En önemlisi, Kufiyye... Filistin sembolleri kültürel iptal girişimleriyle karşı karşıya

Kıyafetlere ek olarak şarkı söylemek ve dabke dansı

Aliaa Aboukhaddour
Aliaa Aboukhaddour
TT

En önemlisi, Kufiyye... Filistin sembolleri kültürel iptal girişimleriyle karşı karşıya

Aliaa Aboukhaddour
Aliaa Aboukhaddour

Nevvar Cebur

Savaş makinesi İsrail, Gazze Şeridi'ni bombalamaya başlar başlamaz, sosyal medya üzerinden Filistin varlığına yönelik bir savaş patlak verdi. Medya aracılığıyla Filistin etkisinin sansürü yoğunlaştı ve ardından Avrupa ve ABD’deki kamusal ve açık alanlarda bu sansür arttı. Bazı ülkeler, halka açık yerlerde ve üniversitelerde Filistin meselesine dair her türlü izi ortadan kaldırmanın yollarını aramaya başladı. Bu, Filistin kimliğinin sembolü olan kufiyyeyi yasaklamaktan başlayarak, Filistinlilere sempati duyan veya davalarına inanan ve Filistin sembolü örneğin; Filistin haritası, bayrağı veya hatta öldürülen çocukların resimlerini taşıyan herkesi taciz etme, hatta bazen hapsetme veya cezalandırmaya kadar uzanıyor.

Filistin varlığının kültürel simgelerini ortadan kaldırma girişimi tamamen başarılı olmadı. Ancak dünya genelinde Filistin meselesine ilişkin herhangi bir fikrin ifade edilmesine yönelik girişimlerin izlenmesi ve bazı iletişim araçlarıyla bu fikrin zorla silinmesi yönündeki mücadeleler dinmiyor. Bu, Filistinlilerin İsrail işgalinin füzeleri altında anayurtlarının kalbinde maruz kaldığı imha savaşının ilave bir etkisidir.

Filistinliler topraklarında, yerleşimcilerce yok edilen ve istila edilen, yüzlerce Filistin köyünün ve şehrinin izlerinin silindiği, tarihi özelliklerinin değiştirildiği maddi miraslarından çok azına sahip olsalar da Filistin toplumu, varoluş yoluyla maddi olmayan mirası üretme, şekillendirme ve köklendirme yeteneğine sahiptir. Bu, hem tarihi Filistin'de hem geriye kalanında hem de sürgün ve göç ülkelerinde gerçekleşiyor. Filistin kültürü, ahlaki sembolleriyle, insanlığın en güzel ve yaratıcı biçimlerinden biri olarak mirasın korunması ve dünyaya yayılması için umut veriyor.

“Filistin toplumu ister tarihi Filistin'de ister ondan geriye kalanlarda olsun, varoluşu boyunca somut olmayan mirası üretmeye, kristalleştirmeye ve sağlamlaştırmaya heveslidir.”

Kufiyye sembolü

Filistinliler, kufiyye gibi bazı Filistin sembollerini genelleştirilmiş ve yaratıcı bir kültürel sembole dönüştürmeyi başardılar. Kufiyye, sadece tek bir ülkeden nesilden nesile geleneksel miras olarak aktarılmakla kalmaz, aynı zamanda bir halktan diğerine aktarılır. Sanki bu sembol kültürel alışverişin ve sembolik yayılımın bir aracı haline gelmiştir. Kufiyye, bugüne kadar metalaşma süreçlerine tabi tutulmadı ve özellikle insanların boyunlarında görünüşü, ruhla bağlantılı, boynu çevreleyen ve kafayı destekleyen, bireyin kendi hayatı ve Filistinlilere sempati duyan herkesle bağlantılı olarak direnişin başlangıcından beri devam eden sembollüğünü korudu. Bu nedenle, kendini ifade etme, seçim ve kendini savunmanın insani anlamı olarak kufiyye birçok direniş hareketinin simgesi haline geldi. Kufiyye, Filistinlileri temsil etmeye başladı ve kimliğin sembolü haline geldi, bedene teatral, sembolik bir anlam verdi. Filistin her konuda vicdan ve fedakârlık örneği oldu. Kufiyye, zorunlu olarak Filistin kökenli olmasa da fedakarlığın sembolü haline geldi. Ancak kurtuluş sembolizmini taşıyordu ve bedenin hareketinin ve ruhun seçimlerinin sembolü haline getirilerek, anlamı genelleştirildi.

Fotoğraf Altı: Kufiyye giyen Filistinli çocuklar (AFP)
Kufiyye giyen Filistinli çocuklar (AFP)

Aramice'de ‘Zelfi’ olarak adlandırılan Filistin’de giyilen çiçek ve çizgili desenlerle   işlemeli elbiseler, aynı derecede sembolik bir yere sahiptir. Bereket bayramları ve bahar kutlamalarında giyilir. Zeytin yeşili, parlak kırmızı, bordo, portakal rengi gibi elbiseler de bunlara dahildir. Bu elbiseler, bir kolaj dünyasındaymış gibi görünse de tarımsal ve mekânsal kimliğin çeşitliliği ile elbise üzerindeki kentsel yansıma onlara özel bir sembolik anlam kazandırır. Yaşamın, sanatsal ve kültürel dişil gerçekliği, renk, ihtiyaç, gerçeklik ve anlamla simgelenmiş durumda, bedeni saran ve ona kimlik kazandıran bir kumaş üzerinde yer alır.

Filistin kıyafeti dünya çapında vizyon ve sembolik gösteri sahnesine dönüştü. Modernist çeşitlilikler onu yalnızca bazen kumaş türünü etkiledi. Nakışlar, katmanlar ve süslemeler ise bölgenin mimari ve estetik mirasıdır. Filistin'de giyim açısından normal olan, Filistinli için hayatın güzelliğini ve zenginliğini bir bileşen, tarz ve kimlik olarak taklit eden varoluş biçimi haline geldi. Filistin mirası, zulüm, savaş ve mekândan mülksüzleştirme sonucunda, hafızanın giysi üzerinde somutlaştığı bir mesaja dönüştü. Giysi, ifadenin boyutuna göre maddiliğini kaybeder.

Toprağın mesajı

Filistinliler, geçmişin ve toprağın mesajını kıyafetleri aracılığıyla iletmeyi başardılar. İşgalin tüm etkilerine rağmen, kıyafetlerini, maddi olmayan kültürel ve uygarlık mirası olarak vurgulayabildiler. Bazı halkların geleneksel kıyafetleri için şenlikler ve kutlamalar konusunda belirli bir zaman dilimi belirlenirken, Filistin geleneksel kıyafeti görünmeye ve yayılmaya devam ediyor. Gelenekleri canlı tutan bir varlık söz konusu. Toprak, insanlar ve güzellikle ilişkisi yoluyla takip edilebilir ve anlaşılabilir. Sanki her kıyafet, sürekli olarak varlığını yenileyen bir mirasın günlük savunma durumudur.

Fotoğraf Altı:  Nekbe'nin 75'inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen yürüyüşte geleneksel kıyafetleriyle Filistinliler (AFP)
Nekbe'nin 75'inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen yürüyüşte geleneksel kıyafetleriyle Filistinliler (AFP)

Bu sembolizmin baskısı karşısında İsrail işgali, Filistin sembollerinin yayılmasının büyüsünü ortadan kaldırmak için her zaman paralel bir sembolizm üretmeye çalıştı. Bazı dünya şehirlerinde kufiyye satan mağazalarda Yahudi sembolleri de bulunur. Ayrıca, Filistin kıyafetlerine benzer kıyafetler yaymak için de bir çaba var. İmgeler çağında İsrailliler ticari ve ekonomik korumanın bir parçası olarak tanıtılıyor, ancak Filistinlilerin kendileri için ürettiği ve simgelediği anlamı kavramanın insani çağrışımını ve anlamını kavramada her zaman başarısız oluyorlar. Bütün bir bölgenin kadın kıyafeti mirası, bir bütün olarak Şam bölgesi halklarından daha fazla Filistinliler tarafından korundu. Zelfi (geleneksel köy kıyafeti) ve çeşitleri Suriye ve Lübnan'da kayboldu. Ancak Filistinliler onu bölgenin kültürü ve temsili olarak korudu. Bunun nedeni, Filistin'in kültürel ve mimari mirasının, işgalin darbeleri altında çökmesi olabilir. Bu, mirasın bedende taşınması, mirasın nesiller arasında aktarılması ve bir bedenden diğerine ve bir görüntüden diğerine aktarılması anlamına gelir.

“Kufiyye, bedene teatral bir sembolizm kazandırdı; bu sayede Filistin, her türlü davaya yönelik bir vicdan ve kurtuluş örneği oldu.”

Şarkı ve sözlü miras

Filistin-İsrail çatışmasının kimlik ve manevi sembolizmle olan çatışması içinde, Dalal Abu Amneh (Delal Ebu Amine) projesi gibi karma projeler bulunuyor. Abu Amneh, son Gazze savaşının başında, sosyal medya hesaplarında yaptığı bir paylaşım nedeniyle tutuklandı. Abu Amneh, on yıl boyunca Filistin kimliğini şekillendirdi. Sözlü müzik mirasını topladı ve bu mirası, onu üreten köylerde bir yolculuğa çıkardı. Müzik, görüntü ve şarkıyla birlikte düzenlenen halk kutlamaları, Filistin mirasının canlılığını ve tanıtımını sağlamayı amaçlayan bir girişimdi. Bu miras, oldukça özgün bir niteliğe sahip. Tüketilebilen veya özünden, özgünlüğünden yoksun bir kutlama ritüeline dönüştürülebilen her şeyden uzak. Abu Amneh'den önce, Filistinli yetenekler üzerinde çalışan ve bugün hala yankısı devam eden, kültürel ve sosyal bir miras olarak daha çok, tüketim amaçlı bir sanat türünden ziyade Filistin halk müziği albümleri yayınlayan Amal Murkus isimli sanatçı vardı. Pierre Bourdieu'ya göre tarihte görsel, görüntü ve bunlara eşlik eden alımlamanın üç aşaması vardır: Birinci aşama; (logo/elçi) veya söylem ya da resim ve imge dünyasına ait putlar ve ürünler. İkinci aşama; yazma ve baskıdan televizyona kadar yaratıcı ürünler. Üçüncü aşama; şu anda içinde bulunduğumuz ekran çağı.

 Dalal Abu Amneh
 Dalal Abu Amneh

Dalal Abu Amneh ve Amal Murkus gibi sanatçıların çalışmalarıyla, Filistin kültürel mirası üç çağı kapsayacak şekilde medya aracılığıyla gelişiyor. Filistin'i tasvir eden kliplerde yazıtlar, taşlar, köylerin topoğrafyası ve antik yapı kalıntıları yer alıyor ve taşları, Filistin mirasından çok insan mirası olarak bağlı kalınan ve sunulan anlamları ifade eden Filistin köylerini tasvir ediyor. Bu unsurlar, Filistin kültürünün ve mirasının insanlığın ortak mirası olduğunu gösteriyor.

Filistin köylerinde yapılan kamera çekimlerinde, düğün kutlamaları, keder şarkıları, hasat şarkıları gibi unsurlar, Filistin kültürünün zenginliğini ve çeşitliliğini gözler önüne seriyor. Hatta lehçe ve duygusal ifadeler gibi unsurlar bile, Filistin kültürünün önemli bir parçası olarak kabul ediliyor. Filistin deneyiminin sıra dışı başarısı, kültürün güzel, bağlı, şarkılı ve neşeli bir hale getirilmesinde yatıyor. Filistin kültürel mirası, sözlü gelenekten kadınlar tarafından anlatılan hikayelere, şarkılara ve dansa kadar çeşitli şekillerde ifade ediliyor. Bu, mirasın korunması, kendi diliyle yeniden üretilmesi ve temsil edilmesiyle sağlanıyor. Günümüzde, Filistin kültürü, müziği, şarkıları ve duygusal ifadeleri, tiyatrodan televizyona ve YouTube videolarına kadar çeşitli platformlarda izlenebilir. Bu kültür, kültürel soykırım sistemleri için bir tehdit oluşturuyor. Filistinlinin bir videosunun sosyal medyada paylaşılması bile, sahibine modern toplumun makineleri ve insan izleme programları tarafından sorun çıkarabilir.

“Dalal Abu Amneh Filistin kimliği oluşturdu. Sözlü müzik mirasını topladı ve bu mirası onu üreten köylerde bir yolculuğa çıkardı.”

İkonlar

Lübnan, Suriye ve birçok Arap kütüphanesinde canlı ve farklı bir Filistin sembolizmi var. Lübnan ve Suriye'deki çoğu kütüphanede bir köşe Filistin’e tahsis edilir. Daha sonra Suriyelilerin, Lübnanlıların ve Mısırlıların duvarlarını işgal eden Filistinli figürler gelir. Mahmud Derviş ve Naci el-Ali, insanlığın mirasının parçası olan ve Filistinli ikonlara dönüştürülen direnişçi insan özneleridir. Ayrıca Lübnan, Mısır ve Suriye'deki duvarlarda Mescid-i Aksa'nın resimleri veya hatta Filistin’e dair ifadeler içeren basılı yayınlar yaygındır. Bunlar artık aktarılan ve benimsenen bir miras haline geldi.

Fotoğraf Altı:  Kufiyye giyen Filistinli genç bir adam (AFP)
Kufiyye giyen Filistinli genç bir adam (AFP)

Filistin üretimiyle ilgili sihirli parola, canlılığı, insan sembolü olarak yayılması, herhangi bir siyasi veya kültürel fetişizmden uzak olması, genelliği ve anlamının derinliğidir. Filistin manevi mirasında çeşitlilik ve ifadenin boyutu, Filistinlilerin temsil ettiği kültürle artar. Filistinliler kültürel miraslarına manevi olarak sahip çıkıyorlar. Bu, müziğin, sembollerin ve dabkenin kolektif bir çalışma ve kültürel aidiyet olmasını sağlar. Arap kültürlerinden farklı olarak, liderin resimlerine veya heykellerine takılıp kalan ya da iktidarın istediği ve halkın manevi ifadesi olarak dikte ettiği kültürlerden farklıdır. Yani, Filistinliler, köylerin, gelişen şehrin, sanatın, anlamın hafızasından doğar ve kimliği korumak için manevi olana sıkı sıkıya bağlıdır. Şarku’l Avsat’ın Majalla’dan aktardığı incelemeye göre tüm Filistin kültürel sembolleri özgürlük alanında döner. Filistin mirası bugün sıkı bir kuşatma altındayken, Filistin mirasının boyutu daha da güçlenerek, onu ortadan kaldırmak için çaba gösterilen her alanda var oluyor. Çünkü o, anlamı en çok taşıyan manevi miras biçimlerinden biridir ve bireyleri etrafında birleşir.



Suikastlar ve kendini imha eden casusluk cihazları... İsrail, Hamas kontrolündeki bölgelerde nasıl hareket ediyor?

İsrail’in dün düzenlediği saldırının ardından Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta bulunan bir mülteci kampından alevler yükseliyor. (AFP)
İsrail’in dün düzenlediği saldırının ardından Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta bulunan bir mülteci kampından alevler yükseliyor. (AFP)
TT

Suikastlar ve kendini imha eden casusluk cihazları... İsrail, Hamas kontrolündeki bölgelerde nasıl hareket ediyor?

İsrail’in dün düzenlediği saldırının ardından Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta bulunan bir mülteci kampından alevler yükseliyor. (AFP)
İsrail’in dün düzenlediği saldırının ardından Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta bulunan bir mülteci kampından alevler yükseliyor. (AFP)

Gazze Şeridi’nin geleceğine ilişkin siyasi süreçte, ABD-İsrail ile İran arasında devam eden savaşın küresel ve bölgesel gündemi meşgul etmesi nedeniyle görece bir durgunluk yaşanıyor. Ancak bu durum, İsrail’in Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’na bağlı askeri liderlere yönelik suikastlarını sürdürmesine engel olmadı. İsrail’in bu operasyonlarda, işbirlikçilerden elde edilen bilgiler ile istihbarat amaçlı kullanılan ve kısa süre önce Gazze’nin orta kesimindeki bir mülteci kampında ortaya çıkarılan, inceleme sırasında kendiliğinden patlayan bir casusluk cihazından faydalandığı belirtildi.

Son olarak İsrail, Kassam Tugayları’nın Orta Bölge Tugayı’nda elit birim komutanlarından biri olan Ahmed Derviş’i, yardımcısı Nadir en-Nebahin ile birlikte öldürdü. Üçüncü bir kişinin ise ağır yaralandığı bildirildi. Saldırının, salı günü gece yarısına kısa süre kala, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nın güneyinde bir futbol sahası yakınında, İsrail’e ait bir insansız hava aracıyla (İHA) gerçekleştirildiği ifade edildi.

vfdvf
İsrail hava saldırısında öldürülen Hamas savaşçısı Nadir en-Nebahin’in cenazesi başında gözyaşı döken Filistinliler, 25 Mart 2026 (AP)

Sahadaki kaynakların Şarku’l Avsat’a verdiği bilgilere göre, Ahmed Derviş savaş boyunca birden fazla suikast girişimine maruz kaldı ve bunlardan kurtulmayı başardı. Kaynaklardan biri, Derviş’in ‘7 Ekim 2023 saldırısında elit birliği yöneten isimlerden biri olduğunu ve bazı İsraillileri esir aldığını’ ifade etti.

Aynı kaynaklar, savaş sırasında üst düzey isimlere yönelik suikastların ardından Derviş’in son dönemde Orta Bölge Tugayı’nda kilit figürlerden biri haline geldiğini ve diğer komutanlarla birlikte Kassam Tugayları’nı yeniden yapılandırma çalışmaları yürüttüğünü belirtti.

İsrail ordusu ise yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’nin orta kesiminde ‘askeri eğitim gerçekleştiren Hamas’ın elit unsurlarına saldırı düzenlendiğini ve bu kişilerin askeri tehdit oluşturduğunu’ öne sürdü. Ancak Hamas’a yakın saha kaynakları bu iddiayı yalanlayarak, söz konusu kişilerin ‘rutin bir şekilde bir araya geldikleri sırada hedef alındığını’ bildirdi.

Casusluk cihazının gizemli bir şekilde patlaması

Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah bölgesinde, yerinden edilmiş kişilerin barındığı bir kampın çevresinde dün öğle saatlerinden önce gizemli bir patlama meydana geldi. Olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, ilk etapta patlamanın bir İHA saldırısından kaynaklandığı düşünüldü.

Ancak sahadaki kaynaklar Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “Filistinli silahlı bir grubun unsurlarının kamp çevresinde İsrail’e ait bir casusluk cihazı tespit ettiğini, cihazdan elde edilen görüntü ve kayıtları incelemek amacıyla sökülmeye çalışıldığı sırada kendiliğinden patladığını” belirtti. Kaynaklar, patlamanın teknik bir arızadan ya da uzaktan kontrol edilen bir İsrail İHA’sı tarafından tetiklenmiş olabileceğini ifade etti.

Patlamadan kısa süre sonra bir savaş uçağının cihazın bulunduğu noktayı hedef alarak bombardıman düzenlediği, saldırıda bir kişinin hayatını kaybettiği ve biri ağır olmak üzere 6 kişinin yaralandığı bildirildi.

vfdvfd
İsrail’in dün düzenlediği saldırının ardından Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta bulunan bir mülteci kampından alevler yükseliyor. (AFP)

Kaynaklara göre, savaş öncesinde ve sırasında Gazze Şeridi’ndeki silahlı grupların saha unsurları tarafından çok sayıda casusluk cihazı tespit edildi. Bu cihazların, bulundukları bölgelerde uçan İHA’lara doğrudan görüntü aktarımı yaptığı ve verilerin buradan İsrail’in operasyon merkezlerine iletildiği anlaşıldı.

Öte yandan İsrail’in istihbarat ve operasyon faaliyetlerini özellikle Gazze Şeridi’nin orta kesiminde yoğunlaştırdığı gözlemleniyor. Söz konusu bölgeler, savaş boyunca diğer alanlara kıyasla daha az zarar görmüş, kara ve hava saldırılarının daha sınırlı kaldığı yerler olarak öne çıkıyor. İbranice yayın yapan medya organları ise Kassam Tugayları’nın bu bölgelerde gücünü koruduğunu öne sürüyor.

Polis araçlarına sık sık saldırılar düzenleniyor

Geçtiğimiz pazar akşamı, Ramazan Bayramı’nın üçüncü gününe denk gelen tarihte, Gazze Şeridi’nde Hamas yönetimine bağlı polis gücüne ait bir araç İHA’yla hedef alındı. Saldırıda üç kişi hayatını kaybederken, birkaç kişi de yaralandı. Sahadaki kaynaklara göre hayatını kaybedenler arasında, Kassam Tugayları’na bağlı Nuseyrat Taburu’nun elit biriminde saha komutanı olan Ahmed Hamdan da bulunuyordu.

İsrail ordusu, bu saldırıya ilişkin herhangi bir açıklama yapmazken, olaydan birkaç gün önce Hamas yönetimine bağlı polis gücüne ait bir cipin benzer şekilde hedef alındığı ve saldırıda en az 4 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

feergrg
Gazze’nin merkezinde Filistinliler, 15 Mart’ta bir polis aracını hedef alan İsrail saldırısının gerçekleştiği yeri inceliyor. (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın tespitlerine göre, son üç hafta içinde Kassam Tugayları’na bağlı tabur ve elit birliklerde görev yapan saha komutanları ile tabur komutan yardımcıları dahil en az 10 isim, İsrail tarafından düzenlenen art arda operasyonlarda öldürüldü.

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı verilerine göre ise 10 Ekim 2025’te ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana en az 690 Filistinli hayatını kaybetti. Böylece savaşın başlangıcından itibaren toplam can kaybının 72 bin 265’i aştığı belirtildi.

Suikast operasyonlarının, ‘sarı hat’ olarak bilinen hattın her iki tarafında devam eden yoğun hava ve topçu saldırılarıyla eş zamanlı yürütüldüğü, ayrıca Selahaddin Caddesi çevresinde, özellikle Han Yunus karşısındaki bölgeler ile Şucaiyye ve Cibaliye gibi noktalarda ayakta kalan evlerin buldozerlerle yıkıldığı aktarıldı.

Suikast girişimi engellendi

Askeri faaliyetler, İsrail kontrolündeki bölgelerde faaliyet gösteren silahlı çetelerin operasyonlarıyla eş zamanlı olarak devam ediyor.

Gazze Şeridi’ndeki silahlı gruplara bağlı Rad’a Gücü, bir direniş liderine yönelik suikast girişimini engellediklerini açıkladı. Operasyon sırasında iki kişi gözaltına alınırken, üzerlerindeki silahlar ve cihazlar ele geçirildi; iki kişi ise kaçmayı başardı.

Gözaltına alınan iki kişinin sorgusu sırasında, silahlı çeteler ile İsrail istihbaratı arasındaki iletişim ve yönlendirme mekanizmalarına dair önemli bilgiler elde edildiği ve bunun söz konusu çetelerin çökertilmesine ve varlıklarının sonlandırılmasına katkı sağlayacağı belirtildi.

Sahadaki kaynaklara göre, saldırı Filistinli bir grubun önde gelen liderlerinden birini hedef alıyordu. Bölgedeki gruplar arasındaki sıkı ve genişletilmiş güvenlik önlemleri sayesinde suikast girişimi engellendi. Operasyon sırasında susturuculu tabancalar, kameralar ve İsrail SIM kartlı iletişim cihazları ele geçirildi.

Silahlı çeteler, son dönemde hem direniş gruplarının liderlerini hem de Hamas yönetiminde üst düzey yetkilileri hedef alan saldırılarını yoğunlaştırdı. Bazı girişimler engellenirken, geçmiş aylarda bazı saldırılar başarılı oldu.


Washington, Irak güvenlik güçlerini hedef aldığı yönündeki suçlamaları reddediyor

Irak'ın batısındaki bir askeri kliniğe düzenlenen hava saldırısının yol açtığı yıkımın bir bölümü (AFP)
Irak'ın batısındaki bir askeri kliniğe düzenlenen hava saldırısının yol açtığı yıkımın bir bölümü (AFP)
TT

Washington, Irak güvenlik güçlerini hedef aldığı yönündeki suçlamaları reddediyor

Irak'ın batısındaki bir askeri kliniğe düzenlenen hava saldırısının yol açtığı yıkımın bir bölümü (AFP)
Irak'ın batısındaki bir askeri kliniğe düzenlenen hava saldırısının yol açtığı yıkımın bir bölümü (AFP)

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü bugün AFP'ye yaptığı açıklamada, Irak'ın batısındaki bir askeri kliniğe düzenlenen hava saldırısında 7 kişinin ölmesinin ardından, Washington'un Irak güvenlik güçlerini hedef aldığı yönündeki "herhangi bir iddianın kesinlikle yanlış" olduğunu söyledi.

Sözcü, "Amerika Birleşik Devletleri'nin Irak güvenlik güçlerini hedef aldığı yönündeki iddiaların kesinlikle yanlış olduğunu, ABD-Irak ortaklığına aykırı olduğunu ve ABD ile Irak güçleri arasındaki uzun yıllara dayanan dostluk ve iş birliğine zarar verdiğini" belirtti.

Irak hükümeti, askeri kliniğe yapılan baskını doğrudan Amerika Birleşik Devletleri'ni suçlamadı, ancak bu hedef almayı "devletler arası ilişkilerde uluslararası hukukun tüm tanım ve özelliklerini ihlal eden ve Irak halkı ile Amerika Birleşik Devletleri'ni birleştiren ilişkiye zarar veren tam teşekküllü bir suç" olarak değerlendirdi.


İsrail, Lübnan'ın önemli sınır şehirlerini kuşattı

Lübnan'ın güneyindeki sahil kenti Sur'da (Tire) İsrail saldırısının olduğu bölgede sivil savunma gönüllüleri (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki sahil kenti Sur'da (Tire) İsrail saldırısının olduğu bölgede sivil savunma gönüllüleri (AFP)
TT

İsrail, Lübnan'ın önemli sınır şehirlerini kuşattı

Lübnan'ın güneyindeki sahil kenti Sur'da (Tire) İsrail saldırısının olduğu bölgede sivil savunma gönüllüleri (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki sahil kenti Sur'da (Tire) İsrail saldırısının olduğu bölgede sivil savunma gönüllüleri (AFP)

israil, Lübnan'ın güneyinde Litani Nehri'nin güneyindeki en büyük şehir olan Bint Cibeyl'i kuşatmak için üç yönden kara harekatı düzenliyor. Bu harekatlar, doğudan Marun el-Ras ekseni, kuzeyden Aynatha'nın etekleri ve batıdan Dibil ve Ayta el-Şaab'ı kapsıyor. İsrail ordusunun harekatı, doğu ekseninde Hiyam şehrinin kuzeyine doğru genişlerken, Taybe'den Deyr Siryan'a doğru operasyonlarla Litani Nehri'nin kıyılarına, Vadi el-Huceyr'e yaklaşıyor.

Savaşın yankıları Lübnan içlerine gölge düşürürken, parlamentoda ve hükümetteki Şii mezhebinin temsilcilerinin ve "Yüksek İslam Şii Konseyi"nin İran büyükelçisi Muhammed Rıza Şeybani'ye verdiği güçlü destek ve Dışişleri Bakanlığı'ndan Şeybani'nin Beyrut'tan sınır dışı edilme kararını geri çekmesini istemesi ile ortaya çıkan siyasi kriz derinleşiyor.

Bugün hükümet, "Şii ikilisi" temsilcilerinin boykot tehdidinde bulunduğu bir kabine toplantısıyla krizin yankılarını test edecek.