Kahire ve Doha esir takası için iş birliği yapıyor

Mısır Dışişleri Bakanı Şukri, Macron’un Sisi ve Temim ile görüşmesinin ardından Katar Uluslararası İşbirliği Bakanı ile görüştü.

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Katar Uluslararası İşbirliğinden Sorumlu Devlet Bakanı Lulva el-Hater’i kabul etti (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Katar Uluslararası İşbirliğinden Sorumlu Devlet Bakanı Lulva el-Hater’i kabul etti (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Kahire ve Doha esir takası için iş birliği yapıyor

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Katar Uluslararası İşbirliğinden Sorumlu Devlet Bakanı Lulva el-Hater’i kabul etti (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Katar Uluslararası İşbirliğinden Sorumlu Devlet Bakanı Lulva el-Hater’i kabul etti (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Kahire, özellikle İsrail’in son iki günde ortaya çıkan engelleme girişimleri gölgesinde, Filistinli direniş grupları ile İsrail arasındaki esir takası konusunu ilerletmek amacıyla bölgesel ve uluslararası temaslarını sürdürüyor.

Müzakereleri takip eden bir kaynak, Mısır’daki temasların, Gazze’deki çatışmanın iki tarafı arasında yakın zamanda tamamlanması planlanan esir takasına ilişkin devam eden istişareleri ilerletmek amacıyla son yirmi dört saat boyunca ABD ve Katar süreçlerine odaklandığını ortaya koydu.

Kimliğinin açıklanmasını istemeyen kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, hükümet için taraflarla ilgili siyasi hesaplar uyarınca İsrail’in zaman zaman değişen açıklamalarına bakılmaksızın Mısır’ın bu süreçte yoğun çabalarının devam ettiğini belirtti. Kaynak, “Mısır, bu meseleyi, uzun süreli bir ateşkese yol açacak önlemlerin alınmasını amaçlayan daha geniş bir hedefin parçası olarak görüyor” dedi.

Bölgesel ve uluslararası taraflar

Şu anda bölgesel ve uluslararası taraflarla sürdürülen koordinasyon hakkında “Mısır tüm taraflara açıktır ve Gazze Şeridi’ndeki durumun iyileştirilmesine yönelik her türlü çabayı desteklemektedir” diyen kaynak, Washington’un tutukluları, özellikle de ABD vatandaşlığına sahip olanları mümkün olan en kısa sürede serbest bırakma arzusu ışığında, ABD’li yetkililerle temasların ilerleme kaydettiğini vurguladı. Kaynak, Katar ile koordinasyonun, çabaları koordine etmek ve ortak çabaları başarılı kılmak amacıyla en üst düzeyde gerçekleştiğini ifade etti.

Hamas’ın Tel Aviv’deki bir duvara astığı İsrailli mahkumların posterleri (AFP)
Hamas’ın Tel Aviv’deki bir duvara astığı İsrailli mahkumların posterleri (AFP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçen cumartesi günü düzenlediği basın toplantısında Hamas’la herhangi bir esir takası konusunda anlaşmaya varılmadığını duyurdu. Netanyahu, geçen hafta ABD merkezli bir kanala yaptığı televizyon açıklamalarında ‘anlaşmanın yakın olduğunu’ ima etmesinin ardından, rehinelerin serbest bırakılmasına yönelik herhangi bir anlaşmaya ilişkin bilginin ‘somut gelişmeler olması durumunda ve olduğu zaman’ yayınlanacağını vurguladı.

İsrailli yetkililere göre Hamas hareketi, 7 Ekim’den bu yana 239 İsrailli ve yabancı rehineyi alıkoyuyor. Filistin direniş hareketi, tutukluların ayrıntılarını açıklama konusunda çekingen davranırken, İsrail bombardımanı sonucunda bir kısmının öldürüldüğünü duyurdu. Hamas hareketinin askeri kanadı olan El-Kassam Tugayları da cumartesi günü İsrailli mahkumları koruyan gruplarla teması kaybettiğini açıklayarak, akıbetlerinin bilinmediğini ifade etti.

Mısır - Katar koordinasyonu

Öte yandan Mısır Dışişleri Bakanı Sameh Şukri, Katar yardımını el-Ariş Havaalanı ve Refah kapısına ulaştırmak üzere yaptığı ziyaret kapsamında, Katar Devleti’nin Uluslararası İşbirliğinden Sorumlu Devlet Bakanı Lulva el-Hater ile bir araya geldi. Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, görüşmelerde kardeş Filistin halkına insani yardımların erişimini artırmaya yönelik ortak çabaları koordine etmenin yolları ele alındı. İki bakan aynı zamanda Mısır ve Katar’ın Gazze’deki savaşı durdurma yolunda gerçekleştirdiği hareketler ve iletişimlere ilişkin bir değerlendirmede de bulundu. Bakanlar, derhal ve koşulsuz bir ateşkese ulaşmanın kaçınılmaz olduğunu, uluslararası tarafların İsrail’in sivillere ve sivil tesislere yönelik, uluslararası hukuk kurallarını ve uluslararası insancıl hukuku baltalayan ihlallerini durdurma ve faillerden hesap sorma sorumluluklarını üstlendiklerini vurguladı.

Şukri’nin Katarlı Bakan ile yaptığı görüşmelerde Gazze’deki duruma ilişkin iki ülke arasındaki koordinasyon üzerinde duruldu (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Şukri’nin Katarlı Bakan ile yaptığı görüşmelerde Gazze’deki duruma ilişkin iki ülke arasındaki koordinasyon üzerinde duruldu (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Ziyaret, Elysee’nin açıkladığına göre Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un geçen cumartesi günü Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad Âl Sâni ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile Gazze’deki Hamas tarafından alıkoyulan esirlerin serbest bırakılmasına yönelik devam eden müzakerelere ilişkin yaptığı görüşmenin ertesi günü gerçekleşti.

Fransa Cumhurbaşkanlığı, “Üç ülkenin liderleri rehinelerin durumunu ve serbest bırakılmalarını sağlamak için alınan önlemleri ele aldı” dedi. Macron, 8 Fransız vatandaşının da aralarında bulunduğu rehinelerin serbest bırakılmasının Fransa için mutlak bir öncelik olduğunu ve rehinelerin gecikmeden serbest bırakılması gerektiğini kaydetti. Macron ayrıca, Gazze’de sivil kayıpların sayısı artarken ve hastaneler ve okullar bombalanırken, acil bir ateşkes ihtiyacını yineledi.

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani ise dün yaptığı açıklamada, Hamas’ın bir aydan uzun süre önce İsrail’e düzenlediği saldırıdan bu yana tutuklu bulunanların serbest bırakılmasına yönelik bir anlaşmaya varılmasının basit ve lojistik konulara bağlı olduğunu ifade etti.

Doha’da düzenlediği basın toplantısında Şeyh Muhammed bin Abdurrahman, “Müzakerelerdeki geri kalan zorluklar, daha lojistik ve pratik oldukları için daha büyük zorluklarla karşılaştırıldığında çok küçük” diyerek, anlaşmaya ilişkin müzakerelerin son birkaç haftadır zaman zaman dalgalanmalara sahne olduğunu açıkladı. Katar ve Mısır arabuluculuğu, şimdiye kadar geçen Ekim ayında 4 kadın tutuklunun serbest bırakılmasına olanak tanıdı.

Siyasi baskı belgesi

Diğer taraftan El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi İsrail işleri uzmanı Dr. Said Akaşa, İsrail’in açıklamalarına rağmen Hamas’ın elindeki tutuklular meselesine ilişkin müzakerelerin devam ettiğine dikkat çekti. Akaşa, Katar liderliğinde bir süreç ve Mısır tarafından yönetilen bir süreç olduğunu ve bazen iki süreç arasında kesişmeden koordinasyon meydana geldiğini açıkladı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Akaşa, “Katar’ın ilişkileri ve Hamas hareketine yıllardır sağladığı mali destek göz önüne alındığında, ilerleme kaydetmek için ABD’nin Katar sürecine daha fazla güvendiği görülüyor. Ancak Mısır’la koordinasyon olmadan hiçbir anlaşmaya varılamaz” dedi.

Tel Aviv’deki Knesset binasının önünde Hamas tarafından tutulan İsrailli mahkumların fotoğrafları (Arşiv- Reuters)
Tel Aviv’deki Knesset binasının önünde Hamas tarafından tutulan İsrailli mahkumların fotoğrafları (Arşiv- Reuters)

İsrail basınında çıkan haberlere göre İsrail İç Güvenlik Servisi (Şin Bet) Başkanı Ronen Bar, Gazze Şeridi’nde Hamas hareketi tarafından tutulan rehinelerin serbest bırakılmasına ilişkin beklenen bir anlaşmayı ele almak için üst düzey Mısırlı yetkililerle görüşmek üzere bu ayın ortasında Mısır’ı ziyaret etti.

İç anlaşmazlıklar

İsrail işleri uzmanı, İsrail hükümetinin esirler meselesine ilişkin tutumunun karışık olduğunu ve iç anlaşmazlıklar tarafından kontrol edildiğini dile getirirken, İsrail’deki savaş hükümetinin pek çok üyesinin, esir takası anlaşmasının tamamlanmasını ‘Hamas’ın zaferi’ olarak gördüğünü vurguladı.

Dr. Said Akaşa, “Hamas'la anlaşarak mahkumları serbest bırakma arzusu ve aynı zamanda onu ortadan kaldırmak için savaşı sürdürme isteği arasındaki çelişkilerle yönetilen İsrail toplumunun yaşadığı gerçek bir ikilem ortasında, İsrail'in davranışları ve ayrım gözetmeyen bombardımanı, İsrail’in esirlerin hükümet üzerinde siyasi bir baskı kartına dönüşmemesi için onlardan kurtulma arzusunu gösteriyor” dedi.

Son birkaç gün içinde İsrail hükümetinin esirlerle ilgili tutumunu eleştirenlerin protestolarının hızı arttı. Öyle ki Gazze Şeridi’ndeki tutukluların ailelerinin önderliğinde binlerce kişinin katıldığı büyük bir yürüyüş düzenlendi ve göstericiler, tutukluların serbest bırakılması çabalarına yanıt verilmesi konusunda hükümete baskı yapmak için Tel Aviv’den Kudüs’e yürüdü.

Hamas siyasi bürosu başkanı İsmail Heniyye, geçen perşembe günü yaptığı açıklamada, İsrail’in ‘hareketin belirlediği bedeli ödemeden esirlerini geri almayacağını’ dile getirdi. Ayrıca Hamas’ın uzun bir savaşa hazır olduğunu vurguladı.



İsrail, şubat ayı sonunda Sınır Tanımayan Doktorlar örgütünün Gazze'deki faaliyetlerini yasakladı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Zuveyda kentinde, yanık tedavisi için gerekli tıbbi ekipman, ilaç ve temel malzemelerin ciddi bir şekilde yetersiz olduğu ortamda, Filistinli bir kadın Sınır Tanımayan Doktorlar hastanesinde yanıkları olan genç bir kadına yardım ediyor (Reuters)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Zuveyda kentinde, yanık tedavisi için gerekli tıbbi ekipman, ilaç ve temel malzemelerin ciddi bir şekilde yetersiz olduğu ortamda, Filistinli bir kadın Sınır Tanımayan Doktorlar hastanesinde yanıkları olan genç bir kadına yardım ediyor (Reuters)
TT

İsrail, şubat ayı sonunda Sınır Tanımayan Doktorlar örgütünün Gazze'deki faaliyetlerini yasakladı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Zuveyda kentinde, yanık tedavisi için gerekli tıbbi ekipman, ilaç ve temel malzemelerin ciddi bir şekilde yetersiz olduğu ortamda, Filistinli bir kadın Sınır Tanımayan Doktorlar hastanesinde yanıkları olan genç bir kadına yardım ediyor (Reuters)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Zuveyda kentinde, yanık tedavisi için gerekli tıbbi ekipman, ilaç ve temel malzemelerin ciddi bir şekilde yetersiz olduğu ortamda, Filistinli bir kadın Sınır Tanımayan Doktorlar hastanesinde yanıkları olan genç bir kadına yardım ediyor (Reuters)

İsrail, bugün yaptığı açıklamada, Sınır Tanımayan Doktorlar örgütünün Filistinli çalışanlarının listesini sunamaması üzerine Gazze'deki insani yardım faaliyetlerini durduracağını duyurdu.

Yurtdışı İşleri ve Antisemitizmle Mücadele Bakanlığı, "Gazze Şeridi'ndeki Sınır Tanımayan Doktorlar'ın faaliyetlerine son verme yönünde adımlar atıldığını" açıkladı.

Bakanlık, kararın "Sınır Tanımayan Doktorlar'ın, bölgede faaliyet gösteren tüm insani yardım kuruluşları için geçerli şart olan yerel personel listelerini sunamaması" üzerine alındığını belirterek, örgütün faaliyetlerini durduracağını ve 28 Şubat'a kadar Gazze'den ayrılacağını kaydetti.

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), salı günü, İsrail'in Gazze Şeridi ve Batı Şeridi'ne erişimini sürdürmesi için talep ettiği personel listelerini vermeyeceğini açıkladı ve ekibinin güvenliği konusunda garanti alamadığını ifade etti.

Gazze'deki hastaneleri destekleyen MSF, İsrail'in bu ay Filistin topraklarındaki faaliyetlerini durdurması emrini verdiği 37 uluslararası kuruluştan biri. Bu kuruluşlar, personel bilgilerini sunma zorunluluğu da dahil olmak üzere yeni düzenlemelere uymadıkları takdirde faaliyetlerini durduracaklar.

Yardım kuruluşları, personel hakkında kişisel bilgilerin paylaşılmasının güvenliklerini tehlikeye atabileceğini belirterek, Gazze'deki iki yıllık savaş sırasında öldürülen veya yaralanan yüzlerce yardım çalışanını örnek gösteriyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre kayıt sürecini yöneten İsrail Diaspora İşleri Bakanlığı, yaptığı açıklamalarda, Hamas'ı Sınır Tanımayan Doktorlar'a baskı yapmakla suçladı. Bakanlık herhangi bir kanıt sunmadı, ancak Gazze Sağlık Bakanlığı'nın 29 Ocak'ta ortak sağlık kuruluşlarına bağlı sağlık çalışanlarının verilerini paylaşmayı reddettiğini, bunun nedeninin ise güvenlik endişeleri olduğunu belirtti. Bakanlık, Sınır Tanımayan Doktorlar'ın kendileriyle iletişime geçmediğini belirtti.

İsrail daha önce, veri kaydının Filistinli silahlı gruplara yardım ulaşmasını engellemek amacıyla yapıldığını belirtmişti. Yardım kuruluşları, önemli miktarda yardımın başka yerlere yönlendirildiğini reddediyor. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) geçen hafta, bu bilgiyi ifşa etmeyi kabul eden Filistinli ve uluslararası personelin kısmi bir listesini paylaşmaya hazır olduğunu, ancak listenin yalnızca idari amaçlarla kullanılması ve ekibini tehlikeye atılmaması şartıyla bunu yapacağını söyledi. MSF, insani tıbbi malzemelerin yönetimini kontrol altında tutmak istediğini belirtti. Örgüt yaptığı açıklamada, "Tekrarlanan çabalara rağmen, son birkaç gündür İsrail yetkilileriyle gerekli somut garantiler konusunda bir anlaşmaya varamadığımız ortaya çıktı" ifadelerini kullandı. MSF, Gazze ve Batı Şeria'daki faaliyetlerine getirilen yasağın, Gazze'de devam eden insani kriz göz önüne alındığında, insani hizmetler üzerinde yıkıcı bir etkiye sahip olabileceğini belirtti.


Dörtlü Mekanizma’nın Sudan savaşını sona erdirme planında çıkmaz yaşanıyor

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)
TT

Dörtlü Mekanizma’nın Sudan savaşını sona erdirme planında çıkmaz yaşanıyor

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)

Sudan’daki savaşı durdurmaya yönelik çabalar, son aylarda Dörtlü Mekanizma’nın yol haritasının kayda değer bir sonuç üretememesi nedeniyle çıkmaza girmiş durumda.

Ufkun tıkandığı bu süreçte, çok sayıda kaynak, bu yönde kapalı kapılar ardında ve son derece gizli yürütülen bazı görüşmelerin yapılmış olabileceğini, bu nedenle herhangi bir bilginin sızmasının önüne geçildiğini belirtiyor.

Aynı kaynaklar, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan’ın, Dörtlü Mekanizma’yı devre dışı bırakmaya yönelik bir girişim içinde olduğunu ve doğrudan ABD Başkanı Donald Trump’ın öncülük edeceği yeni bir müzakere hattı oluşturmayı hedeflediğini ifade ediyor. Burhan’ın, bu yaklaşımı çeşitli açıklamalarında birden fazla kez dile getirdiği kaydediliyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan siyasi kaynaklar ise Dörtlü Mekanizma’nın özellikle en kritik başlık olan ateşkesin sağlanması konusunda sunduğu yol haritasında somut bir ilerleme kaydedememesine rağmen, arabulucuların girişimin başarısız olduğunu ilan etmediğini ya da görüşmeleri sonlandırdıklarına dair bir açıklama yapmadığını aktardı.

Dörtlü Mekanizma’nın yol haritası

 Sudan'daki çatışmanın iki tarafının temsilcileri, Mayıs 2023'te Cidde Bildirgesi’nin imzalanması sırasında (Reuters)Sudan'daki çatışmanın iki tarafının temsilcileri, Mayıs 2023'te Cidde Bildirgesi’nin imzalanması sırasında (Reuters)

ABD, Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) oluşan Dörtlü Mekanizma’nın yol haritası, geçtiğimiz yıl eylül ayında, insani yardımların Sudan’ın tüm bölgelerine ulaştırılmasını kolaylaştırmak amacıyla üç ay süreli insani ateşkes öngörmüş, bunun ardından kapsamlı bir ateşkes ilan edilmesini ve dokuz ay içinde Sudanlıların güvenini kazanacak meşru sivil hükümetin kurulmasına yol açacak siyasi sürecin başlatılmasını önermişti. Ancak girişim, Sudan ordusunun reddi ve ülkesindeki çatışma karşısında tarafsız olmadığı yönündeki şüpheleri nedeniyle engelle karşılaştı.

Kaynaklar, Dörtlü Mekanizma yol haritasının Sudan’daki savaşı durdurmaya yönelik şu anda masadaki tek girişim olduğunu ve yaklaşık üç yıldır süren, Birleşmiş Milletler’e (BM) göre dünyadaki en büyük insani felakete yol açan yıkıcı çatışmayı sona erdirmek amacıyla tarafların bölgesel düzeyde uzlaşması sonucunda ortaya çıktığını belirtiyor.

Aynı kaynaklar, son gelişmelerin Dörtlü Mekanizma dışında yeni bir müzakere sürecinin varlığına işaret etmediğini, yaşananların ise ordunun bu girişimi en kısa sürede kabul etmesini sağlamaya yönelik çabalardan ibaret olduğunu ifade ediyor. Bu kapsamda, Sudan hükümetiyle iyi ilişkilere sahip bazı ülkelerin, yönetimi girişime olumlu yaklaşmaya teşvik etmek için diplomatik temaslarını yoğunlaştırdığı belirtiliyor.

Tek platform

Siyasi analist el-Cemil el-Fadıl, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Dörtlü Mekanizma girişiminin Sudan’da uzayan savaş krizinin çözümü için bölge ülkeleri arasında üzerinde uzlaşı sağlanmış tek platform olmayı sürdürdüğünü söyledi. El-Fadıl, söz konusu girişimin, ABD Başkanı Donald Trump ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi arasında, ocak ayı ortasında Davos Forumu kapsamında yapılan görüşmede de güçlü biçimde gündeme geldiğini belirtti.

El-Fadıl, iki lider arasındaki görüşmelerin esas olarak Dörtlü Mekanizma çerçevesinde Sudan’daki savaşı sona erdirmeye yönelik ortak çabalara odaklandığını, önceliğin insani ateşkesin kalıcı hale getirilmesi olduğunu ifade etti. Bununla birlikte girişimin sahada somut kazanımlar elde etmesi gerektiğini vurgulayan el-Fadıl, mevcut tabloya bakıldığında sürecin çıkmaza girdiğinin söylenemeyeceğini dile getirdi.

Washington’daki insani yardım konferansı

 Sudan’da dünyadaki en büyük iç göç yaşandı. (Reuters)Sudan’da dünyadaki en büyük iç göç yaşandı. (Reuters)

El-Fadıl, ABD yönetimine yakın çevrelerden sızan bilgilerle bağlantı kurarak, Washington’un 3 Şubat’ta Sudan’a destek amacıyla uluslararası bir insani yardım konferansı düzenlemeye hazırlandığını ve önümüzdeki kısa dönemde kayda değer bir ilerleme yaşanmasının beklendiğini söyledi. Bu adımın, Dörtlü Mekanizma tarafından ortaya konan çözüm yol haritasının parçası olduğunu da ifade etti.

El-Fadıl, ABD yönetiminin, Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri’nden (HDK) ateşkes ve çatışmaların durdurulması yönünde taahhüt almadan böyle bir insani konferansı düzenlemeye gitmesinin mümkün olmadığını vurguladı.

Mevcut veriler ışığında, Washington’da yapılması planlanan insani konferansla eş zamanlı olarak yol haritasının uygulanmasına yönelik taraflar arasında örtülü bir mutabakat bulunabileceğini dışlamayan el-Fadıl, sürecin başarısının tüm tarafların gerçek ve somut tavizler vermesine bağlı olduğunu dile getirdi.


İsrail, Gazze Şeridi sakinleri için Refah sınır kapısının sınırlı olarak açıldığını duyurdu

Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).
Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).
TT

İsrail, Gazze Şeridi sakinleri için Refah sınır kapısının sınırlı olarak açıldığını duyurdu

Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).
Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).

İsrail, bugün yaptığı açıklamada Gazze Şeridi sakinlerinin geçişine izin vermek üzere Refah Sınır Kapısı’nın sınırlı olarak açıldığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre İsrail Savunma Bakanlığı’na bağlı Filistin sivil işlerinin koordinasyonundan sorumlu Hükümet Faaliyetlerini Koordinasyon Birimi (COGAT), “Ateşkes anlaşması ve siyasi liderliğin talimatları doğrultusunda, bugün Refah Sınır Kapısı yalnızca sivillerin geçişine açılmıştır” açıklamasında bulundu.

Filistin medya kuruluşları, daha önce Filistinli personeli taşıyan otobüslerin Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafına ulaştığını, buradan Filistin tarafına geçerek kapıda göreve başlamalarının planlandığını bildirmişti.

Sınır kapısından geçişlerin, sıkı denetim altında ve yalnızca bireylerle sınırlı olacağı belirtiliyor. Bu adım, ateşkesin yürürlüğe girmesinden aylar sonra atılırken, insani yardım kuruluşları uzun süredir abluka altında ve büyük ölçüde tahrip olmuş Gazze’ye yardımların ulaştırılabilmesi için kapının engelsiz şekilde açılması çağrısında bulunuyor.

Ambulanslar, Gazze Şeridi'ne doğru yola çıkmak üzere Refah sınır kapısının Mısır girişinde sıraya girdi (AP)Ambulanslar, Gazze Şeridi'ne doğru yola çıkmak üzere Refah sınır kapısının Mısır girişinde sıraya girdi (AP)

Gazze’de Rafah Sınır Kapısı Yeniden Açıldı, İsrail Saldırılarında 32 Kişi Hayatını Kaybetti

Gazze’de 10 Ekim’den bu yana yürürlükte olan ateşkesin ihlalleri devam ederken, İsrail’in dün gerçekleştirdiği hava saldırılarında 32 kişi yaşamını yitirdi; Gazze Sivil Savunma yetkililerinin bildirdiğine göre ölenler arasında kadınlar ve çocuklar da bulunuyor.

Mısır sınırındaki Refah Kapısı, İsrail topraklarından geçmeden Gazze’ye kara yoluyla açılan tek geçit olarak biliniyor. Ancak kapı, Mayıs 2024’te İsrail güçlerinin kontrolü ele geçirmesinden bu yana kapalıydı. 2025 başında ise kısa bir süreliğine kısmi olarak yeniden açılmıştı.

Ayrı bir gelişmede, Filistin medyasına göre bugün sabah saatlerinde Gazze Vadisi’nin kuzeyinde İsrail dronunu saldırısında bir Filistinli hayatını kaybetti, bazı kişiler de yaralandı. Filistin Haber Ajansı’nın (WAFA) haberine göre böylece dün sabah saatlerinden itibaren Gazze hastanelerine ulaşan ölü sayısı 32’ye yükseldi; ölümlerin 7’si güneyde, 25’i kuzeyde kaydedildi.

Refah Kapısı, Gazze’nin güney sınırında, ateşkesin ardından İsrail’in çekilmediği alanlar içinde yer alıyor; bu da bölgenin yarısından fazlasını kapsıyor. Anlaşmanın ikinci aşamasında kapının yeniden açılması öngörülüyor. BM ve yardım kuruluşları, insani krizin derinleştiği Gazze’de 2 milyondan fazla kişiye yardım ulaştırılabilmesi için geçişin sorunsuz açılmasını talep ediyor.

Sınırlı olmasına rağmen bu adımın, Gazze’nin günlük işlerini yönetmek üzere kurulan 15 Filistinli teknokrattan oluşan Ulusal Yönetim Komitesi’nin çalışmalarını kolaylaştırması bekleniyor. Komite, ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığını yürüttüğü “Barış Konseyi” denetiminde faaliyet gösterecek.