Hızlı Destek Kuvvetleri, Hartum ve Darfur’da kontrol alanını genişletti

Sudan Genelkurmay Başkanı Burhan, bir Egemenlik Konseyi üyesini görevden aldı.

Sudan’da devam eden savaş birçok sivil alanı etkiledi (AFP)
Sudan’da devam eden savaş birçok sivil alanı etkiledi (AFP)
TT

Hızlı Destek Kuvvetleri, Hartum ve Darfur’da kontrol alanını genişletti

Sudan’da devam eden savaş birçok sivil alanı etkiledi (AFP)
Sudan’da devam eden savaş birçok sivil alanı etkiledi (AFP)

Sudan’daki iç savaşın tarafı olan isyancı Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK), Darfur’un doğusundaki havaalanı ve Hartum’un güneyindeki Cebel Evliya askeri üssü de dahil olmak üzere önemli bölgelerin kontrolünü ele geçirdiğini açıklarken, Genelkurmay Başkanı ve Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan, konseyin bir üyesini görevden alarak üye sayısını 14'ten 5’e düşürdü.

HDK, yaptığı açıklamada ordunun Hartum’un güneyindeki (başkentten 40 kilometre uzaklıkta) Cebel Evliya Askeri Üssü’nün kontrolünü tamamen ele geçirdiklerini bildirdi ve üst düzey saha komutanı Tümgeneral Osman Muhammed Hamid’in videolarını yayınladı. Açıklamada, “HDK, düşmanın ağır kayıplar verdiği Hartum’u Omdurman’a bağlayan köprü de dahil olmak üzere, Hartum’un güneyindeki Cebel Evliya askeri üssünün tamamını pazartesi günü şafak vakti kurtardı” denildi.

Askeri komutanın HDK’de askeri komutan ola Osman Hamid’in Sudan ordusuna karşı savaşın başlamasından yaklaşık sekiz ay sonra ortaya çıkması, onun öldüğüne dair söylentileri ortadan kaldırdı. Burhan, mayıs ayı ortasında Osman Hamid de dahil olmak üzere ordu ve güvenlikten dört üst düzey subayın, HDK’deki görevlerine son verilmesi yönündeki kararını reddetmelerinin ardından emekliliğe sevk edilmesi yönünde bir karar yayınlamıştı. HDK ise daha sonra Osman’ı sahadaki askeri operasyonlardan sorumlu yetkili olarak atama kararı aldı.

Darfur

Darfur’da görgü tanıkları, dün Sudan ordusuyla yaşanan şiddetli çatışmaların ardından Hızlı Destek Kuvvetleri’nin Doğu Darfur eyaletinin başkenti ed-Daein şehrindeki ana havaalanının kontrolünü ele geçirdiğini söyledi. Görgü tanıkları, Arap Dünyası Haber Ajansı’na (AWP), ed-Daein’deki ana pazarın çatışmalar nedeniyle kapatıldığını ve çok sayıda sakinin şiddetli çatışmalardan kaçmak için şehrin dış mahallelerine göç ettiğini açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın AWP’den aktardığı habere göre son günlerde HDK, Darfur bölgesindeki beş büyük şehirden üçü (merkezde Zalingei, güneyde Nyala, batıda el-Cuneyna) üzerindeki kontrol alanını genişletti. Sudan ordusunun karargâhı hâlâ kuzeydeki ed-Daein ve el-Faşir’de bulunuyor. Ed-Daein, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin ordunun Doğu Darfur eyaletindeki 20. Piyade Tümeni’ne saldırmaya hazırlanmasıyla birlikte, savaşan iki taraf arasında son birkaç günde artan gerilime tanık oldu. Ed-Daein şehri, el-Faşir ile birlikte Nyala, el-Cuneyna ve Zalingei’deki çatışmalardan kaçan yerinden edilmiş kişilerin saklandığı son şehir olarak sayılıyor.

Egemenlik Konseyi’nde görevden alınma

Öte yandan Burhan, geçen ay görevden alınan meslektaşı Hadi İdris’ten sonra, konsey üyesi Tahir Ebu Bekir Hacer’i görevinden alan bir anayasa kararnamesi yayınladı. Egemenlik Konseyi’nden yapılan basın açıklamasında, Konsey Başkanı’nın dün Hacer’i görevinden alan bir anayasa kararnamesi yayınladığı bildirildi.

Sudanlı siyasetçi Tahir Ebu Bekir Hacer (SUNA)
Sudanlı siyasetçi Tahir Ebu Bekir Hacer (SUNA)

Hem Tahir Hacer hem de Hadi İdris, kendilerine Egemenlik Konseyi’nde üç pozisyon sağlayan Cuba Anlaşması’nı imzalayan silahlı hareketlerin lehine göre Egemenlik Konseyi üyeliğine atanmıştı. Bu üç kişiden yalnızca, savaştan ve eski yardımcı Hızlı Destek komutanı Muhammed Hamdan Daklu’nun görevden alınmasından sonra Burhan’ın yardımcısı olarak atanan Malik Akar kaldı.

Hacer ve İdris, Ekim 2021’de eski Başbakan Abdullah Hamduk hükümetine karşı ve yardımcısı Daklu tarafından gerçekleştirilen darbeye destek vermemişti. İki isim, savaşın başlamasından sonra orduyu desteklemeyi reddettiler, sivil güçlerin yanında yer aldılar, savaşı reddettiler ve müzakere yoluyla savaşın durdurulması çağrısında bulundular. Egemenlik Konseyi, 14 üyeden (6 sivil, 5 askeri personel ve 3 Cuba Sudan Barış Anlaşması imzacısı) oluşuyordu. Ekim 2021 darbesinden kısa bir süre sonra Burhan, Özgürlük ve Değişim Güçleri koalisyonunun sivil üyelerini görevden aldı ve bağımsız sivil üyeleri elinde tuttu. Yerlerine 5 sivil atadı, ama onları da hemen görevden aldı. Bugün üye Hacer'in görevden alınmasıyla konseyde yalnızca 4 askeri personel ve Cuba hareketinden 1 temsilci kaldı.



İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)

İsrail, Lübnan’ın güneyde “gerilimin düşürülmesi” yönündeki taleplerine, yeni yerleşimler için yayımladığı tahliye uyarılarıyla karşılık verdi. Bu adımın, ülke içindeki baskıları daha da artırabileceği değerlendiriliyor.

Güneyli kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “sarı hat” boyunca uzanan ve Nebatiye çevresine kadar genişleyen bir “kırmızı bölge” oluştuğunu belirtti. Söz konusu bölgenin 35 kilometreden fazla genişliğe sahip olduğu, Lübnan toprakları içinde yaklaşık 25 kilometre derinliğe ulaştığı ve onlarca köyü kapsadığı ifade edildi. Bu köylerin bombardıman ya da tahliye uyarılarına maruz kalması, yeni göç dalgalarına yol açtı.

Bu sırada Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD Başkanı Donald Trump tarafından üç hafta uzatılan ateşkes anlaşmasına İsrail’in uyması için diplomatik temaslarını sürdürüyor. Avn ayrıca tutukluların serbest bırakılmasını, Uluslararası Kızılhaç'ın kendilerini ziyaret etmesine izin verilmesini talep ederken, sivillerin ve sağlık ekiplerinin hedef alınmasını kınadı.

Öte yandan Hizbullah, doğrudan müzakereler ve Avn ile Meclis Başkanı Nebih Berri arasındaki artık açık hale gelen anlaşmazlık nedeniyle Avn’a yönelik eleştirilerini artırdı.

“Direnişe Vefa” bloğu üyesi milletvekili Ali Fayyad, Cumhurbaşkanı’nın tutumunun “endişe verici” olduğunu belirterek, “Amerikan muhtırasını reddetmek yerine pazarlıyor” dedi. Fayyad, “Daha da tehlikelisi, ateşkes talep etmesine rağmen İsraillilerin hareket özgürlüğü ilkesine itiraz etmeden bunu kabul etmesidir” ifadelerini kullandı.


Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
TT

Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Truth Social'da yaptığı bir paylaşımda, Ali el-Zeydi'nin Irak başbakanı olarak atanmasını tebrik ederek, çok verimli bir yeni ilişki kurmayı dört gözle beklediğini belirtti.

El- Zeydi, Trump ile telefonda görüştüğünü ve Trump'ın kendisini Bağdat'ta hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmeye davet ettiğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Başbakanlık basın ofisi yaptığı açıklamada, El- Zeydi'nin "ABD Başkanı Donald Trump'tan bir telefon aldığını, Trump'ın kendisini yeni hükümeti kurmak üzere resmen atanmasından dolayı tebrik ettiğini ve hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmesi için resmi bir davette bulunduğunu" belirtti.

Pazartesi günü, Tahran'a yakın Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi tarafından eski Başbakan Nuri el-Maliki'nin yerine aday gösterilen el-Zeydi, hükümeti kurmakla görevlendirildi. Nuri el-Maliki'nin adaylığı ise Amerika Birleşik Devletleri ve Trump tarafından muhalefetle karşılanmıştı.


ABD'nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ve İsrail arasında doğrudan diyalog kurulmasını hedefliyor

İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
TT

ABD'nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ve İsrail arasında doğrudan diyalog kurulmasını hedefliyor

İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)

ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ile İsrail arasında doğrudan bir angajman kurulması çağrısında bulunarak, Lübnan’ın egemenliğini geri kazanması ve bağımsız bir gelecek inşa etmesi için "tarihi bir fırsatın" eşiğinde olduğunu belirtti.

Büyükelçilik tarafından X platformu üzerinden yapılan açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın şahsi talebiyle sağlanan geniş kapsamlı sükunetin, Lübnan’a kendi taleplerini Amerikan hükümetinin tam desteğiyle sunabileceği bir alan açtığı ifade edildi.

Açıklamada, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında Trump’ın himayesinde gerçekleşecek doğrudan bir görüşmenin, Lübnan için kritik kazanımlar sağlayabileceği vurgulandı. Bu olası zirvenin; tam egemenlik, toprak bütünlüğü, sınır güvenliği, insani yardım ve yeniden imar çalışmalarının yanı sıra devlet otoritesinin tüm ülke topraklarında yeniden tesis edilmesi noktasında bir fırsat teşkil ettiği kaydedildi.

ABD’nin bu süreçte Lübnan’ın yanında durmaya hazır olduğunu teyit eden Büyükelçilik, Lübnanlı yetkilileri bu fırsatı "güven ve sağduyuyla" değerlendirmeye çağırdı. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre açıklamanın sonunda, bölgedeki mevcut durumun artık tereddüt etmeye tahammülü kalmadığına dikkat çekildi.