Mısır turizmi Gazze savaşından nasıl etkilendi?

Güney Sina bölgesinin çatışmalardan kısmen etkilendiği tahmin edilirken, Luksor ve Asvan şehirleri ise savaşın etkilerinden uzak kalmış görünüyor.

Mısır, Güney Sina'daki turizm kayıplarını telafi etmek için Luksor ve Asvan'a güveniyor. (Luksor'daki Hatşepsut Tapınağı-Şarkul’l Avsat)
Mısır, Güney Sina'daki turizm kayıplarını telafi etmek için Luksor ve Asvan'a güveniyor. (Luksor'daki Hatşepsut Tapınağı-Şarkul’l Avsat)
TT

Mısır turizmi Gazze savaşından nasıl etkilendi?

Mısır, Güney Sina'daki turizm kayıplarını telafi etmek için Luksor ve Asvan'a güveniyor. (Luksor'daki Hatşepsut Tapınağı-Şarkul’l Avsat)
Mısır, Güney Sina'daki turizm kayıplarını telafi etmek için Luksor ve Asvan'a güveniyor. (Luksor'daki Hatşepsut Tapınağı-Şarkul’l Avsat)

İsrail'in Gazze’de süren saldırısı, Mısır dahil olmak üzere komşu ülkelerde etkisini yavaş yavaş göstermeye başlarken, çatışmaların, Noel zamanında otel doluluk oranlarını olumsuz yönde etkileyeceği belirtiliyor.

Standard & Poor's’un hazırladığı son raporda, ‘Gazze’de savaş devam eder veya genişlerse Mısır, Lübnan ve Ürdün'ün turizm gelirlerinin %10 ila %70’ini kaybedebileceği’ belirtildi.

Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakan Yardımcısı Gade Şibli ‘Gazze'deki savaşın Mısır turizmine etkisinin’ olduğunu belirtirken, ancak ‘bu etkinin çok büyük olmadığını, bölge ve turistik pazarın doğasına göre değiştiğini' söyledi. Şibli, ‘Taba (Güney Sina) gibi bazı bölgelerin büyük ölçüde etkilendiğini ve rezervasyon iptallerinin yaşandığını, ancak Luksor ve Hurgada gibi şehirlerin aynı derecede etkilenmediğini’ belirtti.

Seyahat uzmanı Muhammed Kerem, Şarm el Şeyh gibi şehirlerin savaştan etkilendiğini ancak Güney Mısır’da bulunan Luksor ve Asvan gibi şehirlerdeki kış turizm sezonuna büyük bir etkisi olmadığını belirterek, "Çünkü bu şehirler, çatışmanın merkezine uzak” dedi.

Mısır'ın Otel İşletmeleri Komitesini Başkanı Ala Akl, geçen ay Kızıldeniz kıyısındaki Taba ve Nuveybe şehirlerinde yüzde 90'a yakın turistik tesisin kapatıldığını söyledi.

Mısır'ın genel turistik noktalarında etkilerin konuşulamayacağını ifade eden Şibli, çünkü her bölgenin diğerinden farklı turistik önemde olduğunu vurguladı. Bakan Yardımcısı Şibli ile aynı fikirde olan Luksor Turizm Odası Başkanı Serut Acmi ise savaşın turizmi etkilediğini ancak Luksor'da etkinin büyük olmadığını belirterek, "Fransa, İtalya ve genel olarak Avrupa'dan bazı rezervasyonlar küçük oranlarda iptal edildi. İptaller arasında Luksor’u ziyaret edecek olan ya da Sina ve diğer yerlerdeki dini mekânları ziyaret edecek olan turistlerinin rezervasyon iptalleri de bulunuyor” dedi.

Standard & Poor's’a göre, 2023 yılının ilk yarısında Mısır, 7 milyondan fazla turisti ağırlayarak turist sayısında son yılların en yüksek sayısına ulaştı.

Kahire, bu yıl içinde turist sayısının 15 milyona ulaşmasını umuyordu ancak Gazze savaşının etkisiyle bu hedefe ulaşılması zor görünüyor. Yine de Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakan Yardımcısı, bu hedefe ulaşabilme imkânı olduğunu düşünüyor. Turizm Bakanlığı yetkilileri, ‘şimdiye kadar sınırlı bir etkisi olduğunu’ belirtse de, Standard & Poor's tarafından yayınlanan bir rapor, Mısır'daki turizm gelirlerinin çatışma süresine bağlı olarak %10 ile %70 arasında düşeceğini öngörüyor. Ancak turizmci Muhammed Kerem, bu tahminlere şüpheyle yaklaşıyor ve ‘savaşın turizm sektörünü etkilemesi doğal olsa da, bu etkinin büyük olmayacağını ve Mısır’ın tüm turistik bölgelerini kapsamayacağını’ söylüyor. Kerem, Noel sezonu için Sina şehirlerinde tur rezervasyonlarında bir düşüş olacağını, ancak diğer Mısır şehirlerine aynı derecede yayılmayacağını’ tahmin ediyor.

Mısır Hükümeti Bilgi Merkezi tarafından yapılan açıklamaya göre, “2022-2023 mali yılının ilk dokuz ayında turizm gelirlerinde bir artış kaydedildi ve bu gelir, 8.2 milyar dolarlık önceki mali yıla kıyasla 10.8 milyar dolara ulaştı. Önemli bir turizm ülkesi olan Mısır, 2028 yılına kadar yıllık 30 milyar dolarlık turizm geliri, 2030 yılına kadar ise 30 milyon turisti ağırlamayı hedefliyor.



Libya'da "askeri destek" bulmak için bir yarış sürüyor

Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)
Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)
TT

Libya'da "askeri destek" bulmak için bir yarış sürüyor

Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)
Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)

Libya'nın doğu ve batı cephelerindeki hareketler, seçim sürecine bir "yanıt" olmaktan veya hükümet kurumlarını parçalayan bölünmeyi sona erdirmeye yönelik gerçek niyetleri yansıtmaktan ziyade, eğitim ve hazırlık açısından askeri kapasiteleri silahlandırma ve güçlendirmeye yönelik belirgin bir çaba gösteriyorlar.

Geçici “Milli Birlik” hükümetinin başkanı Abdülhamid Dbeybe, Ankara ile olan ilişkilerini güçlendirmek için çalışıyor. Geçtiğimiz hafta sonu, hükümeti, Nisan 2019'da Trablus'a yönelik “Milli Ordu” savaşından bu yana süregelen iş birliği çerçevesinde, güçlerini artırmak için Türkiye ile yeni askeri iş birliği arayışına girdi; ayrıca Ukrayna'dan “insansız hava araçları” temin ettiği yönünde de işaretler verdi.

Bu arada, Libya Ulusal Ordusu’nun komutanı Mareşal Halife Hafter, yalnızca Rus müttefikine güvenmekle kalmadı, aynı zamanda Pakistan ile de iş birliğini genişletti. Batı Libya'da görev yapmış eski bir askeri yetkili Şarku’l Avsat’a, Hafter'in oğlu Saddam'ın Pakistan ile yaptığı büyük silah anlaşmasının sonucunu beklediğini ifade etti.


Tunus, olağanüstü hal uygulamasını 2026 yılının sonuna kadar uzattı

Tunus polisi (AFP)
Tunus polisi (AFP)
TT

Tunus, olağanüstü hal uygulamasını 2026 yılının sonuna kadar uzattı

Tunus polisi (AFP)
Tunus polisi (AFP)

Tunus Cumhurbaşkanlığı ülkedeki olağanüstü halin 31 Aralık 2026'ya kadar uzatılmasına ilişkin bir kararname yayınladı.

Alman Basın Ajansı'na (DPA) göre, bugün yürürlüğe girecek olan uzatma, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Ülkede olağanüstü hal, 24 Kasım 2015'te başkentin merkezinde Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’na düzenlenen ve 12 güvenlik görevlisinin ölümüne neden olan saldırının "DEAŞ" örgütü tarafından üstlenilmesinden bu yana on yıldan fazla bir süredir devam ediyor.


Şara, cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesinin yıldönümünde şunları söyledi: Geleceği adalet ve kalkınma ile birlikte inşa edeceğiz ve Suriye'yi hak ettiği yere geri döndüreceğiz

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
TT

Şara, cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesinin yıldönümünde şunları söyledi: Geleceği adalet ve kalkınma ile birlikte inşa edeceğiz ve Suriye'yi hak ettiği yere geri döndüreceğiz

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, göreve başlamasının yıldönümünde Suriye haber ajansı SANA'ya göre bugün yaptığı açıklamada, Suriyelilerin "Suriye'yi hak ettiği yere geri getirecek kapsamlı bir kalkınmayla geleceği birlikte inşa edeceklerini" söyledi.

“X” platformunda yaptığı bir paylaşımda el-Şara şunları söyledi: “Suriye Arap Cumhuriyeti başkanlığı görevini üstlenmemin üzerinden bir yıl geçti. Bu süre zarfında, Suriye halkının her alanda gösterdiği fedakarlıkları ve sabrı hatırlıyorum ve Allah'tan bu emanete layık olmamı diliyorum.”

Şöyle devam etti: “Geleceği birlikte, sarsılmaz bir adalet, kalıcı istikrar ve kapsamlı bir kalkınma ile inşa edeceğiz; bu da Suriye'yi hak ettiği yere geri getirecek ve halkının özlemlerini karşılayacaktır.”

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığına göre, 29 Ocak 2025'te Şam'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda, "askeri operasyon komutanlığı ve Suriye devrimci güçlerinin geniş katılımıyla" Suriye devriminin zaferini ilan eden bir konferans düzenlendi.

SANA’nın haberine göre"konferans, Ahmed el-Şara'nın Cumhurbaşkanı olarak atanmasını, tüm askeri grupların ve devrimci siyasi ve sivil organların feshedilmesini ve devlet kurumlarına entegre edilmesini ilan ederek önemli bir dönüm noktası oldu."

Konferansta ayrıca 2012 anayasasının iptali, tüm istisnai yasaların askıya alınması, Beşşar Esed rejiminin ordusunun dağıtılması ve "Suriye ordusunun ulusal temeller üzerine yeniden inşası" ilan edildi.

Alınan kararlar arasında, Esed rejiminin güvenlik aygıtının dağıtılması ve yeni bir güvenlik kurumunun kurulmasının yanı sıra, Halk Meclisi, Arap Sosyalist Baas Partisi, Ulusal İlerici Cephe partileri ve bunlara bağlı örgüt, kurum ve komitelerin feshedilmesi ve herhangi bir isim altında yeniden kurulmalarının yasaklanması da yer alıyordu.