İsrail tankları, Gazze’nin kuzeyindeki Endonezya Hastanesi’nin yakınına konuşlandı

İsrail’in bugün Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava saldırıları sonucunda dumanlar yükseldi (AFP)
İsrail’in bugün Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava saldırıları sonucunda dumanlar yükseldi (AFP)
TT

İsrail tankları, Gazze’nin kuzeyindeki Endonezya Hastanesi’nin yakınına konuşlandı

İsrail’in bugün Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava saldırıları sonucunda dumanlar yükseldi (AFP)
İsrail’in bugün Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava saldırıları sonucunda dumanlar yükseldi (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı, İsrail tanklarının Gazze’nin kuzeyindeki Endonezya Hastanesi’nin çevresine konuşlandığını bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre, İsrail ordusu, Endonezya Hastanesi hakkındaki haberleri yalanladı.

Ancak, Filistin resmi haber ajansı WAFA, hastanenin top atışına maruz kaldığını bildirdi.

Endonezya Dışişleri Bakanı Retno Marsudi, bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze’deki Endonezya Hastanesi’ne düzenlediği saldırıyı kınadı.

Marsudi söz konusu açıklamasında, saldırının uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali olduğunu vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:

“Tüm ülkeler, özellikle de İsrail ile yakın ilişkileri olan ülkeler, İsrail’i zulmünü durdurmaya çağırmak için tüm nüfuz ve yeteneklerini kullanmalıdır.”

Kuşatma altındaki Gazze Şeridi’nde bulunan diğer birçok sağlık tesisi gibi Endonezya Hastanesi de faaliyetlerini durdurdu.

Ancak Gazze Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref El Kudra, Endonezyalı kuruluşların finansmanıyla 2016 yılında inşa edilen hastanede, aralarında sağlık ekipleri ve yaralıların da olduğu yaklaşık 700 kişinin bulunduğunu söyledi.

Sağlık yetkilileri, İsrail’in Mısır sınırı yakınındaki Refah kasabasındaki evlere düzenlediği iki hava saldırısında en az 14 Filistinlinin öldüğünü bildirdi.

İsrail ordusu ise belirli bir yer belirtmeden üç Hamas lideri ve bir grup Filistinli unsurun öldürüldüğünü açıkladı.

Hamas ile İsrail güçleri arasında devam eden çatışmalara rağmen, ABD ve İsrailli yetkililer, Gazze’de tutulan bazı rehinelerin serbest bırakılması konusunda anlaşmaya varmaya yaklaştıklarını söyledi.

Hamas, 7 Ekim’de İsrail’e yönelik ani sınır ötesi saldırısında yaklaşık 240 kişiyi rehin aldı.

Gazze’deki Hamas yönetimindeki hükümet, o tarihten bu yana devam eden İsrail bombardımanı ve hava saldırılarında 5 bin 500’ü çocuk olmak üzere en az 13 bin Filistinlinin öldüğünü açıkladı.

İsrail ordusu, Gazze şehrinin kuzey, kuzeybatı ve doğusundaki geniş alanları kontrol ettiğini iddia ediyor.

Ancak Hamas ve yerel tanıklar, Hamas’ın Cibaliye ve Şati Mülteci Kampı dahil, Gazze Şeridi’nin kuzey ceplerinde gerilla savaşı yürüttüğünü ifade ediyor.

Anlaşma umudu

İsrail’in Washington Büyükelçisi Michael Herzog, ABC’ye verdiği demeçte, Gazze’de devam eden çatışmalara rağmen, İsrail’in önemli sayıda rehinenin ‘önümüzdeki günlerde’ Hamas tarafından serbest bırakılabileceğinden umutlu olduğunu söyledi.

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ise Hamas hareketi ile İsrail arasında günlerdir konuşulan rehine ve mahkum takası müzakerelerinde artık ‘küçük’ zorlukların kaldığını duyurdu.

Şeyh Muhammed bin Abdurrahman, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ile dün düzenlediği ortak basın toplantısında, “Müzakerelerde kalan zorluklar, daha büyük zorluklarla karşılaştırıldığında çok küçük, daha lojistik ve daha pratik” dedi.

Bir Beyaz Saray yetkilisi de ‘çok karmaşık ve hassas’ olan müzakerelerin ilerleme kaydettiğini söyledi.

Öte yandan, İsrail’in ana müttefiki ABD, Filistinli sivillerin güvenliğini hesaba katmadan, güneydeki muharebe operasyonlarına başlanmaması konusunda uyardı.

Gazze’deki ölü sayısının ‘şok edici ve kabul edilemez’ olduğunu söyleyen Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, bir kez daha acil insani ateşkes çağrısında bulundu.

Görgü tanıkları, 100 bin kişinin yaşadığı ve İsrail’in Hamas için önemli bir kale olduğunu iddia ettiği Cibaliye’de dönem dönem şiddetli çatışmalar yaşandığını bildirdi.

Filistinli sağlık görevlileri, İsrail’in Cibaliye’ye defalarca düzenlediği saldırılar nedeniyle çok sayıda sivilin hayatını kaybettiğini dile getirdi.

İsrail ordusu dün, sosyal medya aracılığıyla yaptığı Arapça duyuruyla, Cibaliye’deki bazı mahallelerde yaşayan sakinleri ‘güvenlikleri’ için güneye gitmeye çağırdı.

Duyuruda, “Askeri faaliyetleri, özellikle sabah saat 10.00 ile öğleden sonra saat 14.00 arasında taktiksel olarak askıya alacağız” denildi.

Gazze Sağlık Bakanlığı, bu geçici ateşkesin sona ermesinin ardından, İsrail’in Cibaliye’de bir eve düzenlediği hava saldırısında 11 Filistinlinin öldüğünü bildirdi.

İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyini sık sık vurduğunu dile getiren Filistinliler, İsrail’in güvenliklerini koruma yönündeki vaatlerini saçma hale getirdiğini söylüyor.

İsrail ordusu son istatistiklere göre, çatışmalarda şu ana kadar 64 İsrail askerinin öldüğünü bildirdi.



Lübnan... Hizbullah’ın ülkeyi yeni bir savaşa sürüklemesi nedeniyle öfke giderek artıyor

İsrail’in Beyrut’a düzenlediği hava saldırısının ardından bir binadan yükselen duman (AP)
İsrail’in Beyrut’a düzenlediği hava saldırısının ardından bir binadan yükselen duman (AP)
TT

Lübnan... Hizbullah’ın ülkeyi yeni bir savaşa sürüklemesi nedeniyle öfke giderek artıyor

İsrail’in Beyrut’a düzenlediği hava saldırısının ardından bir binadan yükselen duman (AP)
İsrail’in Beyrut’a düzenlediği hava saldırısının ardından bir binadan yükselen duman (AP)

Beyrut’un yoğun nüfuslu Aişe Bekkar mahallesinde çarşamba günü düzenlenen İsrail saldırısının ardından hüzün ile artan öfke iç içe geçmiş durumda. Savaşın başlamasından bu yana birçok Lübnanlı, ülkeyi yeni bir savaşa sürüklediğini düşündükleri Hizbullah’a tepki gösteriyor.

Hedef alınan binaya birkaç metre uzaklıktaki küçük sebze dükkânında AFP’ye konuşan Rande Harb, öfkeyle “Hizbullah silahlarını devlete teslim etmeli. Silahlar yalnızca meşru güvenlik güçlerinin elinde olmalı. Nokta” dedi.

İsrail’in binadaki bir daireyi hedef alan saldırısı çevredeki binalarda da hasara yol açtı. Sebze dükkânının karşısında bulunan, siyah başörtüsü ve abaya giyen bir kadın ise gözyaşları içinde, “Biz sadece barış içinde yaşamak istiyoruz” ifadesini kullandı.

Hizbullah, Kasım 2024’te İsrail ile arasında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından bu yana İsrail’in Lübnan’a yönelik aralıksız saldırılarına bir yıldan fazla süre boyunca karşılık vermemişti. Ancak örgüt, 2 Mart gecesi Tahran’da ABD-İsrail ortak saldırısında İran Dini Lideri Ali Hamaney’in öldürülmesine yanıt olarak İsrail’e doğru bir dizi füze ve insansız hava aracı (İHA) fırlattı.

Art arda yaşanan savaşlar ve süregelen ekonomik kriz nedeniyle yorgun düşen birçok Lübnanlı ise bu savaşın kendilerine ait olmadığını düşünüyor.

Lübnan hükümetinin son verilerine göre İsrail saldırılarında 13 gün içinde 634 kişi hayatını kaybetti, bin 500 kişi yaralandı. Ayrıca 800 binden fazla kişi de yerinden edildi.

Hedef kim?

Yaralıların tahliye edilmesinin hemen ardından, yoğun nüfuslu ve yerinden edilmiş kişilerin de bulunduğu mahallede hedef alınan dairedeki kişilerin kimliğine dair söylentiler yayılmaya başladı. Yakındaki bir mağazada çalışan bir kişi hedef alınan kişinin Hizbullah mensubu olduğunu söylerken, elektrik işiyle uğraşan ve bir gıda dükkânı bulunan Muhammed ise “Onun Hamas mensubu olduğunu söylüyorlar” dedi. Muhammed, söz konusu kişinin yaklaşık üç haftadır bu binada yaşadığını belirtti.

efthyj

Muhammed, hedef alınan kişinin kimliğinin önemli olmadığını, asıl sorunun ‘Hizbullah ve Hamas’ın varlığının Lübnanlıları büyük bir tehlikeye sürüklemesi’ olduğunu ifade etti. Muhammed, “Onlar hedef alındıkları için buraya geldiler. Eğer şehit olmak istiyorlarsa kendi yerlerinde kalsınlar. Yalnız başlarına şehit olsunlar” diye konuştu.

Kucağında bir çocuk taşıyan Azize Ahmed ise 2024’teki savaş sırasında evinde sekiz yerinden edilmiş aileyi ağırladığını, ancak bu kez İsrail’in ağır yıkıma yol açan saldırılar düzenlediği Beyrut’un güney banliyölerinden yeni bir göç dalgası yaşanmasından endişe ettiğini söyledi.

Hristiyanların çoğunlukta olduğu Mar Mikhael bölgesinde ise genellikle restoran ziyaretçileriyle dolu olan sokakta bir bakkal işleten 68 yaşındaki Tony Saab, savaşın ‘hayatımızı ve geleceğimizi etkilediğini’ belirterek durumu eleştirdi. Saab, “Hizbullah ülkesini ya da kendi destekçilerini düşünmeden kararlar alıyor” dedi. Örgütün ‘anlamsız savaşlar yürüttüğünü’ savunan Saab, “Bir roket atarsanız size yüz roketle karşılık verirler... Bu savaş dengeli değil” ifadelerini kullandı.

“Kim intihar etmek ister?”

Uzun yıllar boyunca Hizbullah, İsrail’e karşı mücadele eden silahlı güç olarak hem Lübnan’da hem de Arap dünyasında geniş bir popülariteye sahipti. 2006 yılında 33 gün süren savaş sırasında Lübnanlılar, güneyden gelen yerinden edilmiş kişilere evlerinin kapılarını açmıştı. Ancak örgüt, Suriye’de Beşşar Esed güçlerinin yanında savaşması ve önceki yönetim döneminde Tahran ile Şam’ın desteğiyle Lübnan’daki siyasi hayatın önemli noktalarını kontrol etmesi nedeniyle zamanla popülaritesini kaybetmeye başladı.

Mevcut savaşın başlamasından bu yana dikkat çeken gelişmelerden biri de, üyelerinin büyük bölümü Hizbullah’a bağlılık duyan Şii toplumunun içinden eleştirel seslerin yükselmeye başlaması oldu. Sosyal medya platformlarında da bu kesimden çok sayıda video ve yorum paylaşılırken, savaş ve Hizbullah’ın performansı eleştiriliyor.

55 yaşındaki Sünni Lübnanlı Gade, “Biz hiçbir zaman onlardan ya da Seyyid’den (Hizbullah’ın eski genel sekreteri Hasan Nasrallah) nefret etmedik. İsrail’i durduran ve geri püskürten oydu” dedi. Ancak Gade’ye göre ‘artık durum değişti’.

Gade, Hizbullah’ın popülaritesini ‘Şiiler arasında bile’ kaybetmeye başladığını belirterek, “İnsanlar yoruldu” ifadesini kullandı.

Şii bir aileden gelen avukat Lina Hamdan ise “Kimse bu savaşı istemiyor. Kim intihar etmek ister? İlk kurbanlar onlar (Şiiler) olur” diye konuştu.

Hizbullah’a muhalif olan Hamdan, mevcut savaşın örgütün siyasi ve askeri geleceği açısından ‘bir dönüm noktası’ olacağını düşünüyor.

Beyrut’ta yerinden edilmiş kişiler için barınağa dönüştürülen bir okulda yaşayan 53 yaşındaki Hiyam ise “Bu savaşın amacı ne? Hiçbir şey mantıklı görünmüyor” dedi.

Genellikle geniş yardım kuruluşları, hastaneler ve okullardan oluşan bir ağ üzerinden yerinden edilmiş kişilere destek sağlayan Hizbullah’ın bu kez aynı desteği sunmadığını söyleyen Hiyam, “Bu defa kendi başımızın çaresine bakmaya bırakıldık” ifadesini kullandı.


Irak'ta Haşdi Şabi güçlerine yönelik ölümcül saldırılar

Irak'ın batısındaki Akaşat'ta Haşdi Şabi Güçlerine yönelik saldırının gerçekleştiği yeri gösteren ve geniş çapta yayılan bir videodan
Irak'ın batısındaki Akaşat'ta Haşdi Şabi Güçlerine yönelik saldırının gerçekleştiği yeri gösteren ve geniş çapta yayılan bir videodan
TT

Irak'ta Haşdi Şabi güçlerine yönelik ölümcül saldırılar

Irak'ın batısındaki Akaşat'ta Haşdi Şabi Güçlerine yönelik saldırının gerçekleştiği yeri gösteren ve geniş çapta yayılan bir videodan
Irak'ın batısındaki Akaşat'ta Haşdi Şabi Güçlerine yönelik saldırının gerçekleştiği yeri gösteren ve geniş çapta yayılan bir videodan

Irak, batı sınırlarından güneydeki karasularına kadar uzanan çok cepheli, benzeri görülmemiş bir askeri gerilim evresine girdi. Dün ülkenin batısındaki Akaşat bölgesinde ve Bağdat'ın güneyindeki Sakr kampında bulunan Haşdi Şabi Güçleri’nin mevzilerine düzenlenen hava saldırılarında can kayıpları çok sayıda yaralı olduğu belirtildi.

Irak Silahlı Kuvvetleri ve Ortak Operasyonlar Komutanlığı, saldırıları "belirli bir hedef gözetmeyen sistematik bir saldırganlık" olarak nitelendirerek, güvenlik kazanımlarını baltalamayı ve egemenliği ihlal etmeyi amaçladıklarını belirtti. Sorumlu uçakların belirlenmesi için de alarm durumu ilan edildi.

Daha sonraki bir gelişmede ise patlayıcı yüklü insansız hava araçları (İHA), Bağdat'ın kuzeyindeki Mahmur Kampı'nda bulunan Irak Ordusu'nun 14. Tümeni karargahını hedef aldı, ancak herhangi bir can kaybı yaşanmadı.

Buna paralel olarak, patlayıcı yüklü teknelerin iki yabancı petrol tankerini hedef aldığı bir saldırının ardından çatışma Basra'daki Faw kıyılarına da sıçradı. İran Devrim Muhafızları, tankerlerden birini hedef alma sorumluluğunu üstlendi.

Olay, büyük yangınlara ve Irak limanlarından ham petrol sevkiyatının geçici olarak durmasına neden olarak, ülkenin tam teşekküllü bir bölgesel savaşa sürüklenmesi korkusunu derinleştirdi.


İsrail ordusu Lübnan'daki Litani Nehri üzerindeki Zrariye köprüsünü vurdu

 İsrail'e ait bir F-15 savaş uçağı, 29 Haziran 2023'te İsrail'in güneyindeki Hatzerim Hava Üssü üzerinde uçarken görüntülendi (Reuters)
İsrail'e ait bir F-15 savaş uçağı, 29 Haziran 2023'te İsrail'in güneyindeki Hatzerim Hava Üssü üzerinde uçarken görüntülendi (Reuters)
TT

İsrail ordusu Lübnan'daki Litani Nehri üzerindeki Zrariye köprüsünü vurdu

 İsrail'e ait bir F-15 savaş uçağı, 29 Haziran 2023'te İsrail'in güneyindeki Hatzerim Hava Üssü üzerinde uçarken görüntülendi (Reuters)
İsrail'e ait bir F-15 savaş uçağı, 29 Haziran 2023'te İsrail'in güneyindeki Hatzerim Hava Üssü üzerinde uçarken görüntülendi (Reuters)

İsrail ordusu bugün yaptığı açıklamada, Lübnan'daki Litani Nehri üzerindeki Zrariye Köprüsü'nü hedef aldığını ve burayı Hizbullah militanları için önemli bir geçiş noktası olarak tanımladığını belirtti.

Ordu, grubun son zamanlarda köprü yakınlarına roketatarlar yerleştirdiğini ve bunlardan İsrail'e roketler fırlattığını ifade etti.

Bu, İsrail ordusunun Hizbullah ile mevcut çatışmalarda Lübnan'daki bir köprüyü hedef aldığı ilk olay.

İran, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri liderleri, Ortadoğu'daki savaş bugün ikinci haftasına girerken, yüzlerce can kaybına, milyonlarca insanın hayatının alt üst olmasına ve finans piyasalarının sarsılmasına yol açan çatışmalara devam edeceklerini açıkladılar.

İran'ın yeni Yüksek Lideri Mücteba Hameney, dün televizyonda yayınlana ilk açıklamasında Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalacağına dair söz verdi. İslam Devrim Muhafızları Ordusu'na yakınlığıyla bilinen sertlik yanlısı lider, "Herkese temin ederim ki, şehitlerinizin kanının intikamını almayı unutmayacağız" dedi. Açıklamayı kendisinin yapmamasının nedeni ise belirsizliğini koruyor.