Kahire ve Doha esir takası için iş birliği yapıyor

Mısır Dışişleri Bakanı Şukri, Macron’un Sisi ve Temim ile görüşmesinin ardından Katar Uluslararası İşbirliği Bakanı ile görüştü.

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Katar Uluslararası İşbirliğinden Sorumlu Devlet Bakanı Lulva el-Hater’i kabul etti (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Katar Uluslararası İşbirliğinden Sorumlu Devlet Bakanı Lulva el-Hater’i kabul etti (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Kahire ve Doha esir takası için iş birliği yapıyor

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Katar Uluslararası İşbirliğinden Sorumlu Devlet Bakanı Lulva el-Hater’i kabul etti (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Katar Uluslararası İşbirliğinden Sorumlu Devlet Bakanı Lulva el-Hater’i kabul etti (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Kahire, özellikle İsrail’in son iki günde ortaya çıkan engelleme girişimleri gölgesinde, Filistinli direniş grupları ile İsrail arasındaki esir takası konusunu ilerletmek amacıyla bölgesel ve uluslararası temaslarını sürdürüyor.

Müzakereleri takip eden bir kaynak, Mısır’daki temasların, Gazze’deki çatışmanın iki tarafı arasında yakın zamanda tamamlanması planlanan esir takasına ilişkin devam eden istişareleri ilerletmek amacıyla son yirmi dört saat boyunca ABD ve Katar süreçlerine odaklandığını ortaya koydu.

Kimliğinin açıklanmasını istemeyen kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, hükümet için taraflarla ilgili siyasi hesaplar uyarınca İsrail’in zaman zaman değişen açıklamalarına bakılmaksızın Mısır’ın bu süreçte yoğun çabalarının devam ettiğini belirtti. Kaynak, “Mısır, bu meseleyi, uzun süreli bir ateşkese yol açacak önlemlerin alınmasını amaçlayan daha geniş bir hedefin parçası olarak görüyor” dedi.

Bölgesel ve uluslararası taraflar

Şu anda bölgesel ve uluslararası taraflarla sürdürülen koordinasyon hakkında “Mısır tüm taraflara açıktır ve Gazze Şeridi’ndeki durumun iyileştirilmesine yönelik her türlü çabayı desteklemektedir” diyen kaynak, Washington’un tutukluları, özellikle de ABD vatandaşlığına sahip olanları mümkün olan en kısa sürede serbest bırakma arzusu ışığında, ABD’li yetkililerle temasların ilerleme kaydettiğini vurguladı. Kaynak, Katar ile koordinasyonun, çabaları koordine etmek ve ortak çabaları başarılı kılmak amacıyla en üst düzeyde gerçekleştiğini ifade etti.

Hamas’ın Tel Aviv’deki bir duvara astığı İsrailli mahkumların posterleri (AFP)
Hamas’ın Tel Aviv’deki bir duvara astığı İsrailli mahkumların posterleri (AFP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçen cumartesi günü düzenlediği basın toplantısında Hamas’la herhangi bir esir takası konusunda anlaşmaya varılmadığını duyurdu. Netanyahu, geçen hafta ABD merkezli bir kanala yaptığı televizyon açıklamalarında ‘anlaşmanın yakın olduğunu’ ima etmesinin ardından, rehinelerin serbest bırakılmasına yönelik herhangi bir anlaşmaya ilişkin bilginin ‘somut gelişmeler olması durumunda ve olduğu zaman’ yayınlanacağını vurguladı.

İsrailli yetkililere göre Hamas hareketi, 7 Ekim’den bu yana 239 İsrailli ve yabancı rehineyi alıkoyuyor. Filistin direniş hareketi, tutukluların ayrıntılarını açıklama konusunda çekingen davranırken, İsrail bombardımanı sonucunda bir kısmının öldürüldüğünü duyurdu. Hamas hareketinin askeri kanadı olan El-Kassam Tugayları da cumartesi günü İsrailli mahkumları koruyan gruplarla teması kaybettiğini açıklayarak, akıbetlerinin bilinmediğini ifade etti.

Mısır - Katar koordinasyonu

Öte yandan Mısır Dışişleri Bakanı Sameh Şukri, Katar yardımını el-Ariş Havaalanı ve Refah kapısına ulaştırmak üzere yaptığı ziyaret kapsamında, Katar Devleti’nin Uluslararası İşbirliğinden Sorumlu Devlet Bakanı Lulva el-Hater ile bir araya geldi. Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, görüşmelerde kardeş Filistin halkına insani yardımların erişimini artırmaya yönelik ortak çabaları koordine etmenin yolları ele alındı. İki bakan aynı zamanda Mısır ve Katar’ın Gazze’deki savaşı durdurma yolunda gerçekleştirdiği hareketler ve iletişimlere ilişkin bir değerlendirmede de bulundu. Bakanlar, derhal ve koşulsuz bir ateşkese ulaşmanın kaçınılmaz olduğunu, uluslararası tarafların İsrail’in sivillere ve sivil tesislere yönelik, uluslararası hukuk kurallarını ve uluslararası insancıl hukuku baltalayan ihlallerini durdurma ve faillerden hesap sorma sorumluluklarını üstlendiklerini vurguladı.

Şukri’nin Katarlı Bakan ile yaptığı görüşmelerde Gazze’deki duruma ilişkin iki ülke arasındaki koordinasyon üzerinde duruldu (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Şukri’nin Katarlı Bakan ile yaptığı görüşmelerde Gazze’deki duruma ilişkin iki ülke arasındaki koordinasyon üzerinde duruldu (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Ziyaret, Elysee’nin açıkladığına göre Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un geçen cumartesi günü Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad Âl Sâni ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile Gazze’deki Hamas tarafından alıkoyulan esirlerin serbest bırakılmasına yönelik devam eden müzakerelere ilişkin yaptığı görüşmenin ertesi günü gerçekleşti.

Fransa Cumhurbaşkanlığı, “Üç ülkenin liderleri rehinelerin durumunu ve serbest bırakılmalarını sağlamak için alınan önlemleri ele aldı” dedi. Macron, 8 Fransız vatandaşının da aralarında bulunduğu rehinelerin serbest bırakılmasının Fransa için mutlak bir öncelik olduğunu ve rehinelerin gecikmeden serbest bırakılması gerektiğini kaydetti. Macron ayrıca, Gazze’de sivil kayıpların sayısı artarken ve hastaneler ve okullar bombalanırken, acil bir ateşkes ihtiyacını yineledi.

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani ise dün yaptığı açıklamada, Hamas’ın bir aydan uzun süre önce İsrail’e düzenlediği saldırıdan bu yana tutuklu bulunanların serbest bırakılmasına yönelik bir anlaşmaya varılmasının basit ve lojistik konulara bağlı olduğunu ifade etti.

Doha’da düzenlediği basın toplantısında Şeyh Muhammed bin Abdurrahman, “Müzakerelerdeki geri kalan zorluklar, daha lojistik ve pratik oldukları için daha büyük zorluklarla karşılaştırıldığında çok küçük” diyerek, anlaşmaya ilişkin müzakerelerin son birkaç haftadır zaman zaman dalgalanmalara sahne olduğunu açıkladı. Katar ve Mısır arabuluculuğu, şimdiye kadar geçen Ekim ayında 4 kadın tutuklunun serbest bırakılmasına olanak tanıdı.

Siyasi baskı belgesi

Diğer taraftan El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi İsrail işleri uzmanı Dr. Said Akaşa, İsrail’in açıklamalarına rağmen Hamas’ın elindeki tutuklular meselesine ilişkin müzakerelerin devam ettiğine dikkat çekti. Akaşa, Katar liderliğinde bir süreç ve Mısır tarafından yönetilen bir süreç olduğunu ve bazen iki süreç arasında kesişmeden koordinasyon meydana geldiğini açıkladı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Akaşa, “Katar’ın ilişkileri ve Hamas hareketine yıllardır sağladığı mali destek göz önüne alındığında, ilerleme kaydetmek için ABD’nin Katar sürecine daha fazla güvendiği görülüyor. Ancak Mısır’la koordinasyon olmadan hiçbir anlaşmaya varılamaz” dedi.

Tel Aviv’deki Knesset binasının önünde Hamas tarafından tutulan İsrailli mahkumların fotoğrafları (Arşiv- Reuters)
Tel Aviv’deki Knesset binasının önünde Hamas tarafından tutulan İsrailli mahkumların fotoğrafları (Arşiv- Reuters)

İsrail basınında çıkan haberlere göre İsrail İç Güvenlik Servisi (Şin Bet) Başkanı Ronen Bar, Gazze Şeridi’nde Hamas hareketi tarafından tutulan rehinelerin serbest bırakılmasına ilişkin beklenen bir anlaşmayı ele almak için üst düzey Mısırlı yetkililerle görüşmek üzere bu ayın ortasında Mısır’ı ziyaret etti.

İç anlaşmazlıklar

İsrail işleri uzmanı, İsrail hükümetinin esirler meselesine ilişkin tutumunun karışık olduğunu ve iç anlaşmazlıklar tarafından kontrol edildiğini dile getirirken, İsrail’deki savaş hükümetinin pek çok üyesinin, esir takası anlaşmasının tamamlanmasını ‘Hamas’ın zaferi’ olarak gördüğünü vurguladı.

Dr. Said Akaşa, “Hamas'la anlaşarak mahkumları serbest bırakma arzusu ve aynı zamanda onu ortadan kaldırmak için savaşı sürdürme isteği arasındaki çelişkilerle yönetilen İsrail toplumunun yaşadığı gerçek bir ikilem ortasında, İsrail'in davranışları ve ayrım gözetmeyen bombardımanı, İsrail’in esirlerin hükümet üzerinde siyasi bir baskı kartına dönüşmemesi için onlardan kurtulma arzusunu gösteriyor” dedi.

Son birkaç gün içinde İsrail hükümetinin esirlerle ilgili tutumunu eleştirenlerin protestolarının hızı arttı. Öyle ki Gazze Şeridi’ndeki tutukluların ailelerinin önderliğinde binlerce kişinin katıldığı büyük bir yürüyüş düzenlendi ve göstericiler, tutukluların serbest bırakılması çabalarına yanıt verilmesi konusunda hükümete baskı yapmak için Tel Aviv’den Kudüs’e yürüdü.

Hamas siyasi bürosu başkanı İsmail Heniyye, geçen perşembe günü yaptığı açıklamada, İsrail’in ‘hareketin belirlediği bedeli ödemeden esirlerini geri almayacağını’ dile getirdi. Ayrıca Hamas’ın uzun bir savaşa hazır olduğunu vurguladı.



DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
TT

DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)

Libya Devlet Yüksek Konseyi (DYK), Birleşmiş Milletler'in (BM) tüm uyarılarına rağmen ‘adil ve şeffaf bir seçim süreci’ olarak nitelendirdiği süreçte, ülkenin batı ve güney bölgelerinden Yüksek Seçim Komisyonu'na üç yeni üyenin atandığını duyurdu.

Öte yandan Temsilciler Meclisi, Merkez Bankası yetkililerinin celpnamelerini ertelemek ve likidite, döviz kurları ve maaşları izlemek üzere bir teknik komite kurulması kararı aldı.

DYK, Muhammed Takala başkanlığındaki oturumunda, onaylanmış siyasi anlaşmalar çerçevesinde ve Libya halkının beklenti ve hedeflerine uygun bir şekilde, Temsilciler Meclisi ile mutabık kalınarak ‘egemen pozisyonlara’ atama rolünü yerine getirdiğini değerlendirdi.

DYK’nın bu hamlesini kısa bir süre önce kamuoyu önünde açık bir şekilde reddeden ve uyaran üç taraf, yani Yüksek Seçim Komisyonu, Temsilciler Meclisi ve BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL), konuyla ilgili herhangi bir resmi açıklamada bulunmadı.

DYK Başkanı Takala, pazartesi akşamı, başkent Trablus'ta Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi ile bu yılın devlet bütçesinin onaylanmaması durumunda önümüzdeki dönemde izlenecek mali durum ve ödeme mekanizması hakkında görüş alışverişinde bulundu. Görüşmede ayrıca Trablus Uluslararası Havalimanı'nda tamamlanan aşamalar, ülkenin çeşitli bölgelerinde şu anda uygulanmakta olan bazı projeler ve bu projelerde elde edilen tamamlanma oranları ele alındı.

Öte yandan Temsilciler Meclisi dün ülkenin doğusundaki Bingazi şehrindeki genel merkezinde Akile Salih başkanlığında, birinci ve ikinci başkan yardımcıları ile raportörünün katıldığı kapalı bir oturum düzenledi.

Pazartesi akşamı yapılan oturumun sonlarında, Temsilciler Meclisi, Libya Merkez Bankası Başkanı Naci İsa Belkasım, yardımcısı Meri Berasi, bankanın yönetim kurulu üyeleri, Temsilciler Meclisi tarafından atanan Usame Hammad hükümeti ve Ulusal Petrol Şirketi yetkililerinin çağrılmasını gelecek bir oturuma ertelediğini duyurdu ve çeşitli nedenlerle özür diledikten sonra hazırlık yapmaları için onlara zaman tanıdı.

DYK ayrıca, çoğunluk oyuyla, Merkez Bankası Başkanı, Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu ile bir teknik komite oluşturulmasına karar verdi. Bu komite, likidite sıkıntısı, döviz kuru, maaş gecikmeleri ve bunların nasıl çözüleceği gibi DYK’nın yanıtlaması gereken konuları görüşmek ve bir sonraki oturuma katılmak üzere, raporunu mümkün olan en kısa sürede DYK’ya sunmakla yükümlü. DYK, görüşülmesi için önerilen ‘Kara Para Aklama ve Terörle Mücadele Yasası’nı gelecek bir oturuma erteledikten sonra oturumu kapattı.

Öte yandan Avrupa Birliği'nin (AB) Libya Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nicola Orlando, salı günü Trablus'ta Suudi Arabistan'ın Libya Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Abdullah es-Salimi ile Libya ve bölgedeki güncel gelişmeleri görüştüğünü söyledi. Orlando, siyasi süreci ilerletmek ve Libya'nın istikrarını, birliğini ve refahını teşvik etmek için BM'nin kolaylaştırdığı yol haritasını desteklemenin önemi konusunda mutabık kaldıklarını belirtti.

rgty
Mareşal Halife Hafter ile LUO komutanlarının Bingazi'de yaptığı toplantıdan bir kare (LUO Genel Komutanlığı)

Öte yandan, ülkenin doğusunda bulunan Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Mareşal Halife Hafter, Bingazi'deki karargahında, oğlu Genelkurmay Başkanı Korgeneral Halid Hafter ve diğer komutanların katıldığı genişletilmiş bir toplantı düzenleyerek, son askeri ve güvenlik gelişmelerini görüştü. Toplantıda, tüm askeri birimlerde savaş etkinliğini artırmak ve sürekli hazırlığı güçlendirmek amacıyla gelecekteki eylem planları da gözden geçirildi.

Yurt içinde ve yurt dışında Libya vatandaşlarını korumanın LUO liderliğinin en önemli önceliği olduğunu vurgulayan Mareşal Hafter, ülkenin doğusundaki Bingazi'de, güneydeki Kufra kentinin ileri gelenlerinden oluşan bir heyetle yaptığı görüşmede, LUO’nun ‘her zaman tüm Libyalılar için koruyucu kalkan olmaya devam edeceğini ve onların güvenliğini ve emniyetini sağlamak için her türlü önlemi almaktan çekinmeyeceğini’ belirtti.

Heyet, Çad sınırında kısa süre önce gözaltına alınan Kufralılar için LUO liderliğinin müdahalesi ve çabaları ile bu çabaların sonucunda onların serbest bırakılmasından duydukları memnuniyeti iletti.

Diğer taraftan UBH ve Ankara arasındaki iş birliği çerçevesinde UBH Ekonomi ve Ticaret Bakanı Muhammed el-Huveyc, Trablus'taki bakanlık merkezinde Türk iş adamları ve sanayicilerden oluşan bir heyetle, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği ile yatırım ve ortaklık fırsatlarının geliştirilmesi konusunda görüşmelerde bulundu.

Bakanlık tarafından pazartesi akşamı yapılan açıklamada, toplantıda Libya-Türkiye ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesinin yollarının ele alındığı, Libya pazarındaki umut vaat eden yatırım fırsatlarının gözden geçirildiği, ayrıca ulusal ekonominin desteklenmesi, yatırım için cazip bir ortam yaratılması ve Türk özel sektörüyle stratejik ortaklıkların güçlendirilmesine katkıda bulunacak şekilde sanayi, tarım, şehir planlama ve fuar ve konferansların düzenlenmesi alanlarında iş birliği mekanizmalarına değinildiği belirtildi.


Sudan'daki barış çabalarını koordine etmek için Kahire'de uluslararası toplantı

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Birleşmiş Milletler (BM) Sudan Özel Temsilcisi Ramtane Lamamra ile görüşmesi sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Birleşmiş Milletler (BM) Sudan Özel Temsilcisi Ramtane Lamamra ile görüşmesi sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Sudan'daki barış çabalarını koordine etmek için Kahire'de uluslararası toplantı

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Birleşmiş Milletler (BM) Sudan Özel Temsilcisi Ramtane Lamamra ile görüşmesi sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Birleşmiş Milletler (BM) Sudan Özel Temsilcisi Ramtane Lamamra ile görüşmesi sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Kahire bugün, Sudan’da barış çabalarını güçlendirmek ve iki buçuk yılı aşkın süredir devam eden iç savaşı durdurmaya yönelik yolları ilerletmek amacıyla kurulan Danışma Mekanizması’nın beşinci toplantısına ev sahipliği yapacak.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Birleşmiş Milletler (BM) Sudan Özel Temsilcisi Ramtane Lamamra’nın Danışma Mekanizması toplantısına katılımını memnuniyetle karşıladı. Abdulati, dün Kahire’de Lamamra ile yaptığı görüşmede, toplantıdan çıkacak sonuçların Sudan’da barış ve istikrarın yeniden tesis edilmesine yönelik uluslararası çabalara katkı sağlamasını umut ettiklerini söyledi.

Sudan’da Nisan 2023’ün ortasında savaşın patlak vermesinin ardından oluşturulan Danışma Mekanizması’nda, Afrika Birliği (AfB), Avrupa Birliği (AB), Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi (IGAD), Arap Birliği ve BM olmak üzere beş ana çok taraflı kuruluş yer alıyor. Mekanizma kapsamında daha önce Mısır, Cibuti, Moritanya ve Brüksel’de toplantılar düzenlenerek Sudan’daki barış girişimlerinin eşgüdümü hedeflendi.

asdfrgt
Birleşmiş Milletler (BM) Sudan Özel Temsilcisi Ramtane Lamamra ile Kahire'de kapsamlı görüşmeler yapıldı. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Abdulati, Lamamra ile yaptığı görüşmede, Danışma Mekanizması toplantısından çıkacak sonuçların Sudan’da barış ve istikrarın yeniden tesisine yönelik çabalara katkı sağlamasının önemini vurguladı. Mısır Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre Abdulati, başta Dörtlü Mekanizma olmak üzere bölgesel ve uluslararası ortaklarla eşgüdümün güçlendirilmesinin gerekliliğine de dikkat çekti.

Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve ABD’den oluşan Dörtlü Mekanizma, Sudan’da ateşkesin sağlanması için çalışmalar yürütüyor. Mekanizma, 12 Eylül’de Washington’da bakanlar düzeyinde bir toplantı gerçekleştirmiş ve Sudan’daki silahlı çatışmanın çözümü için tüm çabaların gösterilmesi gerektiğini vurgulamıştı. Toplantıda ayrıca sivillerin ve altyapının korunması, insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasının sağlanması ve Kızıldeniz bölgesinin güvenliği için uygun koşulların oluşturulması çağrısı yapılmıştı.

Abdulati, Lamamra ile görüşmelerinde Sudan krizine ilişkin Mısır’ın tutumunun temel ilkelerini yineleyerek, Sudan’ın birliği ve toprak bütünlüğünün korunmasının öncelik olduğunu ifade etti. Sudan devlet kurumlarının muhafaza edilmesinin, istikrarın yeniden sağlanmasının temel dayanağı olduğu vurgusunu yaptı.

Lamamra ise Mısır’ın Sudan’a yönelik siyasi ve insani çabalarını takdir etti. Şarku’l Avsat’ın Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan aktardığına göre Lamamra, Kahire’nin ateşkesin sağlanmasına yönelik girişimleri desteklemedeki aktif rolüne ve Sudan halkının acılarını sona erdirecek, iç istikrarı güçlendirecek kapsayıcı bir siyasi sürecin başlatılması için uygun koşulların oluşturulmasına yönelik çabalarına dikkat çekti.

Danışma Mekanizması’nın geçtiğimiz haziran ayında Brüksel’de yapılan son toplantısında, grubun Sudan’ın birliğine, toprak bütünlüğüne ve Sudan halkının egemenliğine bağlılığı teyit edildi. Katılımcılar, silahların susturulması, sivil geçiş sürecine geri dönülmesi ve özellikle kadınlar ile gençler başta olmak üzere savaştan etkilenen Sudan halkının geleceğine yönelik acil adımlar atılması için kolektif ve eşgüdümlü çalışmanın gerekliliği konusunda mutabık kaldı.

Eski Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Salah Halime ise Danışma Mekanizması toplantısının Sudan’daki savaş krizinde bir kırılma yaratacağı konusunda temkinli. Halime, girişimin bölgesel ve uluslararası çözüm yollarını birleştirmek amacıyla kurulduğunu ancak özellikle çalışma çerçevesinin güvenlik ve insani boyutlarla sınırlı kalması, siyasi süreci kapsamaması nedeniyle bugüne kadar somut bir fayda sağlamadığını söyledi.

Halime, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Dörtlü Mekanizma, Sudan’da barış sürecinde ilerleme sağlama açısından daha etkili bir yol sunuyor” dedi. Dörtlü Mekanizma ülkelerinin güvenlik, insani ve siyasi boyutları içeren bir vizyon benimsediğini belirten Halime, uluslararası toplumun Sudan krizinin sona erdirilmesinde bu girişimin çabalarına güvendiğini ifade etti. Halime, beşinci toplantının Kahire’de düzenlenmesinin de Mısır’ın Sudan’da istikrarın yeniden tesisine verdiği önemi yansıttığını vurguladı.

Mısır Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre Abdulati, BM Sudan Özel Temsilcisi’yle yaptığı görüşmede, uluslararası ve bölgesel ortaklarla eşgüdüm içinde kalıcı ateşkes sağlanmasına yönelik Mısır’ın yürüttüğü temaslara dikkat çekti. Abdulati ayrıca, Mısır’ın topraklarında çok sayıda Sudanlıyı misafir etmesi bağlamında Sudan halkına sağlanan sürekli desteğe de değindi.

Sudanlı siyasi analist el-Hindi İzzeddin ise Danışma Mekanizması’nın Sudan’daki insani çabaların ilerletilmesinde rol oynayabileceğini, ancak önceki çıktılarının barış dosyasında siyasi bir atılım yapma kapasitesini yansıtmadığını söyledi. İzzeddin, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Kahire toplantısının öneminin, Sudan’da siyasi çözüm sürecinin fiilen başlaması halinde beş çok taraflı uluslararası kuruluşun çabalarının eşgüdümünde ortaya çıkacağını belirtti.


Şarku'l Avsat'a konuşan bir  kaynak Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
TT

Şarku'l Avsat'a konuşan bir  kaynak Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)

Filistinli bir kaynak bugün, Gazze Şeridi'ni yönetecek teknokrat komitenin üyelerinin çoğunluğunun isimleri konusunda anlaşmaya varıldığını bildirdi.

Filistin sivil toplum sektöründe kaynak Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, 18 üyeden oluşması beklenen komitedeki isimlerin çoğunun Gazze Şeridi sakinlerinden oluştuğunu ve bunların büyük bir kısmının akademisyenler de dahil olmak üzere sivil toplum çalışmalarıyla bağlantılı iş adamları ve ekonomistler olduğunu söyledi.

Kaynak, üzerinde anlaşmaya varılan üyelerin, Gazze'den veya yurt dışından Mısır'ın başkenti Kahire'ye seyahat için hazırlık yapmaları konusunda bilgilendirildiğini ve seyahat sürecinin yarın organize bir şekilde başlayacağını belirtti.

Şarku’l Avsat'ın elde ettiği isimler arasında şunlar yer alıyor: Daha önce Filistin Yönetimi Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarlığı görevini yürüten Ali Şati; Tarım Yardım Derneği Direktörü ve sivil toplum aktivisti Abdul Kerim Aşur; Tıbbi Yardım Derneği Direktörü Aed Yaghi; Gazze Ticaret Odası Direktörü Aed Ebu Ramazan; Filistin Üniversitesi Rektörü Cebr el-Daur; mühendislik danışmanı Beşir el-Reis; Gazze Şeridi Filistin Telekomünikasyon Direktörü Ömer Şamali; Refah Belediyesi'nde mühendis ve danışman olan Ali Berhum; ve Avukat Hana Terzi.”

Kaynak, bu kişilerin isimleri konusunda geniş bir mutabakat olduğunu, ancak İsrail'in bunları onaylayıp onaylamadığının henüz bilinmediğini ifade etti.

Kaynak, bu isimlerden herhangi biriyle ilgili bir anlaşmazlık çıkması durumunda listede değişiklikler yapılabileceğini belirtti.

Mısır, Gazze Şeridi'ni geçici olarak yönetecek teknokrat komitenin kurulmasını hızlandırmak amacıyla tüm Filistinli taraflarla, arabulucularla, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ile yoğun temaslar yürütüyor ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas hükümetiyle de iletişim halinde olacak.

Hamas ise komitenin resmen kurulmasının ardından Gazze Şeridi'ndeki iktidarı komiteye devretmeye hazırlanıyor.