İsrail, Hamas’ın askeri kanadından 3 liderin öldürüldüğünü duyurdu

Bir Filistinli, Gazze Şeridi’nde İsrail saldırısında öldürülen bir yakınına veda ediyor (AFP)
Bir Filistinli, Gazze Şeridi’nde İsrail saldırısında öldürülen bir yakınına veda ediyor (AFP)
TT

İsrail, Hamas’ın askeri kanadından 3 liderin öldürüldüğünü duyurdu

Bir Filistinli, Gazze Şeridi’nde İsrail saldırısında öldürülen bir yakınına veda ediyor (AFP)
Bir Filistinli, Gazze Şeridi’nde İsrail saldırısında öldürülen bir yakınına veda ediyor (AFP)

İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, Gazze Şeridi’nde Hamas hareketinin askeri kanadında yer alan üç bölük komutanının öldürüldüğünü açıkladı.

Hagari, bugün yaptığı açıklamada, istihbarat ve iç güvenlik birimi Şin Bet tarafından sağlanan bilgilerin ardından, savaş uçaklarının üç askeri yetkiliyi hedef alarak öldürdüğünü bildirdi.

Sözcü ayrıca, “Askerler Gazze’nin kuzeyindeki bir binaya giren bir terör hücresi tespit etti. İsrail uçaklarının gerçekleştirdiği saldırı sonucunda teröristler öldürülmüş, silah depoları da vurulmuştur” dedi.

FOTO: İsrail’in Refah’a düzenlediği hava saldırısının yarattığı yıkımın ortasında Filistinliler eşyalarını arıyor (AFP)
İsrail’in Refah’a düzenlediği hava saldırısının yarattığı yıkımın ortasında Filistinliler eşyalarını arıyor (AFP)

İsrail güçleri, Gazze’nin kuzeyindeki operasyonları ‘genişletmeye’ devam ediyor.

Gazze şehrinin merkezinde şiddetli çatışmalar devam ederken, dün akşam saatlerinde hava saldırıları yoğunlaştı.

Olay yerindeki AFP muhabiri, yoğun hava saldırılarının duyulduğunu ve Cibaliye Mülteci Kampı’nın üzerinde duman bulutlarının yükseldiğini bildirdi.

Hamas Sağlık Bakanlığı, bugün yaptığı açıklamada, Gazze’deki Endonezya Hastanesi’ne düzenlenen hava saldırılarında 12 kişinin öldürüldüğünü duyurdu.

Sağlık Bakanlığı, dün ise İsrail’in Gazze şehrinin merkezindeki bir mahallede, evlerini hedef alan hava saldırısında bir aileden 41 kişinin öldürüldüğünü bildirdi.

İsrail ordusu, operasyonlarını Gazze Şeridi’ndeki yeni bölgelere, özellikle de Cibaliye’de genişletmeye devam ediyor.

Ordu, Gazze’deki çatışmalarda beş askerin daha öldürüldüğünü belirterek, savaşın başlangıcından bu yana Gazze’de ölen asker sayısının 64’e çıktığını açıkladı.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), cumartesi günü durumu değerlendirmek üzere bölgeye ekibinin yaptığı bir saatlik ziyaretin ardından hastanenin bir ‘ölüm bölgesi’ olduğunu ifade etti ve boşaltılması gerektiği konusunda uyardı.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Turk ise dün yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Gazze’de son 48 saat içinde yaşanan korkunç olaylar inanılır gibi değil. Sığınaklara dönüştürülen okullarda çok sayıda insanın öldürülmesi, yüzlerce insanın Şifa Hastanesi’nden canlarını kurtarmak için kaçması ve Gazze’nin güneyine doğru yüzbinlerce insanın yerinden edilmeye devam etmesi, uluslararası hukuk uyarınca sivillere sağlanması gereken temel korumaları hiçe sayan eylemlerdir.”

Hamas’ı ‘ortadan kaldırma’ sözü veren İsrail, hava ve topçu bombardımanına devam ediyor.

Hamas hükümetinin dün akşam açıkladığı rakamlara göre, İsrail’in saldırıları sonucu şu ana kadar Gazze Şeridi’nde çoğu sivil olmak üzere 13 bin kişi hayatını kaybetti.

Hayatını kaybedenler arasında 5 bin 500’den fazla çocuk ve 3 bin 500’den fazla kadın bulunuyor.



İsrail, Washington ve Paris’e Lübnan ordusunu desteklemeye itirazı olmadığını bildirdi

İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)
İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)
TT

İsrail, Washington ve Paris’e Lübnan ordusunu desteklemeye itirazı olmadığını bildirdi

İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)
İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)

İsrail ordusunun, Kasım 2024’te imzalanan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürdüğü bir dönemde, ateşkesin uygulanmasını denetlemekle görevli Mekanizma Komitesi’nin rolü tartışma konusu oldu. Söz konusu gelişmeler, Paris’in 5 Mart’ta Lübnan ordusuna destek amacıyla bir konferansa ev sahipliği yapmaya hazırlandığı süreçte yaşanıyor.

Tel Aviv’deki askeri kaynaklara göre, Lübnan ordusunun ülkenin güneyindeki faaliyetlerine ilişkin genel olarak olumlu bir değerlendirme bulunuyor. Ancak aynı kaynaklar, ordunun Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararını tek başına uygulayamayacağı görüşünü de dile getiriyor. Bu çerçevede, ordunun hem kapasite eksikliği yaşadığı hem de siyasi çekişmelerin ortasında hareket etmek zorunda kaldığı, ayrıca bünyesinde Hizbullah’a sempati duyan unsurlar bulunduğu ve bu nedenle örgüte karşı yeterince kararlı davranmadığı iddia ediliyor.

Buna karşın İsrail hükümetinin, Lübnan ordusunun mali, lojistik ve askerî açıdan güçlendirilmesine yönelik Amerikan ve Avrupa girişimlerini desteklediği belirtiliyor. Konuya vakıf bir siyasi yetkili, Binyamin Netanyahu hükümetinin Washington ve Paris’e, Fransa’nın başkentinde yakında düzenlenecek olan Lübnan ordusuna destek konferansını desteklediğini bildirdiğini aktardı.

Mekanizma Komitesi ve güvenlik gelişmeleri

Bu gelişmeler, ABD’nin öncülük ettiği ve Fransa ile Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü’nün (UNIFIL) de yer aldığı Mekanizma Komitesi’nin son toplantısından iki gün sonra yaşandı. Komite, tarafların ateşkese ve buna eşlik eden düzenlemelere bağlı kalmasını sağlamakla görevli bulunuyor.

Aralık 2025’te Lübnan, komitede askeri temsilcilerin yanı sıra sivil Lübnanlı üyelerin de yer almasını kabul ederek İsrail ile müzakerelere katılımın önünü açtı. Başbakan Nevvaf Selam da komitenin, Hizbullah’ın Güney Lübnan’daki silahsızlandırma sürecini denetlemesine açık olduklarını ifade etti. 3 Aralık 2025’te Lübnan ile İsrail arasında doğrudan bir toplantı gerçekleştirildi. Görüşmeye, Lübnan’ın Washington eski Büyükelçisi Simon Karam, İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Dış Politika Direktörü Yuri Resnik ve ABD’li temsilci Morgan Ortagus katıldı.

Tel Aviv’deki kaynaklara göre, toplantıda ele alınan en önemli başlıklardan biri sınır bölgesinde ekonomik iş birliği oldu. Ancak bu hedeflerin, İsrail’in günlük bombardımanlarıyla nasıl bağdaştırılacağı sorusu gündemdeki yerini koruyor. Hizbullah’ın ise bir yıl üç aydır İsrail saldırılarına yanıt vermekten özellikle kaçındığı, böylece savaşın yeniden başlamasına gerekçe sunmamayı amaçladığı belirtiliyor. Buna karşılık İsrail tarafı, örgütün olası bir İran savaşı durumunda kullanmak üzere askeri kapasitesini güçlendirmeye çalıştığını öne sürerek saldırılarını sürdürmekte kararlı görünüyor.

 İsrail Hava Kuvvetleri, Mavi Bayrak tatbikatları sırasında (Arşiv – İsrail ordusu)İsrail Hava Kuvvetleri, Mavi Bayrak tatbikatları sırasında (Arşiv – İsrail ordusu)

Saldırıların sürmesiyle birlikte, operasyonların sahadaki Hizbullah mensuplarını ve saha komutanlarını fiilen hedef aldığı görülüyor. Nitekim örgüt, hayatını kaybeden isimler için taziye ilanları ve cenaze törenlerine katılım çağrıları yayımlayarak İsrail’in iddialarını dolaylı biçimde doğruluyor. Öte yandan, ABD’nin de bu saldırılara onay verdiği değerlendiriliyor. Washington’dan ne kamuoyu önünde ne de diplomatik kanallarda ciddi bir itiraz gelmiş değil.

Hizbullah’ın atılımları

Anlaşmaya göre, ateşkes ihlali teşkil eden her durumun izleme komitesi tarafından ele alınması gerekiyor. İsrail ise söz konusu saldırıların ihlal olmadığını, Lübnan ordusunun yapması gereken müdahaleleri yerine getirmemesi üzerine bu adımları kendisinin attığını savunuyor. Buna karşılık Lübnan, her bombardımanı anlaşmanın ihlali olarak değerlendirerek şikâyette bulunuyor. Ateşkesin ilk döneminde ABD’nin, yapılan şikâyetleri görüşmek üzere komiteyi toplantıya çağırdığı belirtiliyor. Ancak bugün komitenin daha seyrek toplandığı ve başvuruların yalnızca bir kısmının gündeme alındığı ifade ediliyor. Washington’un İsrail ile görüş ayrılığı yaşadığı durumlarda dahi, bunun çoğu zaman kınama ya da yaptırım içermeyen kısa notlarla geçiştirildiği kaydediliyor.

İsrail basınına yansıyan bilgilere göre ise ülkenin güvenlik birimleri, Hizbullah’a yönelik istihbarat sızmalarını sürdürerek örgüt mensuplarına ulaşmayı ve suikastlar düzenlemeyi başarıyor. Bu stratejiyle Hizbullah üzerindeki baskının artırılması, örgütün ateşkese bağlı kalmaya devam etmesi ve askeri kapasitesini yeniden inşa edememesi hedefleniyor. Beyrut’ta Güney Lübnan’ın Hizbullah’a ait mevzilerden, üslerden ve silahlardan arındırılması tartışılırken, İsrail tarafı örgütün askeri faaliyetlerinin Bekaa Vadisi’nde, Litani Nehri’nin kuzeyinde ve Suriye sınırı boyunca da tasfiye edilmesi gerektiğini savunuyor.


Babil'de Ketaib Hizbullah'a ait bir yere düzenlenen saldırılarda iki kişi öldü

 Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)
Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)
TT

Babil'de Ketaib Hizbullah'a ait bir yere düzenlenen saldırılarda iki kişi öldü

 Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)
Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)

Babil vilayetinin kuzeyindeki Curf el-Nasr bölgesi, bugün Bağdat'ın güneyinde bulunan Ketaib Hizbullah'a ait bir yeri hedef alan çeşitli hava saldırılarına maruz kaldı. Şarku’l Avsat’a konuşan bir güvenlik kaynaklarına göre saldırılar sonucunda 2 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi de yaralandı.

Kaynaklar, hedef alınan bölgede insansız hava araçları (İHA) ve füzeler için depolar bulunduğunu belirterek, kayıpların ve hasarın boyutunu doğru bir şekilde belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini ve ilave ayrıntıların daha sonra açıklanacağını kaydetti.


Ürdün ordusu, "Krallığın semalarını korumak" amacıyla sorti uçuşları yapıyor

İsrail'in İran'a önleyici saldırı başlattığını açıklamasının ardından Tahran'da yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail'in İran'a önleyici saldırı başlattığını açıklamasının ardından Tahran'da yükselen dumanlar (Reuters)
TT

Ürdün ordusu, "Krallığın semalarını korumak" amacıyla sorti uçuşları yapıyor

İsrail'in İran'a önleyici saldırı başlattığını açıklamasının ardından Tahran'da yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail'in İran'a önleyici saldırı başlattığını açıklamasının ardından Tahran'da yükselen dumanlar (Reuters)

Ürdün ordusu bugün yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına başlamasının ardından "krallığın semalarını korumak ve egemenliğini muhafaza etmek" amacıyla hava kuvvetlerinin sorti uçuşları gerçekleştirdiğini duyurdu.

Açıklamada, "Krallığın çeşitli bölgelerindeki semalarda duyulan seslerin, rutin hava görevleri gerçekleştiren Ürdün Kraliyet Hava Kuvvetleri'ne ait uçaklardan kaynaklandığı" belirtilerek, kuvvetlerin "Krallığın semalarını koruma ve egemenliğini muhafaza etme konusundaki ulusal görevlerini tam verimlilik ve yetkinlikle yerine getirmeye devam ettiği" vurgulandı.

İsrail bugün erken saatlerde Tahran'daki İran hedeflerine karşı "önleyici bir saldırı" gerçekleştirdiğini duyurdu. Daha sonra ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer silaha sahip olmayacağını vurgulayarak "büyük çaplı operasyonların" başladığını açıkladı.