Filistin Esirler Cemiyeti: İsrail, Filistinli tutuklulara karşı intikamcı davranıyor

Filistin Esirler Cemiyeti Başkanı Kaddura Faris, İsrail hapishanelerindeki tutuklulara yönelik "işkence ve intikamcı" uygulamaları nedeniyle İsrail'i "çete" gibi davranmakla suçladı

"Hapishanede, 15 dikişe ihtiyaç duyanlara dahi ağrı kesici veya yarası için dezenfektan verilmiyor" (AA)
"Hapishanede, 15 dikişe ihtiyaç duyanlara dahi ağrı kesici veya yarası için dezenfektan verilmiyor" (AA)
TT

Filistin Esirler Cemiyeti: İsrail, Filistinli tutuklulara karşı intikamcı davranıyor

"Hapishanede, 15 dikişe ihtiyaç duyanlara dahi ağrı kesici veya yarası için dezenfektan verilmiyor" (AA)
"Hapishanede, 15 dikişe ihtiyaç duyanlara dahi ağrı kesici veya yarası için dezenfektan verilmiyor" (AA)

Faris, İsrail'in hapishanelerde intikamcı bir tutum izlediğini ifade etti.

İsrail hapishanelerindeki uygulamaların savaş durumuyla ve güvenlikle hiçbir ilgisi olmadığını belirten Faris, İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Filistinli tutukluları aç bırakma, battaniye ve yastık gibi eşyalarına el koyma politikası izlediğini ifade etti.

Filistinli tutuklulara kötü muamele için gardiyanlara "yeşil ışık"

İsrail hapishanelerindeki en tehlikeli şeyin, tutuklulara yönelik fiziksel saldırı olduğunu vurgulayan Faris, şunları kaydetti:

Tutuklular, yaklaşık 10 gardiyan tarafından sağlık durumları veya yaşlarına bakılmaksızın vücutlarının her yerinden coplarla dövülüyorlar. Gardiyanlara hapishanelerdeki tutuklulara kötü muamelede bulunmaları konusunda yeşil ışık yakılmış. İçlerinden (tutuklulardan) biri öldürülse dahi hiçbir gardiyan sorguya çekilme ve hesap verme gibi bir durumla karşı karşıya kalmayacak. İsrail, hapishanelerdeki özel birimdekilerin, makineli tüfekleriyle bölümlere girmeleri için ellerini serbest bıraktı. Bu da ilk kez oluyor.

İsrail "çete" gibi davranıyor

Faris, İsrail'in toplu çatışmaya sürüklemek için Filistinli tutukluları kışkırttığını dile getirdi.

7 Ekim'den bu yana İsrail hapishanelerinde 6 Filistinli tutuklunun öldüğüne işaret eden Faris, tüm bu ihlaller karşısında bir çete gibi davranan İsrail'den ve tüm kurumlarından devlet statüsünün düşürülmesi gerektiğini belirtti.

Kış mevsimi yaklaşırken tutuklu odalarının döşek ve battaniye gibi malzemelerden yoksun olduğunu vurgulayan Faris, bazı tutukluların yerde yatmak zorunda kaldığını söyledi.

10 kişilik koğuşa 2 kişilik yemek gönderiliyor

Faris ayrıca, kapasitesi 6 kişilik olan her odada yaklaşık 10 kişinin kaldığını ve her odaya ancak 2 kişiye yetebilecek kadar yemek verildiğini aktardı.

Tutukluların çoğunun gıdasızlık nedeniyle son dönemde 5 ila 10 kilo kaybettiğini ifade eden Faris, 7 Ekim'den bu yana ayrıca tutukluların saç ve sakal tıraşına da izin verilmediğini kaydetti.

"15 dikişe ihtiyaç duyanlara dahi ağrı kesici verilmiyor"

Faris, Filistinli tutuklulara karşı muameleyi şu ifadelerle aktardı:

Bir şeye itiraz eden herhangi bir tutuklu izole ediliyor ve ciddi şekilde dövülüyor. Vücudunda kırık veya yara olanlara dahi hiçbir ilaç verilmiyor. 15 dikişe ihtiyaç duyanlara dahi ağrı kesici veya yarası için dezenfektan verilmiyor. Cezaevi yönetimi ayrıca tutukluların tüm eşyalarına, kitaplarına, resimlerine ve anılarına el konulmasını ve bunların çöpe atılmasını emretti.

Filistinli tutukluların uğradığı kötü muameleleri içeren video kayıtlarının uluslararası taraflara ve temsilcilere iletildiğini aktaran Faris, üstelik bu görüntülerin İsrail askerleri tarafından çekildiğine dikkati çekti.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi sessiz

Faris, Uluslararası Kızılhaç Komitesi'nin tutumuna ilişkin ise şunları kaydetti:

Bu uluslararası komitenin sessizliği bizi rahatsız ediyor. Onlara, 'İsrail'in, rolünüzü yerine getirmenizi engellediğini bir açıklamayla anlatın veya İsrail'in yasaklamasından dolayı görevlerinizi bırakıp gidin' dedik. Komiteden yapılacak bir açıklama, uluslararası kamuoyunun dikkatini çekebilir ve İsrail üzerinde baskı yaratabilir. Ancak bu uluslararası komite şu ana kadar sessiz.

Faris, İsrail'in Gazze Şeridi'nde alıkoyduğu Filistinliler konusunu ise gizli tuttuğunu söyledi.

"İsrail'in, Gazze'de alıkoyduğu Filistinlileri sert şekilde sorgulayıp öldürmek ve onların savaş alanında öldürüldüklerini iddia edip cesetlerine el koymak gibi art niyeti olabilir" diyen Faris, bu insanların akıbetinin acilen öğrenilmesi için uluslararası topluma "ısrarcı olma" çağrısında bulundu.

Faris ayrıca, Hamas ile İsrail arasındaki muhtemel bir esir takası anlaşmasının "İsrail'in tutuklulara yönelik tüm ihlalleri durdurmasını içereceğini" ve "İsrail'in çocuk ve kadın tutukluları serbest bırakması gerektiğini" belirtti.



Irak, İsrail'in çıkarlarına saldırmakla suçlanan suç şebekesini çökertti

Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)
Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)
TT

Irak, İsrail'in çıkarlarına saldırmakla suçlanan suç şebekesini çökertti

Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)
Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)

Fransız Haber Ajansı AFP salı akşamı Iraklı yetkililerin, İran'ın emriyle Avrupa’da İsrail'in çıkarlarına yönelik saldırılar da dahil olmak üzere çeşitli suç eylemlerinde bulunmakla suçlanan İsveç merkezli Foxrot Ağı’nın ‘liderlerinin’ tutuklandığını duyurduğunu aktardı.

Irak Ulusal İstihbarat Servisi (INIS) tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“INIS, doğru istihbarat ve iç ve dış takip operasyonlarına dayanarak, Ulusal Uluslararası Adli İşbirliği Merkezi ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) Süleymaniye kentinde güvenlik yetkilileriyle koordineli olarak, yerel ve uluslararası tutuklama emirleri bulunan ve Foxrot Ağı’nın suç liderlerini tutuklamayı başardı.”

INIS, “Foxrot Ağı, Irak topraklarını suç faaliyetleri için üs olarak kullanmaya çalıştığından, tutuklamalar birçok ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirildi” diye ekledi.

Öte yandan Avrupa Polis Teşkilatı (Europol) pazartesi günü yaptığı açıklamada ‘ana şüphelilerden biri Irak'ta tutuklandı. İsveç polisi ile Irak kolluk kuvvetleri arasında uzun süreli iş birliği sonucunda’ tutuklandığını duyurdu.

Europol, tutuklanan kişinin ‘Avrupa Birliği'nin (AB) arananlar listesinde yer alan ve yurt dışından İsveç'i hedef alan ciddi şiddet eylemlerinin başlıca organizatörlerinden biri olduğundan şüphelenilen 21 yaşındaki bir İsveç vatandaşı’ olduğunu açıkladı.

Açıklamada, Foxrot Ağı ile bağlantılı olduğu ve küçüklerin örgüte katılmasının sağlanması ve kullanılması da dahil olmak üzere, hizmet olarak şiddet eylemlerinin koordinasyonunda merkezi bir rol oynadığına inanıldığı belirtildi.

Bu operasyon sırasında, aynı ağla bağlantılı ve İsveç adli makamları tarafından çeşitli ağır suçlardan aranan başka bir kişinin de tutuklandığını ekledi.

Washington, geçtiğimiz mart ayında İran rejiminin bu ağı kullanarak 2024 yılının ocak ayında Stockholm'deki İsrail büyükelçiliği de dahil olmak üzere Avrupa'daki İsrail ve Yahudi hedeflerine saldırılar düzenlediğini belirterek Foxrot Ağı’na yaptırımlar uyguladı. Ağın lideri Rawa Majid'e de yaptırımlar uygulandı.

Majid'in ‘özellikle İran İstihbarat ve Ulusal Güvenlik Bakanlığı ile iş birliği yaptığı’ belirtildi. Ertesi ay, İngiltere de Foxrot Ağı ve liderlerine yaptırım uyguladı.

Foxrot Ağı, silah ve uyuşturucu kaçakçılığına karışmakla ve özellikle silahlı saldırılar düzenleyerek ve para karşılığı cinayetler işleyerek Kuzey Avrupa'da şiddetin tırmanmasına neden olmakla suçlanıyor.


Hizbullah'ın mali krizi derinleşti ve destekçilerine savaş tazminatı ödemeleri durdu

Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
TT

Hizbullah'ın mali krizi derinleşti ve destekçilerine savaş tazminatı ödemeleri durdu

Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)

Hizbullah'ın mali krizi daha da kötüleşti ve bu durum, İsrail'in Lübnan'a yönelik son savaşında evlerini kaybeden destekçilerini etkiledi.

Beyrut'un güney banliyölerinde yaşayanlara, "tazminat ödemelerinin ne zaman yapılacağına dair henüz kesin bir tarih belirlenmediği" ve "ödeme hazır olduğunda telefonla bilgilendirilecekleri" ifade edildi.

Hizbullah, evlerini kaybeden 51 bin aileye konaklama yardımı ödemek zorundadır.  Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu yardımın yıllık tutarı güney ve Bekaa Vadisi'ndeki evler için 3 bin 600 dolar, banliyölerdeki evler için ise 4 bin 800 dolar arasında değişmektedir.

Sakinler, partinin geçen yılki ev onarım ödemelerini bozan “kaos” ve ‘kayırmacılık’ konusunda iç soruşturma yürüttüğünü bildirirken, Hizbullah'a karşı olan kaynaklar, bu yıl tazminat ödemelerinin gecikmesini “partinin karşı karşıya olduğu mali krize” bağladı.


Suriye, Halep'in doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi "askeri bölge" ilan etti

Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
TT

Suriye, Halep'in doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi "askeri bölge" ilan etti

Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.

Suriye ordusu dün, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yüzleşmek amacıyla Halep şehrinin doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi “kapalı askeri bölge” ilan etti (SDG) ve bölgedeki tüm silahlı grupların Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesini talep etti. Kürt liderler, yetkilileri bölgelerine saldırı hazırlığı yapmakla suçladı.

“Operasyon Otoritesi”, SDG ve eski rejimin kalıntılarının seferberliğine yanıt olarak Deyr Hafir ve Meskene kasabalarının kapatıldığını bildirdi ve sivillere, Halep şehrini bombalayan İran intihar drone'larının fırlatma noktası oldukları için bu kasabaları tahliye etmeleri çağrısında bulundu.

Yetkili makam, Deyr Hafir civarındaki SDG mevzilerini topçu ateşiyle hedef aldığını duyurdu. Resmi kanal, askeri bir kaynağın, topçu saldırısının SDG'nin Hamima köyü civarını insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef almasına yanıt olarak gerçekleştirildiğini söylediğini aktarırken, ordu ise bir sivilin Deyr Hafir'den motosikletiyle ayrılmaya çalışırken SDG keskin nişancısının ateşi sonucu öldürüldüğünü bildirdi.

Bu arada Suriye Enerji Bakanlığı, SDG'nin Deyr Hafir'in doğusundaki Amtina Köprüsü'nü bombalamasını kınadı. Bu köprü, bölgeyi birbirine bağlayan ve hizmet veren son köprüydü ve bombalama sonucu bölgeye erişim tamamen kesildi. Bakanlık, SDG'yi ana su kanalını tehlikeye atmaktan ve özellikle Deyr Hafir bölgesi ve çevresinde su akış hızının önemli ölçüde artması sonucu yaklaşık 8 bin hektarlık tarım arazisinin su basması tehdidiyle karşı karşıya kalmasından tamamen sorumlu tuttu.