Yahudi yerleşimciler yeniden Gazze'ye göz dikti: Orduyu ve halkı gönderelim

İsrail, 7 Ekim'de düzenlenen Aksa Tufanı operasyonu hakkında tecavüz soruşturması başlattı

Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2,3 milyon nüfusa sahip Gazze Şeridi'nde savaş nedeniyle yaklaşık 1,5 milyon kişi yerinden edildi (Reuters)
Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2,3 milyon nüfusa sahip Gazze Şeridi'nde savaş nedeniyle yaklaşık 1,5 milyon kişi yerinden edildi (Reuters)
TT

Yahudi yerleşimciler yeniden Gazze'ye göz dikti: Orduyu ve halkı gönderelim

Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2,3 milyon nüfusa sahip Gazze Şeridi'nde savaş nedeniyle yaklaşık 1,5 milyon kişi yerinden edildi (Reuters)
Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2,3 milyon nüfusa sahip Gazze Şeridi'nde savaş nedeniyle yaklaşık 1,5 milyon kişi yerinden edildi (Reuters)

Batı Şeria'nın kuzeyindeki Yerleşim Bölgeleri Konseyi Başkanı Yossi Dagan, Gazze'de tekrar Yahudi yerleşimlerinin başlatılması için Başbakan Binyamin Netanyahu'ya çağrı yaptı. 

Dagan, ABD'nin önde gelen gazetecilik kuruluşlarından Politico'ya verdiği söyleşide, 2005 öncesindeki döneme gidilerek, Gazze Şeridi'nde tekrar Yahudi yerleşim bölgeleri oluşturulması gerektiğini savundu.

İsrail ordusu, 1967'deki Altı Gün Savaşı'nın ardından Gazze Şeridi'nin kontrolünü ele geçirmiş, 1970'te de ilk yerleşim alanını inşa etmişti. Gazze'deki toplam 21 Yahudi yerleşim bölgesi, 2005'te İsrail ordusunun çekilmesiyle tahliye edilmişti. 

Netanyahu'nun liderliğindeki Likud partisinden Dagan, söz konusu bölgelerin Gazze'nin kuzeyinde kurulabileceğini belirterek, şunları söyledi: 

Gazze'nin tüm bölgelerinde bu mümkün olmayacak. Ama kuzey kesiminde yapılabilir. Koruyucu bir şerit oluşturmalıyız. Orada yaşam olmalı, halk olmalı, ordu olmalı. Bu, 7 Ekim'in tekrar yaşanmasını da önler.

Gazze'nin savaş sonrası geleceği henüz belirsiz. Netanyahu, bölgede güvenliğin sağlanması için "belirsiz bir süre" ordunun Gazze'de kalabileceğini söylemişti. Tel Aviv yönetiminin en büyük destekçisi ABD ise bölgenin kademeli şekilde Filistin Ulusal Yönetimi'ne devredilmesini istiyor. Washington, savaş sonrasında İsrail'in Gazze'yi kontrol edeceği bir senaryoya karşı çıkacaklarını defalarca belirtmişti.

Gazze Şeridi, 1996-2006'da Filistin Ulusal Yönetimi'ne bağlıydı. Ancak Hamas, 2006'da yapılan seçimlerde Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın partisi Fetih'i geçerek 132 sandalyeli mecliste 74 koltuk kazanmış, Fetih ise 45 sandalyede kalmıştı. Daha sonra taraflar arasında yaşanan anlaşmazlık nedeniyle 2007'de Gazze'de patlak veren çatışmalarda, Hamas bölgenin kontrolünü ele geçirmişti. Batı Şeria ise halen Filistin Ulusal Yönetimi’ne bağlı. 

Öte yandan İsrail, Hamas militanlarının saldırıları sırasında işlenen cinsel suçlarla ilgili de inceleme başlattı. İsrail polisinden yapılan açıklamada, binden fazla görgü tanığı ifadesiyle 60 binden fazla videonun incelendiği ve bunlardan bazılarının Hamas militanlarının işlediği tecavüz suçlarıyla ilgili olduğu bildirildi.

Kudüs İbrani Üniversitesi'nden hukukçu Cochav Elkayam-Levy, ABD'nin tanınmış medya kuruluşlarından CNN'e soruşturmanın tamamlanmasının aylar sürebileceğini söyledi. Elkayam-Levy "Tecavüz ve cinsel saldırıya uğrayan kadınların çoğunun öldürüldüğünü biliyoruz. Dolayısıyla tam olarak ne yaşadıklarını asla çözemeyebiliriz" ifadelerini kullandı. 

Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugayları'nın 7 Ekim'de başlattığı Aksa Tufanı operasyonuna, İsrail de Demir Kılıçlar operasyonuyla yanıt vermişti. 

Hamas militanları operasyonun ilk gününde, Gazze Şeridi'ne yakın bir bölgede yapılan Supernova Festivali'ne saldırmıştı. İsrail, müzik festivaline yapılan baskınla ilgili yürüttüğü incelemelerde, can kaybını dün 360 olarak güncelledi. İlk açıklamada bu sayı 260'tı. 

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Filistinli sivillerden Gazze'nin kuzeyini boşaltıp güneye gitmelerini istemişti. Bölgenin kuzeyindeki yoğun çatışmaların ardından İsrail ordusu, güney bölgelerine operasyon düzenleneceğini de bildirdi. IDF Sözcüsü Daniel Hagari, dünkü açıklamasında "Gazze'nin güneyi de dahil Hamas militanlarının olduğu yer yerde operasyonları sürdüreceğiz" dedi.

Filistin Sağlık Bakanlığı'nın paylaştığı rakamlara göre, İsrail ordusunun bombardımanlarında Gazze'de 5 bini çocuk, 3 bin 300'ü de kadın 12 bin kişi öldürülürken, yaralananların sayısıysa 30 bine ulaştı. 

İsrail ise Gazze'den düzenlenen saldırılarda 372'si asker en az 1200 kişinin öldürüldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını duyurdu.

Independent Türkçe, Times of Israel, Politico, New York Times, CNN



Suriye: Şam’daki Tedamun mahallesi katliamının zanlısı yakalandı

Emced Yusuf (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Emced Yusuf (Suriye İçişleri Bakanlığı)
TT

Suriye: Şam’daki Tedamun mahallesi katliamının zanlısı yakalandı

Emced Yusuf (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Emced Yusuf (Suriye İçişleri Bakanlığı)

Suriye İçişleri Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, 2013 yılında başkent Şam’da meydana gelen Tedamun katliamının zanlısının yakalandığını duyurdu.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, “İçişleri Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen titiz bir güvenlik operasyonu kapsamında, Şam’ın Tedamun mahallesinde onlarca sivilin hayatını kaybettiği katliamın birinci dereceden zanlısı Emced Yusuf yakalanmıştır” denildi.

Açıklamada, operasyon öncesinde birkaç gün süren izleme ve takip faaliyetlerinin yürütüldüğü, operasyonun Hama kırsalındaki Sehl el-Gab bölgesinde gerçekleştirildiği belirtildi. Bakanlık ayrıca, katliama karıştığı değerlendirilen diğer kişilerin yakalanması için çalışmaların sürdüğünü ve şüphelilerin adalete teslim edileceğini bildirdi.

Suriye İçişleri Bakanı Enes Hattab da X platformunda yaptığı paylaşımda, “Tedamun katliamının birinci dereceden zanlısı olan Emced Yusuf, titiz bir güvenlik operasyonunun ardından artık elimizde” ifadesini kullandı.

Suriye devlet televizyonu el-İhbariyye, yakalanan Emced Yusuf’un, devrik Beşşar Esed rejimine bağlı askeri istihbaratta görev yapmış eski bir subay olduğunu bildirdi. Haberde, 1986 doğumlu Yusuf’un Hama kırsalındaki Sehl el-Gab bölgesine bağlı Nab’ et-Tayyib köyünden olduğu, askeri istihbaratın 227’nci şubesinde görev yaptığı belirtildi. Ayrıca, bu operasyonun ilk olmadığı, İçişleri Bakanlığı’nın 2025 yılında katliama karıştığı belirtilen üç kişiyi daha gözaltına aldığı, bunlar arasında görüntülerde Yusuf ile birlikte yer alan ve ‘Mario’ lakabıyla bilinen Kâmil Abbas’ın da bulunduğu aktarıldı.

Öte yandan, ABD ve Birleşik Krallık’ın, yargısız infazlar da dahil olmak üzere ciddi insan hakları ihlallerine karıştığı gerekçesiyle Emced Yusuf’a daha önce yaptırım uyguladığı hatırlatıldı.

Fransa’nın ise Tedamun katliamı dosyasını terörle mücadele savcılığına sevk ettiği, söz konusu suçun en ağır uluslararası suçlar kapsamında değerlendirildiği ve faillerin cezasız kalmaması gerektiğinin vurgulandığı belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre, 6 dakika 43 saniyelik bir video kaydında, Suriye askeri istihbaratına bağlı 227’nci şube unsurlarının, yaklaşık 40 tutukludan oluşan bir grubu Şam’ın Yermuk Mülteci Kampı yakınlarındaki Tedamun mahallesinde bulunan terk edilmiş bir binaya götürdüğü görülüyor. Söz konusu mahallenin, savaş boyunca hükümet güçleri ile muhalifler arasında bir cephe hattı olduğu ifade edildi.

Görüntülerde, tutukluların gözlerinin bağlı ve ellerinin arkadan kelepçeli olduğu dikkat çekiyor. Silahlı unsurların, tutukluları tek tek eski lastiklerle dolu bir çukurun kenarına getirdiği, ardından ittiği veya tekmelediği ve düşüşleri sırasında ateş açtığı görülüyor.

Videoda, istihbarat unsurlarının bazı tutuklulara, içinde keskin nişancı bulunan bir koridordan geçeceklerini ve koşmaları gerektiğini söylediği, ardından bu kişilerin daha önce öldürülenlerin cesetlerinin üzerine düştüğü görülüyor.

Çukurdaki cesetlerin üst üste yığılmasıyla birlikte bazılarının hâlâ hareket ettiği, silahlı kişilerin ise ceset yığınının üzerine ateş etmeyi sürdürdüğü dikkat çekiyor.

Suriyeliler, kısa süre önce Tedamun katliamının 13. yıl dönümünü andı. Suriyeli insan hakları kaynaklarının belgelerine göre, olayda 40’tan fazla kişi hayatını kaybetti. Kurbanların bir çukurda toplandığı, bazılarının diri diri yakıldığı, Emced Yusuf’un ise tutukluların atıldığı çukuru görüntüledikten sonra ateşe verilmesini kaydettiği ifade edildi.

Beşşar Esed rejiminin devrilmesinin ardından, katliamda hayatını kaybedenlerin yakınlarından onlarcası, Emced Yusuf’un liderliğindeki güvenlik unsurlarının Tedamun mahallesi ve çevre bölgelerden sivilleri toplayarak, daha önce yayımlanan görüntülerde yer alan çukura götürdüklerine tanıklık ettiklerini belirtti.


Lübnan Ateşkesi’nin uzatıldığını açıklayan Trump Hürmüz’de baskıyı artırıyor

Lübnan Ateşkesi’nin uzatıldığını açıklayan Trump Hürmüz’de baskıyı artırıyor
TT

Lübnan Ateşkesi’nin uzatıldığını açıklayan Trump Hürmüz’de baskıyı artırıyor

Lübnan Ateşkesi’nin uzatıldığını açıklayan Trump Hürmüz’de baskıyı artırıyor

ABD diplomasisi dün  (Perşembe) Beyaz Saray’da dikkat çekici bir ilerleme kaydetti. Başkan Donald Trump, Lübnan ve İsrail’in ateşkesi “3 hafta” daha uzatma konusunda anlaşmaya vardığını duyurdu. Bu adımın, 17 Nisan’dan bu yana yürürlükte olan “Nisan mutabakatı”nın çökmesini önlemeyi amaçladığı belirtildi. Açıklama, Trump’ın iki ülkenin büyükelçilerini Beyaz Saray’da kabul ederek bizzat katıldığı “kritik” görüşmelerin ardından geldi. Görüşmeler, Beyrut’un güneydeki kırılgan sükûneti pekiştirmek amacıyla ateşkesin uzatılması talebi üzerine yapıldı.

Siyasi düzeydeki bu görece rahatlamaya rağmen sahada gerilim sürüyor. İsrail ordusu, roket platformlarını imha ettiğini ve Hizbullah’tan 3 unsurun öldürüldüğünü açıkladı. İsrail Kamu Yayın Kurumu ise, Hizbullah’ın gönderdiği bir insansız hava aracı saldırısında bir askerin yaralandığını bildirdi. Hizbullah da, İsrail’in “ihlallerine” karşılık olarak Ştula kasabasını hedef aldığını duyurdu.

Sahada bir diğer kritik cephe ise Hürmüz Boğazı. ABD ile İran arasındaki gerilim “bilek güreşi” aşamasına ulaşmış durumda. Trump, ABD’nin boğaz üzerinde “tam kontrol” sağladığını ve buranın “sıkı şekilde kapalı kalacağını” belirtirken, mayın döşeyen unsurlara “ateş açılması” talimatı verdiğini açıkladı. ABD güçlerinin İran’a ait hedeflerin yaklaşık yüzde 75’ini vurduğunu da öne sürdü. İran’ın ateşkes sürecinde askeri kapasitesini artırabileceğinden şüphe duyduğunu dile getiren Trump, buna rağmen “kalıcı” olması şartıyla bir anlaşmaya açık kapı bıraktı.

Bu baskıya karşılık İran da tansiyonu yükseltti. Daha fazla mayın döşendiği ve iki konteyner gemisinin alıkonulduğu bildirildi. Bu hamlelerin, ABD’nin bir İran petrol tankerine yönelik operasyonuna karşılık olarak gerçekleştirildiği ifade edildi.

Washington’da varılan “üç haftalık anlaşma” ile Hürmüz’de tırmanan kriz arasında kalan bölge, sınır hattında sükûnet arayışı ile denizlerdeki nüfuz mücadelesinin iç içe geçtiği son derece karmaşık bir tabloyla karşı karşıya bulunuyor.


Irak’ta başbakan adaylığı konusunda karar anı yaklaşıyor

Koordinasyon Çerçevesi güçlerinin Bağdat'taki bir toplantısından (INA)
Koordinasyon Çerçevesi güçlerinin Bağdat'taki bir toplantısından (INA)
TT

Irak’ta başbakan adaylığı konusunda karar anı yaklaşıyor

Koordinasyon Çerçevesi güçlerinin Bağdat'taki bir toplantısından (INA)
Koordinasyon Çerçevesi güçlerinin Bağdat'taki bir toplantısından (INA)

Irak’ta başbakan adayının belirlenmesiyle ilgili anayasal süre yarın doluyor. Sürenin dolmasına kısa bir süre kala (Şii) Koordinasyon Çerçevesi güçlerinin liderleri arasında başbakan adayının belirlenmesi konusunda yoğun görüşmeler yaşandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan çeşitli kaynaklar, Koordinasyon Çerçevesi güçlerinin liderlerinden Nuri el-Maliki, Kays el-Hazali, Ammar el-Hekim ve Hamam Hamudi arasında gerçekleşen görüşmelerde, Basem el-Bedri'nin adaylığı konusundaki anlaşmazlıkların giderilmesi olasılığının ele alındığını söyledi.

Hesap Verebilirlik ve Adalet Kurulu Başkanı Bedri, başbakan adayının 8 oy çoğunluğuyla seçilmesi konusunda mutabık kalan Koordinasyon Çerçevesi liderlerinin 12 oyundan 7'sini almıştı.

Kaynaklar, Şii ittifakın üzerinde uzlaştığı aday konusunda kararını ertelemesinin, bazıları mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani'nin adaylığını destekleyen kararsız oylar olmasından kaynaklandığını açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre son saatlerdeki görüşmeler Koordinasyon Çerçevesi güçlerini başbakanlık için nihai bir aday üzerinde anlaşmaya yaklaştırsa da olası sürpriz gelişmeler, Koordinasyon Çerçevesi masasında yer alan 6 kişilik listeden başka bir adaya geri dönülmesine neden olabilir.