyor. Kardeşlerinin de silahlı grupta üst düzey görevlerde bulunduğu ifade ediliyor.

Haşdi Şabi’ye yakın kaynaklar, Hamidavi’nin son derece güçlü bir güvenlik hassasiyetine sahip olduğunu belirtiyor. Bu kaynaklara göre Hamidavi cep telefonu veya elektronik cihazları doğrudan kullanmıyor; yalnızca güvendiği yardımcıları aracılığıyla iletişim kuruyor. Hareketlerini ise genellikle çok dar bir çevre dışında kimse bilmiyor.

gtrhbtg
4 Mart 2026’da Irak’ın güneyinde düzenlenen bir hava saldırısında öldürülen Ketaib Hizbullah üyesi için Bağdat’ta düzenlenen cenaze töreninden (AFP)

Hamidavi hakkındaki gizemli tabloya rağmen, birçok çevrede ‘İran’ın Irak’taki gizemli adamı’ olarak nitelendiriliyor. Yıllardır yürüttüğü askeri faaliyetler de onu ABD’nin hedef listesine sokmuş durumda. ABD Dışişleri Bakanlığı, Hamidavi’yi Şubat 2020’de ‘özel olarak belirlenmiş küresel terörist’ (SDGT) olarak listeye aldı. Bu kararın, Washington tarafından 2009’dan bu yana terör örgütü olarak sınıflandırılan Ketaib Hizbullah’ın liderliğindeki rolü nedeniyle alındığı belirtiliyor.

Ketaib Hizbullah’ın sicili

Ketaib Hizbullah ve lideri Ebu Hüseyin el-Hamidavi, 2019 yılında Irak’ta düzenlenen protesto hareketlerine katılan bazı gruplar tarafından, bazı aktivistlere yönelik cinayet ve suikastlara karışmakla suçlanıyor.

Örgütün, Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği ile Amerikan güçlerinin bulunduğu bölgeler ve askeri kamplara yönelik çok sayıda saldırının arkasında olduğu yönünde yaygın bir kanaat bulunuyor. Bazı Şii çevreler ise Ketaib Hizbullah’ı İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) talimatlarına bağlı hareket eden en güçlü Iraklı silahlı gruplardan biri olarak nitelendiriyor.

ABD Hazine Bakanlığı Kasım 2023’te Iraklı silahlı grupların bazı liderlerini hedef alan ek yaptırımlar uyguladı ve örgütün bir numaralı sorumlusu olarak görülen Hamidavi’ye yönelik kısıtlamaların sürdüğünü duyurdu.

Benzer bir adım Ocak 2024’te de atıldı. Bu kapsamda örgüt mensupları arasında yer alan kişiler yaptırım listesine alındı. Listede Hamidavi’nin kardeşi Ukad el-Hamidavi de yer aldı. Söz konusu kişilerin, örgüte lojistik destek sağlamak ve operasyonel faaliyetlerin yürütülmesini kolaylaştırmakla suçlandığı belirtildi.


Füze ve İHA Savaşları Gecesi, Irak'ta gerginliğin tırmanacağına işaret etti

Dün bir İHA’lı saldırıya uğrayan ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği'nden dumanların yükseldiğini gösteren bir videodan alınan ekran görüntüsü (AFP)
Dün bir İHA’lı saldırıya uğrayan ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği'nden dumanların yükseldiğini gösteren bir videodan alınan ekran görüntüsü (AFP)
TT

Füze ve İHA Savaşları Gecesi, Irak'ta gerginliğin tırmanacağına işaret etti

Dün bir İHA’lı saldırıya uğrayan ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği'nden dumanların yükseldiğini gösteren bir videodan alınan ekran görüntüsü (AFP)
Dün bir İHA’lı saldırıya uğrayan ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği'nden dumanların yükseldiğini gösteren bir videodan alınan ekran görüntüsü (AFP)

Dün şafak vakti Bağdat'ta yaşanan “Füze ve İHA Savaşları Gecesi”, Irak'ın başkentini sarsan bir dizi saldırı ve karşılıklı hava saldırısının ardından, ABD ile İran yanlısı silahlı gruplar arasındaki çatışmada yeni bir tırmanışa işaret ediyor. Polis kaynaklarına göre gerginlik, Karrada Mahallesi’nde Hizbullah milislerinin alternatif karargahı olarak kullanılan bir evin hedef alınmasıyla başladı. Saldırı sonucunda ev yıkıldı, üç milis öldü, bir kişi de yaralandı.

Yaklaşık iki saat sonra, Bağdat'ın doğusundaki el-Belediyyat bölgesinde silahlı kişileri taşıyan bir araç hedef alındı. Saldırı sonucunda araçtaki üç kişi hayatını kaybetti. Bu olayın üstünden henüz bir saat geçmeden, Yeşil Bölge içindeki ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği roket ve insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırıya uğradı. Saldırılardan birinde kompleks içindeki bir iletişim sistemi hedef alındı.

Bir güvenlik kaynağı, kompleks içindeki ABD hava savunma sistemi ‘C-RAM’ın, hedefini isabetli bir şekilde vuran İHA’yı durduramadığını belirtti; güvenlik yetkilileri bu gelişmeyi dikkat çekici buldu. Basında yer alan haberlere göre saldırının ardından diplomatik kompleksin içinde yangın çıktı, ayrıca füzelerden biri elçilik içindeki helikopter pistini vurarak maddi hasara yol açtı. Yeşil Bölge çevresinde yaşayanlar, büyükelçiliğin son yıllarda maruz kaldığı bu en şiddetli saldırıda, birkaç güçlü patlamanın sesinin yakındaki konut binalarını sarstığını söyledi. Gözlemciler, saldırıların art arda gelmesinin Irak'ta güvenlik durumunun daha da tehlikeli bir aşamaya girdiğinin işareti olduğunu düşünüyor.


Lübnan ve İsrail doğrudan müzakerelere yaklaştı

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Beyrut'ta düzenlediği basın toplantısında (EPA)
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Beyrut'ta düzenlediği basın toplantısında (EPA)
TT

Lübnan ve İsrail doğrudan müzakerelere yaklaştı

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Beyrut'ta düzenlediği basın toplantısında (EPA)
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Beyrut'ta düzenlediği basın toplantısında (EPA)

Lübnan ve İsrail dün ateşkes sağlamak amacıyla ilk tur doğrudan müzakerelerini gerçekleştirmeye bir adım daha yaklaştı, ancak düzenlemeler henüz kesinleşmedi. Lübnan bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, bir toplantı yapılması konusunda anlaşmaya varıldığını ancak tarih ve yerin henüz belirlenmediğini, Kıbrıs ve Fransa'nın görüşmelere ev sahipliği yapmayı teklif ettiğini söyledi. Kaynaklar ayrıca, Lübnan müzakere heyetinde Şii temsilci bulunmadığı göz önüne alındığında, Meclis Başkanı Nrbih Berri'nin toplantıya Şii bir temsilci göndermeyi kabul edip etmeyeceğinin de belirsiz olduğunu ifade etti.

Meclis Başkanı Nebih Berri, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, müzakereler ve Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın girişimiyle ilgili olumlu bir yanıtın iki temel koşulun yerine getirilmesine bağlı olduğunu belirtti: "Birincisi, ateşkes, ikincisi yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşü" diyerek daha fazla ayrıntıya girmenin "erken" olduğunu belirterek kaçındı.

Bu arada, BM Genel Sekreteri António Guterres dün Beyrut'ta yaptığı açıklamada, Hizbullah ile İsrail arasındaki Lübnan savaşını sona erdirmek için "diplomatik kanalların" mevcut olduğunu söylerken, aynı zamanda uluslararası toplumu Lübnan devletini destekleme çabalarını ikiye katlamaya çağırdı.