İsrail ordusu Gazze şehrinin derinliklerine ilerlerken şiddetli çatışmalar yaşanıyor

İsrail ordusu, Hamas Hareketi’nin kontrol merkezlerini ve yönetim noktalarını kontrol altına aldığını duyururken Kassam Tugayları ise İsrail ordusuna büyük kayıplar verdirdiğini bildirdi.

Dün Gazze Şeridi'ndeki Bureyc Mülteci Kampı’nda geniş çaplı yıkım meydana geldi. (AFP)
Dün Gazze Şeridi'ndeki Bureyc Mülteci Kampı’nda geniş çaplı yıkım meydana geldi. (AFP)
TT

İsrail ordusu Gazze şehrinin derinliklerine ilerlerken şiddetli çatışmalar yaşanıyor

Dün Gazze Şeridi'ndeki Bureyc Mülteci Kampı’nda geniş çaplı yıkım meydana geldi. (AFP)
Dün Gazze Şeridi'ndeki Bureyc Mülteci Kampı’nda geniş çaplı yıkım meydana geldi. (AFP)

İsrail ordusunun Gazze’nin iç kesimlerine doğru ilerlemesi sürüyor. Şehirde çatışmalar artmış durumda. İsrail ordusu Hamas Hareketi’nin kontrol merkezlerini ve yönetim noktalarının kontrolünü ele geçirdiğini açıklarken İzzeddin el-Kassam Tugayları, çok sayıda İsrail askerini öldürdüklerini, tankları ve askeri araçları imha ettiklerini duyurdu.

Diğer yandan İsrail ordusu, Gazze'nin kuzeyindeki tüm hastanelerin çevresindeki ablukayı daha da sıkılaştırırken kısmen faaliyet gösteren tek hastane olan Baptist Hastanesi’ne doğru ilerlemeye başladı. Diğer taraftan elektrik, su, yiyecek ve ilacın olmadığı Gazze'de abluka altındaki halkın yaşadığı trajedi daha da derinleşiyor.

Şarku'l Avsat'a konuşan Gazzeliler, İsrail ordusunun iç bölgelere ve mahallelere girmesiyle tamamen kuşatıldıklarını ve artık temel ihtiyaçlarını bulamadıklarını, İsrail askerlerinin üzerlerine ateş açmaları nedeniyle evlerinden dışarı çıkamadıklarını aktardılar. Gazzeliler, insansız hava araçları (İHA), tanklar ve askerlerin Gazze sokaklarında hareket eden her şeyi hedef aldıklarını ve kimsenin kendilerine ulaşamadığı insanları öldürdüklerini belirttiler. 

Gazze şehrinin merkezindeki Filistin Meydanı'na kadar gelen İsrail askerleri, şehrin çeşitli bölgelerine sızarak tıpkı Batı Şeria'da yaptıkları gibi evlere baskınlar düzenleyip Gazzelileri öldürmeye, tutuklamaya ve sorgulamaya başladılar.

İsrail, Batı Şeria'daki gibi bir güvenlik durumu yaratmak amacıyla Gazze şehrini tamamen kontrol altına almaya çalışıyor gibi görünüyor. Bu amaçla ordusunun istediği zaman saldırmasına, baskınlar düzenlemesine ve halkı öldürmesine izin veriyor.

Gazze’deki Filistinli gruplardan bir kaynak şu açıklamada bulundu:

“Direniş hareketi yönetimi, İsrail'in Gazze Şeridi'nde yeni bir gerçeklik dayatma girişiminin farkında. Ancak İsrail güçleri, her cephede ve her zaman şiddetli, aralıksız ve devam eden bir direnişle karşı karşıya kaldıkları ve ağır kayıplar verdikleri için burada bir dakika bile dinlenmeyecekler. Gazze sonuna kadar direnecek, teslim olmayacak ve beyaz bayrak çekmeyecek”

Fotoğraf Altı: Gazze Şeridi'nde, Bureyc Mülteci Kampı’ndaki enkazda kurbanları ve hayatta kalanları bulmak için arama kurtarma çalışmaları yürütüldü. (AP)
 Gazze Şeridi'nde, Bureyc Mülteci Kampı’ndaki nekazda kurbanları ve hayatta kalanları bulmak için arama kurtarma çalışmaları yürütüldü. (AP)

Hamas Hareketi’nin askeri kanadı Kassam Tugayları, savaşın 39’uncu gününde savaşçılarının Gazze şehrinin kuzeyindeki sıfır mesafeden yedi, Beyt Hanun'da da sıfır mesafeden iki asker olmak üzere dokuz İsrail askerini öldürdüğünü duyurdu. Kassam Tugayları tarafından yapılan açıklamalara göre Tel Aviv füzelerle vuruldu, tanklar, askeri araçlar ve personel taşıyıcıları imha edildi ve İsrail ordusunun konuşlandığı noktalar çeşitli anti-zırh ve anti-personel silahlarla hedef alındı.

Diğer yandan İsrail ordusu, çok sayıda askerinin öldürüldüğünü itiraf etti. İsrail ordusu, Çavuş Roy Marom ve Binbaşı (yedek) Raz Abulafia’nın öldürüldüğünü, dört askerin de yaralandığını, böylece Gazze'nin kuzeyine yönelik kara harekatında öldürülen toplam asker sayısının 46'ya yükseldiğini açıkladı.

İsrail ordusu, askerlerinin Gazze şehrinde Hareketi’nin kontrol merkezlerini ve yönetimini temsil eden noktalarının kontrolünü ele geçirdiğini ve Kassam Tugayları üyelerini öldürdüğünü duyurdu. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, 162’nci Tümen’in şimdiye kadar 160'tan fazla tünelin yerini tespit ettiği belirtildi.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Yaklaşık 2 bin 800 terör altyapısı hedef alındı, Hamas terör örgütünün yaklaşık bin üyesi ve lideri öldürüldü. Son birkaç saat içinde Şati Mülteci Kampı’nın operasyonel kontrolü ele geçirildi. 162’nci Tümen, Gazze Şeridi'ndeki faaliyetleri kapsamında Hamas terör örgütünün stratejik ve hayati önem taşıyan binalarına girdi. Bunlar arasında Force 17 Sitesi, Hamas Güvenlik Meydanı, terör örgütünün askeri faaliyetler ve kaçırılan kişileri tutmak için kullandığı Rantisi Hastanesi ve Bedir Sitesi yer alıyor.”

Fotoğraf Altı: Dün Gazze'ye atılan bir termal bomba. (AP)
Dün Gazze'ye atılan bir termal bomba. (AP)

Açıklamada ayrıca ana polis merkezinin, bir mühendislik fakültesinin, Gazze valisinin evinin ve Gazze şehrinde savaşın başlarında İsrail tarafından öldürülen Eymen Nevfel komutasında olan Kassam Tugayları’nın merkezi karargahının yanı sıra eğitim merkezleri ve güvenlik ofislerinin de ele geçirildiği belirtildi.

İsrail ordusu savaşı sürdürürken Gazze’deki hastanelerin çoğu hizmet dışı kaldı.

Hamas'ın üst düzey yöneticilerinden Usame Hamdan’ın aktardığına göre İsrail'in Gazze Şeridi'ni bombalaması ve karadan işgal etmesi, kuşatma altındaki Gazze Şeridi'ndeki 35 hastaneden 25'inin hizmet dışı kalmasına yol açtı.

İsrail ordusu Gazze'deki Şifa Hastanesi'ni kuşatırken Kassam Tugayları komuta merkezinin yanı sıra Rantisi, el-Uyun, en-Nasır ve Kudüs hastanelerinin de kuşatıldığı açıkladı.

İsrail ordusu, kuşatma altındaki hastanelere giriş-çıkış her türlü hareketi engelliyor.  İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, pazartesi gecesi, Rantisi Hastanesi'nin altında bir tünel olduğunu ve bu tünelin askeri amaçlarla ve rehineleri tutmak için kullanıldığını iddia ettiği bir video yayınladı. Ancak iddialar Hamas ve Gazze Sağlık Bakanlığı tarafından yalanlandı.

İsrail ordusu hastanelere yönelik ablukayı sıkılaşırken, Şifa Hastanesi'ndeki doktorlar dün onlarca kişinin cenazesini hastane bahçesine gömmek zorunda kaldılar.

Bölgedeki gazeteciler, halkın tıbbi ve idari ekiplerin hastane kompleksinin avlusunda toplu mezar kazmaya gönüllü olduklarını ve 100'e yakın cenazeyi buraya defnettiklerini aktardılar.

Hastaları ve çocukları hastanelerden çıkarmak için yoğun temaslar sürdürülse de bu yapmak neredeyse imkansız gibi görünüyor.

İsrail ordusuna göre burası güvenli bir bölge. İsrail, bir yandan çatışmalar devam ederken, diğer yandan Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus şehri dahil olmak üzere Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerini bombalamaya devam etti.

Gazze Sağlık Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi ve Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik saldırılarının başlamasından bu yana şehit sayısının 11 bin 451'e yükseldiği duyuruldu. Açıklamaya göre yaralıların sayısı ise 4 bin 630'u çocuk, 3 bin 130'u kadın, 682'si yaşlı olmak üzere 29 bine ulaştı.



Şii İkilisi, İran büyükelçisinin sınır dışı edilme kararına karşı harekete geçti

Beyrut'un güney banliyösünde enkazın arasında çekilmiş eski Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın posteri (AFP)
Beyrut'un güney banliyösünde enkazın arasında çekilmiş eski Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın posteri (AFP)
TT

Şii İkilisi, İran büyükelçisinin sınır dışı edilme kararına karşı harekete geçti

Beyrut'un güney banliyösünde enkazın arasında çekilmiş eski Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın posteri (AFP)
Beyrut'un güney banliyösünde enkazın arasında çekilmiş eski Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın posteri (AFP)

Emel Hareketi ve Hizbullah’tan oluşan Şii İkilisi, İran’ın Beyrut Büyükelçisi Muhammed Rıza Şibani’nin sınır dışı edilme kararını, kendi siyasi grubuna yönelik kabul edilebilir önlemler ve kararlar ile artık sessiz kalınamayacak ve göz yumulamayacak bir ayrım çizgisi olarak değerlendiriyor.

Şii İkilisi ve destekçilerinin karara karşı sergilediği alarm durumu, 7 Ağustos'ta hükümetin silahların yasaklanmasına karar vermesi ve Hizbullah'ın askeri faaliyetlerinin askıya alınması gibi daha önce alınan daha büyük kararlar karşısında da devam etti. Emel Hareketi’nden bakanlar son kararı desteklerken, Şii İkilisi’nin bakanları ilk kararın alındığı oturumdan çıkmakla yetindiler.

Top Cumhurbaşkanı Avn’ın sahasında

Şii İkilisi’nden kaynaklar, bu karara karşı bazı seçenekleri olduğunu belirtti. Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin çözüm bulma görevini Cumhurbaşkanı Joseph Avn’a devrettiğini, Cumhurbaşkanı Avn’ın ise Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’nin İran Büyükelçisi’ni sınır dışı etme kararından, önceden haberi olmadığını söyledi.

Emel Hareketi'nin tutumu

Hizbullah'ın salı günü İran Büyükelçisi’nin sınır dışı edilme kararını ‘büyük ulusal ve stratejik bir hata’ olarak nitelendirdiği bildirinin ardından Cumhurbaşkanı Avn ve Başbakan Nevvaf Selam’ı, bu kararın ciddi sonuçları nedeniyle Dışişleri Bakanı Recci’den kararın derhal geri çekilmesini talep etmeye çağırdı. Emel Hareketi ise dün bir bildiri yayınlayarak Hizbullah'ın taleplerini destekledi. İlgili yetkilileri, ‘düşüncesiz ve sorumsuz bir adım’ olarak nitelendirdiği karardan geri dönmeye çağıran Emel Hareketi, ‘hiçbir koşulda bu kararın geçmesine göz yummayacağını’ vurguladı. Şii İkilisi’nin İran Büyükelçisi’ne kararı yokmuş gibi davranmasını bildirdiğini belirten kaynaklar, “Hükümetin faaliyetlerinin askıya alınması da seçenekler arasında yer alıyor, ancak Şii İkilisi’nin şu anda iç istikrarın sarsılmasını önlemeye kararlı olduğu vurgulanıyor” dediler.

Kaynaklara göre Lübnanlı yetkililerin, dün İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın Litani Nehri boyunca uzanan tüm köprüleri yıkacaklarını ve Lübnan topraklarının yüzde 10'unu işgal ederek sınırlarını Litani Nehri'nin güneyine kadar genişletip bir tampon bölge haline getirme niyetini övünerek açıklaması karşısında uluslararası düzeyde diplomatik olağanüstü hal ilan etmeleri daha uygun olurdu.

dvf
Salı günü İsrail saldırısında hayatını kaybeden Emel Hareketi üyesinin cenaze törenine katılan Lübnanlılar (AP)

Emel Hareketi’nin bakanlık kotasından atanan Çevre Bakanı Tamara ez-Zeyn, televizyon ekranlarından yaptığı açıklamada, “Konunun perşembe gününden önce çözüme kavuşturulacağına güveniyoruz” ifadelerini kullandı. Konunun önemli sonuçları olduğu için oturumda gündeme getirileceğini belirten Zeyn, Şii İkilisi’nden bakanlar hükümetten çekilme seçeneğinin masada olduğunu da ifade ettiler. Buna karşın Dışişleri Bakanlığı kaynakları Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “Karardan geri adım atılması söz konusu değil, bu egemenlik hakkı kapsamındaki bir karar” demekle yetindi.

Siyasi şantaj

Akademisyen ve siyasi analist Dr. Ali Murad yaptığı değerlendirmede, “Lübnan hükümetinin, İsrail’e roket saldırılarının başladığı ilk günden itibaren harekete geçmesi gerekirdi; zira şu anda on yıllardır biriken anormal bir durumla karşı karşıya olduğumuzun farkındayız. Örneğin İran'a karşı tutum, yıllar önce, özellikle de İranlı yetkililerin beş Arap ülkesini yönettiklerini açıkça söylemelerinden bu yana değişmesi gerekirdi” ifadelerini kullandı. Lübnan devletinin aldığı birçok kararı uygulayamadığına dikkati çeken Dr. Murad, ancak Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın seçilmesinden ve Başbakan Selam hükümetinin kurulmasından bu yana alınan kararların, durumu değiştirme niyetinin olduğunu teyit ettiğini belirtti. Dr. Murad, “Buna karşın Hizbullah ve Emel Hareketi, istikrarı ve iç barışı tehdit ederek bu kararların uygulanmasına yönelik her türlü girişimi her zaman engellemeye çalışıyor ve dolayısıyla siyasi şantaj uyguluyor” diye ekledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Dr. Murad, devletin siyasi ve diplomatik bir çözüm bulması gerektiğini vurgulayarak “İran’ın, Tahran ve Hizbullah’ın istediği gibi Lübnan ve Lübnanlılar adına müzakere masasına oturması kabul edilemez” dedi. İran Büyükelçisi’nin sınır dışı edilme kararının ardından Şii İkilisi’nin gerginliği tırmandıracağını öngören Murad, ancak kararın tüm koşullarından bağımsız olarak, Lübnanlı yetkililerin şantaja boyun eğmemesi ve tüm tehditlere karşı kararlı kalmasının temel öncelik olduğunu belirtti.


Suikastlar ve kendini imha eden casusluk cihazları... İsrail, Hamas kontrolündeki bölgelerde nasıl hareket ediyor?

İsrail’in dün düzenlediği saldırının ardından Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta bulunan bir mülteci kampından alevler yükseliyor. (AFP)
İsrail’in dün düzenlediği saldırının ardından Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta bulunan bir mülteci kampından alevler yükseliyor. (AFP)
TT

Suikastlar ve kendini imha eden casusluk cihazları... İsrail, Hamas kontrolündeki bölgelerde nasıl hareket ediyor?

İsrail’in dün düzenlediği saldırının ardından Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta bulunan bir mülteci kampından alevler yükseliyor. (AFP)
İsrail’in dün düzenlediği saldırının ardından Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta bulunan bir mülteci kampından alevler yükseliyor. (AFP)

Gazze Şeridi’nin geleceğine ilişkin siyasi süreçte, ABD-İsrail ile İran arasında devam eden savaşın küresel ve bölgesel gündemi meşgul etmesi nedeniyle görece bir durgunluk yaşanıyor. Ancak bu durum, İsrail’in Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’na bağlı askeri liderlere yönelik suikastlarını sürdürmesine engel olmadı. İsrail’in bu operasyonlarda, işbirlikçilerden elde edilen bilgiler ile istihbarat amaçlı kullanılan ve kısa süre önce Gazze’nin orta kesimindeki bir mülteci kampında ortaya çıkarılan, inceleme sırasında kendiliğinden patlayan bir casusluk cihazından faydalandığı belirtildi.

Son olarak İsrail, Kassam Tugayları’nın Orta Bölge Tugayı’nda elit birim komutanlarından biri olan Ahmed Derviş’i, yardımcısı Nadir en-Nebahin ile birlikte öldürdü. Üçüncü bir kişinin ise ağır yaralandığı bildirildi. Saldırının, salı günü gece yarısına kısa süre kala, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nın güneyinde bir futbol sahası yakınında, İsrail’e ait bir insansız hava aracıyla (İHA) gerçekleştirildiği ifade edildi.

vfdvf
İsrail hava saldırısında öldürülen Hamas savaşçısı Nadir en-Nebahin’in cenazesi başında gözyaşı döken Filistinliler, 25 Mart 2026 (AP)

Sahadaki kaynakların Şarku’l Avsat’a verdiği bilgilere göre, Ahmed Derviş savaş boyunca birden fazla suikast girişimine maruz kaldı ve bunlardan kurtulmayı başardı. Kaynaklardan biri, Derviş’in ‘7 Ekim 2023 saldırısında elit birliği yöneten isimlerden biri olduğunu ve bazı İsraillileri esir aldığını’ ifade etti.

Aynı kaynaklar, savaş sırasında üst düzey isimlere yönelik suikastların ardından Derviş’in son dönemde Orta Bölge Tugayı’nda kilit figürlerden biri haline geldiğini ve diğer komutanlarla birlikte Kassam Tugayları’nı yeniden yapılandırma çalışmaları yürüttüğünü belirtti.

İsrail ordusu ise yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’nin orta kesiminde ‘askeri eğitim gerçekleştiren Hamas’ın elit unsurlarına saldırı düzenlendiğini ve bu kişilerin askeri tehdit oluşturduğunu’ öne sürdü. Ancak Hamas’a yakın saha kaynakları bu iddiayı yalanlayarak, söz konusu kişilerin ‘rutin bir şekilde bir araya geldikleri sırada hedef alındığını’ bildirdi.

Casusluk cihazının gizemli bir şekilde patlaması

Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah bölgesinde, yerinden edilmiş kişilerin barındığı bir kampın çevresinde dün öğle saatlerinden önce gizemli bir patlama meydana geldi. Olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, ilk etapta patlamanın bir İHA saldırısından kaynaklandığı düşünüldü.

Ancak sahadaki kaynaklar Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “Filistinli silahlı bir grubun unsurlarının kamp çevresinde İsrail’e ait bir casusluk cihazı tespit ettiğini, cihazdan elde edilen görüntü ve kayıtları incelemek amacıyla sökülmeye çalışıldığı sırada kendiliğinden patladığını” belirtti. Kaynaklar, patlamanın teknik bir arızadan ya da uzaktan kontrol edilen bir İsrail İHA’sı tarafından tetiklenmiş olabileceğini ifade etti.

Patlamadan kısa süre sonra bir savaş uçağının cihazın bulunduğu noktayı hedef alarak bombardıman düzenlediği, saldırıda bir kişinin hayatını kaybettiği ve biri ağır olmak üzere 6 kişinin yaralandığı bildirildi.

vfdvfd
İsrail’in dün düzenlediği saldırının ardından Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta bulunan bir mülteci kampından alevler yükseliyor. (AFP)

Kaynaklara göre, savaş öncesinde ve sırasında Gazze Şeridi’ndeki silahlı grupların saha unsurları tarafından çok sayıda casusluk cihazı tespit edildi. Bu cihazların, bulundukları bölgelerde uçan İHA’lara doğrudan görüntü aktarımı yaptığı ve verilerin buradan İsrail’in operasyon merkezlerine iletildiği anlaşıldı.

Öte yandan İsrail’in istihbarat ve operasyon faaliyetlerini özellikle Gazze Şeridi’nin orta kesiminde yoğunlaştırdığı gözlemleniyor. Söz konusu bölgeler, savaş boyunca diğer alanlara kıyasla daha az zarar görmüş, kara ve hava saldırılarının daha sınırlı kaldığı yerler olarak öne çıkıyor. İbranice yayın yapan medya organları ise Kassam Tugayları’nın bu bölgelerde gücünü koruduğunu öne sürüyor.

Polis araçlarına sık sık saldırılar düzenleniyor

Geçtiğimiz pazar akşamı, Ramazan Bayramı’nın üçüncü gününe denk gelen tarihte, Gazze Şeridi’nde Hamas yönetimine bağlı polis gücüne ait bir araç İHA’yla hedef alındı. Saldırıda üç kişi hayatını kaybederken, birkaç kişi de yaralandı. Sahadaki kaynaklara göre hayatını kaybedenler arasında, Kassam Tugayları’na bağlı Nuseyrat Taburu’nun elit biriminde saha komutanı olan Ahmed Hamdan da bulunuyordu.

İsrail ordusu, bu saldırıya ilişkin herhangi bir açıklama yapmazken, olaydan birkaç gün önce Hamas yönetimine bağlı polis gücüne ait bir cipin benzer şekilde hedef alındığı ve saldırıda en az 4 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

feergrg
Gazze’nin merkezinde Filistinliler, 15 Mart’ta bir polis aracını hedef alan İsrail saldırısının gerçekleştiği yeri inceliyor. (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın tespitlerine göre, son üç hafta içinde Kassam Tugayları’na bağlı tabur ve elit birliklerde görev yapan saha komutanları ile tabur komutan yardımcıları dahil en az 10 isim, İsrail tarafından düzenlenen art arda operasyonlarda öldürüldü.

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı verilerine göre ise 10 Ekim 2025’te ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana en az 690 Filistinli hayatını kaybetti. Böylece savaşın başlangıcından itibaren toplam can kaybının 72 bin 265’i aştığı belirtildi.

Suikast operasyonlarının, ‘sarı hat’ olarak bilinen hattın her iki tarafında devam eden yoğun hava ve topçu saldırılarıyla eş zamanlı yürütüldüğü, ayrıca Selahaddin Caddesi çevresinde, özellikle Han Yunus karşısındaki bölgeler ile Şucaiyye ve Cibaliye gibi noktalarda ayakta kalan evlerin buldozerlerle yıkıldığı aktarıldı.

Suikast girişimi engellendi

Askeri faaliyetler, İsrail kontrolündeki bölgelerde faaliyet gösteren silahlı çetelerin operasyonlarıyla eş zamanlı olarak devam ediyor.

Gazze Şeridi’ndeki silahlı gruplara bağlı Rad’a Gücü, bir direniş liderine yönelik suikast girişimini engellediklerini açıkladı. Operasyon sırasında iki kişi gözaltına alınırken, üzerlerindeki silahlar ve cihazlar ele geçirildi; iki kişi ise kaçmayı başardı.

Gözaltına alınan iki kişinin sorgusu sırasında, silahlı çeteler ile İsrail istihbaratı arasındaki iletişim ve yönlendirme mekanizmalarına dair önemli bilgiler elde edildiği ve bunun söz konusu çetelerin çökertilmesine ve varlıklarının sonlandırılmasına katkı sağlayacağı belirtildi.

Sahadaki kaynaklara göre, saldırı Filistinli bir grubun önde gelen liderlerinden birini hedef alıyordu. Bölgedeki gruplar arasındaki sıkı ve genişletilmiş güvenlik önlemleri sayesinde suikast girişimi engellendi. Operasyon sırasında susturuculu tabancalar, kameralar ve İsrail SIM kartlı iletişim cihazları ele geçirildi.

Silahlı çeteler, son dönemde hem direniş gruplarının liderlerini hem de Hamas yönetiminde üst düzey yetkilileri hedef alan saldırılarını yoğunlaştırdı. Bazı girişimler engellenirken, geçmiş aylarda bazı saldırılar başarılı oldu.


Washington, Irak güvenlik güçlerini hedef aldığı yönündeki suçlamaları reddediyor

Irak'ın batısındaki bir askeri kliniğe düzenlenen hava saldırısının yol açtığı yıkımın bir bölümü (AFP)
Irak'ın batısındaki bir askeri kliniğe düzenlenen hava saldırısının yol açtığı yıkımın bir bölümü (AFP)
TT

Washington, Irak güvenlik güçlerini hedef aldığı yönündeki suçlamaları reddediyor

Irak'ın batısındaki bir askeri kliniğe düzenlenen hava saldırısının yol açtığı yıkımın bir bölümü (AFP)
Irak'ın batısındaki bir askeri kliniğe düzenlenen hava saldırısının yol açtığı yıkımın bir bölümü (AFP)

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü bugün AFP'ye yaptığı açıklamada, Irak'ın batısındaki bir askeri kliniğe düzenlenen hava saldırısında 7 kişinin ölmesinin ardından, Washington'un Irak güvenlik güçlerini hedef aldığı yönündeki "herhangi bir iddianın kesinlikle yanlış" olduğunu söyledi.

Sözcü, "Amerika Birleşik Devletleri'nin Irak güvenlik güçlerini hedef aldığı yönündeki iddiaların kesinlikle yanlış olduğunu, ABD-Irak ortaklığına aykırı olduğunu ve ABD ile Irak güçleri arasındaki uzun yıllara dayanan dostluk ve iş birliğine zarar verdiğini" belirtti.

Irak hükümeti, askeri kliniğe yapılan baskını doğrudan Amerika Birleşik Devletleri'ni suçlamadı, ancak bu hedef almayı "devletler arası ilişkilerde uluslararası hukukun tüm tanım ve özelliklerini ihlal eden ve Irak halkı ile Amerika Birleşik Devletleri'ni birleştiren ilişkiye zarar veren tam teşekküllü bir suç" olarak değerlendirdi.