Hamas’ın tugaylarına adını veren isim: Suriyeli Şeyh İzzeddin el-Kassam

 (Open Source)
(Open Source)
TT

Hamas’ın tugaylarına adını veren isim: Suriyeli Şeyh İzzeddin el-Kassam

 (Open Source)
(Open Source)

Sami Moubayed

21 Kasım 1935’te Filistin halkı, bir gün önce Cenin vilayetine bağlı Şeyh Zeyd köyünde şehit edilen Suriyeli mücahit İzzeddin el-Kassam ile iki arkadaşı için cenaze töreni düzenledi. Kassam hem İngilizlere hem de Yahudilere karşı silahlı ve çifte bir devrime hazırlanan bir halk lideri ve iyi bir hatip idi. Devrimin ilk gününde ve ilk savaşında, henüz 53 yaşındayken öldürüldü.

Birkaç yıl sonra Arap Birliği’nde Filistin temsilcisi olan genç siyasetçi Ekrem Zuaytir, o gün ebediyete uğurlanan bu üç kişinin tabutlarının hiçbir yabancı işgali altında olmayan üç Arap ülkesinin (Suudi Arabistan, Yemen ve Irak) bayraklarıyla sarılmasını tavsiye etti. Kassam ve arkadaşlarının öldürülmesi, İngiliz işgaline karşı bir öfke dalgasına ve gösterilere yol açtı. Hayfa şehri de geniş çaplı bir greve gitti ve Kassam’ın şehadeti, Nisan 1936’daki Filistin devrimini başlatan ana kıvılcımlardan biri olarak kabul edildi.

Peki, bugün kendi adını taşıyan ve şu an Gazze Şeridi’ndeki şiddetli çatışmalara öncülük eden silahlı birliklere ismini vermiş bu Suriyeli şeyh kimdir?

1911’de İtalya’nın Libya’yı işgal ettiği sırada Kassam, kutsal bir cihat çağrısı yaptı ve Şamlı Şeyh Abdülkadir Kivan başta olmak üzere pek çok Suriyeli genci savaşmak üzere Trablusgarp’a gönderdi

Abduh’un öğrencisi

İzzeddin el-Kassam, 1882 yılında Suriye’nin Lazkiye şehrinin güneyindeki Cebele kasabasında dünyaya geldi ve babası Şeyh Abdülkadir’in sahibi olarak işlettiği bir kitapçıda Kur’an-ı Kerim dersleri aldı. Eğitimini Ezher-i Şerif’te tamamlamak üzere Mısır’a gitti. Orada büyük ıslah önderi Şeyh Muhammed Abduh’la tanıştı ve ondan çok etkilendi. Kitapçıda babasının yerine geçmek üzere Cebele’ye geri döndü ve oradaki Mansuri Camii’ne imam olarak atandı. 1911’de İtalya, Libya’yı işgal ettiğinde kutsal cihad çağrısı yaptı ve başlarında (daha sonra Meyselun Muharebesi’nde Fransızlarla çatışırken şehit olan) Şamlı Şeyh Abdülkadir Kivan olmak üzere birkaç Suriyeli genci savaşmak üzere Trablusgarp’a gönderdi.

Kassam Fransa’ya karşı Alevilerle omuz omuza direndi

Fransız kuvvetleriyle çarpışmak ve Lazkiye’de Ömer el-Bitar ile Alevi Dağları’ndaki (Nusayriye Dağları) köylerde Şeyh Salih el-Ali’nin devrimine destek olmak için Suriye sahilinde silahlı gruplar kurdu. Suriye’nin işgal edilmesinden ve Fransız mandası dayatılmasından aylar sonra Kassam hakkında tutuklama kararı çıkarılınca o da Aralık 1920’de Hayfa’ya kaçtı. Filistin’de (ebedi hale gelen) yeni vatanındayken el-Burc Medresesi’nde öğretmenlik yaptı ve İstiklal Camii’nde dersler verdi.  1928 yılında Hayfa Şeriat Mahkemesi’ne atandı ve aynı yıl Mısır’ın İsmailiye şehrinde İhvan-ı Müslimin (Müslüman Kardeşler) cemaatini kuran Şeyh Hasan el-Benna’dan etkilenerek Filistin’de Şebab-ı Müslimin (Müslüman Gençler) derneğini kurarak başkanlığını üstlendi. Tüm dinî görevlere, o dönemde siyasi ve dinî alanda tek Filistin lideri olan Kudüs Müftüsü Hacı Emin el-Hüseyni’nin onayıyla getirildi. Müftü, Suriyeli bir şeyhi bu makamlara getirmekte bir beis görmedi. Kassam da daha sonra yayılan söylentilerin aksine Müftü ve onun Filistin’deki dinî otoritesi için herhangi bir tehdit oluşturmuyordu. Müftü, köklü el-Hüseyni ailesinin soyundan geliyordu ve mal, soy ve nüfuz sahibiydi. Yerel liderlik konusunda da ona ancak Kudüs’ün eski eşrafından ve Kassam’ın Filistin’de yaşadığı esnada Kudüs’ün belediye başkanı olan Ragıp Bey en-Neşaşibi benzeyebilirdi.

Open Source
Open Source

Kassam’ın asıl sorunu, el-Hüseyni ve en-Neşaşibi’nin tutuculuğundan bağımsız kalması oldu. Bu yüzden onu kendilerine yabancı ya da toplumlarına sonradan dahil olan biri olarak gördüler. Kassam’ın sayıca çok olan takipçileri, yoksul ve toplumsal olarak ezilen tabakaya mensuptu ve onu İslam ve Müslümanlar adına davette bulunan manevi bir lider olarak görüyorlardı. Filistin’in büyük ailelerine ve eşrafına nüfuz etmeyi ise başaramadı. Bununla beraber hem Hacı Emin’in hem de Ragıb Bey’in izlediği siyasi yöntemlere yönelik itirazını gizlemedi ve onları silaha sarılmak ve tüm Filistin toplumunu seferber etmek yoluyla İngilizlere karşı tek adam duruşu sergilemeye çağırdı.

1930 yılında Filistin’de genel seferberlik ile kutsal cihad ilan etmek üzere Bilad-ı Şam’ın en büyük hadis alimi Şam Şeyhi Bedreddin el-Hasani’nden bir fetva aldı. Bazıları Kassam’ın örgütünün 800 savaşçıya ulaştığını söylese de bu abartılı bir rakam

O dönemde Avrupa’dan gelen Siyonist göçü doruk noktasına ulaştı ve Yahudi göçmenlerin sayısı 1931’de 175 bin 138 iken 1935’te 355 bin 157’ye yükseldi. Kassam ile çetesinin devrimi başlamadan önce Ahmed Tafiş adlı bir kişinin liderliğinde kendiliğinden ‘Yeşil El’ adı altında bir grup ortaya çıkarak, Ekim 1929 yılında Siyonist yerleşimlere yönelik düzensiz saldırılarda bulundu. Fransızlara karşı devrimlerinin bastırılması üzerine Suriye’den gelen Dürzi savaşçılar da onları destekliyordu.

Devrimi için onların mütevazı başarılarından ilham alan Kassam, 1930 yılında Filistin’de genel seferberlik ile kutsal cihat ilan etmek için Bilad-ı Şam’ın (Suriye, Lübnan, Filistin ve Ürdün’ü içine alan tarihsel bölgenin) en büyük hadis alimi Şam Şeyhi Bedreddin el-Hasani’den fetva aldı. Bazıları Kassam’ın örgütünün 800 savaşçıya ulaştığını söylese de bu, oldukça abartılı bir rakam. İngilizlerin sıkı gözetimi altındayken bu kadar büyük bir gruba önderlik etmesi pek mümkün de değildi. İngiliz raporları, onun grubunun, çok değil 50 ila 200 savaşçıdan oluştuğunu, bunların çoğunluğunun da Hayfa ile onun etrafındaki köylerden geldiğini söylüyor.

Foto: Hamas hareketinin askerî kanadı olan Şehit İzzeddin el-Kasam Tugayları’na mensup savaşçılar (Shutterstock)
Hamas hareketinin askerî kanadı olan Şehit İzzeddin el-Kasam Tugayları’na mensup savaşçılar (Shutterstock)

Kassam, Hayfa’daki arkadaşı Reşid Hacı İbrahim’e, bir cihad ilan etme niyetinde olduğunu ve Müftü’nün savaşta kendisine katılmasını talep etmek üzere yardımcısı Selim el-Mahzemi’yi Kudüs’e gönderdiğini söyledi. Ancak arkadaşı buna karşı çıktı ve siyasi koşulların devrim yapmaya müsait olmadığını söyledi.  Hayallerinin peşinden koşan Kassam, takipçilerinden oluşan küçük bir grupla Nuris köyü yakınlarındaki dağ mağaralarına doğru yola çıktı. Orada iki gruba ayrıldılar. 20-25 mücahitten oluşan bir gruba bizzat liderlik eden Kassam, onlarla birlikte Tulkarim ve Cenin şehirlerini birbirine bağlayan yol üzerindeki Ya’bed köyüne yöneldi. 20 Kasım 1935’te kendisi ile İngilizler arasında çıkan ve altı saat süren büyük ve son savaşta şehit düştü.

Onun şehadeti, Emin el-Hüseyni liderliğinde Nisan 1936’da başlayıp Ağustos 1939’a kadar devam eden Filistin devriminin ilham kaynağı oldu. 1991 yılında onun adıyla silahlı birlikler kurması için Hamas’ın askerî liderliğine de ilham vermiş görünüyor.

* Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli Al Majalla dergisinden tercüme edilmiştir.



Irak'ta Haşdi Şabi güçlerine yönelik ölümcül saldırılar

Irak'ın batısındaki Akaşat'ta Haşdi Şabi Güçlerine yönelik saldırının gerçekleştiği yeri gösteren ve geniş çapta yayılan bir videodan
Irak'ın batısındaki Akaşat'ta Haşdi Şabi Güçlerine yönelik saldırının gerçekleştiği yeri gösteren ve geniş çapta yayılan bir videodan
TT

Irak'ta Haşdi Şabi güçlerine yönelik ölümcül saldırılar

Irak'ın batısındaki Akaşat'ta Haşdi Şabi Güçlerine yönelik saldırının gerçekleştiği yeri gösteren ve geniş çapta yayılan bir videodan
Irak'ın batısındaki Akaşat'ta Haşdi Şabi Güçlerine yönelik saldırının gerçekleştiği yeri gösteren ve geniş çapta yayılan bir videodan

Irak, batı sınırlarından güneydeki karasularına kadar uzanan çok cepheli, benzeri görülmemiş bir askeri gerilim evresine girdi. Dün ülkenin batısındaki Akaşat bölgesinde ve Bağdat'ın güneyindeki Sakr kampında bulunan Haşdi Şabi Güçleri’nin mevzilerine düzenlenen hava saldırılarında can kayıpları çok sayıda yaralı olduğu belirtildi.

Irak Silahlı Kuvvetleri ve Ortak Operasyonlar Komutanlığı, saldırıları "belirli bir hedef gözetmeyen sistematik bir saldırganlık" olarak nitelendirerek, güvenlik kazanımlarını baltalamayı ve egemenliği ihlal etmeyi amaçladıklarını belirtti. Sorumlu uçakların belirlenmesi için de alarm durumu ilan edildi.

Daha sonraki bir gelişmede ise patlayıcı yüklü insansız hava araçları (İHA), Bağdat'ın kuzeyindeki Mahmur Kampı'nda bulunan Irak Ordusu'nun 14. Tümeni karargahını hedef aldı, ancak herhangi bir can kaybı yaşanmadı.

Buna paralel olarak, patlayıcı yüklü teknelerin iki yabancı petrol tankerini hedef aldığı bir saldırının ardından çatışma Basra'daki Faw kıyılarına da sıçradı. İran Devrim Muhafızları, tankerlerden birini hedef alma sorumluluğunu üstlendi.

Olay, büyük yangınlara ve Irak limanlarından ham petrol sevkiyatının geçici olarak durmasına neden olarak, ülkenin tam teşekküllü bir bölgesel savaşa sürüklenmesi korkusunu derinleştirdi.


Macron, Irak'ta düzenlenen İHA saldırısında bir Fransız askerinin öldüğünü ve bazı askerlerin yaralandığını açıkladı

Erbil'in banliyölerinde meydana gelen İHA saldırısı bölgesinden duman yükseliyor (Reuters)
Erbil'in banliyölerinde meydana gelen İHA saldırısı bölgesinden duman yükseliyor (Reuters)
TT

Macron, Irak'ta düzenlenen İHA saldırısında bir Fransız askerinin öldüğünü ve bazı askerlerin yaralandığını açıkladı

Erbil'in banliyölerinde meydana gelen İHA saldırısı bölgesinden duman yükseliyor (Reuters)
Erbil'in banliyölerinde meydana gelen İHA saldırısı bölgesinden duman yükseliyor (Reuters)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Irak Kürdistanı'nın Erbil bölgesinde düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırısında bir Fransız askerinin hayatını kaybettiğini ve bazı askerlerin yaralandığını açıkladı.

Macron, "Askerlerimizden birkaçı yaralandı ve Başçavuş Arnaud Freon, Irak'ın Erbil bölgesinde düzenlenen bir saldırı sırasında Fransa adına görev yaparken hayatını kaybetti" dedi.

Şöyle devam etti: "Güçlerimize yönelik saldırı kabul edilemez."

Fransız Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı'na göre bu askerler "Iraklı ortaklarla terörle mücadele tatbikatlarına katılıyorlardı" ve "altı asker derhal en yakın sağlık tesisine sevk edildi."

Erbil valisine göre, saldırı iki İHA tarafından gerçekleştirildi ve Irak'ın özerk Kürdistan Bölgesi'nin başkenti Erbil'in yaklaşık 40 kilometre güneybatısındaki Molla Kara'daki üssü hedef aldı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu saldırı, Erbil'de diğer yabancı birliklerin de bulunduğu bir askeri yerleşke içindeki İtalyan üssünü hedef alan ve can kaybına yol açmayan İHA aracı saldırısından kısa bir süre sonra gerçekleşti.

Saldırının ardından İtalyan yetkililer, üsten tüm askeri personelini geçici olarak geri çekeceklerini açıkladı.

Fransız ve İtalyan birlikleri de dahil olmak üzere yabancı güçler, 2014'ten beri DEAŞ'la mücadele eden ABD liderliğindeki uluslararası koalisyonun bir parçası olarak bölgenin güvenlik güçlerini eğitmek amacıyla Erbil'de konuşlandırılmış durumda.

Ortadoğu'daki savaşın başlangıcından bu yana, Irak'ın Kürdistan bölgesi, İran'a bağlı Iraklı silahlı gruplara atfedilen ve çoğunlukla hava savunması tarafından püskürtülen çeşitli saldırılara maruz kaldı.


Irak'ın batısında bir ABD yakıt ikmal uçağı düştü

ABD Hava Kuvvetleri'ne ait bir KC-135 Stratotanker uçağı, bir F-16 savaş uçağına havada yakıt ikmali yapıyor, (CENTCOM)
ABD Hava Kuvvetleri'ne ait bir KC-135 Stratotanker uçağı, bir F-16 savaş uçağına havada yakıt ikmali yapıyor, (CENTCOM)
TT

Irak'ın batısında bir ABD yakıt ikmal uçağı düştü

ABD Hava Kuvvetleri'ne ait bir KC-135 Stratotanker uçağı, bir F-16 savaş uçağına havada yakıt ikmali yapıyor, (CENTCOM)
ABD Hava Kuvvetleri'ne ait bir KC-135 Stratotanker uçağı, bir F-16 savaş uçağına havada yakıt ikmali yapıyor, (CENTCOM)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, KC-135 Stratotanker tipi havadan yakıt ikmal uçaklarından birinin Irak'ın batısında düştüğünü, olaya karışan ikinci uçağın ise güvenli bir şekilde iniş yaptığını duyurdu.

ABD Merkez Komutanlığı, İran ile devam eden çatışma sırasında Irak üzerinde "dost hava sahasında" bir askeri uçağın düşmesinin ardından arama ve kurtarma operasyonu yürüttüğünü daha önce açıklamıştı. Ordu açıklamasında, "Olayda iki uçak yer aldı. Biri Irak'ın batısında düştü, diğeri ise güvenli bir şekilde indi" ifadelerini kullandı. Açıklamada, olayın düşman veya dost ateşi sonucu gerçekleşmediği belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın ABD medyasından aktardığına göre Irak'ın batısında kaybolan uçakta altı kişilik mürettebat bulunuyordu.

İran'la ittifak halindeki silahlı grupların oluşturduğu Irak İslam Direnişi, uçağı düşürme sorumluluğunu üstlendi. Grup yaptığı açıklamada, uçağı "ülkemizin egemenliğini ve işgal güçlerinin uçakları tarafından ihlal edilen hava sahasını savunmak için" düşürdüğünü belirtti. Açıklamada, Amerikan uçağının "uygun silahla" düşürüldüğü ifade edildi.

Bu, ABD-İsrail-İran savaşının başlamasından bu yana düşen en az dördüncü ABD askeri uçağı. Daha önce Kuveyt üzerinde dost ateşiyle üç F-15 uçağı düşürülmüştü. Askeri komutanlık o dönemde olayın "İran uçakları, balistik füzeler ve insansız hava araçlarının saldırıları" içeren bir çatışma sırasında meydana geldiğini belirtmişti.

ABD ordusuna göre, KC-135 Stratotanker 60 yıldan fazla bir süre önce hizmete girdi ve tipik olarak üç kişilik bir mürettebata sahip: bir pilot, bir yardımcı pilot ve uçağın yakıt ikmal sistemini kullanan üçüncü bir görevli. Bununla birlikte, bazı görevler bir navigatör gerektiriyor ve uçak aynı kaynağa göre 37 yolcuya kadar taşıyabiliyor.